İçeriğe atla

Yasama bağışıklığı

Yasama bağışıklığı, parlamento üyelerinin görevlerini daha iyi bir biçimde ve serbestçe yerine getirebilmeleri için tanınan ayrıcalıklardır. Yasama sorumsuzluğu ve yasama dokunulmazlığı olmak üzere ikiye ayrılır.

Dokunulmazlık

Yasama dokunulmazlığı, parlamento üyeleri hakkında, suç işlediklerinden bahisle, parlamentonun izni olmadan, gözaltına alma, tutuklama gibi bazı cezai takibat işlemlerinde bulunulamamasıdır.[1][2][3] Amacı, parlamenterlerin keyfi kovuşturma ve cezaya maruz kalmasını önlemektir. Günümüzde her ülke anayasası konuyla ilgili farklı bir sistemi benimsemiş olmakla birlikte, çoğunluğu yasama dokunulmazlığına yer vermiştir. Bunun istisnası, Hollanda ve Yeni Zelanda'dır.[4][5] Yasama dokunulmazlığının amacı parlamento üyelerinin, parlamento çalışmalarına istedikleri her zaman katılmalarını sağlamaktır.[6]

  • Yasama dokunulmazlığı nispîdir.
  • Yasama dokunulmazlığı sürekli değil, geçicidir. Yani sadece parlamento üyeliği sıfatı boyunca devam eder.
  • Yasama dokunulmazlığı, parlamento kararıyla kaldırılabilir.

Kökeni

Yasama dokunulmazlığı, Fransız kökenlidir. Fransız İhtilali'nden sonra toplanan Kurucu Meclis, 26-27 Haziran 1790 tarihli bir Kararname ile Meclis üyelerinin, Meclisin kararı olmaksızın ve suçüstü hâli hariç, tutuklanamayacağını öngörmüştür.[7]

Anglo Sakson Hukuk Sistemi'nde Yasama Dokunulmazlığı

Bu hukuk sistemine tabii ülkelerde yasama dokunulmazlığı sadece hukuki alandadır, cezai alanda bir ayrıcalığa yer verilmemiştir. Bu ülkelerde yasama dokunulmazlığı mutlaktır ve istisnaları yoktur. Parlamento kararıyla, bir parlamento üyesinin dokunulmazlığı kaldırılamaz. Bu ülkelerde yasama dokunulmazlığı pek de işlevsel değildir. Çünkü kimse borçlarından dolayı tutuklanmamaktadır.[6]

Kıta Avrupası Hukuk Sistemi'nde Yasama Dokunulmazlığı

Bu hukuk sistemine tabii ülkelerde yasama dokunulmazlığı cezai alandadır, hukuki alanda bir ayrıcalığa yer verilmemiştir. Bu ülkelerde yasama dokunulmazlığının istisnaları vardır. Örneğin, suçüstü hallerde parlamento üyesi hakkında derhal cezai müeyyidelere başvurulabilir, herhangi bir parlamento kararına ihtiyaç yoktur. Mutlak değildir. Örneğin bazı ülkelerde parlamento üyesi tanık olarak dinlenebilir ve hakkında soruşturma açılabilir.[8]

Sorumsuzluk

Parlamento üyelerinin görevlerini yerine getirirken açıkladıkları düşüncelerinden, sözlerinden ve verdikleri oylardan dolayı hukuki ya da cezai takibata uğramamalarını ifade eder.[9][10][11][12] Oy, söz veya düşünce açıklaması dışında kalan fiiller, yasama sorumsuzluğu kapsamında değillerdir. Yasama sorumsuzluğu süreklidir, kaldırılamaz. Yani bir parlâmento üyesinin görevi dolsa bile, yasama sorumsuzluğundan yararlanır. Bu sorumsuzluk sayesinde, parlamento üyeleri düşüncelerini serbestçe açıklayabilecek, hiçbir şeyden çekinmeyeceklerdir. Yasama sorumsuzluğu, parlamento üyesini hem cezai, hem de hukuki müeyyidelere karşı korur.

Kaynakça

  1. ^ Kemal Gözler, Anayasa Hukukuna Giriş, Ekin Kitabevi Yay., s.244, ISBN 975-7338-75-3
  2. ^ Ergun Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, Yetkin Yay., s.279, ISBN 975-464-000-9
  3. ^ Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, Anayasa Hukuku, İkinci Sayfa Yay., s.120, ISBN 9944-322-39-3
  4. ^ Yasama Dokunulmazlığının Sınırı 3 Ağustos 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Levent Gönenç, Yaşayan Anayasa. Erişim tarihi: 16.7.2008.
  5. ^ Yasama Dokunulmazlığı 18 Kasım 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Kemal Gözler Erişim tarihi: 16.7.2008
  6. ^ a b "Yasama dokunulmazlığı". 18 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Temmuz 2008. 
  7. ^ LAFERRİÈRE, Julien (1947), Manuel de droit constitutionnel (Paris: Editions Domat-Montchrestien, İkinci Baskı). 
  8. ^ "Kemal Gözler, "Yasama Dokunulmazlığı: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi", Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 56, No 3, Temmuz-Eylül 2001, s.71-101. (www.anayasa.gen.tr/dokunulmazlik)". Temmuz-Eylül 2011. 
  9. ^ Kemal Gözler, a.g.e., s.242, ISBN 975-7338-75-3
  10. ^ Ergun Özbudun, a.g.e., s.277, ISBN 975-464-000-9
  11. ^ Zehra Odyakmaz, Ümit Kaymak, İsmail Ercan, a.g.e., s.119, ISBN 9944-322-39-3
  12. ^ 1982 Anayasası'na Göre Yasama Sorumsuzluğu ve Yasama Dokunulmazlığı 3 Ağustos 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Levent Gönenç, Ozan Ergül, Erişim tarihi: 17.7.2008

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Anayasa</span> devleti yöneten temel ilkeler bütünü

Anayasa, ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir. Hans Kelsen'in normlar hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz. Devletin temel örgüt yapısını kuran, önemli organlarını ve işleyişlerini belirleyen; ayrıca temel hak ve özgürlükleri tespit edip, sınırlarını çizen hukuk metinleridir. Toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Devlet faaliyetlerini ve oluşum biçimini düzenleyen yasa metnidir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de siyaset</span> Türkiye Cumhuriyetinin siyasi yapısı

Türkiye'de siyaset, Türkiye'nin kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı bir yapısı vardır. Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinden oluşan üçlü kuvvet ayrılığı ilkesi temel alınmıştır. Buradaki üç erk; Yasama (TBMM), Yürütme (Cumhurbaşkanı) ve Yargı (Mahkemeler) tarafından oluşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Büyük Millet Meclisi</span> Türkiye Cumhuriyetinin parlamentosu

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti'nin yasama organıdır. 23 Nisan 1920'de Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'nce işgaline direniş göstermek üzere kurulmuştur. Asli görevi yürütmeyi denetlemektir ve yasama erkini kullanır. "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi, TBMM'nin varoluşunun temel dayanağını oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye İşçi Partisi (1961)</span> Türkiyede bir siyasi parti (1961–1971, 1975-1981)

Türkiye İşçi Partisi (TİP), 1961 yılında Türkiye'de kurulan siyasi parti. 1946 sonrası çok partili dönemde TBMM'ye milletvekili seçtirebilen ilk sosyalist parti olmuştur. 12 Mart 1971 Muhtırası ve 12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında kapatılmış, 1988 yılında TKP ile birleşerek TBKP kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Ortak hukuk</span> Birleşik Krallık sömürgesi olan birçok ülkenin hukuki temelini kuran hukuk sistemi

Anglo-Sakson sistemi,, özellikle tarihinde Birleşik Krallık sömürgesi olan birçok ülkenin hukuki temellerini oluşturur. Emsal kararlar yansıtan, kapsamlı yasallaşmamış kanunları dikkat çeken özellikleri arasında yer alır. Bu emsal kararlar yüzyıllarca yargıçlar tarafından gerçek davalarda verilen hükümlerden elde edilmiştir.

Kuvvetler ayrılığı veya güçler ayrılığı, devlet organları olan yasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılmış oldukları bir devlet yönetim modelidir. Devletin her biri birbirinden ayrı ve bağımsız güçlerdeki kol ve sorumluluk alanlarına ayrıldığı ve böylece her bir güç ve kolun bir diğeri ile güç ve sorumluluk alanları bakımından bir çatışma yaşamadıkları bu model ilk olarak antik Yunan ve Roma'da geliştirildi. Kuvvetler ayrılığında güçler normal olarak yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç kola ayrılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Yassıada Yargılamaları</span> 1960 darbesinden sonraki mahkeme süreci

Yassıada Yargılamaları, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra iktidardan uzaklaştırılan Demokrat Parti yönetiminin, darbeyi gerçekleştiren cunta tarafından kurulan özel bir mahkemede yargılandığı davalar dizisi. Yargılamalar Demokrasi ve Özgürlük Adası 'nda yapıldığı için bu isimle anılırlar. İki eski bakan ve bir başbakanın idam edilmesiyle sonuçlanan yargılamalar, Türk siyasi hayatında çok önemli bir yere sahiptir ve bu konudaki tartışmalar günümüzde de sürmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye cumhurbaşkanı</span> Türkiye Cumhuriyetinin devlet ve hükûmet başkanı

Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet ve hükûmet başkanıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanlığını, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın uygulanmasını ve devlet kurumlarının uyum içinde çalışmasını temin eder. Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 104. maddesinde düzenlenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</span> 1982 yılından beri yürürlükte olan Türkiye Anayasası

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya resmî olmayan kullanımıyla 1982 Anayasası, Türkiye'nin 9 Kasım 1982'den bu yana geçerli olan anayasasıdır. 12 Eylül Darbesi sonrasında askerî yönetimin emriyle Danışma Meclisi tarafından hazırlanmış, 23 Eylül 1982 tarihinde Danışma Meclisi tarafından ve 18 Ekim 1982 tarihinde Millî Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiştir. Devlet Başkanı Kenan Evren, Anayasa'nın ilk üç maddesinin "değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini" dördüncü madde olarak taslağa ekletmiştir. 7 Kasım 1982 Pazar günü yapılan halk oylaması sonucu yüzde 91,37 oranında kabul oyu ile kabul edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1961)</span> Türkiye Cumhuriyetinin anayasası (1961–1982)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya 1961 Anayasası, 9 Temmuz 1961 tarihli referandum ile kabul edilen ve 12 Eylül Darbesi'ne kadar yürürlükte olan anayasadır.

<span class="mw-page-title-main">Yusuf Ziya (1882 doğumlu siyasetçi)</span> Kürt siyasetçi

Koçzade Yusuf Ziya Bey, Birinci Meclis üyelerinden Kürt asıllı Türk siyaset adamı.

<span class="mw-page-title-main">1982 Türkiye anayasa referandumu</span> Türkiyede yapılan ikinci halk oylaması

1982 Türkiye anayasa referandumu, Türkiye'de yapılan ikinci halk oylamasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Hukuk devleti</span>

Hukuk devleti, sınırları içerisinde kamu erkinin değişmezlik ve süreklilik temeline dayalı olarak değer ve hukuk düzenine bağlı olduğu bir devlet şeklidir. Mutlakiyetçi devletlerden farklı olarak devlet gücü, vatandaşları keyfi uygulamalardan korumak amacıyla yasalar yardımıyla tanımlanır. Modern anlayış temelindeki bir hukuk devleti bunun dışında maddi anlamda adaletli bir düzenin yaratılması ve korunmasını hedefler. Nesnel değer yargıları bireylerin öznel haklarından farklı olarak, belirlenmiş prensipler aracılığıyla kanun koyucunun sınırlanması işlevi görürler.

<span class="mw-page-title-main">Cumhurbaşkanlığı Kabinesi</span> Türkiye Cumhuriyetinin yürütme organı

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Hükûmet veya Kabine, Türkiye'de Cumhurbaşkanının başkanlık ettiği ve tüm bakanların bir araya gelip kararlar aldığı kuruldur. Her bakan, kendi bakanlığını ilgilendiren iş ve emri altındaki kamu personelinin yerine getirdikleri işlem ve eylemlerinden sorumludur.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de anayasal süreç</span> Türk anayasal sürecinin geçmişi ve bugünü

Türkiye'de anayasal süreç, 1808 tarihinde ilan edilen Sened-i İttifak ile başlayıp günümüze kadar devam etmektedir. II. Mahmud döneminde, Alemdar Mustafa Paşa tarafından hazırlanan Sened-i İttifak, merkezî otoriteyi taşrada hâkim kılmak için Rumeli ve Anadolu âyanları ile Osmanlı Devleti arasında 29 Eylül 1808’de imzalandı. Osmanlı'da Sened-i İttifak ile Türk tarihinde ilk defa devlet iktidarı sınırlandırıldığından, bu belge Türk tarihinde ilk "anayasal belge" kabul edilmektedir. Abdülmecid döneminde 3 Kasım 1839 tarihinde Mustafa Reşid Paşa tarafından hazırlanan Tanzimat Fermanı ilan edildi. Bu ferman ile padişah, fermanda ilân edilen ilkelere ve konulacak kanunlara uyacağına yemin etti. Tanzimat Fermanı'nın tamamlayıcısı ve pekiştiricisi olan Islahat Fermanı, Abdülmecid tarafından 1856 yılında "ferman" olarak ilan edildi. Tanzimat döneminde yetişen ve Genç Osmanlılar olarak bilinen aydın ve yazarlar, Avrupa'dan etkilenerek meşrutiyet yönetimini savunmaya başladılar ve meşrutiyeti ilan ettirmek için Abdülaziz’i tahttan indirerek, yerine II. Abdülhamid’i getirdiler. 23 Aralık 1876'da Mithat Paşa’nın hazırladığı Kanun-i Esasi ilan edilerek meşrutiyete geçildi. Kanun-i Esasî, şekli kritere göre bir anayasa olarak kabul edilmektedir. Türk tarihinin ilk anayasası olan ve 12 bölüm ile 119 maddeden oluşan Kanun-i Esasî'nin 113. maddesi gereğince, padişah olağanüstü durumlarda Anayasa'yı askıya alabilirdi. II. Abdülhamid, 1877 yılında Rus savaşlarını neden göstererek Anayasa'yı askıya aldı. 1908 yılındaki askeri ayaklanma sonucu II. Abdülhamid, 1876 Anayasası'nı tekrar yürürlüğe koydu ve böylece II. Meşrutiyet dönemi başladı. 1909 yılında 31 Mart Vakası'nın meydana gelmesinden sonra tahttan indirilen II. Abdülhamid'den sonra 1909 yılında Anayasa'da önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerle 1876 Anayasası, meşruti bir parlamenter monarşi Anayasası haline geldi.

<span class="mw-page-title-main">Folketing</span>

Folketing, Danimarka Parlamentosu olarak da bilinen Folketing, Faroe Adaları ve Grönland ile birlikte, Danimarka Krallığı'nın tek meclisli ulusal yasama organıdır. 1849'da kurulan Folketing 1953'e kadar, iki meclisli bir parlamentonun alt meclisiydi. Üst yasama organı Landstinget'tı. Kopenhag'ın merkezindeki Slotsholmen adasındaki Christiansborg Sarayı'nda bulunuyordu.

Cumhurbaşkanlığı Konseyi, 12 Eylül Darbesi ile ülke yönetimine el konulmasından sonra yasama yetkilerini kullanmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun'dan oluşan cuntanın 6 Kasım 1983 tarihindeki genel seçimlerin ardından, TBMM'nin Başkanlık Divanı'nın oluştuğu 7 Aralık 1983'te sona ermesi sonucunda anayasanın geçici 2. maddesi uyarınca, Milli Güvenlik Konseyi üyelerinin, 6 yıl süreyle Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyesi sıfatını almasıyla oluştu.

<span class="mw-page-title-main">Belarus Anayasası</span>

Belarus Anayasası, Belarus'un en üst düzey yasası. Anayasayla çelişen tüm kanunlar geçersizdir. Ülkenin Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını ilan etmesinden üç yıl sonra, 1994'te, kabul edilen metin Belarus devleti ve hükûmetinin çerçevesini çizerek, vatandaşlarının hak ve özgürlüklerini sıralar. Anayasa, ülkenin eski yasama organı Beyaz Rusya Yüksek Sovyeti tarafından oluşturulmuş ve vatandaşlar ile hukuk uzmanlarının katkılarıyla şekillendirilmiştir. Anayasa metni bir başlangıç, 9 kısım ve 146 maddeden oluşur.

Hukuki yorum, bir hukuk meselesine uygulanacak olan hukuk kuralının belirlenmesi sürecinin önemli parçalarından biridir. Bazı hukuk kuralları, uygulanabileceği işlemler açısından yeterince açık olmayabilir. Bu nedenle söz konusu kuralın bulunduğu metnin incelenmesi ve anlamının belirlenmesi gerekebilir. İşte bu amaçla yapılan anlamlandırma faaliyetlerine hukuki yorum adı verilir.

Delegatif demokrasi, demokrasiye işlerlik sağlayan kuvvetlerin (yasama, yürütme ve yargı) arasındaki denge mekanizmasının zarar görmesi sonucu oluşan bir yönetim biçimidir. Denge mekanizmasının zarar görmesi sonucu yasama ve yargı kuvvetleri yürütme kuvveti üzerindeki kontrol gücünü yitirmekte ve yürütme diğer kuvvetlere göre daha baskın hale gelmektedir.