İçeriğe atla

Yağış

Buharlaşma ve suyun yoğunlaşması yağışların en büyük nedenlerindendir
Yıl içinde ortalama yağışın aylara göre değişimi
Kırağı
Vergla

Yağış, hava kütlelerinin soğuk bir hava tabakası ile karşılaşarak, soğuk bir yerden geçerek ya da yükselerek soğuması sonucunda içerisindeki su buharının yoğuşarak sıvı veya katı halde yeryüzüne inmesi olayıdır. Plüvyometre adı verilen bir âletle ölçülür. Yıllık yağış miktarı mm, cm ve m olarak, günlük yağış miktarı ise kg/m² ile ifade edilir. Yıllık toplam yağış miktarının bir alanda oluşturduğu yükseklik baz alındığı için uzunluk birimleriyle ifade edilir. Birçok farklı formda meydana gelebilir, bunlar yağmur, kar, graupel, dolu ve sulusepkendir.

Yağışın oluşumu

Yağışın oluşabilmesinin temel şartı ortamda su buharı (nem) bulunmasıdır. Nemin yanında şu olaylarında gerçekleşmesi gereklidir.[1]

  • Soğuma: Yoğunlaşmanın gerçekleşmesi için soğumanın gerçekleşmesi gerekir. Soğuma, sıcak havanın soğuk zemine temasıyla (konveksiyon) oluşabilir. Gökyüzünün açık olduğu bulutsuz gecelerde yerin ısı kaybıyla (radyasyon) olabilir. Soğuk ve sıcak hava kütlelerinin karışımı ile oluşur. Isınan havanın yükselmesi ile (adyabatik) yöntemle soğuma gerçekleşir.
  • Yoğunlaşma: Nemin bulunduğu havada yoğunlaşmanın başlayabilmesi için yoğunlaşma çekirdeklerinin bulunması gerekir. Yoğunlaşma çekirdeği; havadaki asılı haldeki çölden kalkan tozlar, okyanuslardan uçuşan tuz parçacıkları, volkandan püsküren kül zerrecikleri, meteorların parçalanma artıkları gibi katı zerreciklerdir. 10 mikrondan küçük bu parçacıklar üzerinde su tutunabilir. İnce film tabakası halindeki higroskopik su giderek kalınlaşır. Yer çekimine karşı koyamayacak ağırlığa ulaşınca düşmeye başlar.
  • Alana yeni bulut gelmesi: Bulutlarda bulunan 2-3gr/m³ su kısa sürede tükenir, alana yeni bulutlar gelmedikçe uzun ve güçlü bir yağış oluşmaz.

Yoğunlaşma ürünleri

  • Yağmur: Bulutlardan düşen 0.5 mm çapından daha büyük su damlalarına verilen isim. 6 mm'den büyük yağmur damlalarının hava sürtünmesinden dolayı parçalanır ve küçülür.
  • Kar: Buluttaki nemin 0 °C altında buz kristalleri şeklinde yoğunlaşmasıyla oluşan yağış türü.
  • Dolu: Dikey hava hareketlerine bağlı, damlacıkların yükselmesi ve aniden donmasıyla oluşan buz parçalarının yere düşmesiyle oluşur.
  • Çisenti: 0.5 mm'den küçük damlaları olan yağmura verilen addır.
  • Sulusepken: Kar ve yağmurun birlikte yağması durumudur.
  • Çiy: Baharlarda, açık, soğuk ve rüzgârsız gecelerde zemin, bitkiler ve cisimler havadan daha soğuk durumdaysa, su buharı bu cisimler üzerinde yoğunlaşır. Yerdeki cisimler üzerinde su damlacıkları oluşur.
  • Kırağı: Çiy oluşumu ile benzerdir. Farkı, toprak ve zeminde soğumanın şiddetli olmasından dolayı, nem buz kristalleri haline dönüşür. Cisimlerin üzerini ince, beyaz bir buz tabakası kaplar.
  • Kırç: Aşırı soğumuş cisimler üzerinde buz tabakaları halinde yoğunlaşmasıdır. Kırağının ilerlemiş halidir.
  • Vergla: 0 °C'nin altına kadar soğumuş cisimler üzerine yağmur tanelerinin düşerek, donmasıyla oluşur.

Yağmur, kar, dolu, çisenti,sulusepken gökyüzünden düştükleri için yağış (düşen hidrometeor) denir. Kırağı, çiğ, vergla yerde oluşur, düşmeyen hidrometeor adı verilir.

Oluşum Şekillerine Göre Yağış Türleri

Konveksiyonel yağışların oluşum şekli

Yükselim yağışları olarak da bilinirler, ısınan havanın yükselerek soğuması sonucunda; sıcaklık düşer, mutlak nem azalır, bağıl nem yükselir. Hava neme doygun hale gelince yağış bırakır. Alçak basınç alanlarında havanın yükselme hareketinden dolayı sıkça görülür. Ekvator çevresinde yılın her vaktinde, Türkiye'de daha çok ilkbahar mevsiminde bu yağışlara rastlanır.

[Talan yağışları] ===

Frontal yağışların oluşum şekli (Mavi: soğuk hava kütlesi, Kırmızı: sıcak hava kütlesi)

Frontal yağışlar olarak da bilinirler; farklı karakterdeki iki hava kütlesinin karşılaşması sonucu, yeterli neme sahip havanın soğuyarak içerisindeki su buharının yoğuşması sonucu oluşur. Genellikle soğuk ve sıcak hava kütlelerinin karşılaşmasıyla oluşur. İlerleyen soğuk hava, daha ağır olduğundan sıcak havanın yükselmesine neden olur. Yükselen nemli ve sıcak hava kütlesinin soğumasıyla yağış oluşur.Akdeniz kıyılarında kış aylarında görülürler, Orta Avrupa ve Batı Avrupa'da batı rüzgârları ve kutup rüzgârlarının karşılaşması sonucunda yılın her vakti oluşurlar.

Orografik Yağışlar

Orografik yağışların oluşum şekli

Yamaç yağışları olarak da bilinirler; bir hava kütlesinin bir yamaç boyunca yükselmesi, giderek soğumasına neden olur. Bu durum maksimum nemi düşürerek havanın neme doygun hale gelmesine neden olur. Yüksek alanlar çevrelerine göre bu yağış türüyle daha fazla yağış alırlar. Dağın uzanış doğrultusu hakim rüzgâr yönüne dik olduğu durumlarda yağış daha da artar. Rize yaklaşık 2500 mm yağışla Türkiye'nin en fazla yağış alan yeridir. Bu olayda Kaçkarların hakim rüzgâr yönüne dik uzanışta olması temel sebeptir. Yağışın çoğunu denize bakan yamaçta bırakan hava kütlesi dağın diğer yamacına kuru olarak geçer. Bu yamaç yağış gölgesinde (yağış duldası) kalır. Yüksek dağların orta kısımları daha çok yağış alır. Yükselen hava kütlesi neminin önemli kısmını alt ve orta yüksekliklerde bıraktıktan sonra, zirvelere daha az nemle ulaşırlar. Yamaç yağışı rüzgâr yıl boyu eserse yıl boyu, dönemli eserse estiği dönemde görülür.[2] Muson Asyasında yamaç yağışları yaz musonları etkisiyle sadece yazın oluşur.

Karadeniz'deki dağların kuzey yamaçları, Toroslar'ın güney yamaçları Türkiye'de yamaç yağışlarının görüldüğü alanlardır. Dünyada yamaç yağışları en fazla Hawaii'de, Madagaskar ve Brezilya'nın doğu kıyılarına düşer. Deniz üzerinden gelen alizeler yağışın temel nedendir. Yaz musonları Himalaya ve Gat dağlarına yamaç yağışlarıyla bol yağmur bırakırlar.

Yağışın Yeryüzüne Dağılışı

Dünya yıllık yağış ortalaması. Karalara düşen yıllık yağış
  0-300 mm
  300-500 mm
  500-700 mm
  700-1000 mm
  1000-2100 mm
  2100-4200 mm
  4200-6301 mm
  6301-8401 mm
  8401-10501 mm
  n/a
Ülkelerin yıllık ortalama yağış miktarı
1973 yılı Ortadoğuda yağış haritası

Yağış yeryüzüne eşit dağılmaz. Değişik coğrafi şartlara sahip alanlarda yağış miktarı farklılık gösterir. Fazla yağış alan iklim bölgeleri şunlardır:

  • Ekvatoral iklim: Dünyanın şeklinden dolayı güneş ışınlarını yıl boyu dik ve dike yakın alır. Bu ısınmanın fazla olmasına, ısınma ise konveksiyonel yağışlara sebep olur. Isınmanın fazla olduğu ekinoks dönemlerinde yağış bir miktar artar. Ekvatoral iklim bölgesinde yağış bol ve yıla düzgün dağılmıştır. Kurak mevsim yoktur.
  • Muson iklim bölgesi: Denizden karaya doğru esen yaz musonları bol miktarda yağış bırakır. Yaz musonları güneyden geldikleri için sıcaktır, deniz üzerinden geçtikleri için ise bol nem taşırlar. Özellikle kıyılardaki dağlık alanlarda yamaç yağışlarına neden olurlar. Dünyada yıllık ortalama en fazla yağış bu bölgede, Himalayalar yamaçlarında, Assam (Hindistan), Çerapunci’de gerçekleşir: 12.000 mm.
  • Ilıman okyanusal iklim Bölgesi: Güneyden ve deniz üzerinden geçen Batı rüzgârları bol nem taşırlar, orta enlem karalarının batı kıyılarına bol yağış bırakırlar. Yağış rejimi düzenlidir.

Dünyada bazı alanlar ise oldukça az yağış alan, kurak yerlerdir. Dönence çölleri, kutup bölgeleri ve kıtaların iç kısımları bu alanlardandır.

  • Dönence çölleri: 30° enlemleri ekvatordan yükselen üst alizeler dünyanın dönüşünün etkisiyle alçaldığı alanlardır. Alçalan hava kütleleri adyabatik olarak ısındığı için nem ihtiyacı artar, yağıştan uzaklaşır. Kuru bir hava haline gelir. Bu alanlarda kuzey yarımkürede ve güney yarımkürede geniş çöller oluşur: Büyük Sahra Çölü, Namib Çölü, Kalahari Çölü, Atakama Çölü, Gibson çölü, Büyük Victoria Çölü
  • Orta enlem kıtalarının iç kısımları: Denizden oldukça uzakta bulunduklarından nemli hava kütleleri bu alanlara ulaşamaz. Bu alanlarda ilkbahar ve yaz başlarında ısınan havanın yükselerek soğuması sonucu oluşan konveksiyonel yağışlar görülür. Yağış azlığı çöllerin oluşmasına neden olur: Gobi çölü, Taklamakan Çölü, Kızılkum ve Karakum çölleri, gibi.
  • Kutup bölgeleri: Kutuplar 150 mm civarında yağış alırlar. Soğuk çöl olarak adlandırılan alanlardır: Grönland, Antarktika. Yağış azlığının nedeni sıcaklık düşüklüğünden dolayı buharlaşmanın bunun sonucunda ise mutlak nemin az olması ve yüksek basınç alanı olmasıdır.[3]

Gökyüzünde bulutun bulunduğu durumlarda uygulanabilir. Yoğunlaşma çekirdekleri bulunmaması nedeniyle yağışın oluşmadığı durumlarda kullanılır.

Yoğunlaşma çekirdeği olarak; kuru buz (Karbondioksit buzu), su damlacıkları, nem çeken maddeler veya gümüş iyodür kullanılır. -5C sıcaklığa sahip bulutlara atılabilen CO2 buzu, CO2'nin -90C'de dondurulmasıyla elde edilir. Yağışa uygun şartlardaki bir buluta, 200 gr CO2 buzu atıldığında 100 ton yağış elde edilmesi mümkündür.[1]

Yapay yağmurlar havaalanlarındaki sisi dağıtmak, doluyu azaltmak, orman yangınlarını söndürmek, yağışı artırmak amaçlarıyla kullanılmaktadır.[1] Dünyada 1940'lı yıllarda kullanılmaya başlanan sistem, 1990'lı yıllarda İSKİ tarafından İstanbul'da uygulanmıştır. Daha sonraki yıllarda İzmir ve Ankara'da kullanılmıştır.

Kaynakça

  1. ^ a b c SELENAY, Prof. Dr. M. Fatih. "Depresyonik Yağışlar" (PDF). METEOROLOJİDERSİ. agri.ankara.edu.tr. 29 Kasım 2014 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2014. 
  2. ^ EKEN, Mehmet ve ark. "ATMOSFERİK NEM ve YAĞIŞ" (PDF). KLİMATOLOJİ II. dmi.gov.tr. 31 Ekim 2013 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Aralık 2014. 
  3. ^ "YAĞIŞLARIN YERYÜZÜNE DAĞILIŞI" (PDF). NEM VE YAĞIŞLAR. meb.gov.tr. 31 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 31 Aralık 2014. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Çöl</span> Çok az yağışın gerçekleştiği arazi alanı

Çöl, Yerküre'de yer alan ana biyom tiplerinden birisidir. Çöl, yıllık 250 mm'den az yağış alan bölgeler için kullanılan bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Siklon</span>

Siklon (Cyclone), atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtınadır. Siklonlar güney yarımkürede saat yönünde, kuzey yarımkürede aksi istikamette dönerler.

<span class="mw-page-title-main">Bulut</span> serbest bir hava kütlesinde toplanmış, gözle görülebilir su damlacıkları, buz kristalleri veya her ikisinin karışımından oluşan yapı

Bulut, serbest bir hava kütlesinde toplanmış, gözle görülebilir su damlacıkları, buz kristalleri veya her ikisinin karışımından oluşan yapıdır. Bulutlar yer seviyesinden yüksekte bulunur. Yer seviyesinde oluşan sığ bulut katmanları ise sis olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'deki rüzgârlar</span>

Türkiye'de esen başlıca rüzgârlar iki gruba ayrılabilir;

<span class="mw-page-title-main">Kar</span> bir yağış çeşidi

Kar, beyaz, parlak, çoğunlukla altıgen şekilli, buz kristallerinden oluşan bir yağış çeşididir. Buz kristalleri 0 °C altında su buharının yoğunlaşması ile oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Yağmur</span>

Yağmur, atmosferik su buharından yoğunlaşan ve daha sonra yerçekiminin etkisiyle düşen su damlacıklarıdır. Yağmur, su döngüsünün önemli bir bileşenidir ve Dünya'daki tatlı suyun çoğunun birikmesinden sorumludur. Hidroelektrik santralleri, mahsul sulama ve birçok ekosistem türü için uygun koşullar için su sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Kırağı</span> Buzlu Yağış Çeşidi

Kırağı, atmosferik sinir tabakadaki hava partiküllerinin efektif buhar basıncının, yüzeyin sıcaklığına ait buz üstünde donmuş buhar basıncından daha alçak olması sonucu, havadaki su buharının soğuk yüzey ve/veya cisim üzerinde yoğuşarak katı hale geçmesidir. Kısaca kırağı zeminler üzerindeki yoğunlaşmanın buz kristalleri şeklinde olmasıdır. Kırağının oluşabilmesi için de havanın açık ve durgun olması gerekir. Oluşum biçimi bakımından çiyden bir farkı yoktur. Meteorolojide yağış kategorisinde değerlendirilmez. Soğumanın çok şiddetli olduğu yerlerde, havanın temas ettiği yüzeylerde buz kristalleri şeklinde oluşan yoğuşma ürünüdür. Türkiye'de bu olay kış mevsiminin başlarında görülür.

<span class="mw-page-title-main">Çiy</span>

Çiy, havadaki su buharının soğuk bir yüzey üzerinde sıvı hale geçmesi sonucu oluşan su damlacıkları. Atmosferik sınır tabakadaki hava parselinin aktüel buhar basıncının, yüzeyin sıcaklığına ait doymuş buhar basıncından daha yüksek olması sonucu, havadaki su buharının soğuk bir yüzey üzerinde yoğunlaşarak sıvı faza geçmesidir. Bahar aylarında bulutsuz gecelerde gerçekleşen radyasyon kaybı, yeryüzeyine temas eden ince bir hava tabakasında fazlaca soğumaya neden olur ve çiy de genellikle bu durumda -nem, sıcaklık ve basınç koşulları da uygunsa- gerçekleşir. Yer/cisim sıcaklığı donma seviyesinin altında ise, çiy yerine kırağı gerçekleşir. Çiy, meteoroloji biliminde yağış kategorisine girmez. Hatta klimatolojik rasat cetvellerinde meteorolojik hadise değil, müşahede olarak rapor edilir.

<span class="mw-page-title-main">Yoğunlaşma izleri</span>

Yoğunlaşma izleri, genellikle seyir irtifasında jet motorlarının arkasında görünen buz parçacıklarından oluşan çizgi biçimli bulutlardır. Yoğunlaşma izleri, jet uçaklarının uçuşlarında ilk günlerden beri görülen normal bir etkidir. Sıcaklığa ve hava aracının bulunduğu irtifadaki neme bağlı olarak yoğunlaşma izleri hızlıca buharlaşabilir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye iklimi</span>

Türkiye, iklim kuşaklarından ılıman kuşak ile subtropikal kuşak arasında yer alır. Türkiye'nin coğrafî konumu ve yer şekilleri sonucunda iklimi, farklı özellikte iklim tiplerinin oluşmasına yol açmıştır. Kıyı bölgelerinde denizlerin etkisiyle daha ılıman iklim özellikleri görülür. Dağların yüksekliği ve uzanışı deniz etkilerinin iç kesimlere ulaşmasını engeller. Bu nedenle iç kesimlerinde karasal iklim özellikleri görülür.

<span class="mw-page-title-main">Sis</span> atmosferik olay

Sis, yatay görüş mesafesini 1 km'nin altına düşüren bir hava olayıdır. Stratüs bulutlarının yerde veya yere yakın seviyede oluşması olarak da bilinir. Hava içindeki su buharının yoğuşması veya donarak kristalleşmesi sonucu ortaya çıkan çok küçük su damlacıkları veya buz kristallerinden meydana gelir. Görüşü fazla düşürmeyen hafif sise pus denir.

<span class="mw-page-title-main">Muson iklimi</span>

Muson iklimi, tropikal iklim özellikleri taşıyan Güney, Güneydoğu ve Doğu Asya'da etkilidir. Görkemli yağmur bulutları, aralıksız yağış ve güçlü rüzgârları başta gelen özelliğidir. En yağışlı iklim tipidir dolayısı ile sık sık sel felaketi görünür.

<span class="mw-page-title-main">Süper hücre</span> atmosferin yukarı seviyelerindeki açısal rüzgâr yön değişiminin fazla olduğu aşırı termodinamik kararsızlığa bağlı olarak dikey rüzgârların fazla olduğu bölgelerde ortaya olan kuvvetli bir oraj biçimi

Süper hücre, atmosferin yukarı seviyelerindeki açısal rüzgâr yön değişiminin fazla olduğu aşırı termodinamik kararsızlığa bağlı olarak dikey rüzgârların fazla olduğu bölgelerde ortaya olan kuvvetli bir oraj biçimidir.

<span class="mw-page-title-main">Çisenti</span> çok küçük su damlaları halindeki bir yağış türü

Çisenti ya da çiseleme, çok küçük su damlaları halindeki bir yağış türü. Çoğunlukla 0,2-0,5 mm çapında olan damlacıklar hava akımları nedeniyle bazen uçuyor gibi görünür. Büyük damlalar yağmur damlası, daha küçük olanlar ise genellikle bulut veya sis damlacıklarıdır. Meteorolojik sembolü DZ'dir.

<span class="mw-page-title-main">Cephe (meteoroloji)</span>

Hava cephesi, hava yoğunluğu, rüzgar, sıcaklık ve nem gibi çeşitli özelliklerin farklı olduğu, hava kütlelerini ayıran bir sınırdır. Bu farklılıklar nedeniyle bozulan ve istikrarsız olan hava koşulları çoğunlukla sınırda ortaya çıkar. Örneğin, soğuk cepheler gökgürültülü fırtına bantları ve kümülonimbus yağışları getirebilirken veya fırtına hatları öncesinde oluşabilirken, sıcak cephelerden önce genellikle tabakalı yağış ve sis gelir. Yaz aylarında, kuru hatlar denilen daha ince nem değişimleri şiddetli hava koşullarını tetikleyebilir. Her zaman rüzgarın değişmesine rağmen bazı cephelerde hiç yağış görülmez ve bulutluluk azdır.

<span class="mw-page-title-main">Cephe yağışları</span> Sıcaklığa bağlı yağış türü

Cephe yağışları veya Frontal yağış, yoğunluk ve sıcaklığı farklı olan iki hava kütlesinin karşılaşması ile oluşur. Özellikleri farklı hava kütlelerinin karşılaşma alanlarına cephe denir. Geniş alanlarda düşük şiddette ve uzun süreli yağış dar alanlarda ise kısa süreli ve şiddetli yağış görülür.

<span class="mw-page-title-main">Yapay yağmur</span>

Yapay yağmur, mevcut buluttan insan müdahalesi ile yağış elde etme yöntemidir. Temel hedef; enerji ihtiyacını karşılamak, kurak bölgelere su temin etmek, sisi dağıtmak, hava olaylarını kontrol altına almaktır. Temeli, yağışa uygun sıcaklıkta olan bulutlara yoğunlaşma çekirdeklerini dışarıdan suni olarak vermektir.

<span class="mw-page-title-main">Muson rüzgârları</span>

Muson rüzgârları, özellikle Asya kıtası ile Hint Okyanusunun, yaz ve kış mevsiminde farklı ısınmasına bağlı olarak oluşan mevsimlik (devirli) rüzgâr. Muson kelimesi Arapça mevsim kelimesinden türemiştir.

Bulut fiziği, fiziksel işlemlerdeki çalışmalardır ve bu oluşuma, büyümeye ve atmosfer bulutlarının çökelmesine yol açar. Bulutlar sıvı suyu mikroskobik damlacıklar halinde içerir, buzların küçük kristalleri veya ikisi de. Bulut damlacıkları başlangıçta su buharının yoğunluğunun yoğun çekirdeğin üzerinde olmasıyla oluşur aynı zamanda Köhler teorisine göre havanın aşırı doymuşluğu kritik değeri aşar. Kelvin etkisinden dolayı bulut yoğunlaşma çekirdeği bulut damlacıkları formasyonu için gereklidir, eğimli yüzeyden dolayı bu buhar basıncındaki doyma ile tasvir edilebilir. Küçük çapta, aşırı doymuşluk miktarı yoğunlaşmanın çok büyük olması için gereklidir, bu doğal bir şekilde gerçekleşmez. Raoult ilkesi, çözelti nasıl buhar basıncına bağlı bunu tasvir eder. Yüksek konsantrasyonda, bulut damlacıkları küçük olduğunda, çekirdeğin oluşumu dışından küçük olması aşırı doymuşluk gerektirir.

Sıcak hava kütlesi türdeş ve yoğun bir sıcak hava katmanının ön tarafında yer alan yoğunluk dengesizliğidir. Soğuk hava kütlelerine göre daha geniş alçak basınç troflarına sahip olup yavaş hareket etmektedirler. Sıcak hava kütlelerinin önündeki bulutlar genellikle stratüs olup yağış getirirler. Hava kütlesinin geçişi sırasında sis de gözlenebilmekte; geçişin ardından açık havanın gelişi ve ısınma süreci hızlı olmaktadır.