İçeriğe atla

Yusuf Sinan Paşa

Cığalazade Yusuf Sinan Paşa
Osmanlı Sadrazamı
Görev süresi
27 Ekim 1596 - 5 Aralık 1596
Hükümdar III. Mehmed
Yerine geldiğiDamat İbrahim Paşa
Yerine gelenDamat İbrahim Paşa
Kişisel bilgiler
Doğum 1545
Messina, İtalya
Ölüm 1606 (60-61 yaşlarında)
Diyâr-ı Bekr

Cığalazade Yusuf Sinan Paşa ya da Cağaloğlu Yusuf Sinan Paşa (d. 1545 - ö. 1606) (1545-1605) III. Mehmed saltanatı döneminde 1591-1595 ve 1599-1604 yılları arasında toplam 10 yıl Kaptan-ı Deryalık, 27 Ekim 1596-5 Aralık 1596 tarihleri arasında da bir ay dokuz gün Sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. İstanbul'daki Cağaloğlu semti ve Bağdat'ta yaptırdığı Cığalazade Hanı onun ismini taşımaktadır.

Yaşamı

Cığalazade Yusuf Sinan Paşa 1545 yılında Sicilya'nın Messina kentinde yaşayan aslen Cenevizli olan zengin Cicala ailesinin çocuğu olarak Messina'da dünyaya geldi.[1] Doğduğu zamanki ismi Scipione Cicala idi. 1560 yılında Tunus açıklarında Osmanlılarla Haçlı donanması arasında yapılan Cerbe Deniz Savaşı sırasında babasıyla birlikte Osmanlılara esir düştü ve İstanbul'a getirildi. Babası serbest kalıp Messina'ya geri döndüyse de kendi İstanbul'da kalarak devşirme okulunda yetiştirildi. Türkçe isim olarak Yusuf Sinan ismini aldı. İtalyanca aile isminden dolayı yaşamının geri kalan bölümünde Cığalazade lakabıyla tanındı.

Osmanlı Devleti hizmetinde yükselişi

Yusuf Sinan önce sarayda silahtar ve kapıcıbaşı görevlerini yaptı. Sonra yeniçeri ağalığına yükseldi. 1583 yılında vezir oldu ve Revan (Erivan) beylerbeyliğine tayin edildi. 1585 yılında Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Tebriz'i zaptında hazır bulundu. Dönüş yolunda Osman Paşa'nın rahatsızlanması (30 Ekim 1585'te öldü) üzerine komutayı devraldı ve Osmanlı ordusunu baskına uğratmaya çalışan Hamza Mirza komutasındaki Safevî ordusunu 28 Ekim'de Şenbigazan, 30-31 Ekim'de ise Mayan Muharebesinde mağlup ederek ordunun salimen kışlaklara dönmesini sağladı.

1591 yılında Uluç Hasan Paşa'nın ölümü üzerine Kaptan-ı Derya tayin edildi.

Padişah III. Mehmet'in yanında Eğri Seferine kumandan olarak katıldı. 26 Ekim 1596'da kazanılan Haçova Muharebesinde gösterdiği başarılardan dolayı sadrazamlığa getirildi. Ancak savaş meydanından kaçan bazı tımarlı sipahileri şiddetle cezalandırması ve Kırım hanı II. Gazi Giray’ı görevden alması huzursuzluklara yol açtı. Ayrıca görevden alınan Damat İbrahim Paşa'yı tekrar göreve geri getirmek isteyenlerin baskısıyla sadrazamlığa getirilmesinden 40 gün sonra görevden alındı.

Bir süre devlet hizmeti dışında kalan Yusuf Sinan Paşa 1599'da ikinci defa Kaptan-ı Deryalığa getirildi.

İran cephesi Seraskerliği ve ölümü

1604'da 1 yıl önce başlamış olan 1603-1611 Osmanlı-İran Savaşı'nın kumandanlığına getirildiyse de, dönemin koşullarında sefere çıkmak için geç bir tarih olan 15 Haziran 1604’te İstanbul’dan hareket etti ve 8 Kasım’da Kars önlerine vardı. İran'ın ele geçirdiği toprakları geri almanın yanı sıra, Celali isyancılarını da bastırmak amacını taşıyan Sinan Paşa isyancılarla çatışmaktansa onları orduya dahil etme yöntemini benimsedi. Yusuf Paşa Kars'a ilerlerken bölgedeki İran ordusu da geleneksel olduğu üzere yakıp yıkma taktiğini uyguladı ve Osmanlı ordusunu beraberinde getirdiğinin haricinde her türlü erzaktan yoksun bıraktı. Osmanlı ordusu Revan'ı aşarak İran ordusunun peşine düştüyse de Osmanlı ordusunu İran içlerine çekmek isteyen Şah Abbas'ı başgösteren erzak sıkıntısı ve soğuk havaların başlaması nedeniyle sonuna kadar takip edemedi.

Ardından ordu kışlamak üzere Doğu Anadolu'ya dağılırken, Yusuf Paşa da komutanlık karargahını 1604-1605 kışında Van'a kurdu. Şah Abbas ise 1605 Mayıs ayında Van'daki birliklerin azlığını fark ederek, Allahverdi Han komutasındaki bir birliğini bu kentin üzerine gönderdi. Yusuf Sinan Paşa'nın bu harekâtı İran ordusu Van'a bir günlük mesafedeyken öğrenmesi gerekli hazırlıkların yapılmasını engelledi. Müteferrikabaşı Handan Ağa'nın esir düştüğü ilk çarpışmalar sonucunda Osmanlı ordusu tamamen Van Kalesi'ne sığındı ve kuşatma altında kaldı. Allahverdi Han Mehmed Paşa'nın Erzurum'dan yardım getirdiğini öğrenince Karçakay Han komutasındaki bir süvari birliğini bu yardımı engellemek amacıyla gönderdi. Osmanlılar kuşatanlarının sayısının azaldığını görerek huruç harekâtına yöneldiyse de kuşatmayı yaramadılar.Karçakay Han'ın Mehmed Paşa'yı durdurduğu haberinin de gelmesi üzerine, Yusuf Sinan Paşa Van'daki ordunun komutasını Şems Bey'e bırakarak tekneyle Adilcevaz'a kaçtı ve oradan Hasankale'ye geçti. Allahverdi Han Sinan Paşa'yı yakalamak üzere Adilcevaz ve Erciş'e ilerlediyse de, Sinan Paşa'nın çoktan Hasankale'ye ilerlediğini öğrenerek geri çekildi ve Van kuşatmasını da kaldırarak Hoy'da bulunan Şah Abbas'a katıldı.

Bölgedeki Kürt emirlerinden de asker desteği alarak ordusunu tekrar toplayan Yusuf Sinan Paşa 1605 sefer mevsiminde Tebriz'i geri almak üzere yürüdü. Yusuf Sinan Paşa'nın planı Tebriz'den sonra Erdebil'i ele geçirmek, Şirvan'da kışladıktan sonra 1606'da nihaî darbeyi vurmaktı. Bununla birlikte, Tebriz'e doğru ilerlerken Urmiye Muharebesi'nde Şah Abbas komutasındaki büyük bir yenilgiye uğradı (9 Eylül).

Yusuf Sinan Paşa yanındaki kuvvetlerle önce Van'a, oradan da Diyarbakır'a çekildi. Burada Urmiye Muharebesi alanına büyük bir kuvvetle yardıma gelen Halep Beylerbeyi Canbolatoğlu Hüseyin Paşa’yı geç kaldığı bahanesiyle idam ettirdi (Bu idamın ardından çıkan ayaklanma sonucunda Canbolatoğlu Ali Paşa, Halep, Trablusşam ve Şam'ı ele geçirerek bağımsız bir idare kurdu). Sinan Paşa'nın kendi de bir süre sonra 1606 Şubat ayının ilk günlerinde hayatını kaybetti.

Mirası

Cığalazade Yusuf Sinan Paşa İstanbul'un Cağaloğlu semtinde bir saray ve hamam inşa ettirdi. O yüzden bu semt Cığalazade ya da Cığalaoğlu adıyla anılmaya başladı. Zamanla Cığalazade, Cağaloğlu olarak değişti ve bu semtin adı olarak günümüze kadar ulaştı. Yusuf Sinan Paşa'nın inşa ettirdiği hamam 1741 yılında yeniden inşa edilerek Cağaloğlu Hamamı adıyla günümüze kadar gelmiştir. Ayrıca Yusuf Sinan Paşa'nın 1590 yılında Bağdat'ta inşa ettirdiği Cığalazade Hanı da Han-ı Zürur adıyla ayakta durmaktadır.

Popüler kültürdeki yeri

Star Tv de yayınlanan Muhteşem Yüzyıl Kösem dizisinde Hakan Salınmış canlandırmıştır.

Kaynakça

  1. ^ Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, (1954) Osmanlı Tarihi III. Cilt, 2. Kısım, XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar), Ankara: Türk Tarih Kurumu (Altıncı Baskı 2011 ISBN 978-975-16-0010) say.354-357

Dış bağlantılar

  • Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, (1954) Osmanlı Tarihi III. Cilt, 2. Kısım, XVI. Yüzyıl Ortalarından XVII. Yüzyıl Sonuna kadar), Ankara: Türk Tarih Kurumu (Altıncı Baskı 2011 ISBN 978-975-16-0010) say.354-357
  • Danişmend, İsmail Hâmi (1971), Osmanlı Devlet Erkânı, İstanbul:Türkiye Yayınevi.
  • Tektaş, Nazım. (2009), Sadrâzamlar - Osmanlı'da İkinci Adam Saltanatı. İstanbul:Çatı Kitapları. ISBN 9789758845000
Siyasi görevi
Önce gelen:
Damat İbrahim Paşa

Osmanlı Sadrazamı

27 Ekim 1596 - 5 Aralık 1596
Sonra gelen:
Damat İbrahim Paşa
Askerî görevi
Önce gelen:
Kılıç Ali Paşa
Kaptan-ı Derya
17 Temmuz 1591 - 25 Haziran 1595
Sonra gelen:
Damat Halil Paşa
Önce gelen:
Damat Halil Paşa
Kaptan-ı Derya
8 Nisan 1598 - 24 Ocak 1605
Sonra gelen:
Kubad Mustafa Paşa


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Serdar Ferhat Paşa</span> 43. Osmanlı sadrazamı

Serdar Ferhat Paşa, III. Murad saltanatı döneminde 1 Ağustos 1591-4 Nisan 1592 tarihleri arasında yaklaşık sekiz ay, 16 Şubat 1595-7 Temmuz 1595 tarihleri arasında da yaklaşık dört ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Sokolluzade Lala Mehmed Paşa I. Ahmed saltanatı döneminde 26 Temmuz 1604 - 21 Haziran 1606 tarihleri arasında bir yıl on ay yirmi altı gün sadrazamlık yapmış ve devletin çeşitli kademelerinde hizmet vermiş bir Osmanlı devlet adamıdır. 1595 yılında dokuz gün sadrazamlık yapmış Tekeli Lala Mehmed Paşa ile karıştırılmamalıdır.

<span class="mw-page-title-main">İran-Osmanlı savaşları</span> 16. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar İran ve Osmanlı arasında süren bir dizi savaş

İran-Osmanlı Savaşları, 16 ilâ 19. yüzyıl arasında Osmanlı İmparatorluğu ile İran'da otoriteyi elinde bulunduran birbirinin devamı niteliğindeki çeşitli hanedanlar arasında gerçekleşmiştir. Osmanlılar ile İran arasındaki ilk savaş 1514 Çaldıran Muharebesi'dir. Son savaş ise 1821-1823 Osmanlı-İran Savaşı'dır.

<span class="mw-page-title-main">1623-1639 Osmanlı-Safevî Savaşı</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Safevi Devleti arasında 1623-1639 yılları arasında yapılmış savaş

1623-1639 Osmanlı-Safevî Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında, Irak meselesi için çıkan savaş.

<span class="mw-page-title-main">1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı</span> 1593-1606 yıllarında Osmanlı Devleti ile Kutsal Roma Imparatorluğu arasında yaşanan savaş

1593-1606 Osmanlı-Avusturya Savaşı ya da genel tarih kaynaklarındaki kullanımlarda Long Turkish War, Osmanlı Devleti ile Kutsal Roma İmparatorluğu arasında sınır çatışmalarının artması ve Bosna Beylerbeyi Telli Hasan Paşa'nın 1593 yılında Kulpa'da ağır yenilgiye uğraması sonucunda başlayan savaş.

Kuyucu Murad Paşa, I. Ahmed döneminde 11 Aralık 1606 - 5 Ağustos 1611 arasında sadrazam olmuş bir Osmanlı devlet adamıdır. 1585 Tebriz Seferi esnasında Safevilere esir düşmüştür. 1607-1608 yılları arasında 100 yıllık celali isyanlarını sona erdirmiştir. Bu süre içinde öldürdüğü toplam celali isyancı sayısının 60.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">1578-1590 Osmanlı-Safevî Savaşı</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Safevi Devleti arasında 1578-1590 yılları arasında yapılmış savaş

1578-1590 Osmanlı-Safevî Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında tüm Kafkaslar ile Güney Azerbaycan'da cereyan eden ve Osmanlıların zaferiyle sonuçlanan savaş.

Urmiye Muharebesi, 1603-1618 Osmanlı-Safevî Savaşı'nda bir evre. Muharebe İran ordusunun galibiyetiyle sonuçlanmıştır.

Pül-i Şikeste Muharebesi ya da Serav Muharebesi, Kırıkköprü Muharebesi, 1603-1612 Osmanlı Safevi Savaşı'nda bir evre. Muharebe Safevi ordusunun galibiyetiyle sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Revan Kuşatması (1616)</span>

Revan Kuşatması, 1615-1618 Osmanlı Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Osmanlı ordusunun başarısızlığıyla sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Tebriz Kuşatması (1603)</span>

Tebriz Kuşatması, 1603-1612 Osmanlı Safevi-Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Tebriz'in 18 yıl sonra tekrar Safevilerin idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Revan Kuşatması (1603-1604)</span>

Revan Kuşatması, 1603-1618 Osmanlı-Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Revan'ın 21 yıl sonra tekrar İran idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır.

Gence Kuşatması, 1603-1612 Osmanlı-Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Gence'nin 18 yıl sonra tekrar İran idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Şamahı Kuşatması (1607)</span>

Şamahı Kuşatması, 1603-1612 Osmanlı-Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuşatma Safevi ordusunun başarısıyla ve Şamahı'nın 28 yıl sonra tekrar İran idaresine geçmesiyle sonuçlanmıştır. Kuşatma sırasında Bakü ve Derbent de İran ordusuna teslim olmuş, Safevî Devleti bu sayede Azerbaycan ve Dağıstan'da yeniden hakimiyet kurmuştur. Bu itibarla, Safevîler 1578-1590 Osmanlı-Safevî Savaşı sonucunda kaybettikleri tüm toprakları 1603-1607 arasında geri almayı başarmışlardır.

Tebriz Seferi, 1603-1612 Osmanlı-Safevi Savaşı'nda bir evre. Kuyucu Murat Paşa komutasındaki Türk ordusu Tebriz'e kadar ilerleyip Acıçay civarında İran ordusuyla karşı karşıya geldiyse de taraflar arasında herhangi bir çarpışma olmadı ve Türk ordusu kışlamak üzerine geri çekildi. 1611 yılında tekrar sefere çıkmaya hazırlanan Murat Paşa'nın ölümüyle iki ülke arasındaki barış müzakereleri hız kazandı ve 1612 yılında dokuz yıldır süren savaşa son veren Nasuh Paşa Antlaşması imzalandı.

<span class="mw-page-title-main">Revan Kuşatması (1724)</span>

Revan Kuşatması, 1723-1727 Osmanlı-İran Savaşı'nda evre, Ahmed Arifî Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Safevî Devleti'nin elindeki Revan kalesini 24 Haziran-28 Eylül 1724 tarihleri arasında kuşatarak büyük bir zafer sonunda ele geçirmesiyle sonuçlanan askerî mücadele.

<span class="mw-page-title-main">Alvar Muharebesi</span>

Alvar Muharebesi ya da Alivar Muharebesi, 1578-1590 Osmanlı-Safevî Savaşı'nda evre, Özdemiroğlu Osman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu 21 Eylül 1585'te Hamza Mirza komutasındaki Safevî ordusunu mağlup ederek 25 Eylül 1585'te Tebriz'i ele geçirdi.

<span class="mw-page-title-main">Tebriz Kuşatması (1585-1586)</span>

Tebriz Kuşatması, 1578-1590 Osmanlı-Safevî Savaşı'nda evre. Safevî ordusu 25 Eylül 1585 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu'nun ele geçirdiği eski başkenti Tebriz'i geri almak amacıyla kenti 10 ay boyunca kuşattıysa da kaleyi zaptedemediği gibi, 1586 yazında Osmanlı ordusunun bölgeye yeniden gelme ihtimali üzerine kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Salmas Muharebesi (1616)</span>

Salmas Muharebesi, 1615-1618 Osmanlı-Safevî Savaşı'nda evre.

Frenk Cafer Paşa, 1605 ve 1606-1608 dönemlerinde kaptan-ı deryalık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.