İçeriğe atla

Yapay elmas

Six non-faceted diamond crystals of 2–3 mm size; the diamond colors are yellow, green-yellow, green-blue, light-blue, light-blue and dark blue
Yüksek basınç yüksek ısı tekniği ile oluşturulan çeşitli renklerde sentetik elmaslar

Sentetik elmaslar (yapay elmas, kültürlü elmas ya da ekili elmas olarak da bilinir), Jeolojik süreçler sonucunda oluşan doğal elmasların aksine yapay süreçler uygulanarak üretilen elmas türleridir. Sentetik elmaslar üretim yöntemlerine göre HPHT elmas veya CVD elmas olarak ikiye ayrılırlar (sırasıyla yüksek basınç yüksek sıcaklık ve kimyasal buhar biriktirme kristal oluşumu yöntemleri). Sentetik kelimesi tüketiciler tarafından taklit ürünler ile karıştırılmasına yol açsa da sentetik elmaslar doğal elmaslar ile aynı materyalden yapılmıştır (izotropik 3B formda kristalize saf karbon). Bu tür bir yanlış anlaşılmayı gidermek amacıyla ABD'de Federal Ticaret komisyonu tarafından Laboratuvar üretimi, [üretici ismi] yapımı gibi alternatif ön ekler ile tanımlanması kararlaştırılmıştır.

1879 ile 1928 yılları arasında birçok Elmas sentezi denemesi belgelenmiştir, bu denemelerin çoğu analiz edilmiş ancak hiçbiri doğrulanamamıştır. 1940'lı yıllarda ABD, SSCB, İsveç tarafından CVD ve HPHT yöntemleriyle elmas üretimi amacıyla sistematik araştırmalar başlamıştır. İlk tekrarlanabilir sentez 1953 yılında bildirildi. Bu iki süreç hala sentetik elmas üretiminde hakim süreçlerdir. Bir üçüncü yöntem olarak bilinen patlama sentezi, 90'lı yıllarda piyasada kullanılmaya başlanmıştır. Bu süreçte karbon içeren patlayıcıların kullanılmasıyla nanometre büyüklüğünde elmas taneleri oluşturulan bir patlama oluşturulması esastır. Dördüncü yöntem ise grafiti yüksek güçte ultrasona maruz bırakmak esasına dayanan süreçtir, laboratuvarlarda uygulanmış olup henüz ticari uygulamalara tesir edememiştir.

Sentetik elmasın özellikleri elmasın üretim sürecinde uygulanan yönteme göre değişmektedir ancak bazı sentetik elmasların üretim yöntemine bağlı olmaksızın sertlik, ısı iletkenliği, elektrik iletkenliği gibi özellikleri çoğu doğal elmastan dahi üstündür. Sentetik elmaslar aşındırıcılarda, parlatmada, kese aletlerinde ve soğutucularda çokça kullanılır. Sentetik elmasların elektronik alanındaki uygulamaları da her geçen gün genişlemektedir bu uygulamalar arasında enerji santrallerindeki yüksek güç anahtarları, yüksek frekanslı alan etkili transistörler ve ışık yayan diyotlar vardır. Enerji araştırma tesislerinde kullanılan sentetik elmas temelli ultraviyole (UV) ışın veya yüksek enerjili partikül dedektörleri de ticari olarak mevcuttur. Termal ve kimyasal stabilite, düşük genleşme oranı, geniş spektrumda yüksek optik geçirgenlik gibi birçok özelliğin seçkin bir kombinasyonuna sahip olan elmas yüksek güçlü karbondioksit lazerleri ve girotronlar için en popüler materyal haline gelmiştir. Endüstriyel alanda kullanılan elmasların yaklaşık %98'i sentetiktir.[1]

Hem CVD ve HPHT yöntemi ile üretilen elmaslar şeffaf, beyaz, sarı, kahverengi, mavi, yeşil ve turuncu çeşitli renklerde üretilebilir ve iki taşa bölünebilir. Sentetik elmasların üretilmeye başlanması elmas ticareti sektöründe büyük endişeler yaratmıştır. Bunun sonucunda doğal ve sentetik elması birbirinden ayırmak amacıyla özel spektral cihazlar üretilmeye başlanmıştır.

Tarih

Moissan sentetik elmas oluşturmak için elektrik ark fırını kullanmaya çalışıyor

1797 yılında elmasın saf karbon olduğunun keşfi ile birlikte ucuz karbon ürünlerini elmasa çevirmek amacını taşıyan birçok deneme yapılmıştır. Bu konuda rapor edilen en erken başarı James Ballantyne Hannay tarafından 1879 yılında ve Ferdinand Frédéric Henri Moissan tarafından 1893 yılında rapor edilmiştir. Her ikisi tarafından da uygulanan metot mangal kömürünü demir potada 3500 °C ye kadar ısıtmayı içermektedir. Buna karşın Hannay alev ısıtmalı tüp kullanırken Moissan yeni geliştirdiği elektrik ark fırınını kullanmıştır. İşlem sırasıda eriyen demir soğutma suyu yardımıyla hızlıca soğutulmuştur. soğutma sonucunda oluşan daralma ise grafitin elmasa dönüşümü için gerekli olan yüksek basıncı sağlamıştır. Moissan bu çalışmasını 1890'lı yıllarda bir makale dizisi hazırlayarak yayınlamıştır.[2][3][4][5][6]

Birçok bilim adamı yaptığı deneyleri tekrar etmek için çalışmıştır. Sör William Crookes 1909 yılında çalışmasının başarılı olduğunu iddia etmiştir.[7] Otto Ruff 1917 yılında 7 mm çapına kadar elmas üretmeyi başardığını iddia etmiş,[8] ancak daha sonra yaptığı açıklamada iddiasından vazgeçmiştir.[9] 1926 yılında McPherson Kolejinden Dr. J Willarda Hershey Moissan ve Ruff'un çalışmalarını tekrar etmiştir,[10][11] Üretilen elmasın bir fotoğrafı McPherson Müzesinde sergilenmektedir.[12] Moissan, Ruff, Hershey ve diğer deneylere ait iddialara rağmen söz konusu denemeler senztezleme için yetersizdi.[13][14]

En kesin çoğaltma girişimleri Sör Charles Algernon Parsons tarafından gerçekleştirilmiştir. Onun icadı buhar türbini ile tanınmış bir bilim adamı ve Mühendis olan Parsons, Moissan ve Hannay'ın deneylerini tekrarlamanın yanında bu deneylere kendi üretim sürecini de adapte ederek yaklaşık 40 yılını (1882-1922) bu amaç uğruna çalışarak geçirdi.[15] Parsons ayrıca metodik kayıt tutma konusundaki özenli ve isabetli yaklaşımıyla da bilinir; bu nedenle sonuç numuneleri de ileri analizler amacıyla bağımsız kuruluşlar tarafından incelenmesi amacıyla saklanmıaştır.[16] Bu konuda birçok makale yazmıştır ki bunların bazıları en erken HPHT elmasları ile ilgilidir.[17] Ancak 1928'de, Dr. C.H. Desch'e[18] o tarihe kadar Moissan ve diğerleri de dahil olmak üzere kimse tarafından sentetik elmas üretilemediği konusunda kendi görüşünü de içeren bir makale yazması için izin verdi. Bu makalede o güne kadar sentetik elmas olduğu iddia edilen malzemelerin sadece sentetik spinel taşı olduğunu söyledi.[13]

GE Elmas Projesi

A 3-meter tall press
1980'lerde KOBELCO tarafından üretilen pres

1941 yılında General Elektrik (GE), Norton ve Carborundum şirketleri arasında elmas sentezinin ileri geliştirmelerinin yapılması amacıyla bir anlaşma yapılmıştır. Bu şirketler o dönemde karbonu birkaç saniye 3.000 °C sıcaklığa ulaştırma ve 3,5 GPa basınca maruz bırakma yeteneğine sahiptirler. Çalışmaların başlamasından kısa süre sonra İkinci Dünya Savaşı projenin yarım kalmasına sebep olmuştur. 1951 yılında GE laboratuvarlarında bir HPHT elmas grubu Francis P. Bundy ve H.M. Strong tarafından sentezlenmiştir. Tracy Hall ve diğer bilim adamları da kısa süre sonra projeye dahil olmuşlardır.[19]

A diamond scalpel consisting of a yellow diamond blade attached to a pen-shaped holder

Üretim Yöntemleri

Sentetik elmas üretiminde birden çok yöntem bulunmaktadır. En yaygın yöntem daha düşük maliyetli olması sebebiyle Türkçe açılımı yüksek basınç ve yüksek sıcaklık yöntemi olan HPHT'dir. Bu yöntemde karbon elementi, yüzlerce ton ağırlığa karşılık gelen 5 GPa basınç altında 15000 °C sıcaklığa kadar çıkartılarak elmas elde edilir. İkinci yaygın yöntem ise Türkçe açılımı kimyasal buhar biriktirme olan CVD yöntemidir. Bu yöntemde bir yüzey üzerinde karbon plazması oluşturularak atomların elmas olarak kristallendirilmesi sağlanmaktadır. Bu iki yaygın yöntemin dışında patlama sentezi ve sonikasyon gibi yöntemler de bulunmaktadır [20][21][22]

Sentetik elmasın özellikleri elmasın üretim sürecinde uygulanan yönteme göre değişmektedir ancak bazı sentetik elmasların üretim yöntemine bağlı olmaksızın sertlik, ısı iletkenliği, elektrik iletkenliği gibi özellikleri çoğu doğal elmastan dahi üstündür. Sentetik elmaslar aşındırıcılarda, parlatma, kese aletlerinde ve soğutucularda çokça kullanılır. Sentetik elmasların elektronik alanındaki uygulamaları da her geçen gün genişlemektedir bu uygulamalar arasında enerji santrallerindeki yüksek güç anahtarları, yüksek frekanslı alan etkili transistörler ve ışık yayan diyotlar vardır. Enerji araştırma tesislerinde kullanılan sentetik elmas temelli ultraviyole (UV) ışın veya yüksek enerjili partikül dedektörleri de ticari olarak mevcuttur. Termal ve kimyasal stabilite, düşük genleşme oranı, geniş spektrumda yüksek optik geçirgenlik gibi birçok özelliğin seçkin bir kombinasyonuna sahip olan elmas yüksek güçlü karbondioksit lazerleri ve girotronlar için en popüler materyal haline gelmiştir. Endüstriyel alanda kullanılan elmasların yaklaşık %98'i sentetiktir.[1]

Ayrıca bakınız

  • Diamond simulant
  • Diamond enhancement
  • List of synthetic diamond manufacturers
  • Material properties of diamond
  • Moissanite
  • Poly(hydridocarbyne)
  • Shelby Gem Factory

Kaynakça

  1. ^ a b "The state of 2013 global rough diamond supply" 28 Ocak 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  2. ^ Tennant, Smithson (1797).
  3. ^ As early as 1828, investigators claimed to have synthesized diamonds:
  4. ^ Hannay, J. B. (1879).
  5. ^ Royère, C. (1999).
  6. ^ Moissan, H. (1894).
  7. ^ Crookes, William (1909).
  8. ^ Ruff, O. (1917). "Über die Bildung von Diamanten".
  9. ^ Nassau, K. (1980).
  10. ^ Hershey, J. Willard (2004).
  11. ^ Hershey, J. Willard (1940).
  12. ^ "Science" 12 Ocak 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. mcphersonmuseum.com. 
  13. ^ a b Lonsdale, K. (1962).
  14. ^ O'Donoghue, p. 473
  15. ^ Feigelson, R. S. (2004). 50 years progress in crystal growth: a reprint collection.
  16. ^ Barnard, pp. 6–7
  17. ^ Parson, C. A. (1907).
  18. ^ Desch, C.H. (1928).
  19. ^ Hazen, R. M. (1999).
  20. ^ Werner, M; Locher, R (1998).
  21. ^ Osawa, E (2007).
  22. ^ Galimov, É.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kömür</span> katmanlı tortul çökellerin arasında bulunan katı, koyu renkli, karbon ve yanıcı gazlar bakımından zengin kayaç

Kömür, katmanlı tortul çökellerin arasında bulunan katı, koyu renkli, karbon ve yanıcı gazlar bakımından zengin kayaçtır. Taşkömürü torkugillerden oluşur. Kömür çoğunlukla diğer elementlerin değişken miktarlarda bulunmasıyla oluşur. Asıl bileşeni karbondur; bunun yanında değişken miktarda hidrojen, kükürt, oksijen ve azot içerir. Isı için yakılan bir fosil yakıt olan kömür dünyanın birincil enerjisinin yaklaşık dörtte birini ve elektriğinin beşte ikisini sağlar. Bazı demir ve çelik üretimi yapan işletmeler ve diğer endüstriyel faaliyetler kömürü yakar. Kömürün ekstraksiyonu ve kullanımı birçok erken ölüme ve çok fazla hastalığa neden olur. Kömür'den her yıl binlerce kişi erken ölüyor.

<span class="mw-page-title-main">Karbon</span> sembolü C ve atom numarası 6 olan kimyasal element; bilinen tüm yaşamın ortak unsuru

Karbon, doğada yaygın bulunan ametal kimyasal elementtir. Evrende bolluk bakımından altıncı sırada yer alan karbon, kızgın yıldızlarda hidrojenin termonükleer yanmasında temel rol oynar. Dünyada hem doğal halde, hem de başka elementlerle bileşik halinde bulunan karbon, ağırlık olarak Dünya'nın yerkabuğunun yaklaşık %0,2'sini oluşturur. En arı (katışıksız) biçimleri elmas ve grafittir; daha düşük arılık derecelerinde maden kömürünün, kok kömürünün ve odun kömürünün bileşeni olarak bulunur. Atmosferin yaklaşık % 0,05'ini oluşturan ve bütün doğal sularda erimiş olarak bulunan karbon dioksit, kireç taşı ve mermer gibi karbonat mineralleri, kömürün, petrolün ve doğalgazın başlıca yapıtaşları olan hidrokarbonlar, en bol bulunan bileşikleridir.

<span class="mw-page-title-main">Nanoteknoloji</span> Maddenin atomik kontrolü

Nanoteknoloji, maddenin atomik, moleküler ayrıca supramoleküler seviyede kontrolüdür.

<span class="mw-page-title-main">Elmas</span> mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş

Elmas, bilinen en sert maddelerden biridir ve değerli bir taştır. Karbon elementinin bir modifikasyonu grafit, diğeri ise elmastır.

<span class="mw-page-title-main">Malzeme bilimi</span> yeni malzemelerin keşfi ve tasarımı ile ilgilenen disiplinlerarası alan; öncelikli olarak katıların fiziksel ve kimyasal özellikleriyle ilgilidir

Malzeme bilimi, malzemelerin yapı ve özelliklerini inceleyen, yeni malzemelerin üretilmesini veya sentezlenmesini de içine alan disiplinlerarası bir bilim dalıdır.

Yağ, oda sıcaklığında yüksek viskoziteye sahip, yüksek miktarda karbon ve hidrojen içeren, suyla karışmayan ancak diğer yağlarla kolayca karışabilen maddelerdir. Yağlar yiyecek, yakıt, boya, makine sanayii dâhil birçok değişik amaçla kullanılırlar.

<span class="mw-page-title-main">Organik kimya</span> karbon temelli bileşiklerin yapılarını, özelliklerini, tepkimelerini ve sentez yollarını inceleyen kimya dalı

Organik kimya, organik bileşiklerin ve organik maddelerin yani karbon atomlarını içeren çeşitli formlardaki maddelerin yapısını, özelliklerini ve reaksiyonların bilimsel çalışmasını içeren, kimyanın bir alt dalıdır. Yapının incelenmesi yapısal formüllerini belirler. Özelliklerin incelenmesi, fiziksel ve kimyasal özellikleri ve davranışlarını anlamak için kimyasal reaktivitenin değerlendirilmesidir. Organik reaksiyonların incelenmesi doğal ürünlerin, ilaçların ve polimerlerin kimyasal sentezini ve bireysel organik moleküllerin laboratuvarda ve teorik çalışma yoluyla incelenmesidir.

Hidrojen ekonomisi, taşıtların ve elektrik dağıtım şebekesinin dengelenmesi için ihtiyaç duyulan enerjinin, hidrojen (H2) olarak depolandığı, varsayılan bir gelecek ekonomisidir.

<span class="mw-page-title-main">Organik tarım</span>

Organik tarım, bitki nöbetleşmesi, yeşil gübre, kompost, "biyolojik zararlı kontrolü"nü içeren ve toprak üretkenliğini sağlamada mekanik işlemeye dayanan; sentetik gübre, pestisit, hormon, hayvan yem katkıları ve genetiği değiştirilmiş organizmaların kullanımını reddeden veya sınırlayan tarım yöntemidir. Organik tarımda toprak ve su gibi doğal çevrenin tarım eliyle kirletilmesini engellemek, temiz malzeme ve teknikler kullanılarak üretilen tarım ürünleri ile insan, hayvan ve çevrenin sağlığı üzerinde olumlu katkı sağlamak amaçlanır.

Bitkisel üretimi sınırlayan hastalık, zararlı ve yabancı otların zararından bitkileri korumak, bu yolla tarımsal üretimi artırmak ve kalitesini yükseltmek amacıyla yapılan tüm işlemlere bitki koruma ya da tarımsal mücadele denir. Tarımsal mücadele, üretimi sınırlayan unsurların belirmesi anında uygulanması gereken bir yöntem değildir. Üretimi sınırlayan unsurlar ilk aşamada doğal denge düzeyinde ise mücadele başlatmak yerine ilgili unsurların takibi yapılmalıdır. Mücadelenin başlatılacağı anı ise Ekonomik zarar eşiği ismi verilen nokta belirlemektedir. Ekonomik zarar eşiğinden evvel yapılan müdahalelerde mücadele maliyeti, zararların gerçekleştirebileceği kaybın maliyetinden daha yüksek olmaktadır. Diğer bir ifade ile Ekonomik zarar eşiği; zararın maliyeti ile mücadele maliyetinin eşit olduğu noktayı belirten bir kavramdır.

<span class="mw-page-title-main">Elektron demetiyle fiziksel buhar biriktirme</span>

Elektron demeti ile fiziksel buhar biriktirme işlemi, anottaki hedef malzemenin, çok yüksek vakum altında, tungsten bir flaman ile elektron bombardımanına tutulması ile gerçekleştirilir. Elektron demeti, hedefteki atomların yüzeyden koparak gaz fazına geçmesini sağlar. Buharlaştırılan bu atomlar, vakum çemberi içindeki her noktaya yapışarak ince bir film oluşmasını sağlarlar.

<span class="mw-page-title-main">Kimyasal buhar biriktirme</span>

Kimyasal buhar biriktirme. Von Guerkie, sürtünme ile kıvılcım üreten kükürt topunu, eğlence amaçlı yapması bu prosesin başlangıcı sayılır. Birbirlerine sürterek kıvılcım çıkarmakta ve hidrojensülfat oluşturulmaktaydı. 1798'de Henry, hidrokarbon gazı içerisinde, kıvılcım yaratarak karbon biriktirme yapmayı başardı.

<span class="mw-page-title-main">Kimyasal madde</span> sabit bir kimyasal bileşimi ve karakteristik özelliklere sahip bir madde türü

Kimyasal madde, kimyevî madde veya kısaca kimyasal, sabit bir kimyasal bileşimi ve karakteristik özelliklere sahip bir madde türüdür. Bu kimyasal bağlar bozulmadan, fiziksel ayırma yöntemleri ile bileşenlerine ayrılmaz. Bu kimyasallar katı, sıvı veya gaz hâlinde olurlar.

<span class="mw-page-title-main">Kimberlit</span>

Adını 1870 yılında ilk defa bulunduğu Güney Afrika'nın Kimberley şehrinden alan kimberlit, elmas oluşumuna sahiplik yapan volkanik bir kayaçtır.

Kovalent süperiletkenler atomların kovalent bağlarla bağlandığı süperiletkenlerdir. Bu özellikte üretilen ilk materyal yüksek sıcaklık ve yüksek basınçta üretilen sentetik elmastır. Bu üretim pratikte çok öneme sahip değildi. Fakat elmas ve silikon gibi maddeleri de içeren kovalent yarı iletkenlerde daha önce süperiletkenlik görülmediği için bilim adamları bu duruma şaşırmışlardır.

Moleküler nanoteknoloji (MNT) mekanosentez yoluyla atomik özellikli, kompleks yapılar yapabilen bir teknolojidir.

Tarihlendirme yöntemleri özellikle sağladığı yüksek doğruluk derecesi ve güvenilir sonuçlar veriyor olması nedeniyle başta yerbilimleri olmak üzere birçok disiplin tarafından, çok çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır.

Katı hâl kimyası, bazen malzeme kimyası olarak da adlandırılır, katı faz malzemelerinin, özellikle, ancak sadece moleküler olmayan katıların sentezi, yapısı ve özelliklerinin incelenmesidir. Bu nedenle, katı hal fiziği, mineraloji, kristalografi, seramik, metalurji, termodinamik, malzeme bilimi ve elektronik ile yeni malzemelerin sentezine ve karakterizasyonuna odaklanan güçlü bir örtüşmeye sahiptir. Katılar, ana partiküllerinin düzenlenmesinde mevcut olan düzenin doğasına göre kristal veya amorf olarak sınıflandırmak mümkündür.

<span class="mw-page-title-main">Pasif soğutma</span>

Pasif soğutma doğrudan aktif bir bileşen içermeden sadece ısı transfer metodu ile sıcak yüzeyden ısıyı sistemin dışına iletmek ile görevli bileşenlerdir. Özellikle yarı silikon olarak bilinen transistörlerden oluşan işlemci ve entegrelerin yapıları gereği ısınmaları kaçınılmazdır. Bu ısınma sonucu çıkan ısı sistemin verimini düşüren ısının sistemden atılması gerekmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Mozanit</span>

Mozanit doğal olarak oluşan silisyum karbür ve onun çeşitli kristal polimorflarıdır. SiC kimyasal formülüne sahiptir ve 1893 yılında Fransız kimyager Henri Moissan tarafından keşfedilen nadir bir mineraldir. Silisyum karbür, sertliği, optik özellikleri ve termal iletkenliği nedeniyle ticari ve endüstriyel uygulamalar için kullanışlıdır.