
Vincent Willem van Gogh, Hollandalı ard izlenimci ressamdır. Batı dünyası sanat tarihinin en tanınmış ve en etkili şahsiyetlerinden biridir. On yıldan biraz fazla bir süre içinde aralarında 860 yağlı boya tablonun da olduğu 2.100 kadar resim ve çizim çalışması üretti ve bunların çoğu yaşamının son iki yılında yapıldı. Bunların arasında manzaralar, natürmortlar, portreler ve otoportreler bulunmaktadır ve modern sanatın temelleri sayılan cüretkâr renkler ile canlı, fevrî ve ifade dolu fırça darbeleriyle ayırt edilirler. 37 yaşında yıllardır süren psikolojik rahatsızlığı ve yoksulluğun ardından trajik bir biçimde kimilerine göre intihar, kimilerine göre bir cinayet sebebiyle silahla yaralandıktan otuz saat sonra hayata veda etti.

Şeytanın Güneşi Altında, Maurice Pialat tarafından yönetilen filmdir. Georges Bernanos'un aynı adlı romanından uyarlanmıştır. Film, ruhsal yeteneklere sahip olmasına rağmen kötülüğün pençesindeki bir dünyada ne gibi iyilikler yapabileceği konusunda acı çeken genç bir rahibin hikâyesini konu almaktadır. Şeytanın Güneşi Altında 1987 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'nin sahibi olmuştur.

Vincent van Gogh'un sağlığı üzerine varılmış bir görüş birliği yoktur. 1890 yılında ölümü genel olarak intihar kabul edilmiştir. Hangi rahatsızlıklardan ya da hastalıklardan muzdarip olduğu konusunda çeşitli varsayımlar bulunmaktadır. Bu varsayımların arasında epilepsi, bipolar bozukluk, güneş çarpması, akut intermitant porfiria, kurşun zehirlenmesi ve Ménière hastalığı da bulunmaktadır.

Hollandalı art izlenimci ressam Vincent van Gogh 29 Temmuz 1890 sabahı erken saatlerde, Fransa'nın kuzeyinde Auvers-sur-Oise köyünde Auberge Ravoux'daki odasında ölmüştür. 27 Temmuz 1890 günü van Gogh'un tarlalarda iken kendini tabanca ile vurduğuna genel olarak inanılmaktadır.

Vincent van Gogh'un ünü, yaşamının son yılında Fransa ve Belçika'ya, öldükten hemen sonra da Hollanda ve Almanya'ya yayılmaya başlamıştır. Küçük kardeşi Theo ile olan arkadaşlıkları 1872 Ağustos'undan beri yazdıkları mektuplarla belgelenmiştir. Bu mektuplar Theo'nun eşi Johanna van Gogh-Bonger tarafından 1914'te üç cilt olarak yayımlanmıştır. Vincent'ın ve eşinin ölümünden sonra van Gogh'un tabloları kendisine miras kalan Johanna, bunları ödünç vererek ilk van Gogh sergilerinin düzenlenmesini desteklemiştir. Mektupların yayımlanması, kendini resme adamış, sanatı için cefa çekmiş ve genç yaşta ölmüş olan Vincent van Gogh'un çok etkili ve çekici gizeminin Avrupa'ya ve oradan da dünyaya yayılmasında yardımcı olmuştur.

Van Gogh'un resimlerinde ailesi, Vincent van Gogh'un aile üyelerini resmettiği ya da onlar için yaptığı bir grup eseridir. Vincent 1881 yılında kendisi ile aynı ada sahip olan büyükbabasının ve kız kardeşi Wil'in portrelerini çizmiştir. Nuenen'de yaşarken, babasının 1885'te ölümünün sonrasında, onun anısına İncilli Natürmort tablosunu yapmıştır. Ayrıca 1884 ila 1885 yılları arasında yaptığı, ailesinin yaşadığı papaz evi, bahçesi ve kiliseyi konu alan çok sayıda resmi ve çizimi bulunur. Arles'te kariyerinin doruğunda iken annesinin portresini, annesi ve kız kardeşinin resmini ve kız kardeşi Wil olduğu sanılan Roman Okuyucu tablolarını yapmıştır.

Paul-Ferdinand Gachet, Fransız bir doktor.

Köylü karakter çalışmaları Vincent van Gogh tarafından 1881 ile 1885 yılları arasında yapılmış bir dizi resimdir.
Yaşama Tutkusu, Irving Stone'un yazdığı, ressam Vincent van Gogh'un hayatına ve yaşadığı güçlüklere dayanan biyografik romandır.

Vincent van Gogh, izlenimcilik akımının yayıldığı zamanlarda yaşamıştır. Fotoğrafın ortaya çıkmasından sonra ressamlar artık fiziksel formları taklit etmek yerine resmettikleri kişiler, mekânlar ve nesnelerin ardındaki duygu ve düşünceleri aktarma yoluna girmişlerdir. İzlenimci ressamlar buna kuvvetli fırça darbeleri kullanarak, bazı renk tonlarını vurgulayarak ve ışıklandırmaya dikkat ederek ulaşmaya çalışmışlardı. Vincent van Gogh, bu ideolojiyi resimlerinde kullandığı özne ve nesnelerle olan ilişkisini ve onlara karşı duyduğu hisleri tasvir edebilmek için kullandı. Van Gogh’un yaptığı portreler, ressamın portresini yaptığı kişilerle olan ilişkilerini ve bu öznelerin iç özelliklerini yansıtmak için renk ve fırça darbelerinin kullanımına odaklanır.

Wilhelmina Jacoba van Gogh veya Wil van Gogh, Hollandalı hemşire ve erken feminist. Dünyaca ünlü ressam Vincent van Gogh ve sanat simsarı Theo van Gogh'un kız kardeşidir.

Yaşama Tutkusu, ressam Vincent van Gogh'un hayatını konu alan ve aynı adlı Irving Stone romanından uyarlanmış olan 1956 ABD yapımı biyografik filmdir. Romanı filme Norman Corwin uyarladı; filmin yönetmenliğini Vincente Minnelli, yapımcılığını ise John Houseman üstlendi.

Auvers'deki Kilise, Hollandalı art izlenimci ressam Vincent van Gogh tarafından 1890'da yapılmış olup, şu anda Fransa'nın Paris şehrindeki Orsay Müzesi'nde sergilenen yağlı boya tablodur. Tabloya konu olan kilise Fransa'da, Paris'in 27 kilometre (17 mi) kuzeybatısındaki Place de l'Église, Auvers-sur-Oise'dadır.
Maurice Pialat Fransız yönetmen, senarist, oyuncu ve yapımcı. Yönetmenlğini yaptığı ve başrollerini Gérard Depardieu ile Sandrine Bonnaire'nin paylaştığı Şeytanın Güneşi Altında adlı film ile 1987 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ödülünü kazandı. 1983 tarihli Aşklarımıza, 1991 tarihli Van Gogh ve Loulou gibi filmler en bilinen yapıtlarıdır. 2003 yılında Böbrek yetmezliği sebebiyle ölmüştür.

Johanna Gezina "Jo" van Gogh-Bonger, ressam Vincent van Gogh'un kardeşi sanat simsarı Theo van Gogh'un eşidir. Vincent van Gogh'un ünlenmesinde anahtar isimlerden biridir.

Vincent van Gogh'un yaptığı kopyalar, ressamın 1887 ila 1890 yılları arasında yaptığı resimler arasında önemli bir grubu oluşturur. Vincent van Gogh Saint-Rémy-de-Provence'de kendi isteğiyle yattığı Saint-Paul akıl hastanesinde iken uzun süren kış ayları boyunca resim yapacak konu bulmak için çabaladı. Sanatsal açıdan yeniden canlanma çabasıyla sevdiği ressamların eserlerini temel alan 30'dan fazla kopya yaptı. Bunların yirmi biri Jean-François Millet'nin eserlerinden yapılan kopyalardır. Birebir kopyalamaktan çok van Gogh kopyaladığı resimlerin konu ve kompozisyonlarını kendi perspektifi, renkleri ve tekniği ile yansıtmaya çalışmıştır. Spiritüel anlam ve duygusal rahatlık sembolizm ve renk ile ifade edilmiştir. Kardeşi Theo van Gogh bu resimlerden bazılarının Vincent'ın en iyi resimleri olduğunu belirtmiştir.

Gece Kahvesi Hollandalı sanatçı Vincent van Gogh tarafından Eylül 1888'de yapılan bir yağlı boya resimdir. Resmin ismi sağ altta yer alan imzanın altına yazılmıştır. Resim Yale Üniversitesi tarafından sahiplenilmiş olup; New Haven, Connecticut'ta bulunan Yale Üniversitesi Sanat Galerisi'nde sergilenmektedir.

Geceleyin Beyaz Ev, ölümünden sadece altı hafta önce Vincent van Gogh tarafından Auvers-sur-Oise'nin küçük kasabasında 16 Haziran 1890 tarihinde tuval üzerine yağlı boya olarak yaptığı resim. St. Petersburg'daki Ermitaj Müzesi'nde sergilenmektedir.

Loving Vincent, yönetmenliğini Dorota Kobiela ve Hugh Welchman'ın birlikte yaptığı 2017 çıkışlı Polonya ve Birleşik Krallık ortak yapımı biyografik animasyon film. Film, ressam Vincent van Gogh'un yaşamı ve özellikle de ölümüne zemin hazırlayan şartları konu edinmektedir. Film, Polish Film Institute ve kısmen de Kickstarter kampanyası ile finanse edilmiştir.

Nuenen Reform Kilisesi'nden Çıkan Cemaat, 1884'ün başlarında yapılmış ve 1885'in sonlarında düzenlenmiş bir erken dönem Vincent van Gogh tablosudur. Amsterdam'daki Van Gogh Müzesi'nde sergilenmektedir.