İçeriğe atla

Vibius Sequester

Vibius Sequester, MS 4./5. yüzyılda yaşamış Romalı bir yazar. Alfabetik bir Latince coğrafya sözlüğü kaleme almıştır.

Sadece bir yazıt[1] ile tasdik edilen ikinci adı artık kesin kabul edilen Vibius Sequester, De fluminibus fontibus lacubus nemoribus paludibus montibus gentibus per litteras başlıklı eseri ile tanınmaktadır. Bu eser başta Vergilius, Ovidius, Silius Italicus ve Lucan olmak üzere belirli şairlerin bahsettiği coğrafi isimlerin yer aldığı yedi alfabetik listeden oluşmaktadır. Günümüze 9. yüzyıla ait bir el yazması (Vat. Lat. 4929) aracılığıyla ulaşabilmiştir. Ancak görünüşe göre, Vibius Sequester kendi sözlüğünü oluşturmak için bu şairler hakkında scholialar kullanmıştır. Bu da eserin sadece daha eski olup günümüze ulaşamamış scholia materyali için bir kaynak olarak önemli olduğu anlamına gelmektedir.

Eserde geçen liste:

  1. Flumina (nehirler/su yolları)
  2. Fontea (kaynaklar ve pınarlar)
  3. Lacus (göller)
  4. Nemora (ormanlar)
  5. Paludes (bataklıklar)
  6. Montes (dağlar)
  7. Gentes (halklar)

Literatür

  • Kai Brodersen, Bernhard Zimmermann (Hrsg.): Personen der Antike. Verlag J.B. Metzler, Stuttgart / Weimar, S. 235.
  • François Lasserre: Vibius Sequester. In: Der Kleine Pauly (KlP). Band 5, Stuttgart 1975, Sp. 1251 f.

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Homeros</span>

Homeros Antik Çağ'da yaşamış İyonyalı ozan. Batı edebiyatının ilk büyük eserleri kabul edilen İlyada ve Odysseia destanlarının yazarı veya derleyicisi olduğu kabul edilmektedir. Smyrna (İzmir) bölgesinde yaşamış olduğu sanılmaktadır.

Türklerin Anadolu'ya geldikten sonra edebiyatları iki gruba ayrılmıştır. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen aydınların oluşturduğu "Yüksek Zümre Edebiyatı" ve İslam öncesinden gelen sözlü bir "Halk Edebiyatı". Anadolu'ya göç eden Türkler arasında aynı ayrım devam etti. Medrese eğitimi gören aydın kesim Arap ve Fars edebiyatlarının tesirini devam ettirirken, halk yine saz şairleri aracılığıyla halk edebiyatını devam ettirdi. Dolayısı ile Anadolu Türk Edebiyatı iki grupta incelenmektedir. Bu gruplardan biri halk edebiyatıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ansiklopedi</span> birçok bilginin sistematik ve çoğu zaman alfabetik bir sıra ile düzenlenmesinden elde edilen tarafsız bir başvuru kaynağı yayın olan bir referans çalışma türü

Ansiklopedi veya diğer adıyla bilgilik, birçok bilginin sistematik ve çoğu zaman alfabetik bir sıra ile düzenlenmesinden elde edilen tarafsız bir başvuru kaynağı yayın olan bir referans çalışma türü.

<span class="mw-page-title-main">Şair</span> şiir yazan ve yayımlayan kimse

Şair ya da ozan, şiir yazan veya söyleyen kimsedir. Şair kelimesi Arapçadan gelir; doğaüstü güçlere sahip, deli, kâhin gibi anlamlar da yüklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Katalog</span> düzenli bir ürün listesi içeren iş, sınıflandırılmış nesne listesi içeren kitap

Katalog, Yunanca κατάλογος, Latince catalogus sözcüğünden gelir. Belli bir sıraya göre hazırlanan listeye denir. Çeşitli konularda hazırlanabilirler. Daha çok kütüphane ve yayın hayatında kullanılırlar. Ticari manada kullanılan kataloglar da vardır.

<span class="mw-page-title-main">Codex Cumanicus</span> el yazması

Codex Cumanicus, Karadeniz’in kuzeyindeki Kıpçak Türkleri (Kumanlar), İtalyanlar ve Almanlar tarafından 14. yüzyılda derlenmiş iki bölümlük bir eserdir. Kumanlar arasında Hristiyanlığı yaymaya yönelik Katolik misyonerler tarafından “Codex Cumanicus” isminde Türk dilinde bir rehber ve ilmihal olarak geliştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Günlük</span>

Günlük ya da günce, bir kişinin yaşadıklarını, duygu ve izlenimlerini, tarih belirterek günü gününe anlatmasıyla oluşan edebî türdür. Günlükler her gün yazıldığı için çoğunlukla kısadır. Bu yazılar yazarın yaşamından izler taşır. Anı ile günlük çoğu zaman karıştırılmaktadır. Günlük adından anlaşılacağı üzere; yaşanırken, günü gününe yazılır. Anı ise aradan zaman geçtikten sonra yazılır.

Tezkire, sözcük anlamıyla "zikredilen, zikri geçen" anlamına gelen, Fars ve Türk edebiyatlarında kişilerin yaşamlarını, eserlerini ve edebi kişiliklerini anlatan eserlere verilen ortak addır. Tezkireler ilk kez İran edebiyatında ortaya çıkmıştır.

Mütercim Ahmed Âsım, 18. yüzyılın son dönemi ile 19. yüzyılın başlarında önemli bir ilim ve kültür merkezi olan Gaziantep'in kültür yaşamı içinde yetişmiş, bilim insanı, şair, yazar ve mütercimdir.

<span class="mw-page-title-main">Türk edebiyatı</span> Türkçe yazılmış edebî eserler

Türk edebiyatı, Türk yazını veya Türk literatürü; Türkçe olarak üretilmiş sözlü ve yazılı metinlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan edebiyatı</span>

Azerbaycan edebiyatı Azerbaycan dilinde yazılan edebiyatı veya Azerbaycanlı yazarların, şairlerin veya Azerbaycanlı muhacirlerin yazdığı edebiyatı ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Hâfız-ı Şirâzî</span> İranlı şair

Hâfız-ı Şirâzî, gerçek adıyla Hoca Şemseddin Muhammed, on dördüncü yüzyılda yaşamış İranlı şair.

Âşık, Anadolu, Güney Kafkasya ve İran'da sürdürülen, genellikle bağlama veya başka bir telli müzik aleti eşliğinde söylenen sözlü halk müziği geleneğini icra eden kişidir. Aşıklık geleneği, Türk kökenli ve Türkler arasında yaygın olan Anadolu, Ortadoğu ve Orta Asya'ya özgü bir halk şairliği türüdür. Türkçe "Ozan" kavramı ile de ifade edilir.

Yedi Ulu Ozan, Alevîlik'te söyledikleri deyişler ile Alevi inancını halka anlatan ve yaşadıkları dönemden bugüne Zakirler ve sözlü edebiyat ile mesajlar ulaştıran, biri hükümdar diğerleri halktan olan, birçoğunun Ehl-i Beyt soyundan geldiğine inanılan şair ve ozanlara denir. Alevi-Bektaşi çevrelerince Yedi Ulu Ozan olarak kabul edilen şairler genellikle 15. ile 17. yüzyıllar arasında yaşamıştır. Bu şairlerin arasında Seyyid Nesîmî, Hatâî, Fuzûlî, Yemînî, Pîr Sultan Abdal, Virânî ve Kul Himmet bulunmaktadır. Bu şairlerin eserleri ve şiirleri, Alevi-Bektaşi geleneğinin önemli bir parçası olarak kabul edilmiş ve geniş bir hayran kitlesi tarafından değer görmüştür. Alevi-Bektaşi geleneğine yön veren bu ozanlar, farklı dönemlerde yaşamalarına rağmen benzer üsluplar kullanmışlar ve dikkat çektikleri konu ve içeriklerde benzerlikler göstermişlerdir. Eserlerinin temelinde Alevilik öğretisinin bulunması, hem kendi dönemlerinde hem de sonraki nesillerde büyük etkiler yaratmalarına ve Alevi-Bektaşi geleneğine önemli katkılarda bulunmalarına neden olmuştur. Bu nedenle, bu ozanlar genellikle "Yedi Ulu Ozan" olarak nitelendirilmişlerdir. Bu ozanların ulu olarak nitelendirilmesinin başlıca nedenleri, yaşam felsefeleri, eserlerindeki konu birliği, Ali ve On İki İmam sevgileridir. Dolayısıyla, bu ozanlar sadece kendi dönemlerinde değil, aynı zamanda Alevi-Bektaşi inancının devamlılığını gösteren kanaat önderleri olarak da kabul edilmişlerdir. Yedi Ulu Ozan'dan üç isim, Nesîmî, Fuzûlî ve Hatâî, hem Türkiye'de hem de Azerbaycan'da büyük şairler olarak önemli bir yere sahiptirler.

<span class="mw-page-title-main">Âşık Çelebi</span> XVI.yyde Osmanlı sahasında yaşamış divan şairi

Âşık Çelebi, 16. yüzyıl şair, mütercim, yazar.

Ebuishakzade Mehmed Esad Efendi, bir Osmanlı şeyhülislamı, şair, besteciydi.

<span class="mw-page-title-main">Lichfield</span>

Lichfield, Birleşik Krallık'ta, İngiltere ülkesinde Batı İç bölgesinde Staffordshire kontluğuna bağlıdır ve bu kontluk içinde bir şehir mahallesi statülü, yetkileri çok sınırlı, ama "Lichfield Şehri Yerel İdaresi" adı taşıyan bir ikincil bir yerel idare statüsü bulunmaktadır. Lichfield Orta Çağ'dan kalma eski bir katedrali olması dolayısıyla ile şehir statüsü taşımaktadır. Lichfield Birleşik Krallık'ta şehir statüsünü taşıyan ama yerel idare olarak otonom olmadan bir üst kontluk tarafından idare edilen 7 şehirden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Fransız Rivierası</span>

Fransız Rivierası, Fransa'nın Akdeniz kıyısının bir bölümüne verilen addır. Türkçeye İngilizceden gelen French Riviera sözüyle bilinen bu kıyı, Fransızcadaki adını şair Stéphen Liégeard'ın 1887'de La Côte d’Azur adıyla yayınlanan bir kitabından almaktadır.

Tercüme-i Kenzü’l-İştihâ, İranlı şair Mevlânâ Ebû İshak Hallâcı Şirâzî’nin Kenzü’l-İştihâ adlı şiirindeki yemeklerle ilgili tâbirlerden oluşan bir sözlüktür. Ahmed Cavid tarafından yazılmıştır. Bu eserinin bizim için asıl önemi, eski İran mutfağı ile Türk mutfağı arasındaki bağlantıları göstermesinden çok kendi zamanına ait gözlemleridir. Günümüzde iki nüzhası Topkapı Sarayı Müzesi Yazma Eserler Kütüphanesindedir.(H.1186 ve E. H.1543)

Yeni Ahit'in el yazmalarını kalitelerine ve metin türüne göre sınıflandırmak amacıyla Kurt ve Barbara Aland Der Text des Neuen Testaments eserlerinde beş kategori önerdiler. Bilimde papirüslerin bu sınıflandırılması kabul edilir.