İçeriğe atla

Yıldız ışıltısı

Yıldız ışıitısı Astronomide bir gökcisminin yaydığı ışık akısıdır. Bu akı logaritmik ölçekte gösterilir. Kimi kaynaklarda ışıltı yerine büyüklük de denilmektedir. Ancak, burada büyüklük sözüyle, hacim değil, ışık akısı kastedilmektedir.

Elektromanyetik akı ve ışık akısı

Doğadaki bütün ışık kaynakları geniş bir tayf üzerinde ışınım yaparlar. Işınımın tamamına elektromanyetik ışınım denilir. Ancak, insan gözü bu ışınımın sadece 380-740 nm dalga boyları arasında kalan dar bir bölgesine duyarlıdır. Tayftaki bu bölgeye ışık bölgesi ya da optik bölge denilebilir. Bu sebepten, bir kaynağın ışınımı için, gözle görülen (visual) ve toplam ışınım (balometric) tanımları yapılmalıdır. Burada gözle görülen ışınım üzerinde durulmaktadır.

Uzaklık ve ışınım

Yıldızların gözlediğimiz ışıltılarının farklı farklı oluşunun birbirinden bağımsız iki sebebi vardır.

1.Yıldızların uzaya yaydıkları ışık akısı her yıldızda farklı farklıdır.

2.Yıldız uzaklıkları da farklı farklıdır. Doğal olarak görülen ışıltı uzaklığın karesi ile azalır.

Gözlemlenen parlak bir yıldızın gerçekten büyük olduğu için mi, yoksa yakın olduğu için mi parlak göründüğünü uzaklık bilgisi olmaksızın, anlamak mümkün değildir. Mesela, kış göğündeki Rigel parlak bir yıldızdır. Ancak Rigel’in güney doğusunda gözlemlenen Sirius (ya da Akyıldız) daha da parlak görünür. Ne var ki, gerçekte Rigel Sirius’ten yaklaşık olarak 1800 defa daha parlaktır. Sirius’ün daha parlak görünmesinin sebebi Dünya’ya Rigel’den çok daha yakın oluşudur. Yapılan en son ölçümlere göre Rigel Sirius’ten yaklaşık 90 defa daha uzaktır. Gözlemlenen ışıltı uzaklığın karesi ile azaldığına göre, bu durum Dünya’ya gelinceye kadar Rigel ışıltısının Sirius ışıltına göre yaklaşık olarak (90² =) 8100 defa zayıfladığı anlamına gelir.

İlk çağda yıldız ışıltıları

İlkçağda yıldızların farklı uzaklıklarda oldukları bilinmiyordu. Ama ışıltı farklılığı için bir ölçek geliştirilmişti. İznik doğumlu Hipparchus (MÖ 190-120) hava ve ışık kirliliğinin olmadığı ortamda keskin görüşlü bir insanın çıplak gözle binlerce yıldız sayabildiğini görerek bu yıldızları altı sınıfa ayırdı. En parlak yıldızlar birinci derece, güçlükle görülebilen yıldızlar ise altıncı dereceydi.

Logaritmik ölçekte görünür ışıltı

Günümüz astronomları da temelde bu sınıflandırmayı esas alırlar. Tabii, geçmişte göz kararıyla yapılan sınıflandırma günümüzde duyarlı ölçü aletleriyle yapılmaktadır. 1856 yılında İngiliz astronom Norman Robert Pogson (1829-1891) tarafından geliştirilen bu sınıflandırmada öncelikle bir dayanak ışık kaynağı saptanmıştır. Bu kaynak yaz göğündeki Vega yıldızıdır. Vega parlak bir yıldız olduğu gibi, yaz ortasında bilimin geliştiği Kuzey yarı kürenin ılıman bölgelerinde tam tepe noktasına gelen bir yıldızdır ve gözlemlenmesi çok kolaydır. Pogson diğer yıldızların ışıltılarını Vega’ya göre hesaplarken, logaritmik bir ölçek kullandı. Buna göre, ölçekte her ışıltı bir öncekinden ne kadar küçükse, bir sonrakinde de o kadar büyüktür. Kademelerin birimi kadir (magnitude) dir. Buna göre dayanak olan Vega’nın ışıltısı da 0. kadirdir. (Aslında sistem oturduktan sonra Vega ışıltısı üzerinde yapılan gözlemler Vega ışıltısının tam olarak 0 değil, 0.03 olduğunu göstermiştir.Bu sebepten, artık dayanak sanal bir kaynaktır. Ancak fark çok küçüktür ve çok duyarlı olmayan hesaplar için Vega ışıltısı 0 kadir sayılmağa devam edilebilir.)

Şayet I yıldız ışıltısının Vega ışıltısına olan oranı, t logaritma tabanı ve m de kadir ise,

Dikkat edilirse, bu denklem Vega’dan parlak yıldız için negatif değer verir. Logaritmanın tabanını (t) bulmak için, ışıltısı Vega ışıltısının sadece yüzde biri kadar olan bir yıldızın ışıltısı beşinci kadir olarak atanmıştır.

t = 2.512 sayısı astronomik logaritmanın tabanıdır. Fakat bu tabana göre hazırlanmış tablo olmadığından, logaritmik eşitliklerden yararlanılır.

Ya da 10 tabanı yazılmadan;

Görünür kadir ne kadar küçükse, yıldız da o kadar parlaktır. Hatta görünür ışıltısı Vega’dan fazla olan yıldızlar (en başta Güneş) kadir cinsinden negatif ışıltı düzeylerine sahiptir.

Logaritmik ölçekte mutlak ışıltı

Yıldızlar farklı farklı uzaklıklarda olduklarına göre, gözlemlenen ışıltıda yıldızın uzaya yaydığı ışık akısının yanı sıra, uzaklığın da rolü vardır. Mutlak ışıltı yıldız ışıltılarının uzaklığa göre düzeltilmiş halidir.

Mutlak ışıltı (gerçek, uzaklığa göre düzeltilmiş, absolute) ışıltı J ile, uzaklık r ile ve kadir cinsinden mutlak ışıltı M ile gösterilirse,

Görünür ve mutlak ışıltı arasındaki ilişki ise,

Bu ilişki logaritmik olarak da yazılabilir:

Yukarıda M bir yıldızın mutlak ışıltı düzeyi, m ise görünür ışıltı düzeyidir. Bu ilişkilerin anlam taşıması için uzaklık birimlerinin de tarif edilmesi gerekir. Birim olarak 10 parsek, yani 32.61 ışık yılı kullanılır. (Parsek astronomların tercih ettiği bir uzunluk ölçüsüdür.) Uzaklık ışık yılı olarak verilirse, mutlak ışıltı düzeyi ;

Görünür ışıltıları ve uzaklıkları bilinen yıldızların mutlak ışıltıları hesaplanabilir. Sirius’ün uzaklığı 8.6 ışık yılı, görünür ışıltı düzeyi de -1.46 kadirdir. Rigel’in uzaklığı (yaklaşık olarak) 775 ışık yılı, görünür ışıltı düzeyi ise 0.18 kadirdir.

Güneş’in görünür ışıltı düzeyi -26.74 kadir, uzaklığını ise 149 600 000 km dir. Fakat bu uzaklığı ışık yılı cinsinden vermek gerekir.

Güneş’in mutlak ışıltısının 4.83 oluşu 32.6 ışık yılı uzaktan Güneş’in çok solgun görüneceği anlamına gelir.

Yıldızlar arasında ışıltı oranı

İki yıldız arasındaki mutlak ışıltı oranı da, bu yolla bulunabilir. Birinci yıldızın ikinci yıldıza göre mutlak ışıltısı;

Mesela Sirius’ün Güneşe göre mutlak ışıltısı ;

Paralaks yoluyla mutlak ışıltı

Paralaks astronomide altı ay ara ile gözlemlenen yıldızın arka fona göre açı değişikliğidir. Paralaks ne kadar büyükse, yıldız da o kadar yakındır. Bir başka deyişle paralaks yıldız uzaklığının bir fonksiyonudur. Saniye cinsinden paralaks p ile verilirse,

Ayrıca bakınız

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kinetik enerji</span> bir cismin harekiyle oluşan enerji

Kinetik enerji, fiziksel bir cismin hareketinden dolayı sahip olduğu enerjidir.

Benzinli motorda, yanma sabit hacimde gerçekleşir, dizel motorda ise yanma sabit basınçta gerçekleşir. Karma çevrimde ise günümüz modern dizel motorlarında olduğu gibi, yanmanın ilk aşaması sabit hacime yakın, son aşaması ise sabit basınca yakın gerçekleşmektedir. Bu yüzden ısının bir miktarının sabit hacimde, geri kalan kısmının da sabit basınçta sisteme verildiği bu çevrime karma çevrim denir.

<span class="mw-page-title-main">Kadir (astronomi)</span> Dünyadan görülebilen gökcisimleri için parlaklık ölçüsü birimi

Kadir, bir yıldızın veya Dünya'dan gözlemlenen diğer astronomik cisimlerin parlaklığının bir ölçüsüdür. Bir cismin görünür büyüklüğü, onun içsel parlaklığına, Dünya'dan uzaklığına ve gözlemcinin görüş hattı boyunca yıldızlararası tozun neden olduğu cismin ışığının sönmesine bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gama fonksiyonu</span>

Gama fonksiyonu, matematikte faktöriyel fonksiyonunun karmaşık sayılar ve tam sayı olmayan reel sayılar için genellenmesi olan bir fonksiyondur. Г simgesiyle gösterilir.

<span class="mw-page-title-main">İş (fizik)</span>

Fizikte, bir kuvvet bir cisim üzerine etki ettiğinde ve kuvvetin uygulama yönünde konum değişikliği olduğunda iş yaptığı söylenir. Örneğin, bir valizi yerden kaldırdığınızda, valiz üzerine yapılan iş kaldırıldığı yükseklik süresince ağırlığını kaldırmak için aldığı kuvvettir.

<span class="mw-page-title-main">Güç (elektrik)</span>

Elektriksel güç, elektrik enerjisinde elektrik devresi tarafından taşınan güç olarak tanımlanır. Gücün SI birimi watt'tır. Elektrikli cihazların birim zamanda harcadığı enerji miktarı olarak da bilinir. 1 saniyede 1 joule enerji harcayan elektrikli alet 1 watt gücündedir.

Elektriksel gücün tanımı aşağıdaki gibidir.

<span class="mw-page-title-main">Rigel (yıldız)</span> Yıldız

Rigel Orion burcundaki bir yıldız. Bu burcun en parlak yıldızıdır ve kuzey göğünde kışın Sirius yıldızından sonraki en parlak yıldızdır. Normal olarak Rigel'in olarak adlandırması gerekirdi. Bir görüşe gore ayni burçtaki değişken dev Betelgeuse 19. yüzyılda bugünkünden daha parlak olduğu için Rigel bu şekilde adlandırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Jeostatik yörünge</span> ekvator üstünde bulunup Dünyanın dönüşünü takip eden yörünge

Jeostatik yörünge ya da Yer sabit yörünge, Dünya’nın çevresinde Dünya ile aynı dönme süresine sahip ve yerden bakılınca uzayda konumu sabit olan yapay uydu için hesaplanan yörünge. Yer sabit yörünge için yer yüzeyinden itibaren yükseklik sınırı 35.786 kilometredir. Bu yörüngede yer alan bir cisim, yerdeki sabit bir gözlemciye gökyüzündeki sabit bir nokta şeklinde görülecektir.

Genlik, periyodik harekette maksimum düzey olarak tanımlanabilir. Genlik, bir dalganın tepesinden çukuruna kadar olan düşey uzaklığın yarısıdır. Genlik kavramı ışık, elektrik, radyo dalgaları gibi konuları da kapsayan fen bilimleri alanında kullanılır.

Yansıma Elektronikte radyo frekans devrelerinde ölçülen bir büyüklüktür.

Işık akısı bir fiziksel niceliktir ve insan gözünün algıladığı ışık gücünün miktarını ifade eder. Bu tariften de anlaşıldığı gibi, ışık akısı hem ışınım yapan kaynağın gücüne hem de insan gözünün özelliğine bağlıdır. SI birimi MKS sisteminde lumen dir.

Bir ışık kaynağı tarafından aydınlatılan birim yüzeye düşen ışık akısının miktarı. (Illuminance) Birimi MKS sisteminde lüks, CGS sisteminde ise phot'tur.

Gökbilimde yüzey parlaklığı, gökadalar ve bulutsular gibi geniş cisimlerin veya gece gökyüzü arka planının, birim başına görünür büyüklüğü veya akı yoğunluğu miktarıdır. Bir nesnenin yüzey parlaklığı, yüzey parlaklığı yoğunluğuna, yani birim yüzey alanı başına yayılan aydınlatma gücüne bağlıdır. Görünür ve kızıl ötesi gökbilimde yüzey parlaklığı, belirli bir filtre bandında veya fotometrik sistemde, genellikle yay-saniye kare başına büyüklük olarak verilir.

Admittans elektrik mühendisliğinde karmaşık iletkenlik anlamına gelir. Admittans ile empedans çarpımı 1 dir. Admittans Y ile gösterilir. Birimi MKS sisteminde siemens (S)'dir. Kimi eski kitaplarda S yerine mho birimi de kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Elektromanyetik alan</span>

Elektromanyetik alan, Elektrik alanı'ndan ve Manyetik alan'dan meydana gelir.

<span class="mw-page-title-main">Kappa Orionis</span>

Kappa Orionis, Avcı takımyıldızı yönünde yaklaşık olarak 645 ışık yılı uzaklıkta bulunan B-tipi mavi bir süperdev yıldızdır. Takımyıldızın en parlak altıncı yıldızıdır ve Avcı'nın ana dörtgenini oluşturan yıldızların güneydoğu köşesinde yer alır. Geleneksel adı Saif, Arapça سیف الجبّار saif el jabbardan gelir ve Dev'in kılıcı anlamındadır. Bu isim aslında Eta Orionis için söylenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Seyfert galaksisi</span> Galaksi

Seyfert Galaksileri, kuasarlar içinde aktif galaksiler içinde en büyük iki gruptan birini teşkil eder. Bunlar, kuasarlardan farklı olarak, ev sahibi galaksileri kolayca tespit edilebilen, yüksek iyonizasyon emisyon hatları ortaya çıkartan spektrumları olan oldukça yüksek yüzey parlaklıkları ile kuazar benzeri çekirdeklere sahiptirler.

Stefan Boltzmann yasası bir nesnenin sıcaklığı ile yaptığı ışınım arasındaki ilişkiyi veren bir fizik yasasıdır. Josef Stefan (1835-1893) bu ilişkiyi ortaya koymuş, öğrencisi Ludwig Boltzmann (1844-1906) ise ilişkinin kuramsal temelini oluşturmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Büyüklük (astronomi)</span> astronomik bir nesnenin parlaklığının logaritmik ölçüsü

Astronomide büyüklük, belirli bir geçirim bandında genellikle görünür veya kızılötesi spektrumda, ancak bazen tüm dalga boylarında bir nesnenin parlaklığının boyutsuz bir ölçüsüdür. Nesnelerin büyüklüğünün kesin olmayan ancak sistematik bir tespiti, Hipparkos tarafından antik çağlarda tanıtılmıştır.