
Urla, Türkiye'nin İzmir ilinin bir ilçesidir. İlçenin doğusunda Güzelbahçe ve Seferihisar, batısında Çeşme, kuzeybatısında Karaburun ve Ege Denizi, kuzeyinde İzmir Körfezi ve güneyinde Ege Denizi bulunmaktadır. Nüfusu TÜİK 2020 yılı verilerine göre 69.550'dir.

Tophane Çeşmesi ya da I. Mahmud Çeşmesi, İstanbul’un Tophane Meydanı'nda yer alan çeşmedir. Osmanlı Padişahı I. Mahmud tarafından 1732 yılında yaptırılmıştır. İstanbul’un üçüncü büyük çeşmesidir ve şehirdeki en yüksek duvarlı çeşmedir. Tarih kitabesi şair Nafihi'ye aittir. 1. Mahmud Han Çeşmesi adıyla da bilinir.

Lâle Devri, Osmanlı Devleti'nde, 1718 yılında Avusturya ile imzalanan Pasarofça Antlaşması ile başlayıp, 1730 yılındaki Patrona Halil İsyanı ile sona eren gerileme devri içinde yaşanmış bir ara dönemdir. Bu dönemin padişahı III. Ahmet, sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'dır.

III. Ahmet Çeşmesi, İstanbul'da Topkapı Sarayı'nın giriş kapısı ile Ayasofya arasında Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın önerisiyle III. Ahmed tarafından Perayton isimli bir Bizans çeşmesinin yerine inşa ettirilen çeşmedir. Türk rokoko tarzının en güzel örneklerinden olan çeşmenin yapım tarihi 1728'dir. Mimar Ahmet Ağa tarafından yapılmıştır.

Odabaşı Camii, Has Odabaşı Camii ya da Has Odabaşı Behruz Ağa Cami; bir Mimar Sinan camisidir. Etrafındaki yerleşim bölgesi de Odabaşı semti olarak adlandırılır.

Alayaka, Balıkesir ilinin Sındırgı ilçesine bağlı bir mahalledir.
Zekeriyaköy, İstanbul'da Sarıyer ilçesine bağlı köy. Türkiye'nin en yüksek nüfusa sahip köyüdür.

Azapkapı Saliha Sultan Çeşmesi, İstanbul Azapkapı'da Lale Devri sonrasında I. Mahmud'un annesi Saliha Sultan tarafından yaptırılan çeşme. Sokollu Mehmet Paşa Camii, Saliha Sultan Sıbyan Mektebi ve Yeşildirek Hamamı ile beraber bir külliye oluşturması için tasarlanmıştır. Tarihsel süreç içerisinde çeşitli koruma ve düzenlemelere uğramıştır. İlk olarak 1953 yılında geniş kapsamlı bir şekilde restore edilen çeşme, son olarak da 2005 yılında onarılmıştır. Çeşmenin bir "meydan çeşmesi" olma özelliğini kaybetmesinde kent içindeki konumunun ve yaşanan yoğun trafiğin etkisi büyüktür. Meydan çeşmesi özelliğini kaybetmesi, görsel anlamdaki algısını da değiştirmiştir.

İshak Ağa Çeşmesi, Onçeşmeler, On Çeşmeler, Beykoz Çeşmesi, Behruz Ağa Çeşmesi ya da I. Mahmud Çeşmesi, İstanbul'un Beykoz ilçesindeki bir çeşmedir. I. Süleyman'ın has odabaşı olarak görev yapan Behruz Ağa tarafından, daha önceleri bir Bizans çeşmesinin bulunduğu alana yaptırıldı. Zamanla harap hâle gelen ve suyu akmayan çeşme, Temmuz 1746'da başlayan ve 1746 ya da 1747 yılında tamamlanan çalışmalar sonucunda İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından yenilendi. İnşa edildiği dönemde bir mesire alanında yer alırken bölgede yapılaşmanın artmasıyla şehir dokusu içinde kaldı. 1948 öncesinde üç; 1948-1950, 1986, 2005-2006 ve 2016-2017 yıllarında ise birer kez onarımdan geçti. Yapılan değişikliklerle kemerleri, üst örtüsü ve yan cephelerinde değişiklikler meydana gelirken kalemişi süslemeler eklendi. 1972'den beri korunması gereken tarihî eser statüsünde olan çeşme, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olup günümüzde işlevseldir.
Arakiyeci Mehmet Ağa Camii, İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan bir camidir. Takyeci Mehmed Ağa Camii ve Yeni Çeşme Camii gibi isimlerle de anılır. Arakiyeci Mehmet Ağa tarafından 1520 tarihinde mescid olarak yaptırılmıştır. Ahşap olarak yapılan mescidin minberini, Sadrazam Maktül İbrahim Paşa'nın mühürdarı Reis Abdullah Efendi koydurarak camiye tebdil etmiştir. Uzun yıllar bakımsız kalan cami 1951-1958 yılları arasında betonarme olarak yenilenmiştir. Arakiyeci Mehmet Ağa'nın kendi de mihrabın önüne defnedilmiştir. Caminin içi 113 m², mezarlık ve bahçe ise 180 m²'dir. Camide 11 adet pencere vardır ve bunlar sahabe-i kiramın isimleri ile süslenmiştir. Minber ve kürsü ahşaptan, mihrabı ise alçıdandır. Kadınlar ve müezzin mahfili betonarmedir. 1958'de eklenen mozaikli minare, caminin sağında olup minarenin girişi içeridendir. Tek şerefeli olan minare ve külahı kurşun kaplamalıdır. Düz olan tavanı beyaz renktedir ve bütün duvarları pencerelerin üst kısmına kadar çini ile kaplanmıştır.

Mısırlı Osman Ağa Çeşmesi ya da kısaca Osman Ağa Çeşmesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde yer alan bir çeşmedir. Üzerindeki kitâbesine göre Bâbüssaâde Ağası Mısırlı Osman Ağa tarafından 1621 ya da 1622'de yaptırılsa da bu kitâbenin bu çeşmeye ait olmayabileceği ihtimali de ortaya atılmıştır. Bir müddet sonra teknesi çukurda kalan ve işlevini de yitiren çeşme, 1980'lerde yapılan çalışmayla imar hattına taşındı ve kot farkı giderildi. Zaman içerisinde ön cephesine, dinlenme taşları ile onları birbirine bağlayan tekne ağzı taşı eklendi. 2020'de yapılan restorasyon çalışmasıyla birlikte tekrar faaliyete geçti.

Ahmet Ağa Çeşmesi, İstanbul ili Fatih ilçesi Sulukule semtinde bulunan Osmanlı dönemi çeşmedir. Küçük Çeşme olarak da bilinir. Üzerindeki kitabesine göre Ahmet Ağa isimli bir kişi tarafından Hicri 1073 yılında yaptırılmıştır.

İshak Ağa Çeşmesi, Terazibaşı Çeşmesi ya da Terazi Çeşmesi; İstanbul'un Beykoz ilçesindeki bir çeşmedir. Eski İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından 1749 ya da 1750 yılında yaptırıldı. Önceleri dört cephesinde de birer lüle ve tekne varken, ilerleyen dönemde iki cephesindeki lüleleri kapatıldı ve bu cephelerdeki tekneleri dolduruldu. 1970'te yapılan kanalizasyon çalışmaları esnasında çeşmenin suyu kesilse de 1972'de kitâbesinin olduğu cephesinin toprak seviyesinin altına indirilmesiyle tekrar işlevsel hâle geldi. Bu çalışmanın ardından çeşmeye, yapılan bir merdivenden inilerek ulaşılmaya başlanmıştı. 2005'teki restorasyonla bu kot farkı giderilerek çevre düzenlemesi ile bu cephedeki teknesi yapıldı. 2014'te ön cephesindeki lülenin bir muslukla değiştirildiği çeşme, günümüzde işlevseldir.

İvaz Efendi Çeşmesi ya da Mimar Mustafa Ağa Çeşmesi, İstanbul ili Fatih ilçesi Ayvansaray mahallesinde tarihi meydan çeşmesidir. İvaz Efendi Camii önündeki meydandadır. Kesme küfeki taşından yapılmış olup kitabesizdir. Suyu akmamaktadır. Altıgen biçimindeki yapısıyla İstanbul çeşmeleri arasında tektir. Ivaz Efendi tarafından caminin yanı sıra medrese, sıbyan mektebi ve çeşme de yaptırılmış ancak günümüze yalnızca cami ve çeşme ulaşabilmiştir.

İshak Ağa Çeşmesi ya da Palamar Çeşmesi, İstanbul'un Beykoz ilçesindeki bir çeşmedir. İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından 1752 ya da 1753 yılında yaptırıldı. İnşa edildiği dönemde Beykoz Çayırı içinde yer alsa da, bölgedeki yapılaşmanın artmasıyla kent dokusu içinde kaldı. 1972 sonrasında özgün teknesinin şekli değiştirilen çeşme, günümüzde işlevseldir.

Lahanacılar Çeşmesi ya da Ahmed Ağa Çeşmesi, İstanbul ili Üsküdar ilçesinde Çengelköy mahallesinde polis karakolu önünde yer alan çeşmedir. Tanzimat dönemine ait çeşme Serkavas Ahmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. 2018'de kaldırım çalışması sırasında büyük kısmı yol kotu altında kalmış ancak çeşme yol hizasına yükseltilerek restore edilmiştir.

Matbah Emini Hasan Ağa Çeşmesi, İstanbul'un Galata semtinde, bir yüzü Lülecihendek Caddesi'ne, diğer yüzü Yüksekkaldırım Caddesi'ne bakan kesme taştan, klasik üslupta bir çeşme.

Kayyumoğlu Çeşmesi, Kırklareli ili Merkez ilçesinde bulunan bir çeşmedir.

Paşa Çeşmesi, Paşa Camii Çeşmesi veya Beyazıt Camii Çeşmesi, Kırklareli ili Merkez ilçesinde bulunan bir çeşmedir.
Ferhat Bey Çeşmesi, Ferhat Ağa Çeşmesi veya Cemilzade Mahmut Ağa Çeşmesi, Kırklareli ili Vize ilçesinde bulunan bir çeşmedir.