İçeriğe atla

Vücut zırhı

Bronzdan yapılmış Yunan miğferi ve gövde zırhı, British Museum, Londra.

Vücut zırhı ya da basitçe zırh veya cebe, vücudu saldırılara karşı korumak için giyilen koruyucu giysidir. Zırh savaşçılar tarafından giyilebileceği gibi binekleri de koruyabilirdi. Zırhlar bu vazifeyi silahların veya fırlatılan cisimlerin etkisini saptırarak veya emerek yerine getirir.

Zırhların tarihi İlk Çağ uygarlıklarına dayanmaktadır. Bronz Çağı'nda MÖ 2050'den beri zırhların ilk belirtilerine rastlanmaktadır. MÖ 1500'lerde eski uygarlıklar tunçtan ve deriden yapılmış zırhlar giymeye başlanmıştır. MÖ 400'lerde örme zincir zırh ortaya çıkmıştır. Daha sonraları levha zırhlar kullanılmaya başlandı. Ateşli silahların gelişmesiyle geleneksel zırhlar azalarak kayboldu.

Etimoloji

Zırh sözcüğünün kökeni Farsça "savaş giysisi" anlamına gelen زره (zirih) sözcüğüne dayanmaktadır. Farsça sözcük Orta Farsça *zrād sözcüğü ile aynı kökene sahiptir. Bu sözcük Avestacada aynı anlama sahip olan *zrāda- sözcüğü ile eş kökenlidir.[1]

Tarihçesi

İtalyan işi zincir gömlek.

Bronz Çağı'nda MÖ 2050 itibarıyla Sümerliler ve Asurlular döneminde zırhın ilk izlerine rastlanmaktadır. MÖ 1500 ile birlikte Mısır, Hitit ve Miken uygarlıklarının savaşçıları tunçtan ve deriden imal edilmiş zırhlar giymekteydiler. MÖ 11. yüzyılda Çinli savaşçılar ve Moğollar 5 ila 7 katmandan oluşan gergedan derileri ve öküz postu giyerlerdi.[2]

Demir Çağı'nın sonlarına doğru demirden üretilen zırhlar kullanılmaya başlanmıştır. Mısır ve Asurlular deri veya ketenin üzerine bronz ve demir gibi metallerin balıksırtı dizilmesiyle yapılan pullu zırhlar kullanmaktaydılar. MÖ 400'lerde ilk defa Kelt soyluları ve daha sonra Romalılar tarafından metal halkaların birbirine geçirilmesiyle oluşturulan örme zincir zırh kullanılmaya başlandı. Örme zırh Avrupa'da 14. yüzyıla kadar Batı Avrupa'da en yaygın zırh türü olarak kullanılmaya devam etti.[2]

Roma'nın düşüşüyle başlayan Karanlık Çağ ve Erken Orta Çağ'dan Şarlman dönemine kadar zırh üretiminde kullanılan yöntemler Antik Roma uygarlığından kalan yöntemlerin ve daha sonra bu bölgeyi istila eden barbar savaşçıların getirdiği teknikler üzerine kuruluydu.[3]:15

Deri veya metal levhaların birleştirilmesiyle plaka veya levha zırhlar da üretilmiştir. Antik Yunan piyadeleri gövde zırhından ve uzun dizçeklerden oluşan levha zırhlar giymiştir. Roma lejyonerleri dört ila yedi çelik çemberden oluşan silindirik levha zırhlar giyerdi. 14. yüzyılda Orta Çağ Avrupası'nda levha zırh yaygınlaştı.[2]

16 ve 17. yüzyıllarda ateşli silahların gelişmesiyle daha kalın ve dolayısıyla ağır zırhlar üretildi. Bu yüzden levha zırh üretimi askerlerin hareketliliği lehine büyük ölçüde terk edildi. Miğferler ve gövde zırhları 17. yüzyılda kullanılmaya devam etse de 18. yüzyılda maliyeti, modern silahlara karşı etkisizliği ve fazla ağırlığı sebebiyle büyük ölçüde tedavülden kalktı.[2]

Bölümleri

Dura Europos'ta bulunan bir kalkan (scutum).
Gotik zırh takımının unsurları.

Kalkan

Kalkanlar savaşlardan önce avlanma sırasında savunma ve gizlenme amacıyla kullanılırdı. Yunan hoplitleri hoplon denilen yuvarlak kalkan taşırlardı. MÖ 4. yüzyılda mızraklı Roma askeri oval bir kalkan taşırdı. Daha sonra kısa kılıç kullanan lejyonerler scutum denilen büyük silindirik kalkanlarla korunurlardı.[4] Karanlık Çağ'da ahşaptan yapılma oval kalkanlar kullanılırdı. 11. yüzyıldan hemen önce oval kalkan uzatılarak alt kısmının sivri bir görünüme sahip olması sağlandı. Böylece süvarilerin sol dizleri saldırılardan korunabilecekti. Bu dönemde kalkan ve miğfer savaşçının bedenini tanınmayacak şekilde örttüğünden düşmanı dosttan ayırabilmek için kalkanlara figürler ve desenler çizildi. 13. yüzyılda ve 14. yüzyılın ilk yarısında üçgen kalkanlar kullanıldı. 1350'lerde koltuklu kargı için yuva bulunduran karemsi kalkanlar ortaya çıktı.[3]:15

Burun siperi ve miğfere iliştirilmiş örme zincir bulunduran bir bazinet.

Miğfer

Miğfer başı, yüzü ve bazen de boynu korumak için giyilirdi. Asurlular ve Persler deri ve demirden miğferler yapardı. Daha sonra Yunanlar Bronz miğferler üretti.[5]

Kuzey ve batı Avrupa'da bronz veya demirle takviyeli tolgalar (skullcap) kullanılırdı. 1200'lerde tolganın üstüne giyilen ve helm denilen, tepesi düz, silindirik miğferler ortaya çıktı. Aynı dönemde tolga, boynu ve yüzü korumak için eklentilerle birlikte bazinete evrildi.[5]

16 ve 17. yüzyıllarda geniş siperlikli, hafif, açık miğferler tercih edilirdi. 18 ve 19. yüzyıllarda ateşli silahların yaygınlaşmasıyla miğfer kullanımı büyük ölçüde yok oldu.[5]

Gövde zırhı

İlk gövde zırhları göğüs ve sırt parçalarından oluşan kalın derilerden üretilirdi ve boynu korumak için buna bir yakalık (gorget) eklenirdi. Helenistik dönemde bronzdan yapılma gövde zırhları, Roma dönemindeyse deri ve demirden gövde zırhları, sonralarıysa kurşunları saptırabilen çelik gövde zırhları kullanılmıştır.[6]

Uzuvlar

Askerler ellerini korumak için elçek denilen zırh eldivenleri giyerdi. Kola giyilen zırhlara kolçak denirdi. Baldırları koruyan zırh parçalarının adı dizçek, bacakların üst kısmını koruyanların ise butluktur. Bu zırhlar deri kemerlerle kola ya da bacağa bağlanırdı.

Türleri

Denda'nın mezarında bulunan dizçekler. Savaşçının adı (Denda) soldaki dizçeğin üzerine kazınmıştır. Güney İtalya'daki bir Yunan atölyesinde MÖ 500-490 yılları arasında üretilmiştir.

Bronz

Klasik Antik Çağ'da bronzdan yapılmış gövde zırhları ağır piyade ve süvariler tarafından kullanılmaktaydı. Bronzdan yapılmış dizçekler de kullanılan zırhlar arasındaydı.[4] Antik Yunanlar pek çok boğa derisi katmanından oluşan ve bronzla güçlendirilmiş kalkanlar kullanırdı. Geç Helladik Dönem'de Yunan savaşçılar deriden yapılmış ve yaban domuzu dişi, fildişi ve bronzla güçlendirmiş miğferler takarlardı. Bunun yanı sıra tamamen bronzdan yapılmış miğferler de vardı. Bu dönemde kol ve bilekleri koruyan zırhların kullanımı pek yaygın olmasa da yapılan araştırmalarda bronzdan yapılmış ön kol zırhlarına rastlanmıştır.[7]:19-40

Örme zırh

Örme zırh demirden yapılan ilk zırh türüydü. İlk olarak MÖ 3. yüzyılda Helenistik dönemde ortaya çıktı ancak örme zırhın daha eskiye dayandığına ve Kelt kökenli olduğuna dair bulgular vardır. Daha sonraları Roma döneminde lorica hamata denilen zincir gömlekler yaygın olarak kullanılmaya başlandı.[4] Örme zırhın üretiminde demirden halkaların birbirine geçirilmesiyle koruyucu bir kumaş elde edilirdi. Bronzdan yapılan halkalar yeterince dayanıklı olduğu için kullanışlı değildi.[4]

Grotesk bir maske barındıran Maximilan türü zırh takımı.

Örme zırhın avantajı kesici saldırılara karşı dayanıklı ve aynı zamanda elastiki olmasıydı. Ancak bu zırh türü delici silahlara ve ezici vuruşlara karşı zayıftı. Halkaların cildi tahriş etmesini önlemek ve şok darbelerinin emilmesini sağlamak için aketon olarak bilinen takviyeli içlikler giyilirdi. Haçlı Seferleri sırasında havanın sıcak olmasından metal halkalar çok ısınırdı. Bunu önlemek için kolsuz cübbeler (surcoat) giyilirdi. Bu cübbelerin kalkanlar gibi armalarla süslenirdi.[2][3]:16

İngiltere'nin Normanlar tarafından fethi sırasında ağır silahlı atlı askerlerin, mesela şövalyeler, zırhları hauberk denilen zincir gömlek, helm denilen miğfer ve kalkandan oluşuyordu. Hauberk savaşçının dizine kadar inerdi. Baş ile boynu örten ve coif-de-mailles denilen bir zincir peçelikten ve dirseklere kadar inen yenlerden oluşurdu.[8]:49 Chausses denilen tozluklar bacakları korurdu.[3]:16

Levha zırh

Bronzdan imal edilen ilk zırhlar levha zırh sayılabilecek olsa da Roma döneminde levha zırh lorica segmentata ile geniş çapta üretilmeye başlandı.[4]

Bir uzunyaydan 3-4 kat daha güçlü olan kundaklı yayı kalkanlar ve örme zırh durdurmakta etkisizken levha zırhlar fazla zarar almadan kundaklı yay oklarını saptırabilmekteydi. Bundan ötürü Orta Çağ Avrupası'nda levha zırhlar yaygınlaşmaya başladı.[3]:16-17

Lorica squamata, Cricau Festivali, 2013.

İlk başta örme zırhın üzerine giyilen surcoat yatay sıralar halinde yerleştirilmiş ufak çelik levhalarla güçlendirildi. 15. yüzyılın ilk yarısında Milano'daki zırh ustaları gövde zırhını da içeren tam levha zırh takımları üretmeyi başardı. İlk gövde zırhları, göğüs ve sırt levhaları olarak iki kısımdan oluşurdu. Bunlar, hareket kabiliyetinin artması için, birbirine kayışlarla bağlanırdı.[3]:18

15. yüzyılda Almanya'da üretilen zırh unsurları keskin kenarlar ile ince uzun ve şık bir görünüme sahipti. Bu yüzden bu zırh türü "Gotik" zırh olarak adlandırılmıştır. 1500'lerden sonra zırhlardaki bütün şekiller Rönesans'ın etkisiyle daha yuvarlak bir görünüme büründü. Bu dönemde İmparator I. Maximilian ardından "Maximilian" zırhı olarak adlandırılan yivli levha zırhlar ortaya çıktı. Bu, bir yandan göz alıcı bir görünüme sahipken diğer yandan zırhın hem korumasını arttırdı hem de ağırlığını azaltırdı. Yivli levha zırhın dalgalı yapısı levhayı güçlendirirken onun daha ince üretilmesini sağlamıştır.[3]:20

Pullu zırh

Demir ve deri kullanılarak yapılmış Tibet işi lamelli zırh, muhtemelen 16 ile 17. yüzyıl arasına ait.

Pullu zırhlarda altın, demir, keten, bakır, bronz vb. pullar aşağıya bakacak şekilde, üst üste çakışır ve genellikle dokuma kumaş veya deriden oluşan sürekli astar üzerine yerleştirilir. Bu zırh tipinin ilk defa Mısırlılar ve Asurlular tarafından kullanıldığı tespit edilmiştir. Daha sonra sırayla İskitler, Sarmatlar tarafından ve Orta Asya bozkırları ile Çin arasındaki bölgede kullanılmıştır. Roma döneminde yarı sabit pullu zırhlar kullanılmıştır. Bunlarda pullardan yapılan bütün yapı metal bağlarla birbirine bağlanır, astar veya bağlama için tekstil ürünleri veya ipler kullanılmazdı. Bu zırh Romalılar tarafından lorica squamata olarak bilinirdi ve pulların esnek olmayışından ve bu yüzden askerlerin hareket kabiliyetlerini kısıtlamasından 2. yüzyılın ortaları itibarıyla kullanımı azalmıştır.[9]:11-12

Lamelli zırh

Pullu zırhın aksine lamelli zırhlar yukarı doğru, üst üste çakışır ve bunların genellikle ipsi malzemelerden oluşan aralıklı astarı vardır.[9]:11

Lamelli zırhın Geç Antikite'de Orta Asya'dan Avrupa'ya gelmiş olduğu düşünülse de 1967'de H. Robinson Russel lamelli zırhın ilk bulgularının Batı'da bulduğunu gözlemledi ve lamelli zırhın Geç Antikite'de Uzak Doğu'ya ulaşmasıyla birlikte bu gözlemi çürütecek bir araştırma ortaya konmadı. Ancak lamelli ve pullu gibi parçalı zırhların birden fazla bölgeden birbirinden bağımsız olarak icat edilmiş olması da mümkündür.[9]:7

Sasani dönemi bir katafraktın tarihi canlandırması. At baştan aşağı pullu zırhla kaplanmıştır. Binici örme zincir zırh ve türban miğfer giymektedir.

Hayvan zırh takımı

MÖ 4 ve 5. yüzyıllardan beri atların kafasını boynunu ve göğsünü koruyacak zırhlar kullanılmıştır. Persler, Grekler, Araplar, Türkler ve Memlükler gibi pek çok millet atlarına zırh giydirmiştir. Bizanslar tarafından kullanılan katafrakt adındaki süvariler atlarının alınlarını ve göğüslerini demir zırhlarla kaplarlardı ki katafrakt sözcüğünün kendisi Yunanca "zırh" anlamına gelmektedir.[4] Orta Çağ şövalyeleri de atlarını levha zırhlarla korurdular. At zırhı; alın zırhı, göğüs zırhı, sağrı zırhı, karınlık, boyunluk gibi parçalardan oluşurdu.

Koruyucu işlevsellik

Ateşli silahlar dışında zırhlar dört çeşit saldırıya karşı korur: keskin darbeler, kör darbeler, kesişler, saplamalar.[9]:15 Zırhlar bu tür saldırılardan gelen gelen etkileri saptırma veya emme özelliğine sahiptir.[2]

Kısmı esnekliklerinden dolayı pullu veya lamelli gibi ufak parçalardan oluşan levha zırhlar ok, cirit gibi hafif fırlatılabilir cisimlere karşı daha etkilidir. Bu kısmi esneklikleri sayesinde fırlatılan cismin enerjisini emebilir veya dağıtabilirler. Benzer şekilde gürz gibi kör darbeli silahların da ufak parçalardan oluşan levha zırhlara karşı verimliliği daha azdır. Ancak balta gibi silahlardan gelen keskin darbeler zırhın bütünlüğünü tehlikeye düşürebilir. Lamelli ve pullu zırhlar kesişlere karşı dayanıklıdır. Lamelleri birbirine bağlayan kayışları keserek zırhın bütünlüğünü bozma ihtimali kesilmesi gereken kayışların fazlalığından düşüktür. Ufak parçalardan oluşan levha zırhlar yukarıdan gelen saplama darbelerinde karşı dirençli olsa da pullu zırhta alttan yapılan saplamalar pulların arasından kayıp zırhın arkasındaki astara erişip onu delebileceği için risk oluşturmaktadır.[9]:15-16

Galeri

Kaynakça

  1. ^ "zırh". Nişanyan Sözlük. 2 Aralık 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mart 2021. 
  2. ^ a b c d e f "armour | History, Types, Definition, & Facts". Encyclopedia Britannica (İngilizce). 5 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mart 2021. 
  3. ^ a b c d e f g Helmut, Nickel; Pyhrr, Stuart W.; Tarassuk, Leonid (1982). "The Art of Chivalry: European Arms and Armor from The Metropolitan Museum of Art". www.metmuseum.org. 15 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mart 2021. 
  4. ^ a b c d e f "military technology | Definition, History, Advances, & Weapons". Encyclopedia Britannica (İngilizce). 23 Haziran 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mart 2021. 
  5. ^ a b c "Helmet | armour". Encyclopedia Britannica (İngilizce). 5 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mart 2021. 
  6. ^ "Cuirass | armour". Encyclopedia Britannica (İngilizce). 8 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Mart 2021. 
  7. ^ D'amato, R.; Salimbeti, A. (2011). Bronze Age Greek Warrior 1600-1100 BC (İngilizce). Osprey Publishing. 
  8. ^ Kelly, Francis M.; Schwabe, Randolph (1931). A Short History of Costume & Armour (İngilizce). Benjamin Blom. 
  9. ^ a b c d e Dawson, Timothy (2013). Armour Never Wearies: Scale and Lamellar Armour in the West From the Bronze Age to the Nineteenth Century (İngilizce). The History Press. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kevlar</span>

Kevlar, çok hafif karbon kökenli çok sağlam liflerden oluşan bir malzemedir. DuPont firması tarafından 1965 yılında icat edilmiş, patentlenmiş ticari bir markadır. Kevlar günümüzde zırh, sağlam halat yapımı, yanmayan koruyucu giysi yapımında kullanılmaktadır. Kevlar çok yüksek çekme gerilimine dayanabilen liflerden oluşan ipliksi bir yapıdır. Dokunabilir, kumaş hâline getirilebilir, kesilebilir ve dikilebilir. Özellikle çelik yelek, miğfer, paraşüt ipi, yol bisikleti lastiklerinde, fiber veya data kabloları için ek sağlamlık sağlayan halat veya gemileri bağlamak için kullanılan hafif halatlar ve kompozit yapılar ile oluşturulan levha, boru veya özel taşıtların gövde veya kanat yapılarının yapımında kullanılmaktadır. "Aynı ağırlıktaki çelikten 5 kat daha sağlamdır" sloganı ile pazarlanmaktadır.

Demir Çağı, demirin çeşitli alet ve silah yapımında esas malzeme olarak kullanıldığı bir arkeolojik devirdir.

<span class="mw-page-title-main">Tarih öncesi savaş</span>

Tarih öncesi savaş, yazının bulunmasından ve devletler gibi büyük sosyal yapıların kurulmasından önceki çağlarda yapılan savaşlardır. Tarihî savaşlar Sümerlerde Bronz Çağı'ndaki profesyonel ordularla birlikte başlar. Bazı topluluklarda ise daha sonraki dönemlerde dahi tarih öncesi savaş varolmaya devam etmiştir.

Orta Çağ'da savaş, genellikle Orta Çağ Avrupası'nda kullanılan savaş tarzını anlatmak için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Şövalye</span>

Şövalye Orta Çağ Avrupa'sında seçkin ve profesyonel bir süvari sınıfı. Şövalyelik günümüzde, bazı ülkelerde önemli bir hizmet nedeniyle verilen bir unvana dönüşmüştür ve geleneksel olarak devam ettirilmektedir. Avrupa dillerinin çoğunda şövalye için kullanılan chevalier, caballero, cavaliere ve Ritter gibi sözcüklerse genel olarak atlar ve binicilik ile ilişkilidir.

<span class="mw-page-title-main">Sipahi</span> askeri sınıf

Sipahi, Osmanlı ordusunun ağır süvari sınıfı askeri. Tımar sahibi olan tımarlı sipahiler ve Kapıkulu Ocağı'na bağlı kapıkulu sipahileri olmak üzere ikiye ayrılır. "

<span class="mw-page-title-main">Süvari</span> At sırtında savaşan birlikler

Süvari, tekil bir atlı asker veya bu atlı askerlerin oluşturduğu birlikleri kapsayan askerî sınıf. Geçmişte daha çok ani baskınlarda ve vurucu saldırılarda kullanılırdı. Sözcüğün kökeni Farsça سوار suvâr = at kelimesinden gelir.

<span class="mw-page-title-main">Savaşan Devletler Çağı</span>

Muharip Devletler Dönemi veya Savaşan Devletler Dönemi İlk çağ Çin târihinde MÖ 5. yüzyıla Çin İmparatorluğu'nun kuruluşuna kadar geçen zamâna verilen addır. Sözde İlkbahar ve Sonbahar Dönemi sonrasında başlayan ve MÖ 256'da ortadan kalkan Doğu Zhou Hânedanlığı döneminin ikinci bölümü oluşturan dönem olarak görülür. İlkbahar ve Sonbahar Dönemi'nde olduğu gibi bu dönemde de kral, göstermelik yönetici olmaktan ileri gidememiş, gücü kalmamıştı.

<span class="mw-page-title-main">Miğfer</span>

Miğfer veya tolga, savaş için tasarlanmış özel bir kask türüdür. Savaş koşullarında başı mermi, darbe, patlamalardan ve Şarapnellerden korur. Gelişmiş modellerinde kulaklık ve mikrofon gibi teçhizatlar bulunabilir. Kurşun geçirmez yelek ve vücut zırhı ile beraber bir savaş üniforması oluşturur. Çoğu miğfer kurşunlara karşı tam bir koruma sağlayamamaktadır. Kurşun, bazı miğferleri delemesede, kişi sarsıntıdan ve itme kuvvetinden dolayı ölebilir.

Orta Dünya savaş aletleri J. R. R. Tolkien'in Orta Dünya evreninden Hobbit, Yüzüklerin Efendisi ve Silmarillion'da bahsettiği silahları ve zırhları içerir.

<span class="mw-page-title-main">Scutum</span>

Scutum Latince "kalkan". Zaman içerisinde Antik Roma lejyonerleri tarafından savunma ve saldırı amaçlı kullanılan dikdörtgen, dışa doğru bombeli bir forma sahip vücut kalkanını tanımlamak için kullanılmaya başlanmıştır. Kalkanın kavisli şekli, taşıyan lejyonere mükemmel bir koruma sağlamaktaydı.

<span class="mw-page-title-main">Plaka zırh</span>

Plaka zırh veya levha zırh, demir veya çelikten dövülen, tarihî bir kişisel zırh çeşidi. Roma dönemindeki lorica segmentata gibi erken dönem örnekleri bulunsa da; bütün plaka zırh, Avrupa'da Geç Dönem Orta Çağ zamanı, özellikle 13. yüzyıldan beri zincir zırh üzerine giyilen levha ceketler sonucu, Yüz Yıl Savaşı bağlamında gelişmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Zincir zırh</span> Zırh biçimi

Zincir zırh ya da örme zırh, küçük metal halkaların birbirine bağlanarak örgü şekli verilmesiyle oluşmuş bir çeşit zırhtır.

Bir squire, Orta Çağ'ın başından itibaren bir şövalyenin kalkan veya kılıç taşıyıcısıydı.

<span class="mw-page-title-main">Zincir peçelik</span>

Zincir peçelik, kafayı örten bir zırh türüdür. Bir zincir peçelik, boğazı, boynu ve omuzların üst kısmını kaplayacak şekilde uzanan esnek bir örme zırhtı ve Orta Çağ Avrupalı savaşçıları arasında popülerdi.

<span class="mw-page-title-main">Orta Çağ Avrupa zırhının unsurları</span>

Bu tablo, Batı dünyasında Orta Çağ'dan Yeni Çağ'a kadar giyilen çeşitli vücut zırhı parçalarını tanımlar, çoğunlukla levha olsa da bazı örme zincir zırhları da içermektedir. Tablo zırhların koruduğu vücut bölümü ve kabaca kullanıldığı tarihine göre düzenlenmiştir. Sabitleme parçalarını, kargı ya da sorguç yuvası gibi eklentileri veya teçhizatın üzerine giyilen armalı cüppe ya da yelekleri tanımlamak için uğraşılmamıştır.

<i>Sabaton</i>

Sabaton ya da solleret, genellikle şövalye ve soyluların ayaklarını korumak için kullandıkları bir zırh parçası.

<span class="mw-page-title-main">Hippika gymnasia</span> Kaya Ailesi (Elazığ-palu)

Hippika gymnasia, Roma İmparatorluğu süvarileri tarafından hem becerilerini geliştirmek hem de uzmanlıklarını sergilemek için gerçekleştirilen ritüel turnuvalardı. Bu turnuvalar kalelerin dışında bulunan geçit töreni alanlarında yapılırlardı. Turnuvalar ; süvarilerin manevra yapmalarını, cirit ve mızrak gibi silahları kullanmalarını içeriyorlardı. Biniciler ve binekleri, klasik mitolojiden görüntülerle süslenmiş, özellikle teşhir amacıyla yapılmış son derece ayrıntılı zırhlar ve miğferler giyiyorlardı. Bu tür turnuvalar; binicilerin becerilerini geliştirmek, birlik ruhu oluşturmaya yardımcı olmak, ileri gelenleri ve fethedilen halkları etkilemek gibi çeşitli amaçlara hizmet etti.

<span class="mw-page-title-main">Miken uygarlığı askeriyesi</span>

Geç Tunç Çağı'nda Miken uygarlığı'ının askeri yapısı, gün ışığına çıkarılan sayısız silah ve Yunan Linear B kayıtlarında yer alan çağdaş sanatta savaşçı ve savaş tasvirlerinde görülmektedir. Mikenliler, askeriye ve lojistiğin doğrudan saray merkezlerinden denetlendiği bir altyapının geliştirilmesine önem verdi. Bu durum daha sonraki Antik Yunan geleneğine ve özellikle Miken dönemi savaşçı kahramanların doğasına odaklanan Homeros'un destanlarına ilham verdi.

<span class="mw-page-title-main">Japon zırhı</span>

Japon zırhı, Japonya'da özellikle samuraylar ve askerler tarafından kullanılan zırh türüdür. Bilim adamları, Japon zırhının ilk olarak 4. yüzyılda mezarlarda zırh ve temel miğferlerin keşfiyle ortaya çıktığı konusunda hemfikirdir. Kore üzerinden Çin'den geldikleri düşünülmektedir. Heian döneminde, benzersiz Japon samuray zırhı ō-yoroi ve dō-maru ortaya çıktı. Japon zırhı, dō olarak bilinen samuraylar tarafından giyilen, deri kayışlar ve hava koşullarına dayanıklı cila kullanılarak daha tanıdık vücut zırhı stiline dönüştü. Deri veya demir pullar da samuray zırhlarını inşa etmek için kullanıldı, deri ve nihayetinde bu zırhların bireysel pullarını birleştirmek için ipek dantel kullanıldı. 16. yüzyılda Japonya, Nanban ticareti olarak bilinecek olan dönemde Avrupa ile ticarete başladı. Bu, fitilli tüfeklerin ilk kez ithal edilişiydi ve yurtiçinde seri üretime geçtiğinden, samurayların daha hafif ve daha koruyucu zırhlara ihtiyacı vardı. Sonuç olarak, modern zırh anlamına gelen tosei-gusoku adı verilen yeni bir zırh tarzı ortaya çıktı. Edo döneminde ise samuraylar statülerinin bir sembolü olarak hem plaka hem de katmanlı zırh kullanmaya devam etti.