İçeriğe atla

Yeniden doğum

Ölüm ve arzuların efendisi Mara yeniden doğum çemberini tutarken.

Budist öğretiye gore, gelişim halindeki bilinç (Pali: samvattanika-viññana)[1][2] ya da bilinç akışı (Pali: viññana-sotam,[3] Sanskrit: vijñāna-srotām, vijñāna-santāna veya citta-santāna) ölümün (kümelerin çözülümü ) ardından yeni bir oluşumun ortaya çıkışında temel etmenlerden biri haline gelir. Bir kişiliğin sona ermesiyle birlikte bir başkası dünyaya gelir; bu sönmekte olan bir mumun aleviyle yeni bir mum yakılmasına benzetilebilir.[4][5] Yeniden doğan kişinin bilinci, ölmüş olan kişinin bilinciyle ne özdeş, ne de tamamen farklıdır; ancak nedensel bir süreklilikten veya akıştan sözedilebilir. Bu göç karma (kamma)[6][7] veya iradi eylemin[8] bir sonucudur. Budizme göre bilince bağımlılığın temel nedeni cehalettir (Pali: avijja, Sanskrit: avidya): cehalet ortadan kaldırıldığında yeniden doğum da sona erecektir.[9]

Yeniden doğum ve Reenkarnasyon

Budist yeniden doğuş anlayışı, kimi zaman reenkarnasyon kavramıyla nitelendirilse de, diğer Hindistan kaynaklı dinlerin (Hinduizm, Jainizm) görüşlerinden farklıdır. Bilincin hiçbir değişikliğe uğramadan göçmesi fikrini reddeden[10] Gautama Buddha, anatta (çevresinden bağımsız bir benlikten yoksunluk) ve anicca (geçicilik) kavramları çerçevesinde şekillenen farklı bir yeniden doğum anlayışı öğretmiştir.[11] Erken dönem Budist metinlerinde açıklanan bu anlayışa göre, tüm olguların doğasında olduğu gibi insan kişiliği de geçiciliğe ve değişime tabidir; dolayısıyla kalıcı bir bilinç yoktur.[12]

Ölüm ve yeniden doğuş süreci

Tüm Budist okullar yeniden doğum olgusunu kabul etmekle birlikte, sürecin nasıl bir seyir izlediği konusunda ortak bir görüş bulunmamaktadır. Tibet Budizmi’ne bağlı okullarda, 49 gün süren bir geçiş durumunun (bardo) varlığını kabul eder. Uygulamada belli bir ustalığa ulaşmış kişiler, ölüm süreci sırasında bilinçli farkındalıklarını sürdürerek, pek çok lamanın insan olarak yeniden doğmayı seçmesi gibi, samsaraya dönmeyi seçebilir. Sarvastivada okulu, ölüm ve yeniden doğum arasında, varlıkların önceki eylemlerinin sonuçlarından etkilenmediği Araf benzeri bir ara durumun bulunduğuna inanır. Ölüm sürecinin ve bu ara durumun ruhani uyanış açısından özel bir fırsat sunduğuna inanılır. Theravada Budizmi herhangi bir geçiş durumunun varlığını reddeder.[13]

Ayrıca bakınız

Notlar

  1. ^ (M.1.256) "Post-Classical Developments in the Concepts of Karma and Rebirth in Theravada Buddhism." by Bruce Matthews. in Karma and Rebirth: Post-Classical Developments State Univ of New York Press: 1986 ISBN 0-87395-990-6 pg 125
  2. ^ Collins, Steven. Selfless persons: imagery and thought in Theravāda Buddhism Cambridge University Press, 1990. ISBN 0-521-39726-X pg 215[1] 10 Eylül 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  3. ^ (D.3.105) "Post-Classical Developments in the Concepts of Karma and Rebirth in Theravada Buddhism. by Bruce Matthews. in Karma and Rebirth: Post-Classical Developments State Univ of New York Press: 1986 ISBN 0-87395-990-6 pg 125
  4. ^ Tucker, 2005, p.216
  5. ^ "PTS: Miln 71-72; 82-83; 84 (Pali Canon)". 2 Aralık 2010 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Kasım 2010. 
  6. ^ His Holiness the Dalai Lama, How to Practice: The Way to a Meaningful Life (New York: Atria Books, 2002), p. 46
  7. ^ Bruce Matthews in Ronald Wesley Neufeldt, editor, Karma and Rebirth: Post Classical Developments. SUNY Press, 1986, page 125. Google.com 5 Haziran 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  8. ^ Rahula, p. 144
  9. ^ Thanissaro Bhikkhu, [2] 2 Şubat 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  10. ^ Charles Taliaferro, Paul Draper, Philip L. Quinn, A Companion to Philosophy of Religion. John Wiley and Sons, 2010, page 640: [3] 4 Haziran 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Buddha'nın aynı bilincin değişmeden göçtüğünü söyleyen bir öğrencisini azarlaması için, bakınız: Richard Gombrich, How Buddhism began: the conditioned genesis of the early teachings. Continuum International Publishing Group, 1996, page 47. Google books: [4] 11 Ocak 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  11. ^ Walpola Rahula, What the Buddha Taught (London: Gordon Fraser Limited, 1990), p. 51
  12. ^ Mahakammavibhanga Sutta (Majjhima Nikaya 136); Upali Sutta (Majjhima Nikaya 56); Kukkuravatika Sutta (Majjhima Nikaya 57); Moliyasivaka Sutta (Samyutta Nikaya 36.21); Sankha Sutta (Samyutta Nikaya 42.8). Erken dönem metinlerinde bu görüşün redid için bakınız: David J. Kalupahana, Causality--the central philosophy of Buddhism. University Press of Hawaii, 1975, page 119.
  13. ^ Macmillan Encyclopedia of Buddhism. Vol. 1, p. 377

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Budizm</span> Bir din ve hayat felsefesi

Budizm, bugün dünya üzerinde yaklaşık 500 milyonu aşkın inananı bulunan bir dindir. İlk önce Hindistan’da ortaya çıkmış, daha sonra zaman içinde Güneydoğu ve Doğu Asya’da yayılmıştır.

Dört Yüce Gerçek,, Gotama Buda’nın aydınlanmaya ulaştıktan sonra öğrettiği ilk öğretidir. Tüm Budist öğretinin temelini oluşturan bir anlayışı ifade eder. Dört Yüce Gerçek öğretisi Pali Derlemesi'nde Samyutta Nikaya yazmaları içerisinde yer almaktadır. Bu dört gerçek şunlardır:

  1. Dukkha - Yaşam acı doludur.
  2. Samudaya - Acıların sebebi cehalet, açgözlülük ve öfkedir.
  3. Nirodha - Sebeplerin ortadan kalkması, acıların ortadan kalkmasını getirir.
  4. Magga - Acıların sona ermesinin yolunu Sekiz Katlı Asil Yol gösterir.

Sutra, Hindistan yazın geleneğinde özellikle Hinduizm, Budizm, Cainizm gibi inanç ve öğretilere ait eski metinlerde başvurulmuş bir edebî tarzın hem de bu türde yazılmış toplu metinlerin de adıdır. Vecize, özdeyiş, atasözü, özlü sözler gibi halk arasında dilden dile yayılma kolaylığı sağlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Gotama Buda</span> Budizmin kurucusu olan dinî öğretmen

Sidarta Gotama, yaygın olarak Buda olarak bilinir, MÖ 6 veya 5. yüzyılda Hindistan'da yaşadığı tahmin edilen ve Budizm'in kurucusu olduğu düşünülen din adamı. "Buda" bir lakap olup kendisine ölümünden yüzyıllar sonra atfedilmiştir. Sanskritçede "uyanmış kişi" anlamına gelen Buda, peşine düştüğü yaşam ve ölümün ardındaki gerçeğin arayışı sonucu Sidarta Gotama'da oluşan ruhani aydınlanmayı anlatmak için kullanılan bir ünvandır.

<span class="mw-page-title-main">Bodhisattva</span>

Bodhisattva, Budist düşüncede kendini tüm duyarlı canlıların Budalığa ulaşmasına yardımcı olmaya adamış kişidir. Sanskrit Bodhisattva kelimesi "aydınlanma ('bodhi') ve gerçek ('sattva')" kelimelerinden oluşmuştur.

Maitreya, Budizm'de dünyanın sonu ve öbür dünya hakkındaki görüşlere göre bu dünyanın gelecek Buddhasıdır. Kimi zaman Geleceğin Budası olarak da adlandırılır.

Budist felsefede anatta (Pāli) ya da anātman (Sanskritçe) "bensizlik" veya "ayrı bir benliğin yokluğu" olarak tanımlanan kavramdır. Geçicilik (anicca) ve ızdırap (dukkha) ile birlikte olgular dünyasının üç özelliğinden biridir. Kimi araştırmacılara göre, "bensizlik, insanlarda ve nesnelerde kısıtlayıcı ben kimliğinin yokluğu" anlamına gelmektedir. Buda'nın açıkça reddettiği yeniden doğumdan sonra varlığını sürdüren bir ruh ya da Ben'in varlığı anlamına gelen atta (Pāli) ya da ātman (Sanskrit) kavramının tam karşıtıdır.

<span class="mw-page-title-main">Pali Derlemesi</span>

Pali Derlemesi, Pali Kanonu ya da Tipitaka, Theravada geleneğinde kabul edilen Pali dilindeki şekliyle korunmuş Budist yazmaların standart bir derlemesidir. Sözlü gelenekten aktarılmıştır yazmalardan oluşan derleme, Dördüncü Budist Konsey döneminde, MÖ 1 yüzyılda Sri Lanka'da bir araya getirilmiştir. Sri Lanka'ya Kuzey Hindistan'dan aktarıldığı düşünülen yazmalar, buradan diğer Theravada ülkelerine geçmiştir. Derleme günümüze kadar bütünlüğünü koruyan erken Budist yazmalardandır, ayrıca en eskilerinden biridir.

Üç Hazine, değişik kaynaklarda Üç değerli taş ya da Üç sığınak olarak da adlandırılır. Budistlerin bir tören ile rehberliğine sığındığı üç şeyi ifade eder. Bunlar:

Theravada ; kelime anlamı olarak, "Yaşlıların öğretisi" ya da "Eski öğreti") günümüze ulaşan en eski Budist okuldur. Kökeni, Buda’nın ilk mensubu olan keşişler (rahipler) topluluğuna dayanmaktadır. Mahayana (büyük taşıt) geleneğinden gelen Budistler tarafından küçük taşıt olarak da adlandırılır. Göreceli olarak daha tutucu ve genel olarak erken dönem Budizmine en yakınıdır. Yüzyıllardan beri Sri Lanka ve güneydoğu Asya'nın en yaygın dinidir. Aynı zamanda güneybatı Çin, Vietnam, Bangladeş, Malezya, Filipinler ve Endonezya'da kimi etnik gruplar tarafından izlenmektedir; Singapur ve Avustralya'da da gittikçe popülerlik kazanmaktadır. Günümüzde dünya çapında Theravada Budistlerin sayısı 100 milyonun üzerindedir. Ayrıca son yıllarda Theravada, Batı'da ve Hindistan'da da kök salmaya başlamıştır.

Mahayana sutraları geniş bir kapsamı olan, Mahayana Budistleri tarafından Buda'nın orijinal öğretisini temsil ettiği kabul edilen sutralar, yani yazılardır. "Mahayana"'dan bahseden ilk sutra, muhtemelen ilk defa 1. yüzyılda derlenen Lotus Sutra'dır.

Budizm genelde bir din olarak kabul edilir; ancak kimi zaman Budizm için “ruhani felsefe” tanımı da yapılmaktadır. Bunun nedeni Budizm'de mutlak bir yaratıcı tanrı fikri bulunmamasıdır. Buda'nın yaşadığı dönemlerden itibaren, bir yaratıcı kavramının bulunmayışı Budist düşüncenin ayırt edici özelliklerinden biri olagelmiştir. Budizmin yaklaşımı klinik ve sistematiktir; Dört Yüce Gerçek’te Buda ızdırap sorununu analiz etmiş, kökenindeki nedeni teşhis etmiş ve ızdırabı ortadan kaldıracak reçeteyi yazmıştır. Buda’nın öğretilerine göre, sekiz katlı asil yolu izleyen tüm duyarlı varlıklar, “bensizlik” (anatta) kavramının kavranması yoluyla cehaleti, dolayısıyla acıyı ortadan kaldırabilir. Bu nedenle, Budizm bir yaratıcı tanrı kavramına değil, ahlak, meditasyon ve bilgelik kavramlarına dayanmıştır. Bu açıdan Budizm, nihai bir "benlik" tanımlayan Hindu düşüncesiyle çelişir.

Budizm’de etyemezlik üzerine görüşler farklı okullar arasında farklı yaklaşımlar mevcuttur. Mahayana okullarının çoğu etyemezliği savunurken, Theravada geleneğinde Buda’nın, hayvanların rahiplerin yemesi amacıyla öldürülmediği sürece, rahiplerinin bazı hayvanların etlerini yemelerine izin verdiği kabul edilmiştir. Yine Therevada’ya göre, Buda rahiplerin etyemezliği benimsemelerine izin vermiş, yalnızca insan, fil, at, köpek, yılan, aslan, kaplan, leopar, ayı ve sırtlan eti yemelerini yasaklamıştır.

Vipassanā (Pāli) ya da vipaśyanā kelime anlamıyla içgörü demektir; Budizm'de gerçekliğin doğasının içgörü yöntemiyle sezilmesi anlamına gelir. Düzenli olarak Vipassana uygulayan kişiye Vipassi (vipasya) adı verilir.

Bodhipakkhiyadhamma, Theravada Budizm'de aydınlanma için gerekli olan 37 şeyi açıklamaktadır. Bodhipakkhiyadhamma, Pali Derlemesi'nde de yazdığı gibi Budizm öğretilerini özetleme biçimidir. Bu listeleme, Orta Kütüphane'yi kapsayan Sakuladayin'deki (Mahasakuludayi) uzun konuşmalardan gelmektedir. Fakat orada isimleriyle anlatılmazlar.

Pratītyasamutpāda öğretisi, Budist metafiziğin önemli bir parçasıdır. Tüm olguların, bir karşılıklı bağımlılık ilişkisi içinde, neden ve etkiler ağından ortaya çıktığını ifade eder. “Bağımlı köken”, “birbirine bağımlı kaynaklanma”, “koşullu oluşma” ya da “durumsallık” olarak çevirmek mümkündür.

<span class="mw-page-title-main">Yama (Budizm)</span>

Yama, Doğu Asya ve Budist mitolojisinde ölüleri yargıladığı ve Narakas'a ve öbür dünya saṃsāra döngüsüne başkanlık ettiği söylenen bir dharmapaladır.

<span class="mw-page-title-main">Budist felsefe</span>

Budist felsefe, Gotama Buda'nın ölümünden sonra Hindistan'daki çeşitli Budist okulları arasında gelişen ve daha sonra Asya'nın büyük kısmına yayılan felsefi araştırmalar ve araştırma sistemlerini ifade eder. Budist öğretilerinin yaşam, varoluş, bilgi, akıl, madde ve insan ahlakı değerlerine bakışı veya uygulanması, Budist felsefenin temel konusunu oluşturur. Buda’nın yaşamı boyunca kişisel olarak öğretilerini yazılı olarak kayıt etmemesinden dolayı, Budist felsefesi büyük oranda Budist okullarında geliştirilen Budist öğretilerinin yeniden inşası üzerine kurulmuştur. Budist felsefe’nin çalışma konusu, "Dukkha" kavramı ile başlar. Dukkha, Pali dilinde genellikle sefalet, mutsuzluk, keder, talihsizlik ve umutsuzluk anlamına gelir. Felsefe'nin amacına göre, Dukkha'dan Nirvana'ya ulaşmanın yolu dört asil hakikatte özetlenmiştir. Budizm’de Nirvana’ya ulaşmanın yolu hem felsefi akıl yürütme, hem de meditasyonu birleştirmekten geçer.

<span class="mw-page-title-main">Katyayana (budist)</span> Erken Budist metinlerinde adı geçen figür; Gautama Buddhanın önde gelen öğrencisi

Kātyāyana veya Mahākātyāyana Gotama Buda'nın bir öğrencisiydi. On ana öğrenciden biri olarak listelenmiştir ve Buda'nın kısa açıklamalarını genişletmek ve açıklamak konusunda en önde gelen kişidir.