İçeriğe atla

Yunanistan'ın işlediği savaş suçları

Yunan işgali sırasında tecavüze uğrayıp ardından el bombası ile yaralanan 13 yaşındaki Hayriye.

Yunanistan'ın işlediği savaş suçları, Yunanistan'ın tarih boyunca savaş kurallarına aykırı olarak işlediği suçlardır.

Anadolu'nun işgali sırasında sivillerin katledilmesi

15 Mayıs 1919'da başlayan Yunan işgali ile beraber Türklere ve Müslümanlara yönelik katliam, etnik temizlik ve yağma başladı. Bu katliamlar işgalin son gününe kadar devam etti. Yunanistan, özellikle Anadolu'dan geri çekildiği tarihlerde yakma ve yıkma politikası izledi.[1] İşgalin bitişine kadar sadece Batı Cephesi'nde 640.000 sivil Yunan Ordusu tarafından katledildi.

Yalova Katliamı

Mayıs 1921'de Yunan Ordusu askerleri sistematik bir şekilde binlerce sivili katletmiş,[2] 27 köyü yakmıştır.[3] Katliamı inceleyen heyetin başkanı Maurice Gehri'ye göre, yaklaşık 6.000, Osmanlı kaynaklarına göre yaklaşık 9100 insan katledilmiştir.[4]

Maurice Gehri başkanlığındaki heyet gerekli incelemelerden sonra şu sonuca varmıştır:[5]

"Belirgin ve düzenli bir yöntemle köylerin imhası takip edilmiş görünüyor, grup ardından grup, son iki aylık sürede ... Türk köylerini ve Müslüman nüfusu imha etmek için sistematik bir plan var. Bu plan Yunan talimatları altında, Rum ve Ermeni çeteleri tarafından yürütülmektedir ve hatta bazen düzenli (Yunan) birliklerinin yardımı ile."

Eli kesilmiş bir çocuk. (Yalova Katliamı)

Menemen Katliamı

17 Haziran 1919'da İzmir'in Menemen köyünde Yunanistan Silahlı Kuvvetleri askerlerinin Türklere yaptığı etnik temizlik ve katliamdır.[6] Fransız subayların bildirdiğine göre katliamda en az 200 Türk katledildi ve 200'den fazla Türk yaralandı.[7] Amiral John de Robeck deyimiyle İzmir mezbaha haline gelmiştir.[8]

Yunan Ordusu İzmir'i işgal ettiğinde Hrisostomos Kalafatis, Yunan askerlere şu konuşmayı yapmıştır:[9]

"Asker evlatlarım, Helen çocukları, bugün ata topraklarını yeniden fethetmekle İsa’nın en büyük mucizesini göstermiş oluyorsunuz. Bu uğurda ne kadar Türk kanı döküp içerseniz o kadar sevaba girmiş olacaksınız. Ben de bir bardak Türk kanı içmekle onlara olan kin ve nefretimi teskin etmiş olacağım. Haydi buyurunuz, bütün azizler sizin arkanızda olacak. Atalarınızın toprakları sizleri bekliyor!"

İzmit Katliamı

24 Haziran 1921'de meydana gelen katliamda, şehir yağmalanmış, yakılmış ve Türkler katledilmiştir. İngiliz gazeteci Arnold Joseph Toynbee'nin tahminine göre 300'den fazla sivil Türk o gün öldürüldü. Arnold Joseph Toynbee, 29 Haziran 1921 günü İngiliz parlamentosu Yunan çekilmesini ve olası zulümleri tartışmıştır.[10]

Toynbee, katliam hakkında şunları söylemiştir:[11]

"Haziran 1921 günü karımla birlikte üniformalı Yunan birliklerinin bir neden olmaksızın İzmit Körfezi'nin güney kıyılarında yaptıkları kundakçılığa tanık olduk."

Karatepe Katliamı

19 Şubat 1922 günü Aydın'ın Karatepe köyünde meydana gelen katliamdır.[12] Köyün insanları korkudan camilere sığınınca, Yunan askerleri, hamile kadınlar, bebekler, çocuklar ve yaşlılar da[13] dahil olmak üzere neredeyse halkın tamamını katletti. Katliamda kimi kaynaklara göre 200 veya daha fazla sivil,[14][15] kimi kaynaklara göre ise 385[16] sivil hayatını kaybetmiştir.

Alaşehir Katliamı

Alaşehir Yangınında 2,400 kişi yanarak 600 kişi Yunan askerleri tarafından vurularak veya süngülenerek öldü. Yunan işgalinden önce 38,000 nüfusu olan Alaşehir'in nüfusu 5 Eylül 1922'de Türk ordusu tarafından kurtarılınca sadece 5,000-6,000 kadardı.

Manisa Katliamı

1922 Manisa yangını boyunca 3500 kişi yanarak ölürken, 855 kişi Yunan askerleri tarafından vurularak öldürüldü. Ayrıca Türk kaynaklarına göre, 300 kız tecavüz edilmek için kaçırıldı.

Çam Arnavutlarının Soykırımı

Çam Müslümanları ve Ortodoksları, Yunan devleti tarafından farklı dönemlerde etnik temizlik, soykırım ve asimilasyona maruz kalmıştır. 1913'te bölgenin Yunanistan'a ilhakından itibaren Çam Arnavutlarına yönelik zulüm ve ayrımcılık günlük bir olay haline gelmiştir. Yunan hükûmeti, Çam Müslümanlarını II. Dünya Savaşı sırasında Almanlarla işbirliği yapmakla suçlamış ve bu suçlamalar sonucunda Çam Müslümanları büyük bir göç dalgasıyla karşı karşıya kalmıştır. Yunan yönetimleri, bu dönemde yaşananları genellikle inkâr etmiş ve Çam Arnavutlarının etnik kimliğini tanımamıştır. Yunan hükûmetlerinin politikası, Çamları dini çizgilerle bölme ve asimile etme yönünde olmuştur. Bu süreçte çok sayıda Çam Arnavutu hayatını kaybetmiş, zorla yerinden edilmiş veya zulme uğramıştır.[17] Günümüzde, Çam Arnavutlarının torunları hâlâ muhtelif ülkelerde mülteci olarak yaşamlarını sürdürmekte ve Yunanistan hükûmeti tarafından soykırım iddiaları reddedilmektedir.[18]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Fisher 1969, s. 386.
  2. ^ Sevtap Demirci, İngiliz Yıllık Rapolarında Türkiye (1921), s.10.
  3. ^ Gingeras, Ryan (26 Şubat 2009). Sorrowful Shores: Violence, Ethnicity, and the End of the Ottoman Empire 1912-1923 (İngilizce). OUP Oxford. ISBN 978-0-19-160979-4. 10 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2022. 
  4. ^ "Arşiv Belgelerine Göre Balkanlar'da ve Anadolu'da Yunan Mezâlimi 2". 2 Aralık 2013. 2 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2022. 
  5. ^ "The Western Question in Greece and Turkey:A Study in the Contact of Civilizations" (PDF). "The members of the Commission consider that, in the part of the kazas of Yalova and Guemlek occupied by the Greek army, there is a systematic plan of destruction of Turkish villages and extinction of the Moslem population. This plan is being carried out by Greek and Armenian bands, which appear to operate under Greek instructions and sometimes even with the assistance of detachments of regular troops". Toynbee, Arnold J. 18 Mart 2014. 31 Aralık 2010 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2022. 
  6. ^ Erhan, Çağrı (1999). Greek Occupation of Izmir and Adjoining Territories: Report of the Inter-Allied Commission of Inquiry (May-September 1919) (İngilizce). SAM. 10 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2022. 
  7. ^ Yalazan, Talat (1994). Türkiye'de Yunan vahşet ve soy kırımı girişimi: 15 Mayıs 1919-9 Eylül 1922). Genelkurmay Askerı̂ Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı. ISBN 978-975-409-007-9. 10 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2022. 
  8. ^ Erol Ulubelen, İngiliz Gizli Belgelerinde Türkiye, s.193.
  9. ^ Selahattin Tansel, Mondros'tan Mudanya'ya Kadar, s.196.
  10. ^ "GREECE AND TURKEY. (Hansard, 29 June 1921)". hansard.millbanksystems.com. 13 Temmuz 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2022. 
  11. ^ Müderrisoğlu, Alptekin (2007). Sakarya: Yunan'ın Ankara'ya yaklaştığı günler. DenizBank. ISBN 978-9944-295-01-7. 10 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Kasım 2022. 
  12. ^ Ford, Henry (1 Temmuz 2003). Dearborn Independent Magazine January 1927-May 1927 (İngilizce). Kessinger Publishing. ISBN 978-0-7661-5993-8. 14 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2022. 
  13. ^ "..insanlarımız – hamile kadınlar, savunmasız çocuklar, masum bebekler, yaşlılarımız - vurulmuş, diri diri yakılmış, yol kenarlarında, orman içlerinde, ağaç diplerinde süngülenmiştir. İşkence ve katliam sabaha kadar devam etmiştir" Atça Örneği Ekseninde Lise Öğrencilerinin Hüzün Turizmi Potansiyelinin Değerlendirilmesi 14 Kasım 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  14. ^ ". ..şehit edildiği kesin olarak belirlenemese de, resmi belgelere ve tanıkların anlatımlarına göre, hayatını kaybedenlerin sayısının 200’ün üzerinde olduğu saptanmıştır." Türklerin Uğradığı İşkence, Sürgün, Katliam ve Soykırımlar Sözlüğü 12 Şubat 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  15. ^ "Karatepe Şehitliği". www.kosk.gov.tr. 25 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2022. 
  16. ^ Turan, Mustafa (2006). Yunan mezalimi: İzmir, Aydın, Manisa, Denizli, 1919-1923. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi. ISBN 978-975-16-1850-4. 14 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Kasım 2022. 
  17. ^ Of course if the Greek administration stops denying and hindering the democratic process in continuance of hiding the Genocide and ethnic cleansing to all "others", in Greece."The Cham Issue: Past, Present and Solutions in the Light of European Integration of South East Europe". Adi Hima. SSRN. Haziran 2024. 27 Haziran 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2024. 
  18. ^ The Muslim Chams of Northwestern Greece. Lambros Baltsiotis (İngilizce). Open Edition Journals. 30 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Haziran 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yunanistan</span> Güneydoğu Avrupada bir ülke

Yunanistan, resmî adıyla Helen Cumhuriyeti, Güneydoğu Avrupa'da bulunan bir ülkedir. Nüfusu 2022 itibarıyla yaklaşık 10,3 milyon olan ülkenin en büyük şehri ve başkenti Atina'dır. Kuzeybatısında Arnavutluk, kuzeyinde Kuzey Makedonya ve Bulgaristan, kuzeydoğusunda Türkiye, doğusunda Ege Denizi, batısında İyon Denizi, güneyinde Girit Denizi ve Akdeniz ile sınırlanan Yunanistan, Avrupa, Asya ve Afrika'nın kavşağında stratejik bir konumda yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi</span> Türk Kurtuluş Savaşının bir cephesi

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi, Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla başlayıp aynı kentin 9 Eylül 1922'de Türkiye'nin TBMM Hükûmeti ordusu tarafından geri alınmasıyla biten savaş veya Türk Kurtuluş Savaşı'nın cephelerinden birine verilen ad. Aynı zamanda askerî tarih açısından savaş sırasında Batı Anadolu'da Yunan ordusunun genel taarruzuna karşı 25 Haziran 1920'de kurulup 1923'te kaldırılan askerî birimlerden birine verilen ad.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye-Yunanistan ilişkileri</span>

Yunanistan'ın, 1821'de bağımsızlığını kazanmasından itibaren Türk-Yunan ilişkileri kısa dönemli uzlaşmalar hariç, genellikle gerginlikler ve savaşlarla belirlenmiştir. Bu savaşlar sırasıyla 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı, I. Balkan Savaşı, I. Dünya Savaşı, Türk Kurtuluş Savaşı ile birlikte doğrudan olmasa da dolaylı olarak 1974 Kıbrıs Harekâtı'dır.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Cumhuriyeti</span>

Pontus Cumhuriyeti, Karadeniz'in güney sahilinde kurulması önerilmiş bir Pontus Rum devletiydi. Ülke topraklarının Kuzey-doğu Anadolu'da yer alan tarihi Pontus Bölgesi ve günümüz Türkiye'sinin Karadeniz Bölgesi'nin bir kısmını da kapsaması düşünülmüştür. Bu önerilen ülke, 1919 Paris Barış Konferansı'nda tartışılmış fakat Eleftherios Venizelos yönetimindeki Yunan hükûmeti, böyle bir devletin güvence altında olamayacağından çekinmiştir. Böylece, daha geniş çapta önerilmiş bir ülke olan Wilson Ermenistanı'na dahil edilmiştir. En nihayetinde, iki ülke de var olamamıştır. Pontus Rum nüfusu katliama uğrayarak 1922'den sonra Türkiye'den sürgün edilmiş ve Sovyetler Birliği ya da Yunanistan'ın Makedonya bölgesine yerleştirilmiştir. Bu olaylar zinciri daha sonra 1923 yılında Yunanistan ile Türkiye arasında gerçekleşmiş olan nüfus mübadelesinin bir parçası olarak tanınacaktır. Günümüzde Yunan politik çevreleri, mübadeleyi Rum Kırımı'ndan ayrıştırılamaz olarak görmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Müslüman-Türk katliamları</span>

Müslüman-Türk katliamları, Türk Kırımı ya da Türk Soykırımı Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılma döneminde Navarin Katliamı ile başlayan ve 1922 Manisa yangınıyla son bulan Balkan, Ortodoks Devletler ve Fransa tarafından Türkler, Türk Yahudileri ve Osmanlılara yönelik gerçekleşen katliamlar, zorunlu göçler, etnik temizlik. Olaylardan etkilenenlerin ana dili Türkçedir.

<span class="mw-page-title-main">Navarin Katliamı</span> Yunan isyancıların, Navarin bölgesinde bulunan tüm Türk sakinleri katletmesi olayı

Navarin Katliamı, Yunanistan'ın bağımsızlığını kazanması sırasında yaşanan katliam dizisinin bir parçası olan bir katliamdı. Katliam 19 Ağustos 1821 günü Mora Yarımadası'ndaki Navarin şehrinde gerçekleşti ve şehrin yaklaşık 3000 kişilik Türk sakini katledildi. Avrupa kaynaklarında Navarin katliamı hakkında bilgiler onlarca yıl sonra yayınlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Tripoliçe Katliamı</span> Tripoliçeyi kuşatan Yunan ayrılıkçıların Türk halkı topluca katletmesi

Tripoliçe Katliamı, Yunan Bağımsızlık Savaşı'ndaki Tripoliçe kuşatması esnasında 23 Eylül 1821 günü şehrin düşmesi ile Müslümanların ve Yahudilerin katledilme olaylarıdır. İngiliz asker ve tarihçi Thomas Gordon, katledilen sivillerin sayısını 8.000 olarak tahmin ederken, 8.000 de Osmanlı askerinin öldürüldüğünü belirtmektedir. J. M. Wagstaff ise 10.000 - 15.000 sivilin katledildiğini yazmıştır. Yunan tarihi üzerinde uzman olan tarihçi ve yazar William St. Clair öldürülen sivillerin sayısının 10.000 üzerinde olduğunu belirtmiştir. Katledilenlerin içinde kadınların da olduğu görülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Menemen Katliamı</span>

Menemen Katliamı, 16-17 Haziran 1919'da Yunan askerleri ve Rum yerlileri tarafından Türk sivillere karşı yapılan bir katliamdır. İtilaf Devletleri Kontrol Komisyonu Menemen'de yaşanan bu olayı katliam olarak teyit etti.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı Rumları</span>

Osmanlı Rumları Osmanlı Devletinde yaşayan Rumlara verilen isimdir. Kuruluşundan itibaren pek çok Rum topluluğu Osmanlı sınırları içindeki İç Anadolu (Kapadokya), Ege ve Karadeniz bölgelerinde yaşamıştır ve devletin son dönemlerine kadar önemli rol oynamışlardır. Bugün büyük çoğunluğu Rum Kırımı ve Mübadele'den dolayı Yunanistan'da yaşamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Yalova Katliamı</span> Nisan-Mayıs 1921de Yunan, yerli Rum ve Ermeniler tarafından Yalova bölgesinde Müslümanlara yapılan katliam

Yalova Katliamı, Nisan-Mayıs 1921'de Yunan ordusunun işgali ile birlikte yerli Rum ve Ermeniler tarafından Yalova bölgesinde Müslümanlara uygulanan mezalimdir. Bölgedeki Müslüman köylerinin neredeyse tamamı yakıldı, binlerce insan öldürüldü veya mülteci durumuna düştü.

<span class="mw-page-title-main">İzmit Katliamı</span> Yunanların bölgeden çekilirken şehri yağmalaması

İzmit katliamı 24 Haziran 1921 tarihinde meydana geldi ve İngiliz gazeteci Arnold Joseph Toynbee'nin tahminine göre 300'den fazla sivil Türk o gün öldürüldü. Toynbee olaydan kısa bir süre sonra şehri ziyaret etti ve olayları belgeledi. Olaylar Türk-Yunan Savaşı (1919-1922) sırasında Yunan kuvvetleri şehirden çekilirken meydana geldi ve şehir yağmalandı ve bir bölümü yandı. 29 Haziran 1921 günü İngiliz parlamentosu Yunan çekilmesini ve olası zulümleri tartıştı.

<span class="mw-page-title-main">Yunan Bağımsızlık Savaşı sırasında katliamlar</span>

Hem Osmanlı İmparatorluğu güçleri hem de Yunan devrimcileri tarafından işlenen Yunan Kurtuluş Savaşı sırasında birçok katliam vardı. Savaş, çatışmanın her iki tarafındaki sivil yaşamına ve savaş esirlerine yönelik saygı eksikliği ile nitelendirildi. Özellikle İyonya, Girit, İstanbul, Makedonya ve Ege adalarında Yunanlara yönelik katliamlar gerçekleşirken, Osmanlılar ile özdeşleşen Türk, Arnavut, Osmanlı yanlısı Yunanlar ve Yahudi nüfusu, özellikle Yunan kuvvetlerinin baskın olduğu katliamlara maruz kalmıştı. Ege, Girit, Orta ve Güney Yunanistan'da yerleşmiş Yunan toplulukları öldürülmüş ve Mora Yarımadası'ndaki Türk, Arnavut, Yunanlar ve küçük Yahudi cemaatleri de aynı şeyleri yaşamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yunanistan'da İslam</span>

Yunanistan'da İslam, iki ayrı topluluk tarafından temsil edilmektedir; Osmanlı İmparatorluğu döneminden beri Yunanistan'da yaşayan Müslümanlar ve 20. yüzyılın son çeyreğinde, özellikle Atina ve Selanik'e gelmeye başlayan Müslüman göçmenler.

Türk Kurtuluş Savaşı boyunca, hem Anadolu Hareketi hem de İtilaf Devletleri sorumluluğunda, Türk, Rum ve Ermeni sivillere yönelik birçok katliam gerçekleşti. Katliamlar boyunca tecavüz, işkence ve soygun yaygın olarak yaşandı.

<span class="mw-page-title-main">1922 Alaşehir yangını</span>

1922 Alaşehir yangını, Yunan ordusu tarafından geri çekilme sırasında başlatıldı ve 3 Eylül 1922'de başlayıp 5 Eylül'e kadar devam etti. Yangın ve katliamlar sonucu 3,000 kadar sivil öldü ve şehirdeki 4550 evin sadece 100 tanesi kurtulabildi.

<span class="mw-page-title-main">Karatepe Katliamı</span>

Karatepe Katliamı, 18 Şubat 1922 gecesi Yunan ordusu tarafından Aydın'ın yaklaşık 400 nüfuslu Karatepe köyünde insanların evlerinin içinde vurularak ve camilerin içine doldurulup camiler ateşe verilerek hamile kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dahil 200'den fazla veya 385 kişinin öldürüldüğü katliam.

<span class="mw-page-title-main">50-50 Teorisi</span>

50-50 Teorisi, Türk Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi boyunca Yunan ordusu ve Rum isyancılar tarafından Türklere karşı gerçekleştirilen savaş suçlarının Rum Kırımı kadar kötü ve iki olayın aynı şiddette olduğu fikridir. Fikir Türk halkı arasında ilk olarak Türk ordusunun Yunan işgali altındaki topraklarda ilerlemesi ve böylece Türk halkının Yunan ordusunun oluşturduğu tahribata tanık olması ile ortaya çıkmış, ilk kez 1926'da George Horton'ın The Blight of Asia kitabında ele alınmıştır. Her ne kadar Horton kitabında 50-50 Teorisi'nin yanlış olduğunu ve Yunanlar tarafından katledilen Türklerin Rum Kırımı'na "50-50 değil 1'e 10.000 bile olamayacağını" söylese de, Horton'ın bu tavrı hem Türk hem de Türk olmayan akademisyenler tarafından Türk düşmanı ve aşırı Filhelenist olarak yorumlanıp tarihi çarpıtmak ile suçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Arnavutluk-Yunanistan ilişkileri</span>

Yunanistan'daki Arnavut göçmenlerin ve Arnavutluk'taki Yunan azınlığın varlığı, tarihi ve kültürel bağlar ve ayrıca Arnavutluk ve Yunanistan hükûmetleri arasındaki sık sık üst düzey temaslar nedeniyle, iki ülkenin bugün güçlü, ancak zaman zaman karmaşık diplomatik ilişkileri devam ediyor.

Yunanistan'daki Arnavutlar, farklı göç dalgaları sonucunda farklı topluluklara bölünmüştür. Arnavutlar ilk olarak 13. yüzyılın sonlarında Yunanistan'a göç ettiler. Orta Çağ'da Yunanistan'a yerleşen Arnavut kökenli nüfusun torunları, Yunan ulusuyla tamamen asimile olmuş ve kendilerini Yunan olarak tanımlayan Arvanitlerdir. Bugün, Arvanitika olarak bilinen Tosk Arnavutçasının farklı alt lehçelerini hala koruyorlar.

Çamerya Soykırımı veya Çam Arnavutlarının Soykırımı, binlerce Çam Arnavutunun İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yunanistan'ın Batı Epir bölgesinin bazı bölgelerinden Yunan direniş unsurları aracılığında Yunanistan tarafından işlenmiş etnik temizlik ve soykırım hareketiydi.