İçeriğe atla

Türk Ülküsü

Türk Ülküsü
"Türk Ülküsü" kitabı kapağı
YazarHüseyin Nihâl Atsız
ÜlkeTürkiye
DilTürkçe
KonuTürk Ülküsü hakkında bilgi
Yayım1956
YayımcıÖtüken Neşriyat
Medya türüBaskı
Sayfa171
ISBN9789754378054

Türk Ülküsü, Hüseyin Nihâl Atsız tarafından 1956 yılında çıkarılmış olan kitap.[1]

Konusu

Atsız, bu kitapta Türk Ülküsü'nün öneminden bahsetmiştir. Eskilerden günümüze bilgi vermiştir ve şu an yabancılara karşı bir özenme olduğunu yazmıştır.

"Tek başına Avrupa'ya dalan ve yüzyıllarca tek başına bütün Avrupa milletlerine karşı Allahın adını savunan Asya arslanları zaman zaman gaflet uykusuna dalmışlar, fakat sonra sıçrayıp şahlanmışlardır. Bu seferki dalgınlık biraz tehlikeli gibi görünüyor. Çünkü içinde bir de yabancıya hayranlık unsuru var. Tehlikeler nereden gelirse gelsin, ne kadar büyük olursa olsun, tek çare ve tek ilacı Türk ülküsüdür."

Kaynakça

  1. ^ "Türk Ülküsü Kitabı". www.dr.com.tr. 10 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 20 Mayıs 2016. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sabahattin Ali</span> Türk yazar, şair, gazeteci ve öğretmen (1907–1948)

Sabahattin Ali, Türk yazar ve şair. Edebî kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki deneyimlerini okuyucusuna yansıttı ve kendisinden sonraki Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir figür hâline geldi. Daha çok öykü türünde eserler verse de romanlarıyla ön plana çıktı; romanlarında uzun tasvirlerle ele aldığı sevgi ve aşk temasını, zaman zaman siyasi tartışmalarına gönderme yapan anlatılarla zaman zaman da toplumsal aksaklıklara yönelttiği eleştirilerle destekledi. Kuyucaklı Yusuf (1937), İçimizdeki Şeytan (1940) ve Kürk Mantolu Madonna (1943) romanları Türkiye'deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20. yüzyılda hem 21. yüzyılda etkisini sürdürdü.

<span class="mw-page-title-main">Nihal Atsız</span> Türk yazar

Hüseyin Nihâl Atsız, Türk yazar, Türkolog, şair, düşünür ve öğretmendir. Türklerin tarihini konu edindiği edebî eserleri ve tarih araştırmaları olan Atsız, Türkçü-Turancı ve ırkçı dünya görüşüne sahiptir. Yaşamının son yıllarında İslam dinini "Araplar tarafından Araplar için kurulmuş bir din" olarak nitelendirerek eleştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Turancılık</span> Ural-Altay kökenli halkları birleştirmeyi hedefleyen pan-milliyetçi

Turancılık veya Pan-Turanizm, tüm Ural-Altay kavimlerinin birliğini savunan siyasi görüş. İlk olarak Macarlar, Finler, Estonlar ve Rusya içindeki Fin-Ugor kavimleri ile beraber Tunguzlar, Moğollar ve Türklerin bir araya getirilmesi olarak ortaya çıkmıştır. Türkçü ve Turancı olan Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları isimli eserinde Turancılığın; Macarları, Moğolları, Tunguzları, Finuvaları içine alan bir kavimler karması olmadığı görüşünü belirterek Turancılığı Türk halkları ile sınırlandırmış ve Türkçülük ile aynı anlamda kullanmıştır. Turancılık bugünkü Türkî devletlerde bu şekilde benimsense de esas olarak Fin tarihçi Matthias Alexander Castrén tarafından Ural-Altay kavimlerinin birliğini sağlamak amaçlı ortaya atılmış bir görüştür.

<span class="mw-page-title-main">Türkçülük Günü</span> Türkçüler tarafından kutlanan gün

Türkçülük Günü veya Türkçüler Günü, Nihal Atsız'ın yazdığı bir yazıda Sovyet casusu ve vatan haini olarak nitelendirdiği Sabahattin Ali'ye hakaretten 3 Mayıs 1944'te yargılanmasını anan bir gündür.

<span class="mw-page-title-main">Türkçülük</span> Türk ulusunun kültürel-politik birliğini ve yükselmesini amaçlayan düşünce

Türkçülük, Türkizm veya Pan-Türkizm, tüm Türk halkının kültürel ve politik birliğini ve yükselmesini amaçlayan; 1880'lerde Osmanlı İmparatorluğu'nda ve o zamanlar Rus İmparatorluğu'nun bir parçası olan Azerbaycan'da yaşayan Türk aydınlarının başlattığı harekettir.

Ülkücülük, Türk-İslam Ülküsü veya Türkeşçilik, Milliyetçi Hareket Partisinin Türkçülük ve İslamcılık üzerine temellenmiş kurucu ideolojisidir.

<span class="mw-page-title-main">Kızıl Elma</span> yeryüzündeki bütün Türkleri birleştirip büyük bir imparatorluk kurmayı amaç olarak alan ülkü

Kızıl Elma, Türk mitolojisinde Türkler ve de özellikle Oğuz Türkleri için üzerinde düşünüldükçe uzaklaşan ancak uzaklaştığı oranda cazibesi artan ülküler veya düşleri simgeleyen bir ifadedir. Dünyada Türklük felsefesini yaymak Kızıl Elma'nın ana hedefidir.

Kağan, kaan veya hakan, Moğol ve Türk devletlerinde hükümdarlar tarafından kullanılan unvanlardan birisi ve göreceli olarak en eskilerindendir. Avarlar döneminden beri Türk devlet kültürü "kağan" sözcüğünü barındırmaktadır. Bu bağlamda "kağan", Tanhu, Bey, Toktamış, Giray gibi Türkçe bir sözcük olup Türk devletleri için ayırt edici bir özellik de oluşturur. Kağanın eşine ise kağatun denilir.

<i>Dalkavuklar Gecesi</i>

Dalkavuklar Gecesi, Hüseyin Nihal Atsız tarafından 26 Mayıs 1941'de yazılan ve kısa sürede toplanan alegorik bir eserdir. Hikâye, Hatti Kraliyetinde geçmektedir. Eserde Yaver Sabba adıyla geçen kişi Cevat Abbas Gürer'dir. Karakterlerin isimleri, temsil ettikleri kişilerin isimlerinin çoğu durumda tersten yazılmasıyla türetilmiştir. Örneğin; Yaver Sabba-Cevat Abbas Gürer, Hekim Teşen-Neşet Ömer İrdelp gibi.

<i>Bozkurtlar Diriliyor</i> Hüseyin Nihâl Atsızın yazdığı bir roman

Bozkurtlar Diriliyor, Hüseyin Nihal Atsız'ın 15 Nisan 1949'da yazmayı bitirdiği ve Kür Şad'ın ölümünden sonra İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı'nın kuruluşu ve Dokuz Oğuz, Tang Hanedanı ile yaşanmış mücadelelerini anlattığı romanıdır.

Kür Şad, Türk edebiyat tarihinin bir figürüdür. Sabahattin Ali'nin kaleme aldığı Esirler adlı piyesin ve Nihal Atsız'ın kaleme aldığı Bozkurtların Ölümü adlı romanın karakterlerinden biridir. Karakter gerçek bir kişi olan Chieh-she-shuai'dan esinlenmiştir.

Yağmur Atsız, Türk yazar, şair ve gazetecidir. Nihal Atsız'ın oğlu, Buğra Atsız'ın ağabeyidir.

A-shih-na Chieh-she-erh ya da A-shih-na Chieh-she-shuai veya Ashina Jiesheshuai, Geleneksel: 阿史那結社率 / Basit.: 阿史那结社率 , Pinyin: āshǐnà jiēshèshuai, Wade-Giles: ashihna chieh-she-shuai, Orta Çağ Çincesi: (Guangyun): ʔɑ-ʃĭə˥-nɑ˩ kiet-ʑĭa˥-ʃĭuĕt, d. ? - ö. 19 Mayıs 639), Doğu Göktürk Kağanlığında Aşina ailesinin mensuplarından ve Çin Tang Hanedanında Chunglangchiang lığa kadar yükseltilen Fan-chiang lardandır. Şipi Kağan'ın oğullarından olup "Tuli Kağan" unvanını kullanan Ashina Shihpopi 'nin kardeşidir. Türk tarihçiliğinde, ilk kez Nihal Atsız tarafından kullanılan Kürşad adıyla bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türk milliyetçiliği</span> Türk halkını ulusal veya etnik tanımlarla yücelten ve teşvik eden bir siyasi ideoloji

Türk milliyetçiliği, ulusal veya etnik tanımlarla Türk milletinin ilerlemesini, gelişmesini amaçlayan siyasi bir görüştür. Türkçülük ile aynı olmayıp, içinde Türkçülük dahil olmak üzere çeşitli Türk milliyetçisi ideolojileri barındırır.

<span class="mw-page-title-main">Irkçılık-Turancılık Davası</span> Dava

Irkçılık-Turancılık Davası, 7 Eylül 1944'te başlayan ve 29 Mart 1945'e kadar süren, Türk siyasetinde önde gelen 23 ismin Irkçılık-Turancılık suçlamasıyla yargılandığı sürecin adıdır. Toplam 65 oturum sürmüştür. Yargılama sonucunda Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Reha Oğuz Türkkan, Cihat Savaş Fer, Nurullah Barıman, Fethi Tevetoğlu, Nejdet Sançar, Cebbar Şenel ve Cemal Oğuz Öcal çeşitli cezalara çarptırıldılar.

<i>Yolların Sonu</i>

Yolların Sonu, Hüseyin Nihal Atsız'ın 1946 yılında yayınlanan şiir kitabıdır. Hüseyin Nihal Atsız bu kitapta bütün şiirlerini toplamıştır. Kitabın ismi, Yolların Sonu adlı şiirden gelmektedir. Kitap, Barıman Yayınevi'den 1946 yılında çıkmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Nihal Atsız bibliyografyası</span>

Nihal Atsız bibliyografyasında, Atsız'a ait kitaplar, şiirler gibi eserler yer almaktadır.

Atsız Mecmua, adını Nihal Atsız'dan alan ve 1931 yılında yayın hayatına başlayan dergi. Aralıksız olarak 17 sayı çıkmıştır. Dergide edebiyat, tarih, milliyetçilik, Türk halk edebiyatı, sosyal konular ve çeşitli fikirler üzerine yazılar yayınlanmıştır. Derginin ana ekseni Komünizm karşıtı yazılar ile Türkçülük ve Turancılık düşüncesidir. Yazı kadrosunda Mehmet Fuad Köprülü ve Zeki Velidi Togan gibi isimlerinde de olduğu bu dergi, 25 Eylül 1932 tarihinde kapatılmıştır.

İçimizdeki Şeytanlar, Nihal Atsız'ın 1940 yılında yayımladığı on altı sayfalık çalışmasıdır. Atsız, Sabahattin Ali'nin İçimizdeki Şeytan eserine karşılık olarak İçimizdeki Şeytanlar adından bir broşür hazırlar. Atsız'a göre Sabahattin Ali, bu romanı ile milliyetperverliği kötülemeye ve Türkçüleri fena göstermeye yeltenmiştir. Broşürün 1 ve 3. sayfaları arasında kitabın özeti yer almaktadır. Atsız, kitabın özetine yer verirken yer yer Sabahattin Ali'nin yazarlığını küçümsemiştir. Atsız, broşürde ayrıca Sabahattin Ali'nin Rum kökenli olduğunu ileri sürer.

Türk-İslâm Ülküsü, aşağıda sıralanmış anlamlarla bağlantılıdır.