İçeriğe atla

Türkiye'de siyaset

Türkiye'de siyaset
Yönetim türüÜniter cumhurbaşkanlığı sistemli demokratik anayasal cumhuriyet
AnayasaTürkiye Cumhuriyeti Anayasası
Yasama organı
AdTürkiye Büyük Millet Meclisi
TürTek meclisli
Toplanma yeriIII. TBMM Binası
Başkanlık görevlisiNuman Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Yürütme erki
Devlet Başkanı
UnvanCumhurbaşkanı
GörevdekiRecep Tayyip Erdoğan
Doğrudan halk oyu
Kabine
AdCumhurbaşkanlığı Kabinesi
Görevdeki kabineV. Erdoğan Hükûmeti (Azınlık)
LiderCumhurbaşkanı
Lider yardımcısıCumhurbaşkanı Yardımcısı
İkametCumhurbaşkanlığı Külliyesi
Bakanlıklar17 bakanlık
Yargı erki
AdYargı teşkilatı
Anayasa Mahkemesi
Mahkeme başkanıKadir Özkaya
Danıştay
Mahkeme başkanıZeki Yiğit
Yargıtay
Mahkeme başkanıÖmer Kerkez
Denetim erki
AdSayıştay
BaşkanMetin Yener

Türkiye'de siyaset, Türkiye'nin kuvvetler ayrılığı ilkesine dayalı bir yapısı vardır. Yasama, Yürütme ve Yargı erklerinden oluşan üçlü kuvvet ayrılığı ilkesi temel alınmıştır. Buradaki üç erk; Yasama (TBMM), Yürütme (Cumhurbaşkanı) ve Yargı (Mahkemeler) tarafından oluşmaktadır.

Şu anda Türkiye Cumhuriyeti siyasetinde;

Resim Ad Makam
Recep Tayyip ErdoğanCumhurbaşkanı
Numan KurtulmuşTBMM Başkanı
Cevdet YılmazCumhurbaşkanı Yardımcısı
Özgür ÖzelAna muhalefet partisi lideri

(CHP)

Kadir ÖzkayaAnayasa Mahkemesi Başkanı

Arka plan

Yasama; Türkiye'de tek meclisli yasama organı vardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, asli görevi yürütmeyi denetlemek olan, yasa yapma, değiştirme ve yürürlükten kaldırma gücüne sahip bir tür katılımcı parlamento ve anayasal devlet organıdır.

Yürütme; Cumhuriyet rejimi ile yönetilen Türkiye'de Cumhurbaşkanı, Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasa'nın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.[1]

Yargı; Türkiye'de yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemeler ve yüksek yargı organları tarafından kullanılır.

Yasama

Parlamento

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Salonu
TBMM logosu

Türkiye Cumhuriyeti'nin 23 Nisan 1920'de kurulmuş olan yasama organıdır.

Yasama; asli görevi yürütmeyi denetlemek olan, yasa yapma, yasa değiştirme ve var olan yasaları yürürlükten kaldırma yetkisidir. Türkiye Cumhuriyeti anayasasına göre Türkiye'de yasama görevi TBMM'ye aittir. Bundan dolayı ülkenin kanunlarını TBMM belirler.

Anayasanın 108'inci Maddesine göre, yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimleri, beş yılda bir, serbest, eşit, tek dereceli, genel oy esaslarına göre, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında yapılır.

Milletvekili seçilebilmek için, en az ilköğretim mezunu olmak ve ayrıca, Anayasada yazılı diğer seçilme yeterliliklerine sahip olmak gerekir. TBMM üyeleri, yasama dokunulmazlığına sahiptir.

Türkiye'de ilköğretim mezunu olmak, milletvekili olmak için yeterlidir.[2]

Milletvekilleri her ilin nüfus yoğunluğuna göre dağıtılır. Partiler her ilden çıkacak vekil sayısına göre seçim sürecinde aday listesini belirler ve seçmenin önüne koyar. Türkiye'de milletvekili seçimlerinde siyasi partilere %7 barajı uygulanır. Baraj altında kalan bir siyasi partinin milletvekili adayı, bölgesinde yeterli oyu dahi alsa milletvekili olamaz.[]

Türkiye'de tek meclis vardır ve TBMM üyelerine milletvekili denir. Çoğu modern ülkede, çift meclis olduğu için, milletvekili genelde alt kanattaki üyelere verilen isimdir, üst kanadın senato gibi farklı bir ismi vardır.

Milletvekilleri genelde belirli siyasi partilere bağlıdır. Ancak adaylar bağımsız olarak da istediği bölgeden seçime katılabilirler.

Siyasi partiler

Siyasi Partiler Yasasına uygun olarak kurulan partiler, Türk halkından Genel Seçimlerde şu anda %7 (yüzde yedi) olan barajı geçtikleri takdirde ülkeyi yönetmek için veya TBMM'de yer almak için Yasama görevlerini yerine getirirler, çoğunluğa sahip olununca Yürütme erkine sahip olurlar.

Milletvekili seçilme yeterliliği

Anayasanın 76'nci Maddesine göre, onsekiz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.[3]

Ayrıca, en az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, askerlikle ilişiği olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, Resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler.

Hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.[4]

Yürütme

Cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanlığı Forsu

Türkiye'de 1923'te Cumhuriyetin ilanı ile devlet başkanı Cumhurbaşkanı sıfatını almıştır. Cumhur kelimesi Arapça halk, topluluk anlamına gelmektedir. İlk önceleri Reis-i Cumhur biçiminde kullanılan unvan zamanla Cumhurbaşkanı olarak şekillenmiştir.

Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder.[1]

Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme veya başka bir sebeple Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar, Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.

Cum­hur­baş­ka­nı, kırk ya­şı­nı dol­dur­muş ve yük­sek öğ­re­nim yap­mış Tür­ki­ye Bü­yük Mil­let Mec­li­si üye­le­ri ve­ya bu ni­te­lik­le­re ve mil­let­ve­ki­li se­çil­me ye­ter­li­ği­ne sa­hip Türk va­tan­daş­la­rı ara­sın­dan, halk ta­ra­fın­dan se­çi­lir.

2007 yılında yapılan referandumla Cum­hur­baş­ka­nı'­nın gö­rev sü­re­si yedi yıldan beş (5) yıla indirilmiştir. Daha önce sadece bir dönem için seçilebilen Cumhurbaşkanının bir ikinci dönem daha seçilebilmesi kabul edilmiştir. Yine bu referandumla daha önce TBMM üyeleri tarafından seçilebilen Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kabul edilmiştir.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi

Türkiye'de 2017 Türkiye anayasa değişikliği referandumundan %51.41 çıkması[5] ile uygulanmaya başlanan sistem. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2 Mayıs 2017'de AK Parti'ye üye olması ile başlamıştır. Sistem TBMM'de 339 milletvekili ile kabul edilmiştir.[6] Yurt dışında kısmen başkanlık sistemi olarak bilinmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk ve ikinci cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü, hem Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanlığı hem de Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanlığı görevini aynı anda yapmışlardır. Ayrıca, üçüncü cumhurbaşkanı olan Celâl Bayar ise Demokrat Parti'ye üye bir şekilde cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Cumhurbaşkanı 1961 Anayasası'nda kuvvetler ayrılığı kapsamında partisiz hale getirilmiştir.[7] 16 Nisan 2017 tarihinde anayasada yapılan değişiklik ile cumhurbaşkanın partisi ile ilişiğinin devam etmesine izin verilmiştir. Bunu takiben Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 Mayıs 2017 tarihinde AK Parti üyesi olmuş ve 21 Mayıs 2017'de yapılan olağanüstü kongre ile genel başkan seçilmiştir.

Başbakan (1920–2018)

Türkiye'de Başbakan, 1920-2018 yılları arasında hükûmetin başı ve Bakanlar Kurulunun başkanı olarak görev yapan makamdı. Başbakan, Türkiye'de yapılan genel seçim sonucuna göre Cumhurbaşkanınca TBMM üyeleri arasından atanırdı. Başbakanlık, 2017 Türkiye anayasa değişikliği referandumunun ardından yapılan 2018 Türkiye genel seçimleri ile birlikte kaldırıldı.

Bakanlar

Türkiye'de kabine, Cumhurbaşkanı'nın başkanlık ettiği ve tüm bakanların bir araya gelip kararlar aldığı gayri resmi bir kuruldur. 2017 anayasa değişikliği referandumunun ardından Bakanlar Kurulu kaldırılmış ve Cumhurbaşkanı yürütmenin tek sahibi olmuştur. Kamuoyunda Cumhurbaşkanlığı kabinesinin tüzel kişiliğinin var olduğu düşünülmesine rağmen ilgili tek tüzel kişilik Cumhurbaşkanıdır.

Cumhurbaşkanlığı kabinesinin üyeleri şunlardır;

  • Cumhurbaşkanı
  • Cumhurbaşkanı Yardımcısı
  • Adalet Bakanı
  • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı
  • Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
  • Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı
  • Dışişleri Bakanı
  • Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı
  • Gençlik ve Spor Bakanı
  • Hazine ve Maliye Bakanı
  • İçişleri Bakanı
  • Kültür ve Turizm Bakanı
  • Millî Eğitim Bakanı
  • Millî Savunma Bakanı
  • Sağlık Bakanı
  • Tarım ve Orman Bakanı
  • Ticaret Bakanı
  • Ulaştırma ve Altyapı Bakanı

Yargı

Mahkemeler

Türkiye'deki bir mahkeme salonu

Türkiye'de yargı yetkisi bağımsız ve tarafsız mahkemeler ve yüksek yargı organları tarafından kullanılır.

  • Anayasa Mahkemesi, yüksek yargı organı olup, yasaların Anayasa'ya uygunluğunu denetleyerek, yürürlüğe girmesine ya da iptaline karar veren son mercidir. Ayrıca Yüce Divan olarak da görev yapar.
  • Yargıtay, adli yargı organıdır. En üst mahkeme Yargıtay'dır ve son karar verici mekanizmadır. Aldığı içtihat kararları bağlayıcıdır.
  • Danıştay, idari yargı organıdır. İdari davaların bakıldığı mercidir. Aldığı kararlara Yürütme uymak zorundadır.
  • Sayıştay, mali yargı organıdır. Tüm kamu kurum, kuruluş ve iktisadi teşebbüslerin muhasebat sistemini denetlemekle yükümlüdür.
  • Hakimler ve Savcılar Kurulu ise hakim ve savcıların tayin, terfi ve atama işlerinden sorumludur.

Anayasa'da yargı bölümü, hukuk devleti ilkesi esas alınarak mahkemelerin ve yargıçların bağımsızlığı ve yargıç güvencesi temeli üzerine oturtulmuştur. Bu, hak arama özgürlüğünün gereği, insan hak ve özgürlüklerinin güvencesidir.

Güvenlik

  • Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye'ye gelebilecek olan tehditlere karşı ülkeyi savunmakla görevlendirilmiş olan silahlı devlet kuvvetidir ve Millî Savunma Bakanlığına bağlıdır.[8]
  • Emniyet Genel Müdürlüğü, ülke içerisindeki tüm polis teşkilatının bağlı olduğu kurumdur. Asayişi sağlar ve gözetir, yargı kurumunun talebi üzerine kişileri mahkeme önüne çıkartır. İçişleri Bakanlığına bağlıdır.
  • Jandarma Genel Komutanlığı, Türkiye'de il ve ilçe belediye sınırları dışında kalan veya polis teşkilatı bulunmayan yerlerdeki genel kolluk kuvvetidir. İçişleri Bakanlığına bağlıdır.
  • Sahil Güvenlik Komutanlığı, Türkiye'nin bütün sahillerinde, iç suları Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarında, liman ve körfezlerinde, karasularında, münhasır ekonomik bölgesi ile ulusal ve uluslararası hukuk kuralları uyarınca egemenlik ve denetimi altında bulunan deniz alanlarında hizmet veren silahlı bir genel kolluk kuvveti. İçişleri Bakanlığına bağlıdır.
  • Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT), Türkiye'nin Cumhurbaşkanlığı'na bağlı resmî istihbarat örgütüdür.

Devlet protokolü

Türkiye'de devlet protokolünün ve devletlerarası protokol işlerinin yürütülmesi için Dışişleri Bakanlığında Protokol Genel Müdürlüğü kurulmuştur.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b "Arşivlenmiş kopya". 24 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Nisan 2020. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 25 Temmuz 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Kasım 2014. 
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 17 Temmuz 2018. 
  4. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 21 Temmuz 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 17 Temmuz 2018. 
  5. ^ "Arşivlenmiş kopya". 9 Mayıs 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Mayıs 2017. 
  6. ^ "Arşivlenmiş kopya". 24 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Mayıs 2017. 
  7. ^ http://www.tokathaber.com.tr/yazarlar/av.hulya-altunsoy/partisiz-cumhurbaskani-oldu-mu/1580/ []
  8. ^ "Arşivlenmiş kopya". 6 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Nisan 2020. 


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu (1924)</span> Türkiye Cumhuriyetinin anayasası (1924–1961)

1924 Anayasası, 20 Nisan 1924'te yürürlüğe girdi, 1921 tarihli Teşkîlât-ı Esâsiye Kanunu'nun yerini almıştır. Atatürk ilkeleri de denilen altı ilkenin eklenmesi, devletin dininin İslam olduğuna dair ibarenin kaldırılması ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi gibi birkaç önemli değişiklikle 1961'e dek yürürlükte kalmıştır. 10 Ocak 1945'te içeriği değiştirilmeden, dili Türkçeleştirilerek yeniden kabul edilmiştir. 27 Mayıs 1960 ihtilalinin ardından, yeni bir anayasa hazırlanarak 1961'de kabul edilmiş ve 1924 Anayasası yürürlükten kalkmıştır.

  1. Madde: Devletin yönetim şekli Cumhuriyettir.
  2. Madde: Türk Devleti'nin dili Türkçe, başkenti Ankara'dır.
  3. Madde: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu egemenliğin tek temsilcisi TBMM'dir.
<span class="mw-page-title-main">Türkiye Büyük Millet Meclisi</span> Türkiye Cumhuriyetinin parlamentosu

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti'nin yasama organıdır. 23 Nisan 1920'de Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'nce işgaline direniş göstermek üzere kurulmuştur. Asli görevi yürütmeyi denetlemektir ve yasama erkini kullanır. "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi, TBMM'nin varoluşunun temel dayanağını oluşturur.

Yüce Divan, Türkiye'de Anayasa Mahkemesinin; Cumhurbaşkanını, TBMM Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, yüksek yargı mensuplarını, Genelkurmay Başkanını ve kuvvet komutanlarını görevleriyle ilgili suçlarından ötürü yargılarken kullandığı sıfattır. Mahkemenin bu yetkisi Anayasa'nın 148. maddesinin 6. fıkrasına dayanır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi</span> Türkiyedeki en yüksek yargısal devlet organı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye'de anayasal denetimi yürüten en yüksek yargı organıdır. Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Görevleri, Türkiye Anayasası'nın 148. ve 153. maddeleri arasında belirtilmiştir.

Kuvvetler ayrılığı veya güçler ayrılığı, devlet organları olan yasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılmış oldukları bir devlet yönetim modelidir. Devletin her biri birbirinden ayrı ve bağımsız güçlerdeki kol ve sorumluluk alanlarına ayrıldığı ve böylece her bir güç ve kolun bir diğeri ile güç ve sorumluluk alanları bakımından bir çatışma yaşamadıkları bu model ilk olarak antik Yunan ve Roma'da geliştirildi. Kuvvetler ayrılığında güçler normal olarak yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç kola ayrılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Başkanlık sistemi</span> ülke yönetim sistemi

Başkanlık sistemi, kuvvetler ayrılığının uygulandığı sistemlerde hükûmet başkanının yasama organından ayrı bir yürütme organına liderlik ettiği bir yönetim şeklidir. Hükümet başkanı çoğu ülkede aynı zamanda devlet başkanıdır. Yasama, yürütme ve yargı ilkeleri arasında katı bir ayrılık olur. Parlamenter sisteme göre farklarından biri, yürütme ile yasama arasındaki ayrımdan dolayı hükûmet başkanının direkt halk oyuyla iktidara gelerek, seçilmiş bir yasama organının güvenini kazanmadan bunu sağlamasıdır. Parlamenter sistemde ise yürütme ile yasama arasında güçlü bir işbirliği bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye cumhurbaşkanı</span> Türkiye Cumhuriyetinin devlet ve hükûmet başkanı

Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet ve hükûmet başkanıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanlığını, Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın uygulanmasını ve devlet kurumlarının uyum içinde çalışmasını temin eder. Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 104. maddesinde düzenlenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</span> 1982 yılından beri yürürlükte olan Türkiye Anayasası

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya resmî olmayan kullanımıyla 1982 Anayasası, Türkiye'nin 9 Kasım 1982'den bu yana geçerli olan anayasasıdır. 12 Eylül Darbesi sonrasında askerî yönetimin emriyle Danışma Meclisi tarafından hazırlanmış, 23 Eylül 1982 tarihinde Danışma Meclisi tarafından ve 18 Ekim 1982 tarihinde Millî Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiştir. Devlet Başkanı Kenan Evren, Anayasa'nın ilk üç maddesinin "değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini" dördüncü madde olarak taslağa ekletmiştir. 7 Kasım 1982 Pazar günü yapılan halk oylaması sonucu yüzde 91,37 oranında kabul oyu ile kabul edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (1961)</span> Türkiye Cumhuriyetinin anayasası (1961–1982)

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya 1961 Anayasası, 9 Temmuz 1961 tarihli referandum ile kabul edilen ve 12 Eylül Darbesi'ne kadar yürürlükte olan anayasadır.

<span class="mw-page-title-main">2007 Türkiye anayasa değişikliği referandumu</span> Türkiyede yapılan beşinci halk oylaması

2007 Türkiye anayasa değişikliği referandumu, 21 Ekim 2007 tarihinde Türkiye'de, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi başta olmak üzere birtakım anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulmasıdır. Türkiye'de yapılan beşinci halk oylamasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Cumhurbaşkanlığı Kabinesi</span> Türkiye Cumhuriyetinin yürütme organı

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Hükûmet veya Kabine, Türkiye'de Cumhurbaşkanının başkanlık ettiği ve tüm bakanların bir araya gelip kararlar aldığı kuruldur. Her bakan, kendi bakanlığını ilgilendiren iş ve emri altındaki kamu personelinin yerine getirdikleri işlem ve eylemlerinden sorumludur.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de anayasal süreç</span> Türk anayasal sürecinin geçmişi ve bugünü

Türkiye'de anayasal süreç, 1808 tarihinde ilan edilen Sened-i İttifak ile başlayıp günümüze kadar devam etmektedir. II. Mahmud döneminde, Alemdar Mustafa Paşa tarafından hazırlanan Sened-i İttifak, merkezî otoriteyi taşrada hâkim kılmak için Rumeli ve Anadolu âyanları ile Osmanlı Devleti arasında 29 Eylül 1808’de imzalandı. Osmanlı'da Sened-i İttifak ile Türk tarihinde ilk defa devlet iktidarı sınırlandırıldığından, bu belge Türk tarihinde ilk "anayasal belge" kabul edilmektedir. Abdülmecid döneminde 3 Kasım 1839 tarihinde Mustafa Reşid Paşa tarafından hazırlanan Tanzimat Fermanı ilan edildi. Bu ferman ile padişah, fermanda ilân edilen ilkelere ve konulacak kanunlara uyacağına yemin etti. Tanzimat Fermanı'nın tamamlayıcısı ve pekiştiricisi olan Islahat Fermanı, Abdülmecid tarafından 1856 yılında "ferman" olarak ilan edildi. Tanzimat döneminde yetişen ve Genç Osmanlılar olarak bilinen aydın ve yazarlar, Avrupa'dan etkilenerek meşrutiyet yönetimini savunmaya başladılar ve meşrutiyeti ilan ettirmek için Abdülaziz’i tahttan indirerek, yerine II. Abdülhamid’i getirdiler. 23 Aralık 1876'da Mithat Paşa’nın hazırladığı Kanun-i Esasi ilan edilerek meşrutiyete geçildi. Kanun-i Esasî, şekli kritere göre bir anayasa olarak kabul edilmektedir. Türk tarihinin ilk anayasası olan ve 12 bölüm ile 119 maddeden oluşan Kanun-i Esasî'nin 113. maddesi gereğince, padişah olağanüstü durumlarda Anayasa'yı askıya alabilirdi. II. Abdülhamid, 1877 yılında Rus savaşlarını neden göstererek Anayasa'yı askıya aldı. 1908 yılındaki askeri ayaklanma sonucu II. Abdülhamid, 1876 Anayasası'nı tekrar yürürlüğe koydu ve böylece II. Meşrutiyet dönemi başladı. 1909 yılında 31 Mart Vakası'nın meydana gelmesinden sonra tahttan indirilen II. Abdülhamid'den sonra 1909 yılında Anayasa'da önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerle 1876 Anayasası, meşruti bir parlamenter monarşi Anayasası haline geldi.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 8. maddesine göre Türkiye'de yürütme yetkisi ve görevi, cumhurbaşkanı tarafından anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye cumhurbaşkanı yardımcısı</span> Türkiyede bir resmî makam

Türkiye cumhurbaşkanı yardımcısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanından sonra devlet protokolünde 2. sırada yer alan makamdır. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyesidir. Makam, 16 Nisan 2017'de gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumu ile oluşturuldu ve 2018'deki cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra yeni cumhurbaşkanının 9 Temmuz 2018'de göreve başlamasıyla yürürlüğe girdi.

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, Türkiye cumhurbaşkanı tarafından yürütme yetkisine ilişkin konularda yayınlanan yasal düzenleme aracıdır.

<span class="mw-page-title-main">Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi</span> Türkiyede Nisan 2017 referandumuyla kabul edilen başkanlık tipi hükûmet sistemi

Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, Türkiye'de 16 Nisan 2017 Referandumu'yla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanan kuvvetler ayrılığına dayalı başkanlık tipi bir hükûmet sistemidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın sekizinci maddesine göre, yürütme yetkisi ve görevi, cumhurbaşkanı tarafından, anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. Bu sistem Meclis ile Hükûmeti birbirinden ayırmış olup Türkiye'de uzun yıllardır süregelen istikrar, yürütmenin bürokrasi üzerindeki zayıf otoritesi ve erken seçim sorunlarını büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Parlamenter sistemin aksine hükûmet artık atamalar yolu ile değil, doğrudan halk tarafından seçimle gelen bir hükûmet başkanı tarafından oluşturulmaktadır. Cumhurbaşkanlığı, cumhurbaşkanlığı teşkilatı hakkındaki 1 sayılı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenmiştir. 1 sayılı cumhurbaşkanlığı kararnamesi, 539 maddelik mufassal bir kararnamedir. Bu kararname, cumhurbaşkanlığının her yönünü ayrıntılarıyla düzenlemektedir.

<span class="mw-page-title-main">1973 Suriye Anayasası</span> Suriyenin eski anayasası

1973 Suriye Arap Cumhuriyeti Anayasası 13 Mart 1973'te kabul edildi ve 27 Şubat 2012'ye kadar yürürlükte kaldı. Anayasa, Suriye'nin karakterini Arap, demokratik ve cumhuriyetçi olarak tanımlar. Ayrıca, pan-Arap ideolojisine uygun olarak, ülkeyi daha geniş Arap dünyasının bir bölgesi ve halkını Arap ulusunun ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırır. Anayasa, Arap Sosyalist Baas Partisinin gücünü sağlamlaştırdı. Anayasanın 8. maddesi partiyi "toplumda ve devlette önde gelen parti" olarak tanımlar, oysa Suriye - çoğu kez inanıldığı gibi - resmi anlamda tek partili bir sistem değildi.

<span class="mw-page-title-main">Fransa'da siyaset</span> Fransanın hükümet ve demokratik sistemi

Fransa'da siyaset, Beşinci Fransız Cumhuriyeti Anayasası tarafından belirlenen yarı başkanlık sistemi çerçevesinde şekillenmektedir. Bu kapsamda devlet kendisini "bölünmez, laik, demokratik ve sosyal bir Cumhuriyet" olarak tanımlar. Anayasa, kuvvetler ayrılığı ilkelerini esas almakta ve Fransa'nın 1789 Bildirisi ile tanımlanan İnsan Haklarına ve Ulusal Egemenlik ilkelerine bağlılığını beyan etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye hükûmeti</span> Hükûmet

Türkiye Hükûmeti, Türkiye'nin ulusal hükûmetidir. Başkanlık temsilî demokrasisi altında üniter bir devlet ve çok partili bir sistem içinde Anayasal bir cumhuriyet olarak yönetilir. Hükûmet terimi, toplu kurumlar kümesi veya özellikle Kabine (yürütme) anlamına gelebilir.

Arjantin hükûmeti, federal sistem çerçevesinde, cumhurbaşkanını temsil eden demokratik bir cumhuriyettir. Arjantin Devlet Başkanı hem devletin hem de hükûmetin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı tarafından kullanılır. Yasama yetkisi Ulusal Kongreye verilmiştir. Yargı, Yürütme ve Yasama organından bağımsızdır ve Yüksek Mahkeme ile alt ulusal mahkemelerin yetkisindedir.