
Van, Türkiye'nin Van ilinin merkezi olan şehirdir. Anadolu'nun en büyük kapalı havzası olan Van Gölü kıyısında toprakları verimli, akarsuları bol, iklim koşulları oldukça elverişli bir yerleşim merkezidir. Dünya'nın hâlâ yaşanılan en eski kentlerinden biridir.

Kimmerler MÖ 8. yüzyılın ilk yarısına kadar Kimmerya olarak da tabir edilen İdil Nehri'inden Karadeniz'in kuzeyine doğru uzanan geniş bir alanda yaşamış büyük olasılıkla Hint-Avrupa kökenli oldukları varsayılan göçebe ve savaşçı bir ulustur.

Hayvan kurbanı, dini anlamda bir tanrıyı yatıştırmak veya iyiliğini sürdürmek için bir veya daha fazla hayvanın ritüel olarak öldürülmesi ve sunulmasıdır. Geç Antik Çağ'da Hristiyanlığın yayılmasına kadar Avrupa ve Eski Yakın Doğu'da hayvan kurban etme yaygındı ve bugün bazı kültürlerde veya dinlerde devam ediyor. Kurban ritüeli bazı kültürlerde insanların kurban edilmesini kapsıyordu ve muhtemelen tarih içerisinde hayvan kurbanı ile yer değiştirmişti.

Urartular, başkenti Tuşpa (Van) olan tarihi krallık. Urartu Devleti en güçlü döneminde, günümüzdeki Doğu Anadolu Bölgesi, Kuzeybatı İran, Irak'ın küçük bir bölümü ile kuzeyde Aras Vadisi'ne egemendi.

Manna devleti, , Minni veya Manas — MÖ IX yüzyıldan MÖ VI yüzyıla kadar tarihi Azerbaycan topraklarında, günümüz Güney Azerbaycan'ın kuzeybatısında Urmiye Gölü'nün kıyısında kurulmuş eski bir devlettir. Manna, yazılı kaynaklarda bahsedilen ilk merkezi devlet olarak kabul edilir. Başkenti İzirtu şehridir. Manna devleti, eski geleneklere sahip bir bölgede, eski tarihin çok geniş bir döneminde ekonomik ve kültürel açıdan önde gelen bir bölgede ortaya çıkmıştı. Manna, MÖ III-II binyıllarda bu bölgede var olmuş Kuti, Lullubi, Turukki kabilelerinin ve diğer kabilelerin doğrudan mirasçısıydı. Manna devleti MÖ. 615-613 yılları arasında Medya Devleti'ne katılmıştır.

Van Kalesi, Urartu Krallığı tarafından kütle halindeki taştan yaptırılan ve Urartu başşehri Tuşba'yı kuş bakışı gören bir istihkam yapıdır. Van Gölü kıyısında olup, Van şehrine 5 km uzaklıkta bulunan bu kale sarp bir kayalık üzerine inşa edilmiştir. Yapı 1800 m uzunluğunda, 120 m genişliğinde ve 80 m yüksekliğindedir. Kale MÖ 9. yüzyılda Lutipri'nin oğlu Sarduri tarafından MÖ 840-MÖ 825 tarihleri arasında kurulmuştur. Çok sayıdaki bu tür istihkamlara şimdiki Ermenistan, Türkiye ve İran'da rastlanır. Genellikle bu tür yapılar yeryüzüne çıkmış kayalarda ve yamaçların içinde yapılır. Bu tür kaleler genellikle yabancı ordulara karşı koymak için değil, bölge kontrolü için kullanılır. Van şehri eteklerindeki bu yapının harabeleri onun duvarlarının Orta Çağda yapıldığını destekler. Ayrıca bu kalenin, o zamanlarda yaşayan dev insanlar tarafından yapıldığına dair söylentiler vardır. Çünkü Van Kalesi'nin o zamanın şartlarıyla yapılmasının olanaksız olduğu düşünülmektedir.
Urartuca, günümüzde Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Ermeni Yaylası adıyla da bilinen coğrafî bölgede, Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve başkenti günümüz Van şehrinin yakınlarında kurulmuş Urartu Krallığı'nda yaşayanlar tarafından konuşulan dil. Ne coğrafi kökeni ne de çoğunluk dili olarak konuşulduğu bölge kesin olarak belirlenememekle birlikte muhtemelen Van Gölü çevresi ve Yukarı Zap Suyu Vadisi'nin yakınlarında baskın olarak konuşulmuştur.

Tuşpa, MÖ 9. yüzyıldan yıkılışına kadar Urartular'ın başkentliğini yapan şehir. Şehrin antik kalıntıları; Van ilinde, Van Gölü'nün doğu kıyısında, Van'ın batısında bulunmaktadır. Dünya'nın hâlâ yaşanılan en eski kentlerinden biridir.
Menua, Doğu Anadolu'daki Urartuların bilinen beşinci kralıdır. Yaklaşık olarak MÖ 810-786 yılları arasında hüküm sürmüştür. Yaptığı fetihlerden çok inşa ettirdiği yapılar ve kentlerle ülkenin gelişmesini sağlamış, ülkenin refah seviyesini yükseltmiştir.

Hayk veya Haig, ayrıca Hayk Nahapet olarak da bilinir, Ermeni mitolojisinde Ermeni milletinin kurucusu ve atası olarak kabul edilen kişidir. Hikâyesi Horenli Musa tarafından yazılan Ermenistan Tarihi kitabında anlatılır.

Teişebaini (Teşebani, modern Karmir-Blur/Kızıl-Tepe; Ermenice: Կարմիր Բլուր) Karmir-Blur'deki antik Urartu Kalesi'nin yer aldığı tepeye verilen isimdir. Urartu Transkafkasyası'nın başkentiydi. Ermenistan'ın Erivan ilinin yakınlarındadır. Kulesi, surları, büyük kapıları, tören alanı olan bir hükûmet merkeziydi. Şehir, kraliyet sarayı ve surların içerisinde kalan kale ile birlikte 110 dönümlük (0.45 km²) arazi üzerindeydi.

Ermeni Yaylası veya Ermeni Yaylaları, Batı Asya'nın kuzey kesimini oluşturan üç yayladan biridir. Bu yaylalardan en merkezde yer alanıdır ve en fazla yüksekliğe sahip olanıdır. Batıda Anadolu Yarımadası ile doğuda İran Yaylası ile komşudur. Yaklaşık 400,000 km²'lik bir alana sahip olup en yüksek zirvesi 5,137 metrelik yüksekliği ile Ağrı Dağı'dır.

İskit dini, Klasik Antik Çağ boyunca Orta Asya ve Doğu Avrupa'nın Karadeniz-Hazar stepleri içerisinde egemen olmuş antik bir halk olan İskitlerin mitolojilerini, ritüel uygulamalarını ve inançlarını kapsar. Din hakkında bilinen az şey, 5. yüzyıl Yunan tarihçisi ve etnografı Herodot'un eserine dayanır. İskit dininin, öncülü olan Proto-Hint-İran diniyle ilgili olduğu ve daha sonra gelecek Slav, Macar ve Türk mitolojilerinin yanı sıra bazı çağdaş Doğu İran ve Oset geleneklerini de etkilediği varsayılmaktadır.

İnsan kurban etme, genellikle tanrıları, hükümdarı, yetkili veya rahip figürünü veya ölü ataların ruhlarını memnun etmek veya yatıştırmak amacıyla yapılan bir ritüelin parçası olarak bir veya daha fazla insanı öldürme eylemidir. Burada hizmetli veya hizmetliler sonraki yaşamlarında efendilerine hizmet etmeye devam etmeleri için öldürülürdü. Bazı kabile toplumlarında bulunan yakından ilişkili uygulamalar yamyamlık ve kelle avcılığıdır.

Hurri-Urartu dilleri; sadece Hurrice ve Urartuca olmak üzere, bilinen iki dilden oluşan, Antik Yakın Doğu'nun soyu tükenmiş bir dil ailesidir.

Atum veya Atum-Ra, Mısır mitolojisinde diğer her şeyin kendisinden türediği ilksel Tanrı'dır.

Ana Ermenice, Ön-Ermenice veya Proto-Ermenice) Ermenice: նախահայերեն

Arinçkus Argisti Steli; Urartu Kralı I. Argişti'ye ait olan, MÖ 785 ile MÖ 756 yılları arasında tarihlendirilen ve üzerinde çivi yazısıyla yazılmış Urartuca bir metne sahip olan steldir.

Ayanis Kalesi, Van iline 35 kilometre mesafedeki Ayanis Köyü’nün kuzeybatısında bir tepe üzerine kurulmuştur. Van Gölü doğusunda yer alan kale, 150 metre genişliğinde 400 metre uzunluğunda Doğu-batı doğrultusunda uzanan tepelikte imar edilmiştir. 250 metre Van Gölü'nden yüksekliktedir.

Serhas Yazıtı, Ahameniş Kralı I. Serhas'a ait soldan sağa yazılmış üç-dilli bir çivi yazısıdır. Bu yazıt Elamca, Akadca ve Eski Farsça dilleriyle yazılmış olup Van Gölü’nün yanında bulunan Van Kalesi’nin bitişiğinde bulunan dağın güney yamacında yer almaktadır. Yerden yaklaşık 20 metre bulunan yazıt; Van Kalesi’nin yakınında bulunan bir kayanın düzleştirilmiş yüzüne yazılmış olup kimsenin ulaşamayacağı bir kayanın orta kısmındadır. İskit ve Med akınlarıyla zayıflayan Urartulardan sonra bölgeye egemen olan Ermeni Orontid Hanedanı’nın sonrasında Tuşpa’da kontrolü ele geçiren Farslar savaş sonrası bu yazıtı yazdırmıştır. Aslında bu eser Kserkses’in babası Kral Darius tarafından oyulmuş olmasına rağmen, Kral Darius kayanın yüzeyini boş bırakmıştır.