İçeriğe atla

Yayımla ya da yok ol

Yayımla ya da yok ol (İngilizce: publish or perish), akademide araştırmacıların bilimsel itibarlarını artırmak için olabildiğinde çok sayıda yayın yapmasının önemine dikkat çeken bir mübalağa. Bu deyim, akademisyenlerin maruz kaldığı gayriresmî baskıyı dile getirmektedir.

Bu söz öbeği ile somutlaşan akademik baskı, azalan ödenekler karşısında git gide artan akademisyen adayı sayısı ve bu adayların rekabetine işaret etmektedir. Akademisyenler, genellikle CV'lerine yazdıkları bibliyometrik bilgiler ışığında seçildiğinden, orada listenen yayın sayıları da seçilim de önemli bir unsur hâline gelmektedir. Bu durum bilhassa doğa bilimlerinde birden fazla akademisyenin birlikte makale yayımlayarak, yayın sayısını arttırma yöntemine başvurmasına neden olmaktadır.

Yayın yapma baskısının en olumsuz yönlerinden birisi, bazı akademisyenlerin hiçbir katkısı olmadığı halde diğer akademisyenlerin yayınlarında yazar olarak görünmesidir. Sosyal bilimlerde bu durum kişinin daha önce kendinin yazmış olduğu cümleleri birebir alıntılaması ile kendinden intihal adı verilen duruma yol açabilir.

Yayımla ya da yok ol düsturu, kafa karıştırıcı derecede bir yayın çokluğuna yol açmakta, bunun ötesinde büyük kütüphanelerin bile eksiksiz bir literatür listesine sahip olmakta zorlandığı bir yere doğru ilerlemektedir.


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bilim</span> bilgiyi inşa eden ve organize eden sistematik sistem ve bu sistem tarafından üretilen bilgi kümesi

Bilim veya ilim, nedensellik, merak ve amaç besleyen, olguları ve iddiaları deney, gözlem ve düşünce aracılığıyla sistematik bir şekilde inceleyen entelektüel ve uygulamalı disiplinler bütünüdür. Kimi kullanımlarda bu tanımın "ilim" için geçerli olmadığının altını çizmek gerekir. Çünkü bilim somut, evrensel olayları kendine konu edinmişken ilim doğaötesi olaylarla da ilgilenebilir fakat somut kanıt sunmaz. Bilimi sınıflandıran bilim felsefecileri bilimi formal bilimler, sosyal bilimler ve doğa bilimleri olmak üzere üçe ayırır. Bilimin diğer tüm dallardan en ayırt edici özelliği, savunmalarını somut kanıtlarla sunmasıdır. Bu sayede bilim, bilinmeyen olguları açıklamamıza ve evreni idrak etmemize güçlü destek olur.

<span class="mw-page-title-main">Yusuf Has Hacib</span> Kutadgu Biligin yazarı devlet adamı

Yusuf Has Hacib, Türk tarihi ve kültürü açısından son derece önemli olan Kutadgu Bilig siyasetnamesini yazmıştır.

Tarîkat Kapısı, Bektaşîliğin yol kuralları, ilkeleri, töreleri bu aşamada öğrenilir. Kısaca yola girilir. “Zâhîdlik”le özdeşleşilir. Hakk yolu bulunmaya çalışılır. Bu evre, kamil insan olma sürecinde ikinci aşamadır. Eğitim ve aydınlanma olayı gerçekleşir.

İsmail Kara,, Türk ilahiyatçı.

<span class="mw-page-title-main">Georg Wilhelm Friedrich Hegel</span> Alman filozof

Georg Wilhelm Friedrich Hegel, Alman filozof.

<span class="mw-page-title-main">Berlin Antlaşması (1878)</span> 13 Temmuz 1878de imzalanan barış antlaşması

Berlin Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu, Rus İmparatorluğu, Büyük Britanya, Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İtalya Krallığı ve Fransa arasında 13 Temmuz 1878 tarihinde Berlin'de imzalanan barış antlaşmasıdır.

Baskı, en genel anlamda, bireylerin kişisel özgürlüklerini engelleyen, onları kendi iradeleri ve istekleri hilafına düşünmeye ve davranmaya itmeyi hedefleyen bir fiil ve suç unsurudur.

Şirket, Türkiye yasalarına göre iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin bir araya gelerek emek veya mallarını müşterek (ortak) bir amaçla bir sözleşme ile birleştirmeleri sonucu ortaya çıkan ticari işletmedir.

<i>Newsweek</i> Amerikan haber dergisi

Newsweek, bütün dünyada dağıtılmakta olan haftalık Amerikan haber dergisidir. 1933 yılından beri yayınlanmaktadır. Tiraj ve reklam geliri bakımından Time dergisinden hemen sonra gelir.

Biyoetik, tıp ve biyoloji alanında ortaya çıkan yeniliklerin, çeşitli teknolojik gelişmelere bağlı olan bilimsel sonuçların, etik düzlemde meydana getirdiği kapsamlı sorunların irdelenmesi üzerinden gelişen etik alanı ya da bölümüdür. Kelime anlamı olarak "canlı etiği" olarak da anlaşılır. Dolayısıyla biyoetik tüm bir yaşamı konu edinen etik tartışmadır.

Akademisyen, üniversite ve benzeri yükseköğrenim kurumlarında öğretimi gerçekleştiren, araştırma yapan ve özgün araştırmalarıyla alanına katkıda bulunan kişilere verilen genel mesleki unvandır.

J. R. R. Tolkien, İngiliz Edebiyatı'na bir mitoloji kazandırmak gayesiyle "Orta Dünya evreni"ni kurguladı. Tolkien kurgusal Orta Dünya evreninde hiçbir dine açıkça göndermede bulunmadı. Silmarillion’da kendi yaratılış öyküsünü kurdu. Yazar, kitaplarında ögeleri birbiriyle tutarlı bir kurgusal evren yapmaya büyük bir çaba harcadı. Öyle ki, 81 yıllık yaşamının büyük bir kısmını bu efsaneyi üretmeye adamıştır. Orta Dünya evreninin gerçek dünyayla alternatif ırkları, milletleri, dilleri, vs. vardır. Bunlara örnek olarak Ainur, elfler, insanlar, cüceler, orklar, balrog, ejderha, troll, kartal, ent, hobbit verilebilir.

<span class="mw-page-title-main">İtalya Krallığı</span> 1861-1946 yılları arasında Güney Avrupada hüküm sürmüş bir krallık

İtalya Krallığı, 1861 yılında İtalya’nın birleşmesinden 1946 yılında İtalyan Cumhuriyeti’nin ilanına kadar devam etmiş bir krallıktır. İtalya Krallığı, Roma İmparatorluğu’nun dağılmasından sonra kurulmuş, bütün İtalya yarımadasını kapsayan ilk devlettir. Aradaki 12 yüzyıl boyunca İtalya yarımadasında çok sayıda devletçik kurulmuştur.

Uydu devlet, kağıt üzerinde bağımsız olmakla birlikte kendinden askerî, siyasi ya da ekonomik açıdan daha güçlü bir ülkenin güdümünde olan ülkeye siyaset biliminde verilen ad.

Kendi kaderini tâyin hakkı, alışılmış anlamda ulusların kendi geleceklerini belirlemesi kavramıdır. Genel olarak, milletlerin kendi siyasal durumlarını, ekonomik, sosyal ve kültürel manada izleyecekleri yolu kendi istençleriyle belirlemeleri şeklinde tarif edilir. Buna göre; kendi geleceğini belirleme hakkı yalnızca ulusun kendisine aittir; kimse ulusun hayatına zorla müdahale etme, okullarını ve diğer kurumlarını yok etme, gelenek ve göreneklerine saldırma, dilini baskı altına alma ve özgürlüklerini kısıtlama hakkına sahip değildir. Kelime İngilizce Self determination kelimesinden türetilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Franco İspanyası</span> İspanyanın 1939 yılında sona eren İspanya İç Savaşından 1975 yılında Francisco Franconun ölümüne kadar geçen dönemi

Franco İspanyası, İspanya'da kullanılan adıyla Franco Diktatörlüğü, resmî adıyla ise İspanyol Devleti 1939 yılında sona eren İspanya İç Savaşı'ndan 1975 yılında Francisco Franco'nun ölümüne kadar geçen dönemde İspanya'nın yönetildiği diktatörlük rejimidir.

A/G radio, bazı ülkelerde ATC veya AFIS ünitesi olmayan ve işlek olmayan bazı hava meydanlarında uçuş emniyetini artırmak için verilen bir "bilgi" hizmetidir. A/G yer istasyonları "... radio" şeklinde çağrı adı alırlar.

<span class="mw-page-title-main">Ümmü Seleme</span>

Ümmü Seleme İslâm peygamberi Muhammed'in eşlerinden biri.

Çoğunluğun tiranlığı ya da çoğunluk diktatörlüğü, demokrasi sistemlerinin tartışılması sırasında kullanılan ve kararların çoğunluğa göre alınmasını öngören çoğunluk kuralı doğrultusunda birey veya azınlık gruplara yönelik uygulanan baskıyı ifade eden bir kavramdır.

<span class="mw-page-title-main">Gulaş Komünizmi</span>

Gulaş Komünizmi veya Macar siyasetçi János Kádár'dan esinlenerek konulan ismiyle Kadarizm, Macaristan Halk Cumhuriyeti'nde, 1960'lı yıllardan, Orta Avrupa'da komünist rejimlerin çöktüğü 1980'lerin sonuna kadar uygulanmaya devam eden rejime verilen ad. Ekonomisinde barındırdığı serbest piyasa unsurları ve diğer Doğu Bloku ülkelerine nısbeten insan hakları karnesinin müspet görünümüyle, Macaristan'daki sosyalist uygulama, Sovyet Bloku ülkelerinden oldukça farklı tezahür ediyordu.