İçeriğe atla

Zerdüştçülük

Zerdüştçülük, Zerdüştîlik ya da Mecûsîlik, günümüzden 3.500 yıl önce Zerdüşt tarafından İran'da kurulan, yaklaşık M.Ö. 6. yüzyıldan M.S. 7. yüzyıla kadar Pers, Med ve Sasani İmparatorluğu’nun dini olan, içerisinde düalist ve eskatolojik inanışın ilk örneklerini barındıran, dünyanın en eski tek tanrıcı vahiy dini.[1] Bu dine inananlar Zerdüştçü, Mazdaist ve Zerdüştî olarak adlandırılıyor olup bedenen öldükten sonra dirilip Ahura Mazda'nın huzuruna çıkacaklarına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar. Zamanla Zerdüştlüğün Zurvanizm gibi alt dalları ortaya çıkmıştır. Zurvanizm inancı, Zurvan olarak bilinen zaman ve kader tanrısını baş tanrı konumuna yükseltmiştir.[2]

Zerdüştlüğün kutsal metni Avesta'dır ve ilk olarak Avestaca dilinde yazılmıştır.[3] Ahûra Mazda'nın Avestaca kelime anlamının "bilge efendi" olduğu düşünülmektedir. 9. yüzyıl itibarıyla Zerdüşt bilginleri, dînî metinleri dönemin dili olan Pehlevice yazmaya başlamıştır.[3]

Günümüzde dinin doğduğu ülke olan İran'da yalnızca yaklaşık 30.000 Zerdüştî bulunurken en fazla Zerdüştinin yaşadığı diaspora ülke Hindistan'dır. İran'ın İslâm ordularınca fethedilmesinden sonra ülkeyi terk ederek Hindistan'a yerleşen bu topluluğa coğrafî kökenlerine ithafen Parsî denir.[4]

Ahura Mazda (sağda) I. Ardeşir'e (solda) kraliyet halkası veriyor, M.Ö. 3. yy

Etimoloji

Anlam olarak Zerdüşt kelimesi (Zoroaster), Zarathustra'nın Yunanca karşılığıdır. Adına eklenen uştra sözcüğünün bilinen anlamı deve ile ilgisi yoktur. Kimi akademisyenlerin önerdiği, kökü uş "pırıldamak" olandan zaratha (altın) ve uştra (ışık) türetilerek oluşan ad, dünyaya ışık getirenlerin en büyüklerinden birine verilmiş ad olarak "Altın ışığın adamı" anlamındadır. Halk dilinde ise Zerdüşt, yaşayan yıldız olarak nitelendirilir.[]

Türkçede kullanım

Türkçede yaygın ve Zerdüştlük biçiminde yerleşmiş olan terime Zerdüştçülük[5] yahut Zerdüştilik şeklinde rastlamak mümkündür. Zerdüştlük kullanımında bu dine bağlı olan insanlar Zerdüşti yahut Zerdüştçü olarak adlandırılmak durumundadır, zira Zerdüşt dinin kurucusunun adıdır.

Ayırt edici özellikler

Zerdüştlük, Budizm gibi felsefi yönü de ön plana çıkan inançlar arasındadır. Zerdüştlüğün temelinde iyilik ve kötülüğün savaşı yatar. Zerdüşt, yeryüzündeki kavganın tanrının ruhu Spenta Mainyu ile şeytanın ruhu arasında olduğuna inanırdı ve her inananın iyilik için savaşması gerekirdi. Zerdüştlükteki şeytan inancı ile İbrahimi dinlerdeki melek anlayışı arasında benzerlikler vardır. Zerdüştlük inancında Tanrı kabul edilen Ahura Mazda “Aklın Efendisi” ile sembolize edilir, Ehriman ise kötülüğün güçlerini temsil eder ve iyilik-kötülük mücadelesi bu noktada başlar.

Geleneksel olarak Zerdüştiler yeryüzünün insan kalıntılarıyla bozulmaması gerektiğine inanırlar. Bu yüzden ölülerin cesetlerini defnetmek yerine üstü açık kulelerin çatılarında akbabalara ve doğal etkenlere karşı korumasız bir şekilde bırakırlar.[6]

Bu inancın tanrısı Ahura Mazda'dır.[7] Zerdüşt Espantaman, bu dinin peygamberidir.[]

Doğal elementleri kutsal sayarlar ve bu elementler (su, toprak, hava, ateş) kirletilmekten korunur. Bununla ilişkili olarak ateşe, aydınlığa veya Güneş'e bakılarak ibadet edilir. Bu inanç Zerdüşt Espenteman tarafından getirilmiştir.

Tarihsel gelişim ve etkileşimler

Zerdüştlüğün peygamberin yaşadığı dönemde yaygın olmadığı bilinmektedir. Batı İran'da Zerdüştlüğün vaizleri, üyeleri sadece Medyalıların değil Persler arasında da bilinen magi rahip aşiretiyle karşılaştılar. Araştırmacılar, bu yeni fikirlerin magilerden gelen itirazlarla karşılaştığına inanıyorlar.[8] Zerdüştlük, bu tarihten sonra da İslamiyet'in İran'da yayılmasına kadar genişlemeye devam etmiştir. Zerdüştiler MS 600 civarında Müslümanların Pers topraklarını ele geçirmesinden sonra İslamiyete geçmiş ve geriye az sayıda Zerdüşti kalmıştır.

Zerdüşt dininin yaratıcısı olan üç peygamberden bahsedilir; I. Zerdüşt yaklaşık olarak MÖ 3000 yıllarında yaşayan Mahabat, II. Zerdüşt yaklaşık olarak MÖ 2040 yıllarında yaşayan Haşeng (bunun İbrahim olduğu da söylenir), III. Zerdüşt ise MÖ 660 yaşayan Zerdüşt'ün kendisidir.

III. Zerdüşt bilge, ileri bir düşünce adamı ve filozof olarak tanımlanır. Zerdüştlük esas olarak III. Zerdüşt tarafından sistemleştirilerek yaygınlaştırılmıştır. Zerdüşt'ün kurduğu dinin adına Mazdaizm denilir. Zerdüşt Mazdaizm'le tek tanrıcılığa yönelirken, çok tanrılığı aşar ve tanrıyı egemenlerden alarak, insanlığın özlemleriyle birleştiren bir güce dönüştürür. Zerdüşt tanrının kötülükleri affetmeyeceğine inanır ve kötülüklere karşı savaşımını bir tanrı emri olarak öne sürer.

Zerdüşt'ün filozof yönünü doğa, toplum ve insan gerçeğine ilişkin perspektiflerinde görmek mümkündür. Antik çağ Yunan filozoflarında, Zerdüşt inanışının geliştirdiği kavramların etkilerine rastlanır; MÖ 538 dönemlerinde yaşayan Theopampos, iyi- kötü mücadelesini tabiatın kendi içindeki kanunu olarak algılar.

Heraklitos doğadaki her şeyin sürekli değişim içinde olduğunu öne sürer ve hareket kuramında Zerdüşt'ün karşıtlar mücadelesi fikrinden etkilenir. Bundan yola çıkarak, Zerdüşt'ün gök, ışık, Güneş ve diğer göksel varlıkların çözümlemesini yorumlayarak fiziksel evrenin öz devinimlerini formüle eder. Zerdüşt'ün felsefi inancı dünyanın beş temel elementten oluştuğunu belirtir. Bunlar toprak, su, ateş, hava ve bitkidir. Zerdüşt inancının yaşandığı Mezopotamya bölgesinin hayat tarzı, coğrafi konumu ve yaşam koşulları bu tespitlerin kaynağını oluşturur.

Faravahar ya da Ferohar, Zerdüştlüğün bilinen sembolüdür. Fravaşi adlı koruyucu meleği temsil eder.

Zerdüştçülükte inanç sistemi

Zerdüştilikte, dünyanın dört evreden oluştuğuna inanılır. Birinci dönemde iyilik ve kötülük ortaya çıkar. İkinci evrede dünya karanlığa, felakete ve kötülüklere gömülür. Üçüncü evrede iyilik ve kötülük mücadelesinde iyilik kazanır, Zerdüşt halklara doğruyu, adaleti göstererek karanlığı ve aydınlığı birbirinden ayrıştırır. Dördüncü evrede ise her tür kötülük ve karanlık kaybolacak, dünyaya barış ve kardeşlik hâkim olacaktır. Zerdüşt burada dünyayı aşamalara ayırırken, ilk dönem insanın yaradılış dönemini konu alır. İkinci dönemde, tufanla insanoğlunun uğradığı felaket vurgulanır. Üçüncü dönemde, Zerdüştlük ve sonrasında gelişen uygarlığa vurgu yapılır. Dördüncü aşama da ise insanoğlunun geleceğe dair taşıdığı umuda, özgürlük düşlerine çağrışım yaparak, geleceği tasavvur eder.

Ateşin kutsal sayılması

Zerdüştlük felsefesinde su, hava, toprak, ateş kutsal sayılır ve ateşe, aydınlığa veya Güneş'e bakılarak ibadet edilir. Işığın ve aydınlıkların, Tanrı Ahura Mazda’nın fiziksel temsili olduğuna inanılır. Bununla ilişkili olarak ateş, iyi ve kötüyü birbirinden ayıran Tanrısal bir güce sahiptir. Bu inanca göre, ateş bütün varlıklarda bulunur ve canlı ve cansızlarda farklı biçimlerde var olur. İnsanda, hayvanda, bitkilerde, gökte ve yerde bu ateşi değişik zaman ve durumlarda görmek mümkündür. En kutsal olan ateş ise, Tanrı Ahura Mazda ile insan arasındaki ateştir.

Kutsal metinler

Kutsal kitaplar

Zerdüşt, Gatalar denen dörtlükler yazmıştır. Bu dörtlükler Avesta denen kutsal kitapta toplanmıştır. Bu yazılar Zerdüşt'ün neye inandığını anlatan tek belgedir.

Zerdüşt Dini 3 ilahi

AHUNA-VAIRYA (Yasna 27.13)
Ölümlü efendiler gerçekleştirirken iradelerini Dünya üzerinde,
Böyle onların Aşa Hocalarının bilgeliğiyle;
Vohu Menah'ın armağanları gelir ödül olarak
Yaşamın efendisi sevgiyle yapılmış eylemlere;
Tabii ki Ahura'nın Kşatriya'sı aşağıya gelir
Hizmet edenlere gayretle alçak gönüllü kardeşlerine.
AŞEM VOHU (Yasna 27.14)
İyi olanların en iyisidir doğruluk,
Işıltılı amacıdır dünya üzerindeki yaşamın;
Bu Işık'a ulaşır biri doğrulukla yaşarken
Yalnızca en yüce doğruluk adına.
YENGHE HATAM (Yasna 27.15)
Taparız bu erkeklere ve kadınlara,
Her ibadetleri
Aşa, yaşamın sonsuz yasası ile dolu olan;
Onlar Mazda Ahura'nın gözünde
En iyi ve en ölümlülerdir;
Bunlar en gerçek liderleridir insanoğlunun.

Avesta ya da Zend Avesta

Zerdüştlüğün kutsal metinlerinin derlendiği Avesta genellikle iki bölüme ayrılır. Birinci bölüm Vendidad, Visperad ve Yasna'yı içerir. Vendidad, çeşitli dînî yasalar ve efsanevi hikâyelerden oluşur. Visperad, kurban edilirken okunan duaları içerir. Yasna ise benzer dualar ve Avesta'da kullanılan genel dilden farklı bir lehçeyle yazılı beş gata içerir. Avesta'nın ikinci bölümüne Khorda Avesta (Küçük Avesta) adı verilir ve tüm inananlar tarafından farklı elementlerin varolduğu belirli günlerde okunabilen kısa dualar içerir. Bu duaların beşine Gah, 30'una Sirozah, üçüne Afrigan ve altısına da Nyayish denir.[9]

Zerdüştilerin yaşam tarzları ve prensipleri

Zerdüştlük inancına göre Tanrı kadın ve erkeği bir arada ve birbirine arkadaş olarak yaratmıştır. Bu inançta kadın ve erkek eşit olarak kabul edilmektedir. Zerdüşt inancının gelişip yayıldığı bölgelerde çok eşliliğin azaldığı ve tek eşliliğin arttığı görülmüştür. Zerdüştilikte, doğru yaşama, ahlâkî emirlere uyma esastır. Ahlâki emirler; iyi düşünce, iyi söz, iyi iş diye özetlenir. Fakirlere cömert davranma, yabancılara misafirperverlik, bütün lekelerden uzak kalma, toprağı sürme, sığırlara bakma, sıkıcı şeyleri imha da faziletli işlerden sayılır. Bazı cinsi konular ve ölü bedenine temas, kirlenmeye yol açar, özel ayinler gerektirir. Yine Zerdüşt inancı her alanda tarım ve hayvancılıkla uğraşılıp bol üretimin sağlanmasını tavsiye etmektedir. Temiz hayvanlardan sayılan köpek ve kedinin öldürülmesini büyük günah saymaktadır. Döllenmeyi ve çiftleşmeyi önleme kesin olarak yasaklanmıştır. Bu inançta şarabın ibadetle ilgili olarak dînî düşüncelerin geliştirilip derinleştirilmesi ve ruh gözünün açılması amacıyla içilmekte olduğu vurgulanır. Avesta'nın Gatha bölümünde belirtildiğine göre dînî inanç alanında şarkı ve şiirlerin önemli bir yeri olduğu görülür. Zerdüşt'ün Cennet'i şarkılı bir yer olarak değerlendirdiği dikkate alınırsa bunun önemi daha iyi kavranır.

Temel ibadetler

Zerdüştiler ateşe tapmazlar, ancak ateşi yüceltirler onu kıble kabul ederek ateş önünde dua ederler.[10] Ancak Zerdüştlükte asıl kıble Güneş'tir. Zerdüştiler dünyada bulunan elementlerin saf olduğuna ve ateşin tanrının ışığı veya irfanı olduğuna inanırlar. Ateş Ateşgede denilen tapınaklarda yakılır ve ateşe üflemek öldürülmeyi gerektirecek kadar büyük bir günahtır.[10] Dini törenlere ya da ayinlere çok fazla önem vermeden, "iyi sözler, iyi düşünceler ve iyi hareketler" ilkelerine odaklanırlar.

Zerdüştler günde 5 kere dua ederler.[11][12][13] Ancak ibadet zorlayıcı değildir, miktar ve şekli tapınan kişi tarafından belirlenir.

Zerdüştlerin dinî törenlerinde ateşin önünde ayinler yapmalarının sebebi, ateşin karanlığı önlemesidir, zira Zerdüşt inancına göre, kötülük karanlıkla özdeşleşmiştir.

İran'ın Yazd kentinde bir Zerdüşti tapınağı

Diğer din ve inançlara etkileri

Sabiilik, Zedüştlük ve Yahudilik karışımı bir din olarak kabul edilmektedir. İslam dinine derin etkileri bulunan Hanifliğin de bir çeşit sabiilik olduğu ileri sürülmüştür.

Yahudilerin Babil sürgününde Zerdüşt inançlarından etkilendikleri ve bâzı inançların Yahudi, Hristiyan ve İslâm kültürlerine Zerdüştlükten geçtiği düşünülmektedir;

Zerdüşt'ün annesi on beş yaşında bir bakire iken, bir ışık huzmesinin ziyaretine uğrayarak hâmile kalmıştır.[10] Ayrıca ilk kez müritleri ile su üzerinde yürüyen, miraca çıkan, tanrı ile yüz yüze görüşen, ölmeden cennet ve cehennem' gören Zerdüştün kendisidir. Zerdüştlük inancına göre Cehennem üzerinde kurulu olan Sinvat (Çinvat) köprüsünden geçilerek Cennet'e ulaşılır.[10] Ancak cehennemde üç gün kalınarak günahlardan temizlenilmesi gerekecektir.[14] İbrahimî dinlerdeki "6 günde" yaratılış ve mehdi-mesih inançlarının ilk izlerine Zerdüştlükte rastlanabilir.

Kurtarıcı beklentisi birçok dini inançta temel karakterdir. Zerdüştlükte ise beklenen kurtarıcı birçok özellikleri ise İsa Mesih ile benzer özellikler taşır; " Ölülerin dirilişi ve ve son yargılama ile bitecek 4. devrede temiz bir bakireden Zerdüşt doğar ve O'nun tebliğinin tesiri 10 asır sürer. Daha sonra zamanla dünyanın umumi ahlaki durumu kötüleşecektir. Zerdüşt'ten sonra 2. bin yılda Zerdüşt neslinden bir peygamber gelecek ve bu durum 3. bin yılda da devam edecektir."[15]

Popüler kültürde Zerdüştlük

Konuyla ilgili yayınlar

Ayrıca Bakınız

Kaynakça

  1. ^ Xanna Omerxali, Avesta- Zerdüştilerin Kutsal Metinleri, Avesta Yayınları, Doğu Rüzgarı Dizisi, s. 9
  2. ^ Ayyıldız, Esat. “Klasik Arap Şiirinde Zaman Olgusu ve Kökeni” 25 Nisan 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi 22/1 (Mart 2022), s. 77.
  3. ^ a b Skjærvø, Prods Oktor (2005). Introduction to Zoroastrianism (PDF). Cambridge: Harvard University. 25 Ağustos 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Temmuz 2020. 
  4. ^ Paula R. Hartz, World Religions "Zoroastrianism", s. 10.
  5. ^ Zerdüştçülük terimi kullanımı hem TDK, hem Dil Derneği, hem de TÜBA'ca desteklenmektedir.
  6. ^ (İngilizce) In pictures: Zoroastrians in Iran, BBC News 17 Ekim 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  7. ^ Kelimenin anlamı; en büyük bilgedir
  8. ^ Xanna Omerxali, Avesta - Zerdüştilerin Kutsal Metinleri, Avesta Yayınları, Doğu Rüzgarı Dizisi, s.18
  9. ^ (İngilizce) The Formation of the Zend-Avesta, James Darmesteter, Oxford University Press, 1880 24 Ağustos 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  10. ^ a b c d "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 11 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Haziran 2012. 
  11. ^ (İngilizce) Zoroastrian worship, BBC 2 Temmuz 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  12. ^ Historically, Zoroastrians are encouraged to pray the five daily Gāhs and to maintain and celebrate the various holy festivals of the Zoroastrian calendar, which can differ from community to community."GĀH". Encyclopaedia Iranica. 10 Aralık 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  13. ^ "Festivals i. Zoroastrian". Encyclopaedia Iranica. 11 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2019. 
  14. ^ "Arşivlenmiş kopya". 25 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Haziran 2012. 
  15. ^ Orhan Gökdemir, Din ve Devrim s 105
  16. ^ a b c d e f g h i j Bekhrad, Joobin. "Batıya esin veren esrarengiz doğu dini". bbc.com. 10 Nisan 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2017. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Şeytan</span> birçok din ve mitolojide yer alan ruhani varlık

Şeytan, Tanrı'ya veya dünyaya karşı duran kötü bir varlıktır. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'da dünyadaki kötülüklerin baş faili olarak kabul edilir. Diğer dinlerde ve kültürlerde, Şeytan mutlak kötülük fikrini taşıyan bir varlık olabilir.

Atar, antik Pers mitolojisinde ateş ve saflığın tanrısı. Tanrılar kralı Ahura Mazda'nın oğludur. Modern Zerdüşt inancında hâlâ varlığını sürdürmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Zerdüşt</span> Zerdüştçülük dininin kurucusu

Zerdüşt, Zerdüştlük olarak bilinen dinin kurucusu kabul edilen Antik İranlı düşünürdür. Bilgelik tanrısı Ahura Mazda'nın kendisine göründüğünü ve ondan doğruluğu yaymak görevini aldığını iddia eden Zerdüşt, Ahura Mazda'nın en büyük tanrı olduğunu, öteki birçok tanrı arasında, yalnız ona tapmak gerektiğini savundu. Antik İran'ın doğusunda doğduğuna dair genel bir düşünce hakimdir. Zerdüşt'ün Avesta'da toplanan ve Zerdüştlük ile ilgili günümüze ulaşan tek belge olan kutsal Gatalar ve Yasna Haptanghaiti ilahilerinin yazarı olduğuna inanılır. Günümüzde Hindistan'daki yandaşlarına, Parsi adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Vedalar</span>

Vedalar, Aryan din edebiyatının tamamını içine alan bir terimdir. Hinduizm dinine inananlar için kutsaldırlar ve yine bu dine inananlar için açığa çıkmış bilgidirler. Veda kelimesi bilgi manasına gelir ve İngilizce farkında olmak manasına gelen wit sözcüğüyle aynı kökene sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Melek Tavus</span> Yezidi inancındaki Melek-Tanrı

Melek Tavus, Yezidilik inancında Tanrı Azda tarafından yaratılan ve kendisine evreni ve insanları yaratma görevi verilen Melek-Tanrı.

Kutsal metin, herhangi bir din veya mezhepte kutsal kabul edilen ve genellikle merkezî bir önemi haiz olan yazı.

Düalist kozmoloji veya Düalizm, genellikle birbirine karşı çıkan iki temel kavramın var olduğuna dair ahlaki veya ruhsal inançtır. Hem geleneksel dinler hem de kutsal kitap dinleri dahil olmak üzere çeşitli dinlerden çeşitli görüşleri kapsayan şemsiye bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Pers mitolojisi</span>

Pers mitolojisi, İran platosu ve onun sınır bölgeleri ile Karadeniz'den Hoten'e kadar uzanan Orta Asya bölgelerinde yaşamış ve birbirleriyle kültürel ve dilsel olarak ilişkili olan eski halkların inanç ve ibadet uygulamalarının bütününe verilen isimdir.

Avesta, eski Orta Doğu inancı olan Zerdüştlüğün kutsal kitabıdır. Bu inancın kurucusu Zerdüşt'ün yazdığı Gatalar denen dörtlükler Avesta'da toplanır. Avesta, Zerdüşt'ün neye inandığını ve Zerdüştlüğün temellerini anlatan tek belgedir. Avesta dili artık konuşulmayan bir Hint-İran dilidir ve diğer Hint-İran dilleriyle benzerlikler taşır. Günümüzde Zerdüştlüğü benimseyen az sayıda Fars bulunmaktadır.

Ermeni dini ve mitolojisi, Ermenilerin Hıristiyanlığı kabulünden önceki ve Hristiyanlığı kabul ettikleri erken dönemlerdeki, Hristiyanlık dışı inanış, gelenek ve mitoloji bütününü ifade etmektedir. İlk dönemlerde kendine özgü karakterlerini korumakla birlikte Asyalı diğer kavimlerin ve çeşitli Anadolu uygarlıklarının inanç ve mitolojilerinden etkilenen Ermeni dini ve mitolojisi zamanla özellikle Perslerin etkisinde kalmış ve özellikle Zerdüştlüğü kendi farklı inanç, gelenek ve mitolojik yapısına adapte ederek benimsemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Maniheizm</span> düalistik bir Antik İran dini

Mani dini veya Maniheizm, 3. yüzyılda Pers İmparatorluğu içinde, "Peygamberlerin Mührü" yani "son peygamber" olduğuna inanılmış Mani tarafından kurulmuş ve kısa sürede hızla geniş bir coğrafyaya yayılmış büyük bir dindi. Bu dinin önemli kutsal metinlerinden biri Arzhang'dı. Mani dini en parlak dönemini 8. yüzyılda Uygur Devleti'nin millî dini olarak ilan edilmesi ile yaşadı. Mani kelimesi eski Türkçe "Mengü" ve Çağatay Türkçesinde "Tanrı" demektir.

<span class="mw-page-title-main">Demirci Kave Efsanesi</span> Efsanevi karakter

Demirci Kave Efsanesi, İran mitolojisinde acımasız yabancı hükümdar Zahhāk'a isyan eden mitolojik kahramanın öyküsüdür. Hikâye, Fars şair Firdevsî'nin en önemli eseri olan Şehnâme'de yer alır. Hikâyenin diğer ana karakteri olan Zahhāk veya Azhi Dahāka, Zerdüştlüğün kutsal kitabı olan Avesta'da ve antik dönem Fars mitolojisinde yarı şeytan bir Babil kralı olarak yer almıştır. Firdevsî, hikâyeyi yeniden yorumlayarak bu karakteri şeytani ve tiran bir Arap kral olarak betimlemiştir. Hikâye, Kürt mitolojisinde de yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Zurvanizm</span> Zerdüştlüğün bugün inananı kalmamış bir dalı

Zurvanizm, Zerdüştlüğün bugün inananı kalmamış bir dalıdır. Zurvanizmde, Zerdüştlükten farklı olarak, "İlk Prensip" olarak Zurvan'a inanılır. Nitekim bu sebeple Zurvanizm olarak anılan inanca Zurvanî Zerdüştlük de denmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Mitra</span> Antik kült

Mitra, Zerdüştlük dininde ahit, yemin, anlaşmadan sorumlu ilahi varlık. Sözleşmelere uyulmasını denetlemenin yanında her şeyi gören; gerçeğin, sığırların, hasadın ve suyun koruyucusu olduğuna inanılır.

<span class="mw-page-title-main">Fravaşi</span> Zerdüştlükde bireyin kendi varlığından önce ve kendi varlığının dışında sahip olduğu bir üst ruhu ya da özü

Fravaşi, Zerdüştlük'de bireyin kendi varlığından önce ve kendi varlığının dışında sahip olduğu bir üst ruhu ya da özü. Bazı kaynaklara göre bu tanım tanrılar ve melekler için de geçerlidir. Bu dini olguya göre fravaşiler evrenin ve insanlığın yaratılışından beri Ahura Mazda'nın yanındadırlar ve onun sahip olduğu düşünülen ışık ve cömertliğinden faydalanırlar. Tanrının son galibiyet ve zaferinde tekrar dirilecek ve kendi özgür iradeleriyle acı çekmek ve kötü olduğu saptanan varlık ve güçlerle savaşmak için dünyaya geleceklerdir. Her insanın sahip olduğu fravişi bedenle bütünleşmiştir fakat ruhtan ayrıdır. Böylelikle insana yol gösterirler. Kurtarılmış olan ruhlar da ölüm sonrasında fravaşiyle bütünleşir. Bu inanışa göre fravişiler canlı, ölü ve henüz doğmamış olarak üç gruba indirgenir. Tanrı Ahura Mazda dünyayı şeytanlara karşı korumak için fravaşilerden destek alır. Yüce ve kutsal özellikte ateşi koruyan fravişiler aynı zamanda karanlığı hapseder. Çeşitli halk geleneklerinde hayatı boyunca dürüst ve iyi bir insan olarak yaşamış fravaşiler yardım için çağrılır. Persler de yılın son on gününde Fravartigan şenliği düzenlemiş ve aileler fravaşileri anmıştır.

Yasna, Zerdüşt'ün özdeyişlerinden oluşan, inancın temel ilkelerini, ibadet ve bi­çimlerini açıklayan Avesta'nın birinci ve en eski bölümüdür. Toplam 72 bölümden oluşan bu metin, Ahura Maz­da'ya kurban sunulması sırasında okunan ve özellikle Zerdüşt'e ithaf edilen gataları içerir. Tören sırasında okunan dini özdeyişleri, ilahileri ve ana ibadetlerde okunan giriş metinlerini, tapınma ve adakları kapsar. Yasna'da ilk 17 Gatha'nın Avesta dilinin en eski biçimlerinden "Gatik dil" ile yazılmış olmasından dolayı Zerdüşt tarafından bizzat yazıldığı düşünülmektedir. Avesta'nın diğer bölümlerinden farklı olarak vezinli yazılmış olup, ifadelerin özel karmaşık bakımından ayrılmakta, üstü kapalı ifadeler açısından zengin, antik şiirsel biçim ve karmaşık bir stile sahiptir. Dilin daha gelişmiş bir versiyonu ile yazılan ve liturjik içerik barındıran sonraki bölümlerin ise Zerdüşt'ün ölümü sonrası eklendiği düşünülür. Zerdüşt'ün yazdığı düşünülen bölümlerin muhtemelen sözlü gelenekte kendisini devam ettirerek bugünlere kalabildiğine inanılır.

Visperad Zerdüştlük dininin kutsal kitabı olan Avesta'nın dördüncü bölümünün adı. Visperad, kereti adı verilen 24 bölüme ayrılır ve ek dualar, övgüler ve Ahura Mazda'ya, diğer kutsal varlıklara saygı adakları ve özel törenlerde okunan metinlerden ve dini şarkılardan oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Kaos tanrıları listesi</span>

Bir kaos tanrısı, birçok mitolojide, ilkel kaosun kişileştirilmesi veya onunla ilişkilendirilen bir figür veya ruhtur. Aşağıda, çeşitli mitolojilerde bulunan tüm kaos tanrılarının bir listesi bulunmaktadır.

İran dinleri, Antik İran'da ortaya çıkan dinlerdir.

<span class="mw-page-title-main">İran felsefesi</span> Doğu felsefesinin bir kolu

İran felsefesi veya Fars felsefesi, Doğu felsefesinin bir parçası olup, oldukça zengin ve eski bir tarihe sahiptir. İran felsefesi'nin kökeni eski İran'da Hint-İran kökleriyle ortaya çıkan ve Zerdüşt öğretilerinden büyük ölçüde etkilenen, felsefi gelenek ve düşünceler zamanına kadar uzanmaktadır. Pers bölgesinde bağımsız felsefi düşüncenin ortaya çıkışını, M.Ö. 1500’ler de Avesta metinleri aracılığı ile tarihleyen Hint-İranlılar’dan öğrenmekteyiz. Zerdüşt'ün görüşlerinin, Yahudilik ve Orta Platonizm dönemi fikirleri aracılığıyla, Batı Avrupa kültürlerini de etkilediğini görmekteyiz.