İçeriğe atla

Wounded Knee Katliamı

Frederick Remington'un Yaralı Diz Katliamı için yaptığı tablo

Wounded Knee Katliamı (Yaralı Diz Katliamı), Lakota Siyuları ile Birleşik Devletler arasındaki son büyük çatışma. Güney Dakota'da Pine Ridge Kızılderili Rezervasyonunda Wounded Knee Deresi (Lakotaca: Čhaŋkpé Ópi Wakpála) yakınlarında 29 Aralık 1890'daki olaylarda 62'si kadın ve çocuk en az 153 Kızılderili (çoğu Minikonju 38 kişi de Hunkpapa Lakotası) öldürülmüştür. General Nelson A. Miles tarafından Yerli İşleri Komisyonu'na yazılan bir mektupta çatışma sonrasındaki olaylar katliam olarak nitelendirilmiştir.

Alaska'da Kodiak Adası'nın yakınındaki Sitkalidak adasında 1784 yılında Rus kürk tüccarları tarafından yerli Supiklere karşı yapılan Awa’uq Katliamı'nı arkeolog Rick Knecht Wounded Knee of Alaska[1] («Alaska'nın Wounded Knee [Katliamı]») olarak nitelendirir.

Katliam

Katliam öncesi Siu kabilesi kampı

1890'da ABD hükûmeti Amerikan yerlilerinin (Kızılderililer) yaptığı "Hayalet Dansı" nın bir savaş dansı olduğundan şüpheleniyordu. Ancak bu dans Kızılderililer için kutsal bir tören idi ve bazı yerliler ellerinden alınan haklara bu kutsal dansı icra ederek kavuşacaklarına inanıyorlardı. Savaş Bakanlığı yerlilerin bir isyan hareketine kalkışacakları düşüncesiyle 7. Süvari alayını Pine Ridge ve Rosebud bölgelerindeki Lakota yerlilerinin kamp yerine göndermiş, bu kutsal dansı icra edenleri tutuklamak istemişti.

29 Aralık 1890'da Birleşik Devletlerin beş yüz kişilik 7. Süvari alayı Minikonju Lakotalarının kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada yirmi beş süvariye karşılık, aralarında altmış iki kadın ve çocuğun yer aldığı en az 153 Siu öldürülmüştür. Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.

Dee Brown 1970 yılında yazdığı Bury My Heart at Wounded Knee adlı incelemesinde (Türkçeye Kalbimi Vatanıma Gömün olarak çevrilmiştir) Kristof Kolomb'un İspanya Kraliçesine Kızılderililerle ilgili şunları yazdığını aktarır:

Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar. Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.

1890'da Wounded Knee'deki Siu katliamı Kızılderili özgürlüğünün sembolik olarak sonu oldu. Katliamı yaşayan Kara Geyik o gün bir başka şeyin daha öldüğünü söyler: "O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada..."

Bu katliamı yaşayanlardan biri, Gelincik Louise yaşadıklarını şöyle anlatıyordu:

"Kaçmaya çalıştık. Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi. Beyazların içinde de iyi insanlar bulunduğunu biliyorum, ama kadınları ve çocukları da vurduklarına bakılırsa askerler çok kötü insanlar olmalı. Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı."

Katliam sonrası

Silahlı Amerikalılar ve Kızılderililerin cesetleri
Big Foot'un kampının "Wounded Knee Muharebesi" 'nden sonraki hali
Kızılderili şefi Koca Ayak'ın karlar üzerindeki cesedi
Dee Brown'un eseri

Amerikan Ordusu katliam sonrasında ölüleri gömmek için sivil vatandaşlar kiraladı. Savaş meydanına gelenler soğuk havada 84'ü erkek, 44'ü kadın, 18'i çocuk Lakota cesedi ile karşı karşıya kaldı. Katliamdan yaralı kurtulan 7 Lakotalı Wounded Knee Creek bölgesindeki Pine Ridge hastanesinde öldü.

General Nelson Miles, katliamın sorumlusu Albay Forsyth'ı görevden almış, Askerî Araştırma Mahkemesi taktik hatasından dolayı kendisini eleştirmiş ancak yine de mahkemede hakkında beraat kararı çıkmıştır. Daha sonra The Wonderful Wizard of Oz'un yazarı olarak ünlenecek olan genç editör L.Frank Baum 3 Ocak 1891 yılında Aberdeen Saturday Pioneer'da şunları yazmıştı:

"Öncüler daha önce güvenliğimizin tek yolunun Yerlilerin tamamen yok edilmesine bağlı olduğunu ilan etmişlerdi. Asırlardır onlara karşı hata edip durmaktansa medeniyetimizi korumak adına daha büyük bir hata yapıp bu evcilleşmeyen ve evilleştirilemeyen yaratıkları dünya üzerinden tek bir iz kalmamacasına yok etseydik daha iyi yapardık. Biz sıradan insanlar ve beceriksiz komutanların emri altındaki askerler için gelecek güvenliğimiz bunda yatmaktadır. Aksi takdirde gelecekte de geçmişte olduğu gibi Kızılderililerle tümüyle sıkıntı yaşayacağımızı bekleyebiliriz."

Yirminci yüzyılın sonlarında Wounded Knee Katliamına karşı protesto sesleri daha da yükselmiş, tarihçi Dee Brown aynı adla bir kitap yazmış, Buffy Sainte-Marie ise protest bir müzik bestelemişti. Ünlü oyuncu Marlon Brando 1973'te Baba (The Godfather) filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu dalında verilen Oskar ödülünü Yaralı Diz Katliamı sebebiyle reddetmişti. 27 Mart 1973'teki ödül törenine kendi adına konuşma yapması için Sacheen Littlefeather adlı Kızılderili genç bir kadını gönderdi. Brando'nun kaleme aldığı, genç Kızılderili'nin zaman darlığı nedeniyle tümünü okuyamadığı yazının bir bölümü şu şekildeydi:

Sacheen Littlefeather, Marlon Brando'nun Oscar Ödülü'nü reddediş mektubunu okurken

Marlon Brando... benden zaman darlığı ile şu anda sizinle paylaşamayacağım uzun bir konuşma yapmamı istedi ancak basınla paylaşmaktan memnuniyet duyacağım şey şu ki o... çok üzülerek bu cömert ödülü kabul edemiyor. Ve bunun sebebi de... günümüz film endüstrisinin ...beni affedin.. ve televizyonlardaki filmlerdeki yeniden çevrimlerde Amerikan Yerlilerine yaptıkları ve Wounded Knee'deki son olaylardır. Bu akşam aranızda bulunamadığım için beni affedin gelecekte kalplerimiz ve anlayışlarımızda sevgi ve cömerlikte bir araya geleceğiz. Marlon Brando adına sizlere teşekkür ederim.

Littlefeather, zaman darlığı sebebiyle tamamını okuyamadığı konuşmanın tam metnini basına dağıtmıştır. Marlon Brando'nun basına dağıtılan metininden bir bölümün çevirisi:

200 yıl boyunca toprağı, ailesi ve özgür olma hakkı için savaşan Yerli halka şöyle dedik: "İndir silahını arkadaş gel birlikte oturalım. İndirirsen eğer silahını arkadaş senle barıştan söz ederiz, senin hayrına anlaşırız birlikte." Silahlarını indirdiklerinde onları katlettik biz. Onlara yalan söyledik. Onları topraklarından koparmak için kandırdık. Onları açlığa mahkûm ettik ki antlaşma dediğimiz ama hiçbir zamanda andımıza sadık kalmadığımız o hileli anlaşmaları zorla imzalasınlar. Onları, yalnızca yaşamın anımsayacağı kadar uzun bir süredir yaşam vermiş bu kıtada dilencilere döndürdük. Ve tarihi istediği kadar çarpıtılmış dahi olsa nasıl yorumlarsanız yorumlayın: Biz doğru yapmadık. Ne adil davrandık ne de dürüst. Onlara karşı ne haklarını iade etmek zorundaydık ne de anlaşmalarımıza sadık kalmak, çünkü gücümüzün üstünlüğü bize diğerlerinin haklarına saldırma, mallarını gaspetme, yalnızca yaşamlarını ve özgürlüklerini savunmaya çalışırken onların yaşamlarını ellerinden alma hakkını sağlıyordu ki onların erdemleri suça dönüşürken bizim ahlâksızlıklarımız erdem oluyordu.

Fakat öyle bir şey var ki bu sapkınlığın ulaşamayacağı, o da tarihin büyük hükmü. Emin olun ki tarih bizi yargılayacaktır. Ama umurumuzda mı? O nasıl bir ahlâki şizofrenidir ki tüm dünyanın işitmesi için ulusumuzun en tepesindeki sesle ciğerlerimiz patlayana kadar bizim taahhütlerimizi tuttuğumuzu haykırırız da tarihin tüm sayfaları, Amerikan Yerlilerinin yaşamındaki son 100 yıl boyunca geçirdikleri tüm o aç, susuz günler ve geceler bu sesin dediklerinin tam zıttını söyler...

Kaynakça

Konuyla ilgili yayınlar

  • Brown, Dee. Bury My Heart at Wounded Knee: An Indian History of the American West, Owl Books (1970). ISBN 0-8050-6669-1.(Kitap Türkçeye de çevirilmiştir. Dee Brown, Kalbimi Vatanıma Gömün, E Yayınları, Çev. Celal Üster 1993. ISBN 975-390-040-6)
  • Coleman, William S.E. Voices of Wounded Knee, University of Nebraska Press (2000). ISBN 0-8032-1506-1.
  • Smith, Rex Alan. Moon of Popping Trees, University of Nebraska Press (1981). ISBN 0-8032-9120-5.
  • Utley, Robert. The Indian Frontier 1846-1890, University of New Mexico Press (2003). ISBN 0-8263-2998-5.
  • Utley, Robert. Frontier Regulars The United States Army and the Indian 1866-1891, MacMillan Publishing (1973).
  • Yenne, Bill. Indian Wars: The Campaign for the American West, Westholme (2005). ISBN 1-59416-016-3.

Kaynakça

  1. ^ John Enders (1992), Archaeologist May Have Found Site Of Alaska Massacre 18 Ekim 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., The Seattle Times, Sunday, August 16, 1992

Dış bağlantılar

Wikimedia Commons'ta Wounded Knee Massacre ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Amerika Birleşik Devletleri Kızılderilileri</span>

Kızılderililer ya da Amerika Yerlileri veya kısaca Yerliler, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşayan Kızılderililer için kullanılan ortak birleştirici ad. Dilce birbiriyle akraba olmayan en az iki ayrı grupta toplanırlar: Sibirya kökenli olan Na-Dene dilleri ile Na-Dene dilleri dışındaki bütün Kızılderili dillerini içeren Amerind dilleri.

<span class="mw-page-title-main">Sacheen Littlefeather</span> Amerikalı aktivist (1946 – 2022)

Sacheen Littlefeather (Küçüktüy), asıl adı ile Maria Cruz, Apaçi kanı taşıyan Meksika kökenli oyuncu.

<span class="mw-page-title-main">Güney Dakota</span> Amerika Birleşik Devletlerinde eyalet

Güney Dakota, Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortabatı eyaletlerinden birisidir. Yüzölçümü 199.731 km², nüfusu 814.180'dir. Eyaletin batısında Black Hills doğusunda ise Badlands Ulusal Parkı yer alır. En büyük şehri Sioux Falls, başkenti ise Pierre'dir. Güney Dakota çok sayıda Kızılderili rezervasyonuna, özellikle de Lakotalara ev sahipliği yapar. Eyalet Alaska, Oklahoma, New Mexico'dan sonra en çok Kızılderili nüfusu barındıran dördüncü eyalettir.

<span class="mw-page-title-main">Camp Grant Katliamı</span>

1871 yılında kızılderili kabileleri arasında gerçekleşmiş sivil içerikli katliam.

<span class="mw-page-title-main">Charles Eastman</span> Amerikalı hekim (1858 – 1939)

Charles Alexander Eastman,, Amerika yerlisi hekim, fizikçi ve sosyal reformcu.

Dorris Alexander "Dee" Brown, Amerikalı yazar, tarihçi, kütüphaneci.

<span class="mw-page-title-main">Çılgın At</span> Kızılderili siyasî aktivist

Çılgın At, Oglala Lakotalarının Oglála Thiyóšpaye kolunun Húŋkpathila bandından Siu lideri. Beyazlara karşı elde ettiği zaferlerle dikkat çeken Crazy Horse yine beyazlar tarafından 1877 yılında pusuya düşürülerek öldürülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Wounded Knee Deresi</span> ABDnin Güney Dakota eyaletinin güneybatısında Beyaz Nehre dökülen 160 kmlik dere

Wounded Knee Deresi, Amerika Birleşik Devletlerinde Güney Dakota eyaletinin güneybatısında Beyaz Nehre dökülen 160 km uzunluğundaki dere. Pine Ridge Kızılderili Rezervasyonunun güneydoğu köşesinden yükselip Nebraska eyalet sınırı boyunca ilerleyip kuzeybatıya doğru akar. Dere bölgesinde Wounded Knee ile Manderson adlı iki yerleşim (kasaba) bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Hunkpapa Lakotaları</span>

Hunkpapa Lakotaları ya da Hunkpapalar, ABD'de daha çok Kuzey ve Güney Dakota eyaletlerinde ve Kanada'da yaşayan Lakota Siyularının ayrıldığı yedi alt kabileden (band) biri. Karaayak Lakotaları ile birlikte Kuzey Lakotaları adı altında toplanırlar.

<span class="mw-page-title-main">Minikonju Lakotaları</span>

Minikonju Lakotaları ya da Minıkancular, ABD'de Güney Dakota eyaletlerinde yaşayan Lakota Siyularının ayrıldığı yedi alt kabileden (band) biri. Oóhenuŋpa ve Itázipčho lakotaları ile birlikte Merkezi Lakotalar adı altında toplanırlar. Günümüzde Cheyenne River Kızılderili Rezervasyonunda kapalı kalan Minikonjular, geçmişte Güney Dakota'nın Black Hills'den Platte Nehrine kadarki olan batısında yaşıyorlardı.

<span class="mw-page-title-main">Amerikan Kızılderili Hareketi</span>

Amerikan Kızılderili Hareketi ABD'de Minneapolis, Minnesota'da 1968 yılında spiritüellik, liderlik ve egemenlik gündemi üzerine kurulan Kızılderili aktivist organizasyonudur. Organizasyonun kurucuları Dennis Banks, George Mitchell, Herb Powless, Clyde Bellecourt, Harold Goodsky, Eddie Benton-Banai ve pek çok sayıda Minneapolis yerlileridir. Oglala Lakota doğumlu Russell Means, 1970'lerde protestolara dahil olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Amerika Birleşik Devletleri Kızılderililerinin yatılı okulları</span>

ABD yerli yatılı okulları /Alaska'daki Eskimolar dahil/ ya da ABD Kızılderili yatılı okulları /Eskimo hariç Kıta ABD'si/, Amerika Birleşik Devletleri'nde ABD Kızılderilileri ile Alaska yerlilerine 19. yy sonu ile 20. yy başlarında eğitim-öğretim verilen okullardır. Değişik Hristiyan misyonerleri tarafından özellikle Batı ABD'deki nüfusu az olan bölgelerdeki Kızılderili rezervasyonlarında başlatılmışlardır. Bunun karşılığı olarak ABD hükûmeti tarafından bu dinî kurumlara ödeme yapılmıştır. Carlisle Indian Industrial School meslek lisesinin asimilasyon modeli esas alınarak Kızılderili İşleri Bürosu (BIA) tarafından ek yatılı okullar kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Kızılderili savaşları</span> Kuzey Amerika yerlilerinin beyaz yerleşimciler tarafından boyunduruk altına alınması

Kızılderili savaşları ya da ABD Kızılderili savaşları, Yeni Dünya'da Kuzey Amerika'nın yerlisi ABD Kızılderilileri ile Eski Dünya'dan gelen Avrupalı göçmen yerleşimciler arasında patlak veren ve 1622-1924 yıllarında aralıklı olarak asırlara yayılan Amerikan Bağımsızlık Savaşı öncesi ve sonrası bir dizi çatışmalar silsilesidir. Savaşın ana sebebi, keşfedildiği andan itibaren Amerika kıtasını doğudan işgal etmeye başlayan Avrupalı sömürgecilerin sürekli artması ve bu artış sonunda yerlileri batıya sürmeleridir. Bu savaşlar Amerika kıtasının doğu kıyısından batı kıyısına kadar genişlemenin mukadder olduğunu ifade eden Kader Manifestosu gibi ideolojiler tarafından teşvik edildiği gibi, politik kaygıyla zorla ya da antlaşmalarla Kızılderili Tehciri gibi etnik temizlik hareketleri de savaşların tetikleyici unsurlarıdır. Bu savaşlar sırasında ABD Kızılderili katliamları da görülür.

<span class="mw-page-title-main">Awa’uq Katliamı</span>

Awa'uq Katliamı, Rus Amerikası döneminin kurulum yıllarında Alaska'da 14 Ağustos 1784 tarihinde Rus kürk tüccarı Grigoriy Şelihov önderliğinde misket tüfeği ile savaş topları bulunan 130 kadar Rus promışlennik tarafından Kodiak Adası'ndaki Old Harbor'un hemen güney karşı sahilinde yer alan ve Kodiak Takımadası'nın üçüncü en büyük adası olan Sitkalidak adasının orta güney ucunda Partition Cove denen koyun ortasında yer alan üstü düz uçurum gibi yüksek Awa'uq kaya-adacığına sığınan Kodiak Adası'ndaki Qik'rtarmiut kabilesinden Supiklerin 2000 kadarının çoluk çocuk intikamvari vahşice katledilmesidir. Saldırıda Ruslardan herhangi bir kayıp verilmemiştir. 1992 yazında yapılan kazıda künt bir tokmak/sopa nesneyle kafataslarının ezildiği de görülmüştür. Amerika'nın Ruslar tarafından sömürgeleştirilmesi sürecinde işlenen en büyük ve en vahşi katliam olan Awa'uq Katliamı arkeolog Rick Knecht'e göre Wounded Knee Katliamı'nın Alaska versiyonudur. Bu katliam (massacre), Rusların Alaska'daki Supik topraklarına yayılmasını ve yerleşmesini vahşi biçimde sağladığı gibi Kodiak Adasındaki Supikler için de sonun başlangıcı olmuştur. 1784-1864 Rus döneminde Ruslarca Aleutlarla bir tutulan Yupik halklarından en güneyde yaşayanı olan ve Pasifik Yupikleri de denen Supiklere günümüzde gerçek adları olan Sugpiaq yanında hâlâ Rus dönemindeki Aleut kelimesinden bozma olan Alutiiq adı da verildiği gibi, 2000 ABD Nüfus Sayımı'nda Alaska yerlileri kabile birliklerine göre düzenlenen etnik kod listelerinde doğrudan "Aleut" kelimesiyle nitelendirilmiştir.

Richard A. Knecht ya da Rick Knecht, Amerikalı arkeolog ve öğretim üyesi. Araştırma alanları iklim değişikliği, Alaska kıyılarının tarihöncesi dönemleri, gelenek turizmi, müze ve kültür merkezi geliştirme ile kültürel korumadır.

<span class="mw-page-title-main">James Mooney</span>

James Mooney, İrlanda kökenli Amerikalı etnograf, halkbilimci ve antropolog. Birkaç yıl Çerokiler arasında yaşamıştır. Güneydoğu Kızılderilileri ve Ova Kızılderilileri üzerine etnografik çalışmalarıyla tanınmıştır. En önemli etnoğrafik çalışması Oturan Boğa'nın 1890'da ölümünden sonra Hayalet Dansı üzerine yapmış olduğu çalışmadır ve 1885 yılında çalışmaya başladığı Bureau of American Ethnology kurumu tarafından yayımlanmıştır. Kızılderililerin 3.000 kabile adını derlemiştir. Wounded Knee Katliamı'ndan sonra görevi sona ermiştir. Mooney, ABD Kızılderilileri üzerine uzman olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Marias Katliamı</span>

Marias Katliamı ya da Baker Katliamı veya Heavy Runner Katliamı, 19. yüzyılın sonlarında Kızılderili savaşları sırasında 23 Ocak 1870 tarihinde binbaşı Eugene M. Baker komutasındaki Amerika Birleşik Devletleri Ordusu tarafından Montana'da Marias Nehri yakınlarında Karaayaklar konfederasyonundan Pikani (Piegan) Karaayaklarına yapılan katliam.

<span class="mw-page-title-main">Kuzey Amerika'daki Kızılderili katliamları listesi</span>

Kuzey Amerika'daki Kızılderili katliamı, Amerika'nın Avrupalılarca sömürgeleştirilmesi sürecinde çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri topraklarında ABD Kızılderililerine karşı Avrupa'dan göç eden Beyaz yerleşimciler ile bunların soyundan gelen Amerikalılar tarafından gerçekleştirilen katliamları nitelendirdiği gibi, Kızılderililer tarafından diğer Amerika yerlilerine ya da Beyaz yerleşimcilere karşı yapılan katliamları da belirtir. Katliamların bir kısmı ABD Kızılderili savaşlarının parçası olarak gelişmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kızılderili soykırımları</span> Kuzey Amerika, Orta Amerika, Güney Amerika ve Karayiplerdeki Kızılderili halklarının soykırımı

Kızılderili soykırımları, Kristof Kolomb'un 1492'de Amerika Kıtası'na ulaşmasından sonraki beş asır boyunca Avrupalılar tarafından kıtanın yerlileri olan Kızılderililere karşı yapılan soykırımlardır.

Wounded Knee olayı, 27 Şubat 1973'te 200'e yakın Oglala Lakota Kızılderilileri ve Amerikan Kızılderili Hareketi (AIM) üyeleri Güney Dakota eyaletindeki Pine Ridge Kızılderili Muhafazası içindeki Wounded Knee kasabasına el koymasıyla ve işgal etmesiyle başlamıştır. Oglala Siyuları Sivil Haklar Kurumu (OSCRO), yolsuzluk ve muhalifleri taciz ile suçladıkları kabile başkanı Richard Wilson'u itham etmekte başarısız kaldığında protestolar oluşmuştur. İlaveten, protestocular ABD hükûmetinin Kızılderililer ile yapılan anlaşmalara sadık kalmamalarına saldırıda bulundular ve antlaşma görüşmelerin yeniden açılmasını talep ettiler.