İçeriğe atla

Van İsyanı (1896)

Ermeni General Andranik, Van isyanında askerleri ile beraber

Van İsyanı, 1895 senesinin sonlarına doğru Ermeni komiteciler'in Kafkasya ile İran'dan Doğu Anadolu bölgesine yüklü miktarlarda silah ve cephanelik taşıyarak Van bölgesinde çıkardıkları isyanı ifade eder.

Ermeni komiteciler öncülüğünde çıkarılan isyan neticesinde bölgede yaşayan Ermeni ve Kürtler arasında sert çatışmalar yaşanmıştır. Kazım Karabekir'e göre 1895 senesinde Van dahilinde Ermeni - Kürt ilişkilerinin çok iyi seyrettiğini ancak aynı senenin sonunda Ermeni komiteciler tarafından Kürtler'in Ermeniler'e karşı kışkırtılması neticesinde ilişkiler tam aksi yönde gelişmiştir.[1] 1895 senesinin sonlarına doğru Ermeni komiteciler, Van vilayetinde güçlü bir oluşum içerisine girmiş ve Kafkasya ile İran'dan yüklü miktarlarda silah ve cephanelik getirmişlerdir. Ayrıca Hınçak grubunun Taşnak grubu ile birleşmesi neticesinde komiteler arasındaki anlaşmazlıklar giderilmiştir. Ardından isyana öncülük edecek ve isyan hazırlıklarını tamamlamak üzere içlerinde Amerikan, Rus ve Bulgar uyrukluların da olduğu komite üyeleri Rusya ve İran'dan Van bölgesine gelerek isyan hazırlıklarına başlamışlardır.[2] Aynı sene içerisinde komiteciler tarafından yöre halkı arasında husumetler yaratılıyor veyahut askerlere saldırılar düzenleniyordu.[3] Bölgede komiteler tarafından bir isyan girişimi olduğunu fark eden Osmanlı Devleti, bölgeye Sadettin Paşa'yı göndererek bölgede yaratılmak istenen husumetlerin giderilmesini amaçlamıştır. Bölgede yaşanan husumetleri giderebilmek için Sadettin Paşa, Ermeni ile Kürt köylerini dolaşmış ve İstanbul'a gelişmeleri telgrafla rapor etmiştir.[4] Ancak Osmanlı İdaresinin tüm çabalarına rağmen Ermeniler ile Kürtler arasındaki gerginlikler önlenememiş ve Kürtler'den oluşan Hamidiye alayları Ermeniler üzerine saldıralar gerçekleştirmiştir. Uzun süredir isyan hazırlığında bulunan Ermeni Komite üyeleri 5 Haziran 1896 yılında Van'da Hamidiye alaylarının Van ilindeki Ermenilere saldırmak üzere iken isyanı gerçekleştirdiler. Ermeni komite üyeleri Van'daki Ermeniler'in Hamidiye alaylarına karşı kendilerini savunabilmesi için tüm Ermenileri silahlarla donatmışlardı. Ateşli silahlar ile donatılmış Ermeniler, Kürtler'e karşılık vermiş ve saldırı sonrasında sivil zayiatı önlemişlerdir.[5] Ermeni ihtilal kuvvetleri isyan sürecinde Avrupa'nın dikkatini tekrar Ermeni meselesine çekmek üzere çaba sarf ediyorlardı. Ermeniler'in, Hamidiye alayları ile girdikleri çatışmalar gittikçe yayılmış ve olaylar Adilcevaz ile Erciş'e de sıçramıştır.[6] Ermeni ihtilalcileri Van'a doğru hareket ederken çevre Kürt aşiretlerine saldırmaları neticesinde büyük kayıplar yaşamış ve sayıları azalmıştır. Nitekim, İran'dan bekledikleri kuvvetlerde geri dönmüş ve zor duruma düşmüşlerdir. Ancak ilerleyen süreçte çatışmalar artmış ve isyan Abak, Erçek bölgelerine de yayılmıştır.[7]

İsyanın yayılması üzerine Müşir Zeki Paşa, Erzincan'a gelerek Van üzerine 20 tabur asker sevk etmiş ve olaylar ancak 24 Haziran 1896 yılında kontrol altına alınmıştır. Ancak 10-15 Eylül 1896 yılında tekrar şiddetlenen olaylar üzerine özellikle Kürtler ile Ermeniler arasında uzun vadeli ve büyük çapta çatışmalar meydana gelmiştir. Sadettin Paşa'nın aktardığına göre Osmanlı birliklerinden 340 ölü 260 yaralı varken; Ermenilerden ise 219 ölü ve 69 yaralı mevcuttur. Ayrıca çatışmalar sonucunda 80 Ermeni'nin evi kullanılamaz hale gelmiştir.[8] İngiliz konsolosunun ifadelerine göre Van isyanına öncülük eden ve halka zarar vermiş Ermeniler, İran'a sürülürken olaylarda suçsuz olduğu tespit edilen Ermeniler ise affedilmiştir.[9] İngiltere'nin Van konsolosuna göre; kendisi tarafından Ermeniler'in defalarca uyarılmasına rağmen olaylara mani olamamış ve bu olaylar komiteciler'in tükenmek bilmeyen tahrikleri sebebi ile yaşanmıştır.[10] Van'da yaşanacak olan isyanı önceden haber alan Osmanlı bu konu üzerine sınır boylarında Ermeniler'e gelebilecek yardımları önlemek açısından büyük çaba göstermiş ve gelecek olan yardım kuvvetlere mani olmuştur. Ayrıca yabancı devletler'in de olaya müdahale etmesini önlemiş ve bu meselenin uluslararası kamuoyuna yansımasına izin vermemiştir.[11]

Kaynakça

  1. ^ Kazım Karabekir, "Kürt Meselesi" s.137, ISBN:9786059850896
  2. ^ Mustafa Gül, “1896 Van Ermeni İsyanı ve Sonrasındaki Gelişmeler 21 Ekim 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.”, OTAM(Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi 21 Ekim 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.), Ankara 1997, S.8, s.141.
  3. ^ Ergünöz Akçora, "Van ve Çevresinde Ermeni İsyanları (1896-1916)" İstanbul 1994, s.105. ISBN: 9789754981858
  4. ^ Sami Önal," Saadettin Paşa’nın Anıları, Ermeni Kürt Olayları (Van 1896)", İstanbul 2004, s.7-8. ISBN:9789751409379
  5. ^ Ministère des affaires étrangères, op. cit., no. 212. M. P. Cambon, Ambassadeur de la Republique française à Constantinople, ŕ M. Hanotaux, Ministre des affaires étrangères, p. 239; et no. 215 p. 240.
  6. ^ Taha Niyazi Karaca, “19. Yüzyılda İngiltere’nin Ermeni Politikaları”, Tarihte Türkler ve Ermeniler (Ermeni Meselesinin Ortaya Çıkışı ve Yabancı Devletler), S. 1,C. 10,TTK Yayınları, Ankara 2014, s. 221-262.
  7. ^ Justin McCarthy, Esat Arslan, Cemalettin Taşkıran, Ömer Turan, 1915 Van’da Ermeni İsyanı, İstanbul 2015, s. 85-86.
  8. ^ Ergünöz Akçora, "Van ve Çevresinde Ermeni İsyanları (1896-1916)" İstanbul 1994, s.118. ISBN: 9789754981858
  9. ^ "Osmanlı Belgelerinde Ermenilerin Sevk ve İskânı (1878-1920) 24 Nisan 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.", s.63-65
  10. ^ Cevdet Küçük, “Van’daki Ermeni İsyanları”, Yakın Tarihimizde Van Uluslararası Sempozyumu, Van 1990, s.140.
  11. ^ Nurettin Birol, “1890-1901 Ermeni Olayları ve Halil Rıfat Paşa 19 Ağustos 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.”, Yeni Türkiye, S. 60 C. 3, Ankara 2014, s.37

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Ermeni isyanları</span> Osmanlı İmparatorluğunda Ermeni ayaklanmaları

I. Dünya Savaşında Ermeni İsyanları, Taşnak, Armenakan, Hınçak Ermeni partilerinin faaliyetleridir. Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğu karşısına Ermeni ulusal örgütleri Ermeni milisleri ile karşı faaliyetler yürütmüş, ayrıca Rus İmparatorluğunda oluşan Ermeni gönüllü birliklerine katılarak Rus Kafkasya Ordusu'na destek vermiştir. 14 Kasım 1922 tarihli New York Times gazetesi, Birinci Dünya Savaşı'nda 200.000 Ermeni'nin İtilaf Devletleri ordularında veya İtilaf Devletleri tarafında savaşan bağımsız birliklerde savaştığını yazdı.

<span class="mw-page-title-main">Hamidiye Alayları</span> Osmanlı İmparatorluğu döneminde süvari alayı

Hamidiye Alayları ya da Hamidiye Hafif Süvari Alayları, Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid'in Doğu Anadolu Bölgesi'nde oluşturduğu çalışmalarına 1890 yılında başlanılmış, 1891 yılında fiilen kurulmuş Osmanlı birlikleridir. Birlikler çoğunlukla Sünni Kürtlerden oluşmuş ancak Doğu Anadolu'da yaşayan Karapapak (Terekeme) Türkleri, Çerkesler, Türkler, Türkmenler ve Yörükleri de içermiştir.

Şebinkârahisar İsyanı, 2 Haziran 1915 tarihinde Osmanlı askerî birliklerinin Ermeni mahallesine asker kaçaklarını toplamak maksadıyla girdikleri esnada mevzilenmiş Ermeni çetecilerinin açtıkları ateşle başlayan ve yaklaşık yirmi beş gün süren Ermeni isyan hareketidir.

Milli aşireti, Türkiye'nin büyük Kürt aşiretlerinden birisidir. Milli aşiretinin daha yaygın olarak kullanılan adları Milan, Millayi, Milanlu, Milanli gibi isimlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Van İsyanı (1915)</span>

1915 Van İsyanı ya da İkinci Van İsyanı, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun Van Vilayeti sınırları içindeki Ermenilerin çıkardıkları isyandır. Olayların süresi, Van Vilayeti'nin diğer bölgelerinde daha önce başlamış olmalarıyla birlikte, Van merkezine yayıldıkları süreyi esas alarak 19 Nisan-6 Mayıs 1915 arası olarak kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Ulusal Hareketi</span>

Ermeni Ulusal Hareketi, 1780 Zeytun İsyanı ile başlayarak 1984 yılına kadar süren dönemdeki "Ermeni ulusal kurtuluş hareketi" olarak da bilinen Ermeni milliyetçiliğini savunan Ermenilerin tarihte kurulmuş olan Ermeni devletlerinin kapsadığı bölgelerde, Doğu Anadolu Bölgesi ve Kafkasya'da, yeniden bir Ermeni devleti kurma amacı doğrultusunda düzenlenen faaliyetlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Adana Katliamı</span>

Adana Katliamı veya Osmanlı Türkçesi ile Adana İğtişaşı olarak da adlandırılan, 1909 Nisan'ında Osmanlı İmparatorluğu'nun Adana vilayetinde meydana gelen karşılıklı silahlı etnik çatışmalar sonucu Adana bölgesindeki Müslüman nüfus tarafından Ermeni mahalle ve köylerinde uygulandığı iddia olunan Ermeni karşıtı pogrom. Olaylarda 15.000 ile 30.000 arasında Ermeni'nin öldürüldüğü rapor edilmektedir. Osmanlı ve Türk kaynakları ile bunun aksi yönde iki tarafın karşılıklı çatışmaları neticesinde her iki taraftan ölenlerin olduğunu belirtmektedir. Bu olaylar üzerine hükûmet derhâl Rumeli'den Adana'ya asker sevk etmiş, bunların gelmesi üzerine olaylar yeniden alevlenmiş ama bu defa isyan çabuk bastırılmıştır. Cemal Paşa, Adana Vakası'nda 17.000 Ermeni ve 1.850 Müslüman öldüğünü, eğer şehrin nüfus oranı Ermenilerin lehine olsaydı bu sayıların tersine tecelli etmiş olacağını belirtmiştir. Yeni Tasvir-i Efkâr gazetesi de ölenlerin sayısını şöyle vermiştir: Müslümanlardan 1.186 kişi, gayrimüslimlerden ise 5.243 kişi. Ayrıca İsmail Hami; ölü sayısını 1.850 Türk, 1.700 Ermeni olarak tespit etmiştir. Öte yandan Patrikhane kendi yaptırdığı araştırma ile 21.300 ölü rakamı çıkarmıştır. Edirne mebusu Babikyan Efendi, meclise takdim etmek üzere bir rapor hazırlamıştı. Pek kısa bir zaman sonra öldüğü için mecliste görüşülemeyen bu raporda ölü sayısını 21.001 olarak gösteriyordu. Cemal Paşa'nın verdiği rakam, mahkemelerin bitmesinden sonraya ait olduğu cihetle, olay sırasında kaçıp da sonra geriye gelenler olabileceği düşünülürse ölen Ermenilerin 21.000'den ziyade 17.000'e yakın olduğu kabul edilebilir.

Hakkâri Vilayeti, Çölemerik Vilayeti, Hakkâri Sancağı veya Çölemerik Sancağı, Bir Osmanlı müstakil sancağıdır. 1876 yılında kurulmuş 1888 yılında dağıtılmıştır. Vilayetin merkezi Hakkâri'dir. Vilayetin sınırları bugünkü Hakkâri'nin tamamını ve Şırnak'ın Beytüşşebap ve Uludere ilçelerini kapsıyordu.

Sadettin Paşa, Osmanlı paşası. Defterdarlı Mehmet Şükrü Efendi'nin oğludur.

<span class="mw-page-title-main">Batı Ermenistan</span> Tarihsel iddiaların olduğu bir bölge

Batı Ermenistan, Ermenilerin tarihî ana vatanının bir parçası olan ve günümüzde Türkiye'nin doğusunda kalan bir bölgedir. Bizans Ermenistanı olarak da anılan Batı Ermenistan, MS 387'de Büyük Ermenistan'ın Bizans İmparatorluğu ve Sasani İmparatorluğu arasında bölünmesinden sonra ortaya çıkmıştır.

Trabzon Olayları, Trabzon Vilayeti'nde 2 Ekim 1895 günü Van eski valisi Ferik Bahri Paşa ve Trabzon Kumandanı Hamdi Paşa'ya yapılan suikast denemesi ile başlayan ve bir hafta kadar süren etnik karışıklıktır. Müslüman ve Ermeni nüfustan karşılıklı kayıplar ve yağmalanmalar olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Urfa İsyanları</span> Urfada 1895 yılında başlayan Ermeni ayaklanmalarının genel adı

Urfa İsyanları ya da Urfa Direnişi, 1895 ve 1915 yıllarında Ermeni komitecileri tarafından çıkartılmış olan ve ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan isyan hareketleridir.

<span class="mw-page-title-main">Hamparsum Boyacıyan</span>

Boyacıyan Doktor Hamparsum Efendi veya Medzn Murad, Osmanlı Ermenisi hekim ve Osmanlı Meclis-i Mebusan üyesi. 1915 Ermeni Kırımı kurbanlarındandır.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni-Kürt ilişkileri</span> Irklararası tarihsel ilişki

Ermeni-Kürt ilişkileri, Kürtler ve Ermeniler arasındaki tarihsel ilişkileri kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Sason İsyanı</span> Ermenilerin, 1894 yılı içerisinde Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine karşı başlattığı ayaklanma olayı

Birinci Sason İsyanı, 1894 Sason İsyanı veya Talori İsyanı, 1894 senesinde Sason'da gerçekleşen Ermeni isyanını ifade eder. Sason günümüzde Batman iline bağlı bir ilçe olmakla beraber Diyarbakır ile Muş arasında kalan dağlık bir bölgedir. İsyan birçok eserde "Sason isyanı" olarak anılsa dahi bazı kaynaklarda "Talori İsyanı" olarak da geçmektedir. Bazı kaynaklarda Talori İsyanı denmesinin sebebi isyanın Sason'a bağlı Talori vadisinde başlamasından ötürüdür. Talori Vadisi ise Sason ile Muş arasında dağlarla çevrili geniş bir vadidir. Ayrıca bu vadi Silvan'lı Bekran aşireti'nin yaz aylarında yayla olarak kullandığı bir yerleşim yeridir. 1875 yıllarında bölgede üç Ermeni köyü mevcutken zamanla köy sayısı on dörde çıkmış ve bölgede Ermeni nüfusunda hızlı bir artış yaşanmıştır. Hızla artan Ermeni nüfusu, Bekranlılar'ın bölgeden çıkmasını istiyor ve bölge aşiretleri ile manastır rahiplerinin desteklerini alarak kendilerinden şikayetçi oluyorlardı.Nitekim bölgede Ermeniler ile Kürtler arasında uzun süredir bir ihtilaf sürüyordu. Ermeniler emniyetlerini sağlamak adına Kürtler'e her yıl vermeleri gereken geleneksel haracı aşiret reislerine vermiyor ve Kürt aşiretlerine karşı direniyorlardı. Osmanlı Devleti ise Kürt aşiretlerini bir Ermeni kalesi olarak görülen Sason'a yönlendirerek direnen Ermenileri kontrol altında tutmak istemekteydi. Bunun üzerine İstanbul Kumkapı Olayın'dan sonra olayın sorumlularından Mihran Damadyan 1891 senesinde Sason'a gelerek yerli Ermeni halkı örgütlemeye yönelik girişimlerde bulunmuştur. "Damadyan Çetesi" adıyla Sason dahilinde kurulan çete Sason'da yaşayan Kürtler'e yönelik saldırılar düzenlemiştir. Çete lideri Damadyan'ın yakalanmasının ardından 1894'te Ermeni Taşnak örgütü, Sason halkının kendilerini Hamidiye tasfiyelerine karşı savunmasına yardımcı olmak için yerel nüfusa silah sağlayarak bölgedeki gerginliklerden yararlanmış ve Talori vadisinde birinci Sason isyanını başlatmıştır. Ardından Damadyan'ın yakalanması üzerine isyancılar Hınçak cemiyeti üyesi olan Hamparsun Boyacıyan önderliğinde, Sason Talori'de kanlı eylemler gerçekleştirmiş ve Hınçaklar, Zadyan ile Behran aşiretlerine saldırarak yağmacılığa başlamışlardır. Boyacıyan'ın Sason bölgesinde halkı kışkırtarak yaptığı propagandalara dair II.Uluslararası Türk-Ermeni İlişkileri ve Büyük güçler sempozyumunda şu ifadeler yer almıştır:

<span class="mw-page-title-main">İkinci Sason İsyanı</span> Ermenilerin, 1904 yılı içerisinde Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine karşı başlattığı ayaklanma olayı

İkinci Sason İsyanı veya 1904 Sason İsyanı, Ermeni komiteciler'in Osmanlı İmparatorluğu'na karşı 1904 yılında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Sason'da gerçekleştirdikleri bir ayaklanmadır.

<span class="mw-page-title-main">Armenak Yekaryan</span>

Armenak Yekaryan Ermeni fedaisidir. Yekaryan, Osmanlı İmparatorluğu'nda Van'da doğdu. 1888'de Ermeni Ulusal Hareketi'ne Armenakan saflarında katıldı. İlk eğitimi Varagavank manastırındaydı. 1896'da Van isyanı sırasında İran'dan silah temin ederek şehirde isyanı örgütledi. 40 arkadaşı ile birlikte hapsedildi ve çatışmalar sonrasında serbest bırakıldı. Daha sonra padişahın isteği üzerine Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrıldı. İran'da Urmiye'ye gitti. Jön Türk Devrimi ile padişahın tahttan indirilmesinden sonra 1908'de Van'a döndü. 1915'te Van isyanına katıldı. Başında Aram Manukyan olan geçici bir Ermeni hükümeti kurdular. Armenak Yekaryan polis şefi oldu. Aram Manukyan, Armenak Yekaryan ve diğerleri, tamamen militarize edilmiş yönetime ulusal-sivil bir karakter vermeye çalıştılar. 1922'de ailesiyle birlikte Mısır'ın Kahire kentine göç etti ve burada 1926'da öldü. Ailesi 1947'de Sovyet Ermenistan'ına taşındı.

Bu sayfada 1896 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan olaylar yer alır.

<span class="mw-page-title-main">II. Abdülhamid dönemi Osmanlı tarihi (1881-1897)</span> 1881-1897 yılları arasında Osmanlı tarihi

Bu madde II. Abdulhamid'in 1881-1897 yılları arasındaki padişahlığında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan tarihi olayları ele almaktadır.

Bu sayfada 1890 yılında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşanan olaylar yer alır.