İçeriğe atla

Uleyye bint el-Mehdi

Ulayya bint al-Mahdi
عُلَيّة بنت المهدي
Doğum777
Bağdat, Abbâsî İmparatorluğu
Ölüm825
Bağdat, Abbâsî İmparatorluğu
MeslekŞarkıcı,
Besteci,
Müzisyen,
Arap Şairi
Dinİslam
EvlilikMusa b. İsa b. Musa el-Abbasi
Ebeveynler
  • el-Mehdi (baba)
  • Meknune (anne)

Uleyye bint el-Mehdi (Arapça: علية بنت المهدي) (777–825) tanınmış bir Abbâsî prensesi olup, şair ve müzisyen olarak tanınmaktadır.[1] Üçüncü Abbâsî Halifesi Mehdî-Billâh’ın ve eşi Meknûne'nin kızıdır[2]

Kaynaklar

  1. ^ Ebû Gays Muhammed Hayrüddîn b. Mahmûd b. Muhammed b. Alî b. Fâris ez-Ziriklî, el-A‘lâm (Beyrut: Dâru’l- ‘İlm li’l-Melâyîn, 2002), 5/35.
  2. ^ Ebû’l-Ferec Alî el-İṣfehânî, Kitâbu’l-Eġānî, thk. İhsân Abbâs - İbrahim es-Se‘âfîn (Beyrut: Dâru Ṣâdir, 1429/2008), 10/129.

İlgili Araştırma Makaleleri

Kadirilik ya da Kadiriyye, Seyyid Abdülkâdir Geylânî tarafından 12. yüzyılın başlarında kurulan tarikattır.

<span class="mw-page-title-main">Ali</span> İslam Devletinin dördüncü halifesi ve Şiilerin birinci imamı

Ali bin Ebu Talib, İslam Devleti'nin 656-661 yılları arasındaki halifesi. İslam peygamberi Muhammed'in damadı ve amcası Ebu Talib'in oğlu olan Ali, Muhammed'in İslam'a davetini kabul eden ilk erkek kişidir. Sünni İslam'a göre Ali, dört halifenin sonuncusu, Şii İslam'a göre ise imamların ilki ve Muhammed'in hak vârisidir. Şii ve Sünni İslam arasındaki farklılaşmanın ana nedeni Muhammed'in gerçek vârisinin kim olduğu konusundaki görüş farklılığından ileri gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Ebu Hanife</span> Hanefî mezhebinin öncüsü ve imamı olan din bilgini

Ebû Hanîfe veya tam adıyla Ebû Hanîfe Numân bin Sâbit bin Zûtâ bin Mâh İslam dininin dört fıkıh mezhebinden birisi olan Hanefi mezhebinin kurucusu ve Sünni fıkhının en büyük üstâdlarından biri sayılan İslam fıkıh ve hadis bilgini. Asıl adı "Nu’man bin Sâbit" olup sevenlerince ismi "İmâm-ı Â’zam" unvanıyla birlikte anılır.

<span class="mw-page-title-main">Abdülmuttalib bin Haşim</span> İslam peygamberi Muhammedin dedesi

Şeybe bin Haşim veya daha çok bilinen adıyla Abdülmuttalib, İslam peygamberi Muhammed'in dedesidir. Altı yaşındayken annesi ölen Muhammed'e sekiz yaşına kadar bakmış ve ölmeden önce emaneti, oğlu Ebu Talib'e devretmiştir. Künyesi Ebü'l-Haris Abdülmuttalib bin Haşim bin Abdülmenaf bin Kuseyy şeklindedir. Abdülmuttalib'in diğer isimlerinden biri de Âmir'dir.

<span class="mw-page-title-main">Ca'fer es-Sâdık</span> Müslüman alim ve Şii İmamı (702-765)

Ca'fer es-Sâdık İsnâaşeriyye'nin altıncı, İsmâiliyye'nin beşinci imamı, Caferilik fıkhının kurucusu.

<span class="mw-page-title-main">Harun Reşid</span> 5. ve en tanınmış Abbâsî hâlifesi (s. 786–809)

Harun Reşid, beşinci ve en tanınmış Abbasi halifesi. 763'te babası Mehdi'nin o zaman bulunduğu İran'da bulunan Rey şehrinde doğdu. 786'da halife olan kardeşi Hâdî'nin ölmesi üzerine halifeliğe geçti. Hayatının çoğunu Bağdat'ta ve hilafetinin sonlarında yerleştiği Rakka şehrinde geçirdi. 24 Mart 809'da Horasan'ın Tus şehrinde öldü ve orada toprağa verildi. Harun Reşid'in halifelik döneminde Abbasiler çok büyük askerî, siyasal, kültürel ve bilimsel gelişmeler kaydettiler.

<span class="mw-page-title-main">Zübeyr bin Avvâm</span> Muhammedin halası Safiyyenin oğlu, sahabe

Zübeyr bin Avvam ya da Zübeyr bin el-Avvam (Arapça:الزبير بن العوام, İslâm peygamberi Muhammed bin Abdullah'ın halası Safiyye'nin oğludur. Cennetle müjdelenen on sahabiden birisidir. Muhammed'in eşi Hatice'nin kardeşinin oğludur.

<span class="mw-page-title-main">Ebu Hureyre</span> sahabe

Ebu Hureyre (Arapça: أبو هريرة‎ ‎;, Yemen asıllı sahabe. Gerçek adı bilinmemekle birlikte Müslüman olmadan önceki adının Abdüamr, Sükeyn, Abdüşşems olduğu yönünde farklı rivayetler vardır. Sahipsiz kedi yavrularını besleyip büyütmesinden dolayı Kedicik babası anlamına gelen Ebu Hureyre ismiyle anılırdı.

Keysanîlik (Dörtçüler), Şiîlik'te Mehdî kavramını ortaya atarak ilk defa İmam unvanını kullanan; Ali bin Ebu Talib'den sonra sırası ile Hasan bin Ali, Hüseyin bin Ali ve dördüncü İmâm olarak da Ali bin Hüseyin (Zeyn el-Âb-ı Dîn)’in yerine Ali bin Ebu Talib’in Bânû Hânife Kâbilesi mensûbu Havlet bint Câ'fer’den olan oğlu Muhammed bin Hânifîyye'nin imâmlık ve Mehdiliğini kabullenen; temelleri "El-Muhtâr bin Ebû ‘Ubeyd'ûl-Lâh el-Sâkafî el-Thâifî" tarafından atılan ve daha sonra da kendi içlerinden Abbâsî Hâlifeliği’ni çıkaran ghulât (köktendinci) mezhep.

<span class="mw-page-title-main">Seffâh</span> İlk Abbasi halifesi

Seffah veya Ebü'l-Abbas Seffah, Emevî hanedanının yıkılmasına neden olup Abbâsîler devletinin kurulmasıyla 750-754 döneminde ilk Abbâsî hâlifesi olarak hüküm sürmüştür. "Seffah" kendine verilen bir lakap olup Arapçada "kan dökücü" anlamına gelmektedir.

Müktefi veya Muhammed "el-Muktafî liʿEmr i’l-Lâh" Tam Adı: Ebû `Abd Allah "el-Muktafî liʿEmr i’l-Lâh" Muhammed bin ʿAhmed el-Mûstazhir Abbasi halifelerinin otuzbirincisidir. Peygamber'i rüyasında görüp ona bu işin sana yetişeceğini söylediği ve Allah'ın emrine uyun dediği için kendisine Maktafi adı verilmiştir. Birçok Selçuklu ordusunu ve generalini yendi ve Selçuklulara boyun eğmeyi başardı, onları Irak'tan tamamen kovdu. Türklerden arındırılmış bir ordu kurdu. Bu, önceki iki halifenin öldürülmesine neden olan Türk askerlerinin tekrarlanan ihanetlerinden kaynaklanmaktadır. Genel olarak halife el-Muktefi, tüm düşmanlarını yenip boyun değdirebilen erdemli ve cesur bir adamdı.

<span class="mw-page-title-main">Muhammed el-Cevâd</span>

Muhammed el-Cevâd veya Muhammed el-Takî, Şiîliğin bir fırkası olan İsnâaşeriyye’nin dokuzuncu imamıdır.

Râvend'îyye; Abbâsî Ailesi'nin reisi ve Keysân’îyye imâmı sıfatıyla Muhammed bin Ali'nin dâ’îleri listesinde yer alan "'Abd Allâh el-Râvendî" tarafından oluşturulan ve Ghulat-i Şîʿa’dan olan bu fırka zaman içerisinde Horasan'da fa'aliyet gösteren tüm Abbâsî taraftarı ve Emevî aleyhtarı Keysân’îyye fırkalarını bünyesinde barındırır bir hâle gelmişti. Râvend’îyye'nin İmâmet i'tikadına göre Allâh’û-Celle-Celâle’hû kendi ruhunu önce peygambere, peygamberden sonra da sırasıyla önce peygamberin amcası Abbas bin Abdülmuttalib'e sonra onun oğlu Abdullah bin Abbas'a intikâl ettirdikten sonra, Abbâsî Ailesi fertlerinden olan Ali, Muhammed, İbrahim, Ebû’l Abbâs "es-Seffah" ve Ebû Câfer "el-Mansûr"'nin bedenlerine hulûl ederek onlar aracılığıyla yeryüzünde tecelli etmiştir. Daha sonraları ise "Râvend’îyye" mensuplarının Hâlife El-Mansûr'a uluhîyyet isnâd etmeğe başlamaları üzerine Mansûr tarafından aleyhlerinde şiddetli bir tâkibât başlatılarak mezhebin taraftarları ağır cezalara çarptırılınca, "Râvendîler" önce onun imâmlığını reddetmişler, sonra da imâmeti gasp etmekle ithâm ederek kendisine sûikâst tertip etmişler ama Hâlife El-Mansûr bu sûikâstten sağ olarak kurtulmuştu.

<span class="mw-page-title-main">Ömer'in Fatıma'nın evine saldırması</span>

Ömer, Ali'nin desteğini almak amacıyla Fatıma'nın evine gider ve burada bir dizi olay meydana gelir.

Fedek, Hayber Muharebesi'nden sonra yarısı Muhammed'e verilen, Medine'ye yaklaşık 150 km. uzaklıkta Medine ile Hayber arasında Yahudilerin yaşadığı köy.

<span class="mw-page-title-main">Mâlik el-Eşter</span>

Mâlik bin el-Hâris bin Abdiyağûs bin Mesleme el-Eşter, Yemenli Arap komutan. Cemel ve Sıffın Savaşlarında Ali'nin yanında yer almıştır. Suriye ve Irak cephelerinde savaşmıştır. Yermük Muharebesi'nde bir gözünü kaybettiği için 'göz kapağı ters çevrilmiş' anlamına gelen el-Eşter lakabıyla tanınmıştır.

Kays b. Sa'd b. Ubade el-Ensari el-Hazrecî, Mısır valisi.

<span class="mw-page-title-main">Sa'd bin Ubade</span> Muhammedin ardından halife adayı olmuş sahabe

Ebû Kays Sa‘d b. Ubâde b. Düleym b. Hârise el-Ensârî, İslam peygamberi Muhammed'in sahabesi.

Ebu Abdullah Hüseyin Veya Bâd b. Dûstek 983-1085 Yılları Arasında Hüküm Süren Mervani Devleti Kurucusu Olan Kürt Hükümdar ve Komutandır. Kürtlerin Humeydiye Aşireti Çârbuhtî Oymağına Mensuptur. Adı Bâz, künyesi Ebu Şucâtır. Ebu Abdullah Hüseyin Bâd b. Dostık, Bâz’ın kardeşidir. Mervanilerin kurucusu Ebu Abdullah el-Hüseyn bin Düstek el-Baz el-Kürdî el-Humeydî Bad, silahlandı ve bir savaş şefi oldu, popülerlik kazandı onuncu asrın ortasından itibaren Doğu Anadolu'da fetihlere girişti. İlk önce güneyden gelerek Erciş'i ve çevresindeki müstahkem (sağlam) mevkileri aldı. (Bad), nüfuzunu kuvvetlendirerek, Büveyhiler’in hakimiyetindeki Diyarbakır ve Silvan ve Nusaybin'i ele geçirdi.

Hakim bin Hizam, İslam peygamberi Muhammed'in sahabelerinden birisi ve Hatice'nin yeğeniydi. Hatice'den iki yaş küçük, Muhammed'den ise on üç yaş büyüktü. Ticaret amacıyla yazın Şam’a, kış mevsiminde Yemen’e gitti ve yarımadadaki panayırları dolaştı. Henüz Müslüman olmadığı dönemde, ticaretten kazandığı parayı kavmindeki fakirlere dağıtması, köle azat edip kurbanlar kesmesi, boykot sırasında Müslümanlara yardım etmesi ve Bedir Muharebesi’nde Kureyş’i savaştan vazgeçirmeye ikna etme girişimleri kişiliğinin ve öneminin anlaşılması açısından önemli bir yere sahiptir.