İçeriğe atla

Vani Sit Alanı

Koordinatlar: 42°05′06″K 42°30′14″D / 42.08500°K 42.50389°D / 42.08500; 42.50389
Vani Arkeolojik Sit Alanı
ვანის ნაქალაქარი
Vani. Antik yerleşimin kalıntıları
Harita
Genel bilgiler
TürArkeolojik
KonumVani, Vani Belediyesi
İmereti, Gürcistan
Koordinatlar42°05′06″K 42°30′14″D / 42.08500°K 42.50389°D / 42.08500; 42.50389

Vani Sit Alanı (Gürcüce: ვანის ნაქალაქარი, anlamı, "harabe Vani kenti"), Batı Gürcistan'ın İmereti bölgesindeki Vani kentinde, bir tepenin üzerinde konumlanmış çok katmanlı arkeolojik sittir. Klasik dünyada "Kolhis" olarak bilinen antik bölgenin iç kesimlerinde konumlanmıştır. Antik Kolhis'teki yerler içerisinde en fazla araştırmanın yapıldığı alandır. Ayrıca Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir.[1]

Bölgede bulunan, tahkimat ve tapınağın kalıntıları, yerel olarak üretilen ve ithal edilen Yunan çanak çömlekler ve sofistike yerel altın işlerinin kalıntıları, Vani'nin, MÖ 1. yüzyılın ortalarından 8. yüzyıla kadar canlı kalmış bir kentsel yerleşim olduğunu göstermektedir. Eserler, günümüzde Vani Arkeoloji Müzesi ve Tiflis'teki Simon Canaşia Müzesi'nde sergilenmektedir. Birbiriyle çelişen iki iddia olmakla beraber, Vani'nin antik dönemde kullanılan ismi bilinmemektedir: bölgeyi Büyük Plinius "Surium" olarak tanımlarken, Strabon "Leucothea" olarak tanımlamaktadır.

Konumu

Yaklaşık 8,5 hektarlık alçak teraslı üçgen tepe "Ahvlediani Gora"'da konumlanmış olan Vani bölgesi, modern kentin batı eteklerinde, iki taraftan da dağ geçitler ile çevrilidir.[2] Antik Çağda Yunan kolonilerinin ele geçirmek istediği, merkezi Doğu Karadeniz sahili boyunca uzanan Kolhis'teki, Vani'nin eteklerinde, neredeyse üçgen şekilli bir sulak alan bulunmaktadır.[3] Sit alanı, eski ticaret yollarının kesiştiği bir noktada bulunmakta, bitişiğindeki ovaya hakim bir konumda yer almaktadır.[2]

Arkeolojik çalışmalar

Vani'deki tek tük arkeolojik buluntular, ilk kez Fransız akademisyen Marie-Félicité Brosset tarafından 1851'de bildirilmiştir. Bunu, 1870'lerde Gürcü basınının yayımladığı notlar dizisi takip etmiştir. 1889'da yapılan ön arkeolojik araştırmalara Alexander Stoyanov başkanlık etmiştir. Daha büyük ölçekli araştırmalar, Ekvtime Takaişvili başkanlığında 1896 yılında ve 1901 ile 1903 yılları arasında yapılmıştır. 1936'da daha fazla keşif yapılmış, ardından 1947'den 1962'ye kadar Nino Hoştaria başkanlığında daha sistematik, ancak düzensiz kazılar yapılmıştır. 1966'da, Arkeoloji Merkezi keşifleri kapsamında düzenli olarak tekrar başlayan kazılar, 2002'deki ölümüne kadar Otar Lordkipanidze tarafından yürütülmüş, ardından keşiflerin başına Darecan Kaçarava geçmiştir.[4]

Özellikleri

Vani'den Helenistik bir bronz gövde. Tarihi belirsiz.

Vani, Kolhis'in denizden uzak bölgelerinde en çok kazı çalışması yapılan alandır. Sit alanı, Antik Roma ve daha spesifik olarak kıyı şeridindeki Yunan sömürgeleştirmesinin yaşandığı dönemde, bölgede yaşanan gelişmeleri gösteren en iyi kanıtları sunar. Vani bölgesinde, MÖ 8. yüzyıldan MÖ 1. yüzyılın ortalarına kadar dört evre tanımlanmıştır.[5]

Birinci ve ikinci evreler

Vani'nin tarihi ile ilgili bulunan en eski bulgular, alanın o dönemde küçük bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Yapılar, Kolhis'in diğer yerlerinde olduğu gibi kütükten yapılmış kulübelerden oluşmaktaydı.[5] Birinci evreye tarihlenen katmanlarda (M.Ö. 800-600), hasır izleri görülen pişirilmiş harç mahsullerinin parçaları, çömlekten yapılmış teker ve çeşitli hayvanların siyaha boyanmış ve iyi pişirilmiş cilalı terakota heykelcikleri bulunmaktadır.[6] O dönemde, Lordkipanidze, Vani'nin gelişmekte olan bir tarikat merkezi olduğunu ve çevresindeki yerleşimler üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu düşünmekteydi.[7]

İkinci evrede (c. MÖ 600 - MÖ 350) Vani'nin servetinde somut bir artış oldu; yerel olarak üretilen toprak işi depolama kavanozları, zengin gömme ve mezarlar, hem Yunan, hem de Yakın Doğu kültürlerindeki altın işlerine benzeyen yerel üretim altın işleri ve bulunmuş en eski örneği 6. yüzyılın başlarına tarihlenmiş Çiot kadehi olan, ithal edilmiş Yunan çömlekleri ortaya çıkarılmıştır.[8] Vani'de yaşayan topluluğun, ülkedeki tabakalı sosyal hiyerarşiye egemen olan yerel soylular olduğu düşünülmektedir.[9][10]

Üçüncü evre

Vani'deki üçüncü evrede (c. MÖ 350 - MÖ 250),[11] kullanılan malzeme kültüründe belirgin değişiklikler görülmüştür. Tepenin üzerindeki başlıca sığınak yakılıp yok edilmiş, ayin hendekleri işlevini yitirmiştir; surlarla çevrelenmiş taş binalar ortaya çıkmıştır. Ayrıca, antik dönemde "İberya" olarak Doğu Gürcistan'da yaygın olan geleneksel Kolhis çanak çömleklerinin (özellikle aydınlık zeminde kırmızı gözüken armut şekilli sürahilerin) şekli değişmiştir. Buna ek olarak altın işlerinde Yunan etkisi daha belirgin hale gelmiştir. Depolama kavanozlarıyla gömme yaygınlaşmıştır.[12] Bölgede bulunan önemli eserlerden biri, MÖ 4. yüzyıldan kalma mühür yüzüğüdür. Yüzükte, Yunan harfleriyle "Dedatos" yazmaktadır.[13] Dedatos, muhtemelen yerel bir yöneticiydi.[14] Lordkipanidze, bu değişikliklerin bir kısmının, İberya’dan kabilelerin bölgeye yayılmasıyla olmuş olabileceğini varsaymaktadır. İberya'da, o dönemde kentleşme, devlet oluşumu ve genişleme yaşanmıştır.[15][13]

Dördüncü evre

Vani'deki dördüncü evre MÖ 250 ve MÖ 47 yılları arasında yaşanmıştır.[14] Bu dönem, Kolhis'in merkezindeki göreceli gerileme dönemiydi: zengin mezarlar ve pek çok yerleşim yeri ortadan kaybolmuştur. Vani bölgesi,[16] kuleleri ve taş temelin üzerine kerpiçten inşa edilmiş sağlam şekilde korunan kapısıyla, güçlü bir savunma duvarı işlevi görmekteydi.[14] Yaklaşık MÖ 150 yılında, Vani'de ortaya çıkarılan mühürlü Rodos amforası, şehrin çoğunluğunun yok edildiğini göstermektedir. MÖ 2. yüzyılın sonlarında, binalar yenilenmiştir: kalıntıların bir kısmı sistematik olarak tesviye edilmiş ve yeni binalar inşa edilmiştir. Tepenin kuzey kesimi kapı ve savunma yapılarından, alt teras ise büyük bir tapınak kompleksinden oluşmaktadır.[17] Şehirdeki büyük binalar, Korint düzeni ile dekore edilmiş ve aslan başı oluklarla süslenmiştir. Bronzdan yapılmış Helenistik heykeller, Yunan kültürünün etkilerini göstermektedir.[18] Lordkipanidze'ye göre, Vani, antik Anadolu'daki tapınak topluluklarına benzeyen bir sığınak şehirdir;[14] David Braund, Vani'deki birçok binanın işleviyle ilgili kanıt bulunmadığını ve binaların yanlış şekilde tanımlandıklarını savunmaktadır.[19]

Yıkımı

MÖ 1. yüzyılın ortalarında, Vani'deki antik kent saldırıya uğradı ve yıkıldı. Mozaik zemine sahip sığınak kapısında, kademeli sunakta ve tepenin orta terasındaki yuvarlak tapınakta çatışma ve yangının izleri görülmektedir: duvarlar temelinden yıkılmış, taşlar yanmış, çini ve kerpiçler pişmiş ve kirişler kömürleşmiştir.[20] Şehrin yıkımından kimin sorumlu olduğu bilinmemekle beraber, bu kişilerden biri olması kuvvetle muhtemeldir: MÖ 65'te Kafkasya'nın iç bölgelerine ilk Roma saldırısını yapan Pompey, MÖ 49'da Kolhis ve Pontus'u fethetmeyi deneyen II. Farnakis ve MÖ 47 yılında Jül Sezar tarafından Farnakis'in halefisi olarak atanan Pergamonlu Mithridatis.[18] Lordkipanidze'ye göre, aralarında birkaç yıl olan iki farklı yıkım katmanı görülebilmektedir: Lordkipanidze, bunlardan birini Farnakis'in işgaline, diğerini ise Mithridatis'in işgaline dayandırmaktadır.[21]

Vani hiçbir zaman geçmişteki ihtişamına kavuşamadı. Roma ve Orta Çağ döneminden kalan eserler bölük pörçüktür. Örnek olarak, MS 200 yılından kalma, bronz lahitteki soyulmuş mezar, bir Orta Çağ kilisesinin kalıntıları, tepe fırını ve bir savaşçının mezarı verilebilir.[20]

Antik adı

Vani'de ortaya çıkarılan antik kentin adı bilinmemektedir. İki hipotez öne sürülmüştür. Nino Hoştaria tarafından öne sürülen iddiaya göre, MS 1. yüzyıl yazarı Romalı Büyük Plinius'un "Surium" olarak bahsettiği Kolhis kenti aslında Vani'dir. Batlamyus da Surium'dan bahsetmiştir. “Ravenna Cosmography” adlı eserde, Kolhis'in kalbinde "Surtum" adlı bir yerleşim yeri bulunur. Surtum, Rhodopolis ve Sarapanis köyleri arasında, kabaca Vani'ye karşılık gelen yerde konumlanmıştır. Souris kelimesi ayrıca Vani'de bulunmuş bir bronz yazıtta da görülmektedir.[22]

Otar Lordkipanidze'nin önerdiği alternatif bir hipotezde, Vani, Strabon'un, Pontuslu II. Farnakis ve daha sonra Pergamumlu Mithridatis tarafından yağmalandığını bildirdiği Kolhis'teki Leucothea tapınağının bulunduğu yer olarak belirtilmektedir. Bu görüşe karşı çıkanlar, Strabon'a göre tapınağın, Kolhis, İberya ve Ermenistan ortak sınırına yakın olduğunu belirtir; bu konum Vani'ye uymamaktadır.[23]

Atıflar

  1. ^ "List of Immovable Cultural Monuments" (PDF) (Gürcüce). National Agency for Cultural Heritage Preservation of Georgia. 12 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 25 Temmuz 2019. 
  2. ^ a b Lordkipanidze 1991, s. 155.
  3. ^ Braund 1994, s. 123.
  4. ^ "The former city-site of Vani" [Vani site] (İngilizce). Georgian National Museum. 12 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Ağustos 2019. 
  5. ^ a b Braund 1994, s. 127.
  6. ^ Lordkipanidze 1991, ss. 156-157.
  7. ^ Lordkipanidze 1991, ss. 159-160.
  8. ^ Lordkipanidze 1991, ss. 161-166.
  9. ^ Braund 1994, ss. 128-129.
  10. ^ Lordkipanidze 1991, ss. 173-174.
  11. ^ Lordkipanidze 1991, s. 177.
  12. ^ Braund 1994, ss. 135-136.
  13. ^ a b Braund 1994, s. 136.
  14. ^ a b c d Lordkipanidze 1991, s. 184.
  15. ^ Lordkipanidze 1991, s. 183.
  16. ^ Braund 1994, s. 144.
  17. ^ Lordkipanidze 1991, ss. 186-187.
  18. ^ a b Braund 1994, s. 147.
  19. ^ Braund 1994, s. 146.
  20. ^ a b Lordkipanidze 1991, s. 195.
  21. ^ Lordkipanidze 1991, s. 194.
  22. ^ Braund 1994, s. 148.
  23. ^ Braund 1994, ss. 148-149.

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Pontus</span> Karadenizin güney kıyısında, günümüz Türkiyesinin Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan bir bölge

Pontus Karadeniz'in güney kıyısında, günümüz Türkiye'sinin Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yer alan bir bölgedir. Bu ad bölgenin kıyıları ve iç kesimlerinde yer alan dağlar için, Arkaik Dönem itibarıyla burayı kolonileştiren Grekler tarafından Karadeniz'in Grekçe ismi olan: Πόντος Εὔξεινος, Pontos Eukseinos 'dan türetilerek verilmiştir. Daha sonra Eshilos'un Persler eseri ve Herodot'un Herodot Tarihi eseri dönemlerinde sadeleşerek Pontos adı kullanılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Lazika</span>

Lazika ya da Egrisi, ayrıca Laz İmparatorluğu olarak da bilinir, Karadeniz'in güneydoğu kıyısında tarihsel bölge. Latince'de 'Lazika'; "Lazların ülkesi" anlamına gelmektedir. Aynı dönem devleti Perslerin resmi literatüründe ise "Lazistan" olarak yer almıştır. Bugün Türkiye, Rusya ve Gürcistan sınırları içinde yer alır. Bu bölgeden “Lazika” adıyla ilk kez 7. yüzyılda yazarı bilinmeyen, Ermenice "Coğrafya” adlı kitapta bahsedilmiştir. Lazika Krallığı'nın sınırları 4. yüzyılın ikinci yarısında batıda Trabzon kuzeyde Kafkas Sıradağları ve doğuda Lihi Dağları'na kadar uzanıyordu.

<span class="mw-page-title-main">Sardis</span> Türkiyede bir antik kent

Sardis, Manisa'nın Salihli ilçesine bağlı Sart kasabası yakınlarında bulunan ve Lidya (Lydia) devletine başkentlik yapmış antik kent. MÖ 1300'de kurulup MS 1200'de yıkılmıştır. Salihli merkezine 9 km, İzmir'e 82 km uzaklıkta olup, İzmir-Ankara karayolunun iki yanına yayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Delfi</span> Yunan anakarasında yer alan antik kent

Delfi, Yunanistan'da Parnassos Dağı'nın güneybatısında bulunan arkeolojik bir alan ve modern bir kasabadır. 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak listelenmiştir. Antik çağlarda Yunan halkları için önemli bir dinî merkezdi. Tarih öncesi devirlere kadar eskilere dayandırılan varsayımlarda Yunan tanrıları Apollo ve Athena'ya ibadet edilen bir alandı. Günümüze kadar varlığını koruyabilmiş Antik Yunan mimarisi eserlerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Kral Kaya Mezarları</span>

Kral Kaya Mezarları, Helenistik dönem'nde, Amasya'daki Harşena Dağı'nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyulmuş olan anıt mezarlardır.

<span class="mw-page-title-main">Kolhis</span> Antik Çağdaki bir krallık ve tarihsel bölge

Kolhis ya da Kolhis Krallığı, Karadeniz'in doğu kıyılarında, bugünkü Gürcistan'ın batısında kurulmuş Antik Çağ krallığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kizikos</span> Türkiyenin Balıkesir ili sınırları içinde, Kapıdağ Yarımadasının güneyinde yer alan Mysia antik kenti

Kizikos, günümüz Erdek ilçesi yakınlarında, Marmara Denizi kıyısındaki Misya antik kentidir. Aslen Marmara Denizi'nde bir ada olduğu söylenen ve eskiden anakaraya ya yapay yollarla bağlanan klasik dönemde Arctonnesus adıyla anılan bugünkü Kapıdağ Yarımadası'nın güney kıyı tarafında bulunuyordu.

<span class="mw-page-title-main">İberya Krallığı</span> Antik Gürcü Krallığı

Greko-Romen Coğrafya'da İberya, Gürcü Kartli Krallığı için bir egzonim idi. Doğu ve Güney Gürcistan’da M.Ö. 4. yüzyıl - M.S. 6. yüzyıl tarihleri arasında 882 yıl var olmuş Gürcü krallığıdır.

<span class="mw-page-title-main">Vartsihe</span>

Vartsihe Gürcistan'ın İmereti şehrinin Bağdati Belediyesinde bulunan bir köydür. Ülkenin batı kesimindeki İmereti Ovası'nda, Rioni ve Khanitskali nehirlerinin kesiştiği yerde bulunmaktadır. Bağdati şehrinin 17 kilometre kuzeybatısında yer almaktadır. Nüfusu 2014 sayımlarına göre 1,559 kişidir.

<span class="mw-page-title-main">Aristarkus</span>

Aristarkus, MÖ 63 yılından y. MÖ 50 yılına kadar Roma Cumhuriyeti'ne bağlı Kolhis'in hükümdarıdır. Roma generali Pompey tarafından, Mithridatis savaşları sırasında Roma'nın Asya yerleşiminin lideri olarak atanmıştır. Aristarkus, 1. yüzyıl tarihçisi Appianus'un eserlerinde geçmesinin yanı sıra, kendi adına yapılmış paralarla bilinir.

Saulakes 1. yüzyılda Romalı yazar Plinius tarafından yazılmış Naturalis Historia adlı eserde adı geçen Kolhis kralıdır. Karadeniz sahilinde bulunan sekiz madeni parada adının geçtiğini iddia eden bir hipotezle tanımlanmıştır.

Mithridatis Pontus Kralı VI. Mithridatis ile onun hem kız kardeşi hem de eşi olan Laodice'in oğluydu. Babası tarafından Karadeniz'deki Kolhis'in kralı olarak atanmıştır. Ancak sonrasında ihanet ettiği şüphesiyle görevinden alınmış ve öldürülmüştür.

Dedoplis Mindori, Doğu Gürcistan'ın Şida Kartli bölgesinde, doğu ve batı eğimlerinin birleştiği tepede, Kura Nehri vadisinde konumlanmış bir arkeolojik sittir. Çok katmanlı bir sit alanı olan Dedoplis Mindori, Aşölyen ve Musteryenden yapılmış taş aletlere, Geç Tunç Çağı ve Demir Çağından kalma mezarlara, ayrıca Klasik Antik Çağ ve Orta Çağ'dan kalma yerleşim yerleri ve mezarlara ev sahipliği yapmaktadır. Bölgedeki en önemli yapı, MÖ 2 ve 1. yüzyıla tarihlenmiş olan dini yapılar kompleksidir. Kompleks, Ulusal Öneme Sahip Taşınmaz Kültür Anıtları listesine eklenmiştir. Dedoplis Mindori ovasının bitişiğinde Aradetis Orgora adıyla bilinen bir grup höyük bulunmaktadır. Höyükte bulunan arkeolojik buluntuların tarihi, Bakır Çağı'ndan Erken Orta Çağ'a kadar uzanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Urbnisi</span>

Urbnisi Gürcistan’ın Şida Kartli bölgesindeki Kareli ilçesinde konumlanmış bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Şorapani</span>

Şorapani İmereti bölgesine bağlı Zestafoni ilçesinde konumlanmış küçük bir Gürcü kasabasıdır. MÖ 3. yüzyılda kurulan kasaba, Antik Çağ ve Erken Orta Çağ'da Argveti'deki eristavilerin (düklerin) konutu olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Ahtopol</span> Bulgaristanın Burgaz ili, Kestiriç ilçesine bağlı kent

Ahtabolu veya Ahtenbolu, Güney Bulgaristan'ın Karadeniz kıyısında konumlanmış bir sahil kasabasıdır. Burgaz ilinin güneydoğusundaki bir burunda yer alan Ahtapol, Bulgaristan-Türkiye sınırına yakındır. Bulgaristan'ın en güneyindeki kasabalardan biridir. Istranca Doğa Parkı burada konumlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bosporos Krallığı</span> Antik Yunan devleti

Bosporos Krallığı, ayrıca Kimmer Bosporos olarak da bilinir, bugünkü Ukrayna'nın güneyindeki Kerç Boğazı üzerinde kurulmuş Antik Yunan-İskit devleti. İlk kez Yunan yazarı Diodorus'un sözünü ettiği krallık MÖ 438'e doğru kuruldu. Gücünün doruğuna MÖ 4. yüzyılda ulaştı. En önemli kenti Pantikapaion İÖ 480-438 arasında Arkhainaks, İÖ 438-110 arasında da Spartokos hanedanları tarafından yönetildi. Bu iki hanedan, Pantikapaion'a Nymphaion'u ve bölgede İÖ 7-6. yüzyıllarda kurulmuş öteki Yunan kolonileri de kattılar. İÖ 5. yüzyılın ikinci yarısından sonra Bosporos kentlerinde Atina etkisi güçlendi. Atinalılar İÖ 404'e değin yerel ticareti denetim altında tutuyorlardı, İÖ 4. yüzyıl boyunca da Bosporos'un baş müşterisi oldular. Karadeniz'de korsanlığı önleyen Spartokosların hububat, balık ve köle ticaretini başarıyla yönetmesi sayesinde Bosporos zenginleşti. Bosporos Krallığı'nda yönetim ve maliye alanında çöküş İÖ 3. yüzyıl ortalarında başladı. İÖ 115'e doğru İskitler'e karşı koyamayan hükümdar Parisades, Pontus Kralı VI. Mithridatis'i yardıma çağırdı ve ülkesini ona bıraktı. İÖ 110'dan sonra Pontus kralları bölgenin denetimini ele geçirdiler. Mithridatis'in öldürülmesinden sonra, Pompeius onun oğlu olan Pharkanes'i Bosporos Kralı ilan etti. Böylece MS 1. yüzyılda kurulan bu yeni hanedan Roma İmparatorluğu'nun koruması altında 300 yıl hüküm sürdü. MS 342'den sonra ülke, Got ve Hun akınlarında toprakların bir bölümü elden gitti. I. Justinianos döneminde krallığın geri kalan bölümü Bizans'ın denetimine girdi.

<span class="mw-page-title-main">Kapadokya (eyalet)</span>

Cappadocia (Kapadokya) eyaleti, başkenti Caesarea'da bulunan, Anadolu'da bir Roma İmparatorluğu eyaletiydi.

<span class="mw-page-title-main">Antik Yunan mimarisi</span>

Antik Yunan mimarisi, Yunanca konuşan insanların, Yunan anakarası, Mora, Ege Adaları ile Anadolu ve İtalya'daki kolonilerde MÖ 9. Yüzyıl ile MS 1. Yüzyıl arasında geliştirdiği mimari tarzdır.

<span class="mw-page-title-main">Moshiler</span>

Moshiler —, tarihi Mesheti topraklarında yaşayan eski Kartveli kabilesidir. Kartveli boyu Meshilerin Antik Yunan kaynaklarında geçen ismidir. Moshiler, İberya, Ermenistan Krallığı ve Kolhis arasındaki sınır bölgesindeki Mesheti Sıradağları civarında yaşıyorlardı.