İçeriğe atla

Zamir

Örnekler
  • Bu evi ben boyadım.
  • Bu benim kardeşim.
  • Bu resmi kendin mi çizdin?
  • Kim geldi?
  • Herkes bahçede toplandı.
  • Şu annemin, öteki babamın arabası.
  • Evdekilere haber vereyim.

Zamir veya adıl, cümlede varlıkların adları yerine kullanılabilen ve adların yerine getirdiği bütün işlevleri yerine getirebilen ad soylu sözcük. Ben, sen, o, biz, siz, onlar; kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, kendileri; bu, şu, o; kim, ne ve biri gibi kelimeler, sıklıkla zamir olarak kullanılır. Türkçede herhangi bir sözcüğü zamir olarak adlandırmak yanlış olur çünkü pek çok ad soylu sözcük gibi zamirler de cümlede ayrı görevlerde kullanılabilir:

  • Şunu da satın alayım. (zamir)
  • Şu ceket de hoşuma gitti. (sıfat)

Anlamlarına ve görevlerine göre zamirler

Şahıs (kişi) zamirleri

Kişi adlarının yerine kullanılan ben, sen, o, biz, siz, onlar gibi kelimelerdir:

  • Bunu ancak ben yaparım.
  • Yarın onlara da uğrayacağız.

Şahıs zamirlerinin belirtme sıfatlarından olan işaret sıfatları ile karıştırılmamaları gerekir. İşaret sıfatlarından sonra bir isim gelir ve sıfat tamlaması oluşturur. Şahıs zamirleri ise tek başına anlamlıdır.

  • O, bu işe ne diyecek dersin? (şahıs zamiri)
  • O çocuk seni bu hale getirdi. (işaret sıfatı)

Şahıs zamirleri bazen, vurgu amacıyla, karşıladıkları isimle birlikte kullanılır. Bu durumda yüklem, şahıs bakımından isme değil, zamire uyum sağlar:

  • Biz izciler; soğuğa, yağmura ve çamura aldırmayız. (yüklemin kişisi 1. çoğul şahıs)
  • İzciler; soğuğa, yağmura ve çamura aldırmazlar. (yüklemin kişisi 3. çoğul şahıs)

Dönüşlülük zamiri

Cümledeki eylemin, özne tarafından bizzat yapıldığını bildiren, vurgulayan zamirdir. Dönüşlülük zamiri, kendi sözcüğü ve onun iyelik eki almış halleridir: kendim, kendin, kendisi, kendimiz, kendiniz, kendileri. Bazı kaynaklarda şahıs zamiri olarak da nitelenir.

  • Ödevlerini kendin yapmalısın.
  • Yazarım derdimi kendime, kaderin benimle bu derdi ne?
  • Yahya Kemal, kendisi için yazılan her yazıya karşı hassastı. - Nihad Sâmi Banarlı

Kendi zamirinden sonra bir isim gelirse kelime grubu isim tamlamasına dönüşür ve kendi, "tamlayan" olur.[1]

  • Ankara'ya kendi arabamla gittim.

İşaret zamirleri

Varlıkların yerini gösteren zamirlerdir. Türkçedeki başlıca işaret zamirleri bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, öteki, beriki, bura, şura, ora, burası, şurası, orası, böylesi, şöylesi ve öylesi'dir:[1]

  • Şu, benim kardeşim.
  • Orası çok uzak.
  • Gel de böylesi ile ortaklık kur!

Genellikle yakındaki varlıklara işaret ederken bu ve bunlar; biraz uzaktaki varlıklara işaret ederken şu ve şunlar; en uzaktaki varlıklara işaret ederken o ve onlar kullanılır:

  • Şunu deneyeyim, bu biraz küçük geldi.

O ve onlar zamirleri, insanlar için kullanıldığında "şahıs zamiri", diğer varlıklar için kullanıldığında "işaret zamiri" olarak adlandırılır:

  • Ahmet'i soruyorsan, o yarın burada olacak. (şahıs zamiri)
  • Onu en alt çekmeceye koy. (işaret zamiri)

NOT: "O" işaret zamiri özel bir ismin yerine kullanılsa dahi küçük yazılır ve ardından gelen ekler kesme işareti ile ayrılmaz:[2]

  • İmparator Hirohito'nun ziyaretçileri, ona olan saygılarını göstermek için, öne doğru eğildiler.

İşaret zamirleri belirtili isim tamlamalarında tamlayan veya tamlanan olarak kullanılabilir:

  • Bunun sonucuna katlanacaksın. ("bu" tamlayan)
  • Öğrencinin böylesi insanı çileden çıkarır. ("böylesi" tamlanan)

Soru zamirleri

Soru yoluyla isimlerin yerini tutan zamirlerdir. Cümledeki soru anlamı soru zamirleriyle sağlanır.

  • "Nereye gidiyorsun?" (Ankara'ya, okula, ona vs.)
  • "Dolaptaki tatlıyı kim bitirdi?" (Nazan, teyzem vs.)
  • "Hangisini giyeceksin?" (şunu, bunu, uzun kollu olanı vs.)
  • "Ödülü kime verdiler?" (sana, Orhan Pamuk'a vs.)

Bazı soru zamirleri cümledeki eylemi etkilediklerinde "soru zarfı" olur:

  • "Ne aval aval bakıyorsun, yesene!" (soru zarfı)
  • "Yarın ne giyeceksin?" (soru zamiri)

Bazı soru kelimeleri cümledeki isimleri nitelediklerinde veya belirttiklerinde "soru sıfatı"na dönüşür:

  • "Hangi kalem sana ait?" (soru sıfatı)
  • "Hangisi senin?" (soru zamiri)

Soru zamirleri bir belirtili isim tamlamasında tamlayan veya tamlanan olarak kullanılabilirler:

  • "Bunların hangisi sana lazım?" ("bunlar" işaret zamiri ve tamlayan, "hangisi" soru zamiri ve tamlanandır)
  • "O çocuk babanın nesi oluyor?" (tamlanan)
  • "Kimlerin kalbi daha sağlıklı, belli olacak." (tamlayan)

Belgisiz (belirsiz) zamirler

Cümlede varlıkları isim, sayı, miktar ve ölçü yönünden belli belirsiz karşılayan zamirlere belirsiz zamir denir: Hepsi, kimse, tümü, herkes, hepimiz, kimisi, kimileri, kimi, biri, birisi, birileri, birkaçı, bazısı, bazıları, çoğu, birçoğu, birçokları, başkası, birazı, fazlası, bir kısmı, şey gibi:

  • Dünkü eğlenceye kimse gelmemiş.
  • Kimi rakı sever, kimi şarap.
  • Başkası görse, seni kesin rapor ederdi.
  • Bana aklı başında birisini gönder.

Belirsiz zamirler bir isim tamlamasında tamlayan veya tamlanan olarak kullanılabilirler:

  • Herkesin iyiliği için böyle olması gerekiyor." (tamlayan)
  • Çocuklardan birkaçı firar etmiş." (tamlanan)

Şahıs ve işaret zamirleri ikileme oluşturacak şekilde birlikte kullanılırlarsa, "belirsiz zamir" olurlar:

  • Onun bunun lafıyla dolduruşa gelip hatalı kararlar alma.
  • Seni beni dinler mi o hınzır.
  • O bu ne derse desin, Rıza Bey bambaşkadır.

"Şey" kelimeyi varlıkların adlarını veya diğer zamirleri belli belirsiz karşıladığından belgisiz zamirdir:

  • Bugün pazardan şey aldım.

İlgi zamiri

-ki eki ile oluşturulan zamirlerdir.

  • Senin sunumun benimkinden çok daha güzel oldu. (benim sunumumdan)
  • İlgi zamiri olan -ki, isim tamlamalarında 2.ismin yerine kullanılır. Ali'nin kardeşi geldi. Ali'ninki geldi.

İlgi zamiri, bağlaç olan ki ile karıştırılmamalıdır. Bağlaç olan ki ayrı yazılır ve kaldırıldığında cümlenin anlamı pek değişmez. İlgi zamiri kaldırıldığında ise cümle ya devrik hale gelir ya da apayrı ve kastedilmeyen bir anlam kazanır:

  • Her gün gel ki bir şeyler öğrenesin. (bağlaç)
  • Ne ki bu? (bağlaç)
  • Senin çizimin de çok güzel ancak Ayşe'ninki şahane olmuş. (ilgi zamiri)

İlgi zamiri, isimden sıfat türeten -ki eki ile de karıştırılmamalıdır. İlgi zamiri olan -ki'den önce -im, -in gibi aidiyet bildiren ekler (ilgi ekleri) gelir. Sıfat türeten -ki eki ise doğrudan isme veya ismin hâllerinden birine eklenir:

  • Evdeki hesap çarşıya uymadı. (sıfat üreten -ki)
  • Evimizinki akıyor. (ilgi zamiri. evimizin çatısı, suyu vs. -ki kaldırıldığında cümle anlamsız hale gelir.)

Prof. Dr. Muharrem Ergin, -ki sıfat ve zamir yapma eki ile oluşturulan öteki, beriki, deminki, alttaki, dağdaki gibi kelimelerin belirsizlik zamiri olduğunu belirtir.[3]

  • Bugünkü yarış kolaydı ancak yarınki çok zorlu olacak." (belgisiz zamir)
  • Öteki de senin arkadaşın mı? (belgisiz zamir)

İyelik zamirleri

İyelik zamirleri -im, -in, -i, -imiz, -iniz ve -leri'dir ancak bazı kaynaklarda zamir olarak kabul edilmez.[1][4] Bu ekler Türkçedeki ses kurallarına göre ufak değişikliklere uğrayabilir.

  • Kitabını masanın üzerine koy.(-ın, senin kitabın)
  • Evinizi buradan görebiliyorum. (-iniz, sizin eviniz)
  • Okulumuz şu bahçelerin ardında. (-imiz, bizim okulumuz)

Dikkat edilirse iyelik zamirleri bir isim tamlamasında "tamlanan" görevindeki kelimeye eklenir. Çoğunlukla şahıs zamiri veya bir isim olan tamlayan ise "gizli" durumda olabilir:

  • (Onun/senin/kendi/Ali'nin) Kitabını masanın üzerine koy.
  • (Sizin) Evinizi buradan görebiliyorum.
  • (Bizim) Okulumuz şu bahçelerin ardında.

Yapılarına göre zamirler

Basit (yalın) zamirler

Yapım eki almamış, kök durumunda olan zamirlerdir. Sadece çekim eki alabilirler: ben, anne, bunda, bazıları, kim, onlardan, onuda, onda, şunda, sana gibi.

Bileşik zamirler

İki kelimenin birleşiminden veya bir arada kullanımından oluşmuş zamirlerdir: birçoğu, birkaçı, hiçbiri vb.

Gruplaşmış zamirler

Birden fazla ayrı kelimenin anlam ilişkisi oluşturacak şekilde gruplaşarak meydana getirdikleri zamirlerdir: Öteki beriki, falan filân, şundan bundan, şu bu, her biri, herhangi biri, ne kadarı v.s.

Ek hâlindeki zamirler

Ek hâlindeki zamirler sonuna geldikleri kelimeleri zamire dönüştürürler. Türkçede ek hâlindeki zamirler ilgi zamiri "-ki" ve iyelik zamirleridir.

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b c Zamirler 18 Ocak 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Turkceciler.com
  2. ^ "TDK Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler". 16 Mart 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Mart 2015. 
  3. ^ Ergin 291
  4. ^ Ergin 283-291

Literatür

  • Ergin, Muharrem. Üniversiteler İçin Türk Dili. İstanbul: Bayrak Yayım, 2009.

İlgili Araştırma Makaleleri

Cümlenin ögeleri, cümlede yüklem ile görev ve anlam yönünden yükleme eşlik eden diğer parçalardan her biri. Cümlenin ögeleri tek bir sözcükten veya sözcük grubundan oluşabilir. Ögeler anlamlı ve doğru cümleler kurulabilmesini sağlar. Türkçede cümlenin ögeleri şunlardır:

  1. Yüklemler
  2. Yapım ekleri
  3. Çekim ekleri
  4. Nesneler
  5. Bağlaçlar
  6. Dolaylı tümleçler
  7. Zarf tümleçleri
  8. Edat tümleçleri
  9. Özneler
  10. Noktalama işaretleri

Bağlaçlar veya rabıt (bağlama) edatları; kelimeleri, kelime gruplarını veya cümleleri biçim veya anlam yönüyle birbirine bağlayan kelimeler: ve, veya, ile, ama, de (da), ancak, çünkü, eğer, hâlbuki, hem … hem …, hiç değilse, ise, ki, lâkin, meğer, nasıl ki, ne … ne …, öyle, öyle ki, sanki, şu var ki, üstelik, yahut, yalnız, yani, yoksa, zira vs. Bağlaçlar, ifadeleri ilgi ve önem sırasına koyarak düzenlememize yardımcı olur.

İyelik ekleri veya sahiplik ekleri, isimlere ve isim görevinde kullanılan sözcüklere eklenerek kime veya neye ait olduğunu bildiren ekler.

Sıfat ya da ön ad; isimlerin ya da diğer sıfatların önüne gelerek onları miktar, sıra, konum, renk, biçim, bıraktığı izlenim gibi çeşitli yönlerden tanımlayan, tarif eden kelime türüdür. Sıfat ile nitelediği veya belirttiği ismin oluşturduğu kelime grubuna "Sıfat Tamlaması" denir. Her sıfat, bir Sıfat Tamlaması kurar. Sıfatın olduğu heryerde aynı zamanda Sıfat Tamlaması'ndan da sözedilir. Sıfat Tamlaması'nın çeşitleri yoktur.

Kaynaştırma ünsüzü veya yardımcı ünsüz, Türkçede iki ünlü harf yan yana gelemeyeceği için, ünlü ile biten bir kök veya gövdenin sonuna eklenen ve yine bir ünlü ile başlayan ekin önüne gelen ünsüzü belirtir. Sadece Türkiye Türkçesi için değil, bütün tarihî ve çağdaş Türk yazı dillerinde temel kaynaştırma ünsüzü veya yardımcı ünsüz /y/ ve /n/ sesleridir. Bu ünsüz; kök+ek veya ek+ek durumlarında, iki ünlü yan yana geldiğinde kullanılır.

Vurgu; dil biliminde, bazı hecelere veya sözcüklere daha fazla önem yüklemektir. Sözlü anlatımlarda vurgulanan hece ya da sözcük diğerlerinden farklı tonlanır.

Mari (Çirmiş) dili Ural Altay Dil Ailesinin Ural Koluna bağlı Fin/Ugor dilleri ana grubundandır ve 600.000 kişi tarafından konuşulur. Çirmiş dili; Rusya'ya bağlı Mari El Cumhuriyeti başta olmak üzere Rusya'da Tataristan, Udmurtya ve Perm bölgelerinde konuşulur. Etnik Çirmişler, çoğunlukla Ural Dağları'nın doğusunda Vyatka Nehri çevresinde yaşamaktadır.

Çekim ekleri, gerek isim soylu gerekse fiil soylu kelimelerin sonuna eklenerek cümle içinde diğer kelimelerle anlam bağlantısı kurmalarını sağlayan ekler. Kendi başlarına bir anlam ifade etmezler.

Birleşik cümle veya bileşik cümle, bir ana (temel) cümle ile onun anlamını tamamlayan bir veya daha fazla yardımcı cümleden meydana gelen cümledir. Birleşik cümlelerde ana yüklemin haricinde yargı veya eylem bildiren başka sözcükler de bulunur. Aşağıdaki örneklerde yardımcı cümleler eğik çizgi (/) ile ayrılmıştır ve bazı noktalama işaretleri anlatım kolaylığı açısından kullanılmamıştır:

Ek-fiil, ek-eylem veya cevher fiil, Türkçede isimlerin sonuna eklenerek onları yüklem haline getiren bir ektir. Bu ek Eski Türkçe "ér- : olgunlaşmak, yetişmek, tamam olmak" fiilinden evrilip zaman içinde "i-mek" haline gelmiş ve zamanla kökünün de erimesiyle bugün sadece “şu veya bu durumda bulunmak” manalarını cümleye katan (i)-di, (i)-miş, (i)-se ve (i)-dir halleri kalmıştır. Diğer dillerden muadil olarak İngilizce "to be",Latince "esse" fiilleri örnek verilebilir.

İsim tamlaması; aralarında anlamca ilgi bulunan, biri diğerini iyelik (sahiplik) yönünden bütünleyen, en az iki farklı isimden meydana gelmiş kelime grubu. İsim tamlamalarında birinci sözcük grubuna tamlayan, ikinci sözcük grubuna tamlanan denir. Aşağıdaki tabloda isim tamlamalarına çeşitli örnekler verilmiştir:

İsim soylu kelimeler; cümlede isim gibi davranabilen, bazıları ismin hâllerini alabilen veya isim yerine kullanılan, fiil bildirmeyen kelimeler. Türkçedeki isim soylu kelimeler şunlardır:

Şahıs eki veya kişi eki, yüklemin kişisini (özneyi) belirten ek. Fiil kiplerine veya ek-fiillere eklenerek işin veya oluşun kim tarafından gerçekleştirildiğinin anlaşılmasını sağlayan eklerdir.

İlgi eki veya tamlayan eki, dil bilgisinde bir varlığın kime ait olduğunu bildiren bu ek, Türkiye Türkçesinde ünsüzle biten ad kök ve gövdelerine {+In} "-ın, -in, -un, -ün" ve ünlüyle bitenlerden sonra {+nIn} "-nın, -nin, -nun, -nün" şekillerine sahiptir. Bu ek, sözcüklerin genitif hâlini oluşturmakta kullanılır. Sadece "ben" ve "biz" zamirlerine eklendiğinde -im şekline dönüşür. Belirtili isim tamlamalarında ilk sözcüğe (tamlayana) eklendiği için tamlayan eki olarak da bilinir. "i" harfi, büyük ve küçük ünlü uyumuna uyacak şekilde dar ünlülerden birine dönüşebilir:

Sıfat tamlaması; bir ismin önüne isim ile ilgili bilgi veren sıfatların eklenmesi ile oluşturulmuş kelime grubudur. Sıfat tamlamaları bir ismin işaret ettiği varlık veya kavramın adedi, biçimi, rengi, durumu, konumu vs. hakkında bilgi verir. Örnekler:

İlgi zamirleri, Türkçede aitlik eki -ki ile oluşturulan zamirlerdir. Bu nedenle zaman zaman aitlik eki ve ilgi zamiri kavramları eş anlamlı olarak kullanılır. İlgi zamiri belirtili isim tamlamalarında ikinci kısmın (tamlananın) yerine geçer.

Anlatım bozuklukları, yazılı veya sözlü anlatımda karşılaşılan hatalardır. Bu hatalar yapısal (dilbilgisel) veya anlam ve mantık bakımından olabilir. Öge eksikliği, ek eksikliği gibi yapısal bozukluklara "bağlaşıklık hataları"; gereksiz sözcük kullanımı, yanlış sözcük kullanımı gibi anlamsal bozukluklara ise "bağdaşıklık hataları" denir.

Sorani dilbilgisi, Irak ve İran'da konuşulan bir Kürtçe lehçesi olan Soranicenin dilbilgisidir.

<span class="mw-page-title-main">Arapça dilbilgisi</span> Arapça dil kuralları

Arapça dilbilgisi Arap dilinin yapısını inceler. Arapça bir Sami dili olmakla birlikte diğer Sami dillerin dilbilgisi kurallarıyla benzerlik göstermektedir.

Esperanto dilbilgisi, kuralları aşırı şekilde düzenli olması için tasarlanmıştır. Eklemeli bir dil olan Esperanto'nun kelime dağarcığı Hint-Avrupa dil ailesi, özellikle de Latin, Slav ve Germen dilleri esas alınarak hazırlanmıştır. Esperanto serbest cümle dizimine sahiptir, cümledeki ögelerin yerleri değiştirildiğinde cümlenin anlamı değişmez.