İçeriğe atla

Yapay yağmur

Havadan ve yerden bulut tohumlama.
Suni yağış için uygun Kümülüs bulutları
Tayland'da bulut tohumlama uygulaması

Yapay yağmur (suni yağış veya yağmur bombası), mevcut buluttan insan müdahalesi ile yağış elde etme yöntemidir. Temel hedef; enerji ihtiyacını karşılamak, kurak bölgelere su temin etmek, sisi dağıtmak,[1] hava olaylarını kontrol altına almaktır. Temeli, yağışa uygun sıcaklıkta olan bulutlara yoğunlaşma çekirdeklerini dışarıdan suni olarak vermektir.

Tarihi gelişimi

1940'lı yıllarda gümüş iyodür kullanılmasıyla çalışmalar başlamıştır. 1960'lı yıllarda ABD tarafından geliştirilen sistem günümüzde 24 ülke tarafından uygulanmaktadır. Türkiye'de 1990'larda İSKİ tarafından İstanbul'da ve değişik zamanlarda İzmir ve Ankara'da uygulanmıştır.[2][3] Bulut tohumlama olayı Türkiye'de günlük dilde yağmur bombası' adıyla anılmaktadır.

İlk uygulamayı Irving Langmuir ve Vincent Schaefer 1940'ların sonlarında yapmıştır. Uçaktan bulutlara CO2 buzu atarak denediler. Bulut tohumlama işini Bernard Vonnegut gümüş iyodür kullanarak uyguladı (1947). Gümüş iyodür kuru buzdan (CO2 buzu) daha kolay kullanıma sahiptir ve günümüzde de halen çoğunlukla o kullanılmaktadır.

Bulut tohumlama ve yağış

Yağışın oluşabilmesi için öncelikle bulutun olması gerekir. Bulut yeterince soğuduktan sonra havada doğal olarak bulunan ve yoğunlaşma çekirdeği adı verilen zerreciklerin üzerinde su birikmeye başlar. Büyüyen damlalar yerçekimine karşı koyamayarak yere doğru düşmeye başlarlar. Yoğuşmanın başlaması için yeterince soğumasına rağmen ortamda yoğunlaşma çekirdekleri yoksa yağış oluşmaz. Suni yağışta bulutlara buz parçacıkları vererek yağış oluşturulmaya çalışılır. Bulut tohumlamada; amonyum nitrat, kadmiyum iyodür, bakır sülfür, kurşun iyodür, CO2 buzu ve gümüş iyodür kullanılabilir.

Bulut tohumlamada dikkat edilmez ise olumsuz sonuçlar ortaya çıkabilir: dolunun artması veya yağışın azalması gibi. Uygulama sırasında; rüzgar durumu, hava şartları, havanın yükselme hızı, soğumuş su damlacıkları, damlacıkların birleşerek büyüme özellikleri, çekirdek konsantrasyonu özellikleri göz önüne alınır. Tohumlamadan 15 dakika ile 1 saat içinde yağış alınabilir. Genellikle yaz mevsimindeki kümülüs bulutları ile kışın görülen alçak bulutlar suni yağış için uygundur.

Bir yamaçtan yükselmekte olan orografik bulutlarda bulut tohumlamanın yağış artışına neden olduğu tespit edilmiştir. Stratiform bulutları ise ince bulutlar oldukları için tohumlama ile yağış bırakır ve yok olarak yerlerini açık havaya bırakırlar.

Tohumlama işlemi birkaç türlü yapılır. Genelde uçaklar, yerden havaya atılan roketler ve jeneratörler kullanılır. Jenaratörler yerden havaya yoğunlaşma zerreciklerini püskürtürler. Bulut tohumlamanın yağışı %5 ile %20 arasında artırdığı görülmüştür. Türkiye'de bulut tohumlamaya itiraz eden bilim adamları da mevcuttur.[4]

Kaynakça

Özel
  1. ^ "Bulutsuz zirvenin bedeli 650 bin dolar". hurriyet.com.tr. Erişim tarihi: 1 Ocak 2015. []
  2. ^ "İstanbul'a 21 yağmur bombası atıldı". haber7.com. 6 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2015. 
  3. ^ "Ankara'ya yağmur bombası atılacak". memurlar.net. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2015. 
  4. ^ "Yağmur bombası çözüm değil cahil ülkeleri sömürme aracı". hurriyet.com.tr. 10 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ocak 2015. 
Genel

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Şimşek ve yıldırım</span> doğal olarak meydana gelen elektriksel boşalma

Şimşek ya da çakın, elektrik yüklü bir bulut ile diğer bir bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. Önceden tahmin edilmesi oldukça zordur. Fakat belli hava koşullarında meydana gelir.

<span class="mw-page-title-main">Bulut</span> serbest bir hava kütlesinde toplanmış, gözle görülebilir su damlacıkları, buz kristalleri veya her ikisinin karışımından oluşan yapı

Bulut, serbest bir hava kütlesinde toplanmış, gözle görülebilir su damlacıkları, buz kristalleri veya her ikisinin karışımından oluşan yapıdır. Bulutlar yer seviyesinden yüksekte bulunur. Yer seviyesinde oluşan sığ bulut katmanları ise sis olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Kar</span> bir yağış çeşidi

Kar, beyaz, parlak, çoğunlukla altıgen şekilli, buz kristallerinden oluşan bir yağış çeşididir. Buz kristalleri 0 °C altında su buharının yoğunlaşması ile oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Hâl değişimi</span>

Hâl değişimi, bir maddenin moleküller arası potansiyel enerjisinin ısı alarak ya da vererek değişmesi sonucu meydana gelen olay.

<span class="mw-page-title-main">Karbondioksit</span> Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °Cde ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2)

Karbondioksit, kovalent bağlı bir karbon ve iki oksijen atomundan oluşan moleküle sahip, normal koşullarda gaz hâlinde bulunan bileşiğin adıdır. Renk ve kokusu yoktur. Kimyasal formülü CO2 şeklinde olup molekül ağırlığı 44,009 g/mol'dür. Karbon içeren besin maddelerinin metabolize edilmesi sonucu meydana gelen bir son üründür. Küresel ısınmada önemli bir pay sahibidir. Yerden yansıyan güneş ışınlarının atmosferden çıkma oranını azaltır.

<span class="mw-page-title-main">Yağmur</span>

Yağmur, atmosferik su buharından yoğunlaşan ve daha sonra yerçekiminin etkisiyle düşen su damlacıklarıdır. Yağmur, su döngüsünün önemli bir bileşenidir ve Dünya'daki tatlı suyun çoğunun birikmesinden sorumludur. Hidroelektrik santralleri, mahsul sulama ve birçok ekosistem türü için uygun koşullar için su sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Asit yağmuru</span> ph oranı 7den küçük olan yağış tipi

Asit yağmuru, asidik kimyasalların yağmur, kar, sis, çiy veya kuru parçacıklar hâlinde yeryüzüne düşmesine verilen isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Yağış</span> havadaki su buğusunun yoğunlaşma sonunda sıvı ya da katı durumda yere düşmesi

Yağış, hava kütlelerinin soğuk bir hava tabakası ile karşılaşarak, soğuk bir yerden geçerek ya da yükselerek soğuması sonucunda içerisindeki su buharının yoğuşarak sıvı veya katı halde yeryüzüne inmesi olayıdır. Plüvyometre adı verilen bir âletle ölçülür. Yıllık yağış miktarı mm, cm ve m olarak, günlük yağış miktarı ise kg/m² ile ifade edilir. Yıllık toplam yağış miktarının bir alanda oluşturduğu yükseklik baz alındığı için uzunluk birimleriyle ifade edilir. Birçok farklı formda meydana gelebilir, bunlar yağmur, kar, graupel, dolu ve sulusepkendir.

<span class="mw-page-title-main">Yoğunlaşma izleri</span>

Yoğunlaşma izleri, genellikle seyir irtifasında jet motorlarının arkasında görünen buz parçacıklarından oluşan çizgi biçimli bulutlardır. Yoğunlaşma izleri, jet uçaklarının uçuşlarında ilk günlerden beri görülen normal bir etkidir. Sıcaklığa ve hava aracının bulunduğu irtifadaki neme bağlı olarak yoğunlaşma izleri hızlıca buharlaşabilir.

<span class="mw-page-title-main">Prandtl-Glauert tekilliği</span>

Prandtl-Glauert tekilliği, atmosfer basıncındaki ani bir düşüşün oluşumu, ses hızında yol alan bir uçağın etrafını saran yoğunlaşma bulutunun görünür olmasının nedeni olarak kabul edilir. Bu aerodinamikteki matematiksel tekilliğin bir örneğidir.

<span class="mw-page-title-main">Stratovolkan</span> lav, tüf ve kül tabakasından oluşmuş, yüksek, konik biçimli bir volkan

Stratovolkan, pek çok sertleşmiş lav, tüf ve kül tabakasından oluşmuş, yüksek, konik biçimli bir volkandır. Bu volkanlar dik yamaçlarıyla ve periyodik patlamalarıyla tanınırlar. Bunlardan fışkıran lavın akışkanlığı azdır ve çok uzağa yayılmadan önce soğur ve sertleşir. Magmaları asidik ya da yüksek-orta düzeyde silika içeriklidir. Buna karşın bazik içerikli magmanın akışkanlığı yüksektir ve Hawaii'deki kalkan biçimli Mauna Loa dağı gibi yayvan dağları oluşturur. Pek çok stratovolkanın yüksekliği 2500 metreden fazladır. Türkiye'den Ağrı Dağı ve Nemrut Dağı birer stratovolkan tipindeki volkanlardır.

<span class="mw-page-title-main">Dolu</span> katı bir yağış türü

Dolu, bir yağış türü. Kule tipi bulutlardaki düşey hava sirkülasyonuna kapılan bulut damlacıklarının bulut içindeki 0 ile -40 derece santigrat seviyelerini geçerken tabaka tabaka büyümesi ile oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Sis</span> atmosferik olay

Sis, yatay görüş mesafesini 1 km'nin altına düşüren bir hava olayıdır. Stratüs bulutlarının yerde veya yere yakın seviyede oluşması olarak da bilinir. Hava içindeki su buharının yoğuşması veya donarak kristalleşmesi sonucu ortaya çıkan çok küçük su damlacıkları veya buz kristallerinden meydana gelir. Görüşü fazla düşürmeyen hafif sise pus denir.

<span class="mw-page-title-main">Su döngüsü</span> suyun; okyanus ve denizlerden atmosfere, atmosferden yeryüzüne ve sonra yeniden deniz ve okyanuslara dönüşü

Su döngüsü yahut hidrolojik döngü, suyun Dünya yüzeyinin üstünde ve altında sürekli hareketini tanımlar. Suyun okyanus ile denizlerden atmosfere, atmosferden yeryüzüne ve yeniden deniz-okyanuslara ulaşması şeklindeki genel turu, döngüyü oluşturur. Evrenin korunumu yasası gibi, yeryüzündeki su kaynaklarının artmaz veya eksilmezliğini ifade eden bir terimdir ve bir başlangıç veya sonu yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Bulut İyesi</span>

Bulut İyesi - Türk ve Altay mitolojisinde bulutun koruyucu ruhu. Bulud İyesi veya Bolıt İyesi olarak da söylenir. Yağmur İyesi yani Yağmurun koruyucu ruhu da bulutlara bağlıdır. Bunun dışında dikkat çekici ve bulutlarla ilgili olan İyeler şunlardır. Bulut İyesiyle bağlantılı olan Etin sözcüğü Sibiryadaki Etin adlı Üstün Varlığı/Ruhu da akla getirmektedir.

  • Etin/Eten İyesi: Gökgürültüsü Ruhu.
  • Ayanga/Ayunga İyesi: Gökgürültüsü Ruhu.
  • Çakılgan/Çağılgan/Çakın İyesi: Yıldırım Ruhu.
  • Yıldırım/Yıldırak İyesi: Yıldırım Ruhu.
  • Şimşek/Çemşek/Şüğşek İyesi: Şimşek Ruhu.
  • Yaşın/Yışın/Yeşin İyesi: Şimşek Ruhu.
<span class="mw-page-title-main">Atmosfer optiği</span>

Atmosfer optiği Dünya atmosferinin kendine özgü optik özelliklerinin nasıl geniş ölçüde optik olgulara yol açtığını inceler. Gökyüzünün mavi rengi, yüksek frekanstaki mavi güneş ışığını gözlemcinin görüş alanına yönlendiren Rayleigh dağılımının direkt bir sonucudur. Mavi ışık kırmızıdan daha kolay dağılıma uğradığı için güneş kalın bir atmosferden gözlendiğinde kırmızı bir ton alır, bu da gündoğumu veya günbatımında olur. Ek olarak gökyüzündeki parçacıklar farklı renkleri farklı açılarda kırarak akşam veya şafak vaktinde rengarenk parlayan bir gökyüzü meydana getirebilir. Haleler, günbatımı parlaklığı, koronalar, güneş ışınları ve yalancı güneşlerin oluşmasında buz kristallerinden ve diğer parçacıklardan saçılım sorumludur. Bu olgulardaki çeşitlilik parçacık boyut ve geometrilerine bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Bulut tohumlama</span>

Bulut tohumlama, yağış miktarını veya türünü değiştirmeyi, doluyu azaltmayı veya sisi dağıtmayı amaçlayan bir tür hava durumu değişikliğidir. Genel amaç, ya kendi adına yağmuru ya da karı artırmak ya da sonraki günlerde yağışların meydana gelmesini önlemektir.

Atmosferik termodinamik, dünya üzerindeki ısının, iklim veya hava koşulları dahilinde işe dönüşmesini inceleyen alandır. Klasik termodinamikin kurallarını takip eden atmosferik termodinamik nemli hava,bulutların oluşumu, astronomik conveksiyon, sınır tabakası meteorolojisi,ve atmosferdeki dikey durağanlık gibi fenomenlerin üzerinde çalışır. Atmosferik termodinamik şemalarfırtına tahmin araçlarının geliştirilmesinde kullanılır. Atmosferik termodinamik Sayısal hava modellerinde bulut mikrofizik ve konveksiyon (iklim) parametrizasyonlara için bir temel teşkil eder ve pek çok iklimi göz önünde tutmak için kullanılır buna konvektif –denge iklimi modeli de dahil.

<span class="mw-page-title-main">Yoğunlaşma</span>

Yoğunlaşma veya yoğuşma, maddenin fiziksel halinin gaz fazından sıvı faza değişimi ve buharlaşmanın tersidir. En sık su döngüsü anlamında kullanılır. Atmosfer içinde bir sıvı veya katı bir yüzey veya Yoğunlaşma bulutu ile temas ettiğinde, su buharının sıvı suya değişmesi olarak da tanımlanabilir. Doğrudan gaz fazdan katı faza geçiş gerçekleştiğinde, değişime kırağılaşma denir.

Bulut fiziği, fiziksel işlemlerdeki çalışmalardır ve bu oluşuma, büyümeye ve atmosfer bulutlarının çökelmesine yol açar. Bulutlar sıvı suyu mikroskobik damlacıklar halinde içerir, buzların küçük kristalleri veya ikisi de. Bulut damlacıkları başlangıçta su buharının yoğunluğunun yoğun çekirdeğin üzerinde olmasıyla oluşur aynı zamanda Köhler teorisine göre havanın aşırı doymuşluğu kritik değeri aşar. Kelvin etkisinden dolayı bulut yoğunlaşma çekirdeği bulut damlacıkları formasyonu için gereklidir, eğimli yüzeyden dolayı bu buhar basıncındaki doyma ile tasvir edilebilir. Küçük çapta, aşırı doymuşluk miktarı yoğunlaşmanın çok büyük olması için gereklidir, bu doğal bir şekilde gerçekleşmez. Raoult ilkesi, çözelti nasıl buhar basıncına bağlı bunu tasvir eder. Yüksek konsantrasyonda, bulut damlacıkları küçük olduğunda, çekirdeğin oluşumu dışından küçük olması aşırı doymuşluk gerektirir.