İçeriğe atla

Yakınma çalışmaları vakası

Yakınma çalışmaları vakası, (İngilizce: Grievance studies affair) James A. Lindsay, Peter G. Boghossian ve Helen Pluckrose tarafından kurmaca makale yazmak ve yayımlatmak suretiyle 2017-2018 yılları arasında yürütülen oyunu ifade eder. Oyunun amacı Amerikan akademisinde oldukça yaygın olan cinsiyet çalışmaları, ırk çalışmaları, şişman çalışmaları gibi alanlarda nitelikli yayınlar yapılmadığını, söz konusu alanlarda bu çalışmaları yayımlayacak pek çok düşük kaliteli dergi olduğunu ve akademide ideolojileri bilimin önüne koyma eğiliminde olan bu alanların egemen olmaya başladığını göstermektir. Grup genellikle ‘bir şey çalışmaları’ olarak adlandırılan ve ‘bilimsel’ bir faaliyet olarak belirli kimlik gruplarının yakınmalarını dile getiren ve hatta bunları alevlendiren alanlarla alay etmek maksadıyla kurguladıkları oyunu ‘yakınma çalışmaları’ olarak isimlendirdiği için vaka da bu nedenle ‘yakınma çalışmaları vakası’ olarak anılmaktadır.[1]
Grubun projesi akıllara fizikçi Alan Sokal’ın 1996 yılında postmodernizmin çeşitli bilim alanlarında tehlikeli bir biçimde moda oluşuna dikkat çekmek amacıyla yazdığı ve kültürel çalışmalar alanında önemli bir süreli yayın olan Social Text’te yayımlanan “Sınırları Aşmak: Kuantum Çekiminin Dönüştürücü bir Hermeneutiğine Doğru” başlıklı kurmaca makale ‘skandalını’ getirmektedir. Hadiseyi bilim dünyasında ses getiren Sokal vakasının daha geniş ölçekte yeniden uygulamaya konuluşu olarak değerlendiren politika bilimci Yascha Mounk üçlünün projesini Sokal’ın Karesi (İngilizce: Sokal Squared) olarak adlandırır.[2]
Boghossian ve Lindsay’e göre Sokal’ın hilesinin hedefi postmodernist uzmanların bilimsel terminolojiyi anlamadığını ve yanlış kullandığını anlatmak ayrıca bazı fikirlerin hakem değerlendirme sürecinde ihtiyaç duyulan eleştirel fakülteleri uyuşturacak kadar moda olabileceğini göstermektir.[3] Amacını başarıyla gerçekleştiren Sokal’ın postmodernizmin meşruiyetine ağır bir darbe indirdiğini ve hazırladıkları kandırmacanın Sokal’ın oyununun omuzları üzerinde yükseldiğini fakat amaçlarının Sokal’dan farklı olduğunu ifade ederler.[3] İki vaka arasındaki önemli farklardan biri projelerin kapsamı ile ilgilidir. Yakınma çalışmaları vakasının kapsamı Sokal’ınkine kıyasla daha dardır çünkü bütünüyle postmodernist bilim anlayışını değil yalnızca cinsiyet çalışmaları, şişman çalışmaları, ırk çalışmaları gibi sosyal bilimlerin çeşitli alt disiplinlerini hedef almaktadır. Bir diğer önemli fark ise amaçlarının Sokal’ın oyununa kıyasla daha politik olmasıdır. Çünkü Sokal, daha çok postmodern bakış açısının doğa bilimlerinde de etkili olmaya başlaması kaygısıyla, yakınma çalışmaları grubu ise daha çok postmodernizmin argümanlarını kendisine baz alan cinsiyet çalışmaları, şişman çalışmaları, ırk çalışmaları gibi akademik çalışmalarının özü politik ajandaları tarafından belirlenen alanların akademiye egemen olmaları, bunun da sosyal bilimlere ve genel olarak akademi nosyonuna zarar verdiği kaygısı ile bu yola başvurmuşlardır.
Grup, Mayıs 2017’de başlattıkları projeyi 2019 yılına kadar sürdürmek niyetinde olsa da bir twitter hesabının makalelerini fark etmesi ve ardından çeşitli gazetelerin de olayla ilgilenmesi nedeniyle 2 Kasım 2018’de düzenledikleri oyunu itiraf eden bir yazıyı ve hakem yazışmalarının bulunduğu elektronik postaları içeren Google Drive arşivlerini paylaşır. Eş zamanlı olarak icraatlarını anlattıkları kısa bir belgesel film de Youtube’da yayınlanır.[4] Üçlünün oyunu ortaya çıktığında, kalburüstü dergilere gönderdikleri toplamda yirmi makaleden yedisi kabul edilmiş, kabul edilen yedi makaleden dördü yayımlanmış, yedi tanesi hakem değerlendirme sürecinin farklı aşamalarındayken, altısı ise reddedilmiştir.[1] Kimileri tarafından bir etik skandalı olarak görülen vaka, kimileri tarafından ise büyüyen bir problemi etkili şekilde göz önüne serdiği için desteklenmiştir.

Projenin İlk Başarısı

Her ne kadar şöhretlerini üç kişilik organize işlerine borçlu olsalar da proje Boghossian ve Lindsay tarafından başlatılır. İkili, aralarına Pluckrose’un dahil olmasından önce penisin erkek genital organı olarak değil zararlı sosyal yapılar olarak düşünülmesi gerektiğini iddia ettikleri “Sosyal Bir İnşa Olarak Kavramsal Penis” başlıklı kurmaca makalelerinin Cogent Social Science adlı hakemli bir dergide yayımlanması ile 19 Mayıs 2017’de projelerinin ilk başarısını elde eder. Makalelerinin Cogent Social Science’ta yayımlandığı gün hilelerini itiraf eden bir yazı kaleme alır ve asla yayımlanmaması gereken makalelerinin yayımlandığını dile getirirler.[3]

Boghossian ve Lindsay itiraf yazılarında erkekliğin özünde kötü olduğunu ve penisin bu kötülüğün kökeni olduğunu iddia eden ‘post yapısalcı söylemsel cinsiyet teorileri’ jargonu ile kaleme alacakları bir makalenin saygın bir dergide yayımlanabileceği varsayımıyla yola çıktıklarını söyler.[3] Hatta bu işi yaparken post yapısalcı söylemsel cinsiyet teorilerinin ne ifade ettiğini anlamak için çaba göstermediklerini de itiraf ederler. Bilakis yazılarını sadece ‘izomorfizm’, ‘pre-post ataerkil toplum’ gibi kavramlarla, erkekler için aşağılayıcı ifadeler ve "hipermaskülen erkeklerin belirli söylemlerin aynı zamanda hem içinde hem dışında olduğu", "iklim değişikliğinin kavramsal olarak penisten kaynaklandığı" gibi tümüyle anlamsız cümlelerle doldurduklarını söylerler.[3] Kaynakça kullanımı konusunda da oyunu kuralına göre oynayan ikili bazı alıntılarını yazdıkları makaleyle bağlantılı anahtar kelimeler buldukları makalelerden rastgele yaptıklarını ve hilenin bir parçası olarak bu makalelerin tamamını hiç okumadıklarını, ayrıca kaynaklarının bir kısmını da kendilerinin uydurdukları yazarların hayali makalelerinin oluşturduğunu ifade eder.[3] Bunların yanında Alan Sokal’ın kurmaca makalesini oluşturma yöntemine dayanan bir algoritmayla post modern metinler üreten ve Andrew Bulhak tarafından 1996’da kodlanan The Postmodernism Generator adlı web sitesinde oluşturulan bazı metinlere atıfta bulunduklarını da itiraf ederler. İkili, makaleyi tamamladıktan sonra da dikkatlice okuyup anlamlı hiçbir şey söylemediklerinden ve makalenin gerçekten ne hakkında olduğunu belirleyemediklerinden emin olduklarını ileri sürer.[3]

Ancak Cogent Social Science, Boghossian ve Lindsay’in söz konusu makaleyi gönderdiği ilk dergi değildir. İkili makalelerini önce Norma adlı bir ‘uluslararası erkeklik çalışmaları’ dergisine gönderir. Fakat Norma makalelerinin multidisipliner ve açık erişimli bir dergi olan Cogent Social Science için daha uygun olduğunu söyleyerek, makalelerini oraya göndermelerini önerir.[3] Hem Norma hem de Cogent Social Science Francis & Taylor yayınevine ait dergilerdir. Fakat Norma basılı versiyonunda makaledeki figürlerin renkli olmasının istenmesi durumu dışında hiçbir aşamada ücret talep etmezken, Cogent Social Science makalelerinin yayımlanması için yazarlardan ücret talep eder. Yazarlar bu öneri üzerine makalelerini söz konusu dergiye gönderir ve kabul alırlar. Boghossian ve Lindsay’e göre Cogent Social Science dergisi kör değerlendirme süreci işleterek kalite garantisini sağladıklarını iddia etse de böyle bir makaleyi yayımladıkları için bu iddiaları şüphe uyandırmaktadır.[3] Cogent Social Science’ın parayla makale yayımlaması ve böyle uydurma bir makaleyi kabul etmiş olması ister istemez ilk olarak hakem değerlendirme sürecinin para kazanmak uğruna layıkıyla yapılmadığını ve kar motivasyonunun akademik kalite kaygısına baskın geldiğini düşündürür. Fakat ikili Cogent Social Science’ın böyle bir makaleyi yayımlamadaki tek motivasyonun para olduğunu söylemenin iki bakımdan zor olduğunu düşünmektedir. Birincisi söz konusu dergi uluslararası ve kendini ispatlamış bir yayınevi olan Taylor & Francis’in yasal izniyle çalışmaktadır. İkincisi ise söz konusu dergi Açık Erişimli Dergiler Dizini (DOAJ) tarafından yüksek kaliteli açık erişimli dergi olarak gösterilmektedir. Bu ikisinin dışında derginin benzer başka kurumlarla da bağlantısı vardır. Boghossian ve Lindsay’e göre Cogent Social Science’ın güvenilir kurumlarla olan bağlantıları derginin yalnızca para için makale yayımladığı ihtimalini zayıflatmaktadır.[3] Dolayısıyla makalelerinin yayımlanması için yazarlardan para talep eden Cogent Social Science dergisinin tek motivasyonunun kar etmek olduğunu iddia etmek doğru görünmese de parayla makale yayımlayan bazı dergilerin fazlasıyla rekabete dayalı akademiden menfaat sağladıkları da su götürmezdir.

Boghossian ve Lindsay’e göre cinsiyet çalışmaları gibi alanlarda hakemlik sisteminin güvenilirliğine zarar veren asıl etken, genel olarak postmodernist sosyal bilimler, özel olarak da cinsiyet çalışmaları departmanlarından kaynaklanan modaya uygun saçmalıkların itibar görmesidir. Gruba göre kaleme aldıkları yazının yayımlanması cinsiyet çalışmaları alanında bir takım ahlaki ve politik önyargıların akademik teori olarak sunulduğunu göz önüne sermektedir. Nitekim ortada bir teori değil önyargı olduğunu kanıtlar şekilde ikilinin modaya uygun ahlaki duyarlılıkları temel alan ve uygun jargon ile yazılmış saçma makaleleri Cogent Social Scince dergisi tarafından kabul edilmiştir. Boghossian ve Lindsay, kaygılarını “Özellikle, cinsiyet çalışmaları alanının, erkekliğin bütün kötülüğün kökeni olduğu gibi neredeyse baskın bir dini inanç karakterine bürünmüş bir düşünce tarafından akademik olarak felce uğratıldığından şüphelendik. Açık bir şekilde, şüphemiz doğrulandı” ifadesiyle dile getirir.[3]

İkinci Aşama

Gruba yayıncılık konusunda deneyimi olan Helen Pluckrose’un da katılmasıyla daha profesyonel adımlar atma kararı alırlar. Üçlü, ‘yakınma çalışmaları’ adını verdikleri alanlarda yapılan çalışmaları ayrıntılı şekilde incelemekle işe başlar.[5] Yeni projelerinde yöntemlerine dair yeni ilkeler belirlerler. Bunlardan ikisi pek çok makale yazmak ve alandaki en prestijli dergilere göndermektir. Üçüncü olarak, yazacakları makaleleri gönderecekleri dergileri bilhassa cinsiyet çalışmaları, şişman çalışmaları, ırk çalışmaları gibi alanlarda yayınlar yapanlar arasından seçmeye karar verirler. Çünkü eleştirilerini bütün sosyal bilimlere değil yalnızca azınlık çalışmaları olarak adlandırılabilecek olan alanlara yöneltmektedirler. Üçlü yeni projelerinde yine bazı makalelerini daha önce Boghossian ve Lindsay’in yaptığı gibi takma isimlerle, bazılarını da isimlerini ödünç vermek isteyen insanların adlarıyla yayımlar. Dördüncü ilke, makalelerinin yayımlanması için para ödememek yani parayla makale basan dergilere yazı göndermemektir. Son ilke ise herhangi bir aşamada bir dergi editörü ya da hakem tarafından yazdıkları makalenin bir kandırma girişimi olup olmadığı sorulduğunda oyunlarını itiraf etmektir.[5]

Grup, ayrıntılı itiraf yazılarında Boghossian ve Lindsay’in ilk kurmaca makalesinin düşük kaliteli hakem değerlendirmesi yapan bir dergide yayımlandığını, etkisinin sınırlı kaldığını ve söz konusu yazıya gelen pek çok eleştirinin de meşru olduğunu ifade eder. Başarılı bulmadıklarını itiraf ettikleri ilk girişimlerinin ardından yeni projelerini cinsiyet çalışmaları ve ilişkili alanlardaki saygın hakemli dergilerin aşikâr şekilde uydurma olduğu belli olan yazıları yayımladığı iddialarında haklı olup olmadıkları sorusu ekseninde hayata geçirmeye karar verdiklerini söylerler. Grup, kendi kabullerine göre hileli bir yazının komik ve/veya ölçüsüz tezler öne sürme, belirgin olarak amatörce organize edilmiş olma, titizlikten yoksun olma, yazarın alanla ilgili çok az fikre sahip olduğunun açıkça görülüyor olması kriterlerinden en az birini sağlaması gerektiğini ifade eder ve makalelerini bu çerçevede oluşturur.[5]

Üçlünün Helen Wilson takma adıyla gönderilen “Oregon, Portland’da Şehir Köpek Parklarındaki Tecavüz Kültürü ve Queer Performansına İnsan Tepkileri” adlı ilk makalesi birlikte projeye başladıktan beş ay sonra Gender, Place & Culture dergisi tarafından kabul alır ve 22 Mayıs 2018’de yayımlanır.[5] Üçlü, makalelerinde köpek sahiplerinin erkek-erkek köpek çiftleşmelerinin %97’sine, erkek-dişi köpek çiftleşmelerinin %32’sine müdahale ettiğini, erkek-dişi çiftleşmelerinin %18’ine ise güldüğünü ileri sürüp, köpek parklarındaki çiftleşmelere köpek sahiplerinin verdikleri bu tepkiler üzerinden insanların cinsel davranışları hakkında sonuçlar çıkartır.[6] Grup, makalede köpek parklarının tecavüze göz yumulan ve mazlum köpeklerin sistematik olarak zulüm gördüğü alanlar olduğu sonucuna varmaktadır.[5] Üçlünün yazdığı bu kurmaca makaleyi inceleyen hakemlerden biri onu “inanılmaz derecede yenilikçi, analiz açısından zengin, son derece iyi yazılmış ve organize edilmiş mükemmel bir yazı”, bir başkası ise “feminist hayvan coğrafyasına önemli katkılarda bulunacak ilginç bir yazı” olarak değerlendirir.[1] Üçlü, oyunları ortaya çıktığı sırada Feminist Theory dergisine tekrar göndermek üzere gözden geçirdikleri “Süper Frankeştayn ve Maskülen Hayal Ürünü: Feminist Epistemoloji ve Süper Zeki Yapay Zekâ Güvenliği Araştırması” başlıklı bir diğer makalesinde yapay zekanın potansiyel bir tehlike olmasının nedeninin Mary Shelley’nin Frankeştayn’ını ve Lacancı psikoanalizleri kullanan maskülenist ve emperyalist olarak programlanması olduğunu ileri sürer.[5] Grup, oyunları ortaya çıktığında Fat Studies adlı dergide yayımlanmış olan bir başka makalesinde ise şişman aktivizminin şişman vücutlarla ilgili olumsuz yargılara katkıda bulunan pek çok egemen söyleme engel olduğunu fakat bunun henüz rekabetçi vücut geliştirme alanına sirayet etmediğini iddia etmekte, bu bakımdan kilolu insanların vücut geliştirme yarışmalarına katılmalarının şişman aktivizmine önemli bir katkı sağlayacağını ileri sürmektedir.[5]

Grup, 7 Haziran 2018 tarihinde makalelerinden birinin New Real Peer Review adlı bir twitter hesabı tarafından keşfedilmesiyle, 31 Ocak 2019’a kadar sürdürmeyi planladığı projelerini yarıda bırakmak zorunda kalır.[7] New Real Peer Review adlı twitter hesabı aracılığıyla olaydan haberdar olan bazı gazeteler de makalenin hayali yazarına ve makalenin yayımlandığı Gender, Place & Culture dergisine ulaşmaya çalışır. Dergi 6 Ağustos 2018’de makalenin yazarı olan Helen Wilson’ın ‘uydurma isimle ya da bir başkasının adını kullanarak makale göndermeme’ sözleşmesini ihlal ettiğinden şüphelendiklerini ve söz konusu kişinin kimliğini doğrulayan gerekli belgeyi gönderme ricalarına karşılık vermediğini duyuran bir not yayımlar.[8] Aynı hafta The Wall Street Journal adlı gazete de yazardan kimlik ispatı isteyen bir belge talep eden yazı yayımlar. Köşeye sıkışan üçlü The Wall Street Journal’dan haberi takip eden Jillian Kay Melchior’a Ağustos ayının başlarında oyunlarını itiraf eder.[5] Gazetecinin üçlünün oyununu duyuran yazısı 2 Kasım 2018’de yayımlanır.[9] Aynı gün grup da projelerini anlattıkları bir yazı ile birlikte makalelerinin Google Drive arşivini ve hakem değerlendirmelerini de içeren e-mail yazışmalarını yayımlar. Eşzamanlı olarak belgesel film yapımcısı Mike Nayna da Youtube’da projenin gerisindeki hikâyeyi anlatan bir video yayınlar. Olayın duyulmasının ardından üçlünün yayımlanmış olan makaleleri dergiler tarafından geri çekilir. Portland State Üniversitesi Boghossian hakkında bir suistimal soruşturması başlatır.[10]

Üçlü itiraf yazılarında kendilerini cinsiyet çalışmaları ve ilgili diğer disiplinlerde gördükleri süregelen bir problemi anlamak ve eleştirmek isteyen ‘sol liberal kanattan kaygılı akademikler’ olarak tanımlar. Lindsay, Boghossian ve Pluckrose ‘yakınma çalışmaları’ adını verdikleri bu alana daha önce Steven Pinker (2003), Alan Sokal ve Jean Bricmont (1998), Therese Söderlund ve Guy Madison (2017) ve daha başka bilim insanı ve araştırmacılar tarafından yöneltilen resmi eleştirilerin ihtiyaç duyulan reformu sağlayamadığını, bu yola bu nedenle başvurduklarını ifade eder.[1]

Üçlü hazırladıkları bu oyunla söz konusu alanlarda bilim yerine politik bir takım önyargılar üretildiğini gösterdiklerini ileri sürer. Ayrıca, bilimsellikle alakası olmayan bu türden yayınların politik doğruculuk adına çeşitli dergilerde yer bulduğu ve bu tür makaleleri yayımlayacak pek çok düşük profilli dergi türediği de görülür. Gruba göre sosyal bilimleri yozlaştıran bu problem hem akademiye egemen olmakta hem de hızlı bir biçimde kültüre sirayet etmektedir.[5]

Eleştiriler

Akademide ve bilim camiasında yankı bulan vaka hem olumlu hem de olumsuz pek çok eleştiri almıştır. Harvard Üniversitesi psikoloji bölümünde akademisyen olan Steven Pinker eleştirel teori, kimlik teorisi ve benzer isimlerdeki dergilerde yer bulamayacak kadar tuhaf bir düşüncenin var olmadığını ifade ederek grubu desteklemiştir.[11] Johns Hopkins Üniversitesi ileri uluslararası çalışmalar bölümünde akademisyen olan Yascha Mounk cinsiyet çalışmaları gibi alanlardaki bazı önemli dergilerin gerçek bilim ile entelektüel açıdan boş ve ahlaki açıdan rahatsız edici zırvalıkları birbirinden ayırmada başarısız olduğunu ve üçlünün postmodern jargonda büyük bir ustalık gösterip makalelerinin yayımlanmasını sağlamasının bahsi geçen türden dergileri küçük duruma düşürdüğünü ifade etmiştir.[12] Biyolog Heather Heying aldatmacanın modern sosyal bilimlerdeki bilimi ve mantığı reddetme, aktivizmi araştırmanın önüne koyma ve mağduriyeti takdir etme eğilimini açığa çıkarmada yardımcı olduğunu söylemiştir.[13] İktisatçı Anıl Aba, Birgün gazetesindeki köşe yazısında, hiçbir mantıklı zemini olmayan en absürt fikirlerin bile politik doğruculuk modasına uyduğu takdirde akademik dergilerde yayımlanabileceğini ifade ederek vakanın tam da işaret ettiği problemi dile getirmiştir. Ayrıca bilimsel üretim kalitesindeki düşüşün sadece bahsi geçen bu alanlara özgü olmadığını, artık her alanda bilime ve topluma katkısı olmayan çok sayıda kalitesiz yayın yapıldığını, kalitesiz yayınları basacak kalitesiz dergilerin sayısının zamanla arttığını, bunun da nedeninin akademik kadro sistemi olduğunu ifade eder.[14]

Üçlünün makalesini kabul edip, hileleri ortaya çıktığı sırada henüz yayımlamamış olan Hypatia dergisinin yardımcı editörü Ann Garry hakemlerin anlamlı değerlendirmeler için çok vakit harcadıklarını, bu tür sahte akademik materyaller sunmanın pek çok etik ve akademik normu ihlal ettiğini ifade ederek üçlüyü eleştirir.[6] Texas State üniversitesinde Tarih profesörü olan James E. McWilliams ise projenin ilk sahte makalesine cevaben, ortada bir akademik sahtekarlık olduğunun gözden kaçırılmaması gerektiğinin altını çizer.[15] Zira McWilliams’a göre söz konusu alanlarda kötü yayınlar yapıldığını göstermek için sahte yayın yapmanın meşru sayılıp sayılamayacağını sorgulamak gerekir. California Üniversitesi sosyoloji bölümünde akademisyen olan Gabriel Rossman üçlünün oyununu eleştiren yazısında içine cinsiyet çalışmalarını da katmak suretiyle kültürel çalışmalar alanı ile sosyolojiyi birbirinden ayırır. Rossman üçlünün reddedilen altı makalesinin sosyoloji dergileri tarafından reddedildiğini fakat kültürel çalışmalar alanındaki dergilere gönderdikleri makalelerin neredeyse 4’te 3’ünün ya kabul edildiğini ya da tekrar gözden geçirilip yeniden gönderilmesinin istendiğini ifade eder.[16] Rossman üçlünün işaret ettiği problemin sosyal bilimler için genellenemeyeceğini, bunun yalnızca ‘bir şey çalışmaları’ adıyla anılan alanların problemi olduğunu dile getirir. Middlebury College cinsiyet çalışmaları bölümünde akademisyen olan Laurie Essig ve Sujata Moorti hileyi sürü halinde kutlayanların genellikle cinsiyet çalışmaları alanı hakkında fikir sahibi olmadıklarını ve yalnızca bir cahilin cinsiyet çalışmaları alanında bir değer üretilmediğine inanacağını ifade eder.[17] Essig ve Moorti bir buçuk yıl sürdürülen, kısa bir belgeselle duyurulan, sosyal medyada büyük yankı bulan, gazeteler, eleştirmenler ve cinsiyet çalışmaları alanı dışından pek çok akademisyen tarafından takdir toplayan bu hilenin maddi olarak bazı kimseler tarafından desteklendiğini düşündüklerini ifade eder. Cinsiyet çalışmaları alanında çalışan insanların dünyanın pek çok yerinde tehdit edildiğini, baskı altında çalıştıklarını söyleyen Essig ve Moorti ‘yakınma çalışmaları’ grubunun bu saldırılara çanak tuttuğunu ileri sürer. Diğer yandan Essig ve Moorti kaleme aldıkları yazılarında grubun reddedilen makalelerinin sayısı konusunda dürüst davranıp davranmadığını da sorar. Dolayısıyla Essig ve Moorti’ye göre gazetecilerin ve olayı yorumlayan diğer kişilerin hileyi takdir etmek yerine öncelikle, vakayı bu faktörleri de içine katarak sorgulamaları gerekir.

Kaynakça

  1. ^ a b c d Boghossian, P. G.; Lindsay, J. A.; Pluckrose, H. (2 Ekim 2018). "Project Summary And Fact Sheet". Google Drive. 3 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  2. ^ Mounk, Yascha (5 Ekim 2018). "What An Audacious Hoax Reveals About Academia". The Atlantic. 5 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  3. ^ a b c d e f g h i j k Boghossian, P. G.; Lindsay, J. A. (19 Mayıs 2017). "The Conceptual Penis As A Social Construct: A Sokal-Style Hoax On Gender Studies". Skeptic. 19 Mayıs 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  4. ^ Nayna, M. (2 Ekim 2018). "Academics Expose Corruption In Grievance Studies". Youtube. 3 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  5. ^ a b c d e f g h i Boghossian, P. G.; Lindsay, J. A.; Pluckrose, H. (2 Ekim 2018). "Academic Grievance Studies And The Corruption Of Scholarship". Areo Magazine. 3 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  6. ^ a b Schuessler, J. (4 Ekim 2018). "Hoxers Slip Breastaurants And Dog-Park Sex Into Journals". The New York Times. 5 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  7. ^ New Real Peer Review (7 Haziran 2018). "Arşivlenmiş kopya". Twitter. 17 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  8. ^ Gender, Place & Culture (6 Ağustos 2018). "Expression of Concern". Taylor & Francis Online. 2 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  9. ^ Melchior, J. K. (5 Kasım 2018). "Fake News Comes To Academia". The Wall Street Journal. 3 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  10. ^ Mangan, K. (7 Ocak 2019). "Proceedings Start Against 'Sokal Squared' Hoax Professor". The Chronicle Of Higher Education. 8 Ocak 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  11. ^ Hughes, V.; Aldous, P. (4 Ekim 2018). "Here's What Critics Say About That Big New Hoax On Gender Studies". BuzzFeed News. 4 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  12. ^ Mounk, Y. (9 Ekim 2018). "The Circling Of The Academic Vagons". The Chronicle Of Higher Education. 9 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  13. ^ Heying, H. (9 Ekim 2018). "Exposing The Madness Of Grievance Studies". The Chronicle Of Higher Education. 9 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  14. ^ Aba, A. (28 Ekim 2018). "Sokal'ın Karesi "Grievance Studies" Vakası". Birgün. 10 Nisan 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  15. ^ McWilliams, J. E. (31 Mayıs 2017). "The Hoax That Backfired: How An Attempt To Discredit Gender Studies Will Only Strengthen It". Pacific Standard. 21 Haziran 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  16. ^ Rossman, G. (12 Ekim 2018). "The Highlight Of The 'Sokal Squared' Hoax? The Satire". Washington Examiner. 5 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 
  17. ^ Essig, L.; Moorti, S. (9 Ekim 2018). "Only A Rube Would Believe Gender Studies Has Produced Nothing Of Value". The Chronicle Of Higher Education. 9 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Nisan 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sosyoloji</span> toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı

Sosyoloji veya toplum bilimi, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim dalıdır. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.

Yönetim Bilimleri Dergisi (YBD), iktisadi ve idari bilimler alanında yayın yapan uluslararası akademik ve hakemli dergidir. 17 yıldır yayımlanmaktadır.

Sosyal bilimler, toplumsal bilimler veya toplum bilimleri; insanın muhatabı olan her şey ile ilişkisini araştıran, olayları incelerken merkeze insanı ve insanların oluşturduğu toplumu koyan akademik disiplinler bütünüdür. İnsan ile yazı bulunduktan sonraki zamanın ilişkisini araştıran tarih, insan ile bulunduğu çevrenin ilişkisini araştıran coğrafya, insanların oluşturduğu toplumu araştıran sosyoloji gibi bilim dalları sosyal bilimlere örnek olarak gösterilebilir. Türkiye'de zaman zaman sözel bilimler olarak da anılırlar. Sosyal bilimlerin sanat ve beşeri bilimlerden temel farkı, insanlığı incelerken nitel ve nicel bilimsel yöntemlerin kullanımını içermesidir. Bu terim, 19. yüzyılda, "toplumun özgün bilimi" sosyolojiyi ifade etmek için kullanılmaktaydı. Ancak günümüzde antropoloji, arkeoloji, iktisat, ilahiyat ve din bilimleri, beşeri coğrafya, dil bilimi, işletme, müzik bilimi, siyaset bilimi, psikoloji, hemşirelik ve sosyal tarihi içeren birçok akademik branşı ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü</span>

TODAİE veya Türkiye ve Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü, 1958 yılında 7163 sayılı Kanunla kurulmuş amme idaresi enstitüsüdür. Kamu yönetimi alanında İktisadi ve İdari Bilimler bölümleri mezunlarına yüksek lisans ve doktora seviyelerinde 1952 - 2018 yılları arasında hizmet vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Akran denetimi</span> Çalışmanın, çalışmayı üretenlerle benzer yetkinliklere sahip bir veya daha fazla kişi tarafından değerlendirilmesi

Akran denetimi ya da hakem denetimi, bir yazarın akademik çalışmasını aynı alanda uzman olan kişilerin incelemesine sunma sürecidir. Akran denetimi olabilmesi için belli bir alanda ki bu çoğu zaman dar bir alandır, tarafsız denetim yapabilecek bir uzmanlar topluluğunun varlığı gerekir. Eğer konu yeterince dar bir sahaya ait değilse veya sahalar arası (interdisipliner) ise, denetimin tarafsızlığını sağlamak zor olabilir. Ayrıca bir fikrin önemi her zaman takdir edilemeyebilir. Akademik kalite için vazgeçilmez sayılsa da, akran denetimi, etkisiz ve yavaş olabilmesi nedeniyle eleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Windows Live Search Academic</span>

Live Search Academic Microsoft'un Nisan 2006'dan Mayıs 2008'e kadar var olan akademik literatür için bir Web arama motorudur; Microsoft Live Search (Bing) hizmet grubunun bir parçasıydı. Google Akademik'e benzer, ancak akademik içerik için İnternet'i taramaktan ziyade, arama sonuçları, doğrudan akademik dergilerin yayıncıları gibi güvenilir kaynaklardan geldi. Servislere erişmek için kullanıcıların giriş yapması gerekiyordu. Live Search Akademik, beta sürümü resmi olarak 11 Nisan 2006'da başlatıldığında Windows Live Academic Search olarak biliniyordu. Başta biyotıp olmak üzere, Microsoft, milyonlarca yeni makalenin eklendiğini açıkladığında, 6 Aralık 2006 tarihine kadar "Live Search Academic" olarak değiştirildi. 23 Mayıs 2008'de Microsoft, her iki sitenin - Live Search Akademik ve Windows Live Search Books-un sona erdiğini ve sonuçlarının normal Arama'ya entegre edildiğini açıkladı. Proje 750.000 kitap taradı ve 80 milyon gazete makalesini indeksledi.

Kültürel çalışmalar siyasal, kuramsal ve deneysel olarak kültür analiziyle bağlantılı bir alandır. Çatışmaları ve özellikleri tanımlayarak çağdaş kültürün siyasi dinamiklerine ve tarihi temellerine odaklanır. Kültürel çalışmalar alanındaki araştırmacılar genellikle kültürel uygulamaların daha geniş kapsamlı bir sistem olan güçle nasıl ilişkili olduğunu araştırır. Bu güç sistemi, ideoloji, sınıf yapıları, ulusal oluşumlar, etnik köken, cinsel yönelim, cinsiyet ve nesil gibi toplumsal olgularla ilişkilidir ya da bunlar aracılığıyla faaliyet gösterir. Kültürel çalışmalar kültürleri sabit, sınırlı, değişmeyen ve birbirinden bağımsız olarak görmekten ziyade onları sürekli birbirleriyle etkileşim hâlinde olan, uygulamaları ve süreçleri değiştiren birer oluşum olarak görür. Kültürel çalışmalar alanı çeşitli kuramsal, yöntemsel yaklaşımları ve uygulamaları kapsar. Kültürel çalışmalar, kültürel antropoloji ve etnik çalışmalar gibi alanlardan ayrı tutulsa da, bu alanların her ikisine de destek vermiş ve katkıda bulunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Digital Medievalist</span>

Digital Medievalist, Orta Çağ tarihi çalışmaları ana alanı ve alt alan olarak dijital insanî bilimleri akademik alanlarında bilgisayarların ve bilgisayarla ilgili tekniklerin kullanımı ile ilgilenenler için akademik bir proje ve topluluk tabanlı bir kuruluştur.

DPÜ İleri Teknolojiler Merkezi, (tam adıyla Kütahya Dumlupınar Üniversitesi İleri Teknolojiler Tasarım, Araştırma-Geliştirme ve Uygulama Merkezi) ya da kısaca DPÜ-İLTEM, Kütahya Dumlupınar Üniversitesinin Evliya Çelebi Yerleşkesi'nde yer alan ve akademik birimi.

Cinsiyet kimliği, kişinin kendi cinsiyetine ilişkin kişisel duygusudur. Cinsiyet kimliği, bir kişinin atanmış cinsiyetiyle ilişkili olabilir veya ondan farklı olabilir. Çoğu bireyde, cinsiyetin çeşitli biyolojik belirleyicileri, bireyin cinsiyet kimliğiyle uyumludur ve tutarlıdır. Cinsiyet ifadesi tipik olarak bir kişinin cinsiyet kimliğini yansıtır, ancak bu her zaman böyle değildir. Bir kişi, belirli bir toplumsal cinsiyet rolüyle tutarlı davranışlar, tutumlar ve görünümler ifade etse de, bu tür ifadeler mutlaka cinsiyet kimliklerini yansıtmayabilir. Cinsiyet kimliği terimi, 1964 yılında psikiyatri profesörü Robert J. Stoller tarafından icat edildi ve psikolog John Money tarafından popüler hale getirildi.

<span class="mw-page-title-main">Toplumsal cinsiyet</span> kadınlık ve erkeklik arasındaki ayırt edici fiziksel, zihinsel ve davranışsal özellikler

Toplumsal cinsiyet, kadınlık ve erkeklik ile ilgili ve bunlar arasında ayrım yapan özellikler dizisidir. Bağlama bağlı olarak bu, cinsiyete dayalı sosyal yapıları ve cinsiyet kimliğini içerebilir. Çoğu kültür, cinsiyetin iki kategoriye ayrıldığı ve insanların birinin veya diğerinin parçası olarak kabul edildiği bir cinsiyet ikiliği kullanır; bu grupların dışında olanlar ikili olmayan şemsiye terim kapsamına girebilir. Güney Asya'daki hicralar gibi bazı toplumların "erkek" ve "kadın" dışında belirli cinsiyetleri vardır; bunlara genellikle üçüncü cinsiyetler denir.). Çoğu akademisyen, cinsiyetin sosyal organizasyon için merkezi bir özellik olduğu konusunda hemfikirdir.

Web of Science, çok sayıda farklı akademik disiplin için kapsamlı atıf verileri sunan birden çok veritabanına abonelik tabanlı erişim sağlayan bir web sitesi. Başlangıçta Institute for Scientific Information (ISI) tarafından oluşturulan servis, günümüzde Clarivate Analytics tarafından sürdürülmektedir. Bu bakım ve sürdürme çalışmaları, geçmişte Thomson Reuters tarafından gerçekleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Cis (cinsiyet)</span> cinsiyet kimliği atanmış cinsiyetiyle eşleşen bir kişi

Cis, biyolojik cinsiyeti ile cinsiyet kimliği eşleşen kişileri ifade eder. Mesela, birisi biyolojik olarak kadınsa "cis" kadındır. Bu terim transın zıttıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ellen Churchill Semple</span>

Ellen Churchill Semple, Amerikalı coğrafyacı ve Amerikan Coğrafyacılar Derneği'nin ilk kadın başkanı. Amerika Birleşik Devletleri'nde coğrafya disiplininin, özellikle insan coğrafyası çalışmalarının erken gelişimine önemli ölçüde katkıda bulundu. En çok antropocoğrafya ve çevrecilik alanındaki çalışmalarla ve "çevresel determinizm" tartışmasıyla yakından ilişkilidir.

<span class="mw-page-title-main">Sokal Olayı</span>

Sokal olayı, fizikçi Alan Sokal'ın postmodern kültürel çalışmalar üzerine eğilen Social Text dergisi için sahte bir makale kaleme alması ve bunun dergide yayımlanmasıyla o dönemki akademik çevrelerde büyük yankı bulmuş bir olaydır. 1996'da New York Üniversitesi'nde fizik profesörü olan Alan Sokal, postmodern düşüncenin ne denli saçma olduğunu göstermek için bu düşüncenin önde gelen yayın organlarında Social Text'e bir makale sunar.

Yeni kurumsalcılık veya neo-kurumsalcılık, resmi ve gayri resmi kuralların bireylerin ve grupların davranışları üzerindeki kısıtlayıcı ve teşvik edici etkilerine odaklanan kurumların incelenmesine yönelik bir yaklaşımdır.

<span class="mw-page-title-main">Dil sosyolojisi</span>

Dil sosyolojisi, dil ve toplum arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Toplumun dil üzerindeki etkisine odaklanan toplumdilbilim alanıyla yakından ilgilidir. En önemli savunucularından biri, International Journal of the Sociology of Language Dergisinin kurucu editörü Joshua Fishman'dır. Dil sosyolojisi toplumun dil ile ilişkisini incelerken toplumdilbilim dilin toplumla ilişkisini inceler. İlki için toplum çalışmanın konusu, ikincisi için dil çalışmanın konusudur. Yani toplumdilbilim dilin kişinin cinsiyeti, etnik kökeni ve sosyoekonomik sınıfı gibi sosyolojik geçmişine göre nasıl değiştiğini inceler. Dil sosyolojisi toplumu ve onun dilden nasıl etkilendiğini inceler. Trent Üniversitesi'nden küresel siyaset profesörü Andreas Pickel'in belirttiği gibi, "Din, sosyal uygulamalar ve siyasi yönelimleri güçlü bir şekilde şekillendiren sistemler, dillerin sahip olabileceği sosyal önemi gösteren örneklerdir."

Türk Matematik Dergisi, Turkish Journal of Mathematics, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından elektronik ortamda ve iki ayda bir yayınlanan, açık erişimli, hakemli akademik bir dergidir. Derginin amacı, ortak bir akademik platform sağlayarak araştırma kültürünü geliştirmek ve bilginin akademik dünyada hızla yayılmasına yardımcı olmaktır. Turkish Journal of Mathematics'de yayınlanan tüm yazılar CC BY 4.0 ile lisanslanmıştır. Gönderim ve yayın ücretsizdir. İngilizce olarak yayınlanır ve journals.tubitak.gov.tr ve dergipark.org.tr/tr/ adreslerinden ücretsiz olarak erişilebilir. Makaleler ayrıca her zaman bulunabilmelerini sağlamak için CrossRef organizasyonundan Dijital Nesne Tanımlayıcıları (DOI'ler) alır. Dergi, araştırma makalelerinin ve inceleme makalelerinin yayınlarını kabul eder. Dergi, matematiğin geniş yelpazesi hakkında kritik ve güncel bilgiler sağlayan kapsamlı bir kaynaktır.

<span class="mw-page-title-main">Matematiksel sosyoloji</span>

Matematik sosyolojisi, hem sosyolojik araştırmalarda matematiğin kullanımıyla hem de matematik ile toplum arasında var olan ilişkilerin araştırılmasıyla ilgilenen disiplinler arası bir araştırma alanıdır.

<span class="mw-page-title-main">Sosyal inşacılık</span>

Sosyal inşacılık, sosyoloji, sosyal ontoloji ve iletişim teorisinde kullanılan bir terimdir. Bu terim her alanda farklı işlevlere hizmet edebilmektedir; ancak bu teorik çerçevenin temeli, kavramlar, inançlar, normlar ve değerler gibi toplumsal gerçekliğin çeşitli yönlerinin, fiziksel gerçekliğin ampirik gözleminden ziyade toplum üyeleri arasındaki sürekli etkileşimler ve müzakereler yoluyla oluşturulduğunu öne sürmektedir. Sosyal inşacılık teorisi, bireylerin 'gerçeklik' olarak algıladıkları oluşumların çoğunun aslında sosyal gelenekler ve yapılardan etkilenen dinamik bir inşa sürecinin sonucu olduğunu öne sürmektedir.