İçeriğe atla

Yenice Yanı Höyüğü

Arkeolojik Höyük
Adı:Yenice Yanı Höyüğü
il:Diyarbakır
İlçe:Bismil
Köy:Yenice
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:2959 / 1
Tescil tarihi:25.09.2002
Araştırma yöntemi:Kazı

Yenice Yanı Höyüğü, Diyarbakır İli'nin 50 km. doğusunda, Bismil İlçesi'nin 10 km. güneydoğusunda, Dicle'nin kollarından Seyhan Çayı vadisinde, çayın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Yenice Köyü'nün Eski Mezarlık Mevkiindedir. Tepe, 150 x 80 metrelik boyutlarıyla küçük sayılabilecek bir höyüktür ve yaklaşık olarak 1,2 hektarlık bir alana yayılmaktadır.[2][3][4]

Kazılar

Höyük ilk defa Guillermo Algaze ve ekibi tarafından bölgede yapılan yüzey araştırmaları sırasında bulunmuştur. Algaze, yüzey buluntularına dayanarak yerleşimi Kalkolitik Çağ yerleşimi olarak nitelendirmiştir. Daha sonra TAÇDAM'ın 2001 yılında yapılan yüzey araştırmalarında yerleşimin Orta Kalkolitik Çağ'a (MÖ 4500-4000) tarihlendiğine karar verilmiştir. Kazı çalışmalarına başlanmasında bu saptama önemli bir yer almıştır çünkü Kuzey Mezopotamya için az bilinen bir dönemdir. Üstelik bu dönemin, onu izleyen Geç Kalkolitik Çağı aydınlatabilmek için kilit bilgileri vereceği kabul edilmektedir. Yakındoğu kronolojisinde Geç Kalkolitik Çağ esas olaylarının, Algaze, Stein ve Rothman'ın 1998-2001 yılları arasında yayınladıkları makalelerde Uruk yayılması olarak tanımladıkları ve halen tartışma konusu olan, Uruk Kültürü'nün Güney Mezopotamya'dan Kuzey Mezopotamya'ya ekonomik nedenlerle "akın etmesi" olarak düşünülmektedir.[3] Sonuç olarak kazı çalışmalarına TAÇDAM'ın desteğinde, "Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi" çerçevesinde, Susan Pollock ve Reinhard Bernbeck başkanlığında[4] 2002 yılında iki haftalık bir kazı çalışması yapılmıştır.[2]

Tabakalanma

Höyüğün Geç Kalkolitik Çağ'da en yoğun yerleşimi gördüğü, özellikle Geç Obeyd Evresi'nde önemli bir nüfus yoğunluğuna ulaştığı görülmektedir.[2] Bununla birlikte Yenice Yanı Höyüğü'nün küçük ölçekli ve merkezden bir hayli uzak bir yerleşim olduğu kabul edilmektedir.[5] Genel olarak höyüğün Geç Kalkolitik Çağ'dan Demir Çağı'na kadar iskan gördüğü anlaşılmaktadır.[6] Saptanan dört tabakadan üstteki ikisi Demir Çağı'na, alttaki ikisi ise Kalkolitik çağ'a tarihlenmektedir. Ancak ana toprağa ulaşılamaması nedeniyle ilk yerleşmenin tarihlendirmesi yapılamamıştır.[7] Kazılarda ulaşılan en erken yerleşim, höyüğün kuzey yamacında açılmış olan A açmasının IV. katı olup Geç Kalkolitik Çağ'ın 1. evresine (Ubeyd sonu[8]) tarihlenmiştir.[9] Bir üst tabaka Geç Kalkolitik Çağ 2'ye tarihlenmekte olup bu evrede yerleşmenin küçüldüğü ileri sürülmektedir. Bu arada Geç Kalkolitik 3'ün erken devrelerine tarihlenen daha geç bir çanak çömlek topluluğunun bulunduğuna ilişkin kanıtlar da vardır.[8]

Buluntular

Basamaklı olarak düzenlenen açmalarda Geç Obeyd'den Son Obeyd'e uzanan bir döneme ait olmak üzere çeşitli çanak çömlek buluntuları ele geçmiştir. Bu açmaların verdiği buluntular Suriye'nin "Kuralı" ve Hamam IVB, C tabakaları ile benzerlik göstermektedir. Söz konusu yerleşimler m. 4300 ile 4000 arasına tarihlendirilmiştir.[3]

Kazı çalışmalarında değişik hammaddeler kullanılarak yapılmış çok sayıda obsidiyen alet bulunmuştur. Ama asıl ilginç olan, daha yeni tabakalarda kaba, çok geniş kaseler ve saplı çanaklar bulunmuşken daha eski tabakalarda küçük, karışık boyalı, iyi işçilik ürünü, geniş ağızlı büyük bardak ya da ağzı açık kase türü buluntular ele geçmesidir. Geç dönem kapları, hızlı ve dikkatsiz, özensiz bir üretimi göstermektedir. Geç dönemde yerleşim sakinlerinin büyük bir kaptan, toplu halde yemek yeme alışkanlığı edindikleri düşünülmektedir.[3]

Kazılarda ele geçen çanak çömlek ve taş alet dışındaki küçük buluntular öğütme taşları, ağırşaklar ve az sayıda kemiktir. Ağırşaklar çok sayıda olmamakla birlikte Kalkolitik Çağ tabakalarda en çok ele geçen buluntu grubunu oluşturmaktadır. Buna göre bu yerleşimin dokumacılık alanında ciddi bir üretim düzeyi elde ettiği düşünülmektedir.[10]

Kalkolitik Çağ tabakalarında ele geçen çanak çömlek el yapımı ya da yavaş dönen çarkta yapılma malzemeyken Demir Çağı tabakalarında bulunanların tümü hızlı çark yapımıdır.[10] Bununla birlikte yerli üretim çanak çömleğin az olduğu, daha çok civar yerleşimlerden ithal edilen mal olduğu belirtilmektedir.[11]

Değerlendirme

Geç Kalkolitik Çağ'ın 1. ve 2. evrelerinde sosyal ve ekonomik bir farklılığın olduğu, muhtemelen küçük bir seçkin sınıf ve onlar adına çalışan bir halk tabakasından oluşan bir toplumun söz konusu olduğundan söz edilmektedir.[4] Bu tabakalara ait çanak çömlek buluntuları çok belirgin olarak iki gruba ayrılmaktadır. Boyalı kaplar ve içe çekik ağızlı kaselerle seri üretilmiş kaba yüzlü coba kaseler. Birinci grup ince seramiklerdir ve seçkin grup tarafından kullanılmış olan lüks mallar olmalıdır. Diğer grup ise "hükmedilen" insanların günlük kaplarıdır. Hatta işçilere ayni ödeme yapmak için kullanıldığı ileri sürülmektedir. Yine de bu yaklaşımları destekleyecek yeterlilikte kanıt bulunmuş değildir.[12] Bu evreleri izleyen Geç Kalkolitik 3. evrede ise sosyal ve ekonomik yapıda bir "basitleşme" ifade edilmektedir.[4] Bir başka ifadeyle başka yerleşimlerde sosyal ve politik karmaşıklık zaman içinde artarken Yenice Yanı'nda azalmıştır.[11] Ayrıca bu evrede Uruk tarzı bir yapılanma izine rastlanmadığı ortaya konulmaktadır.[4]

Kazılarda saptanan en erken yerleşim tabakasından, radyokarbon tarihleme yöntemi'nde kullanılabilecek tek bir buluntu ele geçmiştir ve bu buluntunun verdiği tarih yaklaşık olarak MÖ 4400-4200 tarihidir.[8] Höyüğün 500 metre güneydoğusunda, Seyhan Çayı kıyısında Alt Paleolitik Çağ'a tarihlenen iki el baltası bulunmuştur. Bu buluntular, höyükte Kalkolitik yerleşmeden yüz binlerce yıl öncesinden beri insan yaşadığını göstermektedir.[13]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ TAY – Yerleşme Ayrıntıları / Yenice Yanı No:1
  2. ^ a b c Reinhard Bernbeck, Sarah Costello, Yenice Yanı: Bir Geç Kalkolitik – Demir Çağ Köyü'nde Sondaj Çalışmaları Sh.: 653
  3. ^ a b c d TAÇDAM[]
  4. ^ a b c d e "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları / Yenice Yanı No:1". 4 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Mayıs 2012. 
  5. ^ R. Bernbeck, S. Costello, Sh.: 654
  6. ^ "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları / Yenice Yanı". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Mayıs 2012. 
  7. ^ R. Bernbeck, S. Costello, Sh.: 655
  8. ^ a b c R. Bernbeck, S. Costello, Sh.: 657
  9. ^ 25. Kazı Sonuçları Toplantısı (2003) Cilt 1, Sh.: 118
  10. ^ a b R. Bernbeck, S. Costello, Sh.: 658-659
  11. ^ a b R. Bernbeck, S. Costello, Sh.: 662
  12. ^ R. Bernbeck, S. Costello, Sh.: 660-661
  13. ^ R. Bernbeck, S. Costello, Sh.: 660

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Obeyd kültürü</span>

Obeyd Kültürü ya da Ubeyd Kültürü, Güney Mezopotamya'da MÖ 5.900 – 4.300 tarihleri arasında var olmuş bir yerel ve tarihöncesi kültürdür. Güney Mezopotamya'nın en eski yerleşimi olarak Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'dan Kalkolitik Çağ'a uzanan ve Uruk Dönemi başlarına kadar süren bir kültürdür.

Değirmentepe Höyüğü, Malatya ilinin 24 km. kuzeydoğusunda Karakaya Barajı Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür.

Pirot Höyük ya da İkiz Höyük, Malatya ilinin yaklaşık 42 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Adını, hemen yakınında bulunan Kıyıcak köyünden almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Köşk Höyük</span> Niğde il merkezine 17 km mesafedeki bir höyük

Köşk Höyüğü, Niğde il merkezine 17 km mesafede bulunan bir höyüktür. Höyük 80 metre çapında 15 metre yüksekliktedir. Kazılarda ulaşılan buluntular Niğde Müzesinde sergilenmektedir. Müze'de diğer buluntular yanında MÖ 4883 yılına tarihlenen bir Kalkolitik ev modeli, birebir ölçülerde sergilenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Halaf kültürü</span>

Halaf Kültürü, Kuzey Mezopotamya'nın Çanak Çömlekli Neolitik Çağ'ında, Tell Halaf'da kesintisiz olarak gelişen bir tarihöncesi kültürdür. Tell Halaf yerleşimi, MÖ 6.000 civarı ile MÖ 5.400 arasında Halaf Dönemi olarak adlandırılan bir dönem boyunca gelişmiştir. Halaf Kültürü'nü yine aynı bölgede Obeyd Kültürü izlemiştir. Halaf Kültürü adını, günümüzde Türkiye – Suriye sınırının hemen güneyinde yer alan ve Erken Kalkolitik Çağ'a tarihlenen Tell Halaf yerleşiminden almaktadır. Halaf Kültürü'nün Samarra ve Hassuna kültürlerinden kaynaklanmadığı ama onlardan etkilendiği görüşü hakimdir.

Kenan Tepe Höyüğü, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 15 km. doğusunda, Dicle Nehri'nin batı tarafında yer alan bir höyüktür. Tarımsal faaliyetler nedeniyle kısmen tahrip olmuş olan höyük 225 x 350 metre boyutlarındadır. Yerleşmenin 4,5 hektarlık bir alana yayılmış olduğu belirtilmektedir. Yayılma alanı, yukarı yerleşme olarak tanımlanan asıl höyük ve aşağı yerleşme denen, bunun kuzeydoğusu yönündeki geniş alandır.

Akarçay Tepe Höyük ya da Akarçay Höyük, Şanlıurfa il merkezinin batısında, Birecik ilçesinin 15 km. güneyinde bulunan bir höyüktür. Yaklaşık 350 x 150 metre büyüklüğündeki höyük 6 metre yüksekliktedir. Çanak çömlek yayılımına göre yerleşmenin 2,9 hektarlık bir alana yayıldığı belirtilmektedir.

Şaraga Höyük, Şanlıurfa ili Birecik ilçesi yakınlarında ve Fırat'ın batı kıyısında yer alan bir höyüktür. Önemli bir tarihi merkez olan Karkamış'ın 10 km kuzeyindedir. Höyük, 200 x 150 metre boyutlarında ve 25 metre yüksekliktedir.

Korucutepe Höyük, Elazığ İl merkezinin 30 km doğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Keban Baraj Gölü altında kalmadan önce 190 metre çapında ve 16 metre yüksekliğinde bir tepeydi.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Fıstıklı Höyük, Şanlıurfa İl merkezinin batı kuzeybatısında, Birecik İlçesi'nin yaklaşık 4 km güneyinde Mezra Köyü'nün 1,5 km kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Yerleşme Fırat'ın sol yakasında, Karkamış'a 25 km mesafededir ve Karkamış Barajı su toplama sahası içinde kalmıştır. Eski arkeolojik yayınlarda Zeytinlibahçe Höyüğü'ne 1 km mesafede olmasından hareketle Zeytinlibahçe Yanı I adıyla geçmektedir. Tepe yaklaşık 4 metre yüksekliktedir ve yarım hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Bugün için üzeri fıstık ağaçlarıyla kaplıdır.

Salat Cami Yanı, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi'nin yaklaşık 20 km. doğusunda, Dicle'nin bir kolu olan Salat Çayı kıyısında yer alan bir höyüktür. Höyükteki Neolitik yerleşim alanı 220 x 130 metrelik bir alana yayılmıştır. Kazı çalışmaları başlamadan önce höyükten sürekli olarak toprak alınması ve yapılaşma sonucunda tepenin büyük bir kısmı ortadan silinmişti.

Mezraa Höyük, Şanlıurfa ili'nin güneybatısında, Birecik İlçesi'nin kuş uçuşu 7 km güneyinde, Mezraa Belde'sinin 1,5 km güneydoğusunda, Fırat'ın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 180 x 140 metre boyutlarında olup ova seviyesinden 13 metre yüksekliktedir.

Gülpınar Höyüğü, Çanakkale İli'nin Ayvacık İlçesi'nin yaklaşık 25 km. batısında yer alan bir höyüktür.

Çola Avika Höyüğü, Batman il merkezinin kuzeydoğusunda, Kozluk İlçesi'nin batısında, Ramdenka Çayı kıyısında, bir Paleolitik ve Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ konaklama ve işlik yeri olan Nevala Denik'in karşı kıyısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 100 metre çapında ve 1-2 metre yüksekliğindedir.

Aşağı Salat Höyüğü, Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Yukarısalat Belde'sinin 3 km. güneyinde, günümüzde 10 – 15 haneli Aşağı Salat Mahallesi'nin altında yer alan bir höyüktür. Dicle Nehri kıyısındaki höyük Salat Çayı'nın Dicle'ye katıldığı yerin 2 km. doğusundadır. Tepe, yaklaşık olarak 150 x 100 metre boyutlarında, nehir seviyesinden 3 metre yükseklikteki bir teras üzerindedir. Kültür dolgusu 5 metre kadar olan höyüğün güney yamacı Dicle taşkınlarıyla tahrip olmuştur. Güneydoğu kesiminin ise su ile aşınmıştır. Aşağı Salat Höyüğü Kuzey Mezopotamya kültür alanı içinde kurulmuş küçük bir köy yerleşimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Salat Vadisi'nden gelen doğal yol, Dicle Nehrini Höyük'ün de yer aldığı Salat Mevkii'nde geçerek doğuya ve güneye yönelmektedir. Höyük'ün yaklaşık 50 metre güneybatısında bir mezarlık alanı yer almaktadır.

Hanay Tepe Höyüğü, Çanakkale il merkezinin güneydoğusunda, Kemerdere Vadisi'nin Menderes Ovası'na açıldığı yerde, Ezine İlçesi'nin yaklaşık 20 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda Bozköy - Hanaytepe olarak geçmektedir.

Uğurlu / Zeytinli, Çanakkale İli'ne bağlı Gökçeada'nın batı tarafında, Uğurlu Köyü'nün 900 metre doğu-kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Uğurlu Limanı'ndan yaklaşık olarak 1.400 metre, Ada'nın merkezine 23–24 km. uzaklıktadır. Bölge yerel olarak Zeytinli Mevkii olarak bilinmektedir. Yerleşme İsa Tepe'sinin doğu yamacında, bir yamaç yerleşmesi görünümündedir. Çanak çömlek buluntularına bakılarak 300 x 100 metrelik bir alana yayılmış olduğu söylenmektedir. Neolitik Çağ'a tarihlenen çanak çömlek buluntuları ise 100 x 100 metrelik bir alanda görülmektedir. Uğurlu / Zeytinli, şimdilik Doğu Ege Adaları'daki en eski yerleşmedir. Neolitikleşmenin Avrupa'ya aktarımından çok önemli bir konum göstermektedir. En erken yerleşimin Anadolu'dan gelen göçle MÖ 6.500 yıllarında başladığı anlaşılmaktadır. Bu yerleşim MÖ 5.000 dolaylarında Anadolu'dan bağımsız şekilde gelişen bir kültür olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kumartepe, Şanlıurfa il merkezinin 1,5 km kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin kuzeydoğusunda, İğdeli Köyü'nün kuzeyinde yer alan bir düz yerleşmedir. Günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmıştır. Barajın yapımından önce Fırat'ın güney kıyısında, İncesu Vadisi ile Fırat Vadisi'nin birleştiği yerdeydi.

Kanlıtaş Höyük, Eskişehir il merkezinin kuzeyinde, Aşağıkuzfındık Köyü'nün 1 km. doğusunda, "Kanlıtaş Mevkii" olarak bilinen yörede yer alan bir höyüktür. Yerleşme, vadinin ortasındaki kayalık bir yükseltinin kuzey yamacındadır. Tepe, 30 metre çapında olup 4 - 7 metre yüksekliktedir.