İçeriğe atla

Yırçı Kazak

Yırçı Kazak (d. 1830 - ö. 1879),[1] Kumuk kökenli Dağıstanlı ozan, yazar ve devrimciydi.

Gençlik yılları

Adı Tatar Han Oğlu Kazak olan Yırçı Kazak, 1830 yılında, eski adı Müslim Avul olan Atlan Avul köyünde doğmuştur.[2] Çocukluğundan beri şairlik ile uğraşan Kazak, toy ve bayramlarda yazdığı şiirleri okuyarak halk arasında "Yırçı" adını almıştır.[3] Yırçı unvanı Türkçe kökenlidir ve Anadolu Türkleri arası var olan türkücü, âşık ve ozan unvanı ile aynı anlamı paylaşmaktadır.[4] Yırçı Kazak şiirlerinde Kumukların kültürü, geleneksel yaşamı, Rus işgali, Kumukları yöneten soyluların baskıcı davranışları ve Ruslar ile iş birliğinde bulunmaları, sosyal adaletsizlik ve Kumukların yaşadığı sorunlardan söz etmiştir.

Sibirya'ya sürgün edilmesi

Rus işgalinden önce Kumukları Şavhal ve ya Şamhal denilen soylular yönetmiştir. Yırçı Kazak şiirlerinde bu soylu sınıfı eleştirmiş[5] ve onları satkınlık, ürkeklik ve baskıcılık ile suçlamıştır. Yırçı Kazak'ın eleştirdiği şavhallardan biri de Ebu Müslim Han olmuştur.[6] Yırçı Kazak daha sonra Ebu Müslim Han'ın cariyelerinden birini kaçıran arkadaşı Atabey'e yardım etmiş ve bundan dolayı Rus yönetimi tarafından Sibirya'ya sürgün edilmiştir.[7] Yırçı Kazak bir şiirinde şavhalları kızları zorla kaçırmak ve cariye almakla suçlar.[8]

Sibirya'dan dönüş ve ölümü

Ebu Müslim Han'ın ölümünden sonra Dağıstan'a geri dönen Yırçı Kazak eleştirilerine devam etmiş, yine tutuklanmış ve sonunda 1879 yılında öldürülmüştür.[9]

Yırçı Kazak'ın şiirlerinde Türk kültürü ve Türk kimliği

Yırçı Kazak bir şiirinde şunu yazar:

"Gögerip bir gök axşamlar batğanda, Gök Börüdey yortuvçum". Anadolu Türkçesine aktarılmış hali şudur: "Göğerip gök akşamlar battığında, Bozkurt gibi yol göstericim."[10]

Türk anlatılarında kurt bir kılavuz, yol gösterici görevine sahiptir.[11] Yırçı Kazak'ın şiirlerinde geçen başka bir motif ise Tulpar adını taşıyan kanatlı bir attır, "Tulparını tolu yügü, tiyişsiz avur busa. (Tulparın dolu yükü, çekilmez ağır ise.)"[12] Yırçı Kazak halkını şiirlerinde Kumuk olarak açıklar[13] ama Türklüğü üst kimlik olarak görür. Bundan dolayı kendisi ve Kumuklar için emek harcayan yoldaşlarını Türk olarak adlandırıp, bütün Türklere selam gönderdiğini yazar.

"Selam bolsun Budayğa, Borağanğa, Ohuğanga, şu Türk'ge qarağanğa". Çevirisi şudur: Selam olsun Buday'a, Boran'a, okuyana, şu Türk'e (kendisini kastediyor) bakana." [...] Hasan Bammat'ğa, Qazaq tamam kıldı Türk'ün hammatğa(hepsini), can atalar sizge dua amanat"[14]

Yırçı Kazak'ın şiirlerinde şavhallar/şamhallar, soylular ve sınıf çatışması

Yırçı Kazak şiirlerinde şavhalları genç kızlara tuzak kurmak, namert davranmak ve genç Kumuk yiğitlerin canına kıymakla suçlar.[8] Bir şiirinde şunu yazar:

"Geter miken tor tuzaqda ömürler, Şavxal biyin zulmulu ocağında? Ot yalınday qaynay bizin canıbız" (Gider mi ki ağ tuzakta ömürler, Şavhal beyin zulümlü ocağında? Ateş yalımında kaynar bizim kanımız.)[15]

Başka bir şiirinde ise şavhalların baskısı altında onlara kul olarak yaşamak yerine bir hayvan olarak kır ve ormanlarda özgür yaşamayı yeğlediğini belirtip, şavhalların genç kızları köle olarak satıp, kendi uluslarını kuru ot gibi yaktıklarını söyler.[16]

Kaynakça

  1. ^ 1.Erdal Karaman, Yırçı Kazak'ın Hayatı ve Şiirleri, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, İstanbul 1998
  2. ^ Kâmil Güner Aliyev, Yırçı Kazak, Kardeş Edebiyatlar, sayı 38, Ocak-Şubat-mart, Mart 1997, s. 24
  3. ^ Komisyon, Dagestanskaya Literatura, Mahaçkala 1989, c.10, s.125
  4. ^ "y%C4%B1r". Nişanyan Sözlük. 12 Eylül 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Eylül 2024. 
  5. ^ C. M. C. Aliyev, Jiznenniy i Tvorçeskiy Put Yırçı Kazaka, Mahaçkala 1980, s.36
  6. ^ Erdal Karaman, Yırçı Kazak'ın Hayatı ve Şiirleri, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, İstanbul 1998, s.22
  7. ^ Erdal Karaman, Yırçı Kazak'ın Hayatı ve Şiirleri, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, İstanbul 1998, s.23
  8. ^ a b Yrd. Doç. Dr. Erol Öztürk, Kumuk Halk Şairi Yırçı Kazak, Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş, Ankara 2008, 1. Baskı, s.47
  9. ^ Komisyon, Yırçı Kazak Lirika, Mahaçkala 1988, s. 38
  10. ^ Yrd. Doç. Dr. Erol Öztürk, Kumuk Halk Şairi Yırçı Kazak, Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş, Ankara 2008, 1. Baskı, s.110
  11. ^ Ülkü Eliuz, DEDE KORKUT HİKÂYELERİNDEKİ ŞAHIS KADROSUNUN KARAKTER YAPILARI BAKIMINDAN İNCELENMESİ, bilig-18/Yaz’2001, s.68
  12. ^ Yrd. Doç. Dr. Erol Öztürk, Kumuk Halk Şairi Yırçı Kazak, Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş, Ankara 2008, 1. Baskı, s.79
  13. ^ Yrd. Doç. Dr. Erol Öztürk, Kumuk Halk Şairi Yırçı Kazak, Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş, Ankara 2008, 1. Baskı, s.248
  14. ^ Yrd. Doç. Dr. Erol Öztürk, Kumuk Halk Şairi Yırçı Kazak, Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş, Ankara 2008, 1. Baskı, s.172
  15. ^ Yrd. Doç. Dr. Erol Öztürk, Kumuk Halk Şairi Yırçı Kazak, Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş, Ankara 2008, 1. Baskı, s.132
  16. ^ Yrd. Doç. Dr. Erol Öztürk, Kumuk Halk Şairi Yırçı Kazak, Akçağ Basım Yayım Pazarlama A.Ş, Ankara 2008, 1. Baskı, s.131

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kumuklar</span> Türk etnik grubu

Kumuklar, veya Kumuk Türkleri, Dağıstan, Çeçenya ve Kuzey Osetya'nın yerlisi bir Türk halkıdır Kuzey Kafkasya'daki Türkler arasında en kalabalık olanlardır. 1930'lara kadar Kuzey Kafkasya halkları arasında Kumukça lingua franca olarak kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sahih-i Buhârî</span> Hadis kitabı

Sahîh-i Buhârî ya da asıl adıyla el-Câmiu's-Sahîh, Buhârî'nin hadis derlemesi. Bu kitabın dünya kütüphanelerinde tespit edilebilen eksiksiz en eski tarihli yazma nüshası Ebû Zer rivayetinin “Bâcî – Sadefî” tarikiyle günümüze ulaşan Süleymaniye Kütüphanesi’nde kayıtlı bulunan H. 550 tarihli yazma nüshadır. El-Câmiu’s-Sahîh’i Buhârî’den doksan bin kişinin dinlediği rivayet edilmiştir. Fakat sonraki nesillere rivayet edenlerin sayısı oldukça azalmış olup, sadece Firebrî ve Nesefî nüshaları intikal etmiştir. Firebrî rivâyeti, VI. asırdan itibaren Sahîh-i Buhârî’nin sonraki nesillere intikalinin yegâne rivâyeti olma imtiyazını kazanmıştır. Bu asra kadar Buhârî’nin eseri üzerine yapılan bazı çalışmalarda Nesefî rivâyeti kullanılmışsa da, Firebrî nüshası bu nüshayı unutturmuştur, Nesefî, Sahîh’in sonlarına doğru küçük bir kısmını, doğrudan doğruya Buhârî’den dinlemek imkanını bulamamış, ondan icâzet yoluyla almıştır. Kitapların semâ ve kırâ’at yoluyla nakledilmesine büyük önem verildiği bir dönemde, tam bir semâ yoluyla gelmiş olan Firebrî nüshası tercih edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Recaizade Mahmud Ekrem</span> Türk şair ve yazar (1847-1914)

Recaizade Mahmud Ekrem, Türk şair ve yazardır. 19. yüzyıl Osmanlı dönemi Türk edebiyatının önde gelen isimlerindendir.

<span class="mw-page-title-main">Koşma (edebiyat)</span>

Koşma, coşturucu duyguların dile getirildiği, İslamiyet öncesinde yazılan koşuk türünün bir devamı olan ladinî (dinî olmayan) Türk halk edebiyatı nazım biçimi. Koşmalar genellikle 11'li hece ölçüsü ile söylenir, en az 3 en çok 12 dörtlükten oluşur. Türk halk edebiyatının en çok kullanılan nazım şekli olan koşma, halk ozanları tarafından geliştirilmiş bir nazım şeklidir. Bu nazım biçimi Türk Dil Kurumu tarafından:

Taşlama, Türk halk edebiyatına ait satirik şiir biçimi. Gazel, kaside, murabba, muhammes gibi nazım biçimleriyle yazılabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Fazıl Hüsnü Dağlarca</span> Türk şair

Fazıl Hüsnü Dağlarca, Türk şair. 2007 yılına kadar yayınlanmış 60'tan fazla şiir koleksiyonuyla Türkiye Cumhuriyeti'nin en üretken Türk şairlerinden birisi olan Dağlarca Struga Şiir Akşamları Altın Çelenk Ödülüne layık görüldü. 1971 yılında Şilili şair Pablo Neruda'nın aldığı Nobel Edebiyat Ödülü için hazırlanan listede adaylardan birisi olduğu 50 yıllık İsveç Akademisi arşivlerinin 2022'de kamuoyuna açılması ile ortaya çıktı.

<span class="mw-page-title-main">12 hayvanlı takvim</span> Asyada ve Çinde yaygın olarak kullanılmış bir takvim

12 Hayvanlı Takvim, Asya'da, özellikle Çinliler ve Türk halkları tarafından yaygın olarak kullanılmış bir takvim. Ayrıca Japonlar, Koreliler, Vietnamlılar, Moğollar ve Mançular da değişik hallerini kullanmışlardır.

Prof. Dr. Metin Özarslan, Türk akademisyen.

<span class="mw-page-title-main">Kumukça</span> Türki dil

Kumukça veya Kumuk Türkçesi Türk dillerinin Kıpçak öbeğine ait bir Kumukların dildir. Ancak Batı Türk dillerinden de özellikler taşımaktadır ve çok kez Güney Türk dillerine de kategorize edilir.

Ahmet Bican Ercilasun, Türk dil bilimci, Türkolog ve yazardır.

<span class="mw-page-title-main">Manasçı</span>

Manasçı, Kırgızların milli destanı olan Manas Destanı'nı kopuz eşliğinde söylemeyi meslek edinen kişilere verilen ad.

Şükrü Elçin, Türk şair, folklorcu, araştırmacı, akademisyen ve yazardır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Voleybol Federasyonu</span>

Türkiye Voleybol Federasyonu, 1958’de Voleybol-Eltopu Federasyonu adıyla kuruldu. 28 Ekim 2004 tarihinde özerk olan Türkiye Voleybol Federasyonu, Türkiye’de voleybol faaliyetlerini resmi olarak yürüten bir kuruluştur. Uluslararası Voleybol Federasyonu (FIVB), Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV) ve Balkan Voleybol Birliği (BVA) resmi üyesidir. Merkezi Ankara’dadır.

Bayram Durbilmez, Türk akademisyen, şair, yazar ve Türkolog'dur.

Söök, Altaylar, Şorlar ve Hakaslar gibi Sibirya Türk halklarında babayanlı soy birliği ya da sülâledir.

Gökhan Akçiçek, Türk şair ve yazar.

<span class="mw-page-title-main">İslam'da cinsellik</span>

İslami cinsel içtihat İslam'da cinsellik İslami yasaları açıklar. Büyük ölçüde erkekler ve kadınlar arasındaki evlilik ilişkilerinin cinsel aktivite sınırlamaları Kur'an, hadis ve fetva'ya dayanmaktadır. Çoğu gelenekler tüm cinsiyetler arasında herhangi bir ilişki konusunda sıkı iffet, tevazu, teşvik ve bekârlık vazgeçirmek. İslam cinsel aktivite büyük ölçüde evlilik için saklıdır. Evlilik dışı cinsel farkı ve tevazu Bu duyarlılık gibi İslami elbise yorumların ve cinsiyet ayrımı derece olarak İslam'ın şimdiki belirgin yönleri görülebilir.

Erdal Albayrak, kalem adıyla Erdal Alova veya kısaca Alova ; Türk şair ve çevirmendir.

Basiri 15. ve 16. yüzyılda yaşamış bir ozan ve yazardır.