İçeriğe atla

Vipeholm deneyleri

Artık ortaokul olan Vipeholm hastanesinin ana binası

Vipeholm deneyleri veya Vipeholm Çalışmaları ( İsveççe : Vipeholmsexperimenten ), İsveç'in Lund kentindeki zeka geriliğine sahip olanlara yönelik Vipeholm Hastanesi'ndeki hastaların,  dişinin çürümesini tetiklemek için "ekstra yapışkan şekerleme" de dahil olmak üzere büyük miktarlarda tatlılarla beslendiği bir dizi insan deneyiydi. Deneyler, karbonhidratların çürük oluşumunu etkileyip etkilemediğini belirlemek amacıyla hem şeker endüstrisi hem de diş hekimleri topluluğu tarafından desteklenmekteydi.

Deneyler diş sağlığı hakkında kapsamlı bilgi sağlamış ve şeker alımını diş çürükleriyle ilişkilendirmek için yeterli deneysel veriyle sonuçlanmıştır.[1] Ancak günümüzde, bu yapılan deneyde engelli insanlara yönelik tıp etiğinin birçok ilkesini bilinçli olarak ihlal edildiği bilinmektedir.[2][3]

Tarihi

İsveç Ulusal Dişhekimliği Servisi 1938 yılında kuruldu.[4] Diş sağlığının durumu o zamanlar iyi araştırılmamıştı ve çürükler yaygındı. Yüksek şekerli diyetlerin diş çürümesine neden olduğundan kuşkulanılıyordu, ama bilimsel bir kanıt yoktu. 1945 yılında Sağlık Kurulu konuyla ilgili bir çalışma başlattı ve bu çalışma daha sonra Vipeholm deneylerine dönüşecekti.[5]

Vipeholm, İsveç'in "ciddi zihinsel ve gelişimsel engelleri" olan insanlara yönelik en büyük tesisiydi [6] ve İsveç'te insanlar üzerinde yapılan en büyük deneyin yeri olacak şekilde seçilmişti.[7] Başlangıçta Vipeholm çalışanları da deneyin bir parçası oldu.[8]

1945 yılında hükümet onaylı vitamin denemeleri olarak başlayan süreç, 1947 yılında hükümetin bilgisi dışında değiştirildi. Tıp Kuruluna danışan araştırmacılar, vitaminlerin yerine şeker koymaya kanaat getirdiler.[8]

1947'den 1949'a kadar bir grup hasta, diş çürümesine yol açmak üzere tasarlanmış tam ölçekli bir deneyde denek olarak kullanıldı. Bu kişilere şekerleme ve çikolata da dahil olmak üzere bol miktarda tatlı yedirildi.[9]

Şeker deneyi iki yıl boyunca sürmüştür. 1949'da deneyler yeniden gözden geçirilerek karbonhidrat açısından daha "normal" bir diyet test edildi. O zamana kadar, deneydeki 660 kişiden yaklaşık ellisinin dişleri tamamen deney sonucu zarar görmüştü.[8] Bununla birlikte, araştırmacılar bilimsel açıdan bakıldığında deneyin başarılı olduğunu düşünüyorlardı.[2]

Çalışmanın uygulamalı sonuçlarından biri, çocukların dişleri için haftada bir kez tatlı yemelerinin, haftanın büyük bir bölümüne yayılmış daha az miktarda tatlı yemelerine kıyasla daha iyi olduğu tavsiyesiydi. Bu uygulama İsveç toplumuna yerleşti ve bugün hala birçok ebeveyn çocuklarının sadece Cumartesi günleri tatlı yemesine izin vermektedir.[10]

Gecikmeli sonuçlar

Şekerleme sektörü deneyleri para ve şekerleme bağışlarıyla finanse etti.[11][12] Deneyler şeker alımı ile diş çürükleri arasında açık bir bağlantı olduğunu gösterdiği için endüstri sonuçlardan memnun olmadı ve araştırmacılar çalışmanın yayımlanmasını engellediler. Çalışma nihayet 1953 yılında kamuoyuna açıklandığında, sonuçların neden daha önce yayınlanmadığı konusunda kamuoyunda büyük tartışmalar yaşanmıştır.[12]

Bilim insanları endüstri tarafından satın alınmakla suçlandı. Bununla birlikte, o dönemde deneylerin etik olup olmadığı konusunda kamuoyunda herhangi bir tartışma yaşanmamıştır. Dişhekimliği mesleğindeki modern tutumlar çok farklıdır: Vipeholm çalışmasının bir katılımcısı olan Bo Krasse, "Bugün bir araştırma etik kurulunun Vipeholm Çalışması gibi bir projeyi kabul etmeyeceği açıktır" diye yazmıştır. "Çalışmanın gerekliliği biz dişhekimleri için açıktı" diye açıklayan Krasse, İsveç Parlamentosu'nun ve ardından haber medyasının 1953 gibi erken bir tarihte çalışmanın etiğini tartışmaya açtığını belirtmektedir.[2]

Açıklamalar

1990'lara kadar Vipeholm deneylerinin etik yönleriyle ilgili çalışmalar ortaya çıkmamıştır.[13] 2000 yılında İsveç engelliler kamu denetçisi, çalışmanın "aşırılıklarının" sonuçlarla gerekçelendirilmediğini bildirmiştir.[14]

Linköping Üniversitesi'nde tarihçi ve doktora öğrencisi olan Elin Bommenel, 2006 yılında yayınlanan tezinde Vipeholm deneyleri üzerine kapsamlı bir çalışma yapmıştır.[15] Vipeholm'daki deneysel döneme ait orijinal belgelere erişim sağlayan ilk araştırmacı olmuştur. Araştırması, bilim insanlarının kendilerini araştırma ve hasta bakımı gibi farklı hedefler arasında nasıl sıkışmış bulduklarını ve hem siyasi hem de ekonomik çıkarların muazzam baskısı altında olduklarını anlatmaktadır.[16]

Kaynakça

  1. ^ Gustafsson, BE; Quensel, CE; Lanke, LS; Lundqvist, C; Grahnen, H; Bonow, BE; Krasse, B (1954). "The Vipeholm dental caries study; the effect of different levels of carbohydrate intake on caries activity in 436 individuals observed for five years". Acta Odontologica Scandinavica. 11 (3–4): 232-64. doi:10.3109/00016355308993925. PMID 13196991. 
  2. ^ a b c Krasse, Bo (September 2009). "The Vipeholm Dental Caries Study: Recollections and Reflections 50 Years Later". Journal of Dental Research. 80 (9): 1785-1788. doi:10.1177/00220345010800090201. ISSN 0022-0345. PMID 11926233. 
  3. ^ Ismail, Amid I.; Hasson, Hana; Sohn, Woosung (October 2001). "Dental Caries in the Second Millennium". Journal of Dental Education. 65 (10): 953-959. doi:10.1002/j.0022-0337.2001.65.10.tb03469.x. ISSN 0022-0337. PMID 11699996. 
  4. ^ Nordenram, Ake; Astrand, Per; Nord, Per-Gunnar; Paulin, Gunnar; Feldmann, Hartmut (1 Ocak 2005). "[Surgical treatment of diseases in the oral cavity and jaws]". Svensk Medicinhistorisk Tidskrift. 9 (1): 155-162. ISSN 1402-9871. PMID 17153182. 23 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2024. 
  5. ^ Manley, Maxwell Christopher Graham; Lane, H. L.; Doshi, M. (9 Ağustos 2021). "Dental disadvantage for people with disability: a potential solution for a problematic area of care". Disability & Society. 36 (7): 1197-1202. doi:10.1080/09687599.2021.1927672. ISSN 0968-7599. 
  6. ^ "The Swedish cavity experiments: How dentists rotted the teeth of the mentally handicapped to study candy's effect". 19 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2024. 
  7. ^ Höjer, J. Axel; Maunsrach, Arvid Bernhard (1 Ocak 1953). "Purposes and Organisation". Acta Odontologica Scandinavica. 11 (3–4): 195-206. doi:10.3109/00016355308993923. ISSN 0001-6357. 
  8. ^ a b c Seeman, Mary V. (1 Aralık 2006). "Starvation in Psychiatric Institutions in Sweden". International Journal of Mental Health. 35 (4): 81-87. doi:10.2753/IMH0020-7411350409. ISSN 0020-7411. 
  9. ^ Sockerförsöket. Kariesexperimenten 1943–1960 på Vipeholms sjukhus för sinnesslöa (Doktorsavhandling (monografi) tez). Arkiv. 2006. 12 Ağustos 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Şubat 2024. 
  10. ^ Lundqvist, Ida. "Vipeholmsexperimenten - P3 Dokumentär". sverigesradio.se (İsveççe). 7 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Ağustos 2021. 
  11. ^ Krasse, Bo (April 1989). "Why was the Vipeholm Study done and why have this symposium?". European Journal of Oral Sciences. 97 (2): 99-102. doi:10.1111/j.1600-0722.1989.tb01436.x. ISSN 0909-8836. PMID 2704980. 
  12. ^ a b Bommenel, Elin (31 Mart 2006). "Sugar experiments at Vipeholm". Expertsvar (İngilizce). 23 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 23 Mart 2023. 
  13. ^ Petersson B (1993). The mentally retarded as research subjects. A research ethics study of the Vipeholm investigations of 1945-1955. In: Studies in Research Ethics. No. 3. Hallberg M, editor. Göteborg: Centre for Research Ethics, pp. 1-32.[]
  14. ^ Lööw, L (2000). "Ombudsman of the disabled: The excesses in Vipeholm are not worthy the result". Läkartidningen. 97 (6): 616, 619. PMID 10707490. 
  15. ^ Sugar experiments of mental patients 17 Eylül 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Innovations Report 2006-03-31
  16. ^ Three short lectures on Vipeholm Hospital in Lund 14 Mart 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Dr. Elin Bommenel talks about her research

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Diş fırçalama</span>

Diş fırçalama, diş macunu ile donatılmış bir diş fırçası ile dişleri fırçalama eylemidir. Diş fırçalama ile birlikte diş arası temizliği de faydalı olabilir ve bu iki faaliyet birlikte ağız hijyeninin ana unsurlarından biri olan diş temizliğinin birincil yoludur. Diş fırçalama için önerilen süre iki dakikadır.

<span class="mw-page-title-main">İnsan dişi</span> besinleri parçalamak için kullanılan insanların ağzındaki kalsifiye beyazımsı yapı

İnsan dişi, besinleri yutmaya ve sindirmeye hazırlık aşamasında keserek ve ezerek besinlerin mekanik olarak yıkımında görev yapar. İnsanlarda, her birinin belirli bir işlevinin olduğu kesici diş, köpek dişi, küçük azı dişi ve azı dişi olmak üzere dört tip diş vardır. Kesici dişler besini keser, köpek dişleri besini koparır ve küçük azı ve azı dişleri besini ezer. Dişlerin kökleri maksilla ya da mandibula içerisine yerleşmiş ve diş eti ile kaplanmıştır. Dişler yoğunluğu ve sertliği farklı çeşitli dokulardan yapılmıştır.

İnsan deneyleri, insanlar üzerinde uygulanan tıbbî deneyleri içerir. Tıbbî araştırmalar'ın önemli bir parçasıdır ve birçok insan tıbbi tedavi için muayenehane denemeleri'ne gönüllü olmaktadır. Bazı insanlar ayrıca basit medikal bilim ve biyoloji için de gönüllü olmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tıp etiği</span> Hekimlik uygulamalarına ilişkin ahlaki ilkeler sistemi

Tıp etiği, tıbbın ve sağlık alanındaki bilimsel ve pratik çalışmaların etik yönden değerlendirilmesi ve ahlaki ikilemlere bir çözüm bulunmasını hedefleyen disiplindir. Genel konusu insan yaşamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Diş minesi</span>

Diş minesi vücudun en sert ve en yoğun mineralleşmiş maddesidir; dentin sement ve pulpa ile beraber dişi oluşturan dört ana dokudan biridir. Normal olarak dişin görünür dental kısmıdır ve ve mutlaka alttan dentin ile desteklenmelidir. Minenin yüzde doksanaltısı mineralden geri kalanı ise su ve organik maddeden oluşur. Minenin normal rengi açık sarıdan grimsi beyaza kadar çeşitlilik gösterir. Minenin altında dentin bulunmayan dişin uç kısımlarında renk bazen hafif bir mavi tona dönebilir. Mine yarısaydam olduğu için, dentinin rengi ve mine altındaki herhangi bir dolgu maddesi bir dişin fiziksel görünümünü güçlü bir şekilde etkiler. Mine dişin yüzeyinde farklı kalınlıklarda bulunur ve en kalın olarak tüberkül denilen tepe çıkıntılarında 2.5 mm; en ince olarak ise klinik açıdan mine-sement sınırında bulunur. Minenin temel minerali bir kristalize kalsiyum fosfat olan hidroksiapatittir. Minedeki minerallerin büyük çoğunluğu yalnızca gücü açısından değil kırılganlık açısından da değerlendirilmektedir. Diş minesi, Mohs sertlik skalası açısından 5 ile değerlendirildiğinden insan vücundaki en sert maddedir. Dentin, 3-4 sertlik derecesi ile, daha az mineralize ve daha az kırılgan olarak, mineyi desteklemektedir ve sağlamlık için gereklidir. Dentin ve kemiğin tersine, mine kollajen içermez. Bunun yerine amelogenin ve enomelin adında iki benzersiz protein içermektedir. Bu proteinlerin işlevleri tamamen anlaşılmamış olsa da bunların diğer işlevlerinin yanı sıra, bir iskelet desteği gibi işlev görerek minenin gelişimine yardım ettikleri düşünülmektedir.

Diş taşı ya da tartar, dişlerin çevresinde biriken gıda artıklarının uzun süre kalması sonucu oluşan sert, mineralize yapılardır. Yetişkinlerin yaklaşık %90'ında diş taşı mevcuttur. İnsanlar dışındaki diğer hayvanlarda da tartar varlığı tespit edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Meyan</span>

Meyan, yaklaşık 120–150 cm'e kadar boylanabilen, Baklagiller ailesinden çok yıllık bir çalımsı bitkidir. Anavatanı Rusya ve Çin'dir.

<span class="mw-page-title-main">Periodontitis</span> dişe bağlı hastalık

Piyore olarak da bilinen periodontitis, periodonsiyumu, yani dişi destekleyen ve çevreleyen dokuları etkileyen bir dizi iltihabi hastalıktır. Periodontitis diş çevresi ilerleyici alveol kemik kaybını içerir, eğer tedavi edilmezse, dişin sallanmasına ve ardından dişin kaybına neden olur. Periodontitis, dişin yüzeyine tutunan ve orada büyüyen mikroorganizmalara karşı oluşan aşırı agresif bağışık yanıtla ortaya çıkar. Tanısı, dişin etrafındaki yumuşak diş eti dokularının bir sond ile muayene edilmesiyle ve hastanın röntgeni üzerinde diş çevresi kemik kaybının değerlendirilmesiyle konur. Periodontitis tedavisinde uzmanlaşmış kişiler periodontologlardır; alanları periodontoloji olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Streptococcus mutans</span>

Streptococcus mutans çoğunlukla insan ağız boşluğunda bulunan gram-pozitif, fakültatif anaerobik bir bakteridir ve diş çürüğünün oluşumunda önemli bir etkendir. Mikroorganizma ilk kez 1924'te Clarke tarafından tanımlanmıştır.

Helsinki Bildirgesi, Dünya Tabipler Birliği (WMA) tarafından ilk olarak 1964 yılında tıp topluluğu için geliştirilmiş insan deneyleriyle ilgili bir dizi etik ilkedir. İnsan araştırma etiği konusunda temel belge olarak kabul edilmektedir.

Erdem etiği, zihin, karakter ve dürüstlük duygusunu vurgulayan normatif etik teorilerdir. Erdem etiği ile ilgilenenler, eylemin sonuçlarına odaklanan erdemlerin ve diğer ilgili sorunların doğasını ve tanımını tartışırlar. Bunlar, erdemlerin nasıl elde edildiğini, çeşitli gerçek yaşam bağlamlarında nasıl uygulandıklarını ve evrensel bir insan doğasında mı yoksa çok sayıda kültürde mi kök salmış olduklarını içerir.

<span class="mw-page-title-main">Henry Sidgwick</span>

Henry Sidgwick İngiliz faydacı filozof ve ekonomist. 1883 yılından ölümüne kadar Cambridge Üniversitesi'ndeki Ahlaki Felsefe Profesörü olarak çalışmıştır ve en çok "The Methods of Ethics" adlı eseri ile tanınmıştır. Psişik Araştırmalar Derneği'nin kurucularından ve ilk başkanıydı ve Metafizik Derneği üyesiydi ve kadınların yükseköğrenimini destekledi. Ekonomi alanındaki çalışmaları da kalıcı bir etkiye sahipti.

<span class="mw-page-title-main">Alasdair MacIntyre</span>

Alasdair Chalmers MacIntyre, öncelikle ahlaki ve politik felsefeye katkısı ile tanınan, aynı zamanda felsefe ve teoloji tarihindeki çalışmaları ile tanınan İskoç filozof.

<span class="mw-page-title-main">Yapay zekâ etiği</span>

Yapay zekâ etiği, robotlara ve diğer yapay zekalı varlıklara özgü teknoloji etiğinin bir parçasıdır. Yapay zekalı varlıkları tasarlarken, inşa ederken, kullanırken ve onlara karşı davranırken insanların etik davranışları ile ilgili bir roboetiğe ve yapay ahlaki etkenlerin ahlaki davranışlarıyla ilgilenen makine etiği şeklinde ikiye ayrılabilir. Yapay genel zekâlara (YGZ) ilişkin olarak, tam etik aracı olan YGZ'lerin mevcut yasal ve sosyal çerçevelerle bütünleştirilmesine yönelik yaklaşımlar üzerinde ön çalışmalar yapılmıştır. Bu yaklaşımlar yasal konumlarının ve haklarının iki yönlü olarak ele alınmasına odaklanmıştır.

Ahlâki psikoloji ya da ahlâk psikolojisi hem felsefe hem de psikoloji alanlarını ortak bir zeminde inceleyen çalışma alanıdır. Tarihsel olarak, ahlaki psikoloji terimi, ahlaki gelişim çalışmasını ifade etmek için nispeten daha dar bir şekilde kullanılmıştır. Ahlaki psikoloji sonuç olarak etik, psikoloji ve zihin felsefesinin kesişimindeki çeşitli konulara daha geniş olarak değinmeye başlamıştır. Alanın bazı ana konuları ahlaki yargı, ahlaki akıl yürütme, ahlaki duyarlılık, ahlaki sorumluluk, ahlaki motivasyon, ahlaki kimlik, ahlaki eylem, ahlaki gelişim, ahlaki çeşitlilik, ahlaki temeller, ahlaki karakter, fedakarlık, psikolojik egoizm, ahlaki şans, ahlaki tahmin, ahlaki duygu, duygusal tahmin ve ahlaki anlaşmazlık olarak verilebilir.

Bu liste, insan dışındaki insansı maymun deneylerini yasaklayan ülkeler listesidir. Buradaki insan dışındaki insansı maymunlar terimi, Homo sapiens hariç üst ailenin (Hominoidea) tüm üyelerini ifade eder. Bu durumda yasaklama, genellikle olağan dışı senaryolar için istisnalar olmakla birlikte insan dışı primatlar üzerinde deneyleri yasaklayan resmi kararnamelerin yürürlüğe girmesine atıfta bulunur.

Herpes simpleks, herpes simpleks virüsünün neden olduğu bir enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyonlar, vücudun enfekte olan kısmına göre kategorize edilir. Oral uçuk, yüzü veya ağzı içerir. Genellikle uçuk veya gruplanmış küçük kabarcıklara neden olabilir veya sadece boğaz ağrısına neden olabilir. Genellikle basitçe herpes olarak bilinen genital herpes, minimal semptomlara sahip olabilir veya küçük ülserlerle sonuçlanan kabarcıklar oluşturabilir. Bunlar tipik olarak iki ila dört hafta içinde iyileşir. Kabarcıklar ortaya çıkmadan önce karıncalanma veya ağrılar oluşabilir. Herpes, aktif hastalık dönemleri arasında döngü yapar ve arada semptomsuz dönemler mevcuttur. İlk bölüm genellikle daha şiddetlidir ve ateş, kas ağrıları, şişmiş lenf düğümleri ve baş ağrıları ile ilişkilendirilebilir. Zamanla, aktif hastalık ataklarının sıklığı ve şiddeti azalır. Herpes simpleksin neden olduğu diğer bozukluklar şunları içerir: parmakları tuttuğunda herpetik dolama gözün herpes enfeksiyonu, beynin herpes enfeksiyonu ve yenidoğanı etkilediğinde yenidoğan herpes enfeksiyonu.

<span class="mw-page-title-main">Diş dolgusu</span>

Diş dolguları veya diş restorasyonu, çürük veya dış deliklerden kaynaklanan eksik diş yapısının işlevini, bütünlüğünü ve morfolojisini geri kazandırmak için kullanılan tedavilerdir. Protetik diş tedavisi, periodontoloji ve estetik diş hekimliği'nde uygulanır. Doğrudan ve dolaylı olmak üzere iki geniş tiptedirler ve ayrıca konum ve boyuta göre sınıflandırılırlar. Örneğin bir kök kanal dolgusu, diş pulpasının normalde bulunduğu boşluğu doldurmak için kullanılan restoratif bir tekniktir. Diş kaplama, inleyler ve onleyler, porselen diş, kuron, diş implantı, altın diş, diş köprüsü de diş dolgularına alternatif malzemelerdir.

Estetik diş hekimliği veya kozmetik diş hekimliği, estetik ve kozmetik yönümlü diş hekimliği dalıdır. Genellikle dişlerin ve diş etlerinin ve/veya ısırığın görünümünü iyileştiren herhangi bir diş tedavisine atıfta bulunmak için kullanılır. Diş temizliği, diş parlatma, diş beyazlatma, diş kaplama işlemleri, porselen diş, diş protezi, diş dolgusu, diş mücevheri, diş implantı ve braket ekleme estetik görevlerine dahildir. Öncelikle diş estetiğinde renk, pozisyon, şekil, boyut, uyum ve genel gülümseme görünümünde iyileştirmeye odaklanır. Pek çok diş hekimi, bu alandaki özel eğitim, uzmanlık ve deneyimlerine bakılmaksızın kendilerini "estetik diş hekimi" olarak adlandırır. Bu durum hastalar açısından yanıltıcı ve etik olmayan bir durum olarak nitelendirilmektedir. Amerikan Diş Hekimleri Birliği, estetik diş hekimliğini diş hekimliğinin resmi bir uzmanlık alanı olarak kabul etmemektedir. Ancak hala kendilerini estetik diş hekimi olarak tanıtan diş hekimleri mevcuttur.

Kök kanal tedavisi

Kanal tedavisi, endodonti'de enfeksiyonun ortadan kaldırılması ve dekontamine edilmiş dişin gelecekteki mikrobiyal istiladan korunması ile sonuçlanması amaçlanan, enfekte diş pulpası için uygulanan bir tedavidir. Kök kanalları ve bunlarla ilişkili pulpa odası, sinir dokusu, kan damarları ve diğer hücresel varlıkların doğal olarak yaşadığı bir diş içindeki fiziksel oyuklardır. Bu öğeler birlikte diş pulpasını oluşturur.