İçeriğe atla

Yeni ürünlerin benimsenmesi

Yenilikler Açısından Yeni Ürünün Benimsenme Sürecinin Önemi

Yeniliğin benimsenmesi, hayata geçen yeniliklerin başkaları tarafından üretilmesini, geliştirilmesini ve uygulamasını kapsayan bir süreçtir. Bu süreç, potansiyel müşterilerin yeni mamulden haberdar olmaları, onu denemeleri ve neticede kabul veya reddetmeleri boyunca devam edecektir. Firma yöneticilerinin problemi, yeni mamullerinin birçok vasıflarının ne yönde geliştirileceği, ne gibi reklam temaları, satış teşviki vasıtaları usulleri uygulayacakları, kitle haberleşme araçlarından hangilerini kullanacaklarına bir an önce karar vermek bakımından kabul sürecini anlamak, keşfetmektir.

Yeni Ürünü Benimseme Sürecindeki Aşamalar

Ürünün hayat evresinin her aşamasında özellikle sunuş aşamasında işletmeler ürünü kimin satın alacağı, kullanacağı, yeni ürünü kimin benimseyeceği ile ilgilenmektedirler. Satın alma ve sipariş verme işlemlerinden önce her bir benimseyenin gerçekleştirdiği zihinsel ve davranışsal safhalar benimseme sürecini oluşturur. Bu safhalar farkında olma, ilgi, değerlendirme, deneme ve benimsemedir. Bütün potansiyel müşterilerin hepsi bu sürecin safhalarını aynı oranda ve hızda geçemezler. Bazıları çok çabuk geçerler ve bunlar yeni ürünü ilk benimseyenlerdir.

Yeni ürünü benimseme sürecindeki safhalar genellikle 5 gruba ayrılmıştır.

1. Farkına Varma Benimseme sürecinin ilk aşamasında tüketiciler yeni üründen haberdar olurlar. Ancak yeterli bilgiye sahip değildirler çünkü ürün bilgisi aramak için yeterli ilgi uyanmamıştır. Bu aşama bir yeniliğin varlığından haberdar olma aşamasıdır. Farkına varma (awareness) aşamasında tüketici ürün konusunda bir gereksinme ya da istek duymamaktadır. Bu aşamada kitlesel iletişim araçlarının ve kulakta kulağa kişisel iletişim biçimlerinin yeni ürünlerin farkına varılmasında önemli yeri vardır. Örneğin yeni özellikler kazandırılmış bir hazır kahve çeşidini televizyon reklamından duyan tüketici bu yeniliği öğrenmiş yeniliğin farkına varmıştır.

2. İlgilenme İlgilenme (interest) aşamasında, tüketicilerde yeni ürüne ilgi uyanır ve yenilik hakkında bilgi arayışı başlar. Kişi bu bilgilere ulaşacağı kaynaklar olarak kitle iletişim araçları ve kişisel iletişim araçlarını kullanır. Bu kaynaklardan ürünün özellikleri, nasıl işlediği, hangi gereksinmeyi nasıl karşıladığı gibi bilgiler elde eder. Genel anlamda yenilik kabul edilir.

3. Değerlendirme Bu aşamada tüketici, söz konusu yeniliğin şimdiki ve gelecekteki gereksinme ve isteklerine uyup uymayacağına temel olacak değerlendirmeler yapar. Değerlendirme (evaluation) aşaması, bir çeşit zihinsel uyarlama çabasıdır. Örneğin hazır kahveye ilişkin önceki aşamada toparladığı çeşitli bilgileri bu aşamada değerlendirir. Bu hazır kahvenin kullanmakta olduğu kahveden daha nitelikli ve ağız tadına daha uygun olduğuna karar verir. Tam tersine bu kahvenin kullandığından farkı olmadığı ya da daha kötü olduğu kararını da verebilir. Elde edilen bilgiler ışığında tüketici yeniliği deneyip denememeyi düşünür.

4. Deneme Deneme (trial) aşamasında, tüketici, ürünü denemek için satın alır ve kullanır. Bu deneyim ürünü benimseme ya da reddetme konusunda kritik bilgi verir. Örneğin hazır kahveden küçük bir kavanoz satın alınıp denenmesi ve işlevinin anlaşılması bu aşamada gerçekleşecektir. Bunu sürekli alıp almayacağına bu deneme sonucunda karar verecektir. İşletmeler tüketicilere örnek ürün dağıtarak, bu ürünlerin denenmesini sağlamak ister. Tek kullanımlık şampuanlar vs.

5. Benimseme/Reddetme Benimseme/reddetme (adoption/rejection) aşamasında, ürün kullanımıyla birey, istek ve gereksinimlerini karşılıyor olacaktır. Hazır kahveyi çeşitli yönleriyle uygun bulan tüketici, kullandığı hazır kahveden vazgeçerek yeni ürünü kullanmaya başlayacaktır. Yeni kahveyi beğenmemişse yeni bir dürtünün ortaya çıkışına dek o ürünün kullanımı söz konusu olmayacaktır. Deneyimleri ve değerlendirmeleri sonucu tüketici ürünü devamlı kullanmaya veya tamamen reddetmeye karar verir.

Kaynakça

  • Damanpour, Fariborz. (1991). “Organizational Innovation: A Meta-Analysis of Effects of Determinants and Moderators”. (Academy of Management Journal).
  • Okyay, Engin. (1975). “Yeni Mamul Kararları ve Türkiye’deki Uygulama”. (Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Pazarlama Enstitüsü) İstanbul Üniversitesi Yayınlarından No:2037
  • Kotler, Philip. (1988). “Marketing Management”. New Jersey: Englewood Cliffs Prentice- Hall Inc.
  • Kavas, A.C., Katrinli, A., Özmen, Ö. T. (1998). “Tüketici Davranışları”. Anadolu Üniversitesi Web-Ofset Tesisleri.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Elektronik ticaret</span> genel olarak internet üzerinden yapılan iş endüstrisi türü

Elektronik ticaret ya da kısaca e-ticaret, 1995 yılından sonra İnternet kullanımının artmasıyla ortaya çıkan, ticaretin elektronik ortamda yapılması kavramıdır. Mağazasız perakendecilik olarak da bilinir. E-ticaret, mobil ticaret, elektronik fon transferi, tedarik zinciri yönetimi, İnternet pazarlaması, çevrimiçi işlem işleme, elektronik veri değişimi (EDI), envanter yönetim sistemleri ve otomatik veri toplama sistemleri gibi teknolojilerden yararlanır. E-ticaret, elektronik endüstrisinin en büyük sektörüdür ve yarı iletken sanayiinin teknolojik ilerlemeleri tarafından yönlendirilmektedir.

Pazarlama firmaların veya şirketlerin, herhangi ürün veya hizmet'lerin müşterilerinin ilgisini çekeceğini tayin etmeleri ve satış, hizmet, ticaret, reklam, iletişim ve işletme idaresi geliştirmeleri için stratejileri belirlemeleri sürecidir. Pazarlama süreci, bir bütünleştirilmiş süreç olup bunun vasıtasıyla firmalar müşterileri için değer yaratmakta ve bunun karşılığında müşterilerden deger kapabilmek için güçlü müşteri ilişkileri kurmaktadırlar.

<span class="mw-page-title-main">Reklam</span> pazarlama için kullanılan iletişim biçimi

Reklam, "insanları gönüllü olarak belli bir davranışta bulunmaya ikna etmek, belirli bir düşünceye yöneltmek, dikkatlerini bir ürüne, hizmete, fikir ve kuruluşa çekmeye çalışmak, onunla ilgili bilgi vermek, ona ilişkin görüş ve tutumlarını değiştirmelerini veya belirli bir görüşü ya da tutumu benimsemelerini sağlamak amacıyla oluşturulan; iletişim araçlarından yer ya da süre satın almak yoluyla sergilenen ya da başka biçimlerde çoğaltılıp dağıtılan ve bir ücret karşılığı oluşturulduğu belli olan "duyuru"dur.

<span class="mw-page-title-main">Lojistik</span> kaynak akışının yönetimi

Lojistik ya da nakliye; ürün, hizmet ve insan gibi kaynakların, ihtiyaç duyulan yerde ve istenen zamanda temin edilmesi için bir araç olarak tanımlanabilir. Herhangi bir pazarlama veya üretim organizasyonunun lojistik destek olmadan başarılması çok zordur. Lojistik; nakliye, envanter, depolama, malzeme idaresi ve ambalajlama bilgilerinin birleştirilmesini kapsar. Lojistik işletme sorumluluğu, ham maddenin coğrafi konumlanması, sürecin işletilmesi ve ihtiyaçların mümkün olan en düşük maliyetle karşılanarak işin bitirilmesidir. Lojistik yönetimi, tedarik zinciri yönetimi ve tedarik zinciri mühendisliği'nin bir parçasıdır

Niş pazar çok dar bir tüketici grubunun istek ve gereksinmelerine göre bölümlenmiş pazarlardır. Büyük işletmelerin girmek istemediği ya da göremediği özel pazar bölümleri, sınırlı tüketicisi olan bir yapıya sahiptir. Ortopedik ürünler, çok büyük numarada giysi, ayakkabı, özel turizm etkinlikleri gibi. Bu pazarlar mikro pazarlara yaklaşır.

Kriz, bir örgütün üst düzey hedeflerini ve işleyiş biçimini tehdit eden veya hayatını tehlikeye sokan, acil karar verilmesi gereken, uyum ve önleme sistemlerini yetersiz hale getiren gerilim durumudur.

Mal veya emtia, ekonomide insan gereksinimlerini ve isteklerini gidermek amacıyla alınıp satılan somut araçlar. Hizmetten farkı olarak, malların dağıtımı yapılabilir, el değiştirebilir ve üreticiden tüketiciye aktarılır. Örneğin satın alınan bir giyecek mal durumundayken, kuaförde yaptırılan bir saç kesimi hizmete örnektir. Ekonomide malın pek çok türü vardır: kamu malı, özel mal/mülk, vakıf malı, kurum malı gibi.

Kalite kontrolü, Latince contra kelimesinden gelir, İngilizce karşılığı control olup sürekli standartları karşılamak için yapılan süreç idaresi anlamında kullanılır. Buna göre kalite kontrolü, bir sürecin kalite etkinliğini azaltacak durumlara karşı tedbir alarak kaliteye hakim olma anlamına gelir. Kalite kontrolünün temel amacı müşteri beklentilerinin ve işletmelerin stratejik amaçlarının en ekonomik seviyede karşılanabileceği ürünün üretimi için gerekli planların geliştirilip uygulanarak etkin bir şekilde sürekliliğinin sağlanmasıdır. Eğer kontrol temel olarak, kalite yönetim kararlarında kullanılmazsa yönetim tümüyle kaliteyi yönetemez.

Hizmet, gereksinimleri karşılama ve üretildiği anda tüketilme özelliklerine sahip her türlü etkinlik olarak tanımlanabilir.

Planlı eskime veya Planlı eskitme, endüstriyel tasarımda bir ürünün belli bir süre sonra eskiyerek veya işlevsiz hale gelerek sınırlı bir kullanım ömrüne sahip olmasını tasarlamak ya da planlamaktır. Planlı eskimenin üretici için potansiyel yararları vardır. Tüketici ise kendini, ürünün kullanımını sürekli kılmak için ürünün yedek parçasını aynı üreticiden temin etmek veya yeni bir modelini almak ya da rakip üreticiden temin etmek zorunda hisseder.

<span class="mw-page-title-main">Kalite maliyetleri</span>

Kalite maliyeti, mevcut kalitesizlikten ileri gelen ya da potansiyel kalitesizliği önlemek amacıyla alınan önlemler dolayısıyla ortaya çıkan maliyet. Kalite maliyetleri ile ilgili literatürde temel teşkil eden önemli çalışmalar, 1976'da Kaoru Ishikawa, 1979'da Philip B. Crosby, 1986'da William Edwards Deming, 1988'de Joseph Juran ve 1991'de Armand Vallin Feigenbaum tarafından gerçekleştirilmiştir. Kalite maliyeti kavramı, üretilen ürünlerin, müşteri beklentilerini karşılamamasını takiben hem ürün geliştirme hem de süreç iyileştirme çalışmalarının sonucu olarak doğmuştur. Kalite maliyetlerinin ölçülüp hesaplanması Toplam Kalite Yönetimi programının önemli ve gerekli aşamalarından biridir.

Kalite, insanlık tarihi boyunca hakkında ciddi olarak düşünülmüş, farklı fikirler ortaya konulmuş ve tarihin gelecek seyri boyunca da yoğun ilgisine devam edecek olan bir kavramdır.

Çevrimiçi alışveriş, İnternet üzerinden çevrimiçi olarak yapılan alışveriş. Ziyaretçiler İnternet üzerinden istedikleri ürünleri sepete atarlar, kayıt olurlar, ödeme yaparlar. Seçip satın alınan ürünler kargoyla adrese gönderilir.

İngilizce açılımı "'consumer to consumer" olan ve "Tüketiciden Tüketiciye" anlamına gelen bir e-ticaret modelidir.

<span class="mw-page-title-main">Gereksinim çözümleme</span>

Bilgisayar bilimlerinde, gereksinim analizi ya da gereksinim çözümleme; çeşitli sistemlerin gerekliliklerini ve olası çelişkili durumlarını göz önüne alarak, yazılımı analiz etmek, belgelemek, doğrulamak ve yönetmek için yeni veya değiştirilmiş bir ürün üzerinde projenin ihtiyaçlarını, sistem gereksinimlerini ve koşullarını belirleyen görevleri kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Satış</span>

Satış, belirli bir zaman diliminde satılan mal veya hizmet sayısı ile ilgili faaliyetlerdir.

Ürün Yaşam Dönemi, 1966'da Raymond Vernon tarafından geliştirilmiştir. Teknolojik Açık Teorisi'nin daha çok gelişmiş hali olarak ifade edilebilir. Teoriye göre esas alınan noktalardan birisi, her ürünün belli bir yaşam süresi vardır ve bu sürede 5 farklı aşamadan geçmektedir:

Yetkilendirme, genel bilgi güvenliği ve bilgisayar güvenliği ve özellikle erişim kontrolü ile ilgili kaynaklara erişim haklarını / ayrıcalıklarını belirleme işlevidir. Daha resmi olarak, "yetkilendirmek" bir erişim politikası tanımlamaktır. Örneğin, insan kaynakları personeli normalde çalışan kayıtlarına erişim yetkisine sahiptir ve bu politika genellikle bir bilgisayar sisteminde erişim kontrol kuralları olarak resmîleştirilir. İşletim sırasında, sistem, (doğrulanmış) tüketicilerden gelen erişim taleplerinin onaylanmasına (verileceğine) veya reddedileceğine (reddedileceğine) karar vermek için erişim kontrol kurallarını kullanır. Kaynaklar, tek tek dosyaları veya bir öğenin verilerini, bilgisayar programlarını, bilgisayar aygıtlarını ve bilgisayar uygulamaları tarafından sağlanan işlevleri içerir. Tüketici örnekleri bilgisayar kullanıcıları, bilgisayar yazılımı ve bilgisayardaki diğer donanımlardır.

<span class="mw-page-title-main">Gıda teknolojisi</span>

Gıda teknolojisi, gıda ürünlerinin üretimi, muhafazası, kalite kontrolü, araştırılması ve geliştirilmesi ile ilgilenen bir gıda bilimi dalıdır. Gıda teknolojisine yönelik erken bilimsel araştırmalar, gıdaların korunmasına yönelik olmuştur. Nicolas Appert'in 1810'da konserve sürecini geliştirmesi belirleyici bir olay olmuştur. Appert, bulduğu bu konserve sürecinin konserve olduğunu ve işleminin hangi prensipte çalıştığını bilmemektedir. Ancak bulunan bu konservenin gıda muhafaza teknikleri üzerinde büyük bir etkisi olmuştur. Louis Pasteur'ün şarabın bozulması üzerine araştırma yapmış ve 1864'te bozulmanın nasıl önleneceğine ilişkin açıklaması yapmıştır. Ancak bu bilimsel bilgiyi gıda işlemeye uygulamak için erken bir girişim olmuştur. Pasteur, şarap bozulmasına ilişkin araştırmaların yanı sıra alkol, sirke, şarap ve bira üretimi, sütün ekşimesi gibi konuları da araştırmıştır. Gıda bozulmalarını ve hastalık üreten organizmaları yok etmek için süt ve süt ürünlerini ısıtma işlemi olan pastörizasyonu geliştirmiştir. Pasteur, gıda teknolojisi konusundaki araştırmalarında bakteriyoloji ve modern koruyucu tıbbın öncüsü olmuştur.

Hedef kitle, iletişim alanında bir yayın veya programın hitap etmesi beklenen topluluğu ifade eden terimdir. Genellikle pazarlama ve reklamcılık sektörleri tarafından kullanılır. Kurumlar yayın faaliyetlerinde kendilerine ekstra para ve iş gücü kaybı getirerek bütün bir toplumu kapsamaktansa, kendileri için daha avantajlı olacak kitleler ile iletişime geçmeyi tercih eder. Hedef kitle kavramı aynı zamanda siyasal partilere politikalarını oluştururken ve oluşturdukları politikaları kamuoyuna açıklarken yardımcı olur.