İçeriğe atla

Zararsız geçiş

Zararsız geçiş veya zararsız geçiş hakkı; yabancı bandıralı bir geminin, başka bir ülkenin karasularından geçişini düzenleyen bir deniz hukuku kavramıdır. Her ülke bu hakka sahip olmakla birlikte, hukukun emrettiği ve ev sahibi ülke tarafından belirlenen kurallara da uymak zorundadır.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi

Zararsız geçişi ihlal eden durumlar

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin 19. maddesi uyarınca; zararsız geçiş hakkı şu şekilde tanımlanmıştır:[1]

  1. Yabancı gemilerin geçişleri; egemen (sahildar) devletin barışına, düzenine veya güvenliğine zarar vermediği müddetçe zararsızdır.
  2. Yabancı bir gemi, eğer başka bir ülkenin karasuları içerisinde aşağıdaki eylemlerden herhangi birini gerçekleştirirse, egemen devlete zarar vermiş sayılır.
    • Herhangi bir silahla deneme veya ateşleme yapılması;
    • Egemen devletin savunmasına veya güvenliğine zarar verecek şekilde bilgi toplanması;
    • Egemen devletin savunmasına veya güvenliğine zarar vermeyi amaçlayan propagandaların yapılması;
    • Her türlü uçağın uçurulması, güverteye indirilmesi veya gemiye alınması;
    • Her türlü askeri teçhizatın uçurulması, güverteye indirilmesi veya gemiye alınması;
    • Egemen devletin gümrük, maliye, sağlık veya göç konularındaki kanun ve kurallarına aykırı bir şekilde gemiye mal, para veya şahıs alınması veya gemiden çıkartılması;
    • Kasıtlı olarak çevreye zarar verilmesi ve kirletilmesi;
    • İzinsiz balık avlama faaliyetlerinde bulunulması;
    • İzinsiz araştırma veya ölçüm yapılması;
    • Egemen devletin herhangi bir haberleşme sisteminin veya diğer herhangi bir deniz teçhizat veya tesisinin işleyişini engelleyecek her türlü faaliyette bulunulması;
    • Geçişle doğrudan ilgisi bulunmayan diğer her çeşit faaliyette bulunulması.

Egemen devletin yetkileri

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin 21. maddesi uyarınca; kıyı devletinin zararsız geçiş hakkı konusundaki yetkileri şu şekilde tanımlanmıştır:[1]

  1. Egemen devlet, sözleşme hükümlerine ve uluslararası hukukun diğer kurallarına uygun olmak şartıyla, kendi karasularından zararsız geçişe ilişkin olarak aşağıdaki hususlarda kanun yapma, kural koyma ve yetkilerini uygulama hakkına sahiptir:
    • Deniz trafiğinin düzenlenmesi ve güvenliğin sağlanması;
    • Deniz trafik sistemlerinin, teçhizatların ve tesislerinin korunması;
    • Denizaltı kablolarının ve petrol borularının korunması;
    • Denizin canlı kaynaklarının muhafaza edilmesi;
    • Balıkçılığa ilişkin kanun ve kurallara aykırı davranışların önlenmesi;
    • Çevrenin muhafazası ve kirliliğin önlenmesi, azaltılması ve kontrol altına alınması;
    • Denize ilişkin bilimsel araştırmalar ve hidrografik ölçümler yapılması;
    • Gümrük, maliye, sağlık veya göç konularındaki kanun ve kurallara aykırı davranışların önlenmesi.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b ""Zararsız geçiş" ve "Transit geçiş" rejimleri" (PDF). 16 Haziran 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Haziran 2020. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hukuk</span> genellikle devlet otoritesi tarafından desteklenen kurallar ve yönergeler sistemi

Hukuk ya da tüze birey, toplum ve devletin hareketlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini; yetkili organlar tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan, kamu gücüyle desteklenen, muhatabına genel olarak nasıl davranması yahut nasıl davranmaması gerektiğini gösteren ve bunun için ilgili bütün olasılıkları yürürlükte olan normlarla düzenleyen normatif bir bilimdir. Ayrıca, toplumu düzen altına alan ve kişiler arası ilişkileri düzenleyen, ortak yaşamın huzur ve güven içinde akışını sağlayan, gerektiğinde adaleti yerine getiren, kamu gücü ile desteklenen ve devlet tarafından yaptırımlarla güvence altına alınan kurallar bütünüdür. Hukuk, birey-toplum-devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.

<span class="mw-page-title-main">Montrö Boğazlar Sözleşmesi</span> Türkiyeye Boğazlar üzerinde tam kontrol hakkı veren uluslararası sözleşme

Montrö Boğazlar Sözleşmesi, 1936'da imzalanan ve Türkiye'ye İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi üzerinde kontrol ve savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkı veren uluslararası sözleşmedir. Sözleşme, Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam kontrol hakkı verir ve barış zamanı sivil gemilerin özgürce geçişini garantiler. Sözleşme, Karadeniz'e kıyısı olmayan ülkelere ait savaş gemilerinin geçişini sınırlar. Sözleşmenin şartları, özellikle Sovyetler Birliği Donanması'na Akdeniz'e erişim hakkı sağlaması yıllar boyunca tartışma konusu olmuştur. 1923'te Lozan Antlaşması ile birlikte imzalanan Boğazlar Sözleşmesi'nin yerine geçmiştir. Bu sözleşmeyle birlikte Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun da görevi sonlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Esas hat</span>

Esas hat, uluslararası deniz hukukunda kıyı ülkesi ile karasularının sınırını belirtmektedir. Kıyı devletinin toprakları ve iç sular ise esas hattın içinde yer alır. Esas hat, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine göre belirlenmektedir. Kıyı devletine dahil sayılan karasularının azami genişlikleri de bu sözleşmeyle tanımlanan esas hattan itibaren ölçülmektedir.

Vergi hukuku, kamu hukuku içinde yer alan ve devletin mali faaliyetlerinin hukuki yönünü inceleyen mali hukukun bir alt dalıdır. Mali hukuk; vergi (gelir) hukuku, harcama (gider) hukuku ve bütçe hukuku olmak üzere üç alt sınıflandırmaya tabidir. Vergi hukuku, devletin kamu gücüne dayanarak elde ettiği kamu gelirlerinin hukuki rejimini inceler.

<span class="mw-page-title-main">İfade özgürlüğü</span> kişinin görüş ve fikirlerini iletme hakkı

İfade hürriyeti, ifade özgürlüğü, Birleşmiş Milletler tarafından İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde ilan edilen, birçok ülke tarafından kabul edilen, bireylerin veya toplulukların fikir ve görüşlerini sansür, yasal yaptırım veya tehdit korkusu olmaksızın ifade etme hakkıdır. Birçok devlet ifade özgürlüğünü anayasal koruma altına almıştır. Konuşma özgürlüğü ve ifade özgürlüğü siyasal bağlamda dönüşümlü olarak kullanılan terimler olsa da, ifade özgürlüğünün hukuki anlamı, iletişim araçları arasında fark gözetmeksizin bilgi ve fikirlerin aranması, erişilmesi ve yayılmasına yarayan her tür faaliyeti kapsar.

Deniz ticareti hukuku, deniz üzerinde yürütülen ticari ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır. 29/06/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda deniz ticaretini konu alan bazı başlıklar şunlardır:

<span class="mw-page-title-main">Hak</span> Kişinin hukuken korunan ve kendisine bu korumadan yararlanma yetkisi veren menfaat

Hak, kişilerin hukuk düzenince korunan menfaatleridir. Kişilerin lehlerine olan bir durumun kanunlar tarafından korunması, bu korumaya uymayan kişilere karşı ise kanuni girişimlerde bulunulması gibi yetkiler verir. Esasen Arapçada hukuk kelimesinin tekil hâli olan bu kelime, zamanla kişilerin hukuken korunan menfaatlerini tanımlamak için kullanılırken, hakların oluşturduğu düzene ise hukuk adı verilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hukuk devleti</span>

Hukuk devleti, sınırları içerisinde kamu erkinin değişmezlik ve süreklilik temeline dayalı olarak değer ve hukuk düzenine bağlı olduğu bir devlet şeklidir. Mutlakiyetçi devletlerden farklı olarak devlet gücü, vatandaşları keyfi uygulamalardan korumak amacıyla yasalar yardımıyla tanımlanır. Modern anlayış temelindeki bir hukuk devleti bunun dışında maddi anlamda adaletli bir düzenin yaratılması ve korunmasını hedefler. Nesnel değer yargıları bireylerin öznel haklarından farklı olarak, belirlenmiş prensipler aracılığıyla kanun koyucunun sınırlanması işlevi görürler.

<span class="mw-page-title-main">Sahil Güvenlik Komutanlığı</span> Türkiyede İçişleri Bakanlığına bağlı askerî deniz kolluk gücü

Sahil Güvenlik Komutanlığı, Türkiye'nin bütün sahillerinde, iç suları Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarında, liman ve körfezlerinde, karasularında, münhasır ekonomik bölgesi ile ulusal ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca egemenlik ve denetimi altında bulunan deniz alanlarında hizmet veren silahlı bir genel kolluk kuvveti.

<span class="mw-page-title-main">Wilson İlkeleri</span> ABD eski başkanı Woodrow Wilsonın 8 Ocak 1918 günü ABD Kongresinde yaptığı konuşmada bahsettiği ilkeler

Wilson İlkeleri, Wilson Prensipleri, On Dört Madde ya da On Dört Nokta olarak da bilinir (İngilizce: Fourteen Points) Amerika Birleşik Devletleri başkanı Woodrow Wilson'ın 8 Ocak 1918 günü ABD Kongresi'nde yaptığı konuşmada bahsettiği ilkelerdir. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) I. Dünya Savaşı'ndan sonra kurulmasını istediği dünya düzenine ilişkin görüşlerini ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Münhasır ekonomik bölge</span>

Münhasır ekonomik bölge (MEB), Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca bir devletin deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında su ve rüzgâr enerjisi de dâhil olmak üzere özel haklara sahip olduğu deniz bölgeleridir.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Denizcilik Örgütü</span>

Uluslararası Denizcilik Örgütü, 1948 yılında Birleşmiş Milletler denizcilik konferansında kurulması öngörülen ve on yıl sonra Hükûmetler Arası Deniz Danışma Örgütü adıyla kurulan ve 1982 yılına kadar bu isimle, Birleşmiş Milletler bünyesinde bir "danışmanlık" birimi olarak faaliyet gösteren ajanstır.

<span class="mw-page-title-main">Karasuları</span>

Karasuları, egemen bir devletin kara topraklarına bitişik, genişliğini uluslararası hukuka göre kendisinin belirlediği, hakimiyeti kıyı devletine ait olan deniz alanını belirler. Başka bir tanımla; karasuları, iç sular veya kıyı ile açık deniz arasında bulunan, genişliğini her ülkenin iç hukukuna göre kendisinin belirlediği deniz sularıdır. Karasuları iç sularla beraber ilgili devletin deniz ülkesini meydana getirir.

Yabancılar hukuku, bir devletin veya ülkenin bir ülkeye gelen yabancılar için uyguladığı kanunların oluşturduğu hukuk dalıdır. Yabancılar hukuku genel anlamda mütekabiliyet ilkesine dayanmakta olup, yabancılara Türkiye'de uygulanacak olan hukuk kuralları yabancının vatandaşı olduğu ülkeye göre farklılık göstermektedir.

Bozkurt-Lotus davası, 2 Ağustos 1926 tarihinde Türk vapuru Bozkurt ile Lotus adındaki Fransız vapurunun Ege denizindeki Midilli açıklarında çarpışarak batması ve 8 Türk vatandaşının hayatını kaybetmesi sonucu Bozkurt'un kaptanı ile beraber Fransız gemisinin nöbetçi kaptanı Demons'un İstanbul'da Türkiye Devleti tarafından tutuklanması neticesinde başlayan uluslararası bir davadır.

<span class="mw-page-title-main">Korfu Boğazı Olayı</span>

Korfu Boğazı Olayı tabiri, 1946 yılında Kraliyet Donanması'na ait savaş gemilerinin, Korfu Boğazı'nda dahil oldukları üç ayrı olayı tanımlamak için kullanılır. Ayrıca Soğuk Savaş dönemini başladığını haber veren ilk olaylardan birisidir. Olaylar, Arnavutluk tabyalarından Kraliyet Donanması'na ateş açılmasıyla başladı. İkinci olayda, Kraliyet Donanması'na ait gemiler Korfu Boğazı'nda mayına çarptılar. Tüm bu olaylardan sonra Kraliyet Donanması'nın Arnavutluk karasularında mayın temizleme faaliyetine girişmesi, krizin had safhaya ulaşmasına yol açtı. Arnavutluk karasularının ihlal edilmesi üzerine Birleşmiş Milletler'e şikayette bulundu.

<span class="mw-page-title-main">Ege sorunu</span> Türkiye ile Yunanistan arasındaki anlaşmazlıklar bütünü

Ege sorunu veya Ege ihtilafı, Ege Denizi bölgesindeki egemenlik ve ilgili haklar konusunda Yunanistan ile Türkiye arasında birbiriyle ilişkili bir dizi anlaşmazlık. Bu tür çatışmalar, 1970'lerden beri Yunan-Türk ilişkilerini güçlü bir şekilde etkiledi ve iki kez 1987 ve 1996'nın başlarında, askeri çatışmanın patlak vermesine neden olabilecek krizlere yol açtı. Ege'deki sorunlar birkaç kategoriye ayrılır:

Eğlence hukuku, medya hukuku olarak da adlandırılır, eğlence sektörüne sağlanan hukuki hizmetlerdir. Eğlence hukukundaki bu hizmetler fikrî mülkiyet hukuku ile örtüşmektedir. Fikrî mülkiyet, tescilli marka, telif hakkı ve "Tanıtım Hakkı" dahil olmak üzere birçok hareketli parçaya sahiptir. Bununla birlikte, eğlence hukuku uygulaması genellikle iş hukuku, sözleşme hukuku, haksız fiiller, iflas hukuku, göçmenlik, menkul kıymetler hukuku, güvenlik çıkarları, acentelik, mahremiyet hakkı, hakaret, reklam, ceza hukuku, vergi hukuku, Uluslararası hukuk ve sigorta hukuku ile ilgili soruları içerir.

<span class="mw-page-title-main">Bitişik bölge</span>

Bitişik bölge karasularının ötesinde, düz esas hat üzerinden kıyıdan 24 deniz miline kadar uzanan, kıyı devletinin denetim hakkına sahip olduğu deniz alanıdır. Devletin tam egemenlik hakkına sahip olmadığı bu bölgede, kıyı devleti yalnızca sağlık, gümrük, göç ve maliye alanlarındaki ihlalleri önlemek amacıyla kendi mevzuatını uygulamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">İç sular</span>

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne göre düz esas çizgi ile içinde kalan su alanları ülkenin iç sularını oluşturur. İç sular; limanları, akarsu ağızlarını ve bazen küçük koylardaki suları da kapsar.