İçeriğe atla

Yesünke Taşı

Yesünke Taşı

Yesünke Taşı (Moğolca: |Чингисийн чулууны бичиг / Çingisiin çuluunı biçig=Cengiz taşı yazıtı) Moğolcanın en eski yazılı metnidir. MS 1225 yılında Uygur yazısıyla yazılmıştır.[1] Onon-Neçinsk Nehri yakınında granit bir taş üzerine yazılan bu yazı beş satırdan oluşmaktadır. Bu yazılarda Cengiz Han’ın “Yesünke” (veya Yisünge) adlı yeğeninden bahsedilmiştir.

Metin

Metin
“Чинггис хан-и сартагул иргэн дагулижу багужу хамуг монггол улус-ун нойод-и буга сочигай хуригсан-дур Есүнггэ ононодур-ун (онохдоо гэсэн утга) гурбан загуда гучин табун алдас-дур (тоогоор зохицдог байсны баталгаа) ондудла-га(онолоо)”

“Чингис хааныг Сартуул иргэдийг дайлан мордож бууж хамаг монгол улсын ардыг Буга сочухайд хурсанд Есүнгэ 335 алдыг онолоо”

Chingis Khaan-iig Sartuul irgen-iig daguul-j buu-j Khamag Mongol Ulsyn noyod Bukha Sochikhai khursan-dor Yesunkhei ontud-ruun, gurvan zuun guchin tavan aldas dor ontud-laa[2]

Türkiye Türkçesi
Cengiz Han, Sartuul (Harezm İmparatorluğu) halkını teslim alıp getirince bütün Moğol devleti beyleri Buga Soçhai’da toplandığında Yesünge atış yapıp üç yüz otuz beş kulaç (536 m) mesafeye atış yaptı. (alda=kulaç).

Kaynakça

  1. ^ Garudi. 2002. Dumdadu üy-e-yin mongγul kelen-ü bütüče-yin kelberi-yin sudulul. Kökeqota: ÖMAKQ (Moğolca)
  2. ^ Bu Moğolca metnin transkripsiyonu İngilizce transkripsiyon sistemindedir. Türk dili transkripsiyon sistemi ile bazı farklılıklar gösterir.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Cengiz Han</span> Moğol İmparatorluğunun kurucusu ve ilk hükümdarı (1162–1227)

Cengiz Han,, Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk Kağanı olan Moğol komutan ve hükümdardır. Hükümdarlığı döneminde gerçekleştirdiği hiçbir savaşı kaybetmeyen Cengiz Han, dünya tarihinin en büyük askerî liderlerinden birisi olarak kabul edilmektedir. 13. yüzyılın başında Orta Asya'daki tüm göçebe bozkır kavimlerini birleştirip, bir ulus hâline getirerek Moğol siyasi kimliği çatısı altında toplamıştır. Cengiz Han, hükümdarlığı döneminde 1206-1227 arasında, Kuzey Çin'deki Batı Xia ve Jin Hanedanı; Türkistan'daki Kara Hıtay, Maveraünnehir; Harezm, Horasan ve İran'daki Harezmşahlar, Kafkasya'daki Gürcüler, Deşt-i Kıpçak'taki Rus Knezlikleri, Kıpçaklar ile İdil Bulgarları üzerine seferler yaptı. Bunların sonucunda Pasifik Okyanusu'ndan Hazar Denizi'ne ve Karadeniz'in kuzeyine kadar uzanan bir imparatorluk kurdu.

<span class="mw-page-title-main">Ergenekon Destanı</span> Moğol ve Türk destanı

Ergenekon Efsanesi veya Ergenekon Destanı; kaynaklara göre Göktürklerin yeniden doğuşuna ilişkin hikâye.

<span class="mw-page-title-main">Ön Bulgarlar</span> İdil ve Tuna nehri bölgelerinde yaşamış Hun kökenli halk

Ön Bulgarlar veya Protobulgarlar, asıl kitlesini Ogur kitlelerinin oluşturduğu, 7. yüzyılda Karadeniz'in kuzeyi ile daha sonra İdil Nehri ve Tuna nehri bölgelerinde de yaşamış, Türkçe konuşan, yarı göçebe Türk kökenli bir halk. Sabir, Uz, Hazar v.b diğer Türk kökenli halklardan kalıntıları da içlerinde barındırmakla birlikte, bazı Fin-Ugor boylarının da Ön Bulgarların içinde yer aldığı bilinmektedir. Ayrıca aralarında Sarmat ve Alan kökenli kitlelerin de var olduğu düşünülmekte. İdil Tatarları ve Çuvaşlar, Ön Bulgarların ya da İdil Ön Bulgarlarınının soyundan gelen torunlarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Altın Orda Devleti</span> Türk-Moğol hanlığı

Altın Orda, Altın Ordu Devleti, Uluğ Ulus veya Kıpçak Hanlığı bir Türk hanlığıdır. Cengiz Han ölmeden önce topraklarını oğulları arasında paylaştırmış ve Seyhun Irmağı ile Balkaş Gölü'nün batısındaki yerleri büyük oğlu Cuci Han'a vermişti. Cuci Han'ın küçük oğlu Batu Han, batıya doğru giriştiği seferlerle bu toprakları genişletti. Cuci'nin toprakları sonradan Batu Han ile ağabeyi Orda Han arasında paylaşıldı. Balkaş ile Aral gölleri arasındaki ve Seyhun Irmağı'nın güneyindeki yerler Orda'ya verildi. Harezm ve yeni alınan topraklarsa Batu'nun yönetimine bırakıldı. Orda'nın yönetimindeki doğu bölgesine Ak Orda, Batu'un yönetimindeki batı bölgesine de Gök Orda adı verildi. Gök Orda sonradan Altın Orda olarak adlandırıldı.

<span class="mw-page-title-main">İlhanlılar</span> İran merkezli Moğol devleti (1256–1335)

İlhanlılar veya İlhanlı Devleti, Cengiz Han'ın torunu Hülagû Han tarafından, merkezi Tebriz olmak üzere Orta Doğu'da kurulan Moğol devletidir.

<span class="mw-page-title-main">Tatarlar</span> Doğu Asyadan köken alan etnik grup

Tatarlar veya Tatar Türkleri, "Tatar" ismini taşıyan farklı Türki etnik gruplar için kullanılan bir şemsiye terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Cuci</span>

Cuci, Cengiz Han'ın en büyük oğlu. Bazı kaynaklarda Cuci Han olarak geçse de Cengiz Han'dan önce öldüğü için hanedan, kardeşleri ve oğullarıyla sürmüştür, kendisi han olmamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Karakurum</span>

Karakurum Moğolistan İmparatorluğu'nun 13. yüzyılda başkenti. İmparatorluğa yalnızca 30 yıl başkentlik yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Moğol İmparatorluğu</span> 13. ve 14. yüzyılda hüküm sürmüş olan, tarihin bitişik sınırlara sahip en büyük kara imparatorluğu

Moğol İmparatorluğu, 13. ve 14. yüzyıllarda tarihin en büyük bitişik imparatorluğuydu. Doğu Asya'da bugünkü Moğolistan'da ortaya çıkan Moğol İmparatorluğu, en güçlü döneminde Japon Denizi'nden Doğu Avrupa'nın bazı bölgelerine kadar uzandı, kuzeye doğru Kuzey Kutbu'nun bazı bölgelerine kadar uzandı; doğuya ve güneye doğru Hint alt kıtasının bazı bölgelerine girdi, Güneydoğu Asya'yı istila etmeye çalıştı ve İran Platosu'nu fethetti; ve batıya doğru Levant ve Karpat Dağları'na kadar uzandı.

<span class="mw-page-title-main">Subutay</span> Türk olduğu düşünülen Moğol kökenli Komutan

Subutay, Cengiz Han ve Ögeday'ın başlıca stratejisti olan Moğol generali. Subutay, insanlık tarihinin en büyük bitişik imparatorluğu olan Moğol İmparatorluğu'nun genişlemesinin bir parçası olarak tarihteki diğer tüm komutanlardan daha fazla bölgeyi fethettiği veya ele geçirdiği 20'den fazla seferi yönetti ve 65 meydan muharebesi kazandı. Zaferlerini genellikle sofistike stratejileri ve birbirinden yüzlerce kilometre uzakta hareket eden orduları rutin olarak koordine etmesi sayesinde kazandı. Subutay, kendisini Orta Asya'dan Rus bozkırlarına ve Avrupa'ya götüren seferlerinin coğrafi çeşitliliği ve başarısı ile tanınır. Subutay, birçok kişi tarafından Cengiz ve Ögeday Han'ın fetihlerinde etkili olan tarihteki en büyük askeri komutan olarak kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Börçigin</span>

Börçigin, Cengiz Han ve ardıllarının üyesi olduğu boydur. Ayrıca "Altan Urug", yani "altın soy" ve Munkak olarak da bilinir.

<span class="mw-page-title-main">İjevsk</span>

İjevsk (İngilizce: Izhevsk), Rusya'ya bağlı Udmurtya Cumhuriyeti'nin başkentidir. Özellikle şehirde, taşıt ve silah sanayisi çok gelişmiştir. Izhmash'nin merkez binası ve fabrikası bu şehirdedir.

<i>Moğolların Gizli Tarihi</i> Edebi Eser

Moğolların Gizli Tarihi Moğolca yazılmış en eski eserdir. Moğol tarihi ve dili hakkında bilinen en eski eser olarak kabul edilmektedir. Cengiz Han'ın ölümünden sonra tamamlanan eser, bilinen nüshalarına göre Çin yazısıyla Moğolca olarak yazılmış, Moğolca metnin hemen yanı başına da yine Çince karakterlerle sözcüklerin çevirileri verilmiştir. Cengiz Han ve Moğolların tarihini ele alan eser Çin'deki ilk Moğol hanedanının adı ile de anılmaktadır. Batı'da 1872'den beri tanınan eserin 1940'tan beri bütünlüklü, tam çevirileri vardır.

<span class="mw-page-title-main">Bugut Yazıtı</span>

Bugut Yazıtı, Arhangay Aymag'daki Bayn Tsagaan Gol civarında yer alan Bugut Dağı'nın 10 km doğusunda, Birinci Türk Kağanlığı zamanından kalma bir anıt mezar külliyesinde bulunan iki dilli bir yazıt.

Frig dili, klasik antik çağda Anadolu'da konuşulan ve Frig medeniyetinin resmi dili olan bir Hint-Avrupa diliydi.

<span class="mw-page-title-main">Hüis Tolgoy Yazıtı</span>

Hüis Tolgoy Yazıtı, 1975 yılında D. Navaan tarafından Moğolistan'ın Bulgan bölgesinde bulunan tek dilli ve iki taş parçadan oluşan bir yazıttır. Yazıtın keşfi Türkiye'de Nejat Diyarbekirli tarafından yazıtın içeriği ve dili hakkında bilgi vermeden iki fotoğrafla duyurulmuştur. N. Bazilhan 2005 yılındaki çalışmasında yazıt hakkında bilgi vermiştir. Yazıt üzerinde Moğol-Japon araştırma ekibinin yaptığı çalışmalar 2009'da Ōsawa Takashi, Suzuki Kōsetsu ve R. Munkhtulga tarafından yayımlanmıştır. Türk Kağanlığı zamanından kalma yazıt, ön-Moğol diliyle yazılmış olup Bugut Yazıtı'nın Brahmi yüzündeki Moğolca kısımla birlikte şu anda Moğol diliyle yazıldığı bilinen en eski metinlerdir. Moğol dilinin en eski belgesi olarak bilinen Yisünge Anıtı'ndan 650 yıl kadar daha eskidir. Yazıttaki 11 satırlık metin Brahmi alfabesinin bir çeşidi olan Türkistan Brahmi harfleriyle dikey olarak yazılmış olup kelimeleri ayıran yatay işaretlerle sağdan sola devam etmektedir. Yazıtın dili; Alexander Vovin, Étienne de la Vaissière, Dieter Maue ve Mehmet Ölmez'den oluşan ekibin, yazıtın 3D teknoloji kullanılarak taranması, fotoğraflanması amacıyla 18 Ağustos 2014'ten 28 Ağustos 2014'e kadar düzenledikleri ortak sefere kadar bilinmiyordu. Yazıt dilinin belirli morfolojik özellikleri sebebiyle Hint-Avrupa veya Türk dilinden ziyade ön-Moğol dili olduğu varsayılıyordu. Sanskrit ve Brahmi dillerinde uzman olan Dieter Maue Brahmi harfli yazıtı deşifre ederek yazıttaki dilin Ruanruanların dili olduğunu ortaya çıkarmıştır. Birinci taşa göre daha harap durumda olan ikinci taştaki yazılar ise henüz çözülememiştir. Sonradan yazıtı analiz eden Alexander Vovin Hüis Tolgoy yazıtının dilinin Güney Kitan dilinden ziyade arkaik Moğolcaya benzediğini belirtmiştir. Mehmet Ölmez ortak seferin ayrıntıları üzerinde duran bir makale yayınlarken Étienne de la Vaissière ise yazıta tarihçi perspektifinden yaklaşmış ve yazıtın 7. yüzyılın ortalarında Tiele (Tegreg) topluluklarını idare eden Uygur lideri Pusa adına yazıldığını öne sürmüştür. Yazıt deşifre edilinceye kadar Moğolistan Arkeoloji Enstitüsü'nün deposunda tutulurken dilinin ön-Moğol dili olduğunun anlaşılması üzerine Moğolistan'ın bağımsızlık günü kutlamaları arifesinde Moğolistan devlet adamlarının, milletvekillerinin ve bilim insanlarının katılımının eşliğinde yazıtın anıt eser olarak açılışı gerçekleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Argun Han</span>

Argun Han diğer adıyla Argon Moğol İmparatorluğu İlhanlılar'ın 1284 ile 1291 yılları arasındaki hükümdarı. Abaka Han'ın oğluydu ve babası gibi o da bir Budistti. Kutsal Topraklardaki Müslümanlara karşı Franco-Moğol ittifakı kurma amacıyla Avrupa'ya birkaç elçilik göndermesiyle tanınıyordu. Ayrıca Argun büyük amcası Kubilay Han'dan yeni bir gelin talep etmişti. Genç Kököçin Asya üzerinden Argun'a giderken ona refakat etme görevi Marco Polo'ya verildiği bildirildi. Kököçin gelmeden önce Argun öldüğü için onun yerine Argun'un oğlu Gazan ile evlendi.

<span class="mw-page-title-main">Moğolistan tarihi</span>

Moğolistan coğrafyasında gerçekleşen olayların tarihidir. Cengiz Han tarafından Moğolların birleştirilmesi ile Moğollar Dünya'nın ikinci en büyük İmparatorluğunu kurdu. Rus ve Çin sömürgesinde kalan Moğol halkı 1911 yılında bağımsızlık kazandılar.

<span class="mw-page-title-main">Şiveyler</span>

Şiveyler Uzakdoğu Moğolistan, Kuzey İç Moğolistan, Kuzey Mançurya ve Okhotsk Denizi kıyısındaki bölgede yaşayan bir Proto-Moğol halkıydı. Şivilerden bahseden kayıtlar Kuzey Wei zamanındandır. (386-534) Cengiz Han yönetiminden sonra Moğol ve Tatar isimleri Şiveyler yerine kullanılmaya başlanmıştır.

Proto-Moğollar ya da Ön-Moğollar, Cengiz Han'ın Moğol kabilelerini tek çatı altında birleştirmeden önceki Kitan, Siyenpi, Şivey, Juan-Juan gibi Orta Asya'da yaşayan, Moğolların atası kavimler olarak tanımlanır. Arkeolojik bulgulara göre milattan önceye kadar uzanan bir tarihe sahip olan Proto-Moğol kabileleri milattan sonra 13. yüzyılda artık Moğol adını benimsemişlerdir. Büyük Hun Devleti'nin yıkılması ile bölgede çıkan güç boşluğunu bu topluluklar doldurmuş ve Orta Asya'da büyük rol oynamışlardır.