İçeriğe atla

Türkiye'nin adı

Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nde kullanılan Türkiye, Eski Fransızcadaki Turquie sözcüğünden türemiştir. Orta Çağ Latincesinde Turquia ve Turchia olarak geçer. Yunan kaynaklarında Τουρκία olarak adlandırılmıştır. Orta Çağ İngilizcesi'nde ilk defa (olarak Turkye, Torke, ardından Turkie, Turky), 1369 yılında Chaucer tarafından yazılmıştır.[1][2] O zamanın diğer uygarlıkları tarafından Osmanlı İmparatorluğu'ndan sık sık Türkiye veya Türk Medeniyeti olarak bahsedilirdi.

Etimoloji

Türkiye adı (Orta Çağ Latincesi: Turchia/Turquia[3]) 2 parçaya ayrılabilir: Çok önceden beri söylenen Türkiye ismine teorik olarak eklenen -iye eki, "sahip", "bölgesi", "ile ilgili" anlamlarına gelir. İlk olarak Yunanca ve Latince Tourkia (Τουρκία) ve Turchia sözlerindeki –ia ekinden türeyip daha sonra Arapça Turkiyya (تركيا) kelimesindeki –iyya ekinden türemiştir.

Türk kaynaklar

"Türk" veya "Türük" sözcüğü ilk defa Eski Türk Yazıtları'ndan biri olan Orhun Yazıtları'nda Göktürk Kağanlığı döneminde 8. yüzyılda kullanılmıştır.[4] Türkçeden çıkmış olan Türk sözcüğü Göktürkler tarafından ilk defa kullanılmıştır. İşbara Kağan'dan İmparator Yang Jian'a 585 yılında gönderilen mektupta ona "Büyük Türk Kağanı" demiştir.[5] Orhun yazıtlarında Türk ve Türük adı çokça geçmektedir. 

Çin kaynakları

Türkiye ile aynı anlama gelen belki de ilk sözcük Çin kaynaklarında "tie-le" (鐵勒) veya "tu-jue" (突厥) olarak geçer. İsim, Çinliler tarafından Orta Asya'daki Altay Dağları'nın güneyinde yaşayan Türk halkına milattan önce 177 civarında verilmiştir.[1]

Yunan ve Latin kaynakları

Yunanca, Tourkia ismi (Yunanca: Τουρκία) ilk defa Bizans imparatoru ve rahip VII. Konstantinos Porfirogennetos'un yazdığı De Administrando Imperio,[6][7] kitabında geçmektedir fakat o, "Türkler" diyerek daima Macarları kastetmiştir.[8] Benzer olarak Hazar Kağanlığı'na da Bizans kaynaklarında Tourkia (Türklerin Bölgesi) denilmiştir.[9] Ancak,  Bizanslılar daha sonra 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra Türklerin Anadolu'da yaşadığı yerlere demeye başlamıştır. Orta Çağ Yunan ve Latincede geçen Türkiye adı aynı yerleri tanımlamak için kullanıldığı söylenemez. Hazarları da kapsayan Tataristan sözcüğü Orta Asya bozkırlarına denilirdi. Selçukluların çıkışı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun 14. yüzyıldaki yükselişinden sonra Tataristan sözü bir başka bölge için kullanılmaya başlandı.

Pers kaynakları

Türkçede kullanılan -stan eki Farsça kökenlidir.[10] Persler, Orta Asya'da yaşayan Türklerin bölgesine Turkestan demişlerdir. Bu sözcük Türk sözcüğünün yanına "İkametgahı" anlamına gelen Farsça "-estan veya -stan" ekinin gelmesiyle oluşmuştur. [11][12] Modern Farsçada Türkiye (ترکیه) sözcüğü, kişilerin yerini belirtmek için kullanılan Arapça nisba ekinin türemiş halidir. Türk dilinde kullanılan Türkiye, ayrıca Arapçadan alınmış -iye eki taşımaktadır.

Arap kaynaklar

Arapça Turkiyya (Arabic: تركيا) Memlük Sultanlığı'nda kullanılmış (Türklerin Devleti) ve Mısır, Filistin, Suriye, Hicaz ve Siranayka'ya denilmiştir.

Diğer dillerde

İzlandaca sözcük Tyrkland ve Macarca sözcük Törökország, Türk toprağı anlamına gelen ana dildeki söz türetme yöntemleri kullanılarak türetilmiş iki sözdür.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b Harper, Douglas.
  2. ^ American Heritage Dictionary (2000).
  3. ^ Michael J. Arlen (2006). Passage to Ararat. MacMillan. s. 159. 19 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Eylül 2020. 
  4. ^ Scharlipp, Wolfgang (2000).
  5. ^ "卷099 列傳第八十七突厥鐵勒- 新亞研究所- 典籍資料庫". 21 Şubat 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Kasım 2015. 
  6. ^ Jenkins, Romilly James Heald (1967).
  7. ^ Günter Prinzing; Maciej Salamon (1999).
  8. ^ Henry Hoyle Howorth (2008).
  9. ^ Özhan Öztürk. Pontus: Antik Çağ’dan Günümüze Karadeniz’in Etnik ve Siyasi Tarihi. Genesis Yayınları. Ankara, 2011
  10. ^ "-stan | Origin and meaning of suffix -stan by Online Etymology Dictionary". www.etymonline.com (İngilizce). 27 Ekim 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2020. 
  11. ^ "WebCite query result". www.webcitation.org. 1 Nisan 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2020. 
  12. ^ M. A., Geography; B. A., Geography. "Countries of the World Divided into Eight Regions". ThoughtCo (İngilizce). 6 Temmuz 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 25 Ağustos 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkçe</span> Türk halkının Oğuz Türkçesi dili

Türkçe ya da Türk dili, Güneydoğu Avrupa ve Batı Asya'da konuşulan, Türk dilleri dil ailesine ait sondan eklemeli bir dildir. Türk dilleri ailesinin Oğuz dilleri grubundan bir Batı Oğuz dili olan Osmanlı Türkçesinin devamını oluşturur. Dil, başta Türkiye olmak üzere Balkanlar, Ege Adaları, Kıbrıs ve Orta Doğu'yu kapsayan eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulur. Ethnologue'a göre Türkçe, yaklaşık 90 milyon konuşanı ile dünyada en çok konuşulan 18. dildir. Türkçe, Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nde ulusal resmî dil statüsüne sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Orhun Yazıtları</span> 8. yüzyıla tarihlenen Göktürk yazıtları

Orhun Yazıtları, Göktürk Yazıtları ya da Köktürk Yazıtları, Eski Türkçe (𐰆𐰺𐰴𐰣∶𐰖𐰔𐱃𐰞𐰺𐰃) olan, Türklerin bilinen ilk alfabesi olan Orhun alfabesi ile II. Köktürk Kağanlığı döneminde Göktürkler tarafından yazılmış yapıtlardır. Birçok kişi ilk Türkçe yapıt olarak bilse de ilk Türkçe yapıt Çoyr Yazıtıdır. Orhun yazıtları Türkçenin tarihsel süreçteki gramer yapısı ve bu yapının değişimiyle ilgili bilgiler verdiği gibi Türklerin devlet anlayışı ile yönetimi, kültürel ögeleri, komşuları ile soydaşlarıyla olan ilişkileri ve sosyal yaşantısıyla ilgili önemli bilgiler içermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Göktürk Kağanlığı</span> Türk adını kullanan ilk Türk devleti

Göktürk Kağanlığı, asıl ismiyle Türk Kağanlığı Göktürkler tarafından kurulmuş ve 552-744 yılları arasında Orta ve İç Asya'da hükümdarlık sürdürmüş bir Türk imparatorluğudur ve bozkırların ilk model devletidir. Asya Hun İmparatorluğu'ndan sonra 2. Büyük Devlet lakabını almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Farsça</span> Bir batı İran dili

Farsça ya da Persçe, Hint-Avrupa dillerinin İran dilleri koluna ait bir batı İran dilidir. Başta İran olmak üzere, kuzeyde Rusya ve Azerbaycan, doğuda Afganistan ve Tacikistan, Orta Asya'da Özbekistan ve Basra Körfezi üzerinde Kuveyt ve Irak gibi ülkelerde 100 milyonun üzerinde kişi tarafından konuşulmaktadır. Antik Pers halkının konuştuğu dilden türemiştir.

Tanrı ya da ilah, Klasik teistik inanç sistemlerinde Mutlak Varlık, Mutlak Benlik ve tüm varoluşun temel kaynağı olarak görülen varlık. Tek tanrılı inançlarda evrenin tek yaradanı ve yöneteni olarak kabul edilir. Çok tanrılı inançlarda genelde ilahların cinsiyeti bulunur ve eril olanlarına tanrı, dişi olanlarına tanrıça denir. Tektanrılı ve henoteistik inançlardaki Tanrı kavramını tanımlamak için ise sadece tanrı sözcüğü kullanılabilir.

Türk sözcüğünün köken bilimini, sözcüğün geçirdiği düşünülen süreçleri ve bu ismi kullanan halkları ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Bumin Kağan</span> Göktürk Kağanlığının kurucusu

Bumin Kağan veya İllig Kağan, Türk adıyla kurulmuş ilk devlet olan ilk Göktürk Kağanlığı'nın kurucusudur.

<span class="mw-page-title-main">Eski Türk yazısı</span> Türk dillerinin yazılması için kullanılmış ilk yazı düzeni

Orhun, Göktürk ya da Köktürk alfabesi, Göktürkler ve diğer erken dönem Türk kağanlıkları tarafından kullanılmış, Türk dillerinin yazılması için kullanılmış ilk yazı sistemlerinden biridir. Alfabe, 4'ü ünlü olmak üzere 38 damga (harf) içermektedir.

Kâzım Mirşan, inşaat mühendisi ve Türk tarihi, özellikle ön Türkler ile ilgili araştırmaları ile tanınan araştırmacı.

Ötüken, Ötügen veya Ötüken Ormanı, ; Türklerin Orta Asya'daki kutsal başkentidir ve Moğollar tarafından da kutsal kabul edilir. Ormanlarla kaplı bir dağ olan "Ötüken Dağı" da eski Türkler tarafından kutsal kabul edilir. Çince kaynaklarda U-te-kien şeklinde geçtiği ve Çin kaynaklarında dağ ismi olarak geçen Tu-kin, Yü-tü-kiün ile ilişkili olabileceği belirtilmektedir. Ötügen (Ötüken) Türklerin yeryüzünde ilk var olduğu ve oradan Dünya’ya dağıldığı yerin adı olarak da kabul edilmektedir. Teoman tarafından kurulan Büyük Hun Devleti'nin başkenti de Ötüken idi. Ayrıca Orhun Nehri kaynaklarını bu bölgeden alır ve Göktürk Kağanlığı’nın da başkenti yine bu yörede kurulmuştur. İnanca göre bütün büyük devletlerin başkenti burada kurulmalı idi. Gerçekten de pek çok Türk ve Moğol Devleti biraz genişledikten sonra başkentlerini bu bölgeye taşımışlardır. Ötüken dağının Nama adında bir koruyucu ruhu vardı.

Eski Türkçe, Türk yazı dilinin ilk dönemidir. Dönem Orhun Türkçesi ve Eski Uygur Türkçesi olmak üzere iki altdönemde incelenir. Orhun Türkçesinin kesin tarihlere dayandırılabilir ilk belgesi olan ve VIII. yüzyılın ortalarına tarihlenen Orhun Yazıtlarından Uygur Türkçesinin tarihe karıştığı XIII. yüzyıla değin sürer. Doğu Asya'dan Doğu Avrupa'ya dek önemli bir coğrafyada konuşulduğu anlaşılmaktadır. İlk dönemlerinde yabancı etkilerden epey uzak ve dönemin diğer dillerine göre oldukça yalın olduğu, Uygur çağında git gide zenginleştiği ve yabancı dillerden etkilendiği anlaşılmaktadır. Dil XIII. yüzyılda ölse de türlü Türk toplulukları tarafından yazı dili olarak kullanıldığı XVII. yüzyıla tarihlenen Altun Yaruk nüshasından anlaşılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tatarlar</span> Doğu Asyadan köken alan etnik grup

Tatarlar veya Tatar Türkleri, "Tatar" ismini taşıyan farklı Türki etnik gruplar için kullanılan bir şemsiye terimdir.

Subaşı veya sübaşı, Türkçe bir sözcük olarak hemen hemen tüm Türk devletlerinde “komutan” anlamında kullanılagelmiştir. Türkçede "sü" asker, ordu anlamındadır. Orhun Yazıtları’nda "sü begi" olarak kullanılmıştır. Karahanlılar orduyu sevk ve idare için "sü başlamak" derlerdi. Kutadgu Bilig’de "sübaşlar er", "sübaşçısı" ve "sübaşlar kişi" olarak kullanılmaktadır. Karahanlılar, Gazneliler, Büyük Selçuklular, Anadolu Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu, Arapça, Farsça “sahibü’l ceyş” ve “sipehsalar”, Türkçe olarak da “subaşı” sözcükleri kullanılmıştır. Selçuk Bey’in unvanı da subaşıdır. Subaşı ve benzeri sözcüklerin kullanıldığı tüm Türk devletlerinde bu makam, devletin geleneklerine ve içinde bulunduğu şartlara göre değişmekle birlikte, subaşılık doğal olarak son derece önemli bir görevdir. Subaşı olarak atanacak kişide özel bir takım özellikler aranmıştır. Bunlar arasında askerî konularda, özellikle askerî taktiklerde deneyimli, atak, cesur, cömert, haysiyetli, alçak gönüllü, politik ve stratejik görüşe sahip, örfe bağlı, kalem, silah kullanmakta usta, ilim ve irfan sahibi olmak gibi çok çeşitli özellikler belirtilmektedir.

GökTürkçe, Göktürk Türkçesi, Köktürk Türkçesi veya KökTürkçe, Türkçenin bilinen ve yazılı metinleri ele geçirilebilen en eski dönemine verilen isimdir. Eski Türkçe adlı dönemin ilk kısmını oluşturur. Devamında Eski Uygur dönemi yaşanmıştır.

İyelik ekleri veya sahiplik ekleri, isimlere ve isim görevinde kullanılan sözcüklere eklenerek kime veya neye ait olduğunu bildiren ekler.

Dil Devrimi, Türkçe yazı dilinin Arapça, Farsça ve Fransızca gibi dillerden alınan alıntı sözcük ve kurallardan arındırılıp konuşma diline yaklaştırılmasını amaçlayan ve 12 Temmuz 1932 tarihinde Cumhurbaşkanı Atatürk öncülüğünde Türk Dil Kurumu aracılığıyla başlatılan devrimdir.

Türkçedeki alıntı sözcüklerin değiştirilmesi, Atatürk'ün Türkleştirme politikasının bir parçasıdır. Osmanlı Türkçesi, Arapça ve Farsçadan birçok alıntı sözcüğe sahipti, aynı zamanda Fransızca, Yunanca ve İtalyanca gibi Avrupa dillerinden bulunan diğer alıntı sözcükler de resmî olarak Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından önerilen Türkçe karşılıkları ile değiştirildi. Türkçedeki yabancı kökenli sözcüklerin (alıntı) Türkçeleştirilmesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra Atatürk Devrimlerinin daha geniş çerçevesindeki kültürel reformların bir parçasıdır.

Amiral veya genel amiral, bağımsız ülkelerin deniz kuvvetlerinde yüksek rütbeli deniz subaylarına verilen unvanın genel karşılığı. Kara ve hava kuvvetlerindeki general rütbesine eşdeğerdir. Türk Deniz Kuvvetleri'nde amirale direkt karşılık gelen rütbe olmamakla birlikte deniz albaydan sonra sırasıyla gelen tuğamiral, tümamiral, koramiral, oramiral ve büyük amiral rütbeleri vardır.

<span class="mw-page-title-main">Aşina</span> Boy

Aşina, Türk veya Kök Türk bir Göktürk soyu, Göktürk Kağanlığı'nın kurucu boyudur. Efsaneye göre Aşina soyu bir dişi kurttan türemiştir.

Alıntı kelime veya alıntı sözcük bir dilden başka bir dile çevrilmeden geçmiş sözcüktür. Alıntı sözcükler, ortak bir kökene sahip oldukları için iki veya daha fazla dilde birbirlerine benzer olan soydaş sözcüklerden farklıdır. Ayrıca başka bir dilden geçmiş olan, ancak geçerken o dile çevrilmiş, calque olarak adlandırılan sözcükler de alıntı olarak sınıflandırılmaz.