İçeriğe atla

Uluslararası Adalet Divanı’nın yargı yetkisi

Uluslararası Adalet Divanı

Uluslararası Adalet Divanı’nın yargı yetkisi iki yönlüdür: Devletler tarafından kendisine sunulan hukuki nitelikteki uyuşmazlıkları uluslararası hukuka uygun olarak karara bağlamak ve Birleşmiş Milletler organlarının, uzmanlık kuruluşlarının veya böyle bir talepte bulunmaya yetkili bir kuruluşun isteği üzerine hukuki sorunlar hakkında tavsiye niteliğinde danışma görüşleri vermektir.[1] Uluslararası Adalet Divanı’nın gerçek bir zorunlu yargı yetkisi yoktur.[2] Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’ nün 38.maddesi gereğince Divan kendisine sunulmuş olan uyuşmazlıkları hukuka uygun olarak çözmektedir.[3]

Çekişmeli davalarda yargı yetkisi

Uluslararası Adalet Divanı Statüsü 2 Temmuz 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.’nün 34. maddesi gereğince Uluslararası Adalet Divanı’nın önündeki davalara sadece devletler taraf olabilmektedir.[4] Mahkemede bir devletin diğer bir devlete karşı açmış olduğu davanın konusu devlet dışı çıkarlar da olabilmektedir. Örneğin, bir devlet, "diplomatik koruma" durumunda, uyruğunda bulunan vatandaşlarından veya tüzel kişilerden biri adına Uluslararası Adalet Divanı’nda dava açabilmektedir.

Tüm bağımsız devletler Uluslararası Adalet Divanı'na dava getirerek taraf olabilmektedir. İlk olarak Birleşmiş Milletler Andlaşması’na taraf olan devletler doğrudan Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’ne de taraf olduklarından dolayı Divan önünde davaya taraf olabilmektedir. Ayrıca Birleşmiş Milletler üyesi olmayan devletler de Uluslararası Adalet Divanı Statüsü’ ne taraf olarak Divan nezdinde davaya taraf olabilmektedir. Bu durumda Birleşmiş Milletler Andlaşması'nın 93. maddesinin 2. fıkrası Birleşmiş Milletler üyesi olmayan bir devletin Güvenlik Konseyi'nin tavsiyesi üzerine Genel Kurul tarafından her durumda belirlenecek koşullarla birlikte Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'ne taraf olabileceğini ifade etmektedir.[5] Aynı zamanda hem Birleşmiş Milletler üyesi olmayan hem de Uluslararası Adalet Divanı Statüsü' ne taraf olmayan devletlerin de Divan önünde davaya taraf olabildikleri bilinmektedir. Uluslararası Adalet Divanı'nın 35. maddesinin 2. fıkrası gereğince mahkemenin hangi koşullarda diğer devletlere açık olacağı, yürürlükteki anlaşmalarda yer alan özel hükümler hariç olmak üzere, Güvenlik Konseyi tarafından belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda Güvenlik Konseyi, 1946(9) sayılı kararında Uluslararası Adalet Divanı'nın yetkilerine bir bildirim ile rıza gösterdiğini ifade eden devletlerin de divan önünde davaya taraf olabildiklerini bildirmiştir. Uluslararası Adalet Divanı'nı önünde bir uyuşmazlığın görüşülerek sonuca bağlanabilmesi için devletlerin sadece mahkeme önünde davaya taraf olabilmeleri yetmemektedir. Ayrıca Divan önünde bir uyuşmazlığın görüşülüp karara bağlanabilmesi için her uyuşmazlıkta tarafların ayrıca Divan'ın yargı yetkisini kabul etmesi gerekmektedir. Divanın yargı yetkisini kabul etmek dört yöntemle olabilmektedir. Bu yöntemler: Tahkimname, uluslararası andlaşma ve sözleşmelerde yargı yetkisinin kabulü, tek taraflı bildiri ile yargı yetkisinin kabulü ve forum prorogatum yöntemiyle yargı yetkisinin kabulüdür.[6]

Tahkimname

Uluslararası Adalet Divanı Statüsü' nün 36. maddesinin 1. fıkrası gereğince uyuşmazlık içinde olan taraflar bu uyuşmazlığı Divan önüne getirip karara bağlamak için aralarında özel bir anlaşma yapmaktadırlar. Ayrıca taraflar aralarında yapmış oldukları bu anlaşmayı Uluslararası Adalet Divanı'nın Yazı İşleri Müdürlüğü’ne ileterek Divan'ın yargı yetkisini tahkimname yöntemi ile kabul etmiş olmaktadır.[7] Tahkimname veya özel bir andlaşma yoluyla Divan'ın yargı yetkisinin kabul edilmesi yönteminde uyuşmazlığın taraflarının ve konusunun net bir şeklide belirtilmesi gerekmektedir.[8] Uluslararası Adalet Divanı'na tahkimname yöntemi ile götürülen uyuşmazlıklara Sığınma Davası,[9] Sınır Uyuşmazlığı Davası,[10] Kıta Sahanlığı Davası[11] örnek olarak gösterilebilmektedir.

Uluslararası andlaşma ve sözleşmelerde yargı yetkisinin kabulü

Uluslararası Adalet Divanı Statüsü'nün 36. maddesinin 1. fıkrası gereğince Divan'ın yargı yetkisinin önceden uyuşmazlık tarafları arasında yapılmış bir uluslararası andlaşma ile tanınması mümkündür. Bu yöntemde uyuşmazlık tarafları arasında akdedilen andlaşma gereğince taraf devlet tek başına uyuşmazlığı Divan'a getirebilmektedir. Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisinin kabul edildiği andlaşmalara örnek olarak Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi,[12] Viyana Andlaşmalar Hukuku Sözleşmesi,[13] Uyuşmazlıkların Barışçı Yoldan Çözümüne İlişkin Avrupa Sözleşmesi[14] gösterilmektedir.[15]

Tek taraflı bildiri İle yargı yetkisinin kabulü

Tek taraflı bildirim ile Divan'ın yargı yetkisinin kabul edilmesi yönteminde bir devlet, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne vereceği tek taraflı bir bildiri ile Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisine rıza gösterilebilmektedir. Tek taraflı bildiride bulunan devletlerin bu bildirilerini belli koşullara bağlayabilme ve bu bildirilerine çekince koyabilme hakları da bulunmaktadır.

Forum Prorogatum yöntemiyle yargı yetkisinin kabulü

Forum prorogatum, Uluslararası Adalet Divanı'nın yargı yetkisine rıza gösteren bir devletin rıza göstermeyen bir devlete karşı tek taraflı bir dilekçeyle aralarındaki uyuşmazlığı Divan'a getirebildikleri yönteme denmektedir. Aslında bu yöntemde Uluslararası Adalet Divanı, uyuşmazlığın tarafı olan bir devlet tarafından dolayı bir şekilde yetkilendirilmektedir. Forum prorogatum yönteminde zımni ve fiili olarak Divan'ın yargı yetkisi tanınmaktadır.[16] Forum prorogatum yöntemi ile Uluslararası Adalet Divanı'na getirilmiş olan davalara Korfu Boğazı Davası 16 Haziran 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.[17] örnek olarak gösterilmektedir.

Danışma görüşü verme yetkisi

Uluslararası Adalet Divanı Statüsü 2 Temmuz 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.' nün 65. maddesi gereğince mahkeme, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi uyarınca ya da bu Sözleşmeye uygun olarak danışma görüşü istemeye yetkili kılınan bir organın talebi üzerine, herhangi bir hukuki sorun hakkında tavsiye görüşü verebilmektedir. Devletler ise Divan'ın danışma görüşü verme yetkisi dışındadır. Uluslararası Adalet Divanı'nın vermiş olduğu danışma görüşleri tavsiye niteliğinde olduğu için bağlayıcı değildir. Bununla birlikte Divan'ın vermiş olduğu danışma görüşleri her ne kadar bağlayıcı nitelikte olmasa da uluslararası hukuk alanında büyük bir önem taşımaktadır.[16]

Kaynakça

  1. ^ "Jurisdiction | International Court of Justice". www.icj-cij.org. 2 Temmuz 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Haziran 2021. 
  2. ^ "Jurisdiction of the International Court of Justice". 10 Ekim 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ "Statute of the Court | International Court of Justice". www.icj-cij.org. 2 Temmuz 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Haziran 2021. 
  4. ^ "List of All Cases | International Court of Justice". web.archive.org. 1 Ağustos 2018. 1 Ağustos 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Haziran 2021. 
  5. ^ Nations, United. "United Nations Charter (full text)". United Nations (İngilizce). 17 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Haziran 2021. 
  6. ^ Yusuf Aksar (Eylül 2019). Teori ve Uygulamada Uluslararası Hukuk – II. Seçkin Yayınları. ss. 290-298. 
  7. ^ "Uluslararası Adalet Divanı Statüsü" (PDF). 16 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 15 Haziran 2021. 
  8. ^ Yahya Berkol GÜLGEÇ (2015). "Uluslararası Adalet Divanı'nın Yargı Yetkisi ve Yargı Yetkisini Genişletme Çabalarının Eleştirisi". Türkiye Barolar Birliği Dergisi. 11 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Haziran 2021. 
  9. ^ "Latest developments | Asylum (Colombia v. Peru) | International Court of Justice". www.icj-cij.org. 3 Temmuz 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  10. ^ "Latest developments | Frontier Dispute (Burkina Faso/Republic of Mali) | International Court of Justice". www.icj-cij.org. 3 Temmuz 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  11. ^ "Latest developments | Continental Shelf (Libyan Arab Jamahiriya/Malta) | International Court of Justice". www.icj-cij.org. 3 Temmuz 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Haziran 2021. 
  12. ^ "Convention on Biological Diversity" (PDF). 1992. 9 Ekim 2007 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  13. ^ "Vienna Convention on the Law of Treaties" (PDF). 1969. 17 Ekim 2013 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  14. ^ "European Convention for the Peaceful Settlement of Disputes". 1957. 25 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  15. ^ "List of treaties that confer jurisdiction on the International Court of Justice". 13 Eylül 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  16. ^ a b S. Gozie Ogbodo (2012). "An Overview of the Challenges Facing the International Court of Justice in the 21st Century". Annual Survey of International & Comparative Law: Vol. 18 : Iss. 1, Article 7. 16 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Haziran 2021. 
  17. ^ "THE CORFU CHANNEL CASE" (PDF). International Court Of Case. 1949. 1 Aralık 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 

Dış Bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Tahkim, taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların devletin resmi yargı organları yerine, kendileri tarafından belirlenen hakemlerce çözümlendiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Kimi görüşlere göre bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemi olan tahkim, kimilerine göre doğrudan yargısal bir faaliyettir.

<span class="mw-page-title-main">Birleşmiş Milletler</span> toplumsal, ekonomik ve kültürel bir iş birliği oluşturmak amacıyla kurulan bir örgüt

Birleşmiş Milletler (BM), 24 Ekim 1945'te kurulmuş; dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslararasında ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği oluşturmak için kurulan uluslararası bir örgüttür. Birleşmiş Milletler kendini "adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamayı amaç edinmiş küresel bir kuruluş" olarak tanımlamaktadır. Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanılmasını evrensel düzeyde yasaklayan ilk antlaşma 26 Haziran 1945'te 50 ülke tarafından imzalanan Birleşmiş Milletler Antlaşması'dır.

<span class="mw-page-title-main">Mahkeme</span>

Mahkeme, taraflar arasındaki hukukî anlaşmazlıkları (davaları) hukukun üstünlüğüne uygun olarak sivil ya da askerî, adlî veya idarî konularda adaleti sağlamak üzere yetkilendirilmiş, toplum yapısına ve kültüre göre değişiklikler gösterebilen bir yargılama formudur. Mahkemeler genellikle bir devlet kurumu şeklinde teşkilatlanır. Hem ortak hukuk, hem de medeni hukuk sistemlerinde mahkemeler, uyuşmazlıkların çözümü için merkezi araçlardır.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Adalet Divanı</span> Birleşmiş Milletler yargı organı

Uluslararası Adalet Divanı, Birleşmiş Milletler'in başlıca yargı organıdır. Uluslararası Adalet Divanı'nın merkezi Hollanda'nın Lahey kentindedir. Genel Kurul ve Güvenlik Konseyi'nden seçilen 15 yargıçtan oluşur. Yargıçlar değişik ülkelerden seçilir, böylece dünyadaki değişik hukuk sistemlerinin temsil edilmesi amaçlanır.

<span class="mw-page-title-main">Model Birleşmiş Milletler</span>

Model Birleşmiş Milletler, eğitim kurumlarının öğrenci delegeler çıkararak belli ülkeleri ve Birleşmiş Milletler kurumlarını temsil ettikleri eğitsel bir simulasyondur. MUN, eleştirel düşünme, takım çalışması ve liderlik yeteneklerine ek olarak katılımcıların araştırma, konuşma, tartışma ve yazma becerilerini kullanmalarını ister ve geliştirir. Programda, öğrencilerin ilgisini çekmek ve onların güncel dünya meseleleri hakkında daha derin bir anlayış geliştirmelerine izin vermek amaçlanmıştır. Genelde konferans, panel, çalıştay veya forum usulüyle yürütülen toplantıları içerir. Birleşmiş Milletler'in kendisi tarafından tanınan en büyük Model Birleşmiş Milletler organizasyonu Lahey Uluslararası Model Birleşmiş Milletler'dir.

<span class="mw-page-title-main">Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi</span> BMnin uluslararası güvenliği sağlamakla görevli altı ana organından biri

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Birleşmiş Milletler'in üye ülkeler arasında güvenlik ve barışı korumakla yükümlü en güçlü organı. Birleşmiş Milletler'in diğer organları sadece tavsiye kararı alabilirken, Uluslararası Adalet Divanı ile birlikte bağlayıcı karar alma yetkisine sahip iki Birleşmiş Milletler organından biridir. Bu bağlayıcılık, üye ülkelerin tamamına yakını tarafından imzalanmış olan Birleşmiş Milletler Antlaşması'nda açık bir şekilde belirtilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Ceza Mahkemesi</span> hükûmetlerarası örgüt ve uluslararası mahkeme

Uluslararası Ceza Mahkemesi, kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası bir mahkemedir. 1 Temmuz 2002 tarihinde kurulmuş ve 11 Mart 2003 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Mahkeme binası "Ev Sahipliği Anlaşması" yaptığı Hollanda'nın Lahey kentinde bulunmaktadır. Mahkemeye 124 ülke taraf olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Adalet Divanı</span>

Avrupa Birliği Adalet Divanı ya da kısaca Avrupa Adalet Divanı, AAD Avrupa Birliği (AB) bünyesi içinde yer alan en yüksek mahkemedir. Avrupa Birliği üyesi ülkeleri arasında, Avrupa Birliği hukukunu ilgilendiren konularda son sözü söyleyen kurumdur. Avrupa Adalet Divanı 27 yargıç ve 11 hukuk sözcüsünden oluşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de yargı teşkilatı</span>

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesi uyarınca “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.” Ancak, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkındaki Kanun içinde yer alan bazı belirleyici hükümler haricinde tüm yargı teşkilatının görev ve yetkisini belirleyen kapsayıcı ve genel bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Dolayısıyla, hangi durumda hangi mahkemenin yetkili olacağı çeşitli kanunlarda dağınık ve sistematikten uzak bir biçimde yer aldığından mevcut mevzuat konuya genel bir bakış sağlamaktan uzak bir görüntü sunmaktadır.

Avrupa Birliği hukuku, üye ülkelerin ulusal hukuklarının yanı sıra tek yargısal sistemdir. Avrupa Birliği yasaları pek çok alanda, özellikle de Avrupa ortak pazarında üye ülkelerin hukuk kurallarını geçersiz kılar. Avrupa Birliği'nin antlaşmalar aracılığıyla yayınladığı yasalar doğrudan etki kuralıyla tüm üye ülkelerin iç hukuklarına girer ve tüm ülkeler için bağlayıcıdır. Avrupa Birliği'ne katılabilmek için birlik yasalarına koşulsuz tabi olunmasının kabul edilmesi gerekmektedir.

<span class="mw-page-title-main">İnsanlığa karşı suçlar</span> savaş yasalarının ciddi bir ihlalini oluşturan devlet destekli eylem

İnsanlığa karşı suçlar, fiili bir otorite, genellikle bir devlet tarafından veya onun adına işlenen ve insan haklarını ağır biçimde ihlal eden, yaygın veya sistemik suç eylemleridir. Savaş suçlarından farkı, savaş dışında da işlenebilen, bireysel olmayan eylemler olmasıdır. Suçun resmi bir politikanın parçası olması gerekmiyor ve yalnızca yetkililer tarafından hoş görülmesi yeterlidir.

Adalet Divanı, aşağıdaki anlamlara gelebilir:

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2034 sayılı kararı, Uluslararası Adalet Divanı'ya ilgili 19 Ocak 2012 tarihinde alınan bir karardır. Oy birliğiyle alınan kararda istifa eden mahkeme yargıcı Evn Şevket el Hasavane'nin yerine yapılacak yeni üye seçiminin 27 Nisan 2012 tarihinde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.

Vakaların saptanması yöntemi, atanmış bir tarafsız üçüncü kişi ya da kurul tarafından yürütülen, aksi kararlaştırılmadıkça bağlayıcı olmayan, araştırma yöntemleriyle uyuşmazlığı belirleyen ve açıklığa kavuşturan bir alternatif uyuşmazlık çözümü yöntemidir. tarafsız ön değerlendirme yönteminin aksine bu yönteme uyuşmazlığın ilerlemiş aşamalarında başvurulur. Vakıa saptayıcıların uyuşmazlığa doğrudan doğruya çözüm bulma sorumlulukları yoktur. Bu yöntemin amacı tarafların uyuşmazlık hakkında bilgi edinmelerini ve uyuşmazlığın sürmesi hâlinde karşılaşabilecekleri riskleri anlamalarını sağlamaktır. Bu özelliği nedeniyle vakıaların saptanması diğer alternatif uyuşmazlık çözümü yolları için tamamlayıcı rol oynayabilir. Vakıa saptayıcılar, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esaslı unsurlarının tespitinde ve uyuşmazlıkla doğrudan ilgisi olmayan konuların elenmesinde rol oynarlar. Vakıa saptayıcılar çoğu zaman konunun uzmanı kişilerdir. Örneğin inşaat malzemelerinin kalitesi konusunda bir mühendis ya da sözleşmedeki yükümlülüklerin açıklığa kavuşturulması konusunda bir avukat bu işi üstlenebilir. Taraflar, bu yönteme sözleşmeyle kararlaştırarak ya da uyuşmazlığın ortaya çıkmasıyla birlikte başvurabilir ve vakıaları saptayacak kişileri kararlaştırabilirler.

<span class="mw-page-title-main">Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi</span>

Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi, 16 Aralık 1966'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve 23 Mart 1976 itibarıyla yürürlüğe giren çok taraflı bir antlaşmadır. Sözleşme, taraf devletlerin bireylerin yaşama hakkı, din özgürlüğü, ifade özgürlüğü, toplantı özgürlüğü, seçim hakları ve adil yargılanma hakları dahil, sivil ve siyasal haklarına saygı göstermelerini taahhüt eder. Sözleşmede 3 ek protokol vardır. Bu protokollerden 1. protokol olan seçmeli protokoldür ve bu protokolle bireysel başvuru usulüyle denetim getirilmiştir. 2012 itibarıyla 167 devlet Sözleşmeye taraf olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Birleşmiş Milletler Antlaşması</span> Uluslararası antlaşma

Birleşmiş Milletler Antlaşması, Birleşmiş Milletler adlı uluslararası örgütü kuran 1945 tarihli antlaşma. ABD'nin San Francisco şehrinde 51 kurucu devletin 50'si tarafından 26 Haziran 1945'te imzalandı. Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi ve imzacı devletlerin çoğunluğu tarafından onaylandıktan sonra 24 Ekim 1945'te yürürlüğe girdi.

Uluslararası insan hakları hukuku, insan haklarını sosyal, bölgesel ve yerel düzeylerde geliştirmek için tasarlanmış uluslararası hukuk bütünüdür. Bir uluslararası hukuk biçimi olarak, uluslararası insan hakları hukuku, öncelikle egemen devletler arasında, üzerinde anlaşmaya varan taraflar arasında bağlayıcı yasal etkiye sahip olmayı amaçlayan antlaşmalardan oluşur; ve geleneksel uluslararası hukuk kapsamındadır. Diğer uluslararası insan hakları belgeleri, yasal olarak bağlayıcı olmamakla birlikte, uluslararası insan hakları hukukunun uygulanmasına, anlaşılmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunur ve bir siyasi yükümlülük kaynağı olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Ukrayna'da Uluslararası Ceza Mahkemesi soruşturması</span> Uluslararası Suç Mahkemesi tarafından devam eden soruşturma

Ukrayna'da Uluslararası Ceza Mahkemesi soruşturması veya Ukrayna'daki Durum, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından 21 Kasım 2013'ten bu yana, Onur Devrimi, Rusya-Ukrayna Savaşı, 2014'te Kırım'ın Rusya Federasyonu tarafından ilhakı, Donbas'taki savaş ve 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sırasında "açık bir şekilde" işlenmiş olabilecek savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara ilişkin devam eden bir soruşturmadır. Tam soruşturma 2 Mart 2022'de yargı yetkisini aldı.

Libya-Malta Kıta Sahanlığı Davası, Libya ile Malta'nın taraf oldukları ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 3 Haziran 1985 tarihinde karara bağladığı kıta sahanlığı sınırlandırma ihtilafı.

<span class="mw-page-title-main">Petrol Platformları davası</span>

Petrol Platformları davası, İran'ın 1987-1988'de Basra Körfezi'ndeki üç petrol platformunun ABD Deniz Kuvvetleri tarafından imha edilmesine itiraz ettiği Uluslararası Adalet Divanı tarafından 2003 yılında karara bağlanan bir uluslararası kamu hukuku davasıdır. Mahkeme, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki 1955 Dostluk, Ekonomik İlişkiler ve Konsolosluk Hakları Antlaşması'na dayanarak dava üzerinde yargı yetkisini kullanabileceğini teyit etti, ancak güçlü çoğunlukla hem İran'ın iddianamesine hem de ABD'nin karşı iddianamesine karşıt karar verdi.