İçeriğe atla

Türkiye'de eğitim

Türkiye'de eğitim sistemi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununa dayanan; Milli Eğitim Bakanlığı ve bünyesindeki kamu tüzel üst sistemlerce yönetilen bir sistemdir. Amaç: Okullarda okuyan Türk vatandaşlarının sistemin ilkeleri doğrultusunda bir vatandaş olabilmesini sağlamaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nde kadın ve erkek her vatandaş için 12 yıllık eğitim mecburidir. Bu eğitim sisteminde eğitimini tamamlayan her öğrenciye "Ortaöğretim Diploması" verilir.

12 yıllık zorunlu eğitim; dört yıl ilkokul (1. 2. 3. ve 4. sınıf), dört yıl ortaokul (5. 6. 7. ve 8. sınıf) ve dört yıl lise (9. 10. 11. ve 12. sınıf) eğitiminden ibarettir.[1]

Aşamaları

Okul öncesi eğitim

Çocuğun ilköğretime hazırlanması için okula hazırlık niteliğinde verilen eğitimdir. Herhangi bir zorunluluğu yoktur fakat okul öncesi eğitim devlet ve ilgili kurumlar tarafından teşvik edilmektedir.

1997 yılında çıkarılan "Özel Eğitimde Kanun hükmünde kararnameye" göre, özel eğitime gereksinimi olduğu tespit edilen bireyler için okul öncesi eğitim zorunlu kılınmıştır.[2]

İlkokulda eğitim

66 aylık ve üstü olan öğrenci ilkokulda okuyacaktır. Eğitime başlama yaşı 5 buçuktur. Veliler çocuğun okula başlamasında herhangi bir sakınca olup olamayacağı konusunda bilgilendirilmek için doktordan okula başlamaya uygun olup olmadığı konusunda rapor alabilirler.

Okula başlamaya uygun olan çocuklar ise internet üzerinden veya okulda yüz yüze kayıt yaptırabilir. Böylece İlköğretim okulu birinci sınıftan eğitimine başlayabilirler. Evi en yakın okula belirli bi mesafeden uzaksa öğrenci okul servis aracıyla okula ulaştırılır ve bu sistem 8.sınıfa kadar devam eder

İlk 4 yıl boyunca yani ilkokullarda (ilköğretim birinci kademe) öğrencilere daha hafifletilmiş bir müfredat ile eğitim verilecektir. Öncelikle üç aylık bir okula hazırlık programı kapsamına alınacaklardır. Bu öğrenciler ikinci sınıftan itibaren İngilizce, dördüncü sınıftan itibaren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini zorunlu olarak okumaya başlayacaktır. Ayrıca daha çok görsel ve işitsel bir müfredat ile eğitileceklerdir.

Ortaokulda eğitim

Ortaokula geçiş, aynı ilkokula geçiş gibi internet üzerinden e-kayıt sistemiyle veya okulda yüz yüze kayıt yapılmaktadır. Ve öğrenci rızasıyla imam hatip orta okullarına yani dini okullara geçiş yapılabilir.

İkinci kademe, yani ortaokullar, öğrencilerin daha özgür bir birey olarak sivil toplum ve demokratik devlet anlayışı gereğince eğitim süreçlerinde özgür ve karar değiştirme hakkına sahip olmalarına fırsat vermektedir. Ortaokulların amacı mesleki veya öğrencinin becerilerine yönelik eğitim vermeyi sağlamak ve liseye hazırlamaktır. Bu sebep ile seçmeli dersler okutulması sağlanmıştır. Ortaokulda seçmeli derslerde ise Dini ve Ahlaki Değerler, Dil Bilgisi, Yabancı Dil, Fen Bilimleri, Sanat, Spor ve Sosyal Bilimler alanları mevcuttur. Bir öğrenci istediği alandan istediği dersi haftada altı saat[3] görme kaydı ile seçecektir. Ortaokullardaki zorunlu dersler dışındaki seçmeli dersleri, öğrencinin veya ebeveyninin isteğine ve tercihine bağlı olarak alabilme hakkı getirilmektedir.

Lise'de eğitim (Ortaöğretim)

Anadolu'da ilk lise 1882 yılında açılmıştı.

Liselere yerleştirme de 2017-18 eğitim-öğretim yılından itibaren Liselere Geçiş Sistemi (LGS) uygulanmaya başlandı ve adrese yakın yerlerdeki okullara yerleşme sistemi getirildi. Daha önceki sistemler SBS ve TEOG'du.

Türkiye'de liseler;

  • Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi
  • Anadolu Lisesi
  • Fen Lisesi
  • Anadolu Öğretmen Lisesi (2014'e kadar.)
  • Sosyal Bilimler Lisesi
  • İmam Hatip Lisesi
  • Genel Lise (2013'e kadar.)

olarak ayrılabilir.

Galatasaray Üniversitesi

Liselerde devamsızlık hakkı özürsüz 10 gündür. Ancak özürsüz devamsızlık 5 günü aşarsa ödül belgeleri verilmez.

Akşam liseleri ise üniversitelerdeki ikinci öğrenim olarak değerlendirilebilir. Açık liselerdir ve lise mezunu olmayan kişilerin ortaöğretim diploması alması için açılmıştır.

Anadolu lisesinde öğrenciler TM (Türkçe-Matematik Eşit Ağırlık), MF (Matematik-Fen Sayısal Ağırlık), TS (Türkçe-Sosyal Sözel Ağırlık) ve DİL (İngilizce Ağırlık) olarak Lise ikinci (10.) sınıftan sonra bölümlerini seçerek kendi alanındaki dersleri görmeye başlar.

Bu sistem Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde de geçerlidir. Aralarındaki tek fark Anadolu liseleri 11. sınıfta bölüm seçerken Meslek liseleri ilk seneden sonra (10. sınıfa geçerken) mesleği ile ilgili kendi bölümünü seçer. Ayrıca 10. sınıf, 11. sınıf ve 12. sınıf'ta stajyer olarak çalışma zorunluluğu vardır. Öğrenci staj yaparak hem mesleği ile ilgili iş hayatını öğrenmekte, hem maaş almakta hem de staj yaptığı iş yerinden stajı ile ilgili ders notu almaktadır.

Üniversitede eğitim (Yükseköğretim)

Kronoloji

Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Binası

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı, 1974 ve 1975 yıllarında aynı gün sabah ve öğleden sonra birer olmak üzere iki oturumda, 1976-1980 yıllarında aynı günde ve bir oturumda uygulanmış; 1981'den itibaren iki basamaklı bir sınav haline getirilmiştir. İki basamaklı sınav sisteminde ilk basamağı oluşturan Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) Nisan, ikinci basamağı oluşturan Öğrenci Yerleştirme Sınavı (ÖYS) ise Haziran ayı içinde uygulanmıştır.

  • 1974'ten itibaren adaylardan yükseköğretim programlarına ilişkin tercihleri de toplanmış ve adaylar puanlarına ve tercihlerine göre yükseköğretim programlarına merkezi olarak yerleştirilmiştir.
  • 1982'den itibaren ortaöğretim kurumlarından adayların diploma notları toplanmaya başlanmış ve bu notlar Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) adı altında belli ağırlıklarla sınav puanlarına katılmıştır.
  • 1987'den itibaren, yükseköğretim programları ile ilgili tercihlerini belli alanlarda toplayan adaylara, sınavda belli testleri cevaplama, diğerlerini cevaplamama olanağı tanınmıştır.
  • 1999'da iki basamaklı sınavın ikinci basamağı (Öğrenci Yerleştirme Sınavı ÖYS) kaldırılmış, sınav ÖSS adı altında tek basamaklı bir sınav haline getirilmiştir. Sınavın tek basamaklı olarak uygulanmaya başlanmasıyla birlikte bazı yükseköğretim programlarının puan türleri de değiştirilmiştir. Ayrıca adayların OBP'lerinin mezun oldukları ortaöğretim kurumunun ÖSS ham puan ortalamalarına göre ağırlıklandırılmasıyla oluşturulan Ağırlıklı Orta Öğretim Başarı Puanı (AOBP) hesaplanmaya başlanmış ve ortaöğretimdeki alanlardan mezun olanların aynı alandaki yükseköğretim programlarına yerleştirilmelerinde AOBP’lerinin yüksek bir katsayıyla, mezun oldukları alanlar dışındaki yükseköğretim programlarına yerleştirilmelerinde ise AOBP’lerinin düşük bir katsayıyla çarpılması uygulamasına geçilmiştir. ÖSS'de soru tipi ve konu dağılımı/müfredat açısından bir değişiklik yapılmamıştır.
  • 2003'te ÖSS ve AOBP puan sistemi ile AOBP'nin çarpıldığı katsayılar değiştirilmiştir.
  • 2006'da yapılan değişiklikle soruların bir kısmı önceki yıllarda olduğu gibi ÖSS tipinde sorulmuş, bir kısmı ise tüm lise müfredatı göz önünde tutularak hazırlanmıştır. Sınavın tek basamak olarak uygulanmasına devam edilmiştir.
  • 2010-2017 yılları arasında YGS&LYS sistemi geçerli oldu.
  • 2018 yılından itibaren YKS sınavı yapılmaya başlandı. Haziran ayında yapılan TYT ve AYT olmak üzere 2 sınav haline getirildi. YKS'nin Cumartesi günü TYT oturumu ve Pazar günü ise önce AYT sonra YDT (Yabancı Dil Testi) oturumu yapılmaktadır. Daha önceki yıllarda uygulanan YGS-LYS'de yer alan YGS-1,2,3,4,5 ve 6 puan türleri birleşerek TYT puan türünü oluşturdu. MF-1,2,3 ve 4 puan türleri birleşerek MF puan türünü oluşturdu. TM, TS ve Dil-1,2 ve 3 puan türleri birleşerek sırasıyla TM, TS ve Dil puan türlerini oluşturdu.

Mevcut sistem

Fakülte ve yüksekokul olarak genellikle ikiye ayrım vardır. Fakülteler genellikle dört yıl olur. Yüksekokullar ise genelde meslek-ticaret lisesi mezunlarına yöneliktir ve genel olarak iki yıllık eğitim vermektedir.

Türkiye'de üniversiteden atılmak yoktur. Ayrıca üniversite okuyan birisi dilediği gibi (notlarının durumuna göre) yatay geçiş yapabilir. Ayrıca seçtiği fakültede ilk sene okuduğu ortak sınıftan sonra ikinci sene kendi bölümünü seçerek okumaya başlar(lise eğitimi gibi). Ancak bu her üniversite için geçerli değildir.

Türkiye'de üniversite için birinci öğretim, ikinci öğretim ve açıköğretim olmak üzere üç ayrı öğrenim dalı vardır.

  • Birinci öğrenim: Normal öğrenimdir.
  • İkinci öğrenim: Akşam veya hafta sonu öğretimidir. Genelde eğitim düzeyi daha düşüktür.
  • Açık öğretim: Üniversitede derslere girme zorunluluğu yoktur. Sadece sınavlara girilir.

Ayrıca, halk arasında harç olarak bilinen Katkı Payı ücreti, birinci öğrenim gören öğrencilerden alınmamakta fakat ikinci öğretim ve açıköğretim öğrencileri bu ücreti ödemektedirler. Ayrıca öğrenci yurtlarında kalan ve yapılan değerlendirmelerde hak kazanan öğrencilere aylık 150 TL (yüz elli Türk lirası) geri ödemesiz yardım almaktadır. Bunun yanında Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından maddi durumu kötü olan öğrencilere aylık olarak burs ve kredi imkânı dahilinde 2015 yılı Ocak ayından itibaren 400 TL(dört yüz Türk lirası) ödeme yapılmaktadır. Burs dahilinde ödeme alanlar bu ücreti geri ödememekte, ama kredi kapsamında alan öğrenciler bu ücreti mezun olduktan sonra yapılandırma ile geri ödemektedirler.

Ayrıca üniversite eğitimini bitiren kişi, ALES adlı bir sınava girip yüksek lisans eğitimi alabilir. Buna master eğitimi de denir. Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans olarak ikiye ayrılır. Tezli yüksek lisans programının amacı, öğrencinin bilimsel araştırma yaparak bilgilere erişme, bilgiyi değerlendirme ve yorumlama yeteneğini kazanmasını sağlamaktır. Tezsiz yüksek lisans programının amacı, öğrenciye mesleki konuda derin bilgi kazandırmak ve mevcut bilginin uygulamada nasıl kullanılacağını göstermektir.

Doktora, bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen bir derece veya basamaktır.

Tarihçe

Tarih boyunca Türkiye'de kurumsal eğitimin dışında toplumsal eğitimi gerçekleştiren kurumlar ve yapılar da bulunmuştur ve günümüzde de halen bulunmaktadır. Alevi ocakları, cemaat medreseleri, köy birlikleri, dini bayramlar ve kültürel şenlikler Anadolu'da farklı eğitsel ihtiyaçları karşılamaktadırlar. Toplumsal eğitim, kurumsal eğitim kadar Türkiye Cumhuriyeti'nin kültürünün ve kimliğinin parçasıdır.

Eğitim ve öğretim hizmetlerinin devlet eliyle yürütülmesi düşüncesi ilk kez II. Mahmut döneminde gündeme gelmiştir. Bu döneme kadar vakıflar tarafından yürütülmüş olan eğitim ve öğretim hizmetleri, 17 Mart 1857 tarihinde Maarif-i Umumiye Nezareti uhdesine verilmiştir. Böylelikle eğitim ve öğretim hizmetlerinden sorumlu bir nazır (bakan) meclis-i vükela içinde yer almıştır. Nezaretin kuruluşuyla okullar sıbyan, rüştiye ve mekâtib-i fünun-i mütenevvia olarak üç dereceye ayrılmıştır.

Eğitim sistemimize ilişkin ilk yasal düzenleme 1869 yılında çıkarılan Maarif-i Umumiye Nizamnamesidir (Genel Eğitim Tüzüğü). Bu tüzük ile eğitim hakkı, eğitim yönetimi, eğitim sisteminin belirlenmesi, eğitim ödenekleri, öğretmen yetiştirme ve istihdamı, taşra teşkilatı ve sınav sistemleri gibi hususlar düzenlenmiştir.

1923 yılında İstanbul'da bulunan Maarif Nezareti kaldırılmıştır.[4]

Eğitim alanındaki reformlar

İstanbul Üniversitesi Türkiye'deki en eski üniversitedir.

2 Mart 1926'da kabul edilen, "Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun" bugünkü eğitim hizmetlerinin temelini oluşturur.

Cumhuriyetle beraber eğitim anlayışı bilimin diğer alanlarında olduğu gibi sistemler dünya görüşüne bağlı olarak algılanmaktadır. Sistemler dünya görüşü ile eğitime bakmamızda bize olguları anlamamızda donuk bir izlenimden daha çok dinamik ve sorgusal yaklaşım sağlaması yatmaktadır. Eğitim süreklilik içeren bir olgudur. Bir örnekle açıklayacak olursak sistemler eğitim modelini oluştururken ezberci eğitimi eğitim sisteminden çıkaracağız yaklaşımını bütün eğitsel olgulara uygulamak yerine; hangi eğitim metotlarının, hangi koşullarda yararlı olmadığını tanımlanması ve tanımlanan koşullarda ne yaparak eğitimin genel amaçlarına doğru uygulamamızın verimli hizmet etmesini sağlayabiliriz sorularını sorar. Üniversite seçme sınavlarında eğitim katsayılarının belirlenmesi bu yaklaşımın bir ürünüdür. Genelde bireylerde eşitsizlik yaratıyor izlenimi verse de bu katsayılar doğru belirlendiğinde hem sistemin, hem de istemin içinde yer alan bireylerin başarılarına katkıda bulunmaktadır. Bu yaklaşımın öncülerinden Bertalanffy (Bertalanffy L., von. 1968, General Systems theory) sistemleri tanımlarken birbirleriyle ilişki içindeki olguların davranış şekillerini inceleyen çalışma alanı olarak tanımlamaktadır. Eğitimle ilgili faaliyetleri incelerken birbirleriyle ilişkili temel üç ögenin varlığı kabul edilmektedir; eğitim teorisi, eğitim felsefesi ve eğitim metodu.

Madde 2 – Türk Milli Eğitiminin genel amacı, Türk Milletinin bütün fertlerini,

1. (Değişik: 16/6/1983 - 2842/1 md.) Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek.

1961 yılında İlköğretim ve Eğitim Kanunu, 1973 yılında Milli Eğitim Temel Kanunu, 2022 yılında Öğretmenlik Meslek Kanunu yürürlüğe girdi.[5][6][7]

Konuları

Din eğitimi

Türkiye'de örgün öğretimde din konularının öğretilmesi konusunda Cumhuriyet tarihi boyunca farklı uygulamalara başvurulmuştur.

Cumhuriyetin ilk yılları

Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki Darü'lhüffaz ve Darü'lkurralar, Cumhuriyetin kuruluşunun ardından, Tevhid-i Tedrisat kanunuyla birlikte Kuran kurslarına dönüştürüldü ve Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak çalışmaya başladı. 1924-1932 yılları arasında 9 kurs açıldı ve bu sayı 1940'ların başında 65'e, 1947'de 99'a, 1948'de ise 118'e yükseldi.[8]

Çok partili dönem

CHP milletvekilleri Muhittin Baha Pars ve Hamdullah Suphi Tanrıöver, "komünizm tehlikesine karşı manevi direnci sağlamak" gerekçesiyle TBMM'ye 26 Aralık 1946 tarihinde dilekçe sunarak, örgün öğretimde din eğitimi verilmesini talep ettiler.[9] Temmuz 1947'de TBMM, "Özel Din Öğretimi Ana Hatları" kararını kabul ederek, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan izin alınması koşuluyla, "din bilgisi dershaneleri" açılmasına izin verdi. Yaşanan tartışmaların sonucunda ilkokul 3. ve 4. sınıflarda din derslerinin seçmeli ders olarak okutulması kararlaştırıldı. 15 Şubat 1949'da ise, velilerin yazılı isteği olması ve ders saatleri dışında verilmesi koşuluyla, bütün ilkokullarda din dersleri okutulmaya başladı.

Demokrat Parti'nin iktidara geldiği 1950 yılından sonra, din dersleri ilkokulların normal programlarına dahil edildi ve din dersi almak isteyenlerin değil, istemeyenlerin dilekçe vermesi yöntemi uygulanmaya başladı. 1956 yılında, ortaokul müfredatına da din dersi konmasına karar verildi. 1967 yılında ise liselerin 1. ve 2. sınıflarında seçmeli din dersi okutulması kararlaştırıldı.[10]

1973 yılında CHP-MSP koalisyon hükûmeti döneminde, din derslerinin okutulduğu bütün sınıflara, haftalık bir saat zorunlu ahlak bilgisi dersi konuldu ve bu derslerin din bilgisi öğretmenleri tarafından verilmesi kararlaştırıldı.[11]

1980 sonrası dönem

1982 Anayasası'nın 24. maddesi, "din ve ahlak eğitim ve öğretiminin devletin gözetimi ve denetimi altında yapılmasını" işaret etti. Bu kapsamda 1983 yılından itibaren, ilkokul 4. ve 5. sınıflarla ortaokul 1., 2. ve 3. sınıflarda haftada ikişer saat ve lise dengi okullarda ise haftada birer saat olmak üzere zorunlu "din kültürü ve ahlak bilgisi" dersi verilmeye başlandı.[12]

1960 yılında 658 olan kayıtlı Kuran kursu sayısı 1980'lerin sonunda 4420'ye ulaştı.[13]

Şu anda ortaokul kademesinde İmam Hatip Ortaokulları ve lise kademesinde İmam Hatip Liseleri bulunur. Bu okullarda kültür derslerinin yanında çeşitli dini dersler verilir.

Türkiye'de eğitim-öğretim sonrası

2021 yılına ilişkin TÜİK tarafından yayınlanan verilere göre lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı %71.1, ön lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı ise %63'dür. Lisans mezunlarının ortalama iş bulma süresi 13,6 ay, ön lisans mezunlarının ise 14,8 ay olarak hesaplanmıştır.

Mezunların istihdam oranları

Lisans mezunlarına göre kayıtlı istihdam oranının en yüksek olduğu sektörler; %82.7 ile sağlık ve refah, %77.8 ile eğitim, %77.8 ile mühendislik, imalat ve inşaat, %76.7 ile bilişim ve iletişim teknolojileri, %72.3 ile doğa bilimleri, matematik ve istatistiktir.

Ön lisans mezunlarına göre kayıtlı istihdam oranının en yüksek olduğu sektörler; %71.3 oranla mühendislik, imalat ve inşaat, %66 ile tarım, ormancılık, balıkçılık ve veterinerlik, %65.8 ile bilişim ve iletişim teknolojileri, %65.2 ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik, %64.3 ile iş, yönetim ve hukukdur.

Mezunların kazanç dağılımları

Lisans mezunlarında aylık ortalama kazancı en yüksek bölümler; pilotaj, havacılık ve uzay mühendisliği, gemi makineleri işletme mühendisliği, matematik mühendisliği ve uçak mühendisliğidir.

Ön lisans mezunlarında aylık ortalama kazancı en yüksek bölümler; polis meslek eğitimi, tarım, perakende satış ve mağaza yönetimi, marka iletişimi ile ev idaresidir.[14]

Kaynakça

  1. ^ "TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ". Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu. 20 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ağustos 2022. 
  2. ^ madde 7"1997 KHK" (PDF). Türkiye Kabinesi, Bakanlar Kurulu. 3 Aralık 1996. 18 Ocak 2013 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Kasım 2022. 
  3. ^ Başkanlığı, Talim ve Terbiye Kurulu. "Haftalık Ders Çizelgeleri". ttkb.meb.gov.tr. 9 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ağustos 2022. 
  4. ^ "Arşivlenmiş kopya". 5 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Nisan 2020. 
  5. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 28 Ocak 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 6 Şubat 2022. 
  6. ^ "Arşivlenmiş kopya" (PDF). 17 Aralık 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 6 Şubat 2022. 
  7. ^ "Arşivlenmiş kopya". 6 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Şubat 2022. 
  8. ^ Yaşlı, Fatih (2014). AKP, Cemaat, Sünni-Ulus (2017 bas.). İstanbul: Yordam Kitap. s. 78. ISBN 978-605-9046-18-3. 
  9. ^ Yaşlı, a.g.e. s. 72.
  10. ^ Duman, Doğan (1999). Demokrasi Sürecinde Türkiye'de İslamcılık. Dokuz Eylül Yayınları. ss. 140-141. 
  11. ^ Yalçın, Soner (1995). Hangi Erbakan. Öteki Yayınevi. s. 93. 
  12. ^ Yaşlı, a.g.e. s. 75.
  13. ^ Duman, a.g.e. s. 189.
  14. ^ "Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri, 2021". TÜİK. 1 Ağustos 2022. 2 Ağustos 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Ağustos 2022. 

Ayrıca bakınız

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Lise</span> ortaöğretim kurumu

Lise, başta Avrupa olmak üzere birçok ülkenin eğitim sistemi içinde tanımlanan bir eğitim kurumu kategorisidir. Genellikle bir tür orta dereceli okul olarak kabul edilir. Türk eğitim sistemine göre, sekiz yıllık ilkokul ve ortaokulu bitirmiş olan 14-18 yaşlarındaki öğrencileri, en az dört yıllık bir eğitimle yükseköğretime hazırlayan ortaöğretim kurumudur. Türkiye'de lise eğitimi, 2012-2013 eğitim öğretim döneminden beri zorunludur.

<span class="mw-page-title-main">Millî Eğitim Bakanlığı (Türkiye)</span> Türkiyede bir bakanlık

Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak çalışan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 430 sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kalkınma plan ve programları doğrultusunda millî eğitim hizmetlerini yürütmekle sorumlu olan bakanlık.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi (ÖSYS), Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından her yıl yapılan, Türkiye'deki ve bazı yabancı ülkelerdeki yükseköğretim kurumlarına öğrenci yerleştirmeye yönelik bir sınavdır. Öğrenciler, bu sınav sonucuna göre bir yükseköğretim programına yerleştirilirler.

<span class="mw-page-title-main">TED Ankara Koleji</span> Ankarada kurulu vakıf okulu

Türk Eğitim Derneği (TED) Ankara Koleji Ankara'da ilk, orta ve lise öğretim düzeyinde eğitim veren bir vakıf okuludur. 1930-1931 eğitim ve öğretim yılında anaokulu ile eğitim etkinliklerine başlamış, ardından 1931, 1933 ve 1936 yıllarında açılan ilkokul, ortaokul ve lise kısımlarıyla Türkiye'nin en önemli eğitim kurumlarından biri haline gelmiştir.

Bursa Anadolu Lisesi, 1970 yılında Maarif Koleji adı ile kurulmuştur ve Bursa'da bulunan Anadolu Liselerinin ilkidir.

Öğrenci Yerleştirme Sınavı (ÖYS), Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi'nde (ÖSYS), 1981 ile 1998 arasında uygulanan ve esas olarak bilgi ölçen ikinci aşama sınavı. Sınav, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından uygulanmaktaydı.

Bilgisayar Öğretmenliği, ilk ve orta eğitim kurumlarında görev yapan ve öğrencilere bilgisayar kullanmayı öğreten profesyonel eğitimcilerin meslek adıdır. Bilgisayar öğretmeni olabilmek için, üniversitelerin Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü lisans programlarından mezun olmak gerekir. BÖTE nedir ne değildir? Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği, Eğitim fakültelerinin 1998 yılında yeniden yapılanması sonucunda birçok eğitim fakültesinde oluşturulmuştur bir bölümdür. Lisans mezunları meslek liseleri ve teknik liseler, ilköğretim ve ortaöğretim okullarında Bilgisayar Öğretmeni olmaya ve Öğretim Teknoloğu unvanını taşımaya hak kazanır. Tüm eğitim ve öğretim süreçlerinde materyal tasarlayacak ve geliştirecek beceri ve birikime sahip olurlar. Ders programı hem bilgisayar hem de eğitim alanından dersleri kapsamaktadır. Bazı Üniversiteler’deki BÖTE bölümleri çok daha özel alan dersleri barındırabilmektedir. O nedenle çok net ve açık bir biçimde disiplinlerarası bir eğitim ve öğretim içeriğine sahiptir diyebiliriz. BÖTE bölümü, farklı disiplinlerde proje geliştirmiş, çalışmalar yapmış öğrenciler mezun eder. O nedenle zengin bir iş imkânı sunar. Tabii bu zengin alternatif seçenekleri yeni mezunların karar verme sürecini geciktirmektedir. Birçok mezun’da da kimlik bunalımı yaratmakta kimi zamanda geç kariyer planları hazırlanmasına sebep olmaktadır. Bir BÖTE mezununu bekleyen en büyük sıkıntı yukarıda bahsettiğim “kimlik bunalımı” yani kariyer planı hazırlamaktır. Çünkü normal şartlarda BÖTE öğretmen yetiştirmek amacıyla kurulmuş bir bölümdür. Ama barındırdığı dersler ve eğitim hayatınız boyunca edindiğiniz deneyimler sizi farklı çalışma alanlarında da rol sahibi edebilir. Bu nedenle bu bölümü okuyacak öğrencilerin mutlu olabilmesi için muıhakkak eğitim yılları esnasında kendi arzuları ve istekleri doğrultusunda bir kariyer planı çıkarmaları gerekmektedir. BÖTE okumaya karar veren bir öğrenci hangi üniversitede okuyacak sorusunun yanıtı ise çok daha çetrefilli ve karmaşık bir hal almaktadır. Aslında bakılacak olursa zorunlu derslerin tümü YÖK tarafından belirlenmiş ve üniversiteler tarafından da uygulanmaktadır. Ama bazı üniversitelerin öğrencilerine sağladığı seçmeli dersler öğrencinin kariyer planında çok büyük değişiklikler yaratabilmektedir. Bazı üniversitelerde seçmeli dersler eğitim ağırlıklı olurken bazı üniversitelerde de yazılım ağırlıklı olabilmektedir. Bu nedenle aday BÖTE tercih edecekse muhakkak okumak istediği üniversitelerin ders programlarına bir göz atmalı ve seçmeli derslerini de incelemelidir. Ayrıca, BÖTE öğrencileri yeni sağlanan denklik programlarıyla ERASMUS öğrenci değişim programlarından da faydalanabilmektedir. O nedenle okuyacağınız üniversitenin bu tip programlara sahip olması da kariyeriniz için önem taşımaktadır. Bazı üniversitelerde BÖTE İngilizce olarak okutulmaktadır. Bu durum KPSS gibi yerel sınavlarda terim ve içerik açısından sorun çıkartsa da akademik kariyer yapmak isteyen adaylar için önemli bir avantaj yaratmaktadır. Üniversiteler artık Bologna süreciyle beraber ders içerikleri ve planlarını da yayınlamaya başladılar. O nedenle okumaya karar verdiğiniz üniversitelerin sitelerini ziyaret ederek özellikle teknik ders içeriklerini inceleyiniz. Çünkü bazı bölümlerde verilen teknik ders içerikleri yetersiz ve kapsamı azdır. Bu noktada meslek lisesi okuyanlarının büyük bir avantajı olacak çünkü okurken gördükleri dersleri baz olarak üniversitede alacakları dersleri kıyaslayabilirler. Böylece daha iyi bir fayda-zarar analizi yapabilirler. Diğer liselerde okuyan BÖTE adaylarının ise muhakkak bir araştırma yapması hatta birilerine danışmaları faydalı olacaktır.

<span class="mw-page-title-main">Yükseköğretim</span> Genellikle yetişkinler için ileri düzeyde eğitim

Yükseköğretim, yüksekokullar ve üniversitelerde yapılan öğretim. İlköğretim ve ortaöğretim'den sonra gelir. Yükseköğretim; ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitimi kapsayacak şekilde ele alınır. Ortaöğretimin ötesindeki mesleki eğitim, Birleşik Krallık'ta ileri eğitim olarak bilinir ve Birleşik Devletler'de sürekli eğitim kategorisine dahil edilir.

Orta öğretim, ulusal eğitim sisteminde belirlediği müfredata ve süreçlere göre 14-18 yaşları arasındaki öğrencilerin genel, mesleki ve teknik alanlarda eğitimlerini sürdürebilmesini sağlayan kurum. Temel eğitimin ikinci ve son aşaması olarak kabul edilir. İlköğretim'den sonraki, yükseköğretim, lisansüstü, meslekî eğitim'den önceki aşamadır.

<span class="mw-page-title-main">İmam hatip lisesi</span> Türkiyede bir lise türü

İmam hatip lisesi, Türkiye'de bir resmî kuruluş. Amacı hatip ve imam yetişmesini sağlamak olan ortaöğretim düzeyinde mesleki okullara verilen isimdir.

Meslek yüksekokulu, üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumlarıdır.

Anadolu Öğretmen Liseleri, Türkiye'de öğretmenlik mesleğini sevdirmek ve öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumları için öğrenci kaynağı oluşturmak üzere 1989-2014 arasında hizmet vermiş dört yıllık ortaöğrenim kurumlarını adıdır.

Yabancı dil, Türkiye’de ilköğretim, lise ve üniversitede Türkçe dışında öğretilen dillere verilen genel isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Meslekî eğitim</span>

Meslekî eğitim, bireye iş hayatında belirli bir meslekle ilgili bilgi, beceri ve iş alışkanlıkları kazandıran iş dünyasına entegrasyonunu ve kişiliğini geliştirmeyi mümkün kılan eğitim

<span class="mw-page-title-main">Yükseköğretime Geçiş Sınavı</span> Üniversiteye geçiş sınavı (2010–2017)

Yükseköğretime Geçiş Sınavı veya kısaca YGS, Türkiye'de Yükseköğretim Kurumları Sınavı sistemi öncesinde 2010-2017 yılları arasında geçerli olmuş yükseköğretime geçiş sisteminin ilk sınavı. Adaylar yükseköğretime geçişin ikinci aşaması olan Lisans Yerleştirme Sınavı'na girebilmek için bu sınavda herhangi bir puan türünden en az 180 ham puan almak zorundaydı. YGS’de en az bir puan türünden 150 veya üzeri puan alamayan adaylar ise YGS puanlarıyla bir yükseköğretim programını tercih etme hakkına sahip olamıyordu. Yükseköğretime Geçiş Sınavı; Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri olmak üzere 4 bölümden oluşmakta ve her bir bölümde 40 soru olmak üzere toplamda 160 soru sorulmaktaydı. Testin Türkçe bölümünde paragraf ve dil bilgisi soruları ağırlıktayken sosyal bilimler kısmında sırasıyla Tarih, Coğrafya, Felsefe ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine ait sorular yer alıyordu. Yasal olarak Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini almayan öğrenciler için de ilave Felsefe soruları testin Sosyal Bilimler kısmında yer alıyordu. Testin Temel Matematik bölümünde: Matematik ve Geometri soruları yer alıyorken, Fen Bilimleri kısmında ise: Fizik, Kimya ve Biyoloji soruları sorulmaktaydı. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na girmek zorunlu değildi. Giren adaylar tüm soruları cevaplamak zorunda da değildi. Sınav konuları ise dört yıllık lise eğitiminde verilen derslerden seçiliyordu. Sınav tarihi yıllara göre değişmekte olsa da genellikle mart ayı ortalarında yapılıyordu. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'na: bir liseden mezun olmuş olanlar, bir ortaöğretim kurumunun son sınıfında olan öğrenciler, ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında beklemeli durumda bulunanlar ile yurt dışında Türkiye'deki ortaöğretim kurumlarına denk bir okuldan mezun olanlar girebilirdi. Sınava girmede sınır yoktu. İsteyenler her sene bu sınava girebilmekteydi. Sınav başvuruları, sınav tarihleri ve sınav sonuçları Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin resmi sitesinden duyurulurken, adayların sınav hakkında bilmesi gereken şeyler de her yıl "ÖSYM Aday Kılavuzu" başlığıyla yayınlanıyordu.

<span class="mw-page-title-main">Lisans Yerleştirme Sınavı</span> yükseköğrenime geçiş sınavı (2010–2017)

Lisans Yerleştirme Sınavı veya kısaca LYS, Türkiye'de 2010-2017 yılları arasında yükseköğretime geçiş sisteminin ikinci aşaması olan sınavdır. Yerini 2017 itibarıyla uygulanan YKS'nin AYT oturumuna bırakmıştır. Her yıl ÖSYM tarafından belirlenen tarihlerde 81 il merkezi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başkenti Lefkoşa'da yapılır. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda herhangi bir puan türünden 180 puan alan adaylar dilerlerse Lisans Yerleştirme Sınavları'na başvurabilirler. Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda bu barajı geçen adayların Lisans Yerleştirme Sınavı'na başvurmaları zorunlu değildir fakat LYS puan türleri ile öğrenci alan yükseköğretim programlarına girmek isteyen aday öğrencilerin bu sınava girmeleri gerekmektedir. Lisans Yerleştirme Sınavı toplamda 5 ayrı oturumda gerçekleştirilmektedir. Lisans Yerleştirme Sınavları genellikle haziran ayında yapılmaktadır. Fakat sınav tarihleri girilen yıllara göre değişmektedir. Aday öğrenciler istedikleri kadar oturuma girme haklarına sahiplerdir. Genellikle LYS ile alan bir bölüme yerleşmek için en az 2 LYS oturumuna girmek gerekmektedir. Aday öğrenciden her bir oturum için ayrı ayrı ücret talep edilmektedir. Bu ücret 2017 yılında 40 Türk lirası olarak açıklanmıştır. Öğrenciler ortaöğretimde eğitim gördükleri alan dışındaki bir oturuma girerlerse bu durumda adayın puanı kırılmaz. Puan kırılma olayı sadece üst üste iki yıl sınava giren adayların girdiği ikinci sınavda uygulanır ve adayın OBP'si yarı yarıya düşürülür. Aday öğrencinin puanının kırılmasının sebebi bir önceki yıl bir bölüme yerleşmesi ile alakalı olup alan dışı tercih ile bir alakası yoktur. Lisans Yerleştirme Sınavı'na dair başvurular ve sonuçlar ÖSYM AİS'ten duyurulmaktadır.

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi, Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanlığının 2013-2014 Eğitim Öğretim yılından itibaren uygulamaya başladığı ve 2017-2018 Eğitim Öğretim yılında uygulamadan kaldırdığı ortaöğretime geçiş sistemine verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Mesleki ve teknik Anadolu lisesi</span> Türkiyede meslek ve sanat eğitimi veren okul

Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Türkiye Cumhuriyeti Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi meslek ve sanat okullarının tümüne verilen genel isimdir. Türk Milli Eğitimi'nin amaçları doğrultusunda, ilköğretimi bitiren öğrencilerin devam edebileceği 4 yıllık eğitim sonunda meslek kazandıran, ülke ekonomisine katkı sağlayacak ara eleman yetiştiren orta öğretim kurumlarıdır. Öğrenciler öğrenimleri süresince haftanın belli günlerinde mesleki eğitimlerine yönelik kurum ve kuruluşlarda staj yaparlar. 2014 yılında Endüstri Meslek Lisesi ve Teknik ve Meslek Lisesi sıfatları yerini Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine bırakmıştır.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), Türkiye'de ÖSYM tarafından 2017-2018 eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlanan ve her yıl yapılan ortaöğretimden yükseköğretime geçiş sınavı sistemi.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan'da eğitim</span> Azerbaycanın eğitim sistemi

Azerbaycan'da eğitim, Azerbaycan Cumhuriyeti Bilim ve Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenmektedir.