İçeriğe atla

Yeoryos Kandilaptis

Georgios Kandilaptis
Doğum2 Ekim 1881
Argyropolis, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm14 Ocak 1971
Dedeağaç, Yunanistan
MilliyetYunan
MeslekAkademisyen, gazeteci, öğretmen, köşe yazarı, yazar
ÖdüllerFeniks Nişanı

Georgios Th. Kandilaptis (Yunanca: Γεώργιος Κανδηλάπτης, romanizasyon: Geórgios Kandiláptis) Yunan akademisyen, gazeteci ve öğretmendi. Hayatının ilk 44 yılını Osmanlı Devleti'nde, sonrasını Yunanistan'da geçirdi. Yazdıklarının ana konusu Pontus bölgesi olan Kandilaptis, tarihi, folklorik, edebi ve sosyoloji temalı birçok makalenin yazarıdır.

Hayatı

Kandilaptis, 23 Ekim 1881'de Osmanlı İmparatorluğu'nun Gümüşhane kentinde doğdu. 4 çocuğun en küçüğüydü. Ailenin ebeveynleri Theodoros ve Kiparissia (veya Paresa) Kandilaptis'ti.[1] 1899'da Argyropolis Lisesi'nden mezun olduktan sonra, 1899'dan 1914'e kadar Gümüşhane ve Erzincan'ın köylerinde öğretmenlik yaptı. 1914'te I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusuna katılmaya çağrıldı, ancak askere gitmedi. 1920-1922 döneminde Erzurum'a sürüldü.[2]

Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi sırasında 1924'ün yazında memleketinden ayrıldı. Ailesiyle birlikte Dedeağaç'a yerleştiği Yunanistan'a kaçmak zorunda kaldı.[3] Yunanistan'a giderken Trabzon İmparatorluğu'nun Altın boğalarını, Trabzon Kralı IV. Aleksios'un kemiklerini ve birkaç kütüphane el yazması da dahil olmak üzere Pontus tarihinin önemli tarihi kalıntılarını da yanında götürdü.[2]

Yunanistan'dayken emekli olduğu 1951'e kadar Evros bölgesinin çeşitli bölgelerindeki ilkokullarda öğretmenlik yapmaya devam etti.[4] 29 Haziran 1966'da Yunan devleti, Kandilaptis'in çalışmalarını mektuplarla onurlandırdı ve Atina'da düzenlenen özel bir törende Feniks Nişanı ile ödüllendirdi.

14 Ocak 1971'de Dedeağaç'ta hastalıktan öldü.[5]

Kişisel hayatı

1908'de Angeliki Louka ile evlendi. Bu evliliğinden dört erkek ve üç kız çocuğu oldu.[6] Çocuklarından Teğmen Theodoros Kandilaptis, Yunan-İtalyan Savaşı sırasında çatışmada öldürüldü.[7] Adı Dedeağaç'taki bir askeri kampa verildi.

Yazılı çalışmaları

Yorgos Kandilaptis çocukluğundan beri Pharos tis Anatolis (Trabzon'da), Odessa Dünyası, Batum'un Argonatları ve Paidikos Kosmos gibi gazete ve dergilerde yazarlık yaptı.[2] 1969 yılına kadar çalışmalarına devam eden Kandilaptis, Atina, Makedonya ve Batı Trakya'daki dergi ve gazetelerde yaklaşık 400 makale, deneme ve edebi eser yayımladı.[8] 1971'de öldüğünde on iki kitabı yayınlanmıştı.[9] Diğer çalışmalarının büyük bir bölümü 2001'den sonra yayımlandı.[10]

Kaynakça

  1. ^ Η ζωή μου ήτοι αυτοβιογραφία του εξ Αργυροπόλεως του Πόντου Γεωργίου Θ. Κανδηλάπτου-Κάνεως: Χρονολόγιο και εργογραφία. Selanik: Εκδοτικός Οίκος Αδελφών Κυριακίδη. 2002. s. 19. ISBN 960-343-666-6. 
  2. ^ a b c Βεργέτη (2005). p. 20.
  3. ^ Βεργέτη (2002). p. 53-54.
  4. ^ Βεργέτη (2002). p. 17, 56.
  5. ^ Βεργέτη (2002). p. 81.
  6. ^ Βεργέτη (2002). p. 28.
  7. ^ Βεργέτη (2002). p. 63-64.
  8. ^ Βεργέτη (2002). p. 98.
  9. ^ Βεργέτη (2002). p. 30-31, 95.
  10. ^ Βεργέτη (2005). p. 30-41.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Gümüşhane (il)</span> Türkiyenin Karadeniz Bölgesinde bir il

Gümüşhane, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan, Türkiye'nin bir ilidir. Doğuda Bayburt, batıda Giresun, kuzeyde Trabzon ve güneyde Erzincan ile komşudur.

<span class="mw-page-title-main">Rum</span>

Rum, Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde yaşamış ve Roma yurttaşı haklarına sahip olmuş halk veya kişidir. Bu kimselerin çeşitli etnisiteye sahip bireylerden oluşan bir topluluk olmalarına karşın ilerleyen zamanda bu kimselerin konuştukları Latinceyi bırakarak Yunancayı benimsemeleri ve çoğunluğun Müslümanlardan oluştuğu yerlerde yaşamaları nedeniyle daha sonradan bu kelime, Yunanistan dışında Müslüman ülkelerde oturan Yunan asıllı kimseleri ifade etmek için kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Balkan Savaşları</span> 1912-1913 yıllarında Balkan Yarımadasında yaşanan iki savaş

Balkan Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlardaki 8 Ekim 1912 - 10 Ağustos 1913 arasında dört devlete karşı yaptığı savaşlardır. Çatışmaların temel nedeni Bulgaristan Krallığı ile Sırbistan Krallığı'nın Balkanlarda hızlanan yayılma faaliyetleridir.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Rumcası</span> Helencenin bir lehçesi

Pontus Rumcası, 1923 Türkiye-Yunanistan nüfus mübâdelesine değin Kandıra ile Batum arasında yaşayan Rumlar tarafından konuşulmuş, günümüzde Anadolu'da sadece Trabzon'a ve Rize'nin İkizdere ilçesine bağlı bazı köylerin yanı sıra, Yunanistan'a gönderilen Ortodoks Hristiyan mübâdillerin yaşadığı kentlerde konuşulmaya devam edilen Rumcanın bir lehçesidir. Pontus Rumcası, Pontiaka ve Karadeniz Rumcası adlarıyla da bilinmektedir. Osmanlı dönemi ve sonrasında Karadenizli Rumların göç ettiği Gürcistan, Kırım ve Stalin döneminde sürüldükleri Rusya ile Kazakistan'da Hristiyan Pontuslular tarafından hâlen konuşulmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Pontus</span> Karadenizin güney kıyısında, günümüz Türkiyesinin Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan bir bölge

Pontus Karadeniz'in güney kıyısında, günümüz Türkiye'sinin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan bir bölgedir. Bu ad bölgenin kıyıları ve iç kesimlerinde yer alan dağlar için, Arkaik Dönem itibarıyla burayı kolonileştiren Grekler tarafından Karadeniz'in Grekçe ismi olan: Πόντος Εὔξεινος, Pontos Eukseinos 'dan türetilerek verilmiştir. Daha sonra Eshilos'un Persler eseri ve Herodot'un Herodot Tarihi eseri dönemlerinde sadeleşerek Pontos adı kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İznik İmparatorluğu</span> 1204te Bizans İmparatorluğunun Haçlılar tarafından yıkılmasından sonra kurulan Bizans ardıl devleti

İznik İmparatorluğu ya da İznik ''Rum'' İmparatorluğu, Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Batı Avrupalı ve Venedikli orduların 1204 yılında Konstantinopolis'e gelip şehri talan etmesi ve şehirde Katolik Hristiyanlar idaresinde bir Latin İmparatorluğu'nun kurulmasının ardından Bizans İmparatorluğu asilleri tarafından kurulan Yunan devletlerinden en büyüğüdür. 1204 ile 1261 arası hüküm sürmüştür. İznik Rum İmparatorluğunun resmen, kültürel ve dinsel başşehri İznik olmakla beraber, ikinci hükümdar olan III. İoannis ve sonraki imparatorlar hükümdar sarayı yerleşkesi ve efektif idari merkezi olarak Kemalpaşa’yı kullanmışlar ve bu imparatorluk Kemalpaşa’dan idare edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Megali İdea</span> Yunanların tarihte yerleştiği bütün alanlarda bir Yunan devleti kurmayı amaçlayan fikir

Megali İdea, Yunan İhtilali'nin (1821-1829) bitmesinden sonrasının ilerleyen yıllarında ortaya atılan, hala Osmanlı hakimiyetinde bulunan ve Yunan nüfusunun fazla olduğu bölgeleri de içeren, geleneksel olarak antik dönemlerden beri Yunanlarla ilgili olan yerleri bir Yunan Devleti hakimiyetine geçirerek Bizans İmparatorluğu’nu diriltme hedefini ifade eden irredantist bir görüştür.

<span class="mw-page-title-main">Yunanistan tarihi</span>

Yunanistan'ın ilk sakinlerine sıklıkla Pelasgi, yani "deniz halkı" denirdi. Yarımadanın bu sakinleri kuzeyden göçen işgalcilerin etkisi ile güneye kaçtılar. Birbiri ardı sıra gelen işgallerle güney kıyılarına ve Ege Adaları'na yayıldılar. MÖ 3200 civarında bölgeye yeni gelenler birlikte zamanla Yunancaya dönüşen bir Hint-Avrupa dili getirdiler.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Cumhuriyeti</span>

Pontus Cumhuriyeti, Karadeniz'in güney sahilinde kurulması önerilmiş bir Pontus Rum devletiydi. Ülke topraklarının Kuzey-doğu Anadolu'da yer alan tarihi Pontus Bölgesi ve günümüz Türkiye'sinin Karadeniz Bölgesi'nin bir kısmını da kapsaması düşünülmüştür. Bu önerilen ülke, 1919 Paris Barış Konferansı'nda tartışılmış fakat Eleftherios Venizelos yönetimindeki Yunan hükûmeti, böyle bir devletin güvence altında olamayacağından çekinmiştir. Böylece, daha geniş çapta önerilmiş bir ülke olan Wilson Ermenistanı'na dahil edilmiştir. En nihayetinde, iki ülke de var olamamıştır. Pontus Rum nüfusu katliama uğrayarak 1922'den sonra Türkiye'den sürgün edilmiş ve Sovyetler Birliği ya da Yunanistan'ın Makedonya bölgesine yerleştirilmiştir. Bu olaylar zinciri daha sonra 1923 yılında Yunanistan ile Türkiye arasında gerçekleşmiş olan nüfus mübadelesinin bir parçası olarak tanınacaktır. Günümüzde Yunan politik çevreleri, mübadeleyi Rum Kırımı'ndan ayrıştırılamaz olarak görmektedir.

<span class="mw-page-title-main">I. Theodoros</span>

I. Theodoros Laskaris, arasında İznik imparatoru olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">II. Theodoros</span> Romalıların imparatoru ve otokratı

II. Theodoros Laskaris veya II. Theodoros Dukas Laskaris 1254–1258 yılları arasında İznik İmparatorluğu imparatoru olmuştur. II. Theodoros Laskaris İznik İmparatoru olan III. İoannis ile İrini Laskarina'nin tek oğluydu. Annesi İrini Laskarina, ilk İznik İmparatoru I. Theodoros ile Bizans İmparatoru III. Aleksios'un kızı Anna Angelina'nin kızıydı.

<span class="mw-page-title-main">Rum Kırımı</span> Pontus Rumlarının tarihsel anayurtlarından sistematik olarak sürgün edilmesi

Rum Kırımı, Rum Soykırımı veya Pontus Soykırımı, I. Dünya Savaşı esnası ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yaşanan, hükûmetin ülkedeki Rum nüfusa karşı uyguladığı politikayla başlayan etnik temizliktir. Bu politika çerçevesinde çeşitli katliamlar, sürgünler ve hak ihlalleri gerçekleştirildi. Pontus olarak bilinen Karadeniz bölgesindeki Rumların bir kısmı kırım sonucunda Rusya'ya kaçtı. 1923 yılında, kırım sonrasında Türk Kurtuluş Savaşı sonucu Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan mübadeleyle Anadolu Rumları Yunanistan'a gönderildi. Kırımın soykırım niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda uluslararası akademik camiada fikir birliği yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Helenotürkizm</span>

Helenotürkizm, 11. yüzyıldan itibaren beraber yaşayan Yunan ve Türk halklarının kültürlerinin ortak bir medeniyet teşkil ettiğini öne süren ve bu medeniyet olgusundan yola çıkarak ortak bir Türk-Yunan siyasi birliği, ulusu ve kültürel kimliği oluşturulmasını hedefleyen bir politik ideolojidir.

<span class="mw-page-title-main">Trabzon</span> Trabzon ilinin merkezi olan şehir

Trabzon, Trabzon ilinin merkezi olan şehridir. Karadeniz Bölgesi'nin Doğu Karadeniz Bölümü'nde yer alan ilin Karadeniz'e kıyısı bulunur. Günümüzde Karadeniz Bölgesi'nin Samsun'dan sonra ikinci büyük kentidir. 12 Kasım 2012 tarihinde kabul edilen büyükşehir yasa tasarısı ile büyükşehir belediyesi olmuş ve merkez ilçe kaldırılarak Ortahisar ilçesi kurulmuştur. Trabzon iki il ile birlikte de "şehzadeler şehri" olarak anılır. Evliya Çelebi Trabzon için şöyle demiş: "Bu şehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem bağları gibi süslü bir şehirdir burası.'' Fatih Sultan Mehmed ise Trabzon'u kuşattığı vakit şöyle söylemiştir: ''Trabzon fethedilmeden İstanbul fethedilmiş sayılmaz.''

<span class="mw-page-title-main">Pontus Rumları</span> Geleneksel olarak Pontus bölgesinde, Karadeniz kıyılarında ve Kuzeydoğu Anadolunun Pontus dağlarında yaşayan etnik Yunan grubu

Pontus Rumları veya Karadeniz Rumları, geleneksel olarak Pontus bölgesinde, Karadeniz'in kıyısında Pontus Alpleri'nde yaşayan etnik Rum grubudur. Daha sonraları 1461'de Osmanlı İmparatorluğu'nun Trabzon İmparatorluğu'nu fethetmesi ve 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonucu pek çok Pontuslu Rum Güney Kafkasya'daki Gürcistan'a ve Rus İmparatorluğu'nun Kars Oblastı'na göç etti. Güney Rusya, Ukrayna ve Kırım'dakiler Kuzey Pontus Rumu olarak adlandırılır. Gürcistan, kuzeydoğu Anadolu ve eski Rus bölgesi Güney Kafkasya'dakiler, çağdaş Yunan akademik çevrelerinde sıklıkla Doğu Pontus Rumu ya da Kafkasyalı Rumlar olarak anılır, ama aynı zamanda bu tabirler Rum asıllı olup Türkçe konuşan Urumları da içerir. Pontus Rumları, Çağdaş Yunancadan farklı bir evrim geçirmiş Pontus Rumcasını konuşurlar. Pontus Rumları, Pontus, Gürcistan ve Doğu Anadolu bölgelerinde en az MÖ 700'den 1922'ye kadar sürekli bir mevcudiyete sahiptiler. 1915'ten 1922'ye kadar Pontus Rumlarının bir kısmı Rum Kırımı'nda öldürülmüşlerdir, geri kalanların da büyük bir kısmı ise 1923'te, Yunanistan ile Türkiye arasında Lozan Antlaşması tarafından tanımlanan nüfus değişimi kapsamında Türkiye'den Yunanistan'a gönderilmişlerdir. Daha sonra Pontus Rumları, Yunanistan'da Nea Trapezounda gibi kasabalar kurmuşlardır. Günümüzde Trabzon'un doğusunda Pontus Rumcasını konuşmaya devam eden Müslüman Rumlar bulunmaktadır.

Lozan Sözleşmesi ve Türk ve Yunan Nüfuslarının Mübadelesine İlişkin Sözleşme olarak da bilinen Türk-Yunan Mübadele Sözleşmesi, Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi sonrasında, 30 Ocak 1923'te Lozan'da Yunan ve Türk hükûmetleri temsilcileri tarafından imzalanan arasında bir anlaşmadır. Anlaşma, Ortodoks Hristiyanların Türkiye'den Yunanistan'a ve Müslümanların Yunanistan'dan Türkiye'ye eşzamanlı olarak sınır dışı edilmesini sağladı. Bu gönülsüz nüfus transferleri, 1,5 milyon Anadolu Rumu ve 500.000 Yunanistan Müslümanı olmak üzere yaklaşık iki milyon insanı kapsıyordu.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Sözleşmesi (1881)</span> 1881de imzalanan sözleşme

İstanbul Sözleşmesi, 2 Temmuz 1881 günü Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan Krallığı arasında imzalanmıştır, Teselya bölgesinin ve güney Epirus'un bir kısmının Yunanistan'a geçmesine neden oldu.

<span class="mw-page-title-main">II. Mesalongi Kuşatması</span>

İkinci Mesalongi Kuşatması, Yunan Bağımsızlık Savaşı'nın üçüncü yılında (1823) gerçekleşen, Osmanlı kuvvetlerinin stratejik öneme sahip liman kenti Missolonghi'yi ele geçirmeye yönelik ikinci girişimidir. Ancak ikinci kuşatma genellikle göz ardı edilir ve adı genellikle üçüncü kuşatma ile anılır.

<span class="mw-page-title-main">Akropol Kuşatması (1826-1827)</span>

İkinci Akropolis Kuşatması Osmanlı İmparatorluğu güçleri tarafından Orta Yunanistan'daki Yunan isyancıların elinde bulunan son kale olan Atina Akropolisi'nin, Yunan Bağımsızlık Savaşı sırasında; 1826-1827 yıllarında kuşatılması olayıdır.

Semadirek Katliamı Semadirek adasının Yunan nüfusunun toplu katliamı ve köleleştirilmesi olayıdır. Yunan İsyanı'nın patlak vermesinin ardından, Semadirekliler de yerel Osmanlı yöneticilerine karşı ayaklandılar. 1 Eylül 1821'de adaya bir Osmanlı cezalandırma seferi geldi. Semadirek isyancılarının direnişini bastırdıktan sonra, Osmanlılar adanın nüfusunu sistematik olarak öldürdü veya köleleştirdi.