
Kyoto Protokolü, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda mücadeleyi sağlamaya yönelik uluslararası tek çerçeve. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi içinde imzalanmıştır. Bu protokolü imzalayan ülkeler, karbon dioksit ve sera etkisine neden olan diğer beş gazın salımını azaltmaya veya bunu yapamıyorlarsa karbon ticareti yoluyla haklarını arttırmaya söz vermişlerdir. Protokol, ülkelerin atmosfere saldıkları karbon miktarını 1990 yılındaki düzeylere düşürmelerini gerekli kılmaktadır. 1997'de imzalanan protokol, 2005'te yürürlüğe girebilmiştir. Çünkü, protokolün yürürlüğe girebilmesi için, onaylayan ülkelerin 1990'daki emisyonlarının yeryüzündeki toplam emisyonun %55'ini bulması gerekmekteydi ve bu orana ancak 8 yılın sonunda Rusya'nın katılımıyla ulaşılabilmiştir.

Yenilenebilir enerji, güneş ışığı, rüzgar, yağmur, gelgitler, dalgalar ve jeotermal ısı gibi karbon nötr doğal kaynaklardan elde edilebilen ve insan zaman ölçeğinde doğal olarak yenilenen kaynaklardan elde edilebilen enerjiye denir. Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, dalga enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi, biyokütle enerjisi olarak sıralanabilir. Bu tür bir enerji kaynağı, yenilenmekte olduklarından çok daha hızlı kullanılan fosil yakıtların tam tersidir.

Türkiye, 14 Nisan 1987 tarihinde AB'nin öncülü olan Avrupa Ekonomik Topluluğuna (AET) tam üye olmak için yaptığı başvurunun ardından Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülke olarak katılımını müzakere etmektedir.

Türkiye'de rüzgâr gücü, 2005 yılında devreye giren YEK ile hızlı bir gelişime girmiştir. Devletin, 2035 yılına kadar 30 GW (gigawatt) kurulu rüzgâr gücü kapasitesine ulaşma hedefi vardır.

Akdeniz için Birlik (AiB) Avrupa ve Akdeniz Havzası'ndan 43 ülkenin yer aldığı hükûmetler arası bir kuruluştur: Avrupa Birliği'nden 28 üye devlet ve Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Güneydoğu Avrupa'dan 15 ortak Akdeniz ülkesini kapsar.

Avrupa Birliği'nin gelecekteki genişlemesi, demokratik olan, serbest piyasaya sahip olan ve Avrupa Birliği hukukuna uygun seviyeye gelebilecek olan her Avrupa ülkesine açıktır. Geçmişteki genişleme Avrupa Birliği'ne üye ülke sayısını kurulduğundan beridir altıdan yirmi yediye çıkarmıştır.. Giriş kriterleri 1993'te kabul edilen Kopenhag Kriterleri ve Maastricht Anlaşması'nın 49. maddesinde belirtilir. Bir ülkenin Avrupalı olup olmadığı Avrupa Birliği kurumları tarafından yapılan siyasi değerlendirmeyle ortaya çıkar.
Almanya'da yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğin oranı, 2000 yılında ulusal toplamda yüzde 6.3'ten, 2009 yılında yüzde 16.1'e yükselmiştir. 2009 yılında, Almanya'nın yenilenebilir enerji sektörüne toplamda 20 milyar Avro'yu bulan miktarda yatırım yapıldı. Resmi rakamlara göre, özellikle ufak ve orta boy işletmelerde, 2009 yılı itibarıyla 300.500 kişi Almanya'nın yenilenebilir enerji sektöründe çalışıyor. Bu istihdamın yaklaşık üçte ikisi, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yasası'na dayanıyor.

Dünya enerji tüketimi bütün insan uygarlığı tarafından kullanılan toplam enerjiyi ifade eder.

Enerji Bakanlığı'nca hazırlanan Türkiye'nin Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlasına (GEPA) göre yıllık toplam güneşlenme süresi 2.737 saat, yıllık toplam gelen güneş enerjisi 1.527 kWh/m².yıl olduğu tespit edilmiştir. Türkiye'nin toplam güneş enerjisi kurulu gücü 9.319 MW'dır.

Türkiye'de yenilenebilir enerjinin resmi alt yapı kazanması 2005'te çıkartılan Yenilenebilir Enerji Kanunu (YEK)'e dayanmaktadır, ayrıca AB'ye uyum kapsamında 2011-2020 yıllarını kapsayan Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı (YEEP) yürürlüğe girmiştir. Plana göre 2023'te Türkiye'de üretilen elektriğin %22'si hidroelektrikten ve %16'sı diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesi hedeflendi YEEP'e göre ulaştırma sektörünün %10'u yenilenebilir enerjiden yararlanması planlandı. 2023 yılı sonu verilerine göre yenilenebilir enerji kurulu gücü 59 bin 236 megavat oldu. 2023 yılında yenilenebilir enerjinin kurulu güçteki payı %56, üretimdeki payı ise %42 oldu.

Türkiye'nin enerji politikası, kaynak ülke ve güzergâh çeşitliliğine gidilmesini, Türkiye'de enerji karışımında yenilenebilir enerjinin payını arttırırken, nükleer enerjiden de yararlanılmaya başlanılmasını, enerji verimliliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalarda bulunulmasını ve Avrupa’nın enerji güvenliğine katkıda bulunulmasını amaçlamaktadır. 2019 itibarıyla, Türkiye'nin elektrik enerjisi toplam kurulu gücü 91 gigawatt'tır (GW). Bunun %31'ini hidroelektrik, %29'unu doğal gaz, %22'sini kömür, %8'ini rüzgâr, %6'unu güneş ve %2'sini jeotermal enerjisi oluşturmaktadır.

Lisanssız elektrik üretimi Türkiye'ye has bir sistem olup, 2011 yılında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından yayınlanan yönetmelikle tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarının tüketim noktasına en yakın üretim tesislerinden karşılanması, arz güvenliğinin sağlanmasında küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve etkin kullanımının sağlanması, elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp miktarlarının düşürülmesi amacıyla lisans alma ile şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın, elektrik enerjisi üretebilecek gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasların belirlenmiştir.

Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM), 2 Kasım 2011 tarihinde 662 sayılı Kanun hükmünde kararname ile kuruldu. 662 sayılı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın teşkilat ve görevleri hakkında kanun hükmünde kararname ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun hükmünde kararname uyarınca Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü kapatılmış olmakla beraber yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğine ilişkin görevler, 3154 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca kurulan Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü çatısı altında sürdürülmektedir.

Bosna-Hersek'in Avrupa Birliği üyelik süreci, 19-20 Haziran 2003 tarihinde Selanik'te Avrupa Devlet ve Hükûmet Başkanları Konseyi tarafından gerçekleştirilen Selanik Zirvesi'nde "potansiyel aday ülke" statüsünü alan Bosna-Hersek, İstikrar ve Ortaklık Süreci'nin bir parçası olma yolunda AB ile müzakere sürecini 21 Kasım 2005 tarihinde AB Konseyi'nin verdiği karar ile başlattı. Bosna Hersek, 15 Şubat 2016 tarihinde AB'ye üyelik için resmî olarak başvurdu. Bosna-Hersek'in başvurusu 20 Eylül 2016 tarihinde kabul edildi.

Avrupa Komşuluk Politikası - ENP, Avrupa Birliği'nin (AB) dış politika programı olarak Avrupa Komisyonu tarafından 12 Mayıs 2004'te strateji belgesinde takdim edilmiştir. Bu programın stratejik hedefi Avrupa'nın sınırlarında olan ülkelerle dostluk ilişkileri kurmak ve bu ülkelerde istikrarın oluşturulmasına destek vermektir.

Enerji verimliliği ürün ve hizmetlerin sağlanması için gereken enerji miktarını azaltma hedefidir. Örneğin, bir evin yalıtılması, bir binanın rahat bir sıcaklık elde etmek ve korumak için daha az ısıtma ve soğutma enerjisi kullanmasına izin verir. LED aydınlatma, floresan aydınlatma veya doğal ışık için tavan pencerelerinin kullanılması, geleneksel akkor ampullerin kullanımına kıyasla aynı aydınlatma seviyesine ulaşmak için gereken enerji miktarını azaltır. Enerji verimliliğindeki iyileşmeler genellikle daha verimli bir teknoloji veya üretim süreci benimsenerek veya enerji kayıplarını azaltmak için yaygın olarak kabul edilen yöntemlerin uygulanmasıyla elde edilir.

Yunanistan'da enerji üretimi, devletin sahip olduğu Kamu Enerji Şirketi'ne aittir. 2009'da KES Yunanistan'daki tüm elektrik enerjisi talebinin %85,6'sını karşılarken, 2010'da bu rakam %77,3'e düşmüştür. KES'in güç üretiminin 2009'da %51,6'sı, 2010'da %48'i linyit kullanılarak üretilmiştir.

Azerbaycan Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği (AB) yıllar içinde olumlu ilişkiler kurmuş ve 1991 yılından sonra birbirleri ile daha yakın ilişkiler kurmaya başlamışlardır. Azerbaycan günümüzde Avrupa Komşuluk Politikası, Doğu Ortaklığı ve Avrupa Konseyi'nin bir parçasıdır. AB, 1992'den bu yana 600 milyon avrodan fazla ikili AB yardımı sağlayarak hem devlet sektöründe hem de sivil toplumda Azerbaycan'ın en büyük yabancı hibe bağışçısı ve yatırımcısı olmuştur.

Avrupa Birliği-Türkiye ilişkileri, Avrupa Birliği kurulduktan bir yıl sonra, 1959'da Türkiye'nin başvurusu ile başlamıştır. Bu başvuru, Demokrat Parti lideri Adnan Menderes tarafından yapılmıştır.

Macaristan, Avrupa Birliği üyesidir ve bu nedenle yenilenebilir enerji payını artırmaya yönelik AB stratejisinde yer almaktadır. Avrupa Birliği, 2009 Yenilenebilir Enerji Direktifinde, birlik üyeleri için 2020 yılına kadar %20 yenilenebilir enerji hedefine ulaşmayı öngördü. 2030'a kadar rüzgar, AB'nin elektriğinin ortalama %26-35'ini üretmeli ve önlenen yakıt maliyetlerinde Avrupa'ya yılda 56 milyar € tasarruf sağlamalıdır. Macaristan'ın ulusal yazarları, 2020 yılına kadar brüt enerji tüketiminde %14,7 yenilenebilir enerji olduğunu ve %13'lük üst hedefin 1,7 yüzde puan aşılacağını tahmin etmişti. Macaristan, yenilenebilir enerjide sadece %11 orana sahip olmasıyla 2020'de elektrik talebinde en düşük tahmini yenilenebilir enerji penetrasyonuna sahip AB ülkesidir.