
Telekomünikasyon, iki ya da daha fazla kişinin teknolojiyi kullanarak bilgi alışverişinde bulunmasına denir. Haberleşme teknolojisi kanalları kullanarak ve fiziksel yollarla ya da elektromanyetik dalgaların bir formu olarak bilgileri iletir. Elektrik sinyalleri buna örnek olarak verilebilir. Telekomünikasyon topluluk adı olarak isimlendirilebilir çünkü birçok farklı teknolojiyi içinde barındırmaktadır.

IEEE, elektrik, elektronik, bilgisayar, otomasyon, telekomünikasyon ve diğer birçok alanda mühendislik teori ve uygulamalarının gelişimi için çalışan, kâr amacı olmayan, dünyanın önde gelen teknik organizasyonudur.

Elektrik, elektrik yüklerinin akışına dayanan bir dizi fiziksel olaya verilen isimdir. Elektrik sözcüğü Türkçeye Fransızcadan geçmiştir. Elektriğin Türkçe eş anlamlısı çıngı sözcüğüdür. Ayrıca Anadolu ağızlarında elektrik anlamında yaldırayık sözcüğü tespit edilmiştir. Elektrik, pek çok farklı şekillerde var olabilir. Örneğin, yıldırımlar, durgun elektrik, elektromanyetik indüksiyon ve elektrik akımı gibi. Ek olarak, elektriğin elektromanyetik radyasyon, radyo dalgaları gibi oluşumları olduğu bilinmektedir.

Nikola Tesla, Sırp mucit, elektrik mühendisi, makine mühendisi ve fütüristti. Günümüzde en çok alternatif akım (AC) elektrik kaynağı sistemine ve mühendisliğe verdiği katkılarla tanınmaktadır.

Gramofon veya eski adıyla fonograf kayıtlı sesin mekanik ve benzer bir hâlini üretmeye yarayan makine. İlk patenti, 8 Kasım 1887 tarihinde Alman bilim insanı Emile Berliner tarafından alındı.

Daktilo ya da yazı makinesi, bir klavye aracılığıyla harekete getirilen harfleri mürekkepli bir sistem yardımıyla kağıda basarak yazı yazan makine.

Elektrik Mühendisliği veya Elektrik-Elektronik Mühendisliği; elektrik, elektronik ve elektromanyetizma üzerine çalışan ve bunları kullanarak çeşitli donanım ve sistemlerin tasarımı ve geliştirilmesi ile ilgilenen kapsamlı bir mühendislik disiplinidir. 19.yüzyıldan itibaren telefon, telgraf, elektrik enerjisisinin üretimi, dağıtımı ve geniş ölçekte kullanımıyla birlikte ayrı bir disiplin olarak ortaya çıkmıştır. 20. yüzyılda yarı iletken teknolojisinin gelişimi, transistörün icadı, mikroişlemcilerin ve bilgisayarların gelişimi ile daha kapsamlı bir disiplin haline gelmiştir.

Thomas Alva Edison, 20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen Amerikalı mucit ve iş adamıdır. Elektrik enerjisi üretimi, kitle iletişimi, ses kaydı, filmcilik gibi birçok alanda cihazlar geliştirdi. Fonograf, film kamerası, ampulün ilk versiyonları gibi icatları sanayileşmiş modern dünyada büyük etki yarattı. İcat geliştirme sürecine düzenli bilim ve takım çalışması prensiplerini uygulayan ilk mucitlerden biriydi. Birçok araştırmacıyla çalıştı. Dünyanın ilk endüstriyel araştırma laboratuvarını kurdu. ABD'de kendi adına kayıtlı 1.093 patentin yanı sıra başka ülkelerde de bulunan patentleriyle tarihin en verimli mucitlerinden biridir.

Elektrik mühendisliği tarihi, elektrik kullanımının günümüze gelirken geçirdiği dönüşümleri, yaşam ve teknolojinin gelişimine etkilerini ve bu gelişime katkıda bulunan bilim insanlarını anlatan tarihtir.

Ampul, elektrik akımıyla temas ettiğinde akkor durumuna gelerek ışık yayan, içinde argon gazı bulunan, armut biçimli cam şişedir. Ampulün içinde çok ince biçimde tasarlanmış filaman adı verilen, genelde tungsten metalinden yapılmış, iki ince destek çubuğu ile tutulmakta olan bir tel bulunur. Bu telden geçen elektrik akımı bu teli aşırı derecede ısıtır ve sonuç olarak tel ışık yaymaya başlar. Ampul, Humphry Davy tarafından icat edilmiştir, fakat Edison tarafından geliştirilerek günümüzdeki çalışma prensibini benimsemiştir.

Alva John Fisher (1862-1947), Amerikalı mühendis ve mucittir. 1906 yılında dünyanın ilk elektrik ile çalışan çamaşır makinesini yapmıştır. Bu çamaşır makinesinde kirli çamaşırlar yatay olarak yerleştirilmiş metal bir tamburun içine konuluyordu. Tambur, elektrik motoru ile döndürülüyor çamaşırlar birbirlerinin üzerinden yuvarlanırken yavaş yavaş temizleniyordu. Alva Fisher'dan sonra onun icat ettiğinden daha iyi olan elektrikli çamaşır makineleri bulunmuştur.

Elektrikli araç veya elektronik taşıt tahrik için bir veya daha fazla elektrik motoru kullanan bir araçtır. Araç dışı kaynaklardan elektrikle bir toplayıcı sistemle çalıştırılabilir veya bir pille bağımsız olarak çalıştırılabilir. Bazen güneş panelleri tarafından yakıt hücreleri veya bir jeneratör kullanılarak yakıtın elektriğe dönüştürülmesiyle de olabilir. EV'ler arasında, bunlarla sınırlı olmamak üzere, karayolu ve demiryolu araçları, yüzey ve su altı araçları, elektrikli uçaklar ve elektrikli uzay araçları yer alır. Otonom sürüş, bağlantılı araçlar ve paylaşımlı mobilite gibi gelişmekte olan diğer otomotiv teknolojileriyle birlikte karayolu araçları için Connected, Autonomous, Shared ve Electric (CASE) Mobility adlı geleceğin mobilite vizyonunu oluşturur.

Elektrikli otomobil, elektrik enerjisi ile çalışan otomobillere verilen isimdir. Elektrikli otomobillerin, otomotiv endüstrisinde önemli bir etkisi olmaktadır. Bu model arabalar yakıt tasarrufu yanında şehir kirliliğini ve karbon emisyonunu azaltmaktadır. Karbondioksit emisyonunun azalma derecesi elektrik üretimine bağlı olup %50'lik bir azalma beklenmektedir. Karbondioksit emisyonunun azalma derecesi elektrik üretimine bağlı olup %50'lik bir azalma beklenmektedir. Enerji toplamaları için şarj istasyonu kurulur.

Vücuda elektrik akımı verilerek öldürme veya diğer anlamıyla elektrikli sandalye. Mahkûm, özel olarak hazırlanmış tahta bir sandalyeye oturtulduktan sonra baş bölgesine elektrotlar bağlanır. Yaygın kanının aksine, elektrik akımı hiçbir şekilde sandalyeden gelmemektedir. Sandalye sadece mahkûmun oturması içindir. Bu idam yöntemi ilk olarak 1880'li yıllarda Thomas Edison ile George Westinghouse arasındaki doğru akım, alternatif akım tartışması yüzünden ortaya atılmıştır. Çünkü Edison kesinlikle alternatif akımın kullanılmaması gerektiğini göstermek için kedilere alternatif akım şokları vererek deney yapmakta ve yetkililere tehlikeleri anlatmaktaydı. Bu sırada New York Eyaleti suçluları asarak idam ediyordu. Fakat bu idamlar sırasında korkunç olaylar meydana geliyordu. Örneğin; fazla uzun urgan kullanıldığı için suçlunun kafası kopuyordu. Yetkililer, Edison'un bu deneylerini fark ettiler ve bu akım sistemini iyi bir idam yöntemi olacağına karar verdiler.

Güç sistemleri mühendisliği olarak da adlandırılan güç mühendisliği, elektrik gücünün üretimi, aktarımı, dağıtımı ve kullanımı ile bu tür sistemlere bağlı elektrikli aparatlarla ilgilenen elektrik mühendisliğinin bir anabilim dalıdır. Her ne kadar alanın büyük bir kısmı üç fazlı AC gücünün sorunlarıyla ilgili olsa da, alanın önemli bir kısmı AC ve DC gücü arasındaki dönüşüm ve uçaklarda veya elektrikli demiryolu ağlarında kullanılanlar gibi özel güç sistemlerinin geliştirilmesiyle ilgilidir. Enerji mühendisliği teorik temelinin çoğunu elektrik mühendisliği ve makine mühendisliğinden alır.

"Symphony in Blue", İngiliz şarkıcı-şarkı yazarı Kate Bush'un 1978 çıkışlı ikinci stüdyo albümü Lionheart'ın açılış şarkısı. Sadece Japonya ve Kanada'ya özel olarak tekli formatında piyasaya sürülen şarkı, bu iki ülkede albümün ikinci teklisi olurken, "Wow", dünyanın geri kalan marketlerinde ikinci tekli oldu.

Tıraş makinesi, en az bir bıçak ile kullanılan ve tıraş olmaya yarayan alet.

Şebeke elektriği, genel amaçlı alternatif akım (AC) elektrik güç kaynağıdır. Evlere ve işyerlerine verilen elektrik enerjisi formu olup, tüketicilerin ev aletleri, televizyonlar, elektrik lambaları gibi eşyaları duvar prizlerine takarken kullandıkları elektrik enerjisi şeklidir.

IEEE Edison Madalyası, Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü tarafından "elektrik bilimi, elektrik mühendisliği veya elektrik sanatlarında üstün başarı kariyeri için" verilmektedir. Mühendislik alanındaki en eski madalyadır. Ödül; altın madalya, bronz replika, sertifika ve onur ödülünden oluşmaktadır. Madalya sadece bilimin teknoloji alanında yeni bir sıçrama/atılım için verilebilir.