İçeriğe atla

Vazooklüsif kriz

Vazooklüsif kriz
UzmanlıkAnjiyoloji
Belirtilerakut, şiddetli ağrı
TanıVazooklüsif kriz tanısı koymak için özel bir test bulunmasa da diğer hastalıkları elemek amacıyla bazı testler yapılabilir. Bu krizi yaşayan kişiler genellikle hafif ya da şiddetli ağrılarla başvurur ve genellikle orak hücreli anemi geçmişleri vardır.
Ayırıcı tanıNöropatik ağrı, hiperaljezi, osteomiyelit

Vazooklüsif kriz, özellikle ergenlerde ve yetişkinlerde orak hücreli aneminin sık görülen ve ağrılı bir komplikasyonudur.[1][2] Bu, orak hücre krizinin bir türüdür. En çok Afrika, Hispanik ve Akdeniz kökenli kişilerde görülen orak hücreli anemi, orak şeklini almış alyuvarların kan damarlarını tıkamasıyla krize neden olur ve bu da dokularda iskemiye bağlı hasar oluşturur. En yaygın şikayet ağrı olup, tekrarlayan krizler geri dönüşü olmayan organ hasarına yol açabilir.[2] Bu krizlerin en ciddi formlarından biri, akciğer dokusundaki enfarktüs sonucu ortaya çıkan akut göğüs sendromudur ve hızlı bir şekilde ölümle neticelenebilir. Orak hücreli anemide görülen diğer vazooklüsif kriz türleri arasında daktilit, priapizm, karın ağrısı ve sarılık bulunur.

Tanı

Vazooklüsif kriz tanısı klinik bulgular, hemogram, beyaz kan hücresi ile trombosit sayısı, retikülosit sayısı ve karaciğer ile böbrek fonksiyonlarını içeren kapsamlı metabolik panel üzerinden konulur.[3] Tipik laboratuvar bulguları arasında hemoglobin düzeyinde ani düşüş, trombosit sayısında artış, retikülosit sayısında artış ve kan üre azotu düzeyinin yükselmesi yer alır.[4]

Tedavi

Akut vazooklüsif krizin tedavisinde güçlü ağrı kesiciler (opioidler),[5] normal salin ya da Ringer laktat ile sıvı tedavisi, semptom göstermese bile sıtmanın artemisinin kombinasyon tedavisi ile tedavisi ve özellikle akut göğüs sendromu için maske ile oksijen verilmesi yöntemleri kullanılır. Hiperbarik oksijenin de ağrı azalmasında etkili olduğu gösterilmiştir.[6]

Kaynakça

  1. ^ Stuart MJ, Nagel RL (2004). "Sickle-cell disease". Lancet. 364 (9442). ss. 1343-60. doi:10.1016/S0140-6736(04)17192-4. PMID 15474138. 
  2. ^ a b Lanzkron S, Carroll CP, Haywood C (October 2010). "The burden of emergency department use for sickle-cell disease: an analysis of the national emergency department sample database". Am. J. Hematol. 85 (10). ss. 797-9. doi:10.1002/ajh.21807. PMC 3431910 $2. PMID 20730795. 
  3. ^ YAWN, BARBARA P.; JOHN-SOWAH, JOYLENE (15 Aralık 2015). "Management of Sickle Cell Disease: Recommendations from the 2014 Expert Panel Report". American Family Physician. 12. 92 (12). ss. 1069-1076A. PMID 26760593. 28 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Eylül 2024. 
  4. ^ Rees, David C.; Gibson, John S. (28 Kasım 2011). "Biomarkers in sickle cell disease". British Journal of Haematology (İngilizce). 156 (4). ss. 433-445. doi:10.1111/j.1365-2141.2011.08961.xÖzgürce erişilebilir. PMID 22122125. 
  5. ^ Campos J, Lobo C, Queiroz AM, do Nascimento EM, Lima CB, Cardoso G, Ballas SK (July 2014). "Treatment of the acute sickle cell vaso-occlusive crisis in the Emergency Department: a Brazilian method of switching from intravenous to oral morphine". Eur. J. Haematol. 93 (1). ss. 34-40. doi:10.1111/ejh.12293Özgürce erişilebilir. PMID 24571671. 
  6. ^ Stirnemann J, Letellier E, Aras N, Borne M, Brinquin L, Fain O (June 2012). "Hyperbaric oxygen therapy for vaso-occlusive crises in nine patients with sickle-cell disease". Diving Hyperb Med. 42 (2). ss. 82-4. PMID 22828815. Archived from the original on 9 Temmuz 2014. Erişim tarihi: 6 Temmuz 2014. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kansızlık</span>

Anemi, yani halk arasında bilinen adıyla "kansızlık", toplam kırmızı kan hücresi/alyuvar/Eritrosit sayısının azalması veya eritrositlerin içindeki hemoglobin miktarının azalması veya her ikisinin birlikte olması sonucu oluşan bir hastalıktır. Anemi ismi Grekçe: ἀναιμία Grekçe: anaimia, ἀν- an-, "-sız" + αἷμα haima, "kan" kelimelerinden türetilmiştir. Eritrositlerin içinde bulunan hemoglobinin, oksijeni akciğerlerden kapiller arterlere taşıması nedeniyle anemi hücre, doku ve organlarda hipoksiye neden olabilir. Oksijenin hücre canlılığı için elzem olması nedeniyle eksikliği pek çok klinik sonuca neden olur.

<span class="mw-page-title-main">Aspirin</span> ağrı, ateş ve iltihaplanmayı azaltmak için kullanılan bir ilaç

Asetilsalisilik asit (ASA) olarak da bilinen aspirin, ağrı, ateş ve/veya inflamasyonu azaltmak için ve antitrombotik olarak kullanılan nonsteroid antiinflamatuar bir ilaçtır (NSAID). Aspirinin tedavi etmek için kullanıldığı spesifik inflamatuar durumlar arasında Kawasaki hastalığı, perikardit ve romatizmal ateş yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Gut</span>

Gut veya damla hastalığı,, ayırt edici özelliği tekrarlayan akut enflamatuvar artrit—kırmızı renkli, hassas, sıcak, eklem şişliği— olan bir tıbbi durumdur. En sık etkilenen bölge, ayak başparmağının tabanındaki tarak kemiği-parmak kemiği eklemidir. Bununla birlikte kireçlenme, böbrek taşı veya ürat nefropati şeklinde de var olabilir. Gutun sebebi kanda ürik asit düzeylerinin yükselmesidir. Ürik asit kristalleşir ve kristaller eklemlerde, tendonlarda ve çevre dokularda birikir.

<span class="mw-page-title-main">Anjina pektoris</span> Kalp kaslarında meydana gelen beslenme bozukluğuna bağlı göğüste ağrı ve huzursuzluk hissi

Anjina pektoris, genellikle kalp kasındaki iskemi veya koroner arter spazmı nedeniyle oluşan göğüste ağrı, sıkışma ve baskı hissi. Anjinanın ana sebebi olan koroner arter hastalığı, kardiyak arterlerin ateroskleroza uğramasından kaynaklanır. Anjina pektoris terimi Latince angina, Yunanca ἀγχόνη ankhonē (boğulma) ve Latince pectus (göğüs) kelimelerinden türemiştir. Böylece "göğüste boğumlanma, sıkışma hissi" olarak Türkçeye çevrilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Perikardit</span>

Perikardit, perikardın iltihaplanmasıdır. Semptomlar tipik olarak omuzlarda, boyunda veya sırtta da hissedilebilen ani başlayan keskin göğüs ağrısını içerir. Ağrı, tipik olarak otururken daha az şiddetli ve uzanırken veya derin nefes alırken daha şiddetlidir. Perikarditin diğer semptomları arasında ateş, halsizlik, kalp çarpıntısı ve nefes darlığı sayılabilir. Semptomların başlangıcı bazen ani olmaktan çok kademeli olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Gastroenterit</span> mide ve/veya ince bağırsak iltihabı ile karakterize tıbbi durum

Gastroenterit veya mide-bağırsak iltihabı (gastroenteritis), mide ("gastro"-) ve ince bağırsak’ı ("entero"-) içeren mide bağırsak kanalı’nın iltihabı ("-itis") ile karakterize olan ve ishal, kusma, karın ağrısı ile krampa sebep olan bir tıbbi durumdur. Mide iltihabından gastro, mide mikrobu ve mide virüsü olarak da bahsedilmiştir. Grip ile ilgisi olmamasına rağmen mide gribi ve gastrik grip olarak da adlandırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kalp krizi</span> Kalbin bir kısmına kan akışının kesilmesi

Kalp krizi, kalp enfarktüsü ya da akut miyokard enfarktüsü, kan akımının azalması veya durması sonucunda koroner arterlerden birinde meydana gelen enfarktüs ile karakterize edilir. Tipik belirtiler arasında, sıklıkla sol omuz, kol veya çeneye yayılan, göğüs kemiğinin arkasında (retrosternal) göğüs ağrısı veya rahatsızlığı bulunur. Bu ağrı, bazen mide yanması gibi algılanabilir.

<span class="mw-page-title-main">İnme</span> zayıf kan akışı nedeniyle beyin hücrelerinin bir bölgesinin ölümü

İnme, beyne giden zayıf kan akışının hücre ölümüne neden olduğu tıbbi bir durumdur. İnmenin iki ana türü vardır: kan akışının yetersizliğinden kaynaklanan iskemik ve kanamadan kaynaklanan hemorajik. Her ikisi de beynin bazı bölümlerinin düzgün çalışmamasına neden olur.

<span class="mw-page-title-main">Baş ağrısı</span> rahatsızlık

Baş ağrısı, başta ve bazen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrı. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen hemen tüm insanlar değişik nedenlerle baş ağrısından muzdarip olurlar.

<span class="mw-page-title-main">Kronik obstrüktif akciğer hastalığı</span> Uzun süreli zayıf hava akışını içeren akciğer hastalığı

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), akciğerlerdeki hava akımında görülen kronik ve yineleyen engellemelerin görüldüğü bir hastalık topluluğudur. Ana belirtileri nefes darlığı, öksürme ve balgam üretimidir. KOAH'nın dört ana tipi vardır: kronik bronşit, amfizem (emfizem), bronşiektazi ve bronşiyal astım. Solunum güçlüğü (dispne) ana bulgudur. Astımdaki solunum güçlüğü, hava kanallarının daralması; bronşiektazi ile emfizem ise akciğerin elastik yapısının bozulması sonucu ortaya çıkar.

<span class="mw-page-title-main">Endokrin hastalıkları</span>

Endokrin hastalıkları endokrin sisteme ait bozukluklarıdır. Endokrin bozukluklarla ilişkili tıp dalı endokrinoloji olarak bilinir.

<span class="mw-page-title-main">Akut bronşit</span> Sağlık durumu

Aynı zamanda, chest cold olarak da bilinen akut bronşit, akciğerlerin bronşlarının kısa süreli iltihaplanmasıdır. En sık görülen semptomu öksürüktür. Diğer semptomları arasında balgamlı öksürük, sibilan ral, dispne, ateş, göğüste rahatsızlık vardır. Enfeksiyon birkaç ila on gün arasında sürebilir. Öksürük, birkaç hafta boyunca devam edebilir ve toplam belirti süresi genellikle üç hafta civarındadır. Bazılarının altı haftaya kadar semptomları vardır.

<span class="mw-page-title-main">Safra kesesi iltihabı</span>

Kolesistit veya safra kesesi iltihabı, karnın sağ üst kısmında ağrı, mide bulantısı, kusma ve bazen yüksek ateş belirtlerine sahip olan ve safra kesesinin iltihaplanmasını tanımlayan durumdur. Bir ağrı türü olan biliyer kolik genellikle akut kolesistitten önce meydana gelir, ancak kolesistitte ağrı, tipik bir biliyer kolik atağına göre daha uzun sürer. Eğer uygun tedavi uygulanmazsa tekrarlayan kolesistit atakları sıkça görülebilir. Akut kolesistit komplikasyonları arasında pankreatit, ana safra kanalı taşları veya iltihabı bulunur. Safra kesesi alındıktan sonra sonuçlar genellikle iyidir. Tedavi olunmazsa kronik kolesistit ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">Karın ağrısı</span> mide ağrıları

Karın ağrısı, ciddi ve ciddi olmayan tıbbi durumlarla ilişkili olabilen bir semptomdur.

<span class="mw-page-title-main">Kronik böbrek hastalığı</span>

Kronik böbrek hastalığı, böbrek yapısında veya işlevinde 3 aydan uzun süreli anormalliklerin görüldüğü bir rahatsızlıktır.

<span class="mw-page-title-main">Göğüs ağrısı</span> semptom

Göğüs ağrısı, göğüste, tipik olarak göğsün ön tarafında ağrı veya rahatsızlıktır. Keskin, künt, baskı, ağırlık veya sıkma olarak tanımlanabilir. İlişkili semptomlar, mide bulantısı, terleme veya nefes darlığı ile birlikte omuz, kol, üst karın veya çenede ağrı olabilir. Kalple ilgili ve kalple ilgili olmayan ağrı olarak ikiye ayrılabilir. Kalbe yetersiz kan akışı nedeniyle oluşan ağrı, anjina pektoris olarak da adlandırılır. Diyabet hastaları veya yaşlılar daha az belirgin semptomlara sahip olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Harvey Akio Itano</span> Amerikalı biyokimyager (1920 – 2010)

Harvey Akio Itano, orak hücre anemisi ve diğer hastalıkların moleküler temeli üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Amerikalı bir biyokimyacıdır. Itano, Linus Pauling ile birlikte normal hemoglobin ile orak hücreli hemoglobin arasındaki farkı göstermek için elektroforezi kullanmıştır. 1949 tarihli "Orak Hücre Anemisi, Moleküler Bir Hastalık" hem moleküler tıpta hem de protein elektroforezinde bir dönüm noktasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Aort diseksiyonu</span> aortun en iç tabakasında yaralanma

Aort diseksiyonu (AD), aortun en iç tabakasındaki bir yaralanmanın kanın aort duvarının tabakaları arasında akmasına izin vermesi ve tabakaları birbirinden ayırmaya zorlanması durumunda oluşur. Çoğu durumda, bu durum aniden başlayan şiddetli göğüs veya sırt ağrısı ile ilişkilidir ve sıklıkla "yırtılma" karakterinde olarak tanımlanır. Kusma, terleme ve baş dönmesi de görülebilir. Kan akışının azalması, inme, alt ekstremite iskemisi veya bağırsak çürümesi gibi diğer organlarda hasara yol açabilir. Aort diseksiyonu, kalbe yetersiz kan akışı veya aortun tamamen yırtılması nedeniyle hızla ölüme yol açabilir.

<span class="mw-page-title-main">Akut koroner sendrom</span>

Akut koroner sendrom (AKS), koroner arterlerdeki azalmış kan akışı nedeniyle, kalp kasının bir kısmının düzgün çalışamaması veya ölmesi ile sonuçlanan bir sendromdur. En yaygın belirti, genellikle sol omuza veya çeneye yayılan, merkezi yerleşimli basınç tipi göğüs ağrısıdır ve genellikle bulantı ve terleme ile ilişkilidir. Akut koroner sendromu olan birçok kişi, özellikle kadınlar, yaşlılar ve diyabeti olanlar, göğüs ağrısı dışındaki belirtilerle başvurabilir.

Patognomonik terimi, tıpta belirli bir hastalığa özgü olan belirtileri ifade eder. Bir belirti patognomonik olarak tanımlanıyorsa, bu belirti yalnızca o hastalıkta görülür ve varlığı, hastalığın kesin olarak teşhis edilmesini sağlar. Bu terim, Yunanca πάθος patos (hastalık) ve γνώμων gnomon (gösterge) kelimelerinden türemiştir.