İçeriğe atla

Yumurta bağışı

Yumurta bağışı, bir kadının başka bir kadının yardımlı üreme tedavisinin bir parçası olarak veya biyomedikal araştırma için hamile kalmasını sağlamak için yumurta bağışlama sürecidir. Yardımcı üreme amaçları için yumurta bağışı tipik olarak laboratuvarda döllenen yumurtalar ile tüp bebek teknolojisini içerir; daha nadir olarak, döllenmemiş yumurtalar dondurulabilir ve daha sonra kullanılmak üzere saklanabilir. Yumurta bağışı, yardımcı üreme teknolojisinin bir parçası olarak üçüncü taraf bir üremedir.

Tarihçe

İlk donör yumurtasıyla bebek doğumu 1984 yılında Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles Tıp Fakültesinde gerçekleşmiştir.[1] 1984'ten beri yumurta donasyonu ile tüp bebek tedavisi yasal olduğu birçok ülkede yaygın olarak uygulanmakta tüm yardımlı üreme süreçlerinin yaklaşık %5'lik kısmını oluşturmaktadır.

Yumurta donörleri

Her yumurta vericisi, ilk olarak bağış sürecini üstlenmek ve tamamlamak için zihinsel olarak hazır olup olmadığını değerlendirecek bir psikoloğa yönlendirilir. Bu değerlendirmeler, bağışçının tam olarak hazırlandığından ve bağış döngüsünü güvenli ve başarılı bir şekilde tamamlayabildiğinden emin olmak için gereklidir. Donörün daha sonra pelvik muayene, hormon seviyelerini kontrol etmek için kan alımı ve bulaşıcı hastalıkları, Rh faktörü, kan grubu ve ilaçları test etmek ve yumurtalıklarını, rahimi ve diğer pelvislerini incelemek için bir ultrason dahil olmak üzere kapsamlı bir tıbbi muayeneden geçmesi gerekir.[2]

Yumurta donasyonunun uygulandığı durumlar (endikasyonlar)

Yumurta donasyonu genel olarak sağlıklı yumurta üretemeyen dolayısıyla da kendi yumurtalarıyla çocuk sahibi olamayan kadınlara uygulanabilmektedir. Bu grupta yer alan kadınlarda olgunlaşmamış yumurtalık (Turner Sendromu), erken menopoz ya da kemoterapi sonrası kısırlık sorunları sıklıkla görülmektedir. Diğer bir grup ise kendi yumurtalarını tedavide kullanmaları durumunda doğacak çocuğa Duchenne kas distrofisi ya da hemofili gibi ciddi kalıtsal hastalık geçirme riski yüksek olan kadınlar öne çıkmaktadır. Tedavinin uygulandığı 3. bir grup ise art arda yapılan tüp bebek tedavilerinin ve doğal denemelerin başarısız kalması durumunda ve nedeni bulunamayan kısırlık görüldüğü durumlarda uygulanabilmektedir.

Yumurta Donasyonunun uygulandığı diğer durumlar:

1. Yumurtalıkları olmayan kadınlar.

2. Prematür ovaryan yetmezliği olan kadınlar.

3. Sağlıklı yumurta üreten kadınlar, genetik hastalıkları geçirmemeleri için donör yumurta kullanmayı da seçebilirler.

4. Kanser benzeri rahatsızlıklar sebebi ile gerçekleştirilen kemoterapi, radyoterapi yüzünden yumurtalıkları zarar görmüş olan kadınlar.

5. Yumurtalık rezervleri azalmış yaşlı kadınlar veya menopoza giren yaşlı kadınlar

Yumurta donasyonunun riskleri

Yumurta donasyonu tedavisi hem yumurta donörü ve hem de yumurta alıcısı için riskler taşıyabilmektedir. Yumurta donörü için geneleksel tüp bebek tedavilerinde görülen risklerin bir bölümü, hiperovulasyon ve hiper yumartalık uyarılma sendromu gibi, oluşma ihtimali bulunmaktadır. Yumurta alıcısı için ise minimal olarak yumurtadan hastalık geçme ihtimali bulunmaktadır. Bu nedenle yumurta donörüne yumurtası alınmadan kısa bir süre önce çeşitli hastalıklar üzerine testler yapılmakta ve bu testlerin sonuçlarına göre yumurtaları alınıp saklanmaktadır. Kliniklerin çoğu, bağışçıların alımdan birkaç gün önce yeniden test edilmesini istemektedir, böylece alıcıya yönelik risk minimum düzeyde tutulmaya çalışılmaktadır. Hem yumurta vericisinin hem de alıcının yakın partnerleri de test edilmektedir. Yumurta donasyonun yumurta alıcısı için bir diğer riski ise süreç neticesinde birden fazla çocuk dünyaya getirme riskidir. Geçmişte özellikle sürecin başarı şansına artırmak için bir den fazla embriyonun transferi sonucu bu tedaviyi gören kadınlarda ikiz hatta üçüz doğurma oranı dikkate değer bir oranda artmıştır. Şu anda, Amerikan Üreme Tıbbı Derneği, herhangi bir döngüde 1 veya 2'den fazla embriyonun transfer edilmemesini önermektedir.

Yumurta donasyonu gebeliklerinde hamileliğe bağlı hipertansiyon riski biraz daha yüksek görünmektedir.[3]

Yumurta donasyonu prosedürü nasıl gerçekleşir?

Genel olarak hukuki belgeler, bağışçı tarafında velayet hakkından ve sorumluluklarından feragat edecek şekilde imzalanır. Bu belgeler getirilene ve yasal bir "izin mektubu" verilene kadar herhangi bir donöre işlem yapılmamaktadır.

Yumurta donasyonu, alıcı ve verici kişilerin eşleştirilmesiyle birlikte üç temel uygulama ile gerçekleşmektedir.

Farmakolojik tedavi

Alıcı kadına nakledilecek olan embriyoların sağlıklı bir şekilde implantasyonu için, rahimi hazırlamak adına birtakım ilaçlar verilmektedir. Bu ilaçlar rahim iç tabakası olan endometrium'un kalınlaşmasını sağlayan östrojen hormonunu takiben embryoların oluşturulduğu gün olan donör yumurtasının toplandığı ve eş spermi ile laboratuvar ortamında birleştirildiği günde başlana progesteron hormonu içeren ilaçlardır. Östrojen hormonu yaklaşık 10 ila 14 gün kullanıldıktan sonra rahim iç tabakası genellikle yeteri kadar kalınlaşmış olur. Östrojen hormonu genellikle ağızdan kullanılan tabletler veya cilde yapıştırılan bantlarla vücuda alınır. Progesteron hormonu ise vajinal jel veya tabletler cilt veya kas içine uygulanan iğnelerle sağlanır.

Semenin hazırlanması

Erkekten alınacak olan sperm numunesi için birkaç günlük cinsel yoksunluk dönemi istenmektedir. Bu süre ile birlikte vericiden alınacak olan yumurta ile sperm örneği aynı gün alınmalıdır. Spermdeki bazı bileşenleri çıkarmak ve bağışlanan yumurta hücresinin döllenebilmesi için en uygun sperm hücresini seçmek amacıyla laboratuvarda çalışmalar yapılır. Semen, bağıştan önce de dondurularak korunabilir ve uyumlu bir donör olduğunda önceden dondurulmuş olan numune kullanılabilir.

Döllenme ve transfer

Sperm ve yumurta hücreleri hazır hale getirildikten sonra, tüp bebek ya da mikroenjeksiyon yöntemi ile döllendirme aşamasına geçilir. Embriyolar oluşunca, transfer gününe dek laboratuvar ortamında bekletilir. Olgunlaşan embriyolardan en sağlıklı olanları, kadının rahmine aktarılmak üzere seçilir. Aktarılacak embriyoların sayısının yanı sıra bu transfer için en uygun an, çiftin tıbbi öyküsüne, elde edilen embriyoların sayısına, özelliklerine ve mevcut tedavinin bireysel koşullarına dayanarak uzman hekimler tarafından kararlaştırılarak yumurta donasyonu işlemi tamamlanır.

Yasal durum

Yumurta bağışının yasal statüsü ülkeden ülkeye önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Bazı ülkelerde tamamen yasa dışı olabilir. (örn. İtalya, Almanya);[4] yalnızca anonim ve karşılıksız olması durumunda yasal olabilir - yani, yumurta donörüne herhangi bir tazminat ödemeden (örneğin, Fransa); Çoğu ülke vücut parçalarının satışını yasakladığından, yumurta donörlerine genellikle yumurtaları yerine gerekli tıbbi prosedürleri yaptırmaları karşılığında ödeme yapılır. Başka bir deyişle, döngüyü tamamlarlarsa, ne kadar (veya kaç) yumurta alınırsa alınsın kararlaştırılan bedel kendilerine ödenecektir. Tipik olarak, donörün ve alıcı(lar)ın alınan yumurtalar, embriyolar ve bağıştan gebe kalan çocuklarla ilgili haklarını belirten Yumurta Donörü Sözleşmesini imzalamaları gerekmektedir. Bu tür sözleşmeler, alıcıların çocuğun yasal ebeveynleri olduğunu belirtmelidir.

Dini görüşler

Hem yumurta hem de sperm bağışlarının "evlilik bağı ve aile bütünlüğünü tehlikeye attığı", bir çocuğa hamile kalmanın doğal eylemini bozdukları için tüm tüp bebek tedavilerinden endişe duyan bazı Hristiyan liderler vardır. Çocuk sahibi olamayan çiftleri bunun yerine evlat edinmeyi düşünmeye teşvik etmektedirler.[5]

Yahudi cemaatinde ise çocuğun doğumdan itibaren Yahudi sayılması için yumurta vericisinin Yahudi olması gerekip gerekmediği konusunda bir fikir birliği yoktur.[6] 1990'larda dini yetkililer, eğer doğum annesi Yahudi olursa çocuğun da Yahudi olacağını söylese de, son birkaç yılda İsrail'deki hahamlar yumurta bağışı üzerine yeniden düşünmeye başlamıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı verdiği kurul fetvasında "Evliliği fiilen devam eden eşlerin dışında üçüncü şahıslara ait sperm, yumurta, embriyo ya da rahmin kullanılması; çocuk sahibi olmanın evlilik kurumunun dışına taşınması, nesep ve nesil güvenliğinin zedelenmesi ve mahremiyet ilkelerinin ihlal edilmesi sebebiyle dinen caiz değildir." açıklamasında bulunmuştur. Aynı zamanda tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olmanın, evliliği fiilen devam eden çift ile sınırlı olduğu belirtmiştir.[7]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "First Embryo Transfer". NY Times. 19 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2013. 
  2. ^ Almeling, Rene. American Sociological Review. Vol. 72, No. 3 (Jun 2007), pp. 319-340.
  3. ^ "Clinical and immunologic aspects of egg donation pregnancies: a systematic review". 3 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Aralık 2020. 
  4. ^ Welle (www.dw.com), Deutsche. "Germany's Egg Donation Prohibition Is Outdated, Experts Say | DW | 12.12.2007". DW.COM (İngilizce). 26 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Aralık 2020. 
  5. ^ "Christian Morality and Test Tube Babies, Part One". web.archive.org. 13 Ocak 2009. 13 Ocak 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Aralık 2020. 
  6. ^ "Egg Donation - Nishmat - Women's Health and Halacha". web.archive.org. 5 Kasım 2014. 5 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Aralık 2020. 
  7. ^ "Diyanet İşleri Başkanlığı "Baskasina ait-sperm yumurta embriyo veya rahmin-kullanilmasi caiz midir?"". 4 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kadın üreme organları</span> insan dişisinin üreme sistemi

Kadın üreme organları, kadınlardaki cinsel organlardır. İç genital organlar kadın iskeletinde bacakların hemen üzerinde yer alan leğen kemikleri ve bel kemiği tarafından oluşturulan kemik çatının (pelvis) içinde koruma altına alınmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Yumurtalık</span> Dişi üreme hücrelerini barındıran üreme organı

Yumurtalık, dölyatağının iki tarafında, geniş bağlar içinde bulunan simetrik iki bezin her biri. Kadın sağlığı'nda önemli role sahiptir. Yumurtalık, dişi üreme hücrelerini yani yumurtaları bulunduran bir dişi üreme organıdır. Ergenlik dönemine kadar içindeki yumurtalar olgunlaşmaz. Ergenlik döneminden sonra olgunlaşan yumurtalar teker teker rahime gider. Eğer yumurtalığın ağzı tıkanmışsa, buna Kısırlık denir.

<span class="mw-page-title-main">Hamilelik</span> Sperm ile yumurtanın döllenmesi ile meydana gelen fetusun kadın organ ve dokularında değişiklikler meydana getirdiği, doğuma kadar geçen yaklaşık 9 aylık dönem

Hamilelik veya gebelik, erkekten gelen sperm ile kadının yumurtalıklarından atılmış olan yumurtanın döllenmesi ile meydana gelen fetusun kadın organ ve dokularında değişiklikler meydana getirdiği, doğuma kadar geçen yaklaşık 9 aylık dönem.

<span class="mw-page-title-main">Erkek</span> erişkin erkek

Erkek, eril insan. Erkek terimi genellikle yetişkin bir eril bireyi kastetmekte kullanılırken, oğlan terimi ise eril bir çocuk veya ergeni tanımlamak için kullanılır. Ancak erkek terimi aynı zamanda bazen yaş gözetmeksizin bir eril insanı tanımlamak için de kullanılır; tıpkı "erkek basketbolu" ifadesinde olduğu gibi.

<span class="mw-page-title-main">Progesteron</span> Hormon

Progesterone (P4), insanların ve diğer türlerin âdet döngüsü, hamilelik ve embriyogenezinde yer alan endojen steroid ve progestojen cinsiyet hormonudur. Progestojenler adı verilen bir grup steroid hormona aittir ve vücuttaki ana progestojendir. Progesteronun vücutta çeşitli önemli işlevleri vardır. Aynı zamanda cinsiyet hormanları ve kortikosteroidler de dâhil olmak üzere diğer endojen steroidlerin üretiminde önemli bir metabolik ara maddedir ve bir nörosteroid olarak beyin fonksiyonunda önemli rol oynar.

<span class="mw-page-title-main">Menopoz</span>

Menopoz, kadınlarda âdet kanamalarının (menstrüasyon) ve dolayısıyla üremenin sona ermesi. Menopoz zaman zaman "hayatın değişimi" olarak algılansa da bu tarif, negatif bir anlam taşır ve yerinde değildir. Zira menopoz esnasında fiziksel, zihinsel ve cinsel değişiklikler olduğu doğrudur ancak bunlar "kötüye gidiş" olarak nitelenemezler.

<span class="mw-page-title-main">Endometriosis</span> rahim hastalığı

Endometriozis, dölyatağı mukozasındaki epitelyum dokusundan kopup ayrılan hücrelerin dölyatağından çok az uzağında meydana getirdiği benign dokudur. Rahim dışındaki bölgelerde iyi huylu tümör adlı oluşumlara dönüşmektedir. Bu oluşumlar ağrıya, kısırlığa ve diğer bazı sorunlara neden olabilir. Genelde bu hastalık geç teşhis edilmektedir. Yaklaşık olarak ilk belirtiyle teşhis arasında 6 seneye yakın bir süre gecmektedir. Rahim içini döşeyen endometrium gibi endometrioziste adet döneminin etkisi altındadır. Adet dönemi içerisinde bu dokularda da kalınlaşma ve kanama olmaktadır. Endometriozisin en sık görüldügü yerler karın boşluğu olmak üzere yumurtalıklarda ve pelvis adındaki kalça boşluğundadır.

<span class="mw-page-title-main">Eşeyli üreme</span> iki canlı organizma arasında genetik malzemelerin birleştirilmesi suretiyle yeni bir canlının oluşması

Eşeyli üreme, iki canlı organizma arasında genetik malzemelerin birleştirilmesi suretiyle yeni bir canlının oluşması olayıdır. Burada iki ana süreç vardır: kromozom sayısını yarıya indiren mayoz bölünme ile iki gametin birleştiği ve eski kromozom sayılarına ulaştığı döllenmedir. Mayoz bölünme sırasında, her bir çiftin kromozomları, homolog rekombinasyon elde etmek için krossing over yoluyla parça değişimi yaparlar.

<span class="mw-page-title-main">Turner sendromu</span> Genetik bozukluk

Turner sendromu, kromozom anomalisi sonucu ortaya çıkan ve kız çocuklarını etkileyen bir sendromdur; bir dişide eşey kromozomlarından birinin bulunmaması sonucu ortaya çıkar. Turner sendromluların fenotipi dişi olarak görülür fakat; eşey organları ve eşey hücreleri gelişmez. Kısır bireylerdir.

<span class="mw-page-title-main">Âdet (tıp)</span> rahim olayı

Âdet, hayız, menstrüasyon veya regl, kadınlarda ve bazı diğer yüksek dişi primatlarda, rahim iç yüzeyinde oluşan damar ve dokuların kan ile birlikte vücuttan atılması şeklindeki fizyolojik olay. Doğurgan kadınlarda üreme ve döllenme amacıyla meydana gelen değişiklikler için kullanılan bilimsel bir terimdir. Menstrüasyon halk arasında aybaşı olarak da bilinir. Fiil olarak genellikle âdet görmek ya da regl olmak şeklinde kullanılır.

Polikistik over sendromu (PCO), yumurtalıklarda birçok küçük iyi huylu kist oluşmasıyla beliren bir hastalıktır. Yumurtalıkta oluşan ve kist olarak adlandırılan bu organizmalar yumurtalıkların çevresine yerleşmiş çok sayıda yumurta hücresidir. Bu hücreler ultrasonda özel bir görüntü oluşturmaktadırlar.

Çocuksuzluk, çocuk sahibi olmama ya da olamama durumudur. Gönülsüz ve gönüllü olarak ayrılabilir. Gönülsüz çocuksuzluk, genellikle biyolojik bir sorun olarak ortaya çıkar ve tanı/tedavi bakımından klinik bilimlerin alanına girmektedir. Gönüllü çocuksuzluk ise özellikle gelişmiş sanayi toplumlarında artan bir eğilim olduğundan, daha çok sosyal bilimlerin araştırma konusu haline gelmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Doğum</span> yavru doğurma süreci

Doğum, türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun dünyaya geliş sürecidir. İnsanlarda doğum zamanı, fetusun anne karnından çıktığı an olarak tanımlanır. Ovipar, vivipar ve ovovivipar doğum şekillerine göre ayrılır. Keselilerde fetüs kısa bir gebelikten sonra çok olgunlaşmamış bir aşamada doğar ve annesinin rahim kesesinde daha da gelişir.

<span class="mw-page-title-main">Tüp bebek</span> Tüp bebek işlemi

Tüp bebek ya da bilimsel ismiyle in vitro fertilizasyon (IVF), bir yumurtanın sperm tarafından, vücut dışında suni olarak döllenmesi sürecidir. IVF, kısırlık tedavisinde diğer yardımlı üreme yöntemleri başarısız olduğunda kullanılan önemli bir tedavi yöntemidir. IVF işlemi, bir kadının yumurtlama sürecini izlemek, yumurtayı yumurtalıklardan almak ve laboratuvar ortamında sperm ile dölleyerek döllenmiş yumurtanın (zigot) daha sonra hastanın rahmine başarılı bir gebelik oluşturulması amacıyla tekrar aktarılması şeklinde özetlenebilir. Bir kadının doğal döngüsünün ovum (yumurta) toplamak için izlenmesine "doğal siklus IVF" denir. İlk başarılı doğan "tüp bebek" olan Louise Brown, 1978 yılında doğmuştur. Louise Brown, doğal siklus IVF sonucu olarak doğmuştur. Fizyolog Robert G. Edwards, 2010 yılında bu tedaviyi geliştirdiği için Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü kazanmıştır.

Hormonlar; metabolizmanın, su ve elektrolit alış verişinin, büyümenin, seksüel gelişimin ve seksüel fonksiyonların regülatörleri olarak hayati öneme sahiptirler. Hormonların yokluk, azlık ve fazlalıkları çeşitli hastalık belirtilerine yol açar; bazılarının yokluğu ölüme neden olur. Bu nedenle hekimlikte bir endokrin organın hipofonksiyonunu veya bir hormonun eksikliğini zamanında saptayarak eksik hormonu yerine koymak önemlidir. Bu tedavi yöntemine replasman tedavisi denir.

<span class="mw-page-title-main">Hipotalamus-hipofiz-gonad aksı</span> Üreme, ergenlik, cinsel dimorfizm ve davranışla ilişkili hormonal yolak

Hipotalamus-hipofiz-gonad aksı hipotalamus, hipofiz bezi ve gonadal bezlerin arasındaki etkileşimi ifade eder. Bu bezler genellikle birlikte işlev gösterdiğinden, fizyologlar ve endokrinologlar bunlardan tek bir sistem olarak bahsetmeyi uygun ve açıklayıcı buluyorlar.

Sperm bağışı, bir erkeğin, kendi cinsel partneri olmayan kadın veya kadınların kendisinden hamile kalabilmeleri için suni tohumlama veya diğer 'doğurganlık tedavilerinde' kullanılması niyetiyle spermini bağışlamasıdır.

Dölleme ya da tohumlama eşeyli üreyen canlılarda üremek ya da dişiyi döllemek amacıyla, spermin dişi üreme sistemine girişi. Sperm memelilerde rahime veya fallop tüpüne iletilir. Memelilerde dölleme normalde cinsel ilişki veya çiftleşme sırasında meydana gelir, ancak tohumlama suni tohumlama gibi başka yollarla da gerçekleşebilir.

Sperm bağışı yasaları ülkeye göre değişir. Çoğu ülkede, örneğin bir sperm donörünün kaç çocuğa sebep olacağı veya donör öldükten sonra donör semen kullanımını veya sperm donörlerine ödeme yapılmasını sınırlayan veya yasaklayan sperm bağışlarını kapsayan yasalar vardır. Diğer yasalar, evli heteroseksüeller gibi çiftler için uygulamayı bir şekilde yasaklayabilir veya tüp bebek (IVF) tedavisi için donör sperminin kullanımını kısıtlayabilir. Yasalar bu tür bir tedaviyi bekar kadınlara veya lezbiyen çiftlere yasaklayabilir. Bağışlanan sperm, tohumlama için veya tüp bebek tedavisinin bir parçası olarak kullanılabilir. Bu tür yasalara rağmen, büyük ölçüde düzenlemeye tabi olmayan gayri resmi ve özel sperm bağışları yapılmaktadır.

Suni tohumlama cinsel ilişki veya in vitro fertilizasyon (dölleme) dışındaki yollarla in vivo dölleme yöntemi ile bir gebelik elde etmek amacıyla spermin dişinin serviksine veya uterus boşluğuna iletilmesidir. İnsanlar ve hayvanlar için bir doğurganlık tedavisidir. Süt sığırları, atlar, küçükbaş hayvanlar ve domuzlar dahil olmak üzere hayvan yetiştiriciliğinde yaygın bir uygulamadır.