İçeriğe atla

Wilkes Toprakları krateri

Wilkes Toprakları krateri, Doğu Antarktika'daki Wilkes Toprakları buz tabakasının altında gizlendiği tahmin edilen, iki adet birbirinden ayrı çarpma krateri vakası için geçerli olma ihtimali bulunan gayriresmî bir terimdir. Bunlar, yayınlanmış başlıca referans kaynaklarda kullanılan terimlere göre aşağıda Wilkes Toprakları anomalisi ve Kütlesel yoğunlaşma başlığı altında verilmiştir.

Wilkes Toprakları anomalisi

Wilkes Toprakları buz tabakasının altında dev bir çarpma krateri olduğu fikri, 1962'de ilk kez Richard A. Schmidt tarafından, ABD Victoria Toprakları Seferi'nde (1959-1960) keşfedilen sismik ve kütleçekimsel keşifler ve bu seferin jeofizikçisi John G. Weihaupt tarafından Schmidt'e sağlanan veriler temel alınarak ortaya atıldı (Geophysical Studies in Victoria Land, Antarctica, Report No. 1, Geophysical and Polar Research Center, University of Wisconsin, 1-123).[1]

Schmidt ayrıca bu kraterin, Avustralasya meteor tarlasındaki (790.000 yıllıktır) nereden geldiği anlaşılması zor olan tektitlerin kaynağı olma olasılığını da değerlendirdi.

EGM2008 yerçekimi anomali haritası

Bu hipotez, Weihaupt tarafından 1976'da yayınlanan bir makalede ayrıntılı olarak açıklandı.[2] Belirtilen kanıtlar, 243 kilometre (151 mil) çapında ve minimum 848 metre (2.782 ft) derinliğe sahip buzul altı topografik depresyon ile çakışan büyük bir negatif kütleçekim anomalisinden oluşuyordu.

İddialara 1979'da Charles R. Bentley itiraz etti.[3] Weihaupt ve arkadaşlarının 2010 tarihli bir makalesine dayanarak, Bentley'in itirazının yanlış olduğu kanıtlandı ve Dünya Çarpışma Veri Tabanı (Rajmon 2011), Wilkes Toprakları Anomalisini, Weihaupt ve arkadaşlarının makalesine dayanarak "olası bir çarpma krateri" yerine "yüksek olasılıkla bir çarpma krateri" şeklinde yeniden sınıflandırdı.[4] Ross Denizi, Batı Antarktika ve Weddell Denizi'ndeki diğer araştırmacılar tarafından birkaç başka potansiyel çarpma krateri bölgesi önerilmiştir.[]

Kütlesel yoğunlaşma

Von Frese ve arkadaşları tarafından tahmin edilen kraterin kırmızı ile işaretlenmiş bölgesini ve Wilkes Toprakları'nı gösteren Antarktika haritası.

Wilkes Toprakları kütlesel yoğunlaşması (veya kısaca maskon) 70°G 120°D / 70°G 120°D / -70; 120 koordinatlarında olup bu yoğunlaşma ilk kez 2006 yılında, Ohio Eyalet Üniversitesi'nden Ralph von Frese ve Laramie Potts'ın lideri olduğu bir araştırma grubu tarafından bir konferansta açıklandı.[5][6]

Ekip, NASA'nın GRACE uyduları tarafından 300 kilometre (190 mi) büyüklüğündeki bu kütle anomalisinin, Antarktika Buz Tabakası altındaki kara yüzeyinin radar görüntülerinde görülebilen 300 kilometreden daha büyük bir halka benzeri yapının merkezinde olduğunu belirtti. Bu bilgiler ışığında, yapının, buzun altına gömülü 480 km (300 mil) genişliğinde ve 180 kilometrelik (110 mil) Chicxulub Krateri'nden 2,5 kat daha büyük bir çarpma krateri olabileceğini öne sürdüler.

Sahanın Antarktika buz tabakasının altında bulunması nedeniyle çarpma kanıtı için test edilecek doğrudan bir numune yoktur. Bu kütlesel yoğunlaşma için, bir manto yükselmesinin oluşumu veya diğer büyük ölçekli yanardağ faaliyeti gibi alternatif açıklamalar vardır.[] Eğer bu coğrafi oluşum gerçekten bir çarpma krateri ise, Frese'nin ekibi tarafından çarpan meteorun, Kretase-Paleojen yok oluşuna sebep olmuş Chicxulub'a çarpan meteordan halka yapısının boyutuna bağlı olarak dört veya beş kat daha geniş olabileceği öne sürüldü.[6]

Dünya üzerindeki kütlesel yoğunlaşmaların zamanla dağılması beklendiğinden, Frese ve ekibi yapının 500 milyon yıldan daha genç olması gerektiğini düşünmekte ve ayrıca Avustralya'nın Gondvana süper kıtasından ayrılması sırasında 100 milyon yıl önce oluşan rift vadisi tarafından bozulmuş gibi göründüğüne dikkat çekmektedir.[6]

Bu nedenle araştırmacılar, varsayılan çarpma etkisinin ve söz konusu kraterin, Dünya'nın bu konumdaki yer kabuğunu zayıflatarak ayrışmaya katkıda bulunmuş olabileceğini düşünmektedir. Bu olayların sınırladığı tarih aralığı da, bölgedeki olayın Permiyen-Triyas yok oluşuyla ilişkilendirilebilmesini de mümkün kılar.[6] Permiyen-Triyas neslinin tükenmesi 250 milyon yıl önce meydana geldi ve karmaşık çok hücreli yaşamın başlangıcından bu yana en büyük yok olma olayı olduğuna inanılıyor.

Permiyen-Triyas sınırı için levha rekonstrüksiyonları, varsayımsal krateri doğrudan Sibirya Trapları'nın yerkürede tam tersindeki bölgeye yerleştirmektedir. Frese ve arkadaşları da (2009) kendi çarpma krateri teorilerini desteklemek için doğruluğu tartışmalı olan "meteorların çarptığı yerlerin antipodunda devasa yanardağ faaliyetlerinin tetiklenebileceği" teorisini kullanmaktadır.[7] Bununla birlikte, Batı Avustralya'nın kuzey kıyılarında bulunan Bedout gibi Permiyen-Triyas sınırında gerçekleşmiş olması mümkün dev çarpışmalar için önerilen başka adaylar da vardır ancak hepsi eşit derecede tartışmalıdır. Şu anda Permiyen-Triyas yok oluşunda herhangi bir çarpışmanın herhangi bir rol oynayıp oynamadığı hâlâ tartışılmaktadır.

Victoria Toprakları ve Antarktika merkezindeki Transantarktik Sıradağları içindeki mostralarında Permiyen-Triyas sınırı ile ilişkili, iyi tanımlanmış bir çarpışma kalıntılarından oluşan bir katmanın yokluğu, Antarktika buz tabakası altındaki varsayımsal Wilkes Land çarpma kraterinin büyüklüğünde bir krater oluşturabilecek herhangi bir meteorun Dünya'ya çarpmış olma fikrinin aleyhindeki argümanlardandır.[8][9] Bununla birlikte, Frese'ye göre 2018'deki son çalışmalar, kraterin çarpma kaynaklı oluşmuş olduğu fikrini desteklemeye devam etmektedir ve bu olay Doğu Antarktika'nın Güney Avustralya'dan ayrılmasıyla bağlantılı olabilir.[10]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Schmidt, Richard A. (1962). "Australites and Antarctica". Science. 138 (3538): 443-444. Bibcode:1962Sci...138..443S. doi:10.1126/science.138.3538.443. PMID 17794921. Abstract. 
  2. ^ Weihaupt, John G. (1976). "The Wilkes Land anomaly: Evidence for a possible hypervelocity impact crater". Journal of Geophysical Research. 81 (B32): 5651-5663. Bibcode:1976JGR....81.5651W. doi:10.1029/JB081i032p05651. Abstract. 
  3. ^ Bentley, Charles R. (10 Eylül 1979). "No giant meteorite crater in Wilkes Land, Antarctica". Journal of Geophysical Research. 84: 5681-5682. Bibcode:1979JGR....84.5681B. doi:10.1029/JB084iB10p05681. Abstract. 
  4. ^ Weihaupt, John G.; Rice, Alan; Van der Hoeven, Frans G. (2010). "Gravity anomalies of the Antarctic lithosphere". Lithosphere. 2 (6): 454-461. Bibcode:2010Lsphe...2..454W. doi:10.1130/l116.1. Abstract. 
  5. ^ Frese, Ralph R. B. von; Potts, Laramie V.; Wells, Stuart B.; Gaya-Piqué, Luis-Ricardo; Golynsky, Alexander V.; Hernandez, Orlando; Kim, Jeong Woo; Kim, Hyung Rae; Hwang, Jong Sun (2006). "Permian–Triassic mascon in Antarctica". American Geophysical Union, Fall Meeting 2007. 2007: Abstract T41A-08. Bibcode:2006AGUSM.T41A..08V. 
  6. ^ a b c d Gorder, Pam Frost (1 Haziran 2006). "Big Bang in Antarctica – Killer Crater Found Under Ice". Ohio State University Research News. 6 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  7. ^ Frese, Ralph R. B. von; Potts, Laramie V.; Wells, Stuart B.; Leftwich, Timothy E.; Kim, Hyung Rae; Kim, Jeong Woo; Golynsky, Alexander V.; Hernandez, Orlando; Gaya-Piqué, Luis-Ricardo (25 Şubat 2009). "GRACE gravity evidence for an impact basin in Wilkes Land, Antarctica". Geochemistry, Geophysics, Geosystems. 10 (2). doi:10.1029/2008GC002149. ISSN 1525-2027. 
  8. ^ Retallack, Gregory J.; Seyedolali, Abbas; Krull, Evelyn S.; Holser, William T.; Ambers, Clifford P.; Kyte, Frank T. (1998). "Search for evidence of impact at the Permian–Triassic boundary in Antarctica and Australia". Geology. 26 (11): 979-982. doi:10.1130/0091-7613(1998)026<0979:SFEOIA>2.3.CO;2. 7 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Mart 2023. 
  9. ^ Retallack, Gregory J.; Greaver, Tara; Jahren, A. Hope (January 2007). "Return to Coalsack Bluff and the Permian–Triassic boundary in Antarctica". Global and Planetary Change. 55 (1–3): 90-108. doi:10.1016/j.gloplacha.2006.06.017. 1 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Mart 2023. 
  10. ^ Klokočník, Jaroslav; Kostelecký, Jan; Bezděk, Aleš (2018). "On the detection of the Wilkes Land impact crater". Earth Planets Space. 70: 135. doi:10.1186/s40623-018-0904-7. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Antarktika</span> kutup kıtası

Antarktika, Güney Yarımküre'nin en güneyinde bulunan ve Güney Kutbu'nu içeren kıta. Afrika ve Okyanusya'nın güneyinde olan ve içinde ülke bulunmayan tek kıta. Dünyanın en kurak yeridir, kıtanın bazı yerlerine 2 milyon sene yağmur yağmamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Meteoroit</span> Güneş Sisteminde bulunan,  büyüklüğü kumdan kaya boyutuna kadar değişebilen enkaz parçacığı

Meteoroit, dış uzayda bulunan küçük bir kaya veya metal cisimdir. Meteoroitler, asteroitlerden önemli ölçüde daha küçük ve boyutları taneciklerden bir metreye kadar değişen nesneler olarak ayırt edilirler. Meteoroitlerden daha küçük nesneler, mikrometeoroit veya uzay tozu olarak sınıflandırılır. Pek çoğu kuyruklu yıldızlardan veya asteroitlerden gelen parçalardır, diğerleri ise Ay veya Mars gibi gök cisimlerinden çarpma etkisiyle fırlatılmış olan uzay enkazıdır.

<span class="mw-page-title-main">Permiyen</span> Paleozoyik Zamannın altıncı ve son dönemi

Permiyen, jeolojik zaman cetvelinde, yaklaşık 298,9 milyon yıl öncesinden 251,9 milyon yıl öncesine kadar süren ve kayda değer çevresel değişikliklere sahne olan bir jeolojik dönemdir. Bu dönemde kara yaşamında bir dönüşüm görülmesine ek olarak hayvanlar ve bitkilerin evrimsel tarihinde dikkate değer olaylara sahne oldu. Permiyen Dönemi'nin adı, Rusya'da Ural Dağları çevresindeki çalışmalar sırasında, İngiliz jeolog Roderick Impey Murchison tarafından 1841 yılında tarihe kazandırıldı. Permiyen Dönemi, Karbonifer Dönemi ile Triyas Dönemi arasında yer alır ve bu dönemde gerçekleşen çeşitli birçok olaydan dolayı karada yaşayan canlı türlerinin evriminde ve çeşitliliğinde bir dönüm noktası olarak görülür.

<span class="mw-page-title-main">Triyas</span> 252 ile 201 milyon yıl önce arasını kapsayan, Mezozoyik Zamanın ilk dönemi

Triyas, 251,902 milyon yıl önce (myö) Permiyen Dönemi'nin sonundan 201,4 myö Jura Dönemi'nin başlangıcına kadar 50,5 milyon yılı kapsayan jeolojik bir dönem ve sistemdir. Triyas, Mezozoyik Zaman'ın ilk ve en kısa dönemidir. Dönemin hem başlangıcı hem de sonunda büyük yok oluşlar görülmüştür. Triyas Dönemi, Erken Triyas, Orta Triyas ve Geç Triyas olmak üzere üç devreye ayrılır.

<span class="mw-page-title-main">Pangea</span> Paleozoik zaman sonları ile Mezozoik zaman başlarında var olmuş dördüncü ve son süperkıta

Pangea, Paleozoyik sonları ile Mezozoyik başlarında var olmuş dördüncü ve son süperkıtadır. Yaklaşık 335 milyon yıl önce daha önceki erken kıta parçalarından toplanarak bir araya geldi ve yaklaşık 200 milyon yıl önce ayrılmaya başladı. Günümüzdeki yeryüzünün aksine, bu süperkıtanın daha fazla bir kısmı güney yarımkürede bulunuyordu ve etrafı süper okyanus Panthalassa ile çevriliydi. Pangea magma tabakasındaki konveksiyonel hareketler sonucunda güneyde Gondvana ve kuzeyde Laurasia (Lavrasya) olarak ikiye bölünmüştür. İlerleyen evrelerde bu 2 kıta daha fazla parçaya ayrılarak günümüzdeki kıtalara dönüşmüştür. Pangea, günümüze kadar var olan süperkıtaların sonuncusu ve jeologlarca biçimi ortaya çıkarılanların ilkidir.

<span class="mw-page-title-main">Çarpma krateri</span>

Çarpma krateri, bir gezegenin, Ay'ın veya başka bir katı cismin yüzeyinin de, daha küçük bir cismin yüzeye hiper hızla çarpmasıyla oluşan bir dairesel çöküntüdür. Patlama veya içsel çökme nedeniyle oluşan volkanik kraterlerin tersine çarpma kraterleri, çevresindeki araziden yükseklik olarak daha alçakta olan kenar ve zeminleri yükseltir. Çarpma kraterleri küçük, basit, kâse biçiminde çöküntüden geniş, karmaşık çoğul halkalı çarpma havuzuna kadar dağılım gösterir. ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Barringer Meteor Krateri küçük çarpma kraterinin dünya üzerindeki en bilindik örneğidir.

<span class="mw-page-title-main">Meteorit</span> dış uzaydan gelen ve dünyaya çarpan katı enkaz parçası

Meteorit; kuyruklu yıldız, asteroit veya meteoroit gibi dış uzay kaynaklı bir cismin, bir gezegen veya uydunun yüzeyine ulaşmak üzere atmosferden geçişinde sağlam kalabilmiş katı bir enkaz parçasıdır. Orijinal nesne atmosfere girdiğinde, sürtünme, basınç ve atmosfer gazlarıyla kimyasal etkileşim gibi çeşitli faktörler, ısınmasına ve enerji yaymasına neden olur. Daha sonra bir meteor haline gelir ve kayan yıldız olarak da bilinen bir ateş topu oluşturur. Gök bilimciler en parlak örneklerine "bolit" adını verirler. Meteor, daha büyük olan cismin yüzeyine ulaştıktan sonra meteorit haline gelir. Meteoritlerin boyutları büyüklük açısından farklılıklar gösterir. Jeologlara göre bolit, bir çarpma krateri oluşturacak kadar büyük bir meteorittir.

<span class="mw-page-title-main">Chicxulub Krateri</span> Prehistorik meteor krateri

Chicxulub Krateri, Meksika'nın Yucatán Yarımadası'nın altında gömülü olan bir tarihöncesi gök taşı krateridir. Kraterin merkezi, adını aldığı Chicxulub kasabası yakınlarındadır. Chicxulub gök taşının yeryüzüne çarpmasının zamanlaması, Kretase-Paleojen sınırı ile tam denk geldiği için, kraterin kuş olmayan dinozorların soyunun tükenmesine neden olduğu sonucuna varılmaktadır. Çapı 180 kilometreden fazla olan krater, Dünya üzerinde çarpma sonucu meydana geldiği doğrulanan en büyük yapılardan biridir. Kraterin oluşmasına neden olan gök taşının çapı en az 10 kilometre idi.

<span class="mw-page-title-main">Çarpma olayları</span>

Çarpma olayları veya kozmik çarpışma, büyük bir gök taşının, asteroit, kuyruklu yıldız ya da diğer astronomik nesnelerin, Dünya'ya veya başka bir gezegene çarpması olayı olarak tanımlanır. Yazılı tarih boyunca, bazıları ölümlere, yaralanmalara, maddi hasarlara veya diğer önemli bölgesel sonuçlara yol açan, yüzlerce küçük çarpma olayının olduğu kayıtlarda bildirilmiştir. Okyanus veya denizde oluşan bir çarpma olayı, hem denizde hem de kıyı şeridi boyunca yıkımlara yol açan dev tsunami dalgalarına yol açabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Kaali krateri</span>

Kaali krateri, Estonya'nın Saaremaa adasında bulunan ve meteor çarpması sonucu oluşmuş 9 farklı kraterden oluşan bir krater grubudur. Bu kraterlerin oluşum tarihi, tahmini olarak MÖ 7. yüzyıl veya günümüzden 4000 yıl önce arasında değişmekte olup bir çarpma olayı sonucu meydana gelen ve insan nüfuslu bir yerleşim alanında oluştuğu bilinen en yeni kraterlerden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Permiyen-Triyas yok oluşu</span> kitlesel yok oluş

Permiyen-Triyas yok oluşu (P-Tr), 251,4 milyon yıl önce meydana gelen ve Paleozoyik ile Mezozoyik dönemlerin yanı sıra Permiyen ve Triyas jeolojik dönemleri arasındaki geçişi başlatan bir kitlesel yok oluştur. Bu yok oluş, tüm deniz türlerinin %96'sının ve karadaki omurgalı türlerinin ise %70'inin tükenmesine yol açan, dünyanın en şiddetli yok oluşu olarak bilinir. Bu yok oluş olayı, ayrıca şimdiye kadar böceklerde gözlemlenen tek kitlesel yok oluş olarak da bilinir. Bazı familyaların %57'si yok olurken tüm cinslerin %83'ünün nesli tükenmiştir. Bu yok oluşta biyoçeşitlilik büyük oranda tahrip olduğu için Dünya üzerindeki yaşamın kendini toparlaması diğer soy tükenmesi olaylarından daha uzun sürmüştür. Permiyen-Triyas yok oluşu, "tüm kitlesel yok oluşların anası" olarak tanımlanır.

<span class="mw-page-title-main">Bosumtvi Gölü</span> Ganada göl

Bosumtwi Gölü Gana'daki tek doğal göldür. Yaklaşık 105 kilometre (65 mi) çapında eski bir çarpma krateri içindedir. Yaklaşık 30 km (19 mi) Ashanti'nin başkenti Kumasi'nin güneydoğusundadır ve popüler bir rekreasyon alanıdır. Bosumtwi Gölü'nün krater gölü yakınlarında toplam nüfusu yaklaşık 70.000 olan yaklaşık 30 köy vardır. Turistlerin geldiği köyler arasında en popüler genellikle Abono'dur.

<span class="mw-page-title-main">Adriana Ocampo</span> Kolombiyalı gezegen jeoloğu

Adriana C. Ocampo Uria, Kolombiyalı-Amerikalı astrojeologdur. Günümüzde NASA'da bilim programı yöneticisi konumunda bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Geç Ordovisiyen kitlesel yok oluşu</span>

Bazen Ordovisiyen sonu kitlesel yok oluşu veya Ordovisiyen-Silüriyen yok oluşu olarak da adlandırılan Geç Ordovisiyen kitlesel yok oluşu, yerküre tarihinde kabaca 443 myö meydana gelen "beş büyük" kitlesel yok oluştan ilkidir. Nesli tükenen cinslerin yüzdesi açısından genellikle bilinen en büyük ikinci yok oluş olarak kabul edilir. Bu zaman aralığında gerçekleşen küresel yok oluş, deniz canlısı cinslerinin %49-60'ını ve deniz canlısı türlerinin yaklaşık %85'ini ortadan kaldırdı. Çoğu çizelgeye göre Geç Ordovisiyen kitlesel yok oluşunu biyoçeşitlilik kaybının boyutu açısından yalnızca Permiyen–Triyas yok oluşu geçmektedir. Geç Ordovisiyen yok oluşu, tüm büyük taksonomik grupları ani bir şekilde etkileyerek bütün brakiyopod ve bryozoa familyalarının üçte biri ile çok sayıda konodont, trilobit, derisi dikenli, mercan, çift kabuklu ve graptolit grubunun ortadan kaybolmasına neden oldu. Geç Ordovisiyen kitlesel yok oluşu, taksonomik açıdan büyüklüğüne rağmen diğer kitlesel yok oluşlara kıyasla ekosistem yapılarında büyük değişikliklere ve herhangi bir morfolojik yeniliğe sebep olmadı. Biyoçeşitlilik, Silüriyen Dönemi'nin ilk 5 milyon yılı boyunca kademeli olarak yok oluş öncesi seviyelerine geri döndü.

<span class="mw-page-title-main">Triyas-Jura yok oluşu</span>

Sıkça Triyas sonu yok oluşu olarak da adlandırılan Triyas–Jura (Tr-J) yok oluşu, 201,3 milyon yıl önce gerçekleşmiş olup Triyas ve Jura dönemleri arasındaki sınırı belirler. Fanerozoyik'te hem kara hem okyanuslardaki yaşamı derinden etkileyen beş büyük yok oluştan biridir. Denizlerde konodont sınıfının tamamının ve deniz canlısı cinslerinin %23-34'ü bu yok oluşla ortadan kalktı. Karada, krokodilomorflar, teruzorlar ve dinozorlar dışındaki bütün arkozoromorfların nesli tükendi. Önceden bolca bulunan aetozorlar, fitozorlar ve rauisukitler gibi grupların nesli tükendi. Jura öncesinde birçok büyük temnospondil amfibinin ve hâlâ hayatta olan birtakım memeli olmayan terapsidin nesli tükendi. Ancak Tr–J sınırı ile kara omurgalıları arasındaki bağlantı, kara fosillerinin Triyas'ın son katı olan Resiyen'deki eksikliğinden ötürü hâlâ tartışmalıdır. Korunan canlılar arasında bitkiler, dinozorlar, teruzorlar ve memeliler bulunur. Bu durum dinozorlar ve teruzorların gelecek 135 milyon yıl boyunca Dünya üzerindeki baskın hayvanlar olmasına yol açtı.

Bedout veya daha spesifik olarak Bedout High, yaklaşık 250 kilometre (160 mi) Canning'de Avustralya'nın kuzeybatı kıyısının 250 km ötesinde bulunan ve Roebuck havzalarını örten jeolojik ve jeofiziksel bir yapıdır. Deniz tabanı topoğrafyasından belli olmamakla birlikte yaklaşık 30 kilometre (19 mi) çapında, şeklen kabaca dairesel bir alandır. Eski kayaların 4 kilometre (2,5 mi) kadar yükseltildiği bölgede yüzeye doğru uzanır ve 250 kilometre (160 mi) çapında, çok büyük, gömülü bir çarpma kraterinin merkezi olabilir. Bedout High, 1970'lerde ve 1980'lerde iki petrol sondaj platformu sondaj yaptı. Adını, yakındaki Bedout Adası'ndan alır.

<span class="mw-page-title-main">Antarktik Kutup Çevresi Akıntısı</span>

Antarktik Kutup Çevresi Akıntısı, Antarktika çevresinde batıdan doğuya saat yönünde akan bir okyanus akıntısıdır. ACC için alternatif bir ad da Batı Rüzgarı Sürüklenmesi'dir. ACC, Güney Okyanusu'nun baskın döngüsüdür ve ortalama 100-150 Sverdrup veya muhtemelen daha da yüksek olduğu tahmin edilen bir taşınıma sahiptir. Bu durum ACC'yi Dünya'daki en büyük okyanus akıntısı kılar. Antarktika ile bağlantı kuran herhangi bir kara kütlesinin olmaması nedeniyle kutupsal olan bu akıntı, sıcak okyanus sularını Antarktika'dan uzak tutarak kıtanın devasa buz tabakasını korumasını sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Alvarez hipotezi</span>

Alvarez hipotezi, Kretase-Paleojen yok oluşu sırasında, kuş olmayan dinozorların ve diğer birçok canlının kitlesel yok oluşunun, Dünya üzerindeki büyük bir asteroidin çarpmasından kaynaklandığını öne sürüyor. 2013'ten önce, bu olayın genellikle yaklaşık 65 milyon yıl önce gerçekleştiği belirtildi, ancak Renne ve arkadaşları (2013) 66 milyon yıl olarak güncellenmiş bir değer verdi. Kanıtlar, asteroitin Meksika, Chicxulub'daki Yucatán Yarımadası'na düştüğünü gösteriyor. Hipotez, adını ilk kez 1980'de öneren bilim adamları Luis ve Walter Alvarez'den oluşan baba-oğul ekibinden almıştır. Kısa bir süre sonra ve bağımsız olarak, aynı şey Hollandalı paleontolog Jan Smit tarafından önerildi.

<span class="mw-page-title-main">Dünya'daki çarpma kraterlerinin listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Dünya üzerindeki çarpma yapılarının aşağıdaki listesi, 2018 itibarıyla Earth Impact Database'de kayıtlı 190 doğrulanmış kraterden bir seçkiyi içermektedir. Listelerin yönetilebilirliğini korumak için, belirli bir zaman dilimindeki sadece en büyük çarpma yapıları dahil edilmiştir. Farklı kıtalar için alfabetik listeler aşağıdaki Kıtalara göre çarpma yapıları bölümünde bulunabilir.

<span class="mw-page-title-main">Avustralasya saçılma alanı</span> Avustralasyanın büyük bir bölümünü içeren saçılma alanı

Avustralasya saçılma alanı, tektit saçılma alanlarının en genç ve en büyüğü olup, son tahminlere göre Dünya yüzeyinin %10 ila %30'unu kaplayabileceği düşünülmektedir. Araştırmalar, tektitlerin oluşumuna neden olan çarpmanın yaklaşık olarak 788.000 yıl önce gerçekleştiğini ve muhtemelen Güneydoğu Asya'da meydana geldiğini göstermektedir.