İçeriğe atla

Türkiye'nin Almanya ve Japonya'ya savaş ilanı

23 Şubat 1945'te Türkiye, Nazi Almanyası ve Japon İmparatorluğu'na savaş ilan etti. Savaş ilanı, Başbakan Şükrü Saracoğlu'nun özel bir oturumda yaptığı konuşmada önerildi.[1] Mecliste oybirliğiyle kabul edilen karar ertesi gün Resmî Gazete'de yayımlandı. Türkiye aynı zamanda Birleşmiş Milletler Bildirisi'ne taraf olmuştur.[2]

Savaş ilanının metni

Arkadaşlar; İnsanlık tarihinin son yıllarında birtakım insanlar türedi. Bunlar bayraklarını üstün ırk ve hayat sahası gibi saçmalarla süslediler. Bununla da kalmadılar, bütün hak ve adalet kaidelerini çiğneyerek küçük ve masum milletleri birer birer boyunduruk altına almağa başladılar ve dünyayı kapkara bir zindan haline koydular. Bu manzara karşısında insanlığı, medeniyeti, hürriyeti ve demokrasiyi kurtarmağa çalışan büyük Devletler birbiri ardınca silâha sarıldılar ve büyük, ağır ve uzun fedakârlıklar sayesinde dünyaya yeniden yaşamak ümidini verdiler.

Türkiye Cumhuriyeti ilk tehlike dakikalarından itibaren sözünü, silâhını ve kalbini demokrat milletlerin yanına koydu ve bugüne kadar Meclis olarak ve Hükümet olarak aldığı kararlarla aynı istikamette yol aldı. Bugün bir adım daha atarak insanlığı, medeniyeti, hürriyeti, istiklâli, demokrasiyi kurtarmak ve harp mücrimlerini şiddetle cezalandırmak isteyenlerin arasına katılmak ve harp ortakları içinde öteden beri fiilen işgal ettiğimiz yeri bu defa da resmen doldurmak istiyoruz. Bunu temin için de dünya ve insanlık menfaatlerine uygun olduğu kadar millî menfaatlerimize de uygun olarak Almanya ve Japonya’ya harp ilân etmek istiyoruz.

Arkadaşlar; Büyük Meclisin bugüne kadar aldığı tarihî kararlar daima çok faideli ve uğurlu kararlar olmuş, bütün Türk milletinin ve bütün dünyanın takdirine mazhar olmuştur. Bu gün de tarihî bir kararla karşı karşıya bulunuyoruz. Bu iş için alınacak müspet kararın Türk Milletine büyük faideler temin edeceğine Hükümetiniz candan kanidir.

— Şükrü Saracoğlu, Başbakan, [3]

Ayrıca bakınız

  • II. Dünya Savaşı sırasında savaş ilanları
  • II. Dünya Savaşı'nın diplomatik tarihi

Kaynakça

  1. ^ Arslan (Ağustos 2020). "Ulusal ve Yabancı Basında Türkiye'nin Almanya ile Japonya'ya Savaş İlanı (23 Şubat 1945)". History Studies. 12 (4). 22 Nisan 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Nisan 2023. 
  2. ^ "Almanya ve Japonya'ya Harb İlânına ve 1 Ocak 1942 Tarihli Birleşik Milletler Beyannamesine Türkiye'nin Katılmasına Dair Karar" (PDF). Resmî Gazete. 24 Şubat 1942. 14 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  3. ^ "Başbakanlarımız ve Genel Kurul Konuşmaları" (PDF). Türkiye Büyük Millet Meclisi. 23 Şubat 1942. s. 198. 9 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türkiye başbakanları listesi</span> Vikimedya liste maddesi

Türkiye başbakanları listesi, Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olarak görev yapmış kişileri içeren liste.

<span class="mw-page-title-main">Refik Saydam</span> 4. Türkiye başbakanı

İbrahim Refik Saydam, Türk hekim ve siyasetçi. Türkiye Cumhuriyeti'nin 4. başbakanıdır.

Varlık Vergisi, Türkiye'de 11 Kasım 1942 tarih ve 4305 sayılı kanunla konulan olağanüstü servet vergisinin adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Şükrü Saracoğlu</span> 5. Türkiye başbakanı

Mehmet Şükrü Saracoğlu, Türk iktisatçı ve siyasetçidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin 5. başbakanıdır.

<span class="mw-page-title-main">Rüştü Erdelhun</span> 10. TSK Genelkurmay Başkanı

Mustafa Rüştü Erdelhun Türk asker. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 10. Genelkurmay Başkanı.

<span class="mw-page-title-main">Nazım Resmor</span> Türk komünist siyasetçi

Nazım Resmor Öztelli, Türk bürokrat ve siyasetçi. TBMM 1. Dönem milletvekili ve Hakkı Behiç Bayiç'in hakkındaki gensorular nedeniyle istifasından sonra 4 Eylül - 6 Eylül 1920 tarihleri arasında 2 gün Dahiliye Vekili oldu. İç İşleri Bakanlığı kayıtlarına göre, Soyadı Kanunu ile birlikte Öztelli soyadını almıştır.

<span class="mw-page-title-main">İkinci Meşrutiyet</span> Osmanlı Devletinde ikinci anayasal monarşi dönemi (1908–1920)

İkinci Meşrutiyet, Osmanlı Anayasası'nın, 30 yıl askıda kaldıktan sonra, 23 Temmuz 1908'de yeniden ilan edilmesiyle başlayan ve Mebuslar Meclisinin Sultan Vahdettin tarafından 11 Nisan 1920'de tasfiyesi ile sona eren dönemdir. Bu dönemde parlamenter demokrasi, seçim, siyasi parti, askerî darbe ve diktatörlük olgularıyla tanışılmış, iki büyük savaş yaşanmış ve imparatorluğun dağılmasına tanık olunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Moskova Konferansı (1943)</span>

Moskova Konferansı, 1943 yılı Ekim ayında Moskova'nın Dışişleri Bakanları düzeyinde toplanan Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Sovyetler Birliği ve Çin'in katılımıyla gerçekleşen bir toplantıdır. Ayrıca, Tahran Konferansı müttefiklerin ilk buluşmalarıdır. Konferansa Birleşik Krallık'tan Sir Anthony Eden, ABD’den Cordell Hull, Sovyetler Birliği’nden Vyacheslav Molotov ile Çin Dışişleri Bakanı katılmıştır.

Temsili demokrasi, sınırları belirli bir alan içinde bulunan bireylerin, kendi iradeleriyle seçtikleri bir temsilci veya temsil grubunun aracılığıyla siyasi fikirlerini ve görüşlerini belirtmesi durumu.

<span class="mw-page-title-main">Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu</span> Türkiye (Cumhuriyeti) Devletinin anayasası (1921–1924)

Teşkilat-ı Esasiye Kanunu veya 1921 Anayasası, 1924 Anayasası'nın ilkelerini belirlemiş; 85 numaralı ve kabul tarihi 20 Kânun-ı Sani 1337 olan 23 madde ve bir ayrık maddeden oluşan kısa ve "çerçeve anayasa" niteliğinde bir belgedir.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul'un İşgali</span> Mağlup Osmanlı İmparatorluğunun başkentinin İtilaf Devletleri tarafından işgali

İstanbul'un İşgali, Osmanlı İmparatorluğu ve İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Bırakışması ile Birinci Dünya Savaşı'nın bu ülkeler arasında sona erdiğinin ilan edilmesinin ardından gerçekleşmiştir. Osmanlı başkenti İstanbul, önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920'de olmak üzere iki kez işgal edildi. İlk işgalde, İstanbul'un önemli ve stratejik noktaları kontrol altına alındı ancak idareye el konulmadı; ikinci işgal ile idareye el konuldu. Eylül 1922'ye gelindiğinde, İzmir'in Kurtuluşu'ndan sonra, Mustafa Kemal Paşa İstanbul'u kurtarmak için Türk birliklerine İngiliz ve Fransız işgalindeki Çanakkale'ye hareket etmeleri emrini verdi. Bu emir üzerine Çanakkale Krizi patlak verdi. Türkler Kurtuluş Savaşı verdiği sırada İrlanda sorunuyla uğraşan Birleşik Krallık, Ankara Hükûmeti ile savaşın eşiğine geldi. Liberal Başbakan David Lloyd George Mustafa Kemal'in birliklerine karşı taarruza geçilmesini istediyse de müttefiklerinin desteğini alamadı ve ülkesindeki savaş karşıtı muhalefet ile dominyonların güçlü direnişiyle karşılaştı. Lloyd George'u gereksiz bir savaş başlatmaya çabalamakla itham eden Muhafazakâr Parti'nin 19 Ekim 1922'de Carlton Club deklarasyonu ile koalisyondan ayrılması sonucu Lloyd George hükûmeti düştü. İlerleyen süreçte diplomatik olaylar Türklerin lehine gelişti. İşgal, son İtilaf birliklerinin 4 Ekim 1923'te şehri terk etmesinden sonra, Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu birliklerinin 6 Ekim 1923'te tören eşliğinde şehre girmesiyle sona erdi.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de tek partili dönem</span>

Türkiye'de tek partili dönem, 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin ilanıyla başladı. Millî Kalkınma Partisi (MKP) kuruluncaya kadar, kısa aralıklar dışında 1923-1945 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tek yasal siyasi partiydi. Demokrat Parti (DP) karşısında 1946'daki ilk çok partili seçimleri kazandıktan yaklaşık dört yıl sonra, CHP 1950 seçimlerinin neticesinde iktidarını kaybetti. Tek partili dönemde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, çok partili demokrasiye geçiş için CHP'ye karşı muhalefet partilerinin kurulmasını istedi; 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF) kuruldu ancak olaylı İzmir mitingi sonrası parti kendi kendini feshedilmeye zorlandı ve kurucusu tarafından lağvedildi. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (TCF) 1924'te Kâzım Karabekir tarafından kuruldu, ancak üyelerinin 1925'te Şeyh Said İsyanı'na karıştığı iddiasıyla ve TCF'nin "parti, dini düşünce ve inançlara saygılıdır" maddesi gerekçe gösterilerek yasaklandı. Atatürk'ün cumhurbaşkanlığı süresince 2 kere çok partili bir sistem kurma çabalarına rağmen, bu yalnızca Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın 1930'da kapatılması sonrası 15 sene aradan sonra 1945'te gerçekleşti.

<i>Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir</i> Türkiye Büyük Millet Meclisinin temel dayanağını oluşturan ve T.C. Anayasasında yer alan ilke

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, Teşkilat-ı Esasiye Kanunundan bu yana Türkiye anayasasında yer alan, TBMM'de kürsünün arkasındaki duvarda tamamı büyük harflerle yazılı bulunan ve Türk milleti adına Türkiye'nin kuruluşunu ilan eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin temel dayanağını oluşturan ilkedir.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Hükûmeti</span> Türk Kurtuluş Savaşında kurulan direniş hükûmeti

Kendisini Türkiye Devleti veya Türkiye olarak tanımlayan ve yaygın olarak Ankara Hükûmeti adıyla anılan Büyük Millet Meclisi Hükûmeti, Türk Kurtuluş Savaşı (1919-1923) ve Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında Ankara merkezli geçici ve devrimci Türk hükûmetiydi. Osmanlı Sultanı tarafından yönetilen çökmekte olan İstanbul Hükûmeti'nin aksine, Anadolu Hareketi tarafından yönetilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">13. Türkiye Hükûmeti</span> I. Saracoğlu Hükûmeti (1942–1943)

13. Türkiye Hükûmeti veya I. Saracoğlu Hükûmeti, 9 Temmuz 1942 - 9 Mart 1943 tarihleri arasında görev yaptı.

<span class="mw-page-title-main">12. Türkiye Hükûmeti</span> II. Saydam Hükûmeti (1939–1942)

12. Türkiye Hükûmeti veya II. Saydam Hükûmeti, 3 Nisan 1939 - 9 Temmuz 1942 tarihleri arasında görev yaptı.

Olağanüstü hâl ya da kısa adıyla OHAL, olağanüstü bir yönetim düzeninin gerekli olduğu doğal afet, tehlikeli salgın hastalık, ekonomik bunalım, kamu düzenini tehlike altına sokan yaygın şiddet vakaları gibi durumlarda başvurulan uygulamadır.

Heyet-i Nasîha , 1919 yılında yeni bir vatandaşlık tanımını halka anlatmak ve işgalcilere karşı direniş gösterilmemesi için nasihat etmek üzere görevlendirildiği söylenen heyet. Heyet bir ay görev yapmış, daha sonra 19 Mayıs 1919'da Samsun'dan yeni bir heyet göreve başlamıştır. Heyette Rum, Ermeni, Yahudi temsilciler bulunmaktadır. Heyetin amacı ile ilgili o tarihte bir belirsizlik göze çarpmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Saltanatın kaldırılması</span> 1 Kasım 1922de TBMM tarafından Osmanlı saltanatının kaldırılması

Saltanatın kaldırılması veya padişahlığın kaldırılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 1 Kasım 1922'de kabul ettiği 308 numaralı "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, hukuku hâkimiyet ve hükümraninin mümessili hakikisi olduğuna dair" adlı kararnamesi ile gerçekleşmiştir. Saltanatın kaldırılmasıyla beraber Osmanlı İmparatorluğu resmen sona ermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türk-Alman Dostluk Paktı</span>

Türk-Alman Dostluk Paktı, Almanya ve Türkiye arasında 18 Haziran 1941 yılında imzalanmış bir saldırmazlık ve dostluk antlaşmadır.