
Uygur Kağanlığı, 8.ve 9. yüzyılların ortaları arasında yaklaşık bir yüzyıl boyunca var olan bir Türk imparatorluğuydu. Çinliler tarafından Jiu Xing, dokuz Oğuz veya Dokuz Tuğluk olarak adlandırılan bir kabile konfederasyonuydu.

Altay dilleri ilk olarak 18. yüzyılda ileri sürülmüş Avrasya'da yaygınca konuşulan Türk dilleri, Moğolca, Tunguzca ve bazen Japonca, Korece ve Aynu dillerinin ortak bir ataya sahip olduklarını savunan varsayımsal bir dil ailesidir.

Sincan veya Şincan Uygur Özerk Bölgesi, Türkiye Türkçesinde yazılmış resmi Çin devlet kaynaklarında Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi veya sadece Xinjiang olarak geçer, Çin'in kuzeybatısında bulunan bir özerk bölge. Güneyde Tibet Özerk Bölgesi, güney doğuda Çinghay ve Gansu eyaletleri, doğuda Moğolistan, kuzeyde Rusya, kuzeybatıda Kazakistan ve batıda Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan ve Hindistan kontrolündeki Keşmir bölgesiyle komşudur. 1.664.897,17 km² yüzölçümü ile Çin Halk Cumhuriyeti'nin en geniş idari bölgesidir. Başkenti Urumçi, resmî dilleri Uygurca ve Standart Çincedir.

Türk tarihinin bilinen en eski kavimlerinden biri olan Kırgız Türkleri, Çin kaynaklarında “Ge-kun”, “Kie-kun”, “K’i-ku”, “Hegu” adıyla geçmektedir.

Yuan Hanedanı ya da Kubilay Hanlığı, 1280-1368 yılları arasında Çin'i egemenliği altına alan Moğollar tarafından kurulmuş hanedan.

Çing Hanedanı, 1644-1911 yılları arasında Çin'de hüküm sürmüş hanedandır. Kurucusu, Çin'in kuzeydoğusunda yaşayan Mançuların Aisin Gioro klanıdır; bu nedenle Mançu Hanedanı olarak da adlandırılır. Çin'in son imparatorluk hanedanıdır.

Karluklar, 766-1215 yılları arasında, Orta Asya'da varlığını sürdüren Türk boylarıdır. "Karluk" adı Arap kaynaklarında "حارلوق Harluk", Farsça eserlerde "حاللوه Halluh", Çin yıllıklarında ise "Géluólù" biçimlerinde kullanılmıştır. Kadim Türk çağlarında Karluklara "Üç Oğuz" yani "Üçboy" da denilmiştir. Türkçe anlamı "karlık" olan Karlukların Türk soyundan geldiği ve bir Gök-Türk boyu olduğu Çin kaynağında (T'ang-shu) belirtilmiş ve oturduğu saha olarak Altaylar'ın batısındaki Kara-İrtiş ve Tarbagatay havalisi gösterilmiştir. Karluklar burada üç kabileden kurulu bir birlik halinde bulunuyorlardı. Daha İstemi zamanında Türk hakimiyetinin Hazar'ın kuzeyi ve Maveraünnehir'e doğru genişlemesinde şüphesiz büyük rolleri vardır. 630-680 yılları arasında, diğer Türk boyları gibi kendi başlarına buyruk olarak zaman zaman Çin'e karşı geldikleri görülmektedir.

Türk tarihi, günümüzdeki Türk halklarının ve yabancı halkların arasında Türk dilini konuşmuş olan Türk topluluklarının ortak tarihidir. Göktürklerden önce var olmuş Türk dili konuşan topluluklar bazı tarihçiler tarafından, Türk tâbiri yerine Ön Türk tabiri ile anılırdı.

Moğol İmparatorluğu, 13. ve 14. yüzyıllarda tarihin en büyük bitişik imparatorluğuydu. Doğu Asya'da bugünkü Moğolistan'da ortaya çıkan Moğol İmparatorluğu, en güçlü döneminde Japon Denizi'nden Doğu Avrupa'nın bazı bölgelerine kadar uzandı, kuzeye doğru Kuzey Kutbu'nun bazı bölgelerine kadar uzandı; doğuya ve güneye doğru Hint alt kıtasının bazı bölgelerine girdi, Güneydoğu Asya'yı istila etmeye çalıştı ve İran Platosu'nu fethetti; ve batıya doğru Levant ve Karpat Dağları'na kadar uzandı.

Göğün göbeği veya Altınkazık, Türk, Altay ve Moğol mitolojilerinde kutup yıldızı (Polaris).

Kırgızlar, çoğunluğu Kırgızistan'da yaşayan Türk halkı. Türklerin bilinen en eski yazılı belgeleri olan Yenisey ve Orhon Yazıtları'nda Kırgızlar, tarihleri çok eskiye dayanan Türk kavimleri arasında zikredilmektedir.

Karahoca (Gaochang) Uygur Krallığı, 9.-13. yüzyıllarda bugünkü Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Uygurların egemenliğinde var olmuş devlet.

Yugurlar veya Sarı Uygurlar bir Türk etnik grubu ve Çin'in resmi olarak tanınan 56 etnik grubundan biridir, 2000 nüfus sayımına göre 16.719 kişilerdir. Yugurlar çoğunlukla Çin'in Kansu eyaletindeki Sünen Yugur Özerk bölgesinde yaşamaktadırlar. Çoğunlukla Tibet Budizmine inanmaktadırlar. Yugurların çoğu Türk dili, doğu eyaletlerinde ise Moğolca ve Çince konuşurlar.

Burultokay İlçesi,, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesinin kuzeyinde, Altay İline bağlı bir İlçedir.
Uygur edebiyatı, Uygurların tarih içinde olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazındır. Burkancılık (Budizm) ve Manihaizmin yanında Nasturilige ait eserlere de pek az olarak rastlanır. Çeviriler önce, Sanskritçe, Toharca, Tibetçe ve Soğdakca'dan yapılmıştır. Bu arada yazı da değişmiş, bengü taşlarında kullanılan Köktürk yazısının yerini Soğdak yazısından geliştirilmiş bulunan Uygur yazısı almıştır. Uygur yazısı yanında az da olsa Köktürk, Brahmi, Tibet, Soğdak ve Mani yazıları da kullanılmıştır.
Çin Kazakları, Çin'de gündelik kullanımda "Hāsākè zú" terimi kullanılır, Çin Halk Cumhuriyeti Devleti'nin resmî olarak tanıdığı 56 etnik gruptan biridir. 2010 yılı Çin Ulusal Nüfus Sayımı'na göre, tüm Çin anakarası çapında 1,46 milyonu aşan etnik Kazak vardır. Çin Kazakları ağırlıklı olarak Kuzeybatı Çin'de yaşar ve Çin'in en büyük 17. etnik grubunu teşkil ederler. Çin Kazaklarının yüzde 90'ından fazlası Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşar, ancak Kansu Eyaleti'nde de Kazak yerleşimleri vardır. Tarihî olarak Çinghay Eyaleti'nde de Kazak yerleşimleri vardı, fakat Haziran 1984'te burada yaşayan Kazakların büyük çoğunluğu Sincan'a geri taşındı.

Uranhay, Uriankhan ya da Uriankhat, Moğollar tarafından, Türkçe konuşan Tuvalar ve Yakutlar da dahil olmak üzere Kuzeydeki Türk soylu Tuvalara uygulanan bir hitap terimidir Soyları Türklerden olduğu düşünülmektedir Fakat Moğollar ile'de ilişkilendirilmiştir. bazen de Moğolca konuşan Altay Uranhayları için de kullanılır. Uranhay, eski Çin kaynaklarında 兀良哈 olarak görülmekteydi ve batı ormanı Uranhay kabilesini ve transbaykal Uranhay kabilesini içeriyordu.
Proto-Moğollar ya da Ön-Moğollar, Cengiz Han'ın Moğol kabilelerini tek çatı altında birleştirmeden önceki Kitan, Siyenpi, Şivey, Juan-Juan gibi Orta Asya'da yaşayan, Moğolların atası kavimler olarak tanımlanır. Arkeolojik bulgulara göre milattan önceye kadar uzanan bir tarihe sahip olan Proto-Moğol kabileleri milattan sonra 13. yüzyılda artık Moğol adını benimsemişlerdir. Büyük Hun Devleti'nin yıkılması ile bölgede çıkan güç boşluğunu bu topluluklar doldurmuş ve Orta Asya'da büyük rol oynamışlardır.

Ahmet Taşağıl, İslam öncesi Türk tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Türk tarihçidir.