İçeriğe atla

Uluburun batığı

Uluburun batığı
Geminin tahtadan bir modeli
Batığın bulunduğu bölge
TürGemi enkazı
Tarihçe
KurucuBilinmiyor. Taşınmış yükler büyük olasılıkla Miken kökenlidir.
KuruluşMÖ 1305 yılından sonra
Terk edilişMÖ 1300'lerin sonu
Devir(ler)Geç Bronz Çağı
Kültür(ler)Miken, Kıbrıs
Sit ayrıntıları
ArkeologlarGeorge F. Bass, Cemal Pulak
Resmî site"Uluburun, Türkiye". 28 Ocak 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ağustos 2019. 

Uluburun batığı, M.Ö. 14. yüzyılın sonlarına tarihlenen,[1] Uluburun'un doğu kıyısına ve Kaş'ın yaklaşık 10 km güneydoğusuna yakın bir yerde bulunmuş bir Geç Tunç Çağı gemi enkazı.[2] Batık, 1982 yazında, Bodrum, Yalıkavak'tan bir sünger dalgıcı olan Mehmed Çakır tarafından keşfedildi.

1984-1994 tarihleri arasında, her biri üç ila dört ay sürmüş ve toplamda 22.413 dalışı barındıran 11 kampanya sonucunda Akdeniz'in en önemli Geç Tunç Çağı buluntularından biri olarak nitelendirilen batık açığa çıkarılmıştır.[3]

Keşif

Batık alanı, 1982 yazında, Mehmet Çakır'ın öküz gönü külçeleri olarak bilinen metal külçelerinin taslağını çizmesi sonucunda keşfedildi. Türk sünger dalgıçlarına genellikle Deniz Arkeolojisi Enstitüsü (INA) araştırma ekipleri tarafından süngerler için dalış yaparken eski enkazların nasıl tanımlanacağı konusunda eğitim verilirdi.[4] Çakır'ın bulguları, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürü Oğuz Alpözen'in enkaz yerini tespit etmek için müze ve INA arkeologlarından oluşan bir inceleme ekibi göndermesine yol açtı. Keşif ekibi, Uluburun sahiline sadece 50 metre mesafede birkaç miktar bakır külçe buldu.[5]

Batık

Bodrum Sualtı Arkeolojisi Müzesi'nde geminin gerçek boyutlarında kopyası.

Enkazın ve çevreye dağılmış kargonun dağılımı, geminin 15-16 metre uzunluğunda olduğunu göstermektedir ve sonraki yüzyıllardaki Greko-Romen gemilerininkine benzer zıvana eklemleri ile inşa edilmiştir.[6]

Gemi Lübnan sediri ve meşeden inşa edilmiştir.[7] Lübnan sediri, Lübnan, Güney Türkiye ve Kıbrıs dağlarına özgüdür.[8] Gemi 24 tane taştan çapa taşımıştır. Taşın türü, Ege'de neredeyse tamamen bilinmeyen bir türdür, ancak genellikle Suriye-Filistin tapınaklarında ve Kıbrıs'ta yapı malzemesi olarak kullanılmıştır.[9]

Kargo

Geminin taşıdığı yük, çoğunlukla gemi keşfedilmeden önce eski metinlerden veya Mısır mezar resimlerinden bilinen ticari hammaddelerden oluşuyordu. Yük, Mısır, El-Amarna'da bulunan Amarna mektuplarında listelenen birçok kraliyet armağanı ile eşleşmektedir.

  • Bakır ve kalay külçeleri
    • Öküz gönü tipinde toplam 354 külçeden oluşan 10 ton ham bakır.
    • 121 bakır topuz ve oval külçe..
    • Yaklaşık bir ton kalay (bakırla alaşımlandığında yaklaşık 11 ton bronz yapar).
    • Kalay külçeleri öküz gönü ve topuz şeklindeydi.
  • Kenan kavanozları ve Menengiç reçinesi
    • En az 149 Kenan kökenli kavanoz (Yunanistan, Kıbrıs, Suriye-Filistin ve Mısır'da yaygın olarak bulunur).
    • Kavanozlar kuzey tipi olarak sınıflandırılmıştır ve günümüz İsrail'inin kuzey kesiminde bir bölgede üretilmiştir.
    • Kavanozlardan biri cam boncuklarla, birçoğu zeytinle ancak çoğunluğu eski bir terebentin türü olan Pistacia (Menengiç) reçinesi ile doldurulmuştur.
  • Cam külçeler
    • Kobalt mavisi, turkuaz ve lavanta renklerinde yaklaşık 175 cam külçe bulunmuştur (bilinen en eski cam külçeler).
    • Kobalt mavisi cam külçelerinin kimyasal bileşimi, Mısır ve Miken kökenli cam işleri ile eşleşir.
Mısır takıları:
1) Altın disk şeklinde kolye 2. Altın şahin kolye 3. Altın tanrıça kolye 4. Fayans boncuklar 5. Kaya kristali boncuklar 6. Akik boncuklar 7. Fayans boncuklar 8. Devekuşu yumurtası kabuğundan boncuklar 9. Gümüş bilezikler 10. Hurda altın 11. Altın kadeh 12. Küçük fayans boncuklarının topaklanmış kütlesi 13. Gümüş hurda
  • Diğer yükler
    • Afrika'dan gelen Dalbergia melanoxylon kütükleri (Mısırlılar tarafından abanoz denir)
    • Fildişi
    • Bir düzineden fazla su aygırı dişi
    • Kaplumbağa kabuğu
    • Murex opercula (tütsü için olası bileşen)
    • Devekuşu yumurtası kabuğu
    • Kıbrıs seramikleri
    • Kıbrıs kandilleri
    • Bronz ve bakır kaplar (keçi başı şeklinde dört, kadın başı şeklinde bir adet olmak üzere bardaklar)
    • İki adet ördek şeklinde fildişi makyaj kutusu
    • Fildişi kaşık
    • Trompet
    • İki düzineden fazla deniz kabuğu yüzüğü
    • Kehribar boncuklar (Baltık kökenli)
    • Akik
    • Karnelyan
    • Kuvars
    • Altın
    • Fayans
    • Cam
  • Mücevher, altın ve gümüş
    • Altın ve gümüş Kenan kökenli takı koleksiyonu
    • Bulunmuş 37 altın parçanın arasında pektoraller, madalyonlar, kolyeler, boncuklar, küçük bir halka ve çeşitli parçalar bulunur.
    • Bikonik kadeh (enkazdaki en büyük altın nesne)
    • Mısır kökenli altın, elektrum, gümüş ve steatit (sabun taşı) nesneler
    • Üzerindi Nefertiti yazan altından bokböceği
    • Bronz dişi heykelcik (baş, boyun, eller ve ayaklar altın tabakayala örtülmüş)
  • Silah ve aletler
    • Ok uçları
    • Mızrak uçları
    • Gürzler
    • Hançer
    • Balta
    • Yakın Doğu tipinde zırh
    • Dört kılıç (Kenan, Miken ve İtalyan tipinde)
    • Çok sayıda alet: oraklar, bızlar, matkap uçları, testere, bir çift maşa, keskiler, baltalar, bileme taşı ve zımparalar
  • Ağırlıklar
    • 19 zoomorfik ağırlık (Uluburun'dan çıkartılmış ağırlık seti, çağdaş Geç Bronz Çağı ağırlıklarının en büyük ve en eksiksiz setlerinden biridir)
    • 120 geometrik şekilli ağırlık
  • Besin maddeleri
    • Badem
    • Çam fıstığı
    • İncir
    • Zeytin
    • Üzüm
    • Aspir
    • Çörek otu
    • Sumak
    • Kişniş
    • Nar
    • Birkaç adet buğday ve arpa tanesi

Atıflar

  1. ^ Pulak, 2005 p. 34
  2. ^ Pulak, 1998 p. 188
  3. ^ Pulak, 1998 p. 188.
  4. ^ Bass, 1986 p. 269
  5. ^ Bass, 1986 pp. 269–270.
  6. ^ Pulak, 1998 p. 210.
  7. ^ Pulak, 1998 p. 213
  8. ^ Pulak, 2005 p. 43
  9. ^ Pulak, 2005 p. 46

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Antik Mısır</span> Kuzeydoğu Afrikada varolmuş bir antik medeniyet

Antik Mısır, Antik Çağ'daki medeniyetlerden biridir. Kuzeydoğu Afrika'da Nil Nehri'nin denize ulaştığı yarısı çevresinde yayılmış antik bir uygarlıktır. Uygarlığın yayıldığı bölge, bugünkü Mısır toprakları içinde yer almaktadır. MÖ 3.050 yılları civarında kuruluşundan önce, "Aşağı Mısır" ve "Yukarı Mısır" olarak ikiye ayrılmaktaydı. Uygarlık, MÖ 3.150 yılında ilk firavunun yönetimi altında Aşağı Mısır ve Yukarı Mısır'ı politik olarak birleştirdi. Bu politik birlik, izleyen 3 bin yıl boyunca sürdü.

<span class="mw-page-title-main">Troya</span> Anadolunun kuzeybatısında Homeros döneminden kalma antik kent

Truva, Kaz Dağı (İda) eteklerinde tarihî bir kenttir. Çanakkale il sınırları içinde, günümüzde Hisarlık olarak adlandırılan arkeolojik bölgede yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Hititler</span> Tunç Çağında Anadolu yarımadasının büyük çoğunluğunu egemenliği altına alan bir Hint-Avrupa kavmi

Hititler ya da Etiler, Tunç Çağı'nda Anadolu, Levant ve Kıbrıs'ta varlık göstermiş bir halk.

<span class="mw-page-title-main">Nümismatik</span> Paraları inceleyen dal

Nümismatik veya meskûkât, sikke veya kâğıt para koleksiyonculuğu ve paraları inceleyen çalışma sahası. Sikkecilik olarak da adlandırılır. Bu alanda uzman kişilere "nümismat" adı verilir. Nümismatik; kaybolmuş uygarlıkların, kentlerin ve yerleşim yerlerinin kesin olarak belirlenmesine katkı sağlar, tarihsel süreç içinde yok olmuş anıt ve yapılara ilişkin kanıtları bizlere anlatır. İmparatorların saltanatlarının başlangıç tarihlerinin, almış oldukları unvanların, imparatorluk dönemleri boyunca yaptıkları işlerin, kazandıkları zaferlerin ya da yenilgilerin kesin biçimde belirlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda nümizmatik Antik Sikke darbında kullanılan madenin türüne göre o toplumun, o dönemdeki ekonomik durumu konusunda ciddi ipuçları sağlamaktadır. Bir arkeoloğun kazı çalışmasında bulabileceği en iyi şeylerden biri Antik Sikkedir. Bulunmuş olan bir Antik Sikke yapılan arkeolojik çalışma katmanı için anında bir tarih sağlayabilir. Ek olarak Antik Sikkeler ticaret, ekonomi, sosyal organizasyon, mitoloji, ideolojiler, şahsiyetler, liderlik, askeri, önemli olayları anlatmaktadır. Antik Sikkelerin hangi devlet döneminde, hangi yıllarda, hangi İmparator adına darb edildiği gibi bulgular tarihsel gerçeklerin ortaya çıkarılmasında önemli rol oynamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">12 Eylül Darbesi</span> Türkiyede siyasal şiddet ve istikrarsızlığa karşı yapılan askerî darbe

12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali, resmî isimlendirmeleriyle 12 Eylül 1980 Harekâtı veya Bayrak Harekâtı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 günü emir komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askerî darbe. 27 Mayıs Darbesi ve 12 Mart Muhtırası'nın ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Silahlı Kuvvetlerin yönetime karşı gerçekleştirdiği üçüncü ve son başarılı açık müdahaledir.

<span class="mw-page-title-main">Tlos</span>

Tlos bugün Muğla'nın Seydikemer ilçesi yakınlarında yer alan kadim bir Likya kentiydi. Likya'nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Tlos Antik Kenti, Fethiye İlçesi’nin yaklaşık 42 km doğusundaki Yaka Köyü sınırları içerisinde kalmaktadır. Bölgenin en yüksek dağları olan Akdağlar'ın (Kragos) sarp batı yamaçlarında başlayan antik yerleşim, Eşen Nehri'nin getirdiği alüvyonlarla oluşmuş vadi düzlüğüne kadar ulaşır. Ayrıca güneydeki Saklıkent Kanyonu ile kuzey yönde bulunan Kemer Beldesi antik kentin egemenlik sınırlarını çizer.

<span class="mw-page-title-main">Altın</span> Au sembolü ile gösterilen ve atom numarası 79 olan element

Altın, Au sembolü ile gösterilen ve atom numarası 79 olan element. Saf halinde parlak, hafif kırmızıya çalan sarı renkli, yumuşak, sünek ve dövülgen bir metaldir. Altının parlak sarı rengi, asitlere karşı dayanıklılığı, doğada serbest halde bulunabilmesi ve kolay işlenebilmesi gibi özellikleri, insanların İlk çağlardan beri ilgisini çekmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Demir</span> sembolü Fe ve atom numarası 26 olan kimyasal element

Demir, simgesi Fe ve atom numarası 26 olan kimyasal bir elementtir.

<span class="mw-page-title-main">Fenikeliler</span> Antik Akdeniz kavmi

Fenikeliler, Antik Çağ'da yaşamış Sami dillerine mensup bir dil konuşan Akdenizli kavimdir. Bereketli Hilal'in Akdeniz'e bakan kıyılarında gelişen bu uygarlık, talassokrasik bir yapıda şekillenmiştir. Fenikeliler, Doğu Akdeniz'den tüm Akdeniz kıyılarına hatta Atlas Okyanusuna yayılarak en bilineni Kartaca olan çeşitli şehir devletleri kurmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Antik Roma</span> İlk Çağın en büyük ve en güçlü medeniyeti

Antik Roma, MÖ 9. yüzyılda İtalya Yarımadası'nda kurulan Roma şehir devletinden doğarak tüm Akdeniz'i çevreleyen bir imparatorluk hâline gelen medeniyetin adıdır. Yaklaşık 2.200 yıl boyunca varlığını sürdürmüş olan Roma uygarlığı bir monarşiden oligarşi ve cumhuriyetin bileşimi bir demokrasiye ve daha sonra da otokratik bir imparatorluğa dönüşmüştür.

Demir Çağı, demirin çeşitli alet ve silah yapımında esas malzeme olarak kullanıldığı bir arkeolojik devirdir.

<span class="mw-page-title-main">Britanya İmparatorluğu</span> Birleşik Krallık tarafından yönetilmiş devletler ve dominyonlardan oluşan imparatorluk

Britanya İmparatorluğu, Birleşik Krallık veya öncül devletleri tarafından yönetilen dominyonlar, sömürgeler, himayeler ve mandalar ile diğer bağımlı bölgelerden oluşmuş olan imparatorluktur. 16. ve 17. yüzyıllarda İngiltere Krallığı tarafından kurulan denizaşırı sömürgeler ve ticaret karakolları olarak başlamıştı. En güçlü döneminde tarihteki en geniş topraklara sahip devlet olmasının yanı sıra bir yüzyıldan fazla bir süre boyunca dünyanın en önde gelen küresel gücüydü. 1922'de 458 milyon kişi, yani dünya nüfusunun neredeyse dörtte biri, Britanya İmparatorluğu'nun egemenliği altındaydı ve toprakları 33.000.000 km2'lik alanı kapsıyordu. Bu derece geniş bir coğrafyaya hükmettiği için siyasi, dilsel ve kültürel kalıtı hâlen yaygın olarak devam etmektedir. Gücünün doruklarındayken, dünya geneline yayılmış toprakları nedeniyle her zaman en az bir bölgesinde gün ışığı olmasından ötürü "üzerinde güneş batmayan imparatorluk" olarak da tanımlanmaktaydı.

<i>SüngerBob KareŞort</i>

SüngerBob KareŞort veya SüngerBob Karepantolon, Nickelodeon kanalı için deniz biyolojisi eğitimcisi ve animatör Stephen Hillenburg tarafından yaratılmış bir Amerikan animasyon komedi televizyon dizisidir. Diziye ismini veren SüngerBob ve arkadaşlarının Bikini Kasabası adlı su altı şehrindeki maceralarını anlatır. En uzun süredir yayınlanan beşinci Amerikan animasyon dizisi olması ve popülaritesi onu bir medya imtiyazı haline getirmiştir. Nickelodeon ve ViacomCBS Yerel Medya Ağları'nın en çok dağıtılan, yayınlanan ve en yüksek puan alan dizisidir. 2017'nin sonlarında, medya imtiyazı Nickelodeon için 13 milyar dolarlık ticari gelir elde etti.

<span class="mw-page-title-main">Krallar Vadisi</span>

Krallar Vadisi ya da Firavunlar Vadisi, Mısır'da bulunan MÖ 16. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar yaklaşık 500 yıllık bir süre boyunca 18. ve 20. Hanedanlık döneminde Yeni Krallık'ın firavunları ve dönemin ileri gelenleri için inşa edilen mezarların bulunduğu vadidir. Vadi, Luksor'un batı tarafında bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Filistin (bölge)</span> Orta Doğuda coğrafi bölge

Filistin, Doğu Akdeniz'de ve Orta Doğu'da, İsrail topraklarının tamamı ile Gazze Şeridi ve Batı Şeria gibi Filistin Devleti topraklarını kapsayan coğrafi bölgedir. Bölgenin sınırları oldukça tartışmalıdır ve bazı kaynaklar Ürdün'ü de dahil ederler. Filistin, Kutsal Topraklar olarak bilinir ve Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar için kutsaldır. 20. yüzyıldan beri bölgede Arap ve Yahudi millî unsurlarının mücadelesi devam etmekte, zaman zaman uzun süreli şiddete ve hatta savaşa dönüşmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Karaz kültürü</span>

Karaz Kültürü,Erken Tunç Çağı'na ait bir kültürdür. Sovyet arkeolog Boris Kuftin'in çalışmalarında ortaya konulan, Geç Kalkolitik Çağ ve Tunç Çağı boyunca Doğu Anadolu Bölgesi, Transkafkasya, Azerbaycan ve Kuzeybatı İran'ı içine alan bir yayılma gösteren kültürdür.

<span class="mw-page-title-main">Bronz Çağı Çöküşü</span> Güneybatı Asya’da ve Doğu Akdeniz’de, Bronz Çağı sonları, Demir Çağı başlarında yaşanan hızlı, yıkıcı ve kültürel dağılmalara, çözülmelere yol açan bir dizi toplumsal çöküş

Bronz Çağı Çöküşü Güneybatı Asya’da ve Doğu Akdeniz’de, Bronz Çağı sonları, Demir Çağı başlarında yaşanan hızlı, yıkıcı ve kültürel dağılmalara, çözülmelere yol açan bir dizi toplumsal çöküştür. Doğu Akdeniz’deki Bronz Çağının yüzyıllar içinde oluşan tüm kurumları yerle bir olmuştur, şehir hayatı çok büyük ölçüde gerilemiştir, geriye yalıtılmış köy toplumları kalmıştır. Miken Yunanistanı’nda saray ekonomileri çökmüştür. Yıkımların ardından Kıta Yunanistan’ı, Ege Adaları ve Anadolu 400 yıl sürecek bir karanlık çağa girecektir. Bu dönemden günümüze Mısır kaynakları hariç hiçbir yazılı belge kalmamıştır. Akdeniz’in tüm doğu yarısında, Antik Mısır hariç, neredeyse tüm büyük ve orta ölçekli kentler, çoğunlukla yağmalanıp ateşe verilmiş, diğerleri bu akıbete uğramamak için boşaltılmıştır. Bronz Çağı boyunca gelişip serpilen tüm krallıklar, yine Mısır hariç yıkılmış ve bir daha varlık gösterememiştir.

<span class="mw-page-title-main">Öküz gönü külçeleri</span>

Öküz gönü külçeleri,, Akdeniz'de Geç Bronz Çağı sırasında genellikle bakırdan, bazen de kalaydan yapılmış metal levhalardır. Külçelerin şekilleri, dört köşesinin her birinde çıkıntılı bir tutamağa sahip bir öküz gönünü (postunu) andırır. Eskiden her bir külçenin bir öküz değerine eşdeğer olduğuna inanılmış olmasına rağmen, günümüzde şekil benzerliğinin sadece bir tesadüf olduğu görüşü hakimdir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı silahları</span>

Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri kuvvetleri yüzyıllar boyunca çeşitli silahlar kullandı. Topkapı Sarayı'nın cephaneliğinde seçkin eşyaların bulunduğu geniş bir koleksiyon vardır.

<span class="mw-page-title-main">Milletler Tablosu</span>

Milletler Tablosu, Kutsal Kitap'ta Başlangıç 10'da geçer. Nuh'un oğullarının soyundan gelen 70 aile veya milleti listeler ve sonunda nereye yayıldıkları ve nereye yerleştikleri konusunda bazı ipuçları verir. Musa yüzyıllar sonra kavimler göçünün ayrıntılarını kaydediyordu. Kutsal Kitap hakkındaki bir yorum kitabı Başlangıç 10'daki Milletler Tablosu'ndan onun “eski kutsal metinlerde benzersiz” olduğunu belirtir. “Milletlere gösterilen bu ilgi, Kutsal Kitap'ın tarihe verdiği önemi tam olarak yansıtır.. .. Dünyada başka hiçbir kutsal yazı tarihle bu kadar ilgilenmez.”