İçeriğe atla

Zekai Muammer Tunçman

Dr. Zekâi Muammer Tunçman
Doğum1895
İstanbul
Ölüm1980
MilliyetTürk
EğitimDarülfünun Tıp Fakültesi
MeslekHekim ve mikrobiyolog
ÖdüllerLégion d'honneur (1959)

Dr. Zekâi Muammer Tunçman (1895, İstanbul – 1980), Türk hekim, mikrobiyolog.

Türkiye'de mikrobiyolojinin kurucularındandır. Kuduz hastalığına karşı 1928 yılında başladığı ve bütün ömrü boyunca sürdürdüğü mücadelesi nedeniyle “Türkiye’nin Pasteur'ü” olarak anılır.

Yaşamı

1895 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Fatih Merkez Rüştiyesi ve Vefa İdadisi'nin ardından 1913 yılında Darülfünun Tıp Fakültesi'ne girdi.[1] Tıp Fakültesi öğrencileri I. Dünya Savaşı nedeniyle bir yıl erken mezun edildikleri için 1918’de fakülteden mezun oldu.[1] Savaş sırasında Yalova Hastanesi’nde görev yaptı; savaştan sonra bir süre serbest hekimlik yaptı ve ardından İstanbul Bakteriyolojihanesi’nde asistan olarak çalışmaya başladı.

İstanbul'un işgal altında olduğu 1920 yılında Anadolu'ya kinin, aşı, serum ve pek çok ilacın gönderilmesi yasak olmasına rağmen Anadolu'ya gönderilmek üzere çalıştığı labatatuvarda gizlice kolera ve veba kültürleri hazırladı. Ayrıca Anadolu'dan talep edilen yüzbin çiçek aşısını Sıhhiye Müdürü Abdullah Cevdet'in göz yumması ile bir başka laboratuvardan dışarı çıkardı.[2] Eşi Muazzez Hanım ile birlikte yanlarına aldıkları aşı, serum, kültür ve deney hayvanlarıyla birlikte İnebolu’ya, oradan Kastamonu’ya kaçmayı başardı. Dört yıl boyunca Kastamonu’da aşı ve serum üretti; demir borular döşeterek içme sularının sterilizasyonunu sağladı ve halk sağlığına yönelik yazılar yazıp konferanslar verdi.[2]

Türk Kurtuluş Savaşı sona erdikten sonra Bursa'ya tayin edildi; Ahmetvefikpaşa Hastanesi Bakteriyoloji Laboratuvarı şefi oldu. Bu görevi sırasında Bursa’nın içme suyunun temizlenmesini sağladı; “Bursa Tıbbi Müsamereleri” adlı bilimsel bir toplantı örgütledi. Bu, yaşamı boyunca düzenleyeceği pek çok ulusal ve uluslrarası mikrobiyoloji toplantısının öncüsü oldu.

1925’te Bursa’da çalıştığı hastaneyi ziyaret eden Refik Saydam'ın önerisi ile uzmanlık için Avrupa sınavlarına katıldı ve kazandı. Üç arkadaşı ile birlikte devlet tarafından Paris’teki Pasteur Enstitüsü’ne kuduz konusunda eğitim görmek için gönderildi. 1927’te ihtisasını bitirip Türkiye’ye döndü. Önce İstanbul Kuduz Müessesesi müdürlüğüne, birkaç ay sonra Diyarbakır Kuduz Müessesesi müdürlüğüne atandı.

Zekâi Muammer Bey Diyarbakır'da “mükemmel” diye tanımlanan bir hastane kurdu. O dönemde çok yaygın olan sıtma, kızıl, kuduz, çiçek hastalıkları ile savaştı. Ulaşım sorunu yüzünden merkeze gelemeyenler için Diyarbakır çevresinde çok sayıda aşı istasyonu kurdu; hazırladığı aşı ve serumları bu istasyonlara gönderdi. “Semple” adı verilen aşının başarısı ve kullanım kolaylığı konusunda Sağlık Bakanlığı’nı ikna edip uygulanması için onay çıkarttı. Aşı, yıllar boyu bütün yurtta kullanıldı.[2] Kent halkını temiz içme suyuna kavuşturdu.[1]

1932’de İstanbul'da artan kuduz vakaları nedeniyle acil olarak İstanbul Kuduz Müessesi müdürü olarak atandı. Müessese’deki aşılama tekniğini iyileştirdi; ağrı veren enjektörleri değiştirdi, aşının usule uygun üretimini sağladı.[2]

1937’de İhsan Şükrü Aksel ile birlikte yalancı kuduz (aujezisky) virüsünü izole etmeyi başararak dünyada bir ilki gerçekleştirdi.

1947’de BCG aşısının Türkiye’ye getirilmesi konusunda Sağlık Bakanlığı’nı ikna etti; böylece BCG laboratuvarları kuruldu ve tüberküloza karşı başarılı bir aşı kampanyasına başlandı.[1]

1957’de yarasalarda kuduz virüsünü araştırdı ve virüsü izole etti. Horoz, tavuk gibi hayvanların gagalaması sonucu kuduz bulaşmayacağını kanıtladı; bu nedenle başvuranların boş yere aşı olmasını önledi. Buluşları ve başarıları uluslararası konferanslarda ve dergilerde bilim dünyasına sunuldu. Kuduz aşısının astım krizlerini ortadan kaldırdığını ortaya koyması, onun araştırmalarının ilginç sonuçlarından birisidir.[1] Kuduzla ilgili çalışmaları nedeniyle Dr. Zekai Muammer Tunçman'a Fransız hükûmeti tarafından 1959 yılında Légion d'honneur şövalye nişanı verilmiştir.[3]

Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti'nin başkanlığını 30 yıl boyunca sürdüren Tunçman, 1948’den 1970'lerin sonuna kadar Mikrobiyoloji dergisini ve kuduz konusunda dört dilde yayımlanan Rabies adlı bir dergiyi çıkardı. Kuduz hastalığı konusunda birçok yayımlanmış kitabı vardır.

1980 yılında bağırsak kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

Kaynakça

  1. ^ a b c d e Kayar, Ayda. "Türkiye Aşıyı Onun Sayesine Tanıdı". Hürriyet gazetesi, 6 Kasım 2001. 7 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Aralık 2015. 
  2. ^ a b c d Gümüşoğlu, Firdevs. "Kuduzla Savaşa Adanan Bir Yaşam" (PDF). Pharma Şark , Syaı 4, Yıl 2001. 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Aralık 2015. 
  3. ^ "Aşı Pazarı Can Pazarı/Aşı Üretiminin Perde Arkası". Türk Tabipler Birliği Broşürü, Mart 2003. 6 Ocak 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Aralık 2015. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Refik Saydam</span> 4. Türkiye başbakanı

İbrahim Refik Saydam, Türk hekim ve siyasetçi. Türkiye Cumhuriyeti'nin 4. başbakanıdır.

Veteriner sağlık teknisyeni, Veteriner tıp alanında çalışmalar yapan yardımcı veteriner sağlık personeli.

<span class="mw-page-title-main">Louis Pasteur</span> Fransız mikrobiyolog ve kimyager (1822–1895)

Louis Pasteur, kuduz aşısını bulan Fransız mikrobiyolog ve kimyager.

<span class="mw-page-title-main">Kuduz</span> Hayvanlar yoluyla bulaşan ölümcül hastalık

Kuduz, Rabies ya da Lyssa, Merkezî sinir sistemini ağır şekilde tutan viral bir zoonoz.

<span class="mw-page-title-main">Mikrobiyoloji</span> mikroskobik organizmaların incelenmesi

Mikrobiyoloji, mikrorganizmaları inceleyen bilim dalıdır. Bakteriler, archaea, virüsler, protistler, mayalar ve küfler gibi mikroorganizmalar mikrobiyolojinin konu alanını oluştururlar. Mikrobiyoloji bilim dalının aktif olarak kullanıldığı uygulama alanları tıp, tarım ve endüstridir.

<span class="mw-page-title-main">Aşı (tıp)</span> belirli bir hastalığa karşı bağışıklık sağlamak için üretilen biyolojik ilaç

Aşı, belirli bir bulaşıcı veya malign hastalığa karşı aktif kazanılmış bağışıklık sağlayan biyolojik bir preparattır. Aşıların güvenliği ve etkinliği geniş çapta incelenmiş ve doğrulanmıştır. Bir aşı tipik olarak hastalığa neden olan bir mikroorganizmaya benzeyen bir ajan içerir ve genellikle mikrobun zayıflatılmış veya öldürülmüş formlarından, toksinlerinden veya yüzey proteinlerinden yapılır. Vücudun bağışıklık sistemi ajanı bir tehdit olarak tanır, yok eder ve bu sayede gelecekte karşılaşabileceği bu ajanla ilişkili mikroorganizmaları daha fazla tanır ve yok eder.

Kedilerin enfeksiyöz peritonitisi,, kedilerin bağışıklık sistemini etkileyen bir hastalıktır. Kedi koronavirüsünün mutasyon geçirmesi ile meydana gelir. Korona virüsünün mutasyon geçirmiş hali olan FIP virüsü, FIP hastalığına neden olur.

<span class="mw-page-title-main">İspanyol gribi</span> 1918-1920 yıllarında H1N1 influenza A virüsünün neden olduğu küresel grip pandemisi

İspanyol gribi ya da İspanyol nezlesi, 1918 - 1920 yılları arasında H1N1 virüsünün ölümcül bir alt türünün yol açtığı grip salgınıdır. İspanyol gribi, 500 milyondan fazla kişiye bulaşması sonucu 18 ay içinde 50 milyon dolayında insanın ölümüne sebep olarak insanlık tarihinde bilinen en büyük salgınlardan biri olmuştur. Salgın ılımlı ilk dalga, şiddetli ikinci dalga ve artçı üçüncü dalga olmak üzere üç dalga hâlinde seyretmiştir. İspanyol gribinin bir özelliği; zayıf, yaşlı ve çocuklardan çok, sağlıklı genç erişkinleri etkilemesidir. I. Dünya Savaşı'nın son aylarında tüm dünyayı etkisi altına almış hatta kimi tarihçilere göre dört yıl süren savaşın sona ermesinde önemli bir etken olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Sümerbank</span> 1933 yılında kurulmuş, ticari nitelikte mal üreten firma ve banka

Sümerbank, özel bütçenin temelini oluşturan katma bütçeli idare uygulamasının başladığı 1933 yılında kurulmuş, ticari nitelikte mal üreten kuruluş. Tekstil sanayisi ile aynı anda banka konumunda.

<span class="mw-page-title-main">Domuz gribi</span> Bir virüsün sebep olduğu, solunum yolları enfeksiyonu ile meydana çıkan, bazen öldürücü olan hastalık

Domuz gribi, Orthomyxoviridae ailesinden, herhangi bir virüs tarafından oluşmuştur. Domuzlarda oluşan virüse çok benzediği için adına Domuz Gribi denmektedir. Hastalık tıp alanında İngilizce swine influenza virus kelimelerinin baş harflerinin bir araya getirilmesiyle kısaca SIV olarak adlandırılır. Bilinen tüm SIV tipleri ya Influenzavirus A (çoğunlukla) ya da Influenzavirus C (ender) tipindedir. Aşısı bulunmaktadır. 2009 salgınına neden olan virüs, influenza A virüsünün alt türlerinden biri olan H1N1'dir.

<span class="mw-page-title-main">Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı</span> Laboratuvar

Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı veya Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü Türkiye’de yaşayan halkın sağlığının korunması amacıyla temel laboratuvar hizmetleri yürütmek için kurulmuş Ankara’da bulunan bir ulusal referans laboratuvarı idi. Hıfzıssıhha-Türkiye Aşı ve Biyoteknolojik Ürün Araştırma ve Üretim Merkezi olarak tekrardan açılacağı açıklandı.

Ahmet Refik Güran,, Türk doktor ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">Camille Guérin</span> Fransız biyolog (1872-1961)

Jean-Marie Camille Guerin, Fransız Veteriner hekim, bakteriyolog ve immünolog. Albert Calmette ile birlikte tüberküloz hastalığına karşı Bacillus Calmette-Guerin (BCG) aşısını geliştirmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Pasteur Enstitüsü</span> sağlık organizasyonu

Pasteur Enstitüsü, Fransa merkezli bir kâr amacı gütmeyen kuruluştur. Vakfın kuruluş amacı özellikle biyoloji, mikroorganizmalar, hastalıklar ve aşılar hakkında araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürütmektir. Kurum ismini kendi zamanında modern tıp alanında önemli katkıları olan, pastörizasyon mucidi, şarbon basili ve kuduz virüsü için aşı geliştiren Louis Pasteur'den almaktadır. Enstitü 4 Haziran 1887 tarihinde kurulmuş ve 14 Kasım 1888 tarihinde hizmete açılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bakteriyolojihane-i Şahane</span> Türkiye’de kurulmuş ilk bakteriyoloji laboratuvarı

Bakteriyolojihane-i Şahane, 1893 yılında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ile aynı bahçe içerisinde ayrı bir binada kurulmuştur. Kuruluş öncesinde o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'nda etkili olan kolera salgınının etkisi büyüktür. Cemiyet-i Tıbbiye-i Şahane'nin oluşturduğu komisyon sonrası bir bakteriyoloji kurumu açılması düşünülmüş Paris Pasteur Enstitüsü'nden yardım istenmiş ve Dr. Chantemesse İstanbul'a gelerek bunun bir gereklilik olduğunu II. Abdülhamid'e bildirmiştir. Kurumun başına yine Pasteur Enstitüsü'nde 6 ay boyunca preparatör olarak çalışmış olan Dr. Nicolle getirilmiştir.

Sovyetler Birliği'nde veteriner tıp, Sovyetler Birliği'ndeki veteriner tıp çalışmalarıdır.

Bu, profilaktik insan aşılarının geliştirilmesinin bir zaman çizelgesidir. Erken aşılar, geliştirme veya testin ilk yılına göre listelenebilir, ancak daha sonraki girişler genellikle aşının denemeleri tamamladığı ve piyasaya sürüldüğü yılı gösterir. Aşağıda listelenen hastalıklar için aşılar bulunmasına rağmen, dünya çapında sadece çiçek hastalığı ortadan kaldırılmıştır. Aşıyla önlenebilir diğer hastalıklar her yıl milyonlarca ölüme neden olmaya devam ediyor. Şu anda, çocuk felci ve kızamık, dünya çapında aktif şekilde ortadan kaldırılmaya çalışılan hastalıklardır.

<span class="mw-page-title-main">1775-1782 Kuzey Amerika çiçek hastalığı salgını</span>

1775-1782 Kuzey Amerika çiçek hastalığı salgını Batı Yarımkürenin Yeni Dünyası olarak kabul edilen bölgede gerçekleşen salgındır.Kolomb'un Amerika'ya ilk yolculuğunun, çiçek hastalığı virüsünün Amerika'ya ilk gelişine yol açtığı ve Kuzey Amerika kıtasının çoğuna yayılmasını sağladığı söylenebilir. 1775 yılında başlayan salgında en az 130.000 kişinin öldüğü tahmin ediliyordu.

<span class="mw-page-title-main">Sokak köpeği</span> Şehirde yaşayan sahipsiz köpekler

Sokak köpeği, şehir ve köy gibi meskûn mahallerde yaşayan köpeklerdir. Sokaklarda doğup, büyüyen enik, sahiplerinden kaçmış, sahipleri tarafından terk edilmiş veya sahibi tarafından sokakta besleniyor olabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Hayvanlarda aşılanma</span>

Hayvan aşılaması, evcil hayvanların, çiftlik hayvanların veya vahşi hayvanların aşılanmasıdır. Uygulama veteriner tıp ile bağlantılıdır. İlk hayvan aşısı 1879'da Louis Pasteur tarafından tavuk kolerası için icat edildi. Bu tür aşıların üretimi bireylerin, hükûmetin ve şirketlerin ekonomik zorluklarıyla ilgili sorunlarla karşılaşmaktadır. Hayvan aşılarının düzenlenmesi, insan aşılarının düzenlenmesine göre daha azdır. Aşılar, geleneksel ve yeni nesil aşılar olarak ikiye ayrılır. Hayvan aşılarının, bulaşıcı hayvan hastalıklarını kontrol etmenin en uygun maliyetli ve en sürdürülebilir yöntemler olduğu bilinmektedir. 2017 yılında veteriner aşı endüstrisi 7 milyar ABD doları değerindeydi ve 2024 yılında 9 milyar ABD dolarına ulaşacağı tahmin ediliyor.