İçeriğe atla

Yağmacı dergiler

Yağmacı (şaibeli) dergi ya da yağmacı yayın, aldatıcı yayın, bilimsel yayınların geçtiği değerlendirme süreçlerinden uygun şekilde geçmeyen, düşük kalitede, tartışmaya açık yazıları kabul edip yayınlayan sözde bilimsel yayınları ifade eden terimdir.

Yağmacı dergiler kendilerine meşru, saygın bir açık erişim uygulaması görünümü verirler; aldatıcı iddialarda bulunarak (örneğin hızlı akran değerlendirmesi yaptıkları iddiası) araştırmacıları yayınlarını göndermeye ikna ederler, makale işlem ücreti ile gelir sağlarlar. Araştırmacılar, bu tür yayınlara, yağmacı olduğunu bilerek ya da bilmeyerek çalışma göndermekte, editör kurullarında yer almaktadırlar.

Tanım

Yağmacı dergi sözünün isim babası olarak anılan ABD'li kütüphaneci Jeffrey Beall,[1] ilk defa 2009'dan Scholarly Open adlı blogda "yağmacı dergi" olarak adlandırdığı dergileri içeren bir liste oluşturmuştur. O tarihten itibaren yağmacı dergi konusu literatürde birçok yayında tartışılmıştır. Yağmacı dergiler için yapılan tanımlardan birisi şu şekildedir: "Bilimsel etik ilkelerini ve bilimsel yayın yapma süreçlerini sömüren ya da bilimsel yayın süreçlerini para kazanmak gibi etik olmayan amaçlarla kullanan dergi"[2]

Yağmacı dergi için üzerinde uzlaşılmış, ortak bir tanımı oluşturmak üzere yapılan ve 2019'da Nature dergisinde yayımlanan bir çalışma sonucunda 43 katılımcı tarafından şu tanım geliştirilmiştir:[3] "Bilim pahasına kişisel çıkara öncelik veren; yanlış veya yanıltıcı bilgi, en iyi editoryal ve yayıncılık uygulamalarından sapma, şeffaflığın olmaması ve/veya agresif ve gelişigüzel yazı daveti ile karakterize edilen yayın" .

Ortak özellikler

Beall kriterleri

Jeafrey Beall 2015 yılında, açık erişim yayıncıların yağmacı olup olmadığını tespitte kullandığı 26 kriteri açıklamıştır.[4] Bu kriterlerden dokuzu derginin editörleri ve çalışanlarına ilişkin, yedisi etik ve bütünsellik ile, altısı yayının iş uygulamaları ile ilgilidir, diğerleri yayıncılar hakkında diğer genel kriterleri içerir.[4]

Nature dergisine göre

2019 yılında Nature dergisinde yayımlanan yağmacı dergi tanımı, yapmacı dergi özelliklerini beşe indirmiştir:[3][5]

  • Web sitesinde yayıncının kendisini ilişkin yanlış ve yanıltıcı bilginin bulunması: Yayıncının posta adresinin yanlış olmsı, yayın kurulundakiler hakkına yanıltıcı bilgiler, üyelikler ve indeksleme konusunda yanıltıcı bilgi gibi)
  • En iyi editoryal ve yayıncılık uygulamalarından sapma: 2018'de yayımlanan "Bilimsel Yayıncılıkta Şeffaflık ve En İyi Uygulama İlkeleri"'nden sapılması[6]
  • Şeffaflığın olmaması: Yağmacı dergilerde iletişim bilgileri, makale yayınlama ücreti ve operasyonel süreç konusunda şeffaflık
  • Agresif ve gelişigüzel yazı daveti:Yağmacı dergiler genellikle üst üste eposta gönderme iki agresif yollar izlerler.

Türk akademisyenlere göre

Yağmacı dergilere ilişkin 2020 yılında yayımlanan bir araştırmada, Türkiye'nin Ege bölgesinde yer alan üç devlet üniversitesinde görev yapan on akademisyen tarafından yağmacı dergilerin özellikleri şu şekilde belirtilmiştir:[2]

  • Derginin teknik ve tanıtıcı özellikleri. Geniş konu yelpazesi ve disiplin alanına sahip olma, yıllık yayın sayısının fazla olması, mevcut hizmet süresinin az olması (Akademik dünyada yayın yapmaya yeni başlaması)
  •  Editörlük ve hakem süreci ile ilgili özellikler. Bilgisi olmadan atanan hakem ve editör kurulunun varlığı, niteliksiz hakem ve editör kurulunun varlığı, sahte isimli hakem ve editör kurulunun varlığı
  •  Yayın süreci ile ilgili özellikler. İntihal programı kullanma zorunluluğun bulunmaması, yüksek ücret talebi.

Üniversitelerarası kurula göre

Türkiye'de Üniversitelerarası Yüksek Kurul, 25 Ocak 2022'de yayımladığı bir karar ile yağmacı olmayan dergi kriterlerini belirlemiştir. Karar göre, bu kriterlere uymayan dergiler, yağmacı dergidir. Yağmacı(şaibeli) olmayan dergiler:

  • WEB of Science’de Q1, Q2, Q3 sınıfında yer alan -editöryal ve/veya basım süreçlerinde ücret talep eden veya etmeyen- dergiler,
  • WEB of Science’de Q4 sınıfında yer alıp editöryal ve/veya basım sürecinde ücret talep etmeyen dergiler,
  • WEB of Science’de Q4 sınıfında yer alıp editöryal ve/veya basım süreçlerinde ücret talep etmekle birlikte sadece ilgili bilim alanı mensuplarının üye olabildiği bir branş derneğinin, üniversitenin, enstitünün veya bilimsel bir kurumun yayın organı olan ve 2010 yılı öncesinden itibaren basılmakta/yayınlanmakta olup abone usulü olarak çalışan ulusal/uluslararası dergiler

Ortaya çıkışı

Yağma dergi terimi, Colorado Üniversitesi'nde kütüphaneci Jeffrey Beall'in 2009'dan itibaren yayımladığı “Yağmacı Dergiler ve Yayıncılar Listesi” ile ortaya çıkmıştır. Sahte yayıncı olduklarından şüphelendikleri dergileri listeleyen Beall, özellikle açık erişim yayın yapan yayıncıları izlemiştir. Akademik yayıncılıkta internetin sunduğu kolaylıklar, ülkelerin bilim politikaları ve akademik ödül ve değerlendirme kriterleri tüm dünyada bu yayınların artmasına neden olmuştur. Beall'in kara listesi, akademik çevrede sıkça başvurulan bir kaynak niteliği kazanmış ancak ciddi ve sağlam kanıtlar sunmadan sınıflandırma yapması, İngilizce yayın yapmayan dergileri içermemesi ve gelişmekte olan ülkelerdeki yayım hayatına yeni başlayan dergi ve yayıncılara yoğunlaşması nedeniyle kimi araştırmacılar tarafından eleştirilmiştir.[2] Beall sahte yayınevlerinden aldığı tehdit içerikli mesajlar neticesinde listeyi yayınlamayı 2017'de bırakmıştır ancak anonim kişi ve/veya kişiler listeyi güncellemeyi sürdürür.

2017 yılında Cabell adlı yayıncı, geniş bir kadroyla kara liste ve beyaz listesi oluşturma işine başlamıştır. Beyaz liste doğrulanmış ve saygın akademik dergiler hakkında bilgi içerir; kara liste, 65’ten fazla göstergeye göre belirlenmiş yağmacı dergiler veritabanıdır.[7] Beall'in listesinden farklı olarak, herkesin erişimine açık değildir. Ücretli abonelik yoluyla erişilir.

2019 nisan ayında sahte yayıncı OMICS Publishing Group, hayali hakem değerlendirmesi yapmak ve birçok kütüphane dizinli dergilerin logolarını izinsiz kullanmak suçuyla 50 milyon dolar para cezası kesilmiştir  (Timmer, 2019).

Hedef kitle

Akademik yükselme kriterlerine göre daha fazla yayının, daha fazla puan alması anlamına gelmesi nedeniyle tüm dünyada bilim insanların üzerinde yayın yapma baskısı sürekli artmaktadır. Yağmacı yayıncılar genellikle yayın deneyimi bulunmayan ve akademik başarılarını yükselmeyi amaçlayan ve bu doğrultuda yayın yapma ihtiyacı hisseden yazarları ve/veya akademisyenleri hedef alırlar. Yağmacı dergilerin araştırmacılara genellikle e-posta aracılığıyla ulaşır; akran incelemesi yapmadan ya da çok az yaparak, süreçlerin çok hızlı gelişeceği vaatleri sunarlar. Bazı araştırmacılar istemeden yağmacı dergilerin tuzağına düşmekte, bazıları isteyerek bu dergilerde isteyerek yayın yapmaktadır.

Yağmacı yayın üzerine kimi araştırmalar, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerdeki farklı araştırmacıların hedeflendiğini, kimileri bu dergilerin daha çok Asya ve Afrika'da bulunduğunu ve bilinçsizlik, yüksek baskı; araştırma yeterliliği eksikliği gibi nedenlerle tercih edildiğini ortaya koymuştur.[8]

Kaynakça

Genel
  • Akça, S.; Akbulut, M. (2018), Türkiye’deki Yağmacı Dergiler: Beall Listesi Üzerine Bir Araştırma, Bilgi Dünyası, 19 (2) 255-274.
  • Mutlu, G. (2020). Türk Akademisyenlerin Yağmacı Dergilere İlişkin Görüşleri: Bir Nitel Betimsel Çalışma . Eğitimde Nitel Araştırmalar Dergisi, 8 (1), 107-134 . DOI: 10.14689/issn.2148-2624.1.8c.1s.6m
  • Aslan, A. (2018). Yırtıcı dergiler ve yayıncılar. Acta Medica Alanya, 2(3), 136-137. doi: 10.30565/medalanya.478311
  • Severin, A.; Low, N. (2019), Readers beware! Predatory journals are infiltrating citation databases, International Journal of Public Health (2019) 64:1123–1124, https://link.springer.com/article/10.1007/s00038-019-01284-3 6 Kasım 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • Sivis Cetinkaya, R. (2019). Eğitimde Bilimsel Yayın Etiğine Büyüyen Tehdit: Sahte Dergiler ve Kongreler. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (50), 548-576

.Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/maeuefd/issue/44789/493556 29 Nisan 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

Özel
  1. ^ Aker, Servet (2018). "Predatory dergi tehlikesi büyüyor". Türkiye Halk Sağlığı Dergisi. 5 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Haziran 2022. 
  2. ^ a b c Mutlu, Gülçin (30 Ocak 2020). "Türk Akademisyenlerin Yağmacı Dergilere İlişkin Görüşleri: Bir Nitel Betimsel Çalışma". Eğitimde Nitel Araştırmalar Dergisi. 8 (1): 107-134. doi:10.14689/issn.2148-2624.1.8c.1s.6m. 8 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Haziran 2022. 
  3. ^ a b Grudniewicz, Agnes; Moher, David; Cobey, Kelly D.; Bryson, Gregory L.; Cukier, Samantha; Allen, Kristiann; Ardern, Clare; Balcom, Lesley; Barros, Tiago; Berger, Monica; Ciro, Jairo Buitrago (Aralık 2019). "Predatory journals: no definition, no defence". Nature (İngilizce). 576 (7786): 210-212. doi:10.1038/d41586-019-03759-y. 4 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Haziran 2022. 
  4. ^ a b "Criteria for Determining Predatory Open-Access Publishers" (PDF). beallslist.weebly.com. 1 Ocak 2015. 16 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 10 Haziran 2022. 
  5. ^ Akça, Sümeyya; Akbulut, Müge (Temmuz 2021). "Are predatory journals contaminating science? An analysis on the Cabells' Predatory Report" (PDF). The Journal of Academic Librarianship. 3 Mart 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 8 Haziran 2022. 
  6. ^ Bilimsel Yayıncılıkta Şeffaflık ve En İyi Uygulama İlkeleri 16 Mart 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  7. ^ "Predatory – Yağmacı Dergileri Listeleyen CABELLS Veritabanı Deneme Erişimine Açılmıştır". İstanbul Üniversitesi web sitesi. 30 Ekim 2019. 29 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Haziran 2022. 
  8. ^ Demirkol, Şehnaz; Erşahin, Ezgi (1 Ocak 2019). "Doktora Düzeyindeki Turizm Öğrencilerinin Yağmacı Dergicilik Hakkında Bilgi ve Bakış Açılarının Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma". 20. Ulusal Turizm Kongresi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<i>Nature</i> (dergi) 4 Kasım 1869da yayın hayatına başlayan bilim dergisi

Nature, İngiltere'nin Londra şehrinde kurulan ve merkezi bulunan, haftalık bir bilimsel araştırma dergisidir. Çok disiplinli bir yayın olarak Nature, öncelikle olarak bilim ve teknoloji alanlarında, çeşitli akademik disiplinlerden hakemli araştırmaları içerir. Springer Nature, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Asya'da çekirdek editöryel ofislere sahiptir. Nature, 2022 Dergi Atıf Raporları'nın Bilim Baskısı tarafından dünyanın en çok atıf yapılan bilimsel dergilerinden biri olarak belirtilmiştir bununla birlikte dünyanın en çok okunan ve en prestijli akademik dergilerinden biri olarak kabul edilmektedir. 2012 itibarıyla, aylık yaklaşık üç milyon benzersiz okuyucuya online erişimi olduğunu düşünülmektedir.

PubMed, öncelikle yaşam bilimleri ve biyomedikal konulardaki referans ve özetlerin MEDLINE veritabanına erişen ücretsiz bir arama motorudur. Ulusal Sağlık Enstitülerindeki Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Tıp Kütüphanesi (NLM), Entrez bilgi erişim sisteminin bir parçası olarak veritabanını korumaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Dergi</span> yayın türü

Dergi, belirli aralıklarla yayımlanan, genellikle kuşe veya mat kâğıda basılan ya da elektronik olarak dağıtılan süreli yayın. Dergiler genellikle belirli zaman aralıklarıyla piyasaya çıkan sayılar halinde yayımlanır ve her sayı birden fazla içerik barındırır. Reklam alma, satış ve abonelik yöntemleriyle gelir elde ederler.

<span class="mw-page-title-main">Bilimsel dergi</span> Bilimsel araştırmaları yayınlayan süreli dergi

Bilimsel dergi, akademik yayıncılıkta genellikle yeni araştırmalar yayınlayarak bilimin gelişimine destek vermeyi hedefleyen bir süreli yayın.

<span class="mw-page-title-main">Akran denetimi</span> Çalışmanın, çalışmayı üretenlerle benzer yetkinliklere sahip bir veya daha fazla kişi tarafından değerlendirilmesi

Akran denetimi ya da hakem denetimi, bir yazarın akademik çalışmasını aynı alanda uzman olan kişilerin incelemesine sunma sürecidir. Akran denetimi olabilmesi için belli bir alanda ki bu çoğu zaman dar bir alandır, tarafsız denetim yapabilecek bir uzmanlar topluluğunun varlığı gerekir. Eğer konu yeterince dar bir sahaya ait değilse veya sahalar arası (interdisipliner) ise, denetimin tarafsızlığını sağlamak zor olabilir. Ayrıca bir fikrin önemi her zaman takdir edilemeyebilir. Akademik kalite için vazgeçilmez sayılsa da, akran denetimi, etkisiz ve yavaş olabilmesi nedeniyle eleştirilmiştir.

<i>Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica</i> 1962den beri Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneğinin (TOTDER) resmi yayın organı

Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica, 1962'den beri Türk Ortopedi ve Travmatoloji Derneği'nin (TOTDER) resmi yayın organıdır. Dergi kendi alanında dünyadaki en saygın ve en uzun süreli Türkçe hakemli yayın olma özelliğine sahiptir. Ortopedi ve travmatoloji alanında tanı, tedavi, Koruyucu Hekimlik methodları ve ortopedi ve travmatoloji alanında Temel Bilimler çalışmalarını içermektedir. Dergide batıdaki benzerlerinden farklı olarak, Orta Doğu ve Doğu Avrupa'da daha sık görülen ortopedik problemler de yer almaktadır. AOTT, özellikle Türkçe konuşan orta asya ülkelerindeki, bu dergiye hâlen ulaşamayan çok sayıdaki meslektaşların ve batı ülkelerinde daha nadir olarak rastlanılan bazı tablolar konusunda araştırma yapanların ilgisini çekmeyi hedeflemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Açık erişim</span> açık lisanslar altında bilimsel içerik sağlanması

Açık erişim (AE), online araştırma çıktılarının erişiminde hiçbir kısıtlama olmamasına ve kullanımda da birçok kısıtlamadan serbest olmasına denir. Açık Erişim, akran denetimli olan veya olmayan akademik dergi makaleleri, konferans yazıları tezler, kitap bölümleri, ve monografilere uygulanabilir.

<i>Journal of Cinema and Media Studies</i>

CINEJ Cinema Journal, Emerging Sources Citation Index (ESCI) ve Ebscohost tarafından taranan Pittsburgh Üniversitesi'nce çıkarılan dijital ortamda yayınlanan ve dünyanın farklı bölgelerinden akademisyenlerin makaleleri ve araştırmalarıyla yer aldığı İngilizce akademik Sinema dergisi. D-Scribe Digital Publishing programı çerçevesinde çıkan tematik bir yayın niteliği taşır. D-Scribe ile yayınlanan diğer yayınlar gibi Cinej de online ve ücretsiz erişime açıktır.

<span class="mw-page-title-main">Bilimsel Yayıncılık ve Akademik Kaynaklar Koalisyonu</span>

Bilimsel Yayıncılık ve Akademik Kaynaklar Koalisyonu, Bilimsel Araştırma Kütüphaneleri Birliği tarafından 1998 yılında geliştirilen, bilime açık erişim sağlayan, akademik ve bilimsel araştırma kütüphanelerinin uluslararası bir anlaşmasıdır. Şu anda Kuzey Amerika, Avrupa, Japonya, Çin ve Avustralya' da 800' den fazla enstitüleri bulunmaktadır. SPARC Avrupa, 2001 yılında LIBER(Avrupa Bilimsel Araştırma Kütüphaneleri Birliği) ile birlikte kurulmuştur.

SciELO bir bibliyografik veri tabanı, dijital kütüphane ve açık erişim dergilerin kooperatif elektronik yayıncılık modelidir. SciELO gelişmekte olan ülkelerin bilimsel iletişim ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulan ve başlangıçta 1997 yılında Brezilya'da kurulan bilimsel literatüre görünürlük ve erişimi artırmak için etkili bir yol sağlar oldu. Bugün 14 ülkenin SciELO ağı ve dergi koleksiyonları vardır: Arjantin, Bolivya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Meksika, Peru, Portekiz, Güney Afrika, İspanya, Uruguay, Venezuela. Paraguay, bir dergi koleksiyonunu geliştiriyor.

Açık erişim (AE) dergileri "internetin kendisine erişim dışında finansal, yasal veya teknik bariyer olmaksızın" okuyucuya çevrimiçi ulaşılabilir olan bilimsel dergilerdir. Fiyat bariyerleri ve çoğu ruhsat baryerleri kaldırılır. Açık erişim dergileri okuyucuya ücretsiz erişilebilir olmasına karşın yine de bu dergilerin yapım ve yayımına ilişkin ücretlendirmeler bulunmaktadır. Bazıları finanse edilmiştir, bazıları ise yazar adına ödeme gerektirmektedir.

Açık bilim, araştırmacıların ortaya koyduğu çalışmaları; geliştirmeye, katkı sağlamaya, eklemelere, çıkarmalara açık halde bilim dünyasına sunmasıdır. Böylece bu çalışmalar, araştırmacılara, dolayısıyla bilimin ilerlemesine katkı sağlamaktadır. “Açık bilim, araştırma bulgularının yeniden üretilmesine izin verir, araştırma metodolojisinde şeffaflığı sağlar, araştırmacının toplumsal etkisini artırır ve hem araştırmacılar hem de araştırma kurumları için para ve zamandan tasarruf sağlar.” Açık bilim dendiğinde burada kullanılan açıklık kelimesinin ne anlamda kullanıldığını ifade etmek gerekir. “Açıklık herkesin özgürce erişebileceği, kullanabileceği ve paylaşabileceği anlamına gelir.” Açık bilim kamuya ait olan bilimsel çıktıların, toplanan verilerin ve yöntemlerin kısıtlanmadan ya da en az kısıtlamayla kamuya tekrar sunulması gerektiğini savunur. “Bilgi kullanılması ya da paylaşılması sonucu azalmaz.” Kullanıldıkça ve insanlar bilgiye ulaştıkça yeni bilgiler ortaya çıkar. Açıklık bilimin ilerleyebilmesi için son derece gereklidir. Araştırmacıların daha önceden yapılmış olan çalışmalara ulaşabilmesi, eksiklikler ya da yanlışları fark ederek yeni çalışmalar ortaya koyabilmesi için bilimsel kaynaklara ulaşması gerekir. Ulaşabilmeleri için de açık bilimin desteklenmesi ve bu yönde çalışmalar yapılması gerekir.

<span class="mw-page-title-main">Pittsburgh Üniversitesi</span>

Pittsburgh Üniversitesi, 1787 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde kurulmuştur. Pittsburgh Üniversitesi, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en eski yükseköğretim kurumlarından biridir. Mezunlarından bazıları Nobel Ödülü kazanmıştır. Mezunları arasından tanınmış muhabirler ve sporcular bulunmaktadır. Oscar ödüllü aktör Gene Kelly’de bu okuldan mezun olmuştur. Jonas Salk, Pittsburgh Üniversitesi'nde ilk çocuk felci aşısını geliştirmiştir. Wangari Maathai 1966 yılı mezunudur ve 2004 yılında Nobel Barış ödülünü kazanmıştır. Michael Chabon 1984 yılı mezunudur ve 2001 yılında Pulitzer Ödülünü almıştır. Üniversitenin ana kampüsü Oakland’ta 132 dönümlük bir arazide yer almaktadır. Ayrıca Bradford, Greensburg ve Johnstown’da olan üç ayrı bölgesel kampüsü vardır.

<span class="mw-page-title-main">Akademik dergi</span>

Bir akademik veya bilimsel dergi, belirli bir akademik disipline ilişkin bursun yayınlandığı süreli yayındır. Akademik dergiler araştırmanın sunumu, incelenmesi ve tartışılması için kalıcı ve şeffaf forumlar olarak hizmet eder. Bunlar genellikle akran denetimi veya hakemlidir. [Hakemlilik durumu yayınlanması için gönderilen yazıların önce konuyla ilgili uzmanlara gönderilmesi ve onların yorumları doğrultusunda, editör tarafından ya da yayın kurulunda, yayınlanıp yayınlanmayacağına dair karar verilmesi esasına dayanır. İçerik genellikle özgün araştırma sunan makaleler, inceleme makaleleri ve kitap incelemeleri şeklinde olur. Kraliyet Cemiyeti'nin Felsefi İşlemleri'nin ilk editörü olan Henry Oldenburg'a göre bir akademik derginin amacı, araştırmacılara "bilgileri birbirlerine aktarma, doğal bilgiyi geliştirme ve tüm Felsefe Sanatlarını ve Bilimini mükemmelleştirmenin büyük tasarımına ellerinden geleni yapma" izni vermekdir.

Yakınma çalışmaları vakası, James A. Lindsay, Peter G. Boghossian ve Helen Pluckrose tarafından kurmaca makale yazmak ve yayımlatmak suretiyle 2017-2018 yılları arasında yürütülen oyunu ifade eder. Oyunun amacı Amerikan akademisinde oldukça yaygın olan cinsiyet çalışmaları, ırk çalışmaları, şişman çalışmaları gibi alanlarda nitelikli yayınlar yapılmadığını, söz konusu alanlarda bu çalışmaları yayımlayacak pek çok düşük kaliteli dergi olduğunu ve akademide ideolojileri bilimin önüne koyma eğiliminde olan bu alanların egemen olmaya başladığını göstermektir. Grup genellikle ‘bir şey çalışmaları’ olarak adlandırılan ve ‘bilimsel’ bir faaliyet olarak belirli kimlik gruplarının yakınmalarını dile getiren ve hatta bunları alevlendiren alanlarla alay etmek maksadıyla kurguladıkları oyunu ‘yakınma çalışmaları’ olarak isimlendirdiği için vaka da bu nedenle ‘yakınma çalışmaları vakası’ olarak anılmaktadır.
Grubun projesi akıllara fizikçi Alan Sokal’ın 1996 yılında postmodernizmin çeşitli bilim alanlarında tehlikeli bir biçimde moda oluşuna dikkat çekmek amacıyla yazdığı ve kültürel çalışmalar alanında önemli bir süreli yayın olan Social Text’te yayımlanan “Sınırları Aşmak: Kuantum Çekiminin Dönüştürücü bir Hermeneutiğine Doğru” başlıklı kurmaca makale ‘skandalını’ getirmektedir. Hadiseyi bilim dünyasında ses getiren Sokal vakasının daha geniş ölçekte yeniden uygulamaya konuluşu olarak değerlendiren politika bilimci Yascha Mounk üçlünün projesini Sokal’ın Karesi olarak adlandırır.
Boghossian ve Lindsay’e göre Sokal’ın hilesinin hedefi postmodernist uzmanların bilimsel terminolojiyi anlamadığını ve yanlış kullandığını anlatmak ayrıca bazı fikirlerin hakem değerlendirme sürecinde ihtiyaç duyulan eleştirel fakülteleri uyuşturacak kadar moda olabileceğini göstermektir. Amacını başarıyla gerçekleştiren Sokal’ın postmodernizmin meşruiyetine ağır bir darbe indirdiğini ve hazırladıkları kandırmacanın Sokal’ın oyununun omuzları üzerinde yükseldiğini fakat amaçlarının Sokal’dan farklı olduğunu ifade ederler. İki vaka arasındaki önemli farklardan biri projelerin kapsamı ile ilgilidir. Yakınma çalışmaları vakasının kapsamı Sokal’ınkine kıyasla daha dardır çünkü bütünüyle postmodernist bilim anlayışını değil yalnızca cinsiyet çalışmaları, şişman çalışmaları, ırk çalışmaları gibi sosyal bilimlerin çeşitli alt disiplinlerini hedef almaktadır. Bir diğer önemli fark ise amaçlarının Sokal’ın oyununa kıyasla daha politik olmasıdır. Çünkü Sokal, daha çok postmodern bakış açısının doğa bilimlerinde de etkili olmaya başlaması kaygısıyla, yakınma çalışmaları grubu ise daha çok postmodernizmin argümanlarını kendisine baz alan cinsiyet çalışmaları, şişman çalışmaları, ırk çalışmaları gibi akademik çalışmalarının özü politik ajandaları tarafından belirlenen alanların akademiye egemen olmaları, bunun da sosyal bilimlere ve genel olarak akademi nosyonuna zarar verdiği kaygısı ile bu yola başvurmuşlardır.
Grup, Mayıs 2017’de başlattıkları projeyi 2019 yılına kadar sürdürmek niyetinde olsa da bir twitter hesabının makalelerini fark etmesi ve ardından çeşitli gazetelerin de olayla ilgilenmesi nedeniyle 2 Kasım 2018’de düzenledikleri oyunu itiraf eden bir yazıyı ve hakem yazışmalarının bulunduğu elektronik postaları içeren Google Drive arşivlerini paylaşır. Eş zamanlı olarak icraatlarını anlattıkları kısa bir belgesel film de Youtube’da yayınlanır. Üçlünün oyunu ortaya çıktığında, kalburüstü dergilere gönderdikleri toplamda yirmi makaleden yedisi kabul edilmiş, kabul edilen yedi makaleden dördü yayımlanmış, yedi tanesi hakem değerlendirme sürecinin farklı aşamalarındayken, altısı ise reddedilmiştir. Kimileri tarafından bir etik skandalı olarak görülen vaka, kimileri tarafından ise büyüyen bir problemi etkili şekilde göz önüne serdiği için desteklenmiştir.

Plan S, "cOAlition S" tarafından 2018 yılında başlatılan on iki Avrupa ülkelerine bağlı Ulusal Araştırma ajansları ve fon verenlerden oluşan bir konsorsiyum, açık erişimli bilim yayıncılığına odaklanan bir girişimdir. Plan S, ilkelerini karşılamak için 2021 yılına kadar devlet tarafından finanse edilen araştırma kuruluşları ve kurumlarından yararlanan bilim adamlarının, araştırmacıların çalışmalarının yayınlandığı açık arşivleri veya herkese açık olan dergileri yayınlamaları gerekmektedir. Plan S'in isminde geçen S harfi İngilizcede shock (şok) kelimesinin kısaltması olarak kullanılmaktadır.

Mind, Mind Association adına Oxford University Press tarafından üç ayda bir yayımlanan hakemli akademik dergidir. Daha önce yalnızca analitik felsefe geleneğinde yayım yapmış olan dergi, şimdilerde "hiçbir felsefe alanı, hiçbir felsefe tarzı ve hiçbir felsefe okulunu dışlamadan, yayıncılığın tek kriteri olarak kaliteyi hedeflemektedir." Dergi, felsefe çalışmaları için önemli bir kaynak olarak kabul edilir.

Akademik yayıncılıkta geri çekme, akademik bir dergide yayımlanmış bir makalenin, sonuçlarına ve çıkarımlarına artık güvenilemeyecek ölçüde ciddi kusurlu olduğunun işaretlendiği bir mekanizmadır. Geri çekilen makaleler yayınlanmış literatürden kaldırılmaz, ancak geri çekilmiş olarak işaretlenir. Bazı durumlarda, örneğin makalenin açıkça karalayıcı olması, kişisel gizliliği ihlal etmesi, bir mahkeme kararına konu olması veya genel halk için ciddi bir sağlık riski oluşturması gibi durumlarda, bir makalenin yayından kaldırılması gerekebilir.

Scopus, akademik yayıncı Elsevier tarafından 2004 yılında, Web of Science'a rakip olarak başlatılan bilimsel özet ve atıf veritabanıdır. İki veritabanı arasındaki rekabet "yoğun" olarak nitelendirilmiş ve kapsama alanı, arama/analiz yetenekleri açısından sürekli iyileştirmeler sağlasa da fiyat açısından kullanıcılarına fayda sağlamadığı düşünülmektedir. Ücretsiz bir veritabanı olan The Lens, bu üç evrensel akademik araştırma veritabanının tamamlayıcısıdır.