İçeriğe atla

Tüzük (Avrupa Birliği)

Topluluk tüzükleri, Avrupa Birliği hukukunda yasama biriminin bir parçasıdır. Bu tüzüğün tüm hükümleri, üye ülkelerde eşzamanlı olarak, koşulsuz bir biçimde yasa hâline gelerek yürürlüğe girer. Portekiz Antlaşması'yla oluşturulması önerilen Avrupa Birliği Anayasası, topluluk tüzüklerinden "Avrupa Yasalar" adıyla söz etmişse de, bugüne dek bu öneri kabul görmemiştir.

Yasal dayanak

Topluluk tüzükleri'ne örnekler

Avrupa Birliği topluluk tüzüklerinin yürürlüğe girmesine dayanak oluşturan resmî belge, Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması'nın 249. maddesidir. Yine bu nedenle topluluk tüzükleri Avrupa Birliği'nin sütunlarından birincisi olan Avrupa Toplulukları'nı çatısı altında uygulanmaktadır.

Topluluk tüzükleri genel kapsamlıdır. Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.
Yönergeler bağlayıcıdır. Erişilecek sonuçlar bakımından tüm üye ülkeleri bağlar ancak biçim ve yöntem seçimini ulusal mevkilere bırakır.
Kararlar, muhatapları için tüm koşullarıyla bağlayıcıdır.
Avrupa Parlamentosu'nun öneri ve görüşler bağlayıcı değildir.

Yasal etki

Topluluk Tüzükleri, pek çok bakımdan Avrupa Parlamentosu'nun kararlarıyla eş değerdir. Bu nedenle Topluluk tüzükleri, Avrupa Parlamentosu'yla birlikte, Avrupa Birliği'nin hukukunun en önemli birimlerini oluşturur. Topluluk tüzüklerinin koşulları da tıpkı yasalar gibi büyük dikkat ce çaba harcanarak tasarlanır ve oluşturulur.

Yasal etki

Topluluk tüzüklerine yeni bir madde eklendiğinde bu maddenin hükümleri Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin yerel tüzüğünde bulunan konuyla ilgili tüm öncel yasaları fesheder. Üye ülkelerde bundan sonra çıkacak tüm yasalar bu tüzüğün kararlarıyla uyumlu olmalıdır. Üye ülkelerin bu tüzükleri örtbas edecek ya da etkisiz hâla getirecek hareketlerde bulunması yasaktır.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Parlamentosu</span> Avrupa Birliğinin doğrudan seçilmiş parlamentosu

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği'nde yaşayan 450 milyon nüfusu temsil eder ve temel işlevi bir siyasi güç olarak topluluk politikalarının hazırlanması için gereken kararları üretmektir.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Birliği</span> 27 Avrupa ülkesinin politik ve ekonomik birliği

Avrupa Birliği (AB), yirmi yedi üye ülkeden oluşan ve toprakları büyük ölçüde Avrupa kıtasında bulunan siyasi ve ekonomik bir örgütlenmedir. 1993 yılında, Avrupa Birliği Antlaşması olarak da bilinen Maastricht Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi sonucu, var olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'na yeni görev ve sorumluluk alanları yüklenmesiyle kurulmuştur. 445 milyondan fazla nüfusuyla Avrupa Birliği, dünya ülkelerinin GSYİH'ye (nominal) göre sıralanışında nominal gayrisafi yurt içi hasılasının %30'luk bölümünü oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">Maastricht Antlaşması</span>

Maastricht Antlaşması, 7 Şubat 1992'de imzalanan ve AET’nin AB olması yolundaki son adım olan ekonomik ve parasal birliği de gerçekleştirme istikametine girdiği antlaşmadır.

Doğrudan demokrasi, halkın egemenliğini bizzat ve doğrudan doğruya kullandığı demokrasi türüdür. Doğrudan demokrasi, halkın halk tarafından yönetilmesini öngörmektedir. Dolayısıyla doğrudan demokrasi dizgesi, demokrasinin ülküsel anlamına en yakın olan hâlidir. Siyasi kararların, çoğunluk esasına göre, yurttaşların oy çokluğu ile, doğrudan doğruya şehir halkı tarafından alındığı yönetim şekline, doğrudan doğruya demokrasi denir. Doğrudan demokraside, halk herhangi bir aracı veya temsilci olmadan politikalara karar verirken, temsili bir demokraside insanlar daha sonra politika girişimlerini yürürlüğe koyan temsilcilere oy verirler. Kullanılan belirli bir sisteme bağlı olarak, doğrudan demokrasi yürütme kararlarının geçirilmesini, sıralamanın kullanılmasını, yasaların yapılmasını, yetkililerin doğrudan seçilmesini veya görevden alınmasını ve yargılamaların yapılmasını gerektirebilir. Doğrudan demokrasinin önde gelen iki biçimi katılımcı demokrasi ve müzakereci demokrasidir.

Yasa ya da diğer adıyla kanun anayasal hukuk sisteminde, yetkili organlarca meydana getirilen hukuk kurallarıdır. Yasalar, tüzükler, yönetmelikler birer hukuk kuralıdır. Yürürlükte olan hukuk kurallarının tümüne mevzuat denir. Dar anlamında yasa, yasama organınca yapılan yasa adıyla gerçekleştirilen işlerdir. Hukuk karşılıklı hakları ifade eden üst mefhumdur, yasa ise bu hakları koruyan ve belirleyen kuralları ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi</span>

Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi, AB ülkelerinden birer bakanın katılmasıyla toplanır ve yasama, yönetme ve dış politika belirleme işlerini yapar. AB Komisyonu ve Konsey AB'nin yürütme organıdır. Komisyon tasarılarını yasalaştırır. Başkanlık üye ülkelerce 6 aylık dönemlerde üstlenilir. Kararlar basit, nitelikli ve oy birliği çoğunluklarıyla alınır. Ortak kararlar şu alanlarda uygulanmaktadır:

<span class="mw-page-title-main">Lizbon Antlaşması</span>

Lizbon Antlaşması, Fransa ve Hollanda'nın halk oylaması ile reddederek düşürdüğü AB Anayasasını temelde koruyan ve ufak değişikliklerle tekrar ülkelerin onayına sunulan AB Temel Antlaşmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Birliği tarihi</span>

Avrupa Birliği'nin temelini, II. Dünya Savaşı sonrasında sanayi bakımından özellikle önemli iki temel hammadde olan kömür ve çelik sektörünü güçlendirmek ve bunları uluslarüstü bir otorite ile kontrol ederek barışı sürdürmek amacıyla 1951'de kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu oluşturmaktadır. Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, 18 Nisan 1951'de Belçika, Almanya, Fransa, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya arasında imzalanan Paris Antlaşması (1951) ile kurulmuştur. Yine bu ülkelerin imzaladığı 25 Mart 1957 tarihli Roma Antlaşması ile bir başka topluluk daha, Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (Euratom) eklendi ve bu anlaşmayla, aynı tarihte Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) kurulmuş oldu. 1958'de yürürlüğe giren Roma Antlaşması üye ülkeler arasında önce gümrük birliğini, yani malların gümrük vergisi ödenmeksizin üye ülkeler arasında serbestçe alınıp satılmasını öngörmüştür. Bu yapının oluşturulmasının öncüleri Fransız Planlama Teşkilatı Başkanı Jean Monnet ve Dışişleri Bakanı Robert Schuman olmuştur. Jean Monnet ve ekibinin titizlikle hazırlamış olduğu ve Robert Schuman'ın 9 Mayıs 1950'de ilan ettiği metin "Schuman Bildirgesi" adını alacak ve daha sonraları 9 Mayıs, Avrupa Günü olarak kabul edilecekti.

<span class="mw-page-title-main">Roma Antlaşması (1957)</span>

Roma Antlaşması, 25 Mart 1957 tarihinde Fransa, Batı Almanya, İtalya, Benelüks ülkeleri Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında imzalanan ve bağımsız bir uluslararası örgüt olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'nu oluşturan antlaşma.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Birliği vatandaşlığı</span>

Avrupa Birliği vatandaşlığı, 7 Şubat 1992 tarihinde imzalanan Maastricht Antlaşması'yla oluşturulmuştur. Avrupa Birliği'ne üye ülkelerin vatandaşlarının ulusal kimliklerine ek olarak verilmiştir ve kişilere bazı özel haklar sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Amsterdam Antlaşması</span>

Amsterdam Antlaşması, 2 Ekim 1997 tarihinde Avrupa Birliği üyesi ülkelerce imzalanmış ve 1992 yılında imzalanan Maastricht Antlaşması'nın koşullarında köklü değişikler yapmıştır. Antlaşma 1 Mayıs 1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu</span> uluslararası örgüt

Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu, AAET ya da Euratom , Avrupa Birliği üyesi ülkelerden oluşan uluslararası bir örgüttür. 25 Mart 1957 tarihinde Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun da kurulmasını öngören Roma Antlaşması'nın imzalandığı günde kurulmasına karar verilmiştir. Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu, Avrupa Birliği'nden bağımsız bir kurumdur ancak, üyelik ve düzenlemeler Avrupa Birliği ile birlikte yönetilmektedir. Euratom, Avrupa Ekonomik Topluluğu ve bugün yürürlükten kalkmış olan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu'nun örgütsel yapıları 1967 yılında Merger Antlaşması uyarınca birleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası</span> Avrupa Birliğini resmen kuran Maastricht Antlaşması uyarınca ABnin üç sütunundan birisi

Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası ya da ODGP 7 Şubat 1992 tarihinde imzalanan Maastricht Antlaşması'yla Avrupa Birliği'nin üç sütunundan biri olarak kabul edilmiştir. 1 Mayıs 1999 tarihinde yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşması bu politika üzerinde daha büyük yenilikler yapmış ve politikayı genişletmiştir. 2009 yılında yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması'yla sütun özelliği sona ermiştir. Ortak Dışişleri ve Güvenlik Politikası, 1986 yılında Avrupa Tek Senedi'nin oluşturduğu Avrupa İş Birliği Kurumunun yerini almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Güvenlik Güçleri ve Adalet Alanında İş Birliği</span>

Güvenlik Güçleri ve Adalet Alanında İş Birliği ya da Adalet ve İçişleri Avrupa Birliği'nin, üç sütun adını verdiği görev alanlarının üçüncüsüdür. Bu sütun büyük ölçüde yasaların uygulanması ve ırkçılığa karşı yürütülen işlemler ile ilgilenir. Daha çok hükûmetlerarası ilişkiler ile ilgilendiğinden bu sütuna Avrupa Komisyonu'ndan, Avrupa Parlamentosu'ndan ve Avrupa Adalet Divanı'ndan gerçekleştirilen müdahale en alt düzeyedir. Avrupa tutuklama emri ve polis güçlerinin denetimi de bu sütunun görev ve sorumluluk alanına girer. Avrupa Birliği içinde birbirlerinden bağımsız işleyen üç ayrı güvenlik birimi vardır: Eurojust, Europol ve Cepol'dür.

<span class="mw-page-title-main">Avrupa Parlamentosu milletvekilliği</span>

Avrupa Parlamentosu milletvekilliği, Avrupa Birliği'nin yasama organı olan Avrupa Parlamentosu üyeliğidir. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri, kendi ülkelerindeki ulusal mecliste bulunan milletvekillerine denktir. Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz'de bu görev için daha çok temsilci sıfatı kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">1707 Birlik Yasaları</span> Büyük Britanya Krallığını kuran Parlamento yasaları

1707 Birlik Yasaları, İngiltere Parlamentosu'nda kabul edilen 1706 İskoçya ile Birlik Yasası ile İskoçya Parlamentosu'nda kabul edilen 1707 İngiltere ile Birlik Yasası olmak üzere iki farklı yasadır. Aynı hükümdara bağlı olmalarına karşın farklı devletler olan ve farklı yasama organlarına sahip İngiltere Krallığı ile İskoçya Krallığı'nın birleşmesi amacıyla 22 Temmuz 1706'da imzalanan Birlik Antlaşması, bu yasalarla yürürlüğe girmiştir.

Avrupa Birliği hukukunda yönerge, birliğe üye olan tüm ülkelerin uygulamaya koymak ve yürütmekle yükümlü olduğu politikalardır. Diğer Avrupa Birliği düzenlemelerinden farkı, derhâl yürülüğe girmeyip, her bir üye ülkeye yönergelerin gereklerini kendi iç hukuklarında oturtabilmeleri için gereksinim duyduğu ölçüde bir zaman aralığı tanımasıdır. Yönergeler yalnızca yöneltildikleri ülke ya da ülkeler için bağlayıcıdır ancak uygulamada Ortak Tarım Politikası dışında hemen hemen tüm yönergeler tüm üye devletlere yöneltilmiştir.

Avrupa Birliği hukuku, üye ülkelerin ulusal hukuklarının yanı sıra tek yargısal sistemdir. Avrupa Birliği yasaları pek çok alanda, özellikle de Avrupa ortak pazarında üye ülkelerin hukuk kurallarını geçersiz kılar. Avrupa Birliği'nin antlaşmalar aracılığıyla yayınladığı yasalar doğrudan etki kuralıyla tüm üye ülkelerin iç hukuklarına girer ve tüm ülkeler için bağlayıcıdır. Avrupa Birliği'ne katılabilmek için birlik yasalarına koşulsuz tabi olunmasının kabul edilmesi gerekmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Yazılı hukuk</span> Kanun koyucu tarafından yazılı bir metne bağlanan hukuk

Yazılı hukuk toplumun ortak çıkarlarını korumak amacıyla, yetkili organlar tarafından yürürlüğe konulan metinlere denir. Yazılı hukuk kuralları, eylem ve işlemlerde yurttaşları olduğu kadar devlet organlarını da bağlayan kurallardır. Yazılı hukuk kuralları, pozitif hukukun bağlayıcı asli hukuk kaynakları arasında yer almaktadır. Hukun asli kaynakları; yazılı kaynaklar ile yazılı olmayan örf ve adetler olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.

Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR), Avrupa Birliği hukukunda, tüm Avrupa Birliği ve Avrupa Ekonomik Alanı içerisinde yer alan bireyler için veri koruma ve gizliliğine ilişkin bir tüzüktür. GDPR öncelikle bireylere kendi kişisel bilgilerini kontrol altına almalarını ve AB içerisindeki şirketlerin bu tüzükle uyumlu hale getirilmesini amaçlamaktadır.