İçeriğe atla

Tuzak etkisi

Pazarlamada, tuzak etkisi (ya da yem etkisi, cazibe etkisi veya asimetrik baskınlık etkisi ), asimetrik olarak baskın olan üçüncü bir seçenek de sunulduğunda, tüketicilerin iki seçenek arasındaki tercihlerinde belirli bir değişikliğe sahip olma eğiliminde olacakları olgudur.[1] Bir seçenek, her bakımdan bir diğer seçeneğe göre daha düşük olduğunda, asimetrik olarak baskındır; ancak diğer seçeneğe göre bazı açılardan ise daha düşük, bazı açılardan ise daha üstündür. Başka bir deyişle, tercihleri belirleyen belirli nitelikler açısından, bir seçeneğin tamamıyla/tamamen (yani aşağısında) hakimiyeti vardır ve diğerinin ise sadece kısmen hakimiyeti vardır. Asimetrik olarak baskın olan seçenek mevcut olduğunda, tüketicilerin daha yüksek bir yüzdesi, asimetrik olarak hakim olan seçeneğin olmadığı duruma göre hâkim olan seçeneği tercih edecektir. Bu nedenle, asimetrik olarak baskın olan seçenek, baskın olan seçeneği tercih etmenizi artırmaya hizmet eden bir tuzaktır . Tuzak etkisi aynı zamanda karar teorisinde ilgisiz alternatiflerin bağımsızlığının ihlaline bir örnektir. Daha basit bir ifadeyle, iki seçenek arasında karar verirken çekici olmayan bir üçüncü seçenek verildiğinde, diğer ikisi arasındaki algılanan tercih değiştirilebilir.[2]

Tuzak etkisi, özellikle seçim teorisinde önemli olarak kabul edilir. Çünkü bu, tüm aksiyomatik seçim modellerinde, örneğin bir Luce seçim modelinde bulunan "düzenlilik" varsayımının ihlalidir.[3] Düzenlilik, seçim setine başka bir alternatif eklendiğinde herhangi bir alternatifin pazar payının artmasının mümkün olmaması anlamına gelir. Yeni alternatif, mevcut alternatiflerin seçim payını azaltmalı veya en iyi ihtimalle değiştirmeden bırakmalıdır. Aşağıda gösterilen örnekte, yeni bir C alternatifinin yalnızca A ve B'nin göreli olarak paylarını değiştirmekle kalmayıp, A'nın payını mutlak olarak fiilen artırdığından dolayı, bu örnekte düzenlilik ihlal edilmiştir. Benzer şekilde, yeni bir D alternatifinin getirilmesi, B'nin payını da mutlak olarak artırır.

Örnekler

Akıllı telefonları içeren bir değerlendirme grubu (yani bir menüden seçim yapabileceğiniz seçenekler) olduğunu varsayalım. Tüketiciler genellikle daha yüksek depolama kapasitesi (GB olarak daha yüksek) olan ve fiyatı daha düşük olanları, olumlu olarak (olumlu bir özellik) göreceklerdir; bazı tüketiciler daha fazla fotoğraf, müzik vb. depolayabilen bir cihaz isterken, diğer tüketiciler ise daha az maliyetli bir cihaz isteyecektir. Değerlendirme Seti 1'de iki cihaz mevcuttur:

Değerlendirme Seti 1
A B
fiyat 4000 TL 3000 TL
depolama 300 GB 200 GB

Bu durumda, bazı tüketiciler daha büyük depolama kapasitesi için A'yı tercih ederken, diğerleri ise daha düşük fiyatı için B'yi tercih edecektir.

Şimdi yeni bir oyuncunun, "tuzak" olan C'yi piyasaya eklediğini varsayalım; yeni eklenen C hem "hedef" olan A'dan hem de "rakip" olan B'den daha pahalıdır ve B'den daha fazla ancak A'dan daha az depolama alanına sahiptir:

Değerlendirme Seti 2
A (hedef) B (rakip) C (yem, tuzak)
fiyat 4000 TL 3000 TL 4500 TL
depolama 300 GB 200 GB 250 GB

Daha fazla depolama alanına sahip bir model için daha düşük bir fiyat ödenebileceği göz önüne alındığında, tüketicilerin muhtemelen kaçınacağı C tuzağının eklenmesi, baskın seçenek olan A'nın, yalnızca 1. Değerlendirme Kümesi'ndeki iki seçeneğin mevcut olmasına kıyasla daha sık seçilmesine neden olur. C, A ve B için bir karşılaştırma temeli olarak hareket ederek tüketici tercihlerini etkiler. A, her iki açıdan da C'den daha iyi olduğu için, B ise C'den yalnızca kısmen daha iyi olduğu için tercihler değişir. Artık tüketicilerin çoğu eskisinden daha fazla A'yı tercih edecektir. Bu nedenle C, tek amacı A'nın satışlarını artırmak olan bir tuzaktır/yemdir.

Tersine, C yerine, hem A hem de B'den daha az depolama alanına sahip olan ve B'den daha pahalı olan ancak A kadar pahalı olmayan bir D oyuncusunun tanıtıldığını varsayalım:

Değerlendirme Seti 3
A (yarışmacı) B (hedef) D (tuzak)
fiyat 4000 TL 3000 TL 3500 TL
depolama 300 GB 200 GB 150 GB

Buradaki sonuçta benzer etkiyi yaratacaktır. Tüketiciler D'yi tercih etmeyecekler. Çünkü hiçbir açıdan B kadar iyi değil. Bununla birlikte, C, A için tercihi artırırken, D, B için tercihi artırarak ters etkiye sahip olacaktır.

Dan Ariely'nin Predictably Irrational kitabında gösterilen başka bir örnek, The Economist dergisi tarafından kullanılan gerçek bir vakaydı.[4] Abonelik ekranında kullanıcıya üç seçenek sunuldu:

  1. Economist.com aboneliği - 59,00 ABD doları. Economist.com'a bir yıllık abonelik. (1997'den bu yana yayımlanmış The Economist'teki tüm makalelere çevrimiçi erişim içerir.)
  2. Basılı abonelik - 125,00 ABD doları. The Economist'in basılı sürümüne bir yıllık abonelik.
  3. Basılı ve web aboneliği - 125,00 ABD doları. The Economist'in basılı sürümüne bir yıllık abonelik ve 1997'den beri The Economist'teki yayımlanmış tüm makalelere çevrimiçi erişim

Bu seçenekler göz önüne alındığında, Ariely tarafından gerçekleştirilen deneydeki öğrencilerin %16'sı birinci seçeneği, %0'ı ortadaki yani ikinci seçeneği ve %84'ü ise üçüncü seçeneği seçmiştir. Kimse ikinci seçeneği seçmese de, o seçenek kaldırıldığındaysa sonuç tam tersi olmuştur. Öğrencilerin %68'i yalnızca çevrimiçi yani ilk seçeneği ve %32'si ise basılı ve web seçeneğini seçmiştir.

Ölçümleme

Tuzak/yem etkisi genellikle; yem C'nin yokluğunda, hedefin seçim sıklığının (A) göz önünde bulundurulma kümesinde, tuzağın mevcut olduğu durumla karşılaştırılmasıyla ölçülür. Tuzak etkisi, bir tüketicinin rakibi yerine hedefi seçmek için ne kadar ödemeye hazır olduğu olarak da ölçülebilir.[5]

Tartışma

Bazı araştırmalar, cazibe/tuzak/yem etkisinin gerçekçi satın alma senaryolarında; örneğin seçenekler grafiksel olarak sunulduğunda veya hedef ve rakibin tam olarak aynı değerde olmadığı durumlarda ortaya çıkmadığını ileri sürmektedir.[5][6][7]

Diğer araştırmacılar, cazibe/tuzak/yem etkisinin ancak tüketicinin hedef ile rakip arasındaki kayıtsızlığa/umarsamazlığa/ilgisizliğe yakın olması, ürünlerin her iki boyutunun da (bizim örneğimizdeki fiyat ve depolama kapasitesi gibi) yaklaşık olarak birbiri kadar önemli olması durumunda, baskınlık ilişkisinin belirlenmesi kolaysa ya da tuzak/yemin çok fazla kullanılmak istenmediği durumlarda ortaya çıktığının altını bir kez daha çizmek zorunda kaldılar.[8] Son zamanlarda yapılan bir araştırma ise seçeneklerin grafiksel olarak, yani dağılım grafikleri olarak sunulduğunda, çekim etkisinin devam ettiğini gerçekten doğrulamıştır.[9]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Huber (1982). "Adding Asymmetrically Dominated Alternatives: Violations of Regularity and the Similarity Hypothesis". Journal of Consumer Research. 9 (1): 90-98. doi:10.1086/208899. 
  2. ^ "The trick that makes you overspend". BBC (İngilizce). 1 Ağustos 2019. 2 Ağustos 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ağustos 2019. 
  3. ^ Luce, R. Duncan. "The choice axiom after twenty years."(1977), Journal of mathematical psychology 15 (3) 215-233.
  4. ^ Predictably Irrational: The Hidden Forces that Shape Our Decisions. HarperCollins. 2009. ISBN 9780007319923. 
  5. ^ a b Crosetto (2016). "A monetary measure of the strength and robustness of the attraction effect". Economics Letters. 149: 38-43. doi:10.1016/j.econlet.2016.09.031. ISSN 0165-1765. 27 Temmuz 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  6. ^ Yang (2014). "More Evidence Challenging the Robustness and Usefulness of the Attraction Effect". Journal of Marketing Research. 51 (4): 508-513. doi:10.1509/jmr.14.0020. ISSN 0022-2437. 
  7. ^ Frederick (2014). "The Limits of Attraction". Journal of Marketing Research. 51 (4): 487-507. doi:10.1509/jmr.12.0061. ISSN 0022-2437. 
  8. ^ Huber (2014). "Let's Be Honest About the Attraction Effect". Journal of Marketing Research. 51 (4): 520-525. doi:10.1509/jmr.14.0208. ISSN 0022-2437. 
  9. ^ Dimara (2017). "The attraction effect in information visualization" (PDF). IEEE Transactions on Visualization and Computer Graphics. 23 (1): 471-480. doi:10.1109/TVCG.2016.2598594. ISSN 1077-2626. PMID 27875163. 30 Ocak 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 30 Mayıs 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Alternatif tıp, biyolojik akla yakınlık, test edilebilirlik, tekrarlanabilirlik veya klinik deneylerden elde edilen kanıtlara sahip olmamasına rağmen tıbbın iyileştirici etkilerini elde etmeyi amaçlayan uygulamalara verilen isimdir. Alternatif terapiler tıp biliminin ve bilimsel yöntemin dışındadır ve tanıklık, anekdot, din, gelenek, hurafe, doğaüstü enerjiler, sözde bilim, propaganda, dolandırıcılık veya diğer bilim dışı kaynaklar gibi akıl yürütmedeki hatalara dayanır. Sıklıkla kullanılan terimler New Age tıbbı, sözde tıp, holistik tıp, alışılmışın dışında tıp, marjinal tıp ve şarlatanlıktan az farkla geleneksel olmayan tıptır.

Oyun teorisi veya Oyun kuramı, istatistik, sosyal bilimler, biyoloji, mühendislik, siyasi bilimler, bilgisayar bilimleri kullanılan meşhur teoridir. Oyun teorisi, bireyin başarısının diğerlerinin seçimlerine dayalı olduğu seçimler yapması olan bazı stratejik durumların matematiksel olarak davranış biçimlerini yakalamaya çalışır. İlk başlarda bir bireyin kazancının ötekinin zararına olduğu yarışmaları çözümlemek için geliştirilmişse bile, daha sonradan birçok kısıta dayanan çok geniş bir etkileşim alanını incelemeye başlamıştır. Bugün:

Oyun teorisi, sosyal kelimesinin geniş anlamda insan ve insan-dışı oyuncuları kapsayacak biçimde tanımlandığı, sosyal bilimlerin rasyonel yönü için bir birleşik alan kuramı veya bir tür şemsiyedir.

<span class="mw-page-title-main">Arrow'un imkânsızlık teoremi</span>

Arrow’un İmkansızlık Teoremi veya Arrow’un Paradoksu, oylama sistemlerinde, dereceli tercihlere dayanan ve üç ya da daha fazla seçenek sunan hiçbir oylama sisteminin belli bir takım mantıklı kıstasları aynı anda sağlayamayacağını gösterir. Bu kıstaslar, kısıtlanmamış alan, dayatmama, diktatörsüzlük, tekdüzelik ve ilgisiz alternatiflerin bağımsızlığı kıstaslarıdır ve aşağıda açıklanacaklardır.

Seçim paradoksu veya diğer seçenek paradoksu, Marquis de Condorcet tarafından 18. yüzyılın sonlarında tespit edilmiş bir durumdur. Bireysel tercihlerin döngüsel olmasa bile birikimli tercihlerin olabileceğini ifade eder. Bu bir paradokstur, zira farklı grupların ve bireylerin oluşturdukları "farklı çoğunlukların" isteklerinin birbiriyle çelişkili olabileceğini söylemektedir. Örneğin bir seçimde A, B ve C şeklinde üç aday olsun ve üç seçmen oylarında aşağıdaki tercih sıralamalarında bulunsun :

1. Seçmen: A B C
2. Seçmen: B C A
3. Seçmen: C A B

İlgisiz Alternatiflerin Bağımsızlığı (İAB), karar kuramındaki ve çeşitli toplum bilimlerindeki bir belit için kullanılan bir terimdir. Her ne kadar İAB'nin kesin tanımları değişse de kişisel davranışların ve kişisel tercih dökümlerinin incelenemesinde akılcı bir temel teşkil edilmesindeki kullanımı benzerlik gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Enerji depolama</span>

Enerji depolama işlemi bir cihaz veya depolama ortamı içerisinde enerjinin kimyasal, elektriksel veya ısıl gibi farklı formlarda saklanmasıdır. Isıl enerji depolama enerjinin sürekliliğini sağlamak amacıyla sıcak su temininde, soğutma sistemlerinde ve güç üretim tesislerinde kullanılmaktadır. Isıl enerji depolama yöntemleri üçe ayrılmaktadır; termokimyasal, duyulur ısı ve gizli ısı. Duyulur ısıl enerji depolama, depolama ortamının sıcaklığının değiştirilmesiyle sağlanmaktadır. Duyulur ısıl enerji depolamaya verilebilecek en basit örnek bir tank içerisinde ısınan sıcak suyun gece kullanılmasıdır. Tank içerisinde depolanacak toplam ısı enerjisi aşağıdaki eşitlik yardımıyla hesaplanabilir,

Nispi temsil veya oransal temsil sistemi, siyasi partilerin veya adayların aldığı oyun parlamentoda orantılı olarak yansıtıldığı seçim sistemidir. Bu sistemde partiler oyları oranınca milletvekili çıkarırlar.

Seçim barajı veya seçim eşiği, bir adayın veya siyasi partinin, temsil veya yasama organında ek koltuklara sahip olabilmesi için gereken tüm oy sayısının minimum payını ifade eder. Bu sınırlama, farklı şekillerde işleyebilir, örneğin parti listesi orantılı temsil sistemlerinde seçim barajı, bir partinin yasama organında koltuk alabilmesi için belirli bir minimum oy yüzdesi, ulusal olarak veya belirli bir seçim bölgesinde alması gerektiğini belirtir. Tek tercihli oylama sistemlerinde seçim barajına kota denir ve sadece birinci tercih oyları kullanılarak veya daha düşük tercihlere dayalı olarak diğer adaylardan aktarılan oyların bir kombinasyonuyla. Karma üye orantılı nispi temsil sistemlerinde seçim barajı, yasama organında üstünlük koltuklarına kimlerin uygun olduğunu belirler.

Psikolojide karar verme, bir fikrin veya hareketin mümkün diğer seçenek arasından seçilmesiyle sonuçlanan zihinsel (cognitive) bir işlem olarak dikkate alınır. Her karar verme işlemi bir hareketle sonuçlansın veya sonuçlanmasın, mutlaka nihai bir seçim ortaya koyar. Tanımlamak gerekirse, karar verme, karar verenin tercih ve değerlerine göre alternatifleri belirlemesi ve onlar arasından seçim yapmasıdır.

Ayrık seçim veya kesikli seçim, ekonomide, işgücü piyasasına girme veya girmeme veya ulaşım yöntemleri arasında seçim gibi, iki veya daha fazla ayrık alternatifler arasındaki seçimleri içeren problemler. Tüketilen her ürünün sürekli bir değişen olduğu varsayılan standart tüketim modellerinden farklı olarak, ayrık seçimlerde alternatiflerin sürekliliği yoktur. Sürekli durumlarda, optimum değerler matematiksel yöntemler kullanılarak hesaplanabilir ve talep miktarı regresyon analizi ile modellenebilir. Diğer taraftan potansiyel sonuçları birbirinden bağımsız olan durumlar için ayrık seçim analizleri kullanılır. Regresyon analizi "ne kadar" sorusuna cevap verirken, ayrık seçim analizleri "hangisi" sorusuna cevap verir. Bununla beraber, ayrık seçim analizleri bazı durumlarda "ne kadar" sorusuna cevap ararken de kullanılabilir; örneğin bir ev sahibinin sahip olmayı seçtiği araba sayısı ve telekomünikasyon servislerini kaç dakika kullanacağı gibi durumları incelerken ayrık seçim modelleri kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">İntihar saldırısı</span> Kendini öldürmeye dayanan bireysel saldırı

İntihar saldırısı; bir örgütün özenle seçilmiş hedeflerde azami zayiat ve hasar yaratmak maksadıyla, kesin ölümü kabullenmiş militanlarının kendi üzerlerinde veya bir ulaşım aracına yüklenmiş olarak hedef bölgesine getirdikleri patlayıcı maddeleri, yine aynı militanların kontrolünde infilak ettirmesiyle icra ettiği, şiddet yoğunluğu yüksek, sansasyonel eylemlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Westminster modeli</span> Birleşik Krallıkın parlamenter sistemi

Westminster modeli, Birleşik Krallık'ın demokratik parlamenter sistemine verilen isimdir. Bu sistem ismini İngiltere Parlamentosu'nun merkezi olan Westminster Sarayı'ndan almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Microsoft 365</span> Microsoftun ofis araçları yazılımları ve hizmetleri aboneliği için kullandığı marka adı

Microsoft 365, Microsoft'un ofis araçları yazılımları ve hizmetleri aboneliği için kullandığı marka adıdır; Birlikte yaratıcılık yazılımı ve ilgili hizmetleri abonelere sunmaktadır. Tüketiciler için bu hizmet, Windows ve macOS'ta Microsoft Office uygulamalarının kullanılmasına izin vermekte ve Microsoft'un bulut depolama hizmeti OneDrive'da 1 TB depolama alanı sağlamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Gauche etkisi</span>

Konformasyonel izomerizm çalışmalarında Gauche etkisi, bir gauche konformasyonunun anti konformasyondan (180°) daha kararlı olduğu atipik bir durumdur.

<span class="mw-page-title-main">Gıda teknolojisi</span>

Gıda teknolojisi, gıda ürünlerinin üretimi, muhafazası, kalite kontrolü, araştırılması ve geliştirilmesi ile ilgilenen bir gıda bilimi dalıdır. Gıda teknolojisine yönelik erken bilimsel araştırmalar, gıdaların korunmasına yönelik olmuştur. Nicolas Appert'in 1810'da konserve sürecini geliştirmesi belirleyici bir olay olmuştur. Appert, bulduğu bu konserve sürecinin konserve olduğunu ve işleminin hangi prensipte çalıştığını bilmemektedir. Ancak bulunan bu konservenin gıda muhafaza teknikleri üzerinde büyük bir etkisi olmuştur. Louis Pasteur'ün şarabın bozulması üzerine araştırma yapmış ve 1864'te bozulmanın nasıl önleneceğine ilişkin açıklaması yapmıştır. Ancak bu bilimsel bilgiyi gıda işlemeye uygulamak için erken bir girişim olmuştur. Pasteur, şarap bozulmasına ilişkin araştırmaların yanı sıra alkol, sirke, şarap ve bira üretimi, sütün ekşimesi gibi konuları da araştırmıştır. Gıda bozulmalarını ve hastalık üreten organizmaları yok etmek için süt ve süt ürünlerini ısıtma işlemi olan pastörizasyonu geliştirmiştir. Pasteur, gıda teknolojisi konusundaki araştırmalarında bakteriyoloji ve modern koruyucu tıbbın öncüsü olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Gıda endüstrisi</span>

Gıda endüstrisi, dünya nüfusu tarafından tüketilen gıdanın çoğunu sağlayan karmaşık, çeşitli işletmelerden oluşan küresel bir ağdır. Gıda endüstrileri terimi, gıda maddelerinin üretimi, dağıtımı, işlenmesi, dönüştürülmesi, hazırlanması, muhafazası, nakliyesi, belgelendirilmesi ve paketlenmesine yönelik bir dizi endüstriyel faaliyeti kapsamaktadır. Günümüzde gıda endüstrisi, büyük ölçüde emek-yoğun olan küçük, geleneksel, aile tarafından yürütülen faaliyetlerden büyük, sermaye-yoğun ve son derece mekanize endüstriyel süreçlere kadar uzanan imalat ile son derece çeşitlenmiştir. Birçok gıda endüstrisi neredeyse tamamen yerel tarıma, ürüne veya balıkçılığa bağlıdır.

<span class="mw-page-title-main">Çerçeveleme etkisi (psikoloji)</span>

Çerçeveleme etkisi, insanların seçeneklerin olumlu veya olumsuz çağrışımlarla sunulup sunulmadığına bağlı olarak karar verdiği bilişsel bir önyargıdır ; örneğin kayıp veya kazanç olarak.

Psikolojide, ekonomide ve felsefede tercih, genellikle alternatifler arasında seçim yapmakla ilgili olarak kullanılan teknik bir terimdir. Örneğin, biri B yerine A'yı tercih ederse, A'yı B'ye tercih eder. Tercihler, davranışla bu ilişkiden dolayı karar teorisinin merkezinde yer alır. Bağlaç durumları olarak, arzularla yakından ilişkilidirler. İkisi arasındaki fark, arzuların bir nesneye yönelik olması, tercihlerin ise biri diğerine tercih edilen iki alternatif arasında bir karşılaştırma ile ilgili olmasıdır.

Diderot etkisi, tüketim mallarıyla ilgili sosyal bir olgudur. İki fikir üzerine kuruludur. İlk fikir, tüketiciler tarafından satın alınan ürünlerin kimlikleriyle uyumlu olacağıdır. İkinci fikir, tüketicinin mevcut tamamlayıcı mallarından sapan yeni bir mülkiyetin tanıtılmasının, sarmal bir tüketim süreciyle sonuçlanabileceğini belirtir. Terim, 1988'de antropolog ve tüketim kalıpları uzmanı Grant McCracken tarafından icat edildi ve adını, etkiyi ilk kez bir denemede tanımlayan Fransız filozof Denis Diderot'tan (1713-1784) alıyor.

Varsayılan etkisi, dürtme teorisi çalışmasında yer alan bir kavram olup, bir temsilcinin stratejik bir ilişkideki varsayılan seçeneği genel olarak kabul etme eğilimini açıklamaktadır. Varsayılan seçenek, temsilcinin ya da seçenin belirli bir hareket tarzı belirtmediği takdirde elde edecek olduğu hareket tarzıdır. Varsayılan etkisi, müşterileri firmanın optimal sonucu yönünde 'dürtmeye' çalışan firmalar için geniş bir uygulama alanına sahiptir. Deneyler ve gözlemsel çalışmalar, bir seçeneğin varsayılan hale dönüştürülmesinin böyle bir seçeneğin seçilme olasılığını artırdığını göstermektedir. İki geniş varsayılan sınıf vardır: kitlesel varsayılanlar ve kişiselleştirilmiş varsayılanlar. Varsayılanların ayarlanması veya değiştirilmesi, örneğin klima sıcaklık ayarlarının yapılması, e-mail pazarlaması almak için onay verilmesi veya otomatik abonelik yenilemeleri gibi davranışları etkilemenin etkili bir yolu olarak firmalar tarafından önerilmiş ve uygulanmıştır.