
C, yapısal bir programlama dilidir. Bell Laboratuvarları'nda, Ken Thompson ve Dennis Ritchie tarafından UNIX işletim sistemini geliştirebilmek amacıyla B dilinden türetilmiştir. Geliştirilme tarihi 1972 olmasına rağmen yaygınlaşması Brian Kernighan ve Dennis M. Ritchie tarafından yayımlanan "C Programlama Dili" kitabından sonra hızlanmıştır. Günümüzde neredeyse tüm işletim sistemlerinin yapımında %95'lere varan oranda kullanılmış, hâlen daha sistem, sürücü yazılımı, işletim sistemi modülleri ve hız gereken her yerde kullanılan oldukça yaygın ve sınırları belirsiz oldukça keskin bir dildir. Keskinliği, programcıya sonsuz özgürlüğün yanında çok büyük hatalar yapabilme olanağı sağlamasıdır. Programlamanın gelişim süreciyle beraber programlamanın karmaşıklaşması, gereksinimlerin artması ile uygulama programlarında nesne yönelimliliğin ortaya çıkmasından sonra C programcıları büyük ölçüde nesne yönelimliliği destekleyen C++ diline geçmişlerdir.

Pascal bilgisayar programlama dili pek çok öğrenciye bilgisayar programlamayı öğreten ve çeşitli versiyonları bugün hâlâ yaygın olarak kullanılmaya devam eden en önemli programlama dillerinden biridir. İlk Macintosh işletim sisteminin çoğu ve TeX Pascal ile yazılmıştır.

C#; Microsoft tarafından .NET Teknolojisi için geliştirilen modern bir programlama dilidir. Sözdizimi C-like bir deneyim sunar.

Visual Basic, Microsoft tarafından, Basic programlama dili üzerinde geliştirilmiş, olay yönlendirmeli, üst seviye, nesne tabanlı ve görsel bir programlama dilidir. Öğrenilmesi de kullanılması da oldukça kolaydır.

Derleyici, kaynak kodu makine koduna dönüştüren yazılımdır. Bir programlama dilinin derleyicisi, o programlama dili kullanılarak yazılmış olan kodu hedef işlemci mimarisine göre uygun şekilde makine koduna derler ve genellikle çıktı olarak yürütülebilir dosyanın oluşturulmasını sağlar. Bu eyleme derleme denir. Bir başka ifadeyle derleyici, bir tür yazı işleyicidir; girdi olarak yazı alır ve çıktı olarak yazı verir.
Kaynak kodu, yazılımı oluşturan yazıdır. Kaynak kod, herhangi bir yazılımın işlenip makine diline çevrilmeden önce insanların okuyup üzerinde çalışabildiği programlama diliyle yazılmış halidir. Kaynak kod bir tümleşik geliştirme ortamında açılabilir, derlenebilir, çalışabilir kaynak kod dosyalarının tümü birleştirilip, hedef bilgisayarlarda kullanılabilir hale getirilebilir.
Yapısal programlama, programlama dilleri kullanılarak yazılan, mantıksal bütünlük gösteren bloklara (bölümlere) bölünebilirler. Bu yolla uzun ve karmaşık programların, bloklara ayırarak daha kolay biçimde yazılabilmesi mümkün olmaktadır.
Program kelimesi sözcük kaynağı olarak belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü anlamına gelmekte ve ayrıca izlence olarak tanımlanmaktadır. Ancak günümüz Türkçe kullanımı içinde genel anlamı, yapılacak bir işin bölümlerini, bu bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, planlama şekline dönüşmüştür. Bu sebeple okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelgelere; tören, gösteri, gezi vb. nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıtlara; siyasi partilerin, toplumsal örgütlerin veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümüne de genel olarak Program ismi verilmektedir.

Yordamsal programlama, yordamların çağrılması mantığına dayanan bir yöntemdir. Fonksiyon, altyordam, altprogram, metot gibi de adlandırılan yordamlar içlerinde hesaplama adımları barındıran program parçacıklarıdır. Tanımlanmış yordamlar program sırasında herhangi bir zamanda çağrılabilirler. Yordamlar diğer yordamların içindende çağrılabilecekleri gibi kendi kendilerini de çağırabilirler.
Objective-C, C'nin üzerine yazılmış, yansımalı, nesne yönelimli bir programlama dilidir. ObjC, Objective C ve Obj-C olarak da anılır.

Nesne yönelimli programlama veya kısaca NYP, Her işlevin nesneler olarak soyutlandığı bir programlama yaklaşımıdır. NYP destekleyen programlama dilleri yüksek seviye diller olarak adlandırılır.

Assembly dili, bir işlemcinin komut kümesi üzerine tanımlanmış alt seviye bir dildir. Assembly dili kolay hatırlanabilir semboller tanımlar ve böylece işlemcinin makina koduna karşılık gelen sayı dizilerinin bilinmesine gerek kalmaz. Assembly dili, platformdan bağımsız yüksek seviyeli programlama dillerinin aksine, işlemci mimarisine bağımlıdır. Tipik uygulamaları; cihaz sürücüleri, alt seviyeli dahili (embedded) ve gerçek zamanlı sistemlerdir. Bır assembly programı assembler kullanılarak makine koduna çevrilir.

Programlama ya da diğer adı ile yazılımlama, bilgisayarın donanıma nasıl davranacağını anlatan, bilgisayara yön veren komutlar, kelimeler, aritmetik işlemlerdir. Diğer bir tanımla programlama, bilgisayar programlarının yazılması, test edilmesi ve bakımının yapılması sürecine verilen isimdir.
Sözde kod, bilgisayar bilimleri alanında algoritmalar ve programlar oluşturulurken ve aktarılırken kullanılan, günlük konuşma diline benzer ve belli bir programlama dilinin detaylarından uzak anlatımlardır. Programın yapısının ve çalışma mantığının yüksek seviyeli bir biçimde, gerektiği yerde doğrudan doğal dil cümleleriyle, ama yine de bir program yapısı ve akışı içinde anlatılmasıdır. Böylelikle sözde kodu okuyan ya da yazan birisi, programlama dillerinin sözdizim detaylarına dikkat etmek zorunda kalmadan, programın ve algoritmanın çalışma mantığını düşünebilir.
Betik dili, betik yorumlamak için yazılmış özel çalışma-zamanı sistemlerinin yorumlayabileceği programlama dilleridir. Diğer programlama dilleri ile yazılan kodlar makine koduna çevrilip çıkan program doğrudan çalıştırılırken betik kodları interpreter tarafından doğrudan okunur ve yorumlanarak işlemler yorumlayıcının kendisi tarafından yapılır.
Programlama paradigmaları, programlama dillerini özelliklerine göre sınıflandırmanın bir yoludur. Diller birden fazla paradigma içinde sınıflandırılabilir.

Yazılım testi, test altında hizmetlerin veya ürünlerin kalitesi hakkında paydaşlara bilgi sağlamak için yürütülen bir araştırmadır. Yazılım testi aynı zamanda, yazılım uygulamalarının risklerini anlamak için yazılımı bağımsız ve nesnel olarak incelemektir. Test teknikleri yazılım böceklerini bulma niyetiyle uygulama veya bir programı çalıştırma süreçlerini kapsar.

Ayrıştırıcı, girdi verilerini alır ve girdinin yapısal bir temsilini vererek, süreçte doğru sözdizimini kontrol eden bir veri yapısı oluşturan bir yazılım bileşenidir. Ayrıştırma öncesinde veya sonrasında başka adımlar izlenebilir veya bunlar tek bir adımda birleştirilebilir. Ayrıştırıcı, genelde girilen karakter dizisinden belirteçler oluşturan ayrı bir sözcük tabanlı analiz motorunu takip eder. Ayrıştırıcılar elle programlanabilir veya bir ayrıştırıcı üreteci tarafından otomatik olarak veya yarı otomatik olarak oluşturulabilir. Ayrıştırma, biçimlendirilmiş çıktı üretimlerini tek bir şablonda tamamlama görevi görür. Bunlar, farklı etki alanlarına uygulanabilir, ancak bir derleyicinin girdi ve çıktı aşamaları gibi genellikle bir arada sunulur.
Programlama deyimi veya kod deyimi, bir veya daha fazla programlama dili içinde yinelenen bir yapının özel bir özelliğini ifade eder. Geliştiriciler programlama deyimlerini bir veya daha fazla kod parçasını ilişkilendirerek ve anlam vererek tanır. Deyim, uygulamada bitişik veya dağınık kod parçaları ile temsil edilen, koddaki bir örüntünün altında yatan bir kavram olarak görülebilir. Bu parçalar çeşitli programlama dillerinde, iskelet ve hatta kütüphanelerde mevcuttur. Genel olarak konuşursak, bir programlama deyimi, kullanılan programlama dilinde yerleşik bir özellik olmayan basit bir görevin algoritma veya veri yapısının doğal bir dil ifadesidir. Bir programlama diline yerleştirilmiş alışılmadık veya dikkate değer bir özellik. Ayrıca terim, uygulama algoritmalarının uygulanması ve ihmal edilmesi açısından karmaşık algoritmalara veya tasarım örüntülerine atıfta bulunmak için daha geniş bir şekilde kullanılabilir.
Bilgisayar biliminde zorunlu programlama ya da emperatif programlama, programın durumunu değiştiren ifadeler kullanan yazılımın programlama paradigması'dır. Doğal dillerdeki zorunlu kipin komutları ifade etmesi gibi, zorunlu program da bilgisayar'ın gerçekleştireceği komutlardan oluşur. Zorunlu programlama, beklenen sonuçlarının üst düzey tanımlarından ziyade programın nasıl adım adım çalıştığını açıklamaya odaklanır.