İçeriğe atla

Vatan yahut Silistre

Vatan yahut Silistre
Kitabın Osmanlıca baskısının ilk sayfası
YazarNamık Kemal
ÜlkeOsmanlı İmparatorluğu
DilOsmanlı Türkçesi
KonuVatan sevgisi
TürTiyatro
Yayım1872[1]
Eylül 1908 tarihli Resimli Kitab dergisinde Vatan piyesini izleyenler

Vatan yahut Silistre, Namık Kemal’in 1872’de kaleme aldığı dört perdelik tiyatro yapıtıdır.

Namık Kemal’in ilk tiyatro yapıtı olan eser, Türk edebiyatında romantik tiyatronun ilk tipik örneklerindendir.[2] Yazarın en fazla tartışma ve eleştiriye maruz kalmış piyesi budur ancak onun kişiliğinin sembolü olmuş ve adı ile birlikte anılmıştır. Eserin ilk sahnelenmesinden sonra izleyicilerin heyecana gelerek başlattıkları gösteri ve olaylar; yazarın tutuklanarak Mağusa'ya sürülmesine sebep olmuştur.

Oyun halkta vatanseverlik ve kahramanlık duygularını harekete geçirmeyi amaçlar. Konu, Kırım Savaşı'nda gönüllü olarak cepheye giden sevgilisinin ardından savaş alanında onunla beraber bulunmak ve onunla aynı kaderi paylaşmak için asker kıyafetine girip Silistre Savunması'na katılan genç bir kızla sevdiği genç adamın aşkı etrafında gelişir. Namık Kemal, eserdeki olayı 1828 Türk-Rus harbinden alıp 1853 Kırım savaşındaki Silistre muhasarasına uyguladığını bildirmiştir.[3] İlk perdede mekân Manastır, diğer perdelerde ise Silistre’dir.[2]

Eserin gerçek adı “Vatan”dır. Eser yayınlandıktan sonra uygulanan yasaklar ve sansür nedeniyle “Silistre” adı ile oynanmış ve yayınlanmıştır. Daha sonra da “Vatan yahut Silistre” adı ile yaygınlaşmış ve bu isimle kabul görmüştür.[4]

Namık Kemal'in Gelibolu'ya devlet memuriyetine gitmeden evvel yazdığı Vatan yahut Silistre, sağlığında sahnelenişini gördüğü tek oyundur. Eser, defalarca sahnelenerek geniş halk kitlelerine ulaşmıştır. İlk temsili 1 Nisan 1873 tarihinde Gedikpaşa Tiyatrosu'nda Güllü Agop kumpanyası tarafından yapılmıştı. İlk temsilden sonra yazar ve arkadaşları oyun bahane edilerek tutuklanıp sürgüne gönderilseler de Vatan Yahut Silistre sahnelenmeye devam etmiştir. Ebüzziya Tevfik, “Süleyman Nazif Bey’e” başlığıyla yazdığı 21 Mayıs 1908 tarihli bir mektubunda eserin İstanbul'da sahneye konduğu ilk iki ay zarfında 47 defa oynandığını; daha sonra İzmir ve Selanik gibi şehirlerde de olmak üzere 3 yıl zarfında 500 defa sahnelendiğini belirtir.[5]

Eserin doğurduğu ilgi dolayısıyla, başka yazarlarda tiyatro eseri kaleme alma hevesini uyandırmıştır.[] Piyes, konusundaki basitliğe rağmen çok sevilmiş, Avrupa'da ilgi uyandırmış, ilk temsilinin üzerinden üç yıl bile geçmeden Rusçaya, daha sonra da başka dillere tercüme edilmiştir.[]

Konu

Olaylar 1853 yılında Osmanlı Devleti ve Rusya arasında başlayan Kırım Savaşı'nda gönüllü olarak orduya katılan İslam Bey ile onun peşinden Silistre’ye giden Zekiye adlı genç kızın aşkı etrafında gelişir. Silistre Kalesi, 15 Mayıs 1854’te Rus ordusu tarafından kuşatılmıştır. İmparatorluğun her yerinden gelen gönüllüler kaleyi savunmaktadır. Zekiye, erkek giysileri giyip Adem ismi ile gönüllülerin arasına karışır. İslam Bey yaralandığında ona bakar. İslam Bey, yaralı olmasına rağmen yanında Zekiye ile birlikte düşman cephanesini ateşlemeye gider. Kuşatma, haftalar boyu süren yoğun saldırılardan sonra imparatorluğun farklı coğrafyalarından gelen vatansever askerlerin kahramanca direnişi sayesinde kaldırılır. Döndüklerinde kuşatmanın kaldırıldığını gören Zekiye ile İslam Bey bu mutluluk içinde yapılan düğünle evlenir.

İlk sahnelenişi ve yazarının sürgün edilmesi

1872-1873 mevsiminde oynanmak üzere yazılan eser, kitap halinde dizilmiş ve Ebüzziya Tevfik’in çıkardığı Sirac gazetesinin bir eki olarak basılmıştır.[6] Namık Kemal 31 Mart 1873 pazartesi günü İbret gazetesinde çıkan "Tiyatro" başlıklı yazısında, “Vatan yahut Silistre'yi bitirdiğini ve önümüzdeki Salı akşamı sahneye konacağını" haber vermişti.[6]

1 Nisan 1873 tarihinde sahnelenen eser, izleyenleri çok etkilemiş; halk coşkun tezahüratlarda bulunmuştur. Temsilden sonra Namık Kemal’i görmek ve tebrik edebilmek için tiyatrodan harekete geçen bir kafile Galatasaray’da gazetenin idarehanesine dayanıp; Namık Kemal’e şükran ve tebriklerini sundukları bir mesaj bıraktılar. Bir gün sonraki İbret temsilde yaşananları anlatan yazılarla çıktı.[3] Genel istek üzerine oyun, 3 Nisan gecesi tekrar sahnelendi ve aynı durum, ikinci temsilde de yaşandı [6]Yaşasın vatan!", "Yaşasın millet!"', "Yaşasın Namık Kemal!" "Allah bizlerin muradını versin, biz muradımızı isteriz" şeklinde bağrışlar oldu.[2][6] Oyunun içinde de yer yer geçen “murad” kelimesi padişah Abdülaziz’in yerine veliaht Murad Efendi’nin tahta geçirilmesi dileği olarak algılanmıştır.[2]

Piyes sahnelendikten sonra yayımladığı hükûmet ve sarayı kızdıracak nitelikte yazılar nedeniyle İbret gazetesi 5 Nisan günü sürekli olarak kapatıldı. İbret’in yanı sıra Sirac da kapatıldı. Namık Kemal ve arkadaşları ertesi gün bu piyes ve yapılan nümayişler bahane edilerek tutuklandı. 9 Nisan’da Sultan Abdülaziz’in onları muzır neşriyat ve harekette bulunmakla suçlayan fermanı sonucu mahkemeye çıkmadan sürgün yerlerine gönderildiler.[3] Namık Kemal ile birlikte tutuklanan ve sürgün cezasına çarptırılan diğer kişiler Menâpirzâde Nuri Bey, Ebuzziya Tevfik, Bereketzâde İsmail Hakkı ve Ahmed Midhat’tır.

Güllü Agop’un Tiyatro-yi Osmânî kumpanyası ise hiçbir ceza almadı; piyes, Namık Kemal sürgün edildikten sonra da sahnelenmeye devam etti; hatta sarayda Abdülaziz’in huzurunda iki kere temsil edildi.[6] Eserin çeşitli baskılarının yapılmasına müdahale edilmedi.[3]

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "Ömer Çakır, Tanzimat Sonrası Trük Edebiyatının Kaynaklarından Biri olarak Harpler 11: Kırım Harbi (1853-1856), Turkish Studies, Cilt 4, Sayı 1-2, Yıl:2009" (PDF). 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 15 Aralık 2014. 
  2. ^ a b c d "Alev Sınar Çılgın, Vatan Yahut Silistre'de Vatan Kavramı, Uludağ Üniveresitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, Yıl:6, Sayı: 9, 2005" (PDF). 10 Ekim 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Aralık 2014. 
  3. ^ a b c d "Ömer Faruk Akün, Namık Kemal (1840-1888), İslam Ansiklopedisi" (PDF). 27 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 15 Aralık 2014. 
  4. ^ BEK, Kemal (Hazırlayan): Namık Kemal, Vatan yahut Silistre; İstanbul: Bordo-Siyah Klasik Yayınları, 2004; sf:19.
  5. ^ "Tevfik Sütçü, Namık Kemal'in Vatan Yahut Slistre'sinin Tesirinde Bir Eser: "Tuna Yahut Zafer", Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, Cilt 32, Yıl: 2004". 15 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Aralık 2014. 
  6. ^ a b c d e "İhsan Safi, Namık Kemal hakkında saraya verilmiş üç jurnal, Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 4, Sayı 2, Yıl:2006" (PDF). 15 Aralık 2014 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Aralık 2014. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İbrahim Şinâsî</span> Türk gazeteci, yazar ve şair

İbrahim Şinasi Efendi, Türk gazeteci, yayımcı, şair ve oyun yazarı.

<i>Şair Evlenmesi</i> Şinâsînin 1860 yılında Tercüman-ı Ahvâlde tefrika edilen ardından kitap olarak basılan töre komedisi tarzında tek perdelik piyesi

Şair Evlenmesi, İbrahim Şinâsî'nin 1860 yılında Tercüman-ı Ahvâl'de tefrika edilen ardından kitap olarak basılan töre komedisi tarzında tek perdelik piyestir.

<span class="mw-page-title-main">Güllü Agop</span> Osmanlı tiyatrocu (1830-1898)

Agop Vartovyan, Osmanlı dönemi tiyatro oyuncusu ve yönetmeni ve Türk tiyatrosunun kurucularındandır.

Mustafa Nihat Özön,, Türk edebiyat tarihçisi, yazar, eğitmen ve çevirmen.

<span class="mw-page-title-main">Ziya Paşa</span> Osmanlı Türkü şair, mütefekkir ve devlet adamı

Ziya Paşa doğum adıyla Abdülhamid Ziyâeddin, Tanzimat devri devlet ve fikir adamı, gazeteci ve şairdir. Osmanlı İmparatorluğu'nda 19. yüzyılın en önemli devlet adamlarından birisidir ve Tanzimat edebiyatının en fazla eser veren yazarlarındandır. Şinasi ve Namık Kemal ile birlikte “Batılılaşma” kavramını ilk defa ortaya atan Osmanlı aydınları arasında yer alır.

Tanzimat edebiyatı, Tanzimat döneminin kültürel ve siyasi hareketlerinin sonucu olarak ortaya çıkmış edebiyat akımı. 3 Kasım 1839'da Mustafa Reşid Paşa tarafından ilan edilen Gülhane Hattı Hümayunu da denilen yenileşme beratının yürürlüğe konmuş olmasından doğmuştur. Bu olay daha sonraları Tanzimat Fermanı olarak adlandırılacak, gerek siyasi alanda gerek edebî ve gerekse toplumsal hayatta batıya yönelmenin resmi bir belgesi sayılacaktır. Şinasi ile Agah Efendi'nin birlikte çıkarmış olduğu Tercüman-ı Ahval bu edebiyatın başlangıcı olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Namık Kemal</span> Osmanlı yazar ve gazeteci

Namık Kemal, Türk milliyetçiliğine esin kaynağı olmuş, Genç Osmanlı hareketine bağlı yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.

<span class="mw-page-title-main">Ebüzziya Tevfik Bey</span> yazar, gazeteci

Ebüzziya Mehmet Tevfik Bey, Türk gazeteci, yazar, yayıncı, hattat.

<span class="mw-page-title-main">Ahmed Midhat</span> Osmanlı yazar, gazeteci ve çevirmen

Ahmed Midhat, Türk yazar, gazeteci ve yayıncı. Tanzimat dönemi yazarlarındandır. Türk edebiyatının gerçek anlamda ilk popüler yazarıdır. 1870'te Devir (Çağ) adıyla bir gazete çıkardı ancak ilk sayıda kapandı. Çok kısa zaman sonra Bedir adıyla çıktı. 1878'de çıkarmaya başladığı ve yayın hayatını 1921'e kadar sürdürmüş olan Tercüman-ı Hakikat gazetesi Osmanlı basın tarihinin en uzun ömürlü ve etkili yayınlarından biri olmuştur. Kabri Fatih Camii içinde II. Mehmed'in türbesinin de bulunduğu ayrı kısımdadır.

<i>İntibah</i> 1876da basılmış Namık Kemal romanı

İntibah ya da diğer adıyla Sergüzeşt-i Ali Bey, Namık Kemal'in, Gazimağusa'da sürgündeyken yazdığı, ilk kez 1876'da yayımlanan bir romanı. Romanda iyi yetişmiş Ali Bey'in, uygunsuz bir kadın olan Mahpeyker'e aşık olması ve bu aşkın Ali Bey'e maddi ve manevi olarak yıkım şeklinde sonuçlanması anlatılır. Ali Bey olayın farkına varana kadar iş işten çoktan geçmiştir.

Millî Osmanlı Tiyatrosu, Millî Heveskaran Sahnesi ya da Sahne-i Millîye-i Osmaniye olarak da bilinir. II. Meşrutiyet döneminde kurulan çok sayıda amatör tiyatro topluluklarından biri olan Millî Osmanlı Tiyatrosu'nun kurucusu Reşat Rıdvan'dır. Dönemin önemli oyuncularını bünyesinde toplayan bu tiyatro elde ettiği geliriyle hayır işlerine harcamalar yapmıştır. Yöneticileri arasında Benliyan Efendi ve Vefik Bey gibi isimler de olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Refik Ahmet Nuri Sekizinci</span> Türk tiyatro yazarı, gazeteci, oyuncu, dramaturg

Refik Ahmet Nuri Sekizinci veya İbn-ür Refik Ahmet Nuri Sekizinci, Osmanlı tiyatro oyuncusu, oyun yazarı, bürokrat ve 12. Fenerbahçe SK başkanıdır. En sevdiği oyunu "Sekizinci" olduğu için sonradan soyadı olarak almıştır. Edebiyat dünyasında daha çok uyarlamalarıyla tanınmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Yeranuhi Karakaşyan</span> Osmanlı Ermenisi tiyatro oyuncusu

Yeranuhi Karakaşyan, Osmanlı Ermenisi tiyatro oyuncusu.

Celalettin Harzem Şah, Namık Kemal'in kaleme aldığı 15 perdelik tarihi tiyatro oyunu.

Yusuf Paşazâde (Menâpirzâde) Nuri Bey, Reji Komiseri Nuri Bey, Gürcü asıllı Osmanlı siyasetçi, müzisyen.

<i>Vatan ve Namık Kemal</i> (film, 1969) 1969 filmi

Vatan ve Namık Kemal, 1969 yapımı bir Duygu Sağıroğlu filmi.

<span class="mw-page-title-main">Namık Kemal Zindanı ve Müzesi</span>

Namık Kemal Zindanı ve Müzesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Gazimağusa ilçesinde yer alan bir müzedir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı İmparatorluğu'nda sahne sanatları</span> Osmanlı Devleti bünyesindeki tiyatro, sinema, müzik, dans, opera, gölge oyunu gibi sahnede icra edilen sanat türlerinin genel adı

Osmanlı'da sahne sanatları, Osmanlı Devleti bünyesindeki tiyatro, sinema, müzik, dans, opera, gölge oyunu gibi sahnede icra edilen sanat türlerinin genel adıdır. 18. yüzyıla kadar kukla, meddahlık, Karagöz ve Hacivat ve ortaoyunu gibi geleneksel Türk tiyatrosu olarak adlandırılan sahne sanatları egemendir. 18. yüzyılda başlayan batılılaşma çabaları ile çağdaş anlamdaki tiyatro, opera ve daha sonra sinema sergilenmeye başlanmıştır.

Milli Kurum Türk Tiyatrosu, Üsküp’te Türkçe oyunlar sergileyen, 1950’de kurulmuş profesyonel tiyatro topluluğu.