Havza, bir nehir ya da göl havzası, nehrin kaynağı ile sonlandığı yer arasında kalan, nehre su veren tüm alanı kapsamaktadır. Akarsuyun ana kolu ve yan kolları ile birlikte sularını topladığı ve drene ettiği bu alana akaçlama havzası da denilir.
Alüvyon ya da lığ, akarsular tarafından taşınan kil, kum, çakıl taşı gibi kütle parçalarının, suyun akış hızının azalması sonucu elverişli yerlere birikmesiyle meydana gelen tortulardır. Alüvyonlar, geniş vadilerin birçoğunda tabanda geniş yer kaplar veya daha geniş yerlere yayılarak, alüvyon ovalarını teşkil ederler.

Kaynak veya pınar, mağara ve yeraltı dehlizlerinde biriken suların hidrostatik basınç altında yüzeye çıktıkları alanlardır. Farklı bölgelerde göze, bulak, eşme veya memba olarak da bilinir. Topoğrafya yüzeyinin, yeraltı su yatağını kestiği nokta veya çizgi boyunca oluşur.

Manavgat, antik adıyla Melas, Toroslar'da doğarak Antalya'da Akdeniz'e dökülen nehir. Uzunluğu 93 km'dir. Batı Toros sıradağları arasından doğan kolların birleşmesiyle oluşur. Güney batıya yönelerek dar ve dik yamaçlı kanyonlar arasından geçer, ünlü Manavgat Şelalesi'ni meydana getirir ve Manavgat ilçe merkezinin doğusunda alüvyal bir kıyı ovasından denize dökülür.

Baraj, eski zamanlardan beri insanlığın su ihtiyacını karşılamak ve tarımsal alanların sulanması amacıyla inşa edilen su yapılarıdır. Günümüzün modern barajları stratejik öneme sahiplerdir. Çünkü;

Büyükçekmece Gölü, Marmara Bölgesi'nde, Çatalca yöresinin güney kesiminde deniz kulağı gölü. Göl, İstanbul'un içme suyu kaynağı olarak kullanılmaktadır. Göl, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yapılarla derinleştirilmiştir. Gölün deniz ayağına bir baraj yapılmıştır.

Ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen (iletken) geçirimli jeolojik birimlerdir. Akiferler, yer altı sularını tutması ve çekilebilmesi için, yüksek porozite (gözeneklilik) ve permeabiliteye (geçirgenlik) sahip olmalıdır. Pekişmemiş kumlar ve çakıllar, kum taşları, konglomeralar, kireç taşları, dolomitler, bazalt akıntıları, çatlaklı plütonik ve metamorfik kayaçlar akifer olarak nitelendirilen kayaçlardır.

IJsselmeer, Hollanda'nın kuzey ve orta kesiminde sığ bir tatlı su gölüdür. Üzerine kurulan Afsluitdijk Barajı ile denizle olan bağlantısı kesilmiş ve zamanla nispeten tuzlu olan göl tatlı su kaynaklarının da yardımıyla tatlı su gölü haline gelmiştir. Yüksekliği 8 m ve uzunluğu 31 km olan Afsluitdijk Barajı, kumla desteklenen ve su düzeyinin hemen altına kadar taşla kaplanan iri kil bloklarıyla yapılmıştır. Küçük deniz taşıtlarının kanal-havuzlar yardımıyla geçtiği baraj üzerinde bir karayolu ve bisiklet yolu bulunmaktadır.

Sulama, mahsullerin, peyzaj bitkilerinin ve çimenlerin büyümesine yardımcı olmak için toprağa kontrollü olarak su verilmesidir. Sulama, 5.000 yılı aşkın bir süredir tarımın ana özelliklerinden biri olmuştur ve dünya çapında birçok kültür tarafından geliştirilmiştir. Sulama, kuru alanlarda ve ortalamanın altında yağış alınan zamanlarda mahsullerin yetiştirilmesine, peyzajın korunmasına ve bozulmuş toprakların yeniden yeşillendirilmesine yardımcı olur. Bu kullanımlara ek olarak sulama, mahsulleri dondan korumak, tahıl tarlalarında yabani ot büyümesini engellemek ve toprak konsolidasyonunu önlemek için de kullanılır. Ayrıca hayvanları serinletmek, tozu azaltmak, kanalizasyon suyunu bertaraf etmek ve madencilik faaliyetlerini desteklemek için de kullanılır. Yüzey ve yüzey altı sularının belirli bir yerden uzaklaştırılmasını sağlayan drenaj ise genellikle sulama ile birlikte incelenir.

Hidrosfer, su küre demektir. Bir gezegenin veya doğal uydunun yüzeyinde, altında ve üstünde bulunan birleşik su kütlesine verilen isimdir. Dünya'nın hidrosferi yaklaşık 4 milyar yıldır var olmasına rağmen, şekil değiştirmeye devam etmektedir. Bu durum, deniz taban yayılması ve kara ile okyanusları yeniden düzenleyen kıt'aların kayması nedeniyle gerçekleşmektedir.

Bataklık, yer altı sularının çok yüksek olduğu, çoğu zaman yüzeye çıktığı, toprağı aşırı ıslak olduğu, su göllenmelerinin görüldüğü yerlerdir. Bataklıklar çevrelerine göre alçakta, çanak-çukur şeklinde yerlerdir. Donmuş sahaların yüzeyinde yazın çözülmeye bağlı bataklık oluşabilir. Kurak alanlarda tuzlu bataklıklar oluşabilir.

Tatlı su, içerisinde düşük derişimlerde çözünmüş tuzlar ve diğer toplam çözünmüş katı maddeler bulunan, doğal olarak oluşan herhangi bir sıvı veya donmuş sudur. Deniz suyu ve acı su, tatlı su teriminden hariç tutulmakla beraber demirli su kaynakları gibi tuzsuz ve mineral açısından zengin sular, tatlı su kapsamında değerlendirilir. Tatlı su; buz örtüleri, buz tabakaları, buzullar, kar alanları ve buzdağlarındaki donmuş ve eriyen suları; yağmur, kar yağışı, dolu/karla karışık yağmur ve grezil gibi doğal yağışları; sulak alanlar, göletler, göller, nehirler, akıntılar gibi iç su kütlelerini oluşturan yüzey akıntılarını; akiferlerde, yer altı nehirlerinde ve göllerde bulunan yeraltı sularını kapsayabilir. Tatlı su, insanlar en ihtiyaç duyduğu ve kullandığı su kaynağıdır.
Kuzey Kıbrıs'ta su, sorunlu bir konudur. Ülkenin su kaynaklarında en büyük payı yeraltı suları almakta, bunu yerüstü ve pınar suları izlemektedir. Ülkenin su kaynakları az yağış ve aşırı kullanım nedeniyle her yıl giderek azalmaktadır. Ülkenin su sorununu çözmek amacıyla Türkiye'den deniz altından borular geçirme yoluyla su getirmek yönünde planlar yapılmıştır.

Acarlar Longozu, Sakarya'nın kuzeyinde Karasu ve Kaynarca ilçeleri arasında yer alan Türkiye'nin tek parça halindeki en büyük longoz (subasar) ormanı. Genişliği 250–1250 m, uzunluğu 7,5 km'dir. Oluşumu açısından tipik bir kıyı set gölüdür. Karadeniz'le arasında 20–25 m yüksekliğinde kumullar, güneyinde ortalama 100 m yüksekliğinde alçak tepelerle sınırlanır. Sakarya nehrinin 6 km batısında yer alır, fazla suları Okçu deresiyle Sakarya Nehri'ne dökülür. Ulaşım açısından Karasu ile arasında yaklaşık 26 kilometre, Sakarya ile arasında yaklaşık olarak 50 kilometre mesafe vardır.
CO2 emisyonunun temel kaynakları arasında fosil yakıt kullanılan termik santraller, demir-çelik, şeker ve çimento fabrikaları ve rafineriler gibi endüstriyel tesisler yer almaktadır. Atmosferdeki CO2 miktarını azaltmak için; enerji tasarrufu ve enerji verimliliğinin sağlanması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının teşvik edilmesi, alternatif enerji teknolojilerinin ve enerji üretiminde sıfır CO2 emisyonu için metotların geliştirilmesi ve CO2'nin yeraltında jeolojik depolanması gibi seçenekler bir arada uygulanmalıdır. Dünyadaki doğal CO2 rezervuarlarının varlığı, yeraltında CO2'nin güvenli bir şekilde uzun süre depolanabileceğinin kanıtıdır.

Varv, üst üste döngüsel olarak tekrarlayan tabakalı olarak biriken tortullardır. En iyi varv örneklerine, buzul alanlarda rastlanmakla beraber tuzluluk koşullarının az olduğu taze sularda ve göllerde de rastlanır. Okyanuslarda ve denizlerde tuzluluk koşullarının fazla olması tuzla Kimyasal tepkimeye giren suyun tabakayı hızlıca katılaştırması varvların oluşumunu engeller.

Anamur Çayı , Mersin ili, Anamur ilçesinde bulunan akarsu. Toros Dağları'ndan yeraltı akarsuyu olarak doğar, 35 km sonra Anamur merkezden Akdeniz'e dökülür.
Kargalı Yeraltı Barajı; Ankara'nın Elmadağ ilçesinde bulunan Kargalı Dere üzerine inşa edilmiş olan bir yeraltı barajıdır. İlçenin içme suyunu karşılamak amacıyla yapılmıştır. Baraj gövdesinin yarısı dere yatağının 14 m derinde bulunur. 2.500.000 m³ içme suyu kapasitelidir. Su toprak altında bulunduğundan kurak ve sıcak yaz aylarında buharlaşma önemli ölçüde önlenmektedir. Barajın temeli 2012 yılında atılmış, 2014 yılında faaliyete geçmiştir.

Çivril Ovası, Ege Bölgesinde, Denizli ilinin kuzeydoğu topraklarında yer alan tektonik ova. Denizden 820 m yüksekliğindeki ovanın büyüklüğü 400 km2'dir. Güneydoğudaki Işıklı Ovası ve güneybatıdaki Baklan Ovası ile beraber ters V (bumerang) şekilli büyük bir düzlük oluşturur. Denizli, Burdur, Afyon Isparta arasındaki ova Ege horst-graben yapısının doğu bölümünü oluşturur. Büyük Menderes'in içinden geçtiği ovanın doğu bölümünde Işıklı Gölü yer alır.
Su temini şebekesi veya su temin sistemi, su temini sağlayan tasarlanmış hidrolojik ve hidrolik bileşenlerden oluşan sistemdir. Bir su temin sistemi tipik olarak şunları içerir:
- Bir drenaj havzası
- Göl, nehir veya bir yeraltı akiferinden gelen yeraltı suyu gibi suyun biriktirildiği ham su toplama noktası. Ham su, yer seviyesindeki açık su kemerleri, kapalı tüneller veya yer altı su boruları kullanılarak su arıtma tesislerine aktarılır.
- Su arıtma tesisleri. Arıtılmış su, su boruları kullanılarak aktarılır.
- Rezervuarlar, su tankları veya su kuleleri gibi su depolama tesisleri. Daha küçük su sistemleri, suyu sarnıçlarda veya basınçlı kaplarda depolayabilir. Yüksek binalarda da suyun üst katlara ulaşması için basınçlı depolarda yerel olarak su depolaması gerekebilir.
- Pompa istasyonları gibi ek su basınçlandırma bileşenlerinin yer altı veya yer üstü rezervuarlarının çıkışına yerleştirilmesi gerekebilir.
- Suyun tüketicilere ve diğer kullanım noktalarına dağıtılması için boru şebekesi.
- Kanalizasyona bağlantılar genellikle su tüketicilerinin mansabında bulunur ancak kanalizasyon sistemi su temin sisteminin bir parçası olmaktan ziyade ayrı bir sistem olarak kabul edilir.