[[Anadolu]]
[[Doğu Trakya]]">
Türkiye coğrafyası, Türkiye'nin konumu, coğrafi bölgeleri, yeryüzü şekillleri, iklim, nüfus, din, tarım, hayvancılık ve ekonomisinin yörelere ve bölgelere göre dağılımını içerir.
Türkiye; Anadolu Yakası, Güneydoğu Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan büyük, kabaca dikdörtgen bir yarımadadır.[1] Toprakları 36–42° Kuzey enlemleri ve 26–45° Doğu boylamları arasında yer alır.[2] Ülkenin doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık bir zaman farkı vardır. Genişliği 1.660 kilometredir. Göller ve adalar dahil kapladığı gerçek alan 814.578 km², izdüşüm alanı ise 783.562 km²'dir. Türkiye'ye ait bu iki yüzölçüm değeri arasındaki farkın büyüklüğü, arazinin dağlık ve engebeli olmasından kaynaklanır.
Türkiye'nin Avrupa kısmı (diğer adıyla Trakya), ülkenin %3'ünü, nüfusunun ise %10'unu oluşturmaktadır.[3] Ülke toprakları yedi coğrafi bölgeye ayrılmıştır. Marmara Bölgesi %8.5, Ege Bölgesi %12, Akdeniz Bölgesi %16, İç Anadolu Bölgesi %18, Karadeniz Bölgesi %18, Doğu Anadolu Bölgesi %21 ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi %7.5 yer tutmaktadır.[4][5] Türkiye'nin kara sınırlarının uzunluğu 2.753 kilometre,[6] adalar dahil sahil uzunluğu 8.333 kilometredir.[4] Kara parçalarının toplam alanı 783.356 km², su alanlarının toplam alanı ise 9.820 km²'dir.
Türkiye; kuzeybatıda Bulgaristan, batıda Yunanistan, kuzeydoğuda Gürcistan, doğuda Ermenistan, İran ve Azerbaycan, güneydoğuda ise Irak ve Suriye ile komşudur. Güneyini Kıbrıs Adası ve Akdeniz, batısını Ege Denizi ve kuzeyini Karadeniz çevreler. Marmara Denizi ise İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı ile birlikte Anadolu'yu Trakya'dan, yani Asya'yı Avrupa'dan ayırır. Türkiye'nin resmî dili, nüfusunun %85–90 kadarının ana dili olan Türkçedir. Ülkenin %70–80'ini Türkler, %20 kadarını Kürtler,[7] geriye kalanını da diğer azınlık halklar (Arnavutlar, Boşnaklar, Çerkesler, Gürcüler, Lazlar, Zazalar vs.) oluşturmaktadır. Nüfusunun büyük bölümü, Hanefî mezhebine bağlı Sünni Müslümandır. Günümüzde Türkiye, askerî kapasitesi ve diplomatik girişimleri nedeniyle bir bölgesel güç kabul edilirken;[8] Avrupa ve Asya kıtalarının kavşak noktasında yer alması nedeniyle de önemli bir jeostratejik güce sahiptir.
Türkiye, 6–21 Haziran 1941 tarihlerinde yapılan Birinci Coğrafya Kongresi'nde 7 ana coğrafi bölgeye ve 21 coğrafi bölüme ayrılmıştır.[9][10] Kongre; coğrafya dersleri müfredatı, coğrafya ders kitaplarının hazırlanması, coğrafi terimlerin belirlenmesi, Türkiye coğrafyasının ana hatlarının adlandırılması konularında çalışmak üzere Ankara'da toplanmıştır.[10] Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden dördüne komşu oldukları denizin adı verilmiş, diğer üç bölge ise Anadolu içindeki konumlarına göre adlandırılmışlardır.[11] Oluşturulan coğrafi bölgelerin herhangi bir siyasi özelliği yoktur ve il sınırlarıyla da çakışmazlar.[5][9] Coğrafi bölgeler ve coğrafi bölgelerin sınırları belirlenirken şu etkenler dikkate alınmıştır:[12] Doğal etkenler (konum, yeryüzü şekilleri, iklim, bitki örtüsü), beşeri etkenler (nüfus), ekonomik etkenler (tarım, hayvancılık, sanayi, madencilik, ticaret, turizm).
Doğal, beşerî ve ekonomik özellikler yönünden sınırları içinde benzerlik gösteren geniş alanlara bölge denir. Sınırları içinde benzerlikleri olan, ancak bölgenin diğer yerlerinden farklı olan küçük alanlara ise bölüm denir. Birinci Coğrafya Kongresi'nde Türkiye, 21 bölüme ayrılmıştır. Akdeniz Bölgesi'ndeki Çukurova, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki Orta Fırat, İç Anadolu Bölgesi'ndeki Konya bölümleri bunlara örnek olarak verilebilir.
Türkiye’deki coğrafi bölgeler arasında nüfus miktarı ve yoğunluğu yönünden önemli farklar bulunmaktadır.[13] Bu farkların oluşmasında fiziki faktörler (iklim, yer şekilleri, toprak özellikleri) ve beşeri faktörler (sanayileşme, tarım, yer altı kaynakları, turizm, ulaşım) önemli rol oynamaktadır. Nüfusun en yoğun olduğu bölge Marmara Bölgesi iken, en seyrek olduğu bölge ise Doğu Anadolu Bölgesi'dir. Marmara'nın kalabalık bir nüfusa sahip olmasında İstanbul önemli bir rol oynar.
Ülkenin yarısından fazlası, yükseltisi 1.000 metreyi aşan yüksek alanlardan oluşur. Türkiye'nin ortalama yüksekliği 1141 metredir. Yaklaşık üçte biri orta yükseklikteki ovalar, yaylalar ve dağlar, %10'u da alçak alanlarla kaplıdır. En yüksek ve dağlık alanlar doğu kesiminde yer alır. Kuzey kesimini Kuzey Anadolu Dağları; güney, doğu ve güneydoğu kesimlerini de Toroslar kaplar. Ülkenin en yüksek noktası, Ağrı Dağı'nın 5.137 metreye erişen doruğudur. Onu 4.170 metre rakımıyla Hakkari'deki Cilo Dağı ve 4.049 metre rakımıyla da Bitlis'teki Süphan Dağı takip eder.
Başlıca geniş düzlükler Çukurova, Konya Ovası ve Şanlıurfa'daki Harran ovalarıdır.
Kaynağı ve denize döküldüğü yer ülke sınırları içinde olan en uzun akarsu, 1.355 kilometre uzunluğundaki Kızılırmak'tır. En büyük doğal göl, 3.713 km² alan kaplayan Van Gölü'dür. 817 km²'lik alana yayılan Atatürk Baraj Gölü ise ülkenin en büyük yapay gölüdür. Türkiye'nin en büyük adası olan Gökçeada'nın yüzölçümü 279 km²'dir.[14]
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünce yaptırılan ve temeli 26 Şubat 2013 tarihinde atılan Yusufeli Barajı; Karadeniz Bölgesi’nde, Artvin’in 70 kilometre güney batısındaki mesafede, Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen olup, tamamlandığında 540 MW kurulu güç ile yılda ortalama 1,8 milyar kWh enerji üretecektir. Aynı zamanda tesis işletmeye alındığında, çift eğrilikli beton kemer kategorisinde dünyanın en yüksek 3. ve genel kategoride ise dünyanın en yüksek 7. barajı olacaktır.
Türkiye, dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya Kuşağı üzerindedir.[15] Kuzey Anadolu fayı boyunca 1939 yılından bu yana pek çok büyük ve yıkıcı deprem yaşanmıştır.[16]
1939 yılında Erzincan'da yaşanan 7.9 büyüklüğündeki deprem, Türkiye tarihinin gördüğü en büyük depremdir. Deprem sonucunda 30.000'den fazla kişi hayatını kaybetmiş ve 100.000'den fazla kişi yaralanmıştır. Ölü sayısı bakımından en ağır bilançoya sahip ikinci depremdir.
2023 yılında 6 Şubat saat 04.17'de, Kahramanmaraş merkezli, en çok da Hatay'a zarar veren 7.8 Mw. ve 9 saat sonra 7.6 Mw. büyüklüğünde 2 büyük deprem olmuştur. 10.000+ artçı (en büyüğü 6.7) olmuştur. 2 hafta sonra 20 Şubat'ta 6.4 büyüklüğünde kısa süreli güçlü bir deprem daha olmuştur. Bu depremler sonucunda Türkiye ve Suriye'de toplam ortalama 50.000+ kişi hayatını kaybetti. 230.000+ insan da yaralandı. Türkiye 84 Milyar Dolar maddi zarara uğradı. Binlerce bina yıkıldı, yolların kullanımı zorlaştı ve OHAL ilan edildi. Bu depremler Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en çok zarar veren 1. deprem olarak kayıtlara geçti.
7.2 büyüklüğündeki 1999 Düzce Depremi'nde ise 845 kişi ölü ve 4.948 kişi yaralanmıştır.
Türkiye'de başlıca görülen üç iklim Karasal iklim, Akdeniz iklimi ve Karadeniz iklimidir.
Karasal iklimde yazlar sıcak ve kurak geçerken, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. Türkiye'nin büyük bölümü (İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu) karasal iklimi yaşamaktadır.[17] Akdeniz ikliminde de yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Akdeniz Bölgesi, Ege Bölgesi ve Marmara'nın bir bölümü bu iklimi yaşamaktadır.[18] Karadeniz ikliminde ise çoğu mevsim yağışlı geçer. Karadeniz Bölgesi'nin tamamı bu iklime hakimdir.[19]
Aşağıdaki tabloda Türkiye'nin sıcaklık ve yağış durumları verilmiştir.
Sıcaklık ortalaması | Yüksek sıcaklık | Düşük sıcaklık | Nem Ortalaması | Yağış ortalaması | |||||
Marmara Bölgesi | 13.5°C | 56.3°F | 44.6°C | 112.3°F | -27.8°C | -18.0°F | 71.2 % | 564.3 mm | 22.2 in |
Ege Bölgesi | 15.4°C | 59.7°F | 48.5°C | 119.3°F | -45.6°C | -50.1°F | 60.9 % | 706.0 mm | 27.8 in |
Akdeniz Bölgesi | 16.4°C | 61.5°F | 45.6°C | 114.1°F | -33.5°C | -28.3°F | 63.9 % | 706.0 mm | 27.8 in |
Karadeniz Bölgesi | 12.3°C | 54.1°F | 44.2°C | 111.6°F | -32.8°C | -27.0°F | 70.9 % | 828.5 mm | 32.6 in |
İç Anadolu | 10.6°C | 51.1°F | 41.8°C | 107.2°F | -36.2°C | -33.2°F | 62.6 % | 392.0 mm | 15.4 in |
Doğu Anadolu | 9.7°C | 49.5°F | 44.4°C | 111.9°F | -45.6°C | -50.1°F | 60.9 % | 569.0 mm | 22.4 in |
Güneydoğu Anadolu | 16.5°C | 61.7°F | 48.4°C | 119.1°F | -24.3°C | -11.7°F | 53.4 % | 584.5 mm | 23.0 in |
Türkiye toprakları üzerinde dört mevsim yaşandığı için hava sıcaklıkları da düşükten yükseğe doğru farklılıklar göstermektedir. Şu ana kadar Türkiye'de ölçülmüş en yüksek sıcaklık, 15 Ağustos 2023 tarihinde Eskişehir'in Sarıcakaya ilçesinde 49.5 °C olarak ölçüldü.[20] Ölçülen en düşük sıcaklık ise, 9 Ocak 1990 tarihinde Van'ın Çaldıran ilçesinde -46.4 °C olarak ölçüldü.[21]
3 - 4 2 - 3 1.5 - 2 1 - 1.5 |
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nin (ADNKS) 2020 yılı sonuçlarına göre, 31 Aralık 2019 tarihi itibarıyla Türkiye'nin nüfusu 83.154.997'dir. Bu sayının %50,2'si (41.715.537) erkeklerden, %49,8'si (41.439.462) kadınlardan oluşur. Türkiye nüfusunun en önemli özelliklerinden biri, genç ve dinamik bir yapıya sahip olmasıdır.
0-14 yaş grubu nüfus, toplam nüfusun %23,4'ünü oluşturur. Ancak bu oran 1965'ten beri sürekli azalmakta ve Türkiye toplumu giderek yaşlanmaktadır. 0-14 yaş grubu 1965'te nüfusun %41,9'unu oluştururken, 2018'de %23,4'üne karşılık gelmektedir.
Türkiye demografisinde görülen en önemli değişim ise kentleşme oranıdır. 1927 yılında nüfusun %75,8'i kırsal (10 binden az nüfuslu), %24,2'si ise kentsel alanlarda yaşarken, bugün bu oran tam tersine dönüşmüştür. 2011 yılı itibarıyla Türkiye nüfusunun %23,2'si (17.338.563) kırsal alanda (belde ve köyler) yaşarken, %76,8'i (57.385.706) kentsel (il ve ilçe merkezleri) alanlarda yaşamaktadır.
Yaklaşık 15,4 milyon nüfusuyla İstanbul, Türkiye'nin en kalabalık şehridir. 120 ülkeden daha kalabalık olan İstanbul, dünyanın 14. ve Avrupa'nın da en kalabalık metropolüdür. İstanbul'u nüfus olarak sırasıyla başkent Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Adana takip etmektedir. 78.324 kişilik nüfusuyla Bayburt, en az nüfuslu ildir. Onu sırasıyla Tunceli, Ardahan ve Kilis takip etmektedir.
80 yaş ve üstü nüfusun en yüksek olduğu bölge, 429.781 ile Marmara Bölgesi'dir. Marmara'yı, 267.637 kişi ile Ege, 264.426 kişi ile İç Anadolu, 244.535 kişi ile Karadeniz, 185.443 kişi ile Akdeniz, 97.588 kişi ile Doğu Anadolu bölgeleri izlemektedir. 80 yaş ve üstü nüfusun en düşük olduğu bölge ise 88.511 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'dir.
En yüksek genç nüfus, 6.076.943 ile Marmara'da yaşamaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 3.300.970, İç Anadolu Bölgesi'nde 3.194.725, Akdeniz Bölgesi'nde 2.921.000, Ege Bölgesi'nde 2.322.319, Doğu Anadolu Bölgesi'nde 2.169.800, Karadeniz'de ise 1.659.409 kişi 0-17 yaş aralığında bulunuyor.
Türkiye'de din, çeşitli dini inançlardan oluşmaktadır. Ülkedeki en yaygın dinin İslam olduğu şüphesizdir. Ancak bu oranın ne kadar olduğu ve ülkedeki diğer inançların istatistikleri de değişkenlik gösterebilmektedir. ABD'li araştırma şirketi Pew'in 2012 yılında hazırladığı bir rapora göre Türkiye'deki Müslüman oranı %98'dir.[28] Ipsos'un 2016 yılı anketi, bu oranın %82 olduğunu söyler.[29] Son olarak, Optimar'ın 2019 yılında yayımladığı ankete göre Müslüman oranı %89,5'tur.[30]
Türkiye, demografik bilgiler doğrultusunda dünyadaki Müslüman ülkelerden biridir. 2010 yılı bilgilerine göre ülke nüfusunun yaklaşık %0,5'i gayrimüslimdir ve bunların %0,4'ü Hristiyandır. 2018 yılı verilerine göre ise ülkede 15.000 civarında Yahudi yaşamaktadır.
Ülkede 21 bin civarında da Bahai yaşamaktadır. Budizm, Hinduizm, Tengricilik, Şamanizm, Zerdüştlük ve Taoizm dinlerinden de azınlık mensuplar bulunmakta, ancak bunların sayısı kesin olarak bilinmemektedir. (Bkz. Türkiye'de din)
Eğim değeri (%) | Kapladığı alan (km²) | Ülke toprakları içindeki kullanımı | Açıklama | Kullanım Alanı |
---|---|---|---|---|
0 - 5 | 65.846 | 8.5 | Düz ve hafif eğim | Ovalar, eski göl alanları, tarımsal faaliyetlerin yapıldığı yerler |
5 - 10 | 100.385 | 12.8 | Orta eğimli | Palato sahaları, iç kesim ovaları, tarımsal faaliyetler de yapılır, yerleşmeler ve sanayinin fazla olduğu yerler |
10 - 15 | 125.909 | 16.2 | Çok eğimli | Vadilik ve tepelik alanlardır, toprak incedir, erozyon buralarda şiddetlidir |
15'ten fazla | 487.864 | 62.5 | Sarp | Erozyon şiddetlidir, hayvancılık faaliyetleri yoğundur |
Doğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu topraklarındaki konumunda doğuda yer alması nedeniyle Birinci Coğrafya Kongresi tarafından 1941 yılında böyle isimlendirilmiştir. Ülkenin, nüfus yoğunluğu ve nüfusu en az olan bölgesidir. Bunda bölgenin yüzölçümünün büyük olması başlıca etkilerindendir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Güneydoğu Torosların güneyinden Suriye sınırına kadar olan yerleri kaplar. Bölge doğu ve kuzeyden Doğu Anadolu Bölgesi, batıdan Akdeniz Bölgesi, güneyden Suriye ve kısa bir sınırla da Irak ile çevrilidir.
Akdeniz Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Anadolu'nun güneyinde Akdeniz kıyısı boyunca uzanır. Genişliği 120–180 km arasında değişir. Batı ve kuzey batısında Ege Bölgesi, kuzeyinde İç Anadolu Bölgesi, doğusunda Güneydoğu Anadolu Bölgesi, güneyinde ise Akdeniz bulunur. Güneydoğudan Suriye ile komşudur. Türkiye'nin başka bölgelerinde olduğu gibi Akdeniz Bölgesi'nde de bölge sınırları ile yönetim birimleri olan illerin sınırları tümüyle çakışmaz.
Karadeniz Bölgesi, ismini Karadeniz'den alan, Sakarya Ovası'nın doğusundan Gürcistan sınırına kadar uzanan Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Gürcistan, Doğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Marmara Bölgesi ve adını aldığı deniz ile komşudur. Türkiye'deki bölgeler arasında büyüklük bakımından üçüncü sırada yer almaktadır, ayrıca doğu batı genişliği ve yerel saat farkı en fazla olan bölgedir. Karadeniz Bölgesi'nin en büyük ve gelişmiş şehirleri sırasıyla 1.371.274 nüfusuyla Samsun, ardından Trabzon ve Ordu'dur.
Ege Bölgesi, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. İsmini kıyısında olduğu Ege Denizi'nden alır. Ege ve İç Batı Anadolu olmak üzere iki bölüme ayrılır. Kuzeyde Marmara, doğuda İç Anadolu, güneyde Akdeniz bölgeleriyle ve batıda Ege Denizi'yle çevrilidir. Türkiye'nin en uzun kıyı şeridine sahip bölgesidir. Tarihi mekanlar çoktur. Efes Antik Kenti, Laodikya Antik Kenti, Sardis Antik Kenti, Stratonikenia Antik Kenti, Tralleis Antik Kenti, Blaundus Antik Kenti, Aizanoi Antik Kenti gibi birçok tarihi mekan vardır. Ege Bölgesi'nin iklimi Akdeniz İklimi'dir.
İç Anadolu Bölgesi, Anadolu'nun orta kısmında yer alan, Türkiye'nin yedi coğrafi bölgesinden biridir. Türkiye'de gelişmiş bölgeler arasında yer alır. Konumu sebebiyle bu bölgeye "Orta Anadolu" da denir. İç Anadolu Bölgesi'nin yüzölçümü 151.000 km² olup bu alan Türkiye topraklarının %21'ini kaplar. Yüzölçümü bakımından Doğu Anadolu'dan sonra ikinci büyük bölgedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi dışında diğer bölgelerin hepsiyle komşudur. Aynı zamanda Türkiye'nin "tahıl ambarı" olarak da anımsanır. İç Anadolu Bölgesi'nde toplam 13 il vardır.
Ege Denizi veya Türkçe diğer adı ile Adalar Denizi, Balkan ve Anadolu Yarımadaları arasında, Akdeniz'e bağlı bir denizdir. Marmara Denizi ve Karadeniz'den Çanakkale ve İstanbul Boğazları ile ayrılan bu denizin kuzey sınırları karalarla çizilmiş olmakla birlikte, güney sınırlarını Yunanistan'a bağlı adalar olan Rodos ve Girit çizer. Ege Denizi'nin tüm kıyıları Türkiye ve Yunanistan ile çevrilidir. Karadeniz üzerinden taşınan petrol ürünlerinin dünya pazarına ulaşmasında başlıca yoldur.
Akdeniz iklimi, yaz sıcaklığı güneşışınlarının düşme açısına, kuraklık ise alçalıcı hava hareketlerine bağlıdır. En sıcak ay ortalaması 26-28 °C, en soğuk ay ortalaması 8-10 °C dir. Yıllık sıcaklık ortalaması 18 °C dir. Kar yağışı ve don olayı çok ender görülür. En fazla yağış kışın, en az yağış yazın düşer. Kışın görülen yağışlar cephesel kökenlidir. Cephesel yağışlar en fazla bu iklimde görülür.
Türkiye'nin coğrafi bölgeleri, 6 Haziran-21 Haziran 1941 tarihleri arasında Ankara'da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi tarafından belirlenmiştir. Kongre ilk, orta ve lise müfredat programları ile okul kitapları, coğrafya terimleri ve coğrafi isimlerin yazılması, Türkiye Coğrafyası'nın ana hatları ve yerlerin adlandırılması üzerinde çalışmalar yapmak amacıyla toplanmıştı. Bu çalışmanın sonucunda Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrilmiş olması, dağların Anadolu'nun iç kesimlerini kıyılardan ayırması, iklim, ulaşım ve bitki örtüsü gibi kriterler dikkate alınarak Türkiye'nin coğrafi bölgeleri belirlenmiştir. İdari sınırları baz alan Türkiye'nin İBBS'si ile karıştırılmamalıdır.
Karadeniz iklimi, Karadeniz Bölgesi, Marmara Bölgesi'nin Karadeniz kıyıları ve Kuzey Anadolu Dağları'nın Karadeniz’e bakan yamaçlarında görülen bir iklim türüdür. Köppen iklim sınıflandırmasına göre Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde görülen iklim okyanusal iklim (Cfb) ve yağışlı dönencealtı iklimi (Cfa) altında sınıflandırılır ve bu iklimler Batı Avrupa, Yeni Zelanda ile Çin ve ABD'nin güneydoğu kıyılarında da yaygındır.
Marmara Bölgesi, Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden biridir.
Birinci Türk Coğrafya Kongresi, Türkiye'de coğrafya derslerinin müfredatı, coğrafya ders kitaplarının hazırlanması, coğrafi terimlerin belirlenmesi, Türkiye coğrafyasının ana hatları ve engebeli alanların adlandırılması konularında çalışmak üzere 6-21 Haziran 1941 tarihinde Ankara'da yapılan kongredir.
Türkiye, iklim kuşaklarından ılıman kuşak ile subtropikal kuşak arasında yer alır. Türkiye'nin coğrafî konumu ve yer şekilleri sonucunda iklimi, farklı özellikte iklim tiplerinin oluşmasına yol açmıştır. Kıyı bölgelerinde denizlerin etkisiyle daha ılıman iklim özellikleri görülür. Dağların yüksekliği ve uzanışı deniz etkilerinin iç kesimlere ulaşmasını engeller. Bu nedenle iç kesimlerinde karasal iklim özellikleri görülür.
Marmara iklimi, Marmara Bölgesi'nin kuzey Ege'yi de içine alacak şekilde güney kesiminde görülür. Genel olarak Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Kocaeli, İstanbul, Tekirdağ ve Yalova şehirlerinde etkilidir.
Avrupa Birliği coğrafyası, genel olarak birliğe üye yirmi yedi ülke ve onların gerek Avrupa'daki, gerekse Avrupa kıtası dışındaki topraklarının coğrafi özelliklerinden oluşmaktadır. Avrupa Birliği toprakları Batı ve Orta Avrupa'nın büyük bölümünü ve Doğu Avrupa'nın bir kısmını ve bazı üye ülkelerin denizaşırı aidiyetlerini kaplar. Bu hâlde Avrupa Birliği'nin toplam yüzölçümü 4.233.262 kilometrekaredir. Birlik toprakları, kıta Avrupasında kuzeydoğuda Finlandiya'dan kuzeybatıda İrlanda'ya, güneydoğuda Kıbrıs Cumhuriyeti'nden kuzeydoğuda İber Yarımadası'na uzanır. Avrupa Birliği tek bir ülke olarak sayıldığında dünyanın en büyük yedinci toprak parçasıdır.
Türkiye'de tarım, istihdam, ihracat ve ulusal gelire yaptığı katkı ile önemli bir sektördür.
Türkiye'de yetiştirilen tarım ürünleri, Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'deki nüfusun büyük çoğunluğu tarım sektöründe çalışmaktaydı. Ancak bu dönemdeki tarım anlayışı daha çok geleneksel yöntemler eşliğinde yapılıyordu. Tarımın bu şeklide yapılmasında ülkenin yeni kurulmuş olması ve farklı dönemlerde farklı devletlerle topyekün savaşlar yapmasından kaynaklanan ekonomik darlıktır. İlerleyen dönemlerde devletin tarım politikaları değişmiş ve daha farklı tarım yöntemleri uygulanmıştır. Bu farklı yöntemlerle birlikte tarımda makineleşme de artmıştır. Tarımda makineleşmenin artmasına paralel olarak da göçler yaşanmıştır. 1950-1960 yılları arasında uygulanan ekonomi politikası ile çiftçiye verilen tarım kredileri artmıştır ve tarım ürünleri için yüksek fiyat politikası izlenmiştir. Genel olarak 1950'li yıllardan sonra Türkiye'de tarım arazilerinin genişletilmesi, makine kullanımının artması ile sulama ve gübreleme gibi çalışmalar hızlanmıştır. Türkiye'de tarımsal faaliyetler ve buna bağlı olarak da yetiştirilen tarımsal ürünler bölgeden bölgeye göre farklılıklar göstermektedir. Bu farklılıkların temel sebepleri arasında Türkiye'nin eğimli ve yüksek bir arazi yapısına sahip olması başta gelmektedir. Türkiye'nin özel ve matematik konumu tarımsal faaliyetleri kısıtlamasına sebep olduğu gibi çeşitli olmasına da katkı sağlamaktadır. Türkiye'nin orta kuşakta bulunması ve dört mevsimi yaşaması da tarımsal çeşitliliği arttıran etmenlerdendir. Türkiye'de aktif nüfusun 1/4'ü tarım sektöründe çalışmakta ve milli gelirin yüzde 10'u tarımsal faaliyetlerden sağlanmaktadır. Türkiye'de ekili dikili alanlarda en fazla tahıllar, daha sonra ise endüstri bitkileri ile sebze ve baklagiller gelmektedir. Türkiye'de yetiştirilen fındık, fıstık, incir, üzüm, tütün ve çeşitli sebze meyveler ihracatta pay sahibidir. Ayrıca Türk sanayisi de çoğunluklu olarak ham maddesi tarımsal faaliyetlere dayanan ürünlerden oluşmaktadır. Türkiye'de tarımı destekleyen kayda değer kuruluşlara Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Ziraat Bankası örnek verilebilir.
Aşağıda Türk şarap bölgelerinin listesi vardır. Anadolu şarabın erken tarihinde çok önemli bir rol oynadı ve muhtemelen dünyanın en eski şarap üreten bölgelerinden biri oldu.
Bulgaristan coğrafyası, Bulgaristan'nın coğrafi özelliklerini tanımlar. Bulgaristan, Tuna Nehrinin güneyinde tamamı Balkan Yarımadasında bulunan ve Karadeniz'e kıyısı olan bir Güneydoğu Avrupa devletidir. Kuzey'de Romanya ile 605 km'lik sınırı vardır. Bu sınırın büyük bölümünü Tuna Nehri oluşturur. Batı'da Sırbistan (344 km) ve Kuzey Makedonya (162 km) ile sınır komşusudur. Güney'de Yunanistan (472 km) ikinci en uzun sınır komşudur. Güneydoğu'da Türkiye (223 km) ile ve Doğu'da Karadeniz ile çevrilidir. Tarihsel olarak Mezya, Trakya ve Makedonya bölgelerini kapsar. Günümüzde Doğu-Batı doğrultusunda uzanan Balkan Dağları, ülkeyi Kuzey Bulgaristan ve Güney Bulgaristan olmak üzere 2'ye böler.
Türkiye'de zeytin üretimi, başta Ege, Akdeniz ve Marmara bölgeleri olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve çok az olsa da Karadeniz Bölgesi'nde yapılmaktadır. Ülkedeki zeytin yetiştiriciliğinde kullanılan geleneksel bilgi, yöntem ve uygulamalar 2023 yılında UNESCO tarafından Türkiye'nin Somut Olmayan Kültürel Mirasları listesine alınmıştır.