
Bu liste, egemen devletlere genel bir bakış sağlamaktadır ve ülkelerin egemenliklerinin tanınması hakkında bilgi veren bir listedir.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde benimsenen Çocuk Hakları Sözleşmesi, 2 Eylül 1990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Türkiye de dahil olmak üzere 196 ülkenin taraf olduğu sözleşme en fazla ülkenin onayladığı insan hakları belgesidir. Amerika Birleşik Devletleri hariç bütün Birleşmiş Milletler üyeleriyle Filistin, Vatikan, Nieu ve Cook Adaları sözleşmeye taraftır. Türkiye, sözleşmeyi 14 Ekim 1990'da imzaladı ve sözleşme 27 Ocak 1995'te Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Birleşmiş Milletler (BM), 24 Ekim 1945'te kurulmuş; dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan uluslararası bir örgüttür. Birleşmiş Milletler kendini "adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş" olarak tanımlamaktadır. Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanılmasını evrensel düzeyde yasaklayan ilk antlaşma 26 Haziran 1945'te 50 ülke tarafından imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması'dır.
UNICEF veya resmi adıyla Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu, dünya genelinde çocuklara insani ve gelişimsel yardım sağlamaktan sorumlu bir Birleşmiş Milletler kuruluşudur. UNICEF'in faaliyetleri arasında aşılama ve hastalık önleme, HIV'li çocuklar ve anneler için tedavi yönetimi, çocukluk ve anne beslenmesini iyileştirme, sağlık koşullarını iyileştirme, eğitimi teşvik etme ve felaketlere müdahale için acil yardım sağlama yer alır.

Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı ya da kısaca TEMA, 11 Eylül 1992 tarihinde İstanbul'da kurulmuş olan çevreci bir vakıftır.

Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Yok Edilmesi Sözleşmesi ya da CEDAW, 1979'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve taraf devletlere kadınlara karşı ayrımcılığın tüm biçimlerini ortadan kaldırma yükümlülüğü getiren uluslararası bir sözleşmedir.

Sulak alanlar, yeryüzünün en zengin ve en üretken ekosistemlerini oluşturmaktadır. Bu alanlar yöre insanlarına ve ülkenin geneline geniş yelpazede hizmet veren oldukça karmaşık doğal sistemlerdir ve yeryüzündeki başka hiçbir ekosistemle karşılaştırılmayacak ölçüde işlev ve değerlere sahiptir.
Dünya Doğayı Koruma Birliği veya tam adıyla Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği doğal kaynakların korunması amacı ile kurulmuş uluslararası bir organizasyondur. Merkezi Gland, İsviçre'de bulunur. IUCN dünya çapında 160 ülkeden 1.400'ün üzerinde devlet kuruluşu ve sivil toplum örgütünü aynı çatı altında toplamaktadır.

Hayrettin Karaca, Türk sanayici ve çevre aktivisti. Babası Örmeci Hocazade Halil Efendi, annesi Zehra Hanım olup her ikisi de Kırım muhaciri idi.

Birleşmiş Milletler Kampüsü, Almanya'nın Bonn kentinde Birleşmiş Milletler'e bağlı çeşitli kurum ve birimlerin yoğunlaştığı bölge. Kampüsün temeli 11 Temmuz 2006'da Almanya Başbakanı Angela Merkel ve eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından atıldı. BM Bonn kuruluşları iklim değişikliği, arazi bozulması, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetleri, vahşi yaşamın korunması, gönüllülük, sağlık, insan güvenliği, afet riskinin azaltılması, turizm, eğitim ve öğretimin yanı sıra Küresel Kalkınma Hedeflerine ulaşılması üzerine çalışıyor. Birleşmiş Milletler'in 20 farklı teşkilat ve programı Bonn'da faaliyet göstermekte. Şu anda, Bonn'daki Birleşmiş Milletler kuruluşlarında, programlarında ve ofislerinde çalışan yaklaşık 1000 personel bulunmaktadır.

Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devletler bu maddede sıralanmaktadır. BM'nin şu anda en son katılan Güney Sudan ile birlikte 193 üye devleti olup hepsi de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun üyesidir.
Azınlık hakları terimi temelde iki ayrı kavramı belirtmektedir. Terim; ırksal, etnik, sınıfsal, dini, dilsel ve cinsel azınlıkların bireysel haklarını belirtmenin yanı sıra azınlık öbeklerine atfedilen grup haklarını da içermektedir. Kullanım alanı, hiçbir çoğunluk öbeğine ait olmayan kişilerin bireysel haklarını da kapsayacak biçimde genişlemiştir.
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler öncülüğünde imzalanan küresel ısınmaya yönelik hükûmetlerarası ilk çevre sözleşmesidir. Sözleşme; insan kaynaklı çevresel kirliliklerin iklim üzerinde tehlikeli etkileri olduğunu kabul ederek atmosferdeki sera gazı oranlarını düşürmeyi ve bu gazların olumsuz etkilerini en aza indirerek belli bir seviyede tutmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda genel ilkeler, eylem stratejileri ve ülkelerin yükümlülüklerini düzenlemektedir. Sözleşme; hükûmetlerarası düzeyde iklim değişikliğine yönelik ilk çevre mutabakatı olmasıyla önemli olsa da yaptırım gücü zayıftır, taraf ülkeler iyi niyet düzeyinde sözleşmeyi desteklemişlerdir. Bu sözleşme kapsamında 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü daha somut hedefler içermektedir.

Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi, dünya üzerinde kuraklık ve çölleşmenin etkilerini azaltmayı amaç edinmiş uluslararası bir sözleşmedir.

Münhasır ekonomik bölge (MEB), Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca bir devletin deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında su ve rüzgâr enerjisi de dâhil olmak üzere özel haklara sahip olduğu deniz bölgeleridir.

Çölleşme, doğal yılların sonlarında Afrika'daki Sahel bölgesi çölleşmesi ile başladı. Ayrıca insanların doğa üzerindeki madencilik, tarım, ağaç kesme gibi aktiviteleri ile de gerçekleşir. Yağışların azalması, bitkilerin seyrekleşmesi, çıplak toprak arazisinin artması doğal çöl oluşumunun sebepleridir. Çölleşme var olan çöllerin genişlemesini değil, yeni bir çölün oluşumunu ifade eder.

Ege sorunu veya Ege ihtilafı, Ege Denizi bölgesindeki egemenlik ve ilgili haklar konusunda Yunanistan ile Türkiye arasında birbiriyle ilişkili bir dizi anlaşmazlık. Bu tür çatışmalar, 1970'lerden beri Yunan-Türk ilişkilerini güçlü bir şekilde etkiledi ve iki kez 1987 ve 1996'nın başlarında, askeri çatışmanın patlak vermesine neden olabilecek krizlere yol açtı. Ege'deki sorunlar birkaç kategoriye ayrılır:
- Karasularının sınırlandırılması
- Hava sahalarının sınırlandırılması
- Münhasır ekonomik bölgelerin (MEB) sınırlandırılması ve kıta sahanlığının kullanımı
- Askeri uçuş faaliyetlerinin kontrolü için uçuş bilgi bölgelerinin (FIR) rolü
- Bölgedeki bazı Yunan adalarına verilen askerden arındırılmış statü sorunu
- İki tarafın, özellikle Kardak olmak üzere bir dizi adacık üzerinde egemenlik iddiaları

BM Kadın Birimi olarak da bilinen Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadınların güçlenmesi için çalışan bir Birleşmiş Milletler kuruluşudur.

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, tüm dünyada sürdürülebilir, ortak bir küresel kalkınma kültürünü yaymak üzere; şirketleri sürdürülebilir ve sosyal sorumluluklarına uygun uygulamalar geliştirmeye teşvik eden, bağlayıcılığı olmayan bir Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmesi ve bu sözleşmenin imzacılarını kapsayan bir oluşumdur.

Büyük Yeşil Duvar Projesi, Afrika'daki Sahra çölünün güneye doğru genişlemesini, kum fırtınalarının durdurulması ve Afrika'daki doğal güzelliği büyütmek için geniş bir orman hattı oluşturma projesidir. Büyük Yeşil Duvar projesi ile Atlantik Okyanusu kıyısındaki Senegal'in başkenti Dakar'dan Cibuti'ye kadar, 11 ülkeden geçen ve yaklaşık 8000 kilometrelik uzunluğa kadar ulaşacak bir bölgeye ağaçlandırma yapılması planlanıyor. Bu proje sayesinde çöl boyunca 8000 kilometre uzunlukta ve 15 kilometre genişliğinde bir orman oluşturularak çölleşmenin önüne geçilmesi planlanıyor. Girişimin başladığı 2007 yılından beri bölgedeki kuraklıktan dolayı fakirlik çeken, doğal kaynaklar için birbirleriyle savaşan halkın refah seviyesi de yükseldi. Bölge halkına iş imkânı sağlayan Yeşil Duvar Projesi, tarımın da gelişmesini sağladı. Avrupa'ya göç eden insan sayısı da bu proje sayesinde azaldı. Bölge ülkelerinin de yanında Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi'ni imzalayan ülkeler de projeye destek sağlamaktadır. Yeşil Duvar Projesi'nin tamamlanmasıyla 10 milyon kadar insana iş imkanı sunması bekleniyor. BM 2016 yılında ağaçlandırmanın %15'inin tamamlandığını açıkladı. 2021 yılında proje, 14 milyar 263 milyon dolarlık bir bağış aldı.